Anestezi ve Reanimasyon

Lateral Dekübit Pozisyon

Lateral dekübit pozisyon nedir ve komplikasyonları nelerdir? Koru Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon bölümünde yan yatış pozisyonunda güvenli cerrahi ve bakım.

Lateral dekübit pozisyon, hastanın ameliyat masası üzerinde yan yatırılarak cerrahi girişimin gerçekleştirildiği temel ameliyathane pozisyonlarından biridir. Torasik cerrahi, böbrek cerrahisi, kalça artroplastisi, omuz cerrahisi ve bazı nörocerrahi prosedürler başta olmak üzere geniş bir cerrahi yelpazede kullanılmaktadır. Bu pozisyon, cerrahın operasyon alanına optimal erişim sağlamasının yanı sıra, anesteziyolog açısından kompleks fizyolojik değişiklikler ve spesifik komplikasyon riskleri barındırmaktadır.

Epidemiyoloji ve Klinik Önemi

Lateral dekübit pozisyon, tüm cerrahi prosedürlerin yaklaşık %8-12'sinde kullanılmaktadır. Torasik cerrahi vakalarının %70'inden fazlasında, böbrek cerrahisinin %60'ında ve kalça artroplastisinin %40'ında bu pozisyon tercih edilmektedir. Pozisyon ilişkili komplikasyonlar %1-4 oranında bildirilmiş olup, alt kol brakiyal pleksus hasarı en sık karşılaşılan nörolojik komplikasyondur.

Tek akciğer ventilasyonu gerektiren torasik cerrahilerde lateral dekübit pozisyon, ventilasyon-perfüzyon uyumsuzluğu ve intrapulmoner şant nedeniyle hipoksemi insidansını %5-10 düzeyinde artırmaktadır. Obez hastalarda ve kronik akciğer hastalığı olanlarda bu oran daha yüksek değerlere ulaşabilmektedir.

Tanım ve Patofizyoloji

Lateral dekübit pozisyonda hasta, cerrahi girişimin uygulanacağı taraf üstte kalacak şekilde yan yatırılır. Alt taraftaki kol ve bacak "bağımlı" (dependent) olarak adlandırılır. Pozisyon, aksiller yastık, bacak arası yastık ve stabilizasyon destekleri ile güvenceye alınır.

Kardiyovasküler Değişiklikler

Lateral dekübit pozisyona geçişle birlikte yerçekimi etkisiyle kan bağımlı (alt) hemitoraksta göllenir. Kardiyak debi genellikle korunmakla birlikte, mediastinal yapıların yerçekimi etkisiyle hafif yer değiştirmesi kalp ve büyük damarlar üzerinde mekanik etki oluşturabilir. Genel anestezi altında sempatik tonus azalmasıyla birlikte hemodinamik değişiklikler daha belirgin hale gelir. Alt taraftaki pulmoner vasküler yatakta perfüzyon artarken, üst taraftaki akciğerde perfüzyon azalır.

Pulmoner Değişiklikler

Lateral dekübit pozisyonda en kritik fizyolojik değişiklikler pulmoner sistemde gerçekleşir. Uyanık, spontan solunumda bağımlı akciğer daha iyi ventile edilir (diyafragmanın daha iyi mekanik avantajı nedeniyle) ve daha iyi perfüze edilir; bu durum iyi bir V/Q uyumunu sağlar.

Genel anestezi altında ise durum değişir: paralizi ve mekanik ventilasyonda bağımlı akciğerin ventilasyonu azalır (üzerindeki mediastinal ağırlık ve karın içi organların basısı), ancak perfüzyon bağımlı akciğerde yüksek kalmaya devam eder. Bu durum ventilasyon-perfüzyon uyumsuzluğuna ve intrapulmoner şanta yol açar. Tek akciğer ventilasyonuna geçildiğinde üst akciğer kollabe edilir ve bu akciğerdeki devam eden perfüzyon tam bir intrapulmoner şant oluşturur.

Bağımlı Taraf Bası Etkileri

Alt taraftaki yapılar vücut ağırlığının önemli bir kısmını taşır. Aksiller bölge, alt kol brakiyal pleksusu, peroneal sinir ve alt göz özellikle basıya maruz kalan yapılardır. Aksiller arter ve venin kompresyonu alt kol perfüzyonunu bozabilir. Uzamış basınç, nörovasküler hasara ve kompartman sendromuna yol açabilir.

Nedenler ve Risk Faktörleri

Pozisyon İlişkili Faktörler

  • Aksiller yastığın yokluğu veya uygunsuz yerleşimi: Alt kol brakiyal pleksus kompresyonu ve aksiller damar basısının ana nedeni
  • Yetersiz bacak arası yastık: Peroneal sinir, lateral femoral kutanöz sinir ve mediyal yapıların basıya maruz kalması
  • Alt kolun uygunsuz pozisyonu: Brakiyal pleksus gerilmesi, ulnar sinir kompresyonu
  • Uzamış cerrahi süresi: >3 saat lateral pozisyonda komplikasyon riski belirgin artar
  • Böbrek yastığının (kidney rest) elevasyonu: Vena kava kompresyonu, venöz dönüş azalması, alt taraf basıncı artışı
  • Masanın fleksiyonu (jackknife): Bağımlı taraf sinirlerinin ek gerilmesi

Hasta İlişkili Faktörler

  • Düşük BMI: Kemik çıkıntılarında yetersiz yumuşak doku koruması
  • İleri yaş: Cilt ve subkutanöz doku incelimesi, vasküler frajilite
  • Periferik vasküler hastalık: Bağımlı taraf perfüzyonunun daha da kısıtlanması
  • Diyabet: Subklinik nöropati ve mikrosirkülatuar bozukluk
  • Kronik akciğer hastalığı: V/Q uyumsuzluğuna intolerans, hipoksemi riski
  • Obezite: Artmış bağımlı taraf basıncı, ventilasyon güçlüğü

Tek Akciğer Ventilasyonu İlişkili Faktörler

  • Operatif akciğer perfüzyonunun yüksekliği: Kollabe akciğerdeki şant miktarı
  • Hipoksik pulmoner vazokonstriksiyon (HPV) inhibisyonu: İnhalasyon anesteziklerinin doza bağımlı HPV baskılayıcı etkisi
  • Kontralateral akciğer hastalığı: Bağımlı akciğerin ventilasyon kapasitesinin yetersizliği

Belirti ve Bulgular

  • Alt kol brakiyal pleksus hasarı: Bağımlı taraf kolunda uyuşukluk, güçsüzlük; aksiller kompresyona bağlı. El kavrama gücünde azalma, parmak parestezisi
  • Üst kol brakiyal pleksus hasarı: Cerrahi taraf kolunun kötü desteklenmesine bağlı gerilme hasarı; omuz abduksiyonu ve dirsek fleksiyonunda güçsüzlük
  • Peroneal sinir nöropatisi: Alt bacakta fibula başına bası sonucu düşük ayak; ayak dorsifleksiyon güçsüzlüğü ve lateral baldır duyusu kaybı
  • Alt göz hasarı: Bağımlı taraf gözünde konjunktival kemozis, korneal abrazyon veya direkt basıya bağlı retinal iskemi
  • Alt kulak hasarı: Bağımlı taraf kulağında basınç nekrozu, auriküler kondrit
  • Hipoksemi: İntraoperatif SpO2 düşüşü; V/Q uyumsuzluğu ve intrapulmoner şant nedeniyle
  • Basınç yaralanmaları: Trokanter major, lateral malleol, mediyal tibial kondil ve iliak krest bölgelerinde cilt lezyonları
  • Rabdomiyoliz: Bağımlı taraf kaslarında uzamış kompresyon sonucu; kas ağrısı, koyu idrar

Tanı Yöntemleri

İntraoperatif Monitörizasyon

  • Pulse oksimetri: Her iki ele takılarak bağımlı ve bağımsız taraf perfüzyonunun karşılaştırmalı değerlendirilmesi
  • Arteriyel kan gazı: Hipoksemi şiddetinin değerlendirilmesi; PaO2/FiO2 oranı takibi
  • Kapnografi: End-tidal CO2 monitörizasyonu; V/Q uyumsuzluğu göstergesi
  • İnvaziv arter basıncı: Bağımlı taraf kolda radyal arter kanülü; sürekli hemodinamik monitörizasyon

Postoperatif Değerlendirme

  • Nörolojik muayene: Her iki üst ve alt ekstremitenin motor ve duyu değerlendirmesi; uyanma döneminde erken kontrol
  • Cilt inspeksiyonu: Basınç noktalarının kontrolü; eritem, bül veya nekroz araştırılması
  • EMG/NCS: Sinir hasarı şüphesinde 2-3 hafta sonra; hasar tipi ve lokalizasyonu
  • Kreatin kinaz: Rabdomiyoliz şüphesinde; >5000 U/L anlamlı
  • Oftalmolojik muayene: Alt göz semptomları varlığında; görme keskinliği, IOP, fundoskopi

Ayırıcı Tanı

  • Cerrahi sinir hasarı: Torasik cerrahide interkostal sinir, böbrek cerrahisinde subkostal ve iliohipogastrik sinir hasarı cerrahi manipülasyonla ilişkili olabilir. Anatomik dağılım pozisyon ilişkili hasardan farklıdır.
  • Toraks tüpü ilişkili interkostal sinir hasarı: Göğüs tüpü takılması sırasında interkostal nörovasküler yapının doğrudan travması; lokalize ağrı ve duyu kaybı ile seyreder.
  • Spinal patoloji: Epidural hematom veya spinal kord iskemisi; bilateral defisit, mesane disfonksiyonu ve üst motor nöron bulguları ayırıcıdır. Torasik aort cerrahisi sonrasında spinal kord iskemisi akılda tutulmalıdır.
  • Venöz tromboembolizm: DVT alt ekstremite şişliği ile sinir hasarı semptomlarını taklit edebilir. Doppler USG ile ayırım yapılır.
  • Pnömotoraks: Torasik cerrahi sonrası hipoksemi ve solunum güçlüğünün önemli bir nedeni. Akciğer grafisi ve klinik bulgular ile değerlendirilir.

Tedavi

İntraoperatif Hipoksemi Yönetimi

  • FiO2 artırılması: %100 FiO2 uygulanması; ilk basamak müdahale
  • CPAP uygulaması: Operatif akciğere 5-10 cmH2O CPAP; şantın azaltılması
  • PEEP uygulaması: Bağımlı akciğere 5-10 cmH2O PEEP; atelektazinin açılması
  • Operatif akciğere aralıklı ventilasyon: Düşük tidal volümle intermittent ventilasyon
  • Rekruitman manevrası: Bağımlı akciğerde periyodik rekruitman
  • Operatif akciğer pulmoner arterine klemp: Dirençli hipoksemide cerrahi müdahale; şantın mekanik olarak ortadan kaldırılması

Sinir Hasarı Tedavisi

  • Gabapentin: 300 mg oral günde 3 kez, 1800-3600 mg/gün hedef; nöropatik ağrıda birinci basamak
  • Pregabalin: 75 mg oral günde 2 kez, 300-600 mg/gün; alternatif
  • Metilprednizolon: 1 mg/kg/gün oral, 7-14 gün kademeli azaltma; akut sinir ödemi
  • Fizik tedavi: Erken başlangıç, ROM egzersizleri, güçlendirme programı
  • Ortez: Düşük ayak için AFO, el güçsüzlüğü için bilek splinti

Basınç Yaralanması Tedavisi

  • Yara bakımı: Temizlik, nemli yara iyileşme ortamı, modern yara örtüleri
  • Beslenme desteği: Protein 1.5-2 g/kg/gün, C vitamini 500 mg günde 2 kez, çinko 220 mg/gün
  • Basınç azaltma: Düzenli pozisyon değişikliği, basınç azaltıcı yatak ve oturma yüzeyleri
  • Debridman: Nekrotik doku varlığında; otolitik, enzimatik veya cerrahi debridman

Komplikasyonlar

  • Brakiyal pleksus hasarı: Alt kol aksiller kompresyon veya üst kol gerilme hasarı; kalıcı defisit riski
  • Peroneal sinir nöropatisi: Düşük ayak; fibula başı basısına bağlı
  • Alt göz hasarı: Korneal abrazyon, iskemik optik nöropati; nadir fakat ciddi
  • Hipoksemi: V/Q uyumsuzluğu ve intrapulmoner şant; tek akciğer ventilasyonunda artmış risk
  • Basınç yaralanmaları: Trokanter, malleol, iliak krest; uzamış cerrahide sık
  • Rabdomiyoliz: Bağımlı taraf kas kompresyonu; akut böbrek hasarı komplikasyonu
  • Vasküler kompresyon: Aksiller arter veya vena kava kompresyonu; distal iskemi veya venöz konjesyon
  • Auriküler kondrit: Alt kulak basınç nekrozu; ağrılı ve tedavisi güç

Korunma ve Önleme

Pozisyonlama Standartları

  • Aksiller yastık (aksiller roll): Aksilla distali ile toraks arasına yerleştirme; aksiller arter ve brakiyal pleksus dekompresyonu; yastık aksillayı değil göğüs duvarını desteklemelidir
  • Bacak arası yastık: Peroneal sinir, mediyal yapılar ve cilt-cilt temasının önlenmesi
  • Alt kol pozisyonu: 90 derece veya daha az fleksiyonda; avuç içi yukarı (supinasyon)
  • Üst kol desteği: Kol desteği veya yastık üzerinde nötral pozisyonda; gerilmeden kaçınma
  • Alt bacak fleksiyonu: Kalça ve diz hafif fleksiyonda; stabilite ve konfor
  • Göz koruması: Alt göz özellikle kontrol edilmeli; koruyucu göz jeli ve taping
  • Kulak koruması: Alt kulağın düzgün yerleşimi; foam destek kullanımı

Monitörizasyon Stratejileri

  • Bilateral pulse oksimetri: Alt ve üst kol perfüzyonunun karşılaştırılması
  • Periyodik basınç noktası kontrolü: Her 2 saatte bir tüm basınç noktalarının değerlendirilmesi
  • İnvaziv arter basıncı: Bağımlı taraf kolda arteriyel kanül; perfüzyon takibi
  • Alt kol nabız kontrolü: Aksiller kompresyon bulguları açısından periferik nabız palpasyonu

Tek Akciğer Ventilasyonu Hazırlığı

  • Çift lümenli tüp veya bronşiyal bloker: Doğru yerleşimin fiberoptik bronkoskopi ile teyidi
  • Hipoksik pulmoner vazokonstriksiyon (HPV) korunması: İnhalasyon anestezik konsantrasyonunun sınırlandırılması (1 MAC altında), TIVA tercih edilebilir
  • Hipoksemi eylem planı: Basamaklı müdahale algoritmasının hazırlanması

Ne Zaman Doktora Başvurmalı

Lateral dekübit pozisyonda cerrahi geçiren hastalarda aşağıdaki belirtiler acil tıbbi değerlendirme gerektirir:

  • Ameliyat sonrası bağımlı taraf kol veya bacakta uyuşukluk, güçsüzlük veya hareket kısıtlılığı
  • El kavrama gücünde belirgin azalma veya parmakları hareket ettirememe
  • Ayak veya ayak bileğinde düşüklük (foot drop)
  • Alt taraf gözünde görme değişikliği, kızarıklık veya ağrı
  • Basınç noktalarında ciltte renk değişikliği, şişlik veya bül oluşumu
  • Bağımlı taraf ekstremitede orantısız ağrı, şişlik ve sertlik
  • Koyu renkli idrar yapma (rabdomiyoliz şüphesi)
  • Ameliyat sonrası nefes darlığı veya devam eden oksijen ihtiyacı

Pozisyon ilişkili komplikasyonların erken tanınması ve tedavisi, kalıcı hasar riskini önemli ölçüde azaltmaktadır. Özellikle sinir hasarı ve kompartman sendromu vakalarında ilk 24-72 saat içinde yapılan müdahale prognoz üzerinde belirleyicidir.

Koru Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon Yaklaşımı

Koru Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon bölümünde uzman hekimlerimiz, lateral dekübit pozisyonda gerçekleştirilen cerrahilerde kapsamlı pozisyonlama protokolleri ve ileri fizyolojik monitörizasyon stratejileri uygulamaktadır. Aksiller koruma standartları, bilateral pulse oksimetri, periyodik basınç noktası kontrolü ve tek akciğer ventilasyonu yönetim algoritmaları rutin klinik pratiğin ayrılmaz parçasıdır. Torasik cerrahi ekibiyle koordineli çalışan deneyimli anesteziyoloji ekibimiz, her hastanın bireysel anatomik ve fizyolojik özelliklerine uygun kişiselleştirilmiş pozisyonlama planı ve ventilasyon stratejisi geliştirerek, pozisyon ilişkili komplikasyonların minimizasyonunu ve optimal perioperatif bakımı hedeflemektedir.

Uzman Hekimlerimizle Tanışın

Sağlığınız için hemen randevu alın veya bizi arayın.

WhatsApp Online Randevu