Kulak Burun Boğaz

Parotidektomi

Süreci ve Dikkat Edilmesi Gerekenler, doğru tanı ve izlemle yaşam kalitesi üzerinde önemli etki yaratan bir hastalıktır.

Parotidektomi, kulak önünde ve altında yerleşim gösteren parotis bezinin kısmen ya da tamamen çıkarılmasını içeren cerrahi bir girişimdir. Baş boyun bölgesindeki en büyük tükürük bezi olan parotis bezi, çene açısının hemen önünde, kulak memesinin altında ve arkasında konumlanır. Bezin içinden geçen yüz siniri (fasiyal sinir) nedeniyle bu bölge, kulak burun boğaz cerrahisinin hassasiyet gerektiren alanları arasında yer alır. Bezin dokusunda gelişen iyi huylu ya da kötü huylu kitleler, kronik enflamatuar süreçler ve nadir görülen tıkanıklıklar bu ameliyatın gündeme gelmesine yol açar. Uygulanan yaklaşım, kitlenin niteliğine, boyutuna ve fasiyal sinirle olan komşuluğuna göre şekillendirilir.

Parotis bezi anatomik olarak yüzeyel ve derin lob şeklinde iki bölümde incelenir. Bu iki lobu ayıran temel yapı, yüz kaslarını hareket ettiren fasiyal sinirdir. Sinirin bez içindeki dallanma paterni her bireyde farklılık gösterir ve bu durum ameliyatın planlamasında önemli bir belirleyicidir. Yüzeyel lobda gelişen kitleler daha sık görülürken, derin lobda yerleşen lezyonlar farklı bir cerrahi stratejiyi gerektirir. Bezin çevresinde büyük damarlar, dış kulak yolu ve alt çene kemiği bulunması nedeniyle preoperatif değerlendirme çok yönlü şekilde yapılır. Ameliyat öncesi görüntüleme yöntemleri, kitlenin bez içindeki konumunu ve komşu yapılarla ilişkisini net biçimde ortaya koymaya yardımcı olur.

Parotidektomi endikasyonlarının başında iyi huylu tümörler gelir. Bunların en sık görüleni pleomorfik adenom olup bezin yüzeyel lobunda yavaş büyüyen, ağrısız bir kitle olarak kendini gösterir. Warthin tümörü ise özellikle ileri yaşlı erkeklerde ve sigara içenlerde daha fazla saptanan bir başka iyi huylu lezyondur. Bu tümörlerin cerrahi olarak çıkarılması, hem histopatolojik tanı doğrulaması hem de olası malign dönüşümün önüne geçilmesi açısından önerilir. Kötü huylu tümörler arasında mukoepidermoid karsinom, adenoid kistik karsinom, asinik hücreli karsinom ve karsinoma ex pleomorfik adenom sayılabilir. Kanser tanılı olgularda cerrahi planlama, boyun diseksiyonu ve gerektiğinde ek onkolojik yaklaşımlarla birlikte değerlendirilir.

Ameliyat kararı verilmeden önce ayrıntılı bir klinik değerlendirme süreci yürütülür. Hastanın öyküsünde kitlenin ne kadar süredir bulunduğu, büyüme hızı, ağrı varlığı, yüz hareketlerinde herhangi bir zayıflık olup olmadığı, işitme veya dış kulakla ilgili şikayetler ayrıntılı biçimde sorgulanır. Fizik muayenede bezin palpasyonu, kitlenin sertliği, hareketliliği, çevre dokulara yapışıklığı ve boyun bölgesindeki lenf bezleri değerlendirilir. Fasiyal sinir fonksiyonu, mimik kaslarının simetrisi ve istemli hareketleri üzerinden incelenir. Yüzde asimetri, göz kapağı kapatma kaybı ya da ağız köşesi düşüklüğü gibi bulgular kötü huylu bir sürecin habercisi olabileceği için dikkatle not edilir.

Görüntüleme incelemeleri arasında ultrasonografi çoğu durumda ilk basamak olarak kullanılır. Yüksek çözünürlüklü ultrason, kitlenin kistik ya da solid yapısını, sınırlarının düzenli olup olmadığını ve bez içindeki yerleşimini ortaya koyar. Manyetik rezonans görüntüleme ise özellikle derin lob tümörlerinde, çevre dokulara yayılım şüphesinde ve fasiyal sinirle olan ilişkinin belirlenmesinde ayrıntılı bilgi sağlar. Bilgisayarlı tomografi, kemik yapı komşulukları veya kalsifikasyon içeren lezyonlarda ek katkı sunar. Ince iğne aspirasyon biyopsisi, kitlenin karakterine yönelik ön tanı bilgisi verse de sonuçlar cerrahi kararı tek başına belirleyen bir ölçüt olarak değil, klinik ve radyolojik verilerle birlikte değerlendirilir.

Parotidektomi türleri, çıkarılan doku miktarına göre sınıflandırılır. Yüzeyel parotidektomide fasiyal sinirin üzerinde kalan lob çıkarılır ve iyi huylu, sinir dışında yerleşen kitlelerde sıklıkla tercih edilir. Total parotidektomide hem yüzeyel hem de derin lob birlikte çıkarılır; bu yaklaşım özellikle kötü huylu tümörlerde ya da derin loba uzanan lezyonlarda uygulanır. Ekstrakapsüler diseksiyon ise seçilmiş küçük ve iyi huylu tümörlerde, bez dokusunun büyük bölümünün korunmasını hedefleyen daha sınırlı bir yaklaşımdır. Radikal parotidektomi ise fasiyal sinirin de tümörle birlikte çıkarılmasını gerektiren, ileri evre malign olgulara özgü kapsamlı bir cerrahidir. Hangi tekniğin uygulanacağı; kitlenin yeri, boyutu, patolojik özellikleri ve sinirle olan ilişkisi göz önünde bulundurularak belirlenir.

Ameliyat genel anestezi altında gerçekleştirilir. Cerrahi giriş için klasik olarak modifiye Blair kesisi tercih edilir. Bu kesi kulak önünden başlayıp kulak memesi çevresini dolaşarak boyuna doğru uzanır ve estetik olarak deri kıvrımlarına yerleştirilmeye çalışılır. Cerrahi ekip önce cilt ve cilt altı dokuları geçerek bez kapsülüne ulaşır. Fasiyal sinirin ana gövdesi, çoğu durumda kulak arkasındaki belirli anatomik işaret noktaları yardımıyla bulunur. Sinir bulunduktan sonra dalları özenle diseke edilir ve kitle bu dallar korunarak çıkarılır. Cerrahi sırasında sinir izleme (nöromonitörizasyon) cihazlarının kullanımı, sinir dallarının belirlenmesinde ve olası hasarın erken fark edilmesinde önemli bir katkı sağlar.

Kötü huylu tümör tanılı olgularda cerrahi yaklaşım daha kapsamlı planlanır. Tümörün bez sınırlarını aşıp aşmadığı, çevre yağ dokusuna, kasa veya alt çene kemiğine ulaşıp ulaşmadığı intraoperatif olarak da değerlendirilir. Boyunda büyümüş ya da şüpheli lenf düğümü saptanan olgularda, aynı seansta boyun diseksiyonu eklenir. Fasiyal sinirin tümör tarafından sarıldığı ya da işlevini yitirdiği durumlarda, sinirin bir bölümünün çıkarılması gündeme gelebilir. Böyle olgularda büyük auriküler sinir ya da sural sinir gibi vericilerden alınan greftlerle sinir onarımı yapılması mümkündür. Bu yaklaşımlar, yüz kaslarında ilerleyen dönemde belirli düzeyde işlev geri kazanımına katkı sağlar.

Ameliyat süresi, kitlenin niteliğine ve uygulanan tekniğe bağlı olarak değişir. İyi huylu, sinire uzak bir lezyon için gerçekleştirilen yüzeyel parotidektomi genellikle iki ile üç saat arasında tamamlanır. Total parotidektomi ya da boyun diseksiyonu eşlik eden olgularda süre daha uzundur. Cerrahi bittikten sonra alanın drenajı için ince bir dren yerleştirilir ve cilt kapatılır. Hasta uyanma odasında yakın takibe alınır. Ilk saatlerde yüz sinirinin işlevi kontrol edilir; hastadan gözlerini sıkıca kapatması, kaşlarını yukarı kaldırması, gülümsemesi ve dudaklarını büzmesi istenerek simetri gözlenir. Bu erken değerlendirme, olası geçici veya kalıcı sinir zayıflığının izlenmesi açısından değerlidir.

Ameliyat sonrası hastane yatışı çoğu durumda bir ile üç gün arasında sürer. Ağrı kontrolü, drenaj takibi ve yara bölgesinin gözlemi bu dönemin temel unsurlarıdır. Dren, günlük gelen sıvı miktarı belirli bir düzeyin altına indiğinde çıkarılır. Yara bölgesinin temiz ve kuru tutulması, cilt altı sıvı birikimlerinin (seroma) önlenmesine katkı sunar. Beslenme genellikle ameliyat gününün akşamında sıvı gıdalarla başlar, ertesi gün yumuşak kıvamlı yiyeceklerle sürdürülür. Sert ve çok çiğnenmesi gereken besinlerin erken dönemde tüketilmemesi önerilir; çünkü çiğneme sırasında bezin çıkarıldığı bölgede oluşan gerginlik iyileşme sürecini olumsuz etkileyebilir. Konuşma ve yüz mimikleri kontrollü biçimde yeniden kazandırılır.

Parotidektomi sonrasında karşılaşılabilecek komplikasyonlar arasında en çok gündeme gelen konu geçici fasiyal sinir zayıflığıdır. Sinir korunarak yapılan ameliyatlarda dahi, sinir dallarının cerrahi sırasında maruz kaldığı gerilme veya ısı etkisiyle geçici bir işlev kaybı görülebilir. Bu durum çoğunlukla haftalar ile birkaç ay içinde geri döner. Kalıcı sinir felci nadiren gelişir ve genellikle kötü huylu tümörlerde ya da sinirin bilinçli olarak çıkarıldığı olgularda ortaya çıkar. Ameliyat bölgesinde tükürük birikimi (sialosel), enfeksiyon, hematom, seroma ve yara iyileşme sorunları da olası komplikasyonlar arasında yer alır. Bu tabloların çoğu, yakın takip ve uygun pansuman uygulamalarıyla yönetilir.

Frey sendromu, parotidektomi sonrası orta ve geç dönemde gündeme gelebilen özgün bir tablodur. Ameliyat sırasında kesilen parasempatik sinir liflerinin, deri altındaki ter bezlerine yönelik yeniden bağlantı kurmasıyla gelişir. Sonuç olarak yemek yeme ya da yemeği düşünme sırasında, ameliyat bölgesinde terleme, kızarıklık ve sıcaklık artışı gözlenir. Bu durumun sıklığı, kullanılan cerrahi teknikle ilişkilidir. Ameliyat sırasında bezin çıkarıldığı bölgeye yerleştirilen doku bariyerleri (ör. sternokleidomastoid kas flebi, asellüler doku greftleri) Frey sendromu gelişme oranını azaltmaya yardımcı olur. Şikâyet ortaya çıkan olgularda topikal uygulamalar ve botulinum toksin enjeksiyonu gibi yaklaşımlarla belirtilerin hafifletilmesi sağlanabilir.

Estetik sonuçlar açısından modern parotidektomi yaklaşımları, kesi yerinin ve şeklinin dikkatle seçilmesine önem verir. Klasik kesi yerine yüz germe (fasiyal ritidektomi) tarzı kesiler, özellikle iyi huylu ve küçük tümörlerde tercih edilebilir. Bu yaklaşımda iz büyük ölçüde saç çizgisinin arkasına gizlenir. Ayrıca ameliyat sonrasında bez dokusunun çıkarıldığı bölgede oluşan çökme, doku transferi teknikleriyle azaltılmaya çalışılır. Kulak lobu çevresindeki hislerde geçici azalma sık görülür; bu durum büyük auriküler sinirin cerrahi sahada yer almasıyla açıklanır. His kaybının bir bölümü aylar içinde kısmen geri döner, bir kısmı ise kalıcı olabilir. Hasta bu olasılık hakkında ameliyat öncesinde ayrıntılı biçimde bilgilendirilir.

Patolojik incelemenin sonucu, ameliyat sonrası izlem stratejisini belirleyen temel unsurdur. İyi huylu tümör tanısı alan olgularda genellikle belirli aralıklarla klinik muayene önerilir; nüks riskinin düşük olduğu bilinmekle birlikte, özellikle pleomorfik adenomda sınırların dikkatli değerlendirilmesi önem taşır. Kötü huylu tümör tanısı doğrulanan hastalarda ise multidisipliner bir yaklaşım devreye girer. Kulak burun boğaz cerrahisi, medikal onkoloji, radyasyon onkolojisi ve patoloji ekiplerinin ortak değerlendirmesiyle ek tedavi gereksinimi belirlenir. Ameliyat sonrası radyoterapi, yüksek dereceli tümörlerde, cerrahi sınırın yakın olduğu olgularda ve boyun tutulumu bulunan hastalarda seçenekler arasında değerlendirilir.

Rehabilitasyon süreci, özellikle fasiyal sinir işlevinin kısmen etkilendiği olgularda önemli bir yer tutar. Yüz kaslarına yönelik egzersizler, yüz simetrisinin korunmasına ve mimik hareketlerinin yeniden kazanılmasına katkı sağlar. Göz kapağı işlevinde azalma bulunan hastalarda, korneanın kuruluğa karşı korunması için yapay gözyaşı damlaları ve gece koruyucu önlemler önerilir. Konuşma ve yeme işlevlerinde belirgin bir aksama beklenmemekle birlikte, geçici uyuşukluk ve gerginlik hissi haftalar içinde azalır. Ameliyat izinin görünürlüğünü azaltmak amacıyla, dikişler alındıktan sonra silikon jel uygulamaları ve güneşten koruma önlemleri hekim önerisiyle gündeme gelebilir.

Parotidektomi kararı, hastanın genel sağlık durumu, eşlik eden hastalıkları, yaşam beklentileri ve kitlenin klinik özellikleri bir arada değerlendirilerek verilir. Ileri yaştaki bireylerde ya da anestezi açısından risk taşıyan olgularda, iyi huylu ve yavaş büyüyen kitlelerde izlem alternatifi de gündeme gelebilir. Ancak kötü huylu olma olasılığı taşıyan, hızlı büyüyen, ağrı yapan veya fasiyal sinir işlevini etkileyen kitlelerde cerrahi yaklaşım öncelikli seçenek olarak değerlendirilir. Ameliyat sürecinde hastanın süreçle ilgili beklentilerinin doğru biçimde şekillendirilmesi, olası komplikasyonların anlaşılması ve iyileşme dönemine uyum sağlanması, sonuçların olumlu yönde ilerlemesine katkı sunar. Deneyimli bir kulak burun boğaz cerrahisi ekibi tarafından uygun teknikle gerçekleştirilen parotidektomi, hem doğru tanı hem de uygun bir yaklaşımla yönetilen bir cerrahi girişim olarak öne çıkar.

Kaynakça

  1. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Parotidectomyncbi.nlm.nih.gov/books/NBK564345/
  2. MedlinePlus — Salivary gland disordersmedlineplus.gov/salivaryglanddisorders.html
  3. Mayo Clinic — Salivary gland cancermayoclinic.org/diseases-conditions/salivary-gland-cancer/symptoms-causes/syc-20354151

Bu bölümdeki kaynaklar bilgilendirme amaçlı olup yalnızca referans niteliğindedir.

Sık Sorulan Sorular

9 soru

Bu konuda uzman hekimlerimizle görüşmek ister misiniz?

Şikayetinizi anlatın, çağrı merkezimiz sizi doğru hekime yönlendirsin.