Krup hastalığı, çocukluk çağının en sık karşılaşılan akut üst solunum yolu enfeksiyonlarından biridir ve tıp literatüründe laringotrakeobronşit olarak da adlandırılmaktadır. Özellikle 6 ay ile 6 yaş arasındaki çocuklarda görülen bu hastalık, larenks (gırtlak), trakea (soluk borusu) ve bronşların viral enfeksiyonuna bağlı gelişen karakteristik bir klinik tablodur. Her yıl dünya genelinde milyonlarca çocuk krup tablosu nedeniyle sağlık kuruluşlarına başvurmakta, bunların önemli bir kısmı acil servislerde değerlendirme gerektirmektedir. Hastalığın en ayırt edici özelliği, geceleri aniden başlayan havlar tarzda (köpek havlaması gibi) öksürük, ses kısıklığı ve nefes alırken duyulan ıslıksı ses yani inspiratuar stridor üçlüsüdür.
Ebeveynler için son derece korkutucu olabilen bu klinik tablo, çoğu vakada hafif seyretmekte ve evde basit destek tedavileriyle yönetilebilmektedir. Ancak bazı hastalarda hava yolu obstrüksiyonu ciddi boyutlara ulaşabilir ve acil medikal müdahale gerektiren solunum yetmezliğine ilerleyebilir. Bu nedenle krup hastalığının doğru tanınması, şiddetinin değerlendirilmesi ve uygun basamaklı tedavinin zamanında uygulanması büyük önem taşımaktadır.
Krup Hastalığı Nedir?
Krup, larenks ve subglottik bölgede (ses tellerinin hemen altındaki dar alan) meydana gelen inflamasyon ve ödeme bağlı olarak gelişen bir üst solunum yolu tıkanıklığı sendromudur. Çocuklarda bu anatomik bölge, erişkinlere kıyasla çok daha dar ve esnektir. Krikoid kıkırdak, çocuk hava yolunun tek tam çevresel halkasını oluşturur ve bu bölgedeki milimetrik bir ödem dahi hava yolu çapını dramatik biçimde daraltabilir. Poiseuille yasasına göre hava yolu direnci yarıçapın dördüncü kuvveti ile ters orantılı olduğundan, 1 mm ödem çocuk larenksinde direnci 16 kata kadar artırabilmektedir.
Krup üç temel formda sınıflandırılır: viral krup (akut laringotrakeobronşit), spazmodik krup ve nadiren görülen bakteriyel trakeit. Viral krup en yaygın formdur ve tüm vakaların yaklaşık yüzde doksanını oluşturur. Spazmodik krup ise enfeksiyon belirtileri olmaksızın, genellikle geceleri ani başlayan ve alerjik zeminde seyreden tekrarlayıcı ataklarla karakterizedir. Bakteriyel trakeit ise hızlı klinik kötüleşme, yüksek ateş ve pürülan sekresyonla seyreden, acil girişim gerektiren nadir ama ciddi bir antitedir.
Nedenleri
Krup hastalığının başlıca etkeni virüslerdir. Vakaların yüzde yetmiş beşinden fazlasından Parainfluenza virüsleri, özellikle tip 1 ve tip 2 sorumludur. Parainfluenza tip 1 sonbahar aylarında epidemik paternle görülürken, tip 3 daha çok yaz aylarında sporadik vakalara yol açar. Diğer etiyolojik ajanlar arasında respiratuar sinsityal virüs (RSV), influenza A ve B virüsleri, adenovirüsler, rinovirüsler, koronavirüsler, enterovirüsler ve Mycoplasma pneumoniae yer almaktadır.
- Yaş faktörü: 6 ay ile 3 yaş arası dönemde insidans pik yapar.
- Cinsiyet: Erkek çocuklarda kız çocuklara göre yaklaşık 1,5 kat daha sık görülür.
- Mevsimsel özellik: Sonbahar sonu ve kış aylarında belirgin artış gözlenir.
- Ailesel yatkınlık: Atopik zemin ve ailede krup öyküsü riski artırır.
- Pasif sigara dumanı maruziyeti: Mukozal hassasiyeti artırarak klinik tabloyu ağırlaştırır.
Belirtileri
Krup hastalığının klinik seyri tipik olarak iki veya üç günlük bir prodromal dönemle başlar. Bu dönemde çocukta hafif ateş, burun akıntısı, burun tıkanıklığı ve boğaz ağrısı gibi viral üst solunum yolu enfeksiyonu bulguları gözlenir. Ardından karakteristik krup triadı ortaya çıkar. Belirtiler klasik olarak gece saatlerinde aniden alevlenir ve ebeveynleri paniğe sevk eder.
Ana Belirtiler
- Havlar tarzda öksürük: Fok balığı veya köpek havlamasına benzer, metalik ve kuru karakterde patognomonik öksürüktür.
- İnspiratuar stridor: Nefes alırken duyulan yüksek tonlu, kaba hırıltılı sestir; hava yolu darlığının en önemli göstergesidir.
- Ses kısıklığı (disfoni): Larenksteki ödeme bağlı olarak gelişir; ileri vakalarda afoni görülebilir.
- Solunum sıkıntısı: Takipne, suprasternal, interkostal ve subkostal çekilmeler, burun kanatlarının solunuma katılması.
- Ajitasyon ve huzursuzluk: Hipoksinin erken bulgusudur ve asla sedatize edilmemelidir.
Hastalık Şiddeti ve Westley Krup Skoru
Klinik şiddet değerlendirmesinde uluslararası kabul görmüş Westley Krup Skorlama Sistemi kullanılır. Bu sistemde bilinç düzeyi, siyanoz, stridor, hava girişi ve çekilmeler puanlanarak toplam skor hesaplanır. 0-2 hafif, 3-7 orta, 8-11 şiddetli, 12 ve üzeri ise yaklaşan solunum yetmezliği olarak kabul edilir. Dinlenme halinde stridor varlığı orta-şiddetli krupun güçlü bir göstergesidir.
Tanı
Krup tanısı büyük ölçüde klinik olarak konur. Deneyimli bir hekim için karakteristik hikaye ve fizik muayene bulguları tanı için yeterlidir. Laboratuvar ve görüntüleme tetkikleri rutin olarak önerilmez ve çocuğun ajite edilmesi hava yolu obstrüksiyonunu kötüleştirebileceği için kaçınılmalıdır.
Atipik vakalarda ayırıcı tanı amacıyla başvurulabilecek incelemeler arasında boyun ön-arka radyografisi yer alır. Bu grafide subglottik bölgede simetrik daralma yani çan kulesi (steeple sign) bulgusu krup için tipiktir. Pulse oksimetre ile oksijen saturasyonu takibi her hastada yapılmalıdır. Viral etiyolojinin saptanması amacıyla nazofarengeal sürüntü örneklerinden PCR tabanlı multipleks solunum paneli çalışılabilir ancak tedavi kararını değiştirmez.
Ayırıcı Tanı
Krupun klinik tablosu bazı ciddi ve acil müdahale gerektiren hastalıklarla karışabilir. Doğru ayırıcı tanı hayat kurtarıcı olabilir.
- Akut epiglottit: Haemophilus influenzae tip b kaynaklı olup hızlı başlangıçlı yüksek ateş, salya akması, üçayak pozisyonu ve toksik görünümle seyreder. Öksürük genellikle yoktur.
- Bakteriyel trakeit: Krup tedavisine yanıtsız, yüksek ateşli, pürülan sekresyonlu toksik tablo.
- Yabancı cisim aspirasyonu: Ani başlangıçlı, ateşsiz, tek taraflı solunum sesi azalmasıyla gidebilir.
- Retrofarengeal ve peritonsiller abse: Boyun hareketlerinde kısıtlılık, disfaji, tortikollis.
- Anafilaksi: Ürtiker, anjiyoödem eşliğinde ani stridor.
- Subglottik hemanjiyom ve konjenital larengomalazi: Tekrarlayan stridor vakalarında düşünülmelidir.
Tedavi
Krup tedavisi şiddete göre basamaklı yapılandırılır. Temel hedefler hava yolu açıklığının sağlanması, yeterli oksijenasyon ve çocuğun sakinleştirilmesidir.
Hafif Krup Tedavisi
Ayaktan takip edilebilir. Tek doz oral deksametazon 0,15-0,6 mg/kg (maksimum 16 mg) altın standarttır. Deksametazonun uzun yarı ömrü nedeniyle etkisi 72 saate kadar sürer. Bol sıvı alımı, ateş kontrolü ve çocuğun sakin tutulması önerilir. Soğuk gece havasına çıkarmanın yararı anekdotaldir ancak zararı yoktur.
Orta Şiddetli Krup Tedavisi
Acil serviste değerlendirilmeli ve nebülize epinefrin (adrenalin) uygulanmalıdır. Rasemik epinefrin 2,25 yüzde çözeltiden 0,5 ml veya L-epinefrin 1:1000 çözeltiden 0,5 mg/kg (maksimum 5 ml) nebülizatör ile verilir. Etki 10-30 dakikada başlar, 2 saatte geri döner (rebound fenomeni); bu nedenle hastalar en az 3-4 saat gözlem altında tutulmalıdır. Sistemik kortikosteroid mutlaka eklenmelidir.
Şiddetli Krup ve Yaklaşan Solunum Yetmezliği
Pediatrik yoğun bakım endikasyonudur. Humidifiye oksijen, tekrarlayan nebülize epinefrin dozları, intravenöz kortikosteroid uygulanır. Heliox (helyum-oksijen karışımı) tedaviye dirençli vakalarda düşünülebilir. Entübasyon nadiren gerekir; gerektiğinde çocuğun yaşına göre bir numara küçük endotrakeal tüp tercih edilmelidir. Antibiyotikler viral etiyoloji nedeniyle rutin önerilmez, ancak bakteriyel süperenfeksiyon veya trakeit şüphesinde başlanmalıdır.
Komplikasyonlar
Krup hastalığının büyük çoğunluğu komplikasyonsuz iyileşse de bazı vakalarda ciddi sorunlar gelişebilir:
- Solunum yetmezliği ve hipoksik beyin hasarı: Tanınmayan ve tedavi edilmeyen şiddetli vakalarda gelişebilir.
- Bakteriyel süperenfeksiyon: En sık Staphylococcus aureus kaynaklı trakeit.
- Pulmoner ödem: Postobstrüktif pulmoner ödem, özellikle hava yolu obstrüksiyonunun hızlı rahatlatılmasından sonra görülebilir.
- Pnömotoraks ve pnömomediastinum: Şiddetli öksürük ve artmış intratorasik basınca bağlı.
- Dehidratasyon: Oral alımın azalmasına bağlı, özellikle küçük bebeklerde.
- Rekürren krup ve subglottik stenoz: Tekrarlayan ataklar veya uzun süreli entübasyon sonrası.
Korunma
Krup hastalığına karşı spesifik bir aşı bulunmamakla birlikte, korunmada genel solunum yolu hijyeni önlemleri büyük önem taşır.
- El hijyeni: En etkili koruyucu yöntemdir; sık sabunla el yıkama alışkanlığı kazandırılmalıdır.
- Mevsimsel influenza aşısı: 6 aylıktan büyük tüm çocuklara yıllık uygulanmalıdır.
- Kızamık ve Hib aşıları: Rutin aşı takvimine uyulması ciddi solunum yolu enfeksiyonlarını önler.
- Pasif sigara dumanından korunma: Ev içi sigara yasağı uygulanmalıdır.
- Kreş ve okul ortamlarında enfeksiyon kontrolü: Hasta çocukların izolasyonu.
- Anne sütü: İlk 6 ay salt anne sütü solunum yolu enfeksiyonlarına karşı immünolojik koruma sağlar.
- Ortam nemlendirilmesi: Özellikle kış aylarında aşırı kuru havadan kaçınılmalıdır.
Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?
Ebeveynlerin aşağıdaki uyarı işaretlerinden herhangi birini fark etmesi durumunda vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmaları gerekmektedir:
- Dinlenme halinde bile duyulan stridor,
- Belirgin göğüs kafesi çekilmeleri ve burun kanadı solunumu,
- Dudak, dil ve tırnaklarda morarma (siyanoz),
- Aşırı huzursuzluk veya tersine uyku haline geçiş (letarji),
- Salya akması ve yutkunamama,
- 39 derecenin üzerinde düşmeyen ateş,
- Dehidratasyon bulguları (idrar azalması, ağız kuruluğu),
- Ev tedavisine 30 dakika içinde yanıt vermeyen tablo.
Kapanış
Krup hastalığı, çocukluk çağının sık görülen ancak genellikle iyi seyirli bir hastalığıdır. Ebeveynlerin hastalığı tanıması, uyarı işaretlerini bilmesi ve doğru zamanda tıbbi yardım araması sonuçları belirleyen en önemli faktördür. Günümüzün modern tedavi yaklaşımları olan kortikosteroid ve nebülize epinefrin uygulamaları sayesinde mortalite oranı son derece düşüktür. Koru Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü deneyimli pediatri ve pediatrik yoğun bakım uzmanlarıyla, 7/24 hizmet veren acil servisiyle, çocukluk çağı solunum yolu hastalıklarında güvenilir bir çözüm ortağı olmaya devam etmektedir. Çocuğunuzda şüpheli belirtiler fark ettiğinizde tereddüt etmeden uzman hekim görüşü almanız, hem ebeveyn kaygılarınızı giderecek hem de olası komplikasyonların önüne geçilmesini sağlayacaktır.
Spazmodik Krup ve Tekrarlayıcı Form
Spazmodik krup, klasik viral krupun aksine belirgin bir prodromal evre olmadan gece aniden ortaya çıkan, havlar tarzda öksürük ve inspiratuvar stridor ile karakterize tablodur. Genellikle 1-3 yaş arasında ve atopik zemini olan çocuklarda görülür. Alerjen maruziyeti, psikolojik stres ve üst solunum yolu enfeksiyonu tetikleyici faktörlerdir. Ateşin düşük veya hiç olmaması, belirtilerin saatler içinde kendiliğinden gerilemesi ve tekrar etmesi klasik formdan ayırt edicidir. Tekrarlayıcı krup geçiren çocuklarda ileride astım gelişme ihtimali genel popülasyona göre 3-4 kat artmaktadır; bu nedenle atopi taraması, ev içi alerjen kontrolü ve gerekirse inhale kortikosteroid tedavisinin değerlendirilmesi önerilir.
Evde Bakım ve Ebeveyn Eğitimi
Krup belirtileri başlayan çocuğun ebeveyni öncelikle sakin kalmalı; çocuğun ağlaması üst hava yolu obstrüksiyonunu şiddetlendirir. Çocuğu kucağa alarak yarı oturur pozisyonda rahatlatmak, oda sıcaklığını kontrol etmek ve sıvı alımını desteklemek ilk basamaktır. Geleneksel olarak önerilen buhar uygulaması ve serin dış hava solutma yöntemlerinin klinik etkinliği kanıtlanmamış olsa da ebeveynlerin çoğu bu uygulamalar ile çocuğun rahatladığını bildirir. Nemli banyo, duş buharı ile dolu banyo ortamında 10-15 dakika beklemek bazı ailelere yardımcı olabilir. Ancak stridor istirahatte devam ediyor, çekilmeler artıyor veya çocuk uyuşukluk gösteriyorsa evde hiçbir uygulama ile vakit kaybedilmemeli, acil servise başvurulmalıdır. Ebeveynler ayrıca yabancı cisim aspirasyonu açısından oyuncak, fındık, üzüm tanesi gibi boğulma riski olan nesneleri erken yaşta çocuğun ulaşımından uzak tutmalıdır.
Krup Sonrası İzlem
Krup geçiren çocukların büyük çoğunluğu 3-5 gün içinde tamamen iyileşir ve uzun dönem sekel bırakmaz. Ancak 2 yaş altında ağır krup atağı geçiren çocuklarda ileride wheezing ve astım gelişme sıklığı artar; bu nedenle takipte dikkatli olunmalıdır. Entübasyon gerektirmiş olgularda post-ekstübasyon subglottik stenoz riski vardır; 6 ay içinde persistan stridor, egzersiz intoleransı veya ses değişikliği olması durumunda pediatrik KBB konsültasyonu ve laringoskopik değerlendirme gereklidir. Tekrarlayıcı krup (yılda 3 veya daha fazla atak) olan çocuklarda hava yolu anomalisi (subglottik hemanjiyom, laringomalazi, vasküler bası) açısından ileri inceleme planlanmalıdır.
Koru Hastanesi Kulak Burun Boğaz bölümünde uzman hekimlerimiz, güncel klinik kılavuzlar ve kanıta dayalı yaklaşımlar doğrultusunda kapsamlı tanı ve tedavi hizmetleri sunmaktadır. Multidisipliner ekip yaklaşımı, ileri tanısal teknolojiler ve hasta odaklı bakım anlayışı ile bireyselleştirilmiş tedavi planları oluşturmaktayız. Sağlığınız ve yaşam kaliteniz için düzenli kontroller ve erken tanı en değerli yatırımdır.









