Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji

Plasmodium Falciparum Sıtması Nasıl Yönetilir?

Plasmodium Falciparum Sıtması için uygulanabilir öneriler ve tedavi yaklaşımları. Uzman hekim görüşüyle Koru Hastanesi rehberi.

Plasmodium falciparum sıtması, beş insan patojeni Plasmodium türü içinde en ölümcül seyirli olan ve dünya genelinde sıtmaya bağlı ölümlerin yaklaşık yüzde 95'inden sorumlu tutulan ağır bir parazit hastalığıdır. Dünya Sağlık Örgütü 2023 raporuna göre yıllık 249 milyon sıtma vakasının ana sorumlusu P. falciparum'dur; bu vakaların büyük çoğunluğu Sahra altı Afrika'da görülmekte ve özellikle 5 yaşından küçük çocuklarla gebeleri etkilemektedir. Hastalık, parazitin eritrositlere bağlanma ve sitoadherens özelliği nedeniyle mikrovasküler tıkanıklığa, doku iskemisine ve çok organ yetmezliğine yol açabilen ağır klinik tablolarla seyreder. Türkiye'de ithal vakaların önemli bir kısmı P. falciparum kaynaklıdır ve bu olgular yüksek mortalite riski nedeniyle acil tanı ve tedavi gerektirir. ICD-10 sınıflamasında B50 kodu altında ele alınmaktadır.

Plasmodium Falciparum Sıtması Nedir?

P. falciparum, Plasmodiidae familyasına ait bir protozoondur. Diğer insan plazmodyumlarından farklı olarak hücre yüzeyinde Plasmodium falciparum eritrosit membran proteini-1 (PfEMP1) oluşturur. Bu protein eritrositlerin ICAM-1, CD36, EPCR ve kondroitin sülfat A gibi endotel reseptörlerine sitoadherans yapmasını sağlar. Sitoadherans sonucu enfekte eritrositler dolaşımda izlenmek yerine küçük damarlarda birikir; bu mekanizma serebral malarya, plasental sıtma ve çoklu organ yetmezliği tablolarının patofizyolojik temelini oluşturur.

Yaşam döngüsü diğer Plasmodium türlerine benzer: Anopheles ısırığıyla deri altına bırakılan sporozoitler birkaç dakika içinde karaciğere ulaşır, hepatositlerde 5-7 gün boyunca eksoeritrositer şizogoni geçirir ve binlerce merozoit serbest kalır. Merozoitler eritrositleri istila ederek 48 saatlik aseksüel siklusla yeni merozoitler üretir; bu da klinik tabloda 2 günde bir tekrar eden ateş atakları (terz humma) olarak görülür. Bir kısım parazit gametosit formuna döner ve sivrisinek tarafından alınarak vektörde sporogoni döngüsünü tamamlar. P. falciparum'da hipnozoit formu yoktur; bu nedenle relaps gelişmez ancak tedavi edilmemiş veya yetersiz tedavi edilen olgularda rekrudesans görülebilir.

P. Falciparum Sıtmasının Nedenleri ve Risk Faktörleri

Hastalığın nedeni, enfekte dişi Anopheles sivrisineğinin akşam-gece saatlerinde insanı ısırarak sporozoitleri kana inoküle etmesidir. Vektörlüğü yapan başlıca türler Anopheles gambiae kompleksi, Anopheles funestus (Afrika), Anopheles stephensi (Asya) ve Anopheles dirus'tur. Diğer bulaşma yolları kongenital (anneden bebeğe), kan transfüzyonu, organ nakli, ortak iğne kullanımı ve laboratuvar kazalarıdır.

Risk faktörleri:

  • Endemik bölgelerde yaşamak veya seyahat etmek (Sahra altı Afrika, Papua Yeni Gine, Hindistan, Güneydoğu Asya'nın orman bölgeleri).
  • Profilaksi atlanması ya da uyumsuzluk: Klinik vakaların büyük çoğunluğunun nedeni.
  • Beş yaşından küçük çocuklar: Doğal bağışıklık yetersizliği nedeniyle ağır seyir ve mortalite yüksektir.
  • Gebelik: Plasentada PfEMP1'in VAR2CSA varyantı, kondroitin sülfat A'ya bağlanarak plasental sıtma yaratır.
  • Endemik bölgeden ayrılmış yetişkinler (VFR): Bağışıklığın azalması ile ağır seyir.
  • HIV/AIDS, splenektomi, kemoterapi alan hastalar: İmmün bozulma ile ağır parazitemi.
  • Klorokin ve diğer antimalaryallere direnç: P. falciparum dünyada en yaygın direnç gelişen türdür; mefloquine direnci Tayland-Myanmar sınırında, artemisin direnci Mekong havzasında izlenmektedir.

Belirtiler ve Klinik Sınıflama

Kuluçka süresi 7-14 gündür ancak profilaksi alanlarda uzayabilir. Erken belirtiler non-spesifik grip benzeri tablodur: ateş, titreme, baş ağrısı, miyalji, halsizlik, bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı. Klasik 48 saatlik periyodik ateş zaman içinde belirginleşir, ancak özellikle çocuklarda ve immün-naif erişkinlerde devamlı düzensiz ateş daha sık görülür.

Dünya Sağlık Örgütü P. falciparum sıtmasını komplike olmayan ve ağır (severe) olarak sınıflar. Ağır sıtma kriterleri şunlardır: serebral malarya (Glasgow koma skoru <11 ya da koma >30 dakika), prostrasyon, çoklu jeneralize nöbet (24 saatte ≥2), pulmoner ödem/ARDS, ağır anemi (Hb <7 g/dL erişkinde, <5 g/dL çocukta), akut böbrek hasarı (kreatinin >265 µmol/L veya BUN >20 mmol/L), klinik sarılık (bilirubin >50 µmol/L) ve eşlik eden organ disfonksiyonu, hipoglisemi (<2,2 mmol/L), şok (sistolik kan basıncı <70 mmHg yetişkinde), anormal kanama, hiperparazitemi (>%2-5), hiperlaktatemi (>5 mmol/L), asidoz (HCO3- <15 mmol/L), hemoglobinüri.

Plasental sıtma gebelikte sıklıkla maternal asemptomatik seyreder ancak fetüsün düşük doğum ağırlığı, prematüre doğum ve perinatal mortalitesini artırır. Birinci trimester enfeksiyonlarında abortus riski belirgindir. Splenektomili veya immün baskılı bireylerde parazitemi hızla yükselir ve ağır sepsis tablosu ile başvurabilir.

Tanı: Laboratuvar ve Görüntüleme

Tanının altın standardı kalın damla ve ince yayma mikroskopisidir. Kalın damla parazit varlığını yüksek duyarlılıkla saptar (5-20 parazit/µL); ince yayma tür tayini ve parazitemi yüzdesi belirler. Her 12-24 saatte bir tekrarlanan en az üç ardışık negatif yayma olmadan tanı dışlanmaz. P. falciparum'da görülen tipik bulgular: trofozoitlerin ince halka şekli, sıklıkla bir eritrositte birden fazla halka, hücre yüzeyinde Maurer kümeleri, gametositlerin muz/hilal şekli.

Hızlı tanı testleri (RDT): HRP-2 antijeni P. falciparum spesifiktir; pLDH ve aldolaz pan-Plasmodium markerlardır. Mikroskopinin mümkün olmadığı durumlarda kullanışlıdır ancak HRP-2 silinmiş suşlar (Amazon ve Eritre'de bildirilmiştir) yanlış negatiflik yaratabilir. Moleküler testler (PCR) tür tayini, karışık enfeksiyonlar, düşük parazitemiler ve direnç genleri için kullanılır.

Tam kan sayımı: Trombositopeni (<150.000/mm³, çoğu zaman <100.000) hastaların yüzde 60-80'inde görülür. Anemi (Hb <11 g/dL), hafif lökopeni veya nötrofili eşlik edebilir. Biyokimya: Hiperbilirubinemi, AST/ALT 2-5 kat artışı, LDH yüksekliği, BUN/kreatinin yüksekliği, bilirubin >50 µmol/L; ağır olgularda metabolik asidoz ve laktat >5 mmol/L. İdrar tetkiki: Hemoglobinüri (kara su humması), proteinüri. Görüntüleme: Ağır olgularda kraniyal manyetik rezonans (serebral ödem, beyaz cevher değişiklikleri), toraks röntgeni (ARDS), abdominal ultrasonografi (splenomegali). Ekokardiyografi miyokardit veya hacim durumu için gerekebilir.

Ayırıcı Tanı

P. falciparum sıtması ile karışabilecek başlıca hastalıklar şunlardır:

  • P. vivax veya P. ovale sıtması: Klinik benzer ancak hipnozoit ile relaps yapar; mikroskopide trofozoit boyutu ve eritrosit görünümü farklıdır. Ağır sıtma riski daha düşüktür.
  • Tifo (Salmonella typhi): Yavaş yükselen ateş, gül lekeleri, bağırsak komplikasyonları; kan kültürü tanısaldır.
  • Dengue/sarı humma: Plazma kaçağı, hemorajik bulgular, retroorbital ağrı.
  • Leptospiroz: Tatlı su öyküsü, miyalji, sarılık ve böbrek yetmezliği.
  • Bakteriyel sepsis ve menenjit: Özellikle çocuklarda eşlik edebilir; sıtma ile birlikteliği ko-enfeksiyon olarak değerlendirilir, antibiyotik başlanmalıdır.
  • Riketsiyozlar, viral hepatit, viseral leişmanyazis ve kara su humması da değerlendirilir.

P. Falciparum Sıtması Tedavisi (Yönetim)

Tedavinin başarısı erken tanı ve uygun ilaç seçimine dayanır. Komplike olmayan P. falciparum sıtmasında Dünya Sağlık Örgütü artemisinin kombinasyon tedavilerini (ACT) önerir:

  • Artemether-lumefantrin (Coartem): Yetişkin ≥35 kg: 4 tablet (her tablet 20 mg/120 mg), 0-8-24-36-48-60. saatlerde, toplam 6 doz/3 gün. Yağlı yiyecekle alınması absorbsiyonu artırır.
  • Dihidroartemisinin-piperakin: Yetişkin: 4 tablet (40 mg/320 mg) günde bir, 3 gün; QTc uzaması açısından dikkat edilmeli.
  • Atovakuon-proguanil (Malarone): Yetişkin: 4 tablet/gün (250/100 mg) yiyecekle birlikte, 3 gün.
  • Artesunat-amodiakin, artesunat-meflokin, artesunat-pironaridin bölge duyarlılığına göre alternatiflerdir.
  • Klorokin P. falciparum'da artık kullanılmaz (yaygın direnç).

Ağır P. falciparum sıtmasında hayat kurtarıcı tedavi intravenöz artesunattır: 2,4 mg/kg, 0., 12. ve 24. saatlerde IV/IM uygulanır, ardından günde bir kez en az 24 saat veya hasta oral tedaviyi tolere edene kadar sürdürülür. Yatak başı klinik durum stabilize olunca tam ACT kürü tamamlanır. Çocuklarda <20 kg dozaj 3 mg/kg/doz olarak ayarlanır. İntravenöz artesunatın bulunmadığı durumlarda intravenöz kinin (yükleme: 20 mg tuz/kg, 4 saatte; idame 10 mg/kg her 8 saatte bir) alternatif olarak başlanır; ancak hipoglisemi ve QTc uzaması riski nedeniyle EKG ve glikoz takibi gerektirir.

Destekleyici tedavi: Yoğun bakım izlemi, dikkatli sıvı yönetimi (aşırı sıvı pulmoner ödemi tetikler), hipoglisemiye yönelik glikoz infüzyonu, kan transfüzyonu (Hb <7 g/dL erişkinde), trombosit ve TDP eşliğinde DIC tedavisi, antibiyotik (sepsis ko-enfeksiyonu için ampirik 3. kuşak sefalosporin), antikonvülzan (benzodiazepin, fenitoin), gerektiğinde mekanik ventilasyon, hemodiyaliz/hemofiltrasyon. Eksanguino-transfüzyon hiperparazitemide rutin önerilmez.

Tedaviye yanıtın izlenmesi: 24-48-72. saatlerde parazitemi takibi yapılır; 72. saatte parazitemi negatif değilse ya da klinik kötüleşme varsa direnç düşünülmeli ve alternatif rejime geçilmelidir. Tedavi sonrası 28 günlük gözlemde yeniden parazitemi gelişimi rekrudesans olarak değerlendirilir.

Komplikasyonlar

P. falciparum'un en korkulan komplikasyonları serebral malarya (mortalite yüzde 15-20, çocuklarda yüzde 30'a kadar), ARDS, akut böbrek hasarı, hipoglisemi, dolaşım kollapsı (algid sıtma), DIC, ağır anemi, hemoglobinüri (kara su humması), laktik asidoz, sekonder bakteriyel enfeksiyonlar (özellikle gram-negatif bakteriyemiler), splenik rüptür, miyokardit ve plasental yetmezliktir. Çocuklarda nöbet sonrası kalıcı nörolojik sekel, davranış bozuklukları ve okul başarısında düşüş bildirilmiştir. Gebelikte plasental sıtma fetal büyüme geriliği, prematürite ve ölü doğum riskini artırır. Tropikal splenomegali sendromu (hiperreaktif malaryal splenomegali) tekrarlayan enfeksiyonların geç komplikasyonu olarak Afrika'da gözlenir.

Korunma ve Önleme

Profilaksi temelli korunma "ABCD" stratejisini içerir: A (farkındalık), B (ısırık önleme), C (kemoprofilaksi), D (hızlı tanı). Vektör korunması permetrin emdirilmiş cibinlik (LLIN), DEET veya pikaridin içeren repelent, klimalı/sineklikli oda, akşam-gece saatlerinde uzun kollu kıyafet kullanımı ile sağlanır. Kemoprofilaksi bölge duyarlılığına göre atovakuon-proguanil 250/100 mg/gün (1 gün önce, dönüşten 7 gün sonrasına kadar), doksisiklin 100 mg/gün (1-2 gün önce, dönüşten 4 hafta sonrasına kadar) veya meflokin 250 mg/hafta (2-3 hafta önce başlanmalı, dönüşten 4 hafta sonrasına kadar) ile uygulanır.

Aşılama: Çocukluk çağı için RTS,S/AS01 (Mosquirix) ve R21/Matrix-M aşıları endemik bölgelerde rutin programa alınmıştır; ancak seyahatçilerde önerilmez. Endemik bölgelerde halk sağlığı önlemleri kapsamında IRS (içeride kalıntı insektisit), LLIN dağıtımı, mevsimsel kemoprevansiyon, gebelerde aralıklı önleyici tedavi (IPTp-SP) uygulanmaktadır. Direncin yönetimi için tedavi protokollerinin yerel duyarlılığa göre güncellenmesi, mono-terapi yerine kombine tedavinin tercih edilmesi ve tedavi uyumunun sağlanması esastır.

Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?

Endemik bölgeye seyahat sonrası 7 gün-3 ay (nadiren 1 yıla kadar) içinde gelişen her ateşli durumda acil sağlık kuruluşuna başvurulmalı; profilaksi alınmış olsa bile sıtma testi yapılmalıdır. Acil ve kritik bulgular arasında yüksek ateş, titreme, bilinç değişikliği, nöbet, sarılık, idrar miktarında azalma, koyu/kırmızı idrar, ağır halsizlik, dispne, hipotansiyon, kanama ve kusma yer alır. Çocuklarda, gebelerde, immün baskılı bireylerde ve splenektomili hastalarda hızlı yatış ve yoğun bakım değerlendirmesi gereklidir.

Tedavi başlandıktan sonra parazitemi 72 saatte düşmüyor ya da klinik bozulma sürüyorsa direnç düşünülmeli, alternatif rejim ve yoğun bakım desteği planlanmalıdır. Tedavi sonrası 28 gün boyunca yeniden ateş ortaya çıkarsa rekrudesans olarak değerlendirilir.

Multidisipliner Yaklaşım ve Hasta Yönetimi

Ağır P. falciparum sıtmasında enfeksiyon hastalıkları, yoğun bakım, iç hastalıkları, çocuk sağlığı, nefroloji, hematoloji, nöroloji, kadın doğum ve transfüzyon tıbbı uzmanlarının iş birliği zorunludur. Her hastanın klinik yanıtı yakından izlenmeli; sıvı, glikoz, elektrolit ve hemodinamik denge titre edilerek korunmalıdır. Hasta ve yakınlarına hastalığın ciddiyeti, tedavi planı, olası komplikasyonlar ve uzun dönemli takip ihtiyacı konusunda anlaşılır biçimde bilgi verilmelidir.

Koru Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları bölümünde uzman hekimlerimiz, P. falciparum sıtması başta olmak üzere tropikal ve seyahat ilişkili enfeksiyonların tanı ve yönetiminde geniş bir tecrübeye sahiptir. Hızlı tanı testleri, kalın damla mikroskopisi, PCR olanakları ve intravenöz artesunat tedavisi ile yoğun bakım ünitemizde yürüttüğümüz multidisipliner yaklaşım sayesinde ağır olgularda dahi yüksek kalitede bakım sunuyoruz. Endemik bölgelere seyahat öncesi danışmanlık, kişiye özel kemoprofilaksi planlaması ve sivrisinek korunma önerileri ile koruyucu hekimlik hizmeti vermekteyiz. Endemik bölgeden döndükten sonra ortaya çıkan herhangi bir ateşli tablo için lütfen vakit kaybetmeden bölümümüzle iletişime geçiniz; erken tanı ve doğru tedavi yaşam kurtarıcıdır.

Uzman Hekimlerimizle Tanışın

Sağlığınız için hemen randevu alın veya bizi arayın.

WhatsApp Online Randevu