Anestezi ve Reanimasyon

Supraglottik Hava Yolu Araçları

Koru Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon bölümünde supraglottik hava yolu araçları hakkında detaylı bilgi. Uzman kadromuzla güvenli anestezi uygulamaları sunuyoruz.

Supraglottik hava yolu araçları, endotrakeal tüp ile yüz maskesi arasında konumlanan ve glottik açıklığın üzerinde oturan havayolu yönetim cihazlarıdır. Bu cihazlar, laringoskopi ve endotrakeal entübasyon gerektirmeksizin etkin bir hava yolu sağlamakta ve hem spontan hem de pozitif basınçlı ventilasyona olanak tanımaktadır. Laringeal maske airway, supraglottik hava yolu araçlarının prototipi olarak 1981 yılında Archie Brain tarafından geliştirilmiş ve 1988 yılında klinik pratiğe girmiştir. O tarihten bu yana supraglottik cihaz teknolojisi büyük bir gelişim göstermiş ve günümüzde onlarca farklı tasarım klinik kullanımda yer almaktadır.

Supraglottik hava yolu araçları, anestezi pratiğini kökten değiştirmiş ve havayolu yönetimi paradigmasında devrim niteliğinde bir yenilik olarak kabul edilmektedir. Bu cihazlar yalnızca rutin anestezi uygulamalarında değil, aynı zamanda zor havayolu yönetimi algoritmalarında kurtarma stratejisi olarak, kardiyopulmoner resüsitasyonda ileri havayolu yönetiminde ve acil tıp pratiğinde hayat kurtarıcı roller üstlenmektedir. Dünya genelinde yılda milyonlarca anestezi uygulamasında supraglottik hava yolu araçları kullanılmakta olup endotrakeal entübasyona alternatif olarak güvenli ve etkin bir havayolu yönetim seçeneği sunmaktadır.

Supraglottik Hava Yolu Araçlarının Sınıflandırılması

Supraglottik hava yolu araçları, tasarım özellikleri, faringeal sızdırmazlık mekanizması ve klinik kullanım amaçlarına göre farklı kategorilere ayrılmaktadır. Her kategorinin kendine özgü avantajları, endikasyonları ve sınırlılıkları bulunmaktadır.

Birinci Nesil Supraglottik Araçlar

Birinci nesil cihazlar, tek lümenli yapıya sahip olup yalnızca ventilasyon amaçlı tasarlanmıştır. Klasik laringeal maske airway bu kategorinin en bilinen temsilcisidir. Bu cihazlarda gastrik drenaj kanalı bulunmamakta olup aspirasyon riskinin düşük olduğu elektif cerrahi vakalarında kullanılmaktadır. Birinci nesil cihazlar, nispeten düşük orofaringeal sızdırmazlık basınçları sağlamakta ve pozitif basınçlı ventilasyonda sızdırmazlık yeterliliği sınırlı olabilmektedir.

İkinci Nesil Supraglottik Araçlar

İkinci nesil cihazlar, ventilasyon kanalına ek olarak gastrik drenaj kanalı içermekte ve aspirasyon riskini azaltmak amacıyla tasarlanmıştır. ProSeal LMA, i-gel, LMA Supreme ve Ambu AuraGain bu kategorinin önde gelen temsilcileridir. Gastrik kanal, mide içeriğinin pasif drenajına ve gastrik tüp yerleştirilmesine olanak tanımaktadır. İkinci nesil cihazlar genellikle daha yüksek orofaringeal sızdırmazlık basınçları sağlamakta ve pozitif basınçlı ventilasyonda daha güvenilir performans göstermektedir.

Özel Amaçlı Supraglottik Araçlar

  • Entübasyon LMA (Fastrach): Fiberoptik bronkoskop veya kör teknikle endotrakeal entübasyona olanak tanıyan özel tasarımlı bir supraglottik cihazdır ve zor havayolu algoritmalarında önemli bir yere sahiptir.
  • LMA CTrach: Entegre kamera sistemi sayesinde glottik görüntüleme altında entübasyon yapılmasını sağlayan gelişmiş bir entübasyon LMA modelidir.
  • Air-Q intubating laryngeal airway: Hem ventilasyon hem de fiberoptik rehberlikli entübasyon için tasarlanmış çok amaçlı bir supraglottik cihazdır.
  • Combitube ve King LT: Çift lümenli tasarımları ile özofageal veya trakeal konumda ventilasyon sağlayabilen acil havayolu araçlarıdır.

Supraglottik Araçların Çalışma Prensibi ve Anatomik Uyumu

Supraglottik hava yolu araçları, hipofarinks ve larinks girişi çevresinde bir sızdırmazlık oluşturarak ventilasyon kanalının glottik açıklığa yönlendirilmesini sağlamaktadır. Sızdırmazlık mekanizması cihaz tasarımına göre şişirilebilir manşet, anatomik şekilli jel yapı veya preşekillendirilmiş plastik kaftan oluşabilmektedir.

Sızdırmazlık Mekanizmaları

  • Şişirilebilir manşet: Klasik LMA, ProSeal LMA ve LMA Supreme gibi cihazlarda perilaringeal alanda şişirilen manşet ile sızdırmazlık sağlanmaktadır. Manşet basıncının 60 santimetre su basıncını aşmaması farengeal mukoza perfüzyonunun korunması için önerilmektedir.
  • Anatomik jel yapı: i-gel cihazında termoplastik elastomer malzemeden üretilmiş manşetsiz anatomik yapı, vücut ısısıyla yumuşayarak faringeal anatomiye uyum sağlamakta ve etkili sızdırmazlık oluşturmaktadır.
  • Preşekillendirilmiş yapı: Bazı cihazlarda rijit veya yarı rijit gövde tasarımı anatomik uyum ile sızdırmazlık sağlamaktadır.

Optimal Yerleşim Anatomisi

Supraglottik aracın optimal yerleşiminde manşet ucu üst özofagus sfinkterinin karşısında, manşet gövdesi larinks girişini çevreleyecek şekilde, manşet tabanı ise dil kökünün altında konumlanmalıdır. Ventilasyon kanalı aperture barları glottik açıklığı çerçevelemeli ve epiglotun kıvrılarak ventilasyon kanalını tıkaması önlenmelidir. Gastrik drenaj kanalının distal ucu üst özofagus sfinkteri ile karşı karşıya gelmeli ve gastrik tüp geçişine olanak tanımalıdır.

Supraglottik Araçların Endikasyonları

Supraglottik hava yolu araçlarının endikasyon alanı sürekli genişlemekte olup günümüzde rutin anestezi, zor havayolu yönetimi ve acil tıp uygulamalarında yaygın olarak kullanılmaktadır.

Rutin Anestezi Endikasyonları

  • Elektif cerrahi: Laparoskopik olmayan kısa ve orta süreli cerrahilerde endotrakeal entübasyona güvenli bir alternatif olarak değerlendirilmektedir.
  • Günübirlik cerrahi: Hızlı yerleştirme ve çıkarma avantajı ile günübirlik cerrahi programlarında tercih edilmektedir.
  • Spontan solunumlu anestezi: Kas gevşetici kullanımı gerektirmeyen prosedürlerde spontan solunum altında ventilasyon sağlanmaktadır.
  • Diagnostik prosedürler: MRI, endoskopi ve bronkoskopi gibi tanısal işlemlerde sedasyon ve ventilasyon desteği amacıyla kullanılabilmektedir.

Zor Havayolu Yönetimi

  • Beklenmeyen zor entübasyon: Başarısız laringoskopi sonrası ventilasyonun sürdürülmesi ve oksijenizasyonun sağlanması amacıyla acil yerleştirme stratejisi olarak uygulanmaktadır.
  • Entübasyon kılavuzu: Entübasyon LMA veya fiberoptik bronkoskop ile kombinasyon halinde endotrakeal entübasyona köprü olarak kullanılmaktadır.
  • Entübe edilemez ventile edilemez senaryo: Bu kritik durumda supraglottik araç yerleştirilmesi invaziv havayolu girişimine geçiş öncesinde denenmesi gereken son non-invaziv kurtarma stratejisidir.

Acil Tıp ve Resüsitasyon

Kardiyopulmoner resüsitasyonda ileri havayolu yönetimi için supraglottik araçlar, endotrakeal entübasyona alternatif olarak önerilmektedir. Laringoskopi becerisi sınırlı olan sağlık profesyonelleri tarafından yüksek başarı oranıyla yerleştirilebilmekte ve göğüs kompresyonlarına ara verilmeden ventilasyon sağlanabilmektedir.

Supraglottik Araç Yerleştirme Tekniği

Supraglottik hava yolu araçlarının başarılı bir şekilde yerleştirilmesi, uygun cihaz boyutunun seçilmesi, doğru yerleştirme tekniğinin uygulanması ve yerleşim doğrulamasının yapılması aşamalarını içermektedir.

Boyut Seçimi

Supraglottik araç boyutu hastanın vücut ağırlığına göre belirlenmektedir. Genel olarak boyut 1 neonatal, boyut 1.5 infantil, boyut 2 çocuk, boyut 2.5 büyük çocuk, boyut 3 küçük erişkin, boyut 4 normal erişkin ve boyut 5 büyük erişkin için uygundur. Yanlış boyut seçimi yetersiz sızdırmazlık, havayolu obstrüksiyonu veya mukozal hasar gibi sorunlara yol açabilmektedir.

Standart Yerleştirme Tekniği

Hasta supin pozisyonda sniffing pozisyonuna getirilmekte ve yeterli anestezi derinliği sağlanmaktadır. Cihaz, indeks parmağı ile damağa doğru bastırılarak ağız içerisinden ilerletilmekte ve direnç hissedilene kadar aşağı yönde kaydırılmaktadır. Manşetli cihazlarda manşet önerilen volümde şişirilmekte ve yerleşim doğrulanmaktadır. i-gel gibi manşetsiz cihazlarda yerleştirme sonrası stabilizasyon bantla sağlanmaktadır.

Yerleşim Doğrulama

  • Kapnografi: End-tidal karbondioksit dalgasının varlığı havayolu bağlantısının doğrulanmasında altın standart yöntemdir.
  • Göğüs hareketleri: Bilateral simetrik göğüs ekspansiyonu görsel olarak değerlendirilmektedir.
  • Orofaringeal sızdırmazlık basıncı: Sızdırmazlık basıncının en az 20 santimetre su basıncı olması pozitif basınçlı ventilasyon için yeterli kabul edilmektedir.
  • Gastrik tüp testi: İkinci nesil cihazlarda gastrik kanaldan nazogastrik tüp geçirilmesi hem gastrik drenaj hem de doğru yerleşim doğrulaması sağlamaktadır.
  • Fiberoptik doğrulama: Ventilasyon kanalından fiberoptik bronkoskop ile glottik yapıların görüntülenmesi en güvenilir doğrulama yöntemidir.

Supraglottik Araçların Avantajları ve Dezavantajları

Supraglottik hava yolu araçları, endotrakeal entübasyon ve yüz maskesi ventilasyonuna göre çeşitli avantaj ve dezavantajlar taşımaktadır. Klinik karar verme sürecinde bu özelliklerin dengeli değerlendirilmesi optimal havayolu yönetim stratejisinin belirlenmesi için önemlidir.

Avantajlar

  • Kolay yerleştirme: Laringoskopi gerektirmeksizin yerleştirilebilmekte ve öğrenme eğrisi doğrudan laringoskopiye göre daha kısadır.
  • Hemodinamik stabilite: Laringoskopi ve entübasyona kıyasla daha az sempatik stimülasyon oluşturmakta ve hemodinamik yanıtı minimize etmektedir.
  • Daha az havayolu travması: Vokal kord hasarı, trakeal mukoza erozyonu ve subglottik stenoz gibi endotrakeal tüp ilişkili komplikasyonlar görülmemektedir.
  • Kas gevşetici gerektirmemesi: Birçok cerrahi prosedürde kas gevşetici kullanımı gerekmeksizin havayolu yönetimi sağlanabilmektedir.
  • Rahat uyanma: Postoperatif dönemde öksürme, laringospazm ve boğaz ağrısı insidansı endotrakeal entübasyona göre daha düşüktür.

Dezavantajlar

  • Aspirasyon riski: Endotrakeal tüp düzeyinde trakeal sızdırmazlık sağlanamaması nedeniyle mide içeriği aspirasyon riski tamamen ortadan kalkmamaktadır.
  • Sınırlı pozitif basınç ventilasyonu: Yüksek havayolu basınçları gerektiren klinik durumlarda sızdırmazlık yetersiz kalabilmektedir.
  • Konum değişikliğine hassasiyet: Hasta pozisyon değişikliklerinde cihazın yer değiştirmesi havayolu kaybına neden olabilmektedir.
  • Bazı cerrahilere uygunsuzluk: Baş boyun cerrahisi, laringeal cerrahi ve uzun süreli abdominal operasyonlarda kullanımı kısıtlıdır.

Supraglottik Araçların Komplikasyonları

Supraglottik hava yolu araçları genel olarak güvenli cihazlar olmakla birlikte belirli komplikasyonlar bildirilmiştir. Komplikasyonların çoğu minör nitelikte olup uygun teknik ve cihaz seçimi ile minimize edilebilmektedir.

Sık Görülen Komplikasyonlar

  • Boğaz ağrısı: En sık bildirilen şikayet olup insidansı yüzde 10-40 arasında değişmektedir. Aşırı manşet şişirme ve büyük boyut seçimi risk faktörleridir.
  • Disfaji: Yutma güçlüğü genellikle geçici olup 24-48 saat içerisinde kendiliğinden düzelmektedir.
  • Kan bulaşığı: Cihaz çıkarılması sırasında kan bulaşığı görülmesi mukozal travmayı işaret etmekte ancak genellikle klinik önemi yoktur.

Nadir Ancak Ciddi Komplikasyonlar

  • Aspirasyon: Regürjitasyon ve pulmoner aspirasyon nadir ancak potansiyel olarak hayatı tehdit edici bir komplikasyondur.
  • Sinir hasarı: Lingual sinir, hipoglossal sinir ve rekürren laringeal sinir hasarı uzamış kullanım ve aşırı manşet basıncı ile ilişkilendirilmiştir.
  • Havayolu obstrüksiyonu: Epiglotun kıvrılması, cihazın yer değiştirmesi veya laringospazm havayolu obstrüksiyonuna neden olabilmektedir.
  • Gastrik distansiyon: Havayolu sızdırmazlık yetersizliği nedeniyle mideye hava girişi gastrik distansiyona ve regürjitasyon riskine yol açabilmektedir.

Özel Klinik Durumlar ve Supraglottik Araç Seçimi

Belirli klinik senaryolarda supraglottik araç seçimi ve kullanım stratejisi standart uygulamalardan farklılık gösterebilmektedir.

Laparoskopik Cerrahi

Laparoskopik cerrahide pnömoperitoneum ile artan intraabdominal basınç, Trendelenburg pozisyonu ve uzamış cerrahi süresi supraglottik araç kullanımını tartışmalı kılmaktadır. Ancak ikinci nesil cihazların yüksek sızdırmazlık basınçları ve gastrik drenaj kanalları sayesinde laparoskopik prosedürlerde güvenle kullanılabileceğini gösteren kanıtlar artmaktadır. Orofaringeal sızdırmazlık basıncının 25 santimetre su basıncının üzerinde olması ve sürekli kapnografik monitörizasyon bu uygulamanın güvenlik kriterleri arasındadır.

Pediatrik Hastalar

Çocuklarda supraglottik araçlar, havayolu anatomisinin küçük boyutları ve endotrakeal entübasyonun teknik zorlukları nedeniyle sıklıkla tercih edilmektedir. Pediatrik boyutlarda tasarlanmış cihazlar mevcuttur ve neonatal dönemden başlayarak tüm yaş gruplarında kullanılabilmektedir. Çocuklarda manşet basıncının düşük tutulması ve cihaz boyutunun dikkatli seçilmesi havayolu komplikasyonlarının önlenmesi açısından özellikle önemlidir.

Prone Pozisyon

  • Kısa süreli prosedürler: Prone pozisyonda kısa süreli cerrahi prosedürlerde supraglottik araç kullanımı deneyimli ekipler tarafından güvenle uygulanabilmektedir.
  • Dikkat edilmesi gerekenler: Prone pozisyonda cihaz yer değiştirmesi riskinin artması, aspirasyon riskinin yükselmesi ve acil havayolu müdahalesinin zorlaşması göz önünde bulundurulmalıdır.

Supraglottik Hava Yolu Araçlarında Güncel Gelişmeler

Supraglottik hava yolu araçları alanında sürekli teknolojik gelişmeler yaşanmakta ve yeni nesil cihazlar daha yüksek güvenlik ve performans standartları sunmaktadır.

Teknolojik İlerlemeler

Entegre ısırma bloğu tasarımları ısırma sonucu havayolu obstrüksiyonunu önlemekte, antimikrobiyal kaplama teknolojileri biyofilm oluşumunu azaltmakta ve radyoopak işaretleyiciler radyolojik yerleşim doğrulamasına olanak tanımaktadır. Sürekli manşet basıncı monitörizasyon sistemleri ideal basıncın korunmasını sağlamakta ve mukozal perfüzyon hasarını önlemektedir. Tek kullanımlık cihazların yaygınlaşması çapraz enfeksiyon riskini ortadan kaldırmış ve maliyet etkinliğini artırmıştır.

Klinik Sonuçlar ve Güvenlik Profili

Supraglottik hava yolu araçlarının klinik sonuçları değerlendirildiğinde, rutin anestezi uygulamalarında yerleştirme başarı oranının deneyimli kullanıcılarda yüzde 95-99 arasında olduğu bildirilmektedir. İlk girişimde başarı oranı ikinci nesil cihazlarda birinci nesil cihazlara göre daha yüksektir. Postoperatif boğaz ağrısı insidansı endotrakeal entübasyona kıyasla düşük olmakla birlikte yüz maskesi ventilasyonuna göre yüksektir. Aspirasyon komplikasyonu insidansı elektif cerrahi hastalarında son derece düşük olup ikinci nesil cihazların gastrik drenaj kanalı bu riski daha da azaltmıştır. Laringospazm ve bronkospazm oranları endotrakeal entübasyona göre belirgin şekilde düşüktür. Uzun vadeli takip çalışmaları supraglottik araç kullanımının vokal kord hasarı, trakeal stenoz ve kronik ses değişiklikleri gibi endotrakeal tüp ilişkili komplikasyonlardan arınmış olduğunu göstermektedir. Hemodinamik stabilite açısından supraglottik araçlar endotrakeal entübasyona belirgin üstünlük sağlamakta ve koroner arter hastalığı, serebrovasküler hastalık ve intrakranial patolojileri olan hastalarda avantaj sunmaktadır.

Genişleyen Endikasyon Alanları

  • Kardiyopulmoner resüsitasyon: Uluslararası resüsitasyon kılavuzları supraglottik araçları ileri havayolu yönetiminde birinci seçenek olarak konumlandırmaktadır.
  • Prehospital havayolu yönetimi: Paramedikler ve acil tıp teknisyenleri tarafından sahada kullanım giderek yaygınlaşmaktadır.
  • Uzamış prosedürler: İkinci nesil cihazların güvenlik profili sayesinde daha uzun süreli cerrahilerde kullanım onayı genişlemektedir.
  • Yüksek riskli hastalar: Gastrik drenaj kanalının sağladığı ek güvenlik ile daha geniş hasta popülasyonlarında kullanım değerlendirilmektedir.

Supraglottik Araç Seçim Kriterleri

Klinik pratikte uygun supraglottik aracın seçilmesi cerrahi tip, süre, hastanın aspirasyon riski ve ventilasyon gereksinimleri gibi birden fazla faktörün değerlendirilmesini gerektirmektedir. Aspirasyon riski düşük kısa süreli elektif prosedürlerde birinci nesil cihazlar yeterli olabilirken, uzun süreli cerrahilerde ve laparoskopik prosedürlerde ikinci nesil cihazların gastrik drenaj kanalı ve yüksek sızdırmazlık basıncı avantajları tercih nedenidir. Zor havayolu beklenen hastalarda entübasyon özellikli supraglottik araçlar hem ventilasyon güvencesi hem de entübasyona köprü işlevi sağlamaktadır.

Koru Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon bölümünde uzman hekimlerimiz, supraglottik hava yolu araçlarının tüm tiplerinde kapsamlı deneyime sahip olup her hastanın klinik durumuna ve cerrahi gereksinimlerine uygun optimal hava yolu yönetim stratejisini belirlemektedir. Deneyimli anesteziyoloji ekibimiz, en güncel ikinci nesil supraglottik cihazları kullanarak hem rutin anestezi hem de zor havayolu yönetiminde yüksek güvenlik standartlarını sürdürmektedir.

Uzman Hekimlerimizle Tanışın

Sağlığınız için hemen randevu alın veya bizi arayın.

WhatsApp Online Randevu