Perkütan trakeostomi, yoğun bakım ünitelerinde uzun süreli mekanik ventilasyon ihtiyacı olan hastalarda hava yolu güvencesini sağlamak amacıyla uygulanan minimal invaziv bir cerrahi prosedürdür. Geleneksel açık trakeostomiye kıyasla daha az doku travması, daha düşük komplikasyon oranları ve yatak başında uygulanabilme avantajı sunan perkütan trakeostomi, günümüzde yoğun bakım pratiğinin vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Dünya genelinde yoğun bakım ünitelerinde izlenen hastaların yaklaşık %10-15'ine trakeostomi uygulanmakta olup, bu işlemlerin büyük çoğunluğu perkütan teknikle gerçekleştirilmektedir. Amerikan Yoğun Bakım Derneği verilerine göre perkütan trakeostomiye bağlı ciddi komplikasyon oranı %1-2 düzeyindedir. Bu yazıda perkütan trakeostomi endikasyonları, teknik uygulama aşamaları, komplikasyonlar ve hasta yönetimi kapsamlı biçimde ele alınmaktadır.
Perkütan Trakeostomi Nedir?
Perkütan trakeostomi, boyun ön yüzeyinden trakea lümenine cilt üzerinden küçük bir insizyon ile girilerek gerçekleştirilen bir hava yolu açma prosedürüdür. İlk kez 1985 yılında Ciaglia tarafından tanımlanan perkütan dilatasyon trakeostomi (PDT) tekniği, günümüzde en yaygın kullanılan yöntemdir. Konvansiyonel cerrahi trakeostomiden farklı olarak ameliyathane ortamı gerektirmez ve yoğun bakım ünitesinde yatak başında güvenle uygulanabilir.
Perkütan trakeostomi işlemi, genel anestezi altında veya derin sedasyon eşliğinde yapılır. Bronkoskopi rehberliği ile trakea lümeninin görüntülenmesi, işlemin güvenliğini önemli ölçüde artırır. Seldinger tekniğine dayalı olarak kılavuz tel üzerinden seri dilatatörler veya tek dilatatör kullanılarak trakeostomi kanülü yerleştirilir. İşlem süresi deneyimli ellerde ortalama 10-15 dakika olup, cerrahi trakeostomiye göre belirgin biçimde kısadır.
Endikasyonları ve Zamanlama
Perkütan trakeostomi uygulamasının temel endikasyonları şunlardır:
- Uzamış mekanik ventilasyon: Endotrakeal tüp ile 10-14 günden fazla mekanik ventilasyon desteği gereken hastalarda trakeostomi endikasyonu doğar. Trakeostomi, hasta konforunu artırır, sedasyon ihtiyacını azaltır ve weaning sürecini kolaylaştırır.
- Hava yolu koruma yetersizliği: Nörolojik hastalıklar (inme, spinal kord yaralanması, Guillain-Barré sendromu), bilinç düzeyinin kalıcı olarak bozulduğu durumlar ve yutma fonksiyon bozukluğu olan hastalarda aspirasyon riskini azaltmak amacıyla trakeostomi uygulanır.
- Üst hava yolu obstrüksiyonu: Tümör, travma, enfeksiyon veya anjiyoödem nedeniyle üst hava yollarının tıkandığı durumlarda acil veya elektif trakeostomi gerekebilir.
- Pulmoner tuvalet: Yoğun sekresyonu olan ve etkili öksürük refleksi bulunmayan hastalarda trakeostomi, bronşiyal aspirasyonu kolaylaştırır.
Zamanlama: Erken trakeostomi (7. günden önce) ve geç trakeostomi (14. günden sonra) arasındaki tartışma halen devam etmektedir. TracMan çalışması ve diğer randomize kontrollü çalışmalar, erken trakeostominin mortaliteyi belirgin olarak azaltmadığını göstermiş olmakla birlikte, sedasyon süresinin kısalması, yoğun bakım kalış süresinin azalması ve hasta konforunun iyileşmesi gibi potansiyel avantajlar bildirilmektedir. Güncel kılavuzlar, trakeostomi zamanlamasının hastanın klinik durumuna göre bireyselleştirilmesini önermektedir.
Teknik ve Uygulama Aşamaları
Perkütan trakeostomi işlemi sistematik bir yaklaşım gerektirir:
Hazırlık Aşaması
- Hasta pozisyonlama: Hasta supin pozisyonda yatırılır, omuzlar arasına yastık konularak boyun hiperekstansiyona getirilir. Bu pozisyon trakeanın palpe edilebilirliğini artırır ve çevre vasküler yapılardan uzaklaştırır.
- Ultrason değerlendirmesi: İşlem öncesi boyun ultrasonografisi ile aberrant vasküler yapılar, tiroid istmus pozisyonu ve trakea derinliği değerlendirilir. Ultrason kullanımı, vasküler komplikasyon riskini önemli ölçüde azaltır.
- Ekipman kontrolü: Trakeostomi seti (dilatatörler, kılavuz tel, trakeostomi kanülü), bronkoskop, acil cerrahi seti ve monitorizasyon ekipmanları hazır bulundurulur.
İşlem Aşaması
- Bronkoskopi rehberliği: Fiberoptik bronkoskop endotrakeal tüp içinden ilerletilerek trakea lümeni görüntülenir. Endotrakeal tüp krikoid kıkırdak seviyesine çekilir.
- Cilt insizyonu: 2. ve 3. trakeal halka arasında yaklaşık 1.5-2 cm'lik horizontal veya vertikal cilt insizyonu yapılır.
- Trakea ponksiyonu: Bronkoskopi eşliğinde introducer iğne ile trakea lümeni ponksiyone edilir. Kılavuz tel iğne içinden trakea lümenine ilerletilir.
- Dilatasyon: Ciaglia Blue Rhino tekniğinde tek konik dilatatör, kılavuz tel üzerinden ilerletilerek stoma genişletilir. Griggs tekniğinde modifiye Howard-Kelly forsepsi kullanılır.
- Kanül yerleştirme: Uygun boyutta trakeostomi kanülü dilate edilmiş stomadan trakea lümenine yerleştirilir. Kanül kafı şişirilir ve ventilasyon sağlanır.
İşlem Sonrası
- Doğrulama: Kapnografi ile trakeal yerleşim doğrulanır. Bilateral akciğer oskültasyonu yapılır. Göğüs röntgeni çekilerek kanül pozisyonu ve olası pnömotoraks değerlendirilir.
- Kanül fiksasyonu: Trakeostomi kanülü boyun bandı ile güvenli biçimde sabitlenerek aksidental dekannülasyon önlenir.
Kontrendikasyonlar
Perkütan trakeostominin mutlak ve göreceli kontrendikasyonları klinik karar sürecinde dikkate alınmalıdır:
Mutlak Kontrendikasyonlar
- Kontrol edilemeyen koagülopati: Ciddi trombositopeni (trombosit sayısı <50.000/µL) veya INR >1.5 olan hastalar yüksek kanama riski taşır.
- İşlem bölgesinde aktif enfeksiyon: Boyun ön yüzeyinde selülit veya apse varlığında perkütan girişim kontrendikedir.
- Pediatrik hastalar: Çocuklarda trakea boyutunun küçüklüğü ve boyun anatomisinin farklılığı nedeniyle perkütan teknik genellikle önerilmez; cerrahi trakeostomi tercih edilir.
Göreceli Kontrendikasyonlar
- Morbid obezite: Boyun kısa ve kalın olan hastalarda anatomik referans noktalarının belirlenmesi güçleşir. Ultrason rehberliği bu hastalarda özellikle önemlidir.
- Boyun anatomisi bozuklukları: Geçirilmiş boyun cerrahisi, radyoterapi, servikal vertebra instabilitesi veya büyük guatr varlığında cerrahi trakeostomi daha güvenli olabilir.
- Yüksek FiO2 ve PEEP ihtiyacı: İşlem sırasında geçici olarak ventilasyonun kesintiye uğraması riski nedeniyle ciddi hipoksemi olan hastalarda dikkatli değerlendirme gerekir.
Komplikasyonlar ve Yönetimi
Perkütan trakeostomi genel olarak güvenli bir prosedür olmakla birlikte, çeşitli komplikasyonlar gelişebilir:
Erken Komplikasyonlar (İlk 7 Gün)
- Kanama: En sık görülen komplikasyondur ve hastaların %2-5'inde bildirilmektedir. Minor kanamalar baskı ile kontrol edilirken, ciddi kanamalar cerrahi eksplorasyon gerektirebilir. Ön jugüler venlerin, tiroid arterlerinin veya nadir olarak arteria innominata'nın yaralanması majör kanamaya neden olabilir.
- Pnömotoraks: İğne girişinin çok derin yapılması veya trakea arka duvarının perfore edilmesi sonucu gelişebilir. İnsidansı %1'in altındadır. Tanı göğüs röntgeni ile konulur; klinik duruma göre gözlem veya göğüs tüpü takılması gerekir.
- Subkutan amfizem: Stoma çevresinde hava birikimi genellikle kendiliğinden rezolüsyon gösterir.
- Posterior trakeal duvar yaralanması: Bronkoskopi rehberliği bu komplikasyonu büyük ölçüde önler.
- Aksidental dekannülasyon: İlk 7 gün içinde kanülün yerinden çıkması acil bir durumdur, çünkü stoma henüz olgunlaşmamıştır ve yeniden kanülasyon güç olabilir.
Geç Komplikasyonlar
- Trakeal stenoz: Kanül kafının trakea mukozasına baskısı sonucu gelişen iskemik hasar, iyileşme döneminde fibrozis ve stenoza yol açabilir. İnsidansı %1-2 olarak bildirilmektedir. Kaf basıncının 20-30 cmH2O arasında tutulması bu riski azaltır.
- Trakeo-özofageal fistül: Nadir ancak ciddi bir komplikasyondur. Kanül kafının trakea arka duvarına kronik basısı sonucu gelişir.
- Stoma enfeksiyonu: Düzenli stoma bakımı ve antiseptik pansuman ile önlenebilir.
- Granülasyon dokusu: Stoma çevresinde veya trakea lümeninde aşırı granülasyon dokusu gelişimi hava yolu obstrüksiyonuna neden olabilir.
Perkütan ve Cerrahi Trakeostomi Karşılaştırması
Her iki tekniğin avantaj ve dezavantajlarının bilinmesi, uygun yöntem seçiminde rehberlik eder:
- İşlem süresi: Perkütan trakeostomi ortalama 10-15 dakikada tamamlanırken, cerrahi trakeostomi 20-45 dakika sürebilir.
- İşlem yeri: Perkütan teknik yatak başında uygulanabilir; cerrahi trakeostomi genellikle ameliyathane koşulları gerektirir.
- Kozmetik sonuç: Perkütan yöntemde insizyon daha küçük olduğundan dekannülasyon sonrası skar minimal düzeydedir.
- Enfeksiyon oranı: Meta-analizler perkütan trakeostomide stoma enfeksiyonu oranının cerrahi yönteme göre anlamlı ölçüde düşük olduğunu göstermiştir.
- Kanama riski: Her iki yöntemde benzer oranlarda bildirilmekle birlikte, perkütan yöntemde perioperatif kanama miktarı daha az bulunmuştur.
- Trakeal stenoz: Uzun dönem takip çalışmalarında her iki yöntem arasında trakeal stenoz insidansı açısından belirgin fark saptanmamıştır.
Cochrane sistematik derlemesi, perkütan trakeostominin cerrahi yönteme göre yara enfeksiyonu ve kozmetik sonuç açısından üstün olduğunu, mortalite ve diğer ciddi komplikasyonlar açısından ise iki yöntem arasında anlamlı fark bulunmadığını bildirmektedir.
Bronkoskopi Rehberliğinin Önemi
Bronkoskopi rehberliği, perkütan trakeostomi sırasında gerçek zamanlı görüntüleme sağlayarak işlem güvenliğini önemli ölçüde artırır:
- Doğru ponksiyon noktası: Trakea lümeninin transillüminasyon ile görüntülenmesi, iğne girişinin doğru konumda yapılmasını sağlar.
- Posterior duvar korunması: Dilatasyon ve kanül yerleştirme sırasında trakea arka duvarının izlenmesi, özofagus yaralanmasını önler.
- Endotrakeal tüp yönetimi: Tüpün uygun seviyeye çekilmesi ve işlem sırasında hava yolu güvencesinin sürdürülmesi bronkoskop ile kontrol edilir.
- Komplikasyonların erken tespiti: İntratrakeal kanama, yanlış pasaj veya mukozal hasar gibi komplikasyonlar anında tespit edilerek müdahale edilir.
Güncel kanıtlar, bronkoskopi rehberliğinin perkütan trakeostomide ciddi komplikasyon oranını %50'ye kadar azalttığını göstermektedir. Bu nedenle, bronkoskopi eşliğinde perkütan trakeostomi standart uygulama olarak kabul edilmektedir.
Trakeostomi Bakımı ve Hemşirelik Yönetimi
Trakeostomi sonrası bakım, komplikasyonların önlenmesi ve hasta güvenliğinin sağlanması açısından kritik öneme sahiptir:
- Kaf basıncı kontrolü: Trakeostomi kanülü kafının basıncı düzenli aralıklarla (her 8-12 saatte) manometre ile ölçülmeli ve 20-30 cmH2O arasında tutulmalıdır. Yüksek kaf basıncı trakeal mukoza iskemisine, düşük basınç ise aspirasyona neden olabilir.
- Trakeal aspirasyon: Steril teknikle uygun boyutta aspirasyon kateteri kullanılarak trakeal sekresyonlar temizlenir. Aspirasyon süresi 10-15 saniyeyi geçmemelidir. Rutin aspirasyon yerine klinik ihtiyaca göre aspirasyon önerilmektedir.
- Stoma bakımı: Stoma çevresi günde en az iki kez steril serum fizyolojik ile temizlenmeli ve kuru gazlı bez ile pansuman yapılmalıdır. Nem birikimi enfeksiyon riskini artırır.
- Kanül değişimi: İlk kanül değişimi genellikle 7-10. günde yapılır. Bu süreçte stoma trakt olgunlaşmış olur ve rekanülasyon güvenli hale gelir.
- Nemlendirme: Trakeostomili hastalarda üst hava yollarının doğal nemlendirme fonksiyonu bypass edildiğinden, yapay nemlendirme (HME filtre veya aktif nemlendirici) sağlanmalıdır. Yetersiz nemlendirme sekresyonların koyulaşmasına ve mukus tıkacı oluşumuna yol açar.
- Acil ekipman: Yatak başında her zaman yedek trakeostomi kanülü (aynı ve bir numara küçük boy), trakeal dilatatör, aspirasyon sistemi ve ambu balon-valf-maske bulundurulmalıdır.
Dekannülasyon Süreci
Dekannülasyon, trakeostomi kanülünün çıkarılması sürecidir ve hastanın rehabilitasyonunda önemli bir aşamadır:
- Değerlendirme kriterleri: Trakeostomi endikasyonunun ortadan kalkması, yeterli öksürük refleksi, etkili sekresyon yönetimi, hava yolu açıklığının korunması ve aspirasyon riskinin düşük olması dekannülasyon için temel kriterlerdir.
- Kademelı azaltma: Kanül boyutu kademeli olarak küçültülür. Kafsız kanüle geçiş yapılır. Konuşma valfı (Passy-Muir) uygulanarak üst hava yolundan ekspirasyonun sağlanması test edilir.
- Tıkama denemeleri: Kanül lümeni tıkanarak hastanın kanül çevresinden solunum yapabilmesi değerlendirilir. 24-48 saat boyunca tıkama toleransı gösteren hastalarda dekannülasyon güvenle yapılabilir.
- Stoma kapanması: Kanül çıkarıldıktan sonra stoma steril pansuman ile kapatılır. Çoğu hastada stoma 5-7 gün içinde kendiliğinden kapanır. Kalıcı stoma açıklığı durumunda cerrahi kapatma gerekebilir.
Özel Hasta Gruplarında Perkütan Trakeostomi
Bazı hasta gruplarında perkütan trakeostomi uygulaması özel dikkat gerektirir:
- Obez hastalar: Boyun anatomisinin belirlenmesinde güçlük yaşanır. Ultrason rehberliği mutlaka kullanılmalıdır. Daha uzun trakeostomi kanülleri gerekebilir. Ciltten trakeaya mesafe artmış olduğundan dilatasyon aşaması daha dikkatli yapılmalıdır.
- Koagülopati olan hastalar: İşlem öncesi koagülasyon parametrelerinin düzeltilmesi önemlidir. Trombosit sayısının >50.000/µL ve INR'nin <1.5 olması hedeflenir. Antikoagülan ilaçlar mümkünse işlem öncesi kesilir veya dozları ayarlanır.
- Servikal vertebra hastalıkları: Boyun hiperekstansiyonunun kontrendike olduğu durumlarda (servikal kırık, ankilozan spondilit) nötral pozisyonda ultrason ve bronkoskopi rehberliğinde işlem yapılabilir.
- COVID-19 hastaları: Pandemi sürecinde perkütan trakeostomi, aerosol oluşturma potansiyeli nedeniyle özel enfeksiyon kontrol önlemleri altında uygulanmıştır. Negatif basınçlı oda, tam koruyucu ekipman ve modifiye teknikler önerilmiştir.
- Onkolojik hastalar: Baş-boyun bölgesi tümörlerinde veya servikal radyoterapi sonrasında değişmiş anatomi, doku fibrozisi ve vaskülarite artışı nedeniyle cerrahi trakeostomi tercih edilebilir.
Güncel Gelişmeler ve Kanıta Dayalı Yaklaşım
Perkütan trakeostomi alanındaki güncel gelişmeler şunlardır:
- Ultrason rehberliğinde perkütan trakeostomi: Real-time ultrasonografi kullanımı, pretrakeal vasküler yapıların haritalanması ve iğne girişinin görüntülenmesi ile işlem güvenliğini artırmaktadır. Bazı merkezlerde bronkoskopiye alternatif veya tamamlayıcı olarak kullanılmaktadır.
- Ciaglia Blue Dolphin tekniği: Balon dilatasyon yöntemi kullanılarak daha kontrollü stoma genişletmesi sağlanır. Posterior duvar yaralanma riski azaltılmıştır.
- 3D baskı ile kişiselleştirilmiş kanüller: Zor anatomiye sahip hastalarda bireyselleştirilmiş trakeostomi kanülü üretimi araştırma aşamasındadır.
- Tele-tıp uygulamaları: Uzaktan bronkoskopi rehberliği ve uzman danışmanlığı ile kırsal bölgelerdeki hastanelerde güvenli perkütan trakeostomi uygulanması mümkün hale gelmektedir.
- Erken vs geç trakeostomi: SETPOINT2 çalışması ve diğer güncel randomize kontrollü çalışmalar, trakeostomi zamanlamasının bireyselleştirilmesini ve erken dönemde mekanik ventilasyondan ayrılma potansiyelinin değerlendirilmesini önermektedir.
Eğitim ve Kalite Güvence
Perkütan trakeostomi uygulamasının güvenli biçimde gerçekleştirilmesi, yapılandırılmış eğitim ve kalite güvence süreçlerini gerektirir:
- Öğrenme eğrisi: Perkütan trakeostomide yeterlilik için en az 10-15 prosedürün deneyimli bir hekim gözetiminde gerçekleştirilmesi önerilmektedir. Simülasyon eğitimi ve kadavra çalışmaları, klinik öncesi beceri gelişiminde değerlidir.
- Protokol standardizasyonu: Kurumsal prosedür protokollerinin oluşturulması, kontrol listeleri ve zaman aşımı (time-out) uygulamaları, prosedürel hataları ve komplikasyonları azaltır.
- Komplikasyon takibi: Her perkütan trakeostomi işleminin sonuçları ve komplikasyonları prospektif olarak kaydedilmeli ve periyodik olarak analiz edilmelidir. Komplikasyon oranlarının ulusal ve uluslararası standartlarla karşılaştırılması, kalite iyileştirme sürecinin temelidir.
- Multidisipliner yaklaşım: Yoğun bakım uzmanı, anesteziyolog, kulak burun boğaz uzmanı ve hemşirelik ekibinin işbirliği, prosedür güvenliğini ve hasta sonuçlarını iyileştirir. Komplike olgularda multidisipliner karar verme süreci uygulanmalıdır.
Perkütan trakeostomi, yoğun bakım ünitelerinde hava yolu yönetiminin temel bir bileşeni olarak klinik pratikte önemini korumaktadır. Doğru endikasyon, uygun teknik seçimi, bronkoskopi ve/veya ultrason rehberliği ile komplikasyon oranları minimize edilebilir. Multidisipliner ekip yaklaşımı ile trakeostomi bakımı ve dekannülasyon sürecinin yönetimi, hasta sonuçlarını iyileştirmede belirleyici rol oynamaktadır.
Koru Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon bölümünde uzman hekimlerimiz, bu alandaki en güncel tanı ve tedavi yöntemlerini uygulayarak hastalarımıza kapsamlı sağlık hizmeti sunmaktadır. Detaylı bilgi ve randevu için bizimle iletişime geçebilirsiniz.













