Transfüzyonla ilişkili akut akciğer hasarı, kısaca TRALI olarak bilinen bu durum, kan veya kan ürünü transfüzyonu sırasında veya sonrasında altı saat içinde gelişen akut nonkardiyojenik pulmoner ödem tablosudur. TRALI transfüzyon ilişkili mortalitenin önde gelen nedenlerinden biri olarak kabul edilmekte ve tüm transfüzyon ilişkili ölümlerin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Klinik olarak akut respiratuar distres sendromuna benzer bir tablo ile prezente olmakta ve bilateral pulmoner infiltrasyonlar, hipoksemi ve normal sol ventrikül fonksiyonu ile karakterizedir.
TRALI ilk olarak 1983 yılında tanımlanmış olup günümüzde transfüzyon güvenliği alanının en önemli araştırma konularından biri olmaya devam etmektedir. Plazma içeren tüm kan ürünleri TRALI riskine sahip olmakla birlikte taze donmuş plazma ve trombosit süspansiyonları en sık ilişkilendirilen ürünlerdir. Mitigation stratejilerinin uygulanması ile TRALI insidansı son yıllarda önemli ölçüde azaltılmıştır ancak tamamen ortadan kaldırılamamıştır.
TRALI Patofizyolojisi
TRALI patofizyolojisi iki vuruş hipotezi ile açıklanmaktadır. Birinci vuruş alıcıdaki altta yatan klinik durumun pulmoner endoteli aktive ederek nötrofillerin pulmoner kapiller yatakta sekestrasyon ve adhezyonunu artırmasıdır. İkinci vuruş ise transfüze edilen kan ürünündeki biyolojik aktif maddelerin bu önceden aktive edilmiş nötrofilleri tetikleyerek endotelyal hasar ve kapiller kaçak oluşturmasıdır.
İmmünolojik Mekanizma
Donör plazmasındaki anti-HLA sınıf I ve sınıf II antikorları veya anti-nötrofil spesifik antikorlar alıcının lökositlerindeki karşılık gelen antijenlerle reaksiyona girerek nötrofil aktivasyonuna yol açmaktadır. Aktive nötrofiller reaktif oksijen türleri ve proteolitik enzimler salarak alveoler kapiller membran hasarına neden olmaktadır. Bu hasar artmış vasküler geçirgenlik ve protein açısından zengin ödem sıvısının alveoler boşluğa sızmasına yol açmaktadır.
Non-İmmünolojik Mekanizma
- Biyoaktif lipitler: Saklama süresi uzamış kan ürünlerinde biriken lizofosfolipitler nötrofil aktivasyonuna katkıda bulunabilmektedir.
- Sitokinler: Kan ürünlerinde saklama süresince biriken proinflamatuvar sitokinler pulmoner inflamasyonu tetikleyebilmektedir.
- Mikropartiküller: Hücresel yıkım ürünleri olan mikropartiküller immün aktivasyon ve koagülasyon süreçlerini etkileyebilmektedir.
TRALI Tanı Kriterleri
TRALI tanısı klinik ve radyolojik bulgulara dayanan bir dışlama tanısıdır. Uluslararası uzlaşı kriterleri tanı standardizasyonunu sağlamaktadır ve bu kriterlerin doğru uygulanması hemolitik olmayan bu ciddi komplikasyonun doğru tanınmasını mümkün kılmaktadır.
Tanı Kriterleri
- Zamanlama: Transfüzyon sırasında veya sonrasında altı saat içinde akut solunum sıkıntısının gelişmesi gerekmektedir.
- Hipoksemi: Oda havasında parsiyel arteriyel oksijen basıncının altmış milimetre civanın altında olması veya oksijen satürasyonunun yüzde doksanın altına düşmesi tanı için gereklidir.
- Radyolojik bulgular: Akciğer grafisinde bilateral pulmoner infiltrasyonların saptanması gerekmektedir.
- Kardiojenik ödemin dışlanması: Sol ventrikül yetmezliğine ait kanıt bulunmamalıdır ve pulmoner arter kama basıncı on sekiz milimetre civanın altında olmalıdır.
- Önceden akut akciğer hasarı olmamalı: Transfüzyon öncesi akut akciğer hasarı bulgularının bulunmaması gerekmektedir.
TRALI Klinik Bulguları ve Seyri
TRALI klinik bulguları genellikle transfüzyonun başlamasından sonraki bir ila altı saat içinde ortaya çıkmaktadır. Akut başlangıçlı dispne, hipoksemi ve bilateral pulmoner infiltrasyonlar karakteristik triadı oluşturmaktadır.
Semptom ve Bulgular
Ani başlayan nefes darlığı ve hipoksemi en belirgin klinik bulgulardır. Ateş yükselmesi hastaların büyük çoğunluğunda eşlik etmektedir. Hipotansiyon olguların yaklaşık yüzde yetmişinde görülmekte ve taşikardi sık bir eşlik eden bulgudur. Siyanoz ciddi hipokseminin göstergesidir. Fizik muayenede bilateral yaygın raller duyulmaktadır. Akciğer grafisinde bilateral homojen veya yamalı pulmoner infiltrasyonlar saptanmakta ve plevral efüzyon genellikle eşlik etmemektedir.
Klinik Seyir
TRALI hastalarının büyük çoğunluğu yetmiş iki ila doksan altı saat içinde destek tedavisi ile klinik ve radyolojik düzelme göstermektedir. Mekanik ventilasyon gereksinimi hastaların yaklaşık yüzde yetmişinde ortaya çıkmaktadır. Mortalite oranı yüzde beş ila on arasında bildirilmekte ve komorbiditelerin varlığı prognozu olumsuz etkilemektedir.
TRALI Tedavisi
TRALI tedavisi ağırlıklı olarak destekleyici bakımdan oluşmaktadır. Spesifik bir tedavi yöntemi bulunmamakta ve tedavi akut respiratuar distres sendromunun yönetimine benzer prensipleri takip etmektedir.
Destek Tedavisi
Transfüzyon şüphe anında derhal durdurulmalıdır. Oksijen tedavisi hipokseminin derecesine göre nazal kanül, yüz maskesi veya noninvaziv ventilasyon ile uygulanmaktadır. Ciddi hipoksemide endotrakeal entübasyon ve mekanik ventilasyon gerekebilmektedir. Mekanik ventilasyonda akciğer koruyucu strateji uygulanmalı ve düşük tidal volüm ventilasyonu tercih edilmelidir.
Hemodinamik Destek
Hipotansiyon sıvı resüsitasyonu ile tedavi edilmektedir. Sıvı tedavisine yanıt vermeyen hipotansiyonda vazopresör desteği gerekebilmektedir. Diüretik tedavisi transfüzyon ilişkili dolaşım yüklenmesinden farklı olarak TRALI tedavisinde genellikle endike değildir ve pulmoner ödemi artırabilmektedir. Kortikosteroid tedavisinin etkinliği konusunda yeterli kanıt bulunmamaktadır.
TRALI ve TACO Ayırıcı Tanısı
Transfüzyon ilişkili akut akciğer hasarı ile transfüzyon ilişkili dolaşım yüklenmesinin ayırıcı tanısı tedavi yaklaşımlarının farklılığı nedeniyle kritik öneme sahiptir. Her iki durum da transfüzyon sonrası solunum sıkıntısı ile prezente olmakta ve klinik tablolar örtüşebilmektedir.
Ayırıcı Tanı Kriterleri
- Kan basıncı: TRALI hipotansiyon ile seyrederken TACO hipertansiyon ile karakterizedir.
- BNP düzeyi: TACO olgularında BNP belirgin yüksek iken TRALI olgularında normal veya hafif yüksek olabilmektedir.
- Sıvı dengesi: TACO pozitif sıvı dengesi ile ilişkili iken TRALI sıvı dengesi ile doğrudan ilişkili değildir.
- Tedavi yanıtı: TACO diüretik tedaviye yanıt verirken TRALI diüretik tedaviden fayda görmemektedir.
- Ödem sıvısı: TRALI protein açısından zengin eksüda iken TACO protein açısından fakir transüda özelliğindedir.
TRALI Risk Faktörleri
TRALI gelişme riskini artıran hem alıcı hem de donör ilişkili risk faktörleri tanımlanmıştır. Bu faktörlerin bilinmesi önleme stratejilerinin geliştirilmesinde yol göstericidir.
Alıcı Risk Faktörleri
Sepsis, major cerrahi, masif transfüzyon, kronik alkol kullanımı, mekanik ventilasyon, pozitif sıvı dengesi ve karaciğer hastalığı alıcı ilişkili risk faktörleri arasındadır. Bu durumlar pulmoner endotelin önceden aktivasyonuna yol açarak iki vuruş hipotezinin birinci vuruşunu oluşturmaktadır.
Donör Risk Faktörleri
Multipar kadın donörler anti-HLA antikorları açısından yüksek risk grubundadır. Gebelik sırasında fetoplasental antijenlere maruz kalma sonucu gelişen anti-HLA antikorları TRALI riskini artırmaktadır. Erkek donörlerden elde edilen plazma ürünlerinin kullanılması TRALI insidansını önemli ölçüde azaltmıştır.
TRALI Önleme Stratejileri
TRALI önlenmesi donör seçimi, kan ürünü hazırlığı ve klinik pratikte alınan önlemleri kapsamaktadır. Bu stratejilerin uygulanması ile TRALI insidansı son yıllarda belirgin azalma göstermiştir.
Donör Bazlı Önlemler
Erkek donörlerden elde edilen plazmanın yüksek plazma hacimli ürünlerde kullanılması en etkili önleme stratejisidir. Multipar kadın donörlerin plazma ürünlerinden uzaklaştırılması veya anti-HLA antikoru negatif olanların seçilmesi önerilmektedir. TRALI ile ilişkilendirilen donörlerin tespiti ve gelecekteki bağışlardan çıkarılması hemovigilans sisteminin önemli bir bileşenidir.
Klinik Önlemler
- Kısıtlayıcı transfüzyon: Gereksiz transfüzyonlardan kaçınılması TRALI riskini azaltmaktadır.
- Taze ürün kullanımı: Saklama süresi kısa kan ürünlerinin tercih edilmesi biyoaktif madde birikimini azaltabilmektedir.
- Risk değerlendirmesi: Yüksek riskli hastalarda transfüzyon kararının dikkatli verilmesi önerilmektedir.
TRALI Sonrası İzlem ve Prognoz
TRALI hastalarının yoğun bakım izlemi akut fazın yönetimi ve komplikasyonların önlenmesi açısından gereklidir. Mekanik ventilasyon süresinin minimumda tutulması ve erken mobilizasyon iyileşmeyi desteklemektedir.
Prognoz
TRALI hastalarının büyük çoğunluğu uygun destek tedavisi ile tam iyileşme göstermektedir. Akciğer grafisindeki infiltrasyonlar genellikle bir hafta içinde gerilemektedir. Uzun dönem pulmoner sekeller nadir olmakla birlikte ağır olgularda fibrotik değişiklikler bildirilmiştir. Tekrarlayan TRALI olguları çok nadir olup aynı donör ürünlerinden kaçınılması ile önlenebilmektedir.
TRALI ve COVID-19 Pandemisi Sonrası Dönem
COVID-19 pandemisi kan bankacılığı ve transfüzyon tıbbı alanında önemli değişikliklere yol açmıştır. Pandemi döneminde donör sayılarındaki azalma kan ürünü temininde güçlüklere neden olmuştur. COVID-19 geçirmiş donörlerde anti-HLA antikorlarının gelişip gelişmediği ve bunun TRALI riskini etkileyip etkilemediği araştırılmaktadır. Pandemi sonrası dönemde kan bankası güvenlik protokollerinin güncellenmesi ve donör tarama stratejilerinin gözden geçirilmesi devam etmektedir.
Güncel Araştırma Alanları
TRALI patofizyolojisinin daha iyi anlaşılması için yapılan araştırmalar yeni önleme stratejilerinin geliştirilmesine katkıda bulunmaktadır. Biyobelirteç çalışmaları TRALI riskinin transfüzyon öncesi tahmin edilmesine olanak tanıyabilecek potansiyel göstergeler araştırmaktadır. Donör plazma özelliklerinin analizi yüksek riskli donörlerin daha etkin şekilde tanımlanmasını sağlayabilecektir. Patoloji azaltma teknolojilerinin plazma ürünlerinde yaygınlaşması TRALI insidansını daha da azaltabilecek potansiyele sahiptir.
TRALI Hemovigilans ve Raporlama Sistemleri
TRALI olgularının sistematik raporlanması ve analizi bu komplikasyonun epidemiyolojisinin anlaşılması ve önleme stratejilerinin etkinliğinin değerlendirilmesi açısından kritik öneme sahiptir. Ulusal hemovigilans sistemleri TRALI olgularını kaydederek donör ve alıcı risk faktörlerinin tanımlanmasına katkıda bulunmaktadır.
Raporlama Prensipleri
Her şüpheli TRALI olgusu kan bankasına ve ulusal hemovigilans merkezine bildirilmelidir. Donör antikorlarının araştırılması ve sonuçların kaydedilmesi zorunludur. Pozitif antikor saptanan donörlerin gelecekteki bağışlardan çıkarılması veya sadece eritrosit bağışçısı olarak değerlendirilmesi önerilmektedir. Retrospektif vaka analizleri TRALI önleme programlarının etkinliğinin sürekli değerlendirilmesinde değerli bilgiler sağlamakta ve protokol güncellemelerine yön vermektedir.
Koru Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon bölümünde uzman hekimlerimiz, transfüzyonla ilişkili akut akciğer hasarının erken tanısı ve etkin tedavisinde güncel bilimsel kanıtlara dayalı yaklaşımlar uygulamaktadır. Deneyimli ekibimiz perioperatif dönemde kan ürünü transfüzyonu güvenliğini en üst düzeyde sağlayarak TRALI riskinin minimize edilmesine yönelik kapsamlı önleme protokollerini titizlikle uygulamaktadır.













