Nöroloji

MS Tanı Kriterleri

Kişinin yaşına ve genel durumuna göre farklı seyir gösterebilen bir hastalıktır. Tanı süreci ve dikkat edilmesi gerekenlere göz atın.

Multipl skleroz, merkezi sinir sistemini etkileyen kronik nitelikte bir demiyelinizan hastalık olup, klinik seyri ve görüntüleme bulguları oldukça değişkenlik gösterebilmektedir. Bu değişkenlik, tanının yalnızca tek bir bulguya dayanılarak konulmasını güçleştirmekte ve çok boyutlu bir değerlendirme sürecini gerekli kılmaktadır. Nöroloji pratiğinde multipl skleroz tanısı, hastanın klinik öyküsü, nörolojik muayene bulguları, manyetik rezonans görüntüleme sonuçları ve zaman zaman beyin omurilik sıvısı incelemeleri gibi birden fazla parametrenin bütünleşik biçimde değerlendirilmesiyle konulmaktadır. Uluslararası düzeyde kabul gören tanı kriterleri, klinisyene bu değerlendirme sürecinde standart bir çerçeve sunmakta; erken ve doğru tanının konulmasına önemli katkı sağlamaktadır.

Multipl skleroz için günümüzde en yaygın kullanılan sınıflandırma sistemi McDonald Kriterleri olarak bilinmektedir. İlk kez 2001 yılında yayımlanan bu kriterler, ilerleyen yıllarda 2005, 2010 ve 2017 yıllarında güncellenmiş; en güncel sürüm ise 2024 yılında yayımlanan revizyondur. McDonald Kriterleri, tanı sürecinde temel iki kavram üzerine kuruludur: zaman içinde yayılım ve uzayda yayılım. Zaman içinde yayılım, hastalığın farklı zamanlarda ortaya çıkan atakları veya farklı yaşta olan lezyonları tanımlamaktadır. Uzayda yayılım ise merkezi sinir sisteminin birbirinden farklı bölgelerinin etkilenmiş olduğunu göstermektedir. Bu iki kavramın kanıtlanması, multipl skleroz tanısının konulmasında belirleyici rol üstlenmektedir.

Klinik değerlendirme, tanı sürecinin ilk ve en kritik basamağını oluşturmaktadır. Hastadan alınan ayrıntılı öykü, geçirilmiş nörolojik atakların belirlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Multipl skleroz ataklarının süresi genellikle en az 24 saat sürmekte; ateş, enfeksiyon ya da sıcak maruziyeti gibi ikincil nedenlerle açıklanamayan yeni nörolojik semptomlarla kendini göstermektedir. Optik nörit, ekstremitelerde duyu bozukluğu, güçsüzlük, denge kaybı, çift görme ve idrar kontrol problemleri gibi bulgular hastanın öyküsünde sıklıkla yer alabilmektedir. İki farklı zaman diliminde ortaya çıkan ve birbirinden farklı anatomik bölgeleri işaret eden iki ayrı atak öyküsü, klinik olarak zaman ve uzayda yayılımı destekleyen güçlü bir kanıt oluşturmaktadır.

Nörolojik muayene, klinik öyküyü tamamlayan objektif bilgi kaynağını oluşturmaktadır. Muayenede saptanan bulgular; motor sistem, duyu sistemi, beyin sapı, serebellum, görme yolları ve otonomik işlevler açısından ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır. Hastanın öyküsünde tarif ettiği yakınmaların muayene bulgularıyla desteklenmesi, tanının güvenilirliğini artırmaktadır. Bununla birlikte, muayenede saptanan bulguların yalnızca subjektif şikâyetlere değil, aynı zamanda objektif nörolojik defisit varlığına da işaret etmesi gerekmektedir. Bu ayrım, benzer semptomlarla seyredebilen diğer nörolojik durumlarla ayırıcı tanının yapılmasında belirleyici olmaktadır.

Manyetik rezonans görüntüleme, multipl skleroz tanı sürecinin en temel radyolojik aracı olarak kabul edilmektedir. Beyin ve spinal kord manyetik rezonans görüntüleme incelemeleri, hastalığın karakteristik demiyelinizan plaklarının gösterilmesinde yüksek duyarlılık sunmaktadır. Multipl skleroz için tipik olarak dört anatomik bölge tanımlanmaktadır: periventriküler, kortikal veya jukstakortikal, infratentoriyal ve spinal kord bölgeleri. Bu bölgelerden en az ikisinde lezyon saptanması, uzayda yayılım kriterinin karşılanması açısından değerlendirilmektedir. Ayrıca, aynı görüntüleme incelemesinde hem kontrast tutan hem de kontrast tutmayan lezyonların bir arada bulunması, zaman içinde yayılımın kanıtlanmasına olanak tanımaktadır.

Manyetik rezonans görüntüleme değerlendirmesinde lezyonların morfolojik özellikleri ayrıntılı biçimde incelenmektedir. Multipl skleroz plakları genellikle ovoid şekilli, yan ventriküllerin uzun eksenine dik yönelimli ve boyutları en az üç milimetre olan lezyonlar biçiminde belirmektedir. Corpus callosum tutulumu, özellikle Dawson parmakları olarak adlandırılan lezyon paterni, hastalığın karakteristik radyolojik bulguları arasında yer almaktadır. Optik sinir lezyonları da 2017 revizyonunun ardından belirli koşullarda uzayda yayılım kanıtı olarak kabul edilmektedir. Radyolojik değerlendirmenin, deneyimli bir nöroradyoloji hekimi tarafından yapılması, benzer görünümlü diğer beyaz cevher lezyonlarıyla karışıklığın önlenmesi açısından önemli bir gerekliliktir.

Beyin omurilik sıvısı incelemesi, tanı sürecinde tamamlayıcı bir rol üstlenmektedir. Lomber ponksiyon işlemi ile elde edilen beyin omurilik sıvısı örneğinde oligoklonal band varlığının araştırılması, multipl skleroz için yüksek özgüllük sunan bir laboratuvar bulgusu olarak öne çıkmaktadır. Oligoklonal bandların beyin omurilik sıvısında bulunması, ancak eş zamanlı olarak alınan serum örneğinde saptanmaması, merkezi sinir sistemine özgü immünolojik aktiviteye işaret etmektedir. 2017 revizyonu ile birlikte, klinik olarak izole sendrom tablosunda bulunan ve manyetik rezonans görüntülemede uzayda yayılım kriterini karşılayan hastalarda oligoklonal band pozitifliğinin, zaman içinde yayılım kriterinin yerine geçebileceği kabul edilmiştir. Bu düzenleme, erken tanı olanağını genişletmiştir.

Klinik izole sendrom kavramı, multipl skleroz tanı sürecinde özel bir öneme sahiptir. Hayatında ilk kez merkezi sinir sistemine ait demiyelinizan nitelikte bir atak geçiren, ancak henüz kesin multipl skleroz tanı kriterlerini karşılamayan hastalar bu kategoride değerlendirilmektedir. Bu grupta yer alan bireylerin manyetik rezonans görüntüleme bulguları, beyin omurilik sıvısı sonuçları ve klinik seyir dikkatle takip edilmektedir. Uygun tanı kriterlerinin karşılanması durumunda, izlem sürecinde kesin multipl skleroz tanısına doğru geçiş mümkün olabilmektedir. Bu geçiş, hastanın uzun vadeli yönetimi açısından belirleyici bir dönüm noktası oluşturmaktadır.

Radyolojik izole sendrom ise klinik olarak nörolojik semptomu bulunmayan, ancak farklı bir nedenle çekilen manyetik rezonans görüntülemede multipl skleroz ile uyumlu lezyonlar saptanan bireyleri tanımlamaktadır. Bu durum tanı kriterleri açısından ayrı bir kategori oluşturmakta ve doğrudan multipl skleroz tanısı anlamına gelmemektedir. Radyolojik izole sendrom tanısı konulan bireylerin belirli aralıklarla izlenmesi, olası klinik atakların erken dönemde fark edilmesine olanak tanımaktadır. Güncel literatürde bu grubun tanı ve izlem yaklaşımı konusunda önemli araştırmalar sürdürülmektedir.

Ayırıcı tanı, multipl skleroz tanı sürecinin göz ardı edilmemesi gereken bir bileşenidir. Merkezi sinir sisteminin beyaz cevherini etkileyen pek çok farklı hastalık, benzer klinik ve radyolojik bulgularla karşımıza çıkabilmektedir. Nöromiyelitis optika spektrum bozuklukları, miyelin oligodendrosit glikoprotein antikoru ile ilişkili hastalıklar, akut dissemine ensefalomiyelit, sistemik lupus eritematozus gibi otoimmün hastalıklar, sarkoidoz, Behçet hastalığı, vaskülitler, bazı enfeksiyöz süreçler ve metabolik bozukluklar bu ayırıcı tanıda değerlendirilmesi gereken durumların başında gelmektedir. Aquaporin-4 antikoru ve miyelin oligodendrosit glikoprotein antikoru gibi spesifik testlerin uygulanması, benzer görünümlü diğer hastalıkların ekarte edilmesinde belirleyici rol oynamaktadır.

McDonald Kriterleri 2017 revizyonu, önceki sürümlere kıyasla önemli değişiklikler getirmiştir. Öncelikle klinik izole sendrom tablosunda bulunan ve manyetik rezonans görüntülemede uzayda yayılım kriterini karşılayan hastalarda, oligoklonal band pozitifliğinin varlığında ek atak beklenmeksizin tanı konulmasına olanak sağlanmıştır. Ayrıca semptomatik ve asemptomatik lezyonların birlikte değerlendirilmesine izin verilmiştir. Kortikal lezyonlar, jukstakortikal lezyonlarla birlikte aynı anatomik bölgede değerlendirilebilmektedir. Bu düzenlemeler, tanı sürecinin hem duyarlılığının hem de erken tanı olanağının artırılmasına yönelik önemli adımlar olmuştur.

2024 yılında yayımlanan güncel revizyon, tanı kriterlerinde daha da genişletilmiş bir yaklaşım sunmaktadır. Bu güncellemede optik sinir tutulumunun uzayda yayılım kriteri içinde beşinci topografik bölge olarak değerlendirilmesi, görsel uyarılmış potansiyel ve optik koherens tomografi bulgularının tanı sürecine dahil edilmesi öne çıkan yenilikler arasındadır. Ayrıca merkezi ven bulgusu ve paramanyetik halka lezyonları gibi ileri manyetik rezonans görüntüleme bulgularının, tanısal özgüllüğü artırmak amacıyla değerlendirilebileceği ifade edilmektedir. Bu bulgular, benzer görünümlü diğer beyaz cevher hastalıklarından multipl sklerozu ayırt etmede yardımcı olabilecek biyoişaretler olarak dikkat çekmektedir.

Multipl skleroz tanı sürecinde bazı ek incelemeler de değerlendirmeye alınabilmektedir. Görsel uyarılmış potansiyel testi, optik yolakların işlevsel bütünlüğünü değerlendirmekte ve subklinik optik sinir tutulumunu ortaya koyabilmektedir. Optik koherens tomografi ise retina sinir lifi tabakasının kalınlığının objektif ölçümüne imkân tanımaktadır. Somatosensoriyel ve beyin sapı işitsel uyarılmış potansiyeller de bazı özel durumlarda tamamlayıcı bilgi sağlayabilmektedir. Laboratuvar açısından ise B12 vitamini, folik asit, tiroid fonksiyon testleri, romatolojik markerlar, enfeksiyon serolojisi ve gerekli durumlarda genetik testler ayırıcı tanı sürecinde başvurulan incelemeler arasında yer almaktadır.

Pediatrik yaş grubunda multipl skleroz tanısı, kendine özgü zorluklar taşımaktadır. Özellikle küçük yaş grubunda akut dissemine ensefalomiyelit ile klinik ve radyolojik örtüşme yüksek düzeyde olabilmektedir. Bu nedenle pediatrik hastalarda tanı kriterlerinin uygulanmasında ek dikkat gerekmektedir. Onbir yaş altındaki çocuklarda ilk atak ile birlikte multipl skleroz tanısı konulmasında ek klinik atağın kanıtlanması, önemli bir gereklilik olarak öne çıkmaktadır. Pediatrik multipl sklerozun uzun dönem klinik seyri, hastalığın yönetimi açısından çocuk nörolojisi uzmanları tarafından yakın izlem gerektirmektedir.

İleri yaş grubunda başlayan multipl skleroz vakaları, tanı sürecinde ayrı bir dikkat gerektirmektedir. Elli yaş üzerinde başlayan olgular, geç başlangıçlı multipl skleroz olarak sınıflandırılmakta ve genellikle primer progresif seyir gösterebilmektedir. Bu yaş grubunda vasküler kaynaklı beyaz cevher lezyonlarının varlığı, tanısal değerlendirmeyi güçleştirebilmektedir. Vasküler risk faktörlerinin sorgulanması, kranial görüntülemede lezyon dağılımının dikkatle analiz edilmesi ve gerektiğinde ek incelemelere başvurulması, bu yaş grubunda ayırıcı tanının doğru biçimde yapılması açısından belirleyici olmaktadır.

Multipl skleroz tanısının doğru ve zamanında konulması, hastalığın uzun dönem yönetimi açısından belirleyici bir öneme sahiptir. Tanı sürecinin standart bir çerçeve içinde yürütülmesi, hem gereksiz incelemelerin önlenmesine hem de erken müdahale olanağının değerlendirilmesine katkı sağlamaktadır. McDonald Kriterleri, bu standart çerçeveyi oluşturarak dünya genelinde nöroloji pratiğinde ortak bir dil geliştirilmesine imkân tanımaktadır. Kriterlerin düzenli aralıklarla revize edilmesi, güncel bilimsel bilgi birikiminin klinik pratiğe yansıtılmasını mümkün kılmakta ve tanısal doğruluğun sürdürülebilir biçimde artırılmasına zemin hazırlamaktadır.

Multipl skleroz tanı kriterlerinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Klinik öykü, nörolojik muayene, manyetik rezonans görüntüleme, beyin omurilik sıvısı analizi ve gerektiğinde ek nörofizyolojik incelemeler, birbirini tamamlayan halkalar biçiminde ele alınmaktadır. Bu halkaların herhangi birinin eksik bırakılması, tanısal hataların ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilmektedir. Multidisipliner yaklaşımın benimsendiği nöroloji merkezlerinde, tanı sürecinin bu bütüncül perspektifle yürütülmesi, hastanın uzun dönem izlem planlamasının sağlıklı temeller üzerine kurulmasına önemli katkı sağlamaktadır.

Kaynakça

  1. National Institute of Neurological Disorders and Stroke (NINDS) — Multiple Sclerosisninds.nih.gov/health-information/disorders/multiple-sclerosis
  2. MedlinePlus — Multiple Sclerosismedlineplus.gov/multiplesclerosis.html
  3. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Multiple Sclerosisncbi.nlm.nih.gov/books/NBK499849
  4. Mayo Clinic — Multiple Sclerosis Diagnosis and Treatmentmayoclinic.org/diseases-conditions/multiple-sclerosis/diagnosis-treatment/drc-20350274

Bu bölümdeki kaynaklar bilgilendirme amaçlı olup yalnızca referans niteliğindedir.

Nöroloji Hekimlerimiz

Sık Sorulan Sorular

9 soru

Bu konuda uzman hekimlerimizle görüşmek ister misiniz?

Şikayetinizi anlatın, çağrı merkezimiz sizi doğru hekime yönlendirsin.