Penetran travma, vücut yüzeyini geçerek doku ve organlara nüfuz eden yaralanmaları kapsayan ve modern acil tıp pratiğinde yüksek mortaliteye sahip yaralanmalardan biri olarak kabul edilen önemli bir travma kategorisidir. Künt travmalardan farklı olarak penetran travmalar belirli bir cisim ile vücut bütünlüğünün delinmesi sonucu meydana gelir; ateşli silah yaralanmaları, kesici-delici alet yaralanmaları, şarapnel yaralanmaları, endüstriyel kazalar bu grubun başlıca temsilcileridir. Türkiye'de yıllık penetran travma vakalarının yaklaşık yirmi bin civarında olduğu, bu vakaların yaklaşık dört binin ateşli silah yaralanması, on bin civarının kesici-delici alet yaralanması olduğu kayıt altına alınmaktadır. Acil servis travma vakalarının yaklaşık yüzde on beşi penetran kökenlidir ve mortalite oranları künt travmalara kıyasla belirgin biçimde yüksektir.
Penetran travmaların yönetiminde son yıllarda damage control resüsitasyonu, hipotansif resüsitasyon, masif transfüzyon protokolleri, traneksamik asit erken kullanımı, hibrit ameliyathane kullanımı ve REBOA (resüssitatif endovasküler balon oklüzyonu) gibi yeni yaklaşımlar mortalite oranlarını belirgin biçimde azaltmıştır. Hastane öncesi bakımın kalitesi, transport süresinin kısa tutulması, deneyimli travma ekibinin organizasyonu sonucu önemli ölçüde etkilemektedir. Türkiye'de "altın saat" kavramı çerçevesinde travma sistemlerinin geliştirilmesi son on yılda hız kazanmıştır.
Penetran travmaların değerlendirilmesinde yaralanma mekanizması, kullanılan silah, mesafe, giriş ve çıkış yaraları, hastanın hemodinamik durumu, yaralanma bölgesi ve eşlik eden travmalar dikkate alınmalıdır. Ateşli silah yaralanmalarında merminin kinetik enerjisi, dönme hızı, yumuşak doku içindeki tekleşmesi ve geçici kavite oluşumu yaralanma şiddetini belirleyen faktörlerdir. Kesici-delici alet yaralanmalarında ise aletin uzunluğu, açısı ve giriş yeri yaralanma derinliğini ve etkilenen organları belirler. Bu yazıda penetran travmaların etiyolojisi, patofizyolojisi, klinik prezentasyonu, tanı yaklaşımları, modern tedavi protokolleri ve dikkat edilmesi gereken hususlar ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır.
Penetran Travma Nedir?
Penetran travma, sivri uçlu, kesici, delici veya yüksek hızlı bir cismin vücut yüzeyini delerek altta yatan dokulara, organlara, damarlara ve sinirlere ulaşması sonucu oluşan yaralanma türüdür. Uluslararası Hastalık Sınıflaması içinde S26-S39, T07, W25-W29, X72-X95 kodları altında çeşitli alt başlıklarda sınıflandırılır. Yaralanma mekanizmalarına göre düşük hızlı (kesici-delici aletler, oklar), yüksek hızlı (silah mermileri, şarapnel) ve patlayıcı kaynaklı yaralanmalar olmak üzere üç ana grup oluşturur.
Patofizyolojik açıdan penetran yaralanmalarda doku hasarı üç temel mekanizma üzerinden gelişir: doğrudan doku yaralanması, geçici kavite (yüksek hızlı yaralanmalarda), kalıcı kavite. Düşük hızlı yaralanmalarda hasar genellikle aletin geçtiği yola sınırlıdır ve doku yırtılması ile basit lokal hasar oluşur. Yüksek hızlı yaralanmalarda merminin yarattığı geçici kavitasyon yaralanma yolundan oldukça uzaklara kadar yayılan doku hasarına yol açabilir; bu özellikle solid organlar (karaciğer, dalak, böbrek, beyin) için ciddi önem taşır.
Patofizyolojik süreçte vasküler yaralanmalar masif kanamaya, organ yaralanmaları organ yetmezliklerine, sinir yaralanmaları nörolojik defisitlere yol açar. İçi boşluklu organ yaralanmalarında (mide, ince bağırsak, kolon, mesane) içerik dökülmesi peritonit ve sepsis gelişimine neden olur. Ekstremite yaralanmalarında damar ve sinir hasarları, tendon yırtılmaları ve kompartman sendromu önemli komplikasyonlardır. Travmatik beyin yaralanmasında kafa içi basınç artışı, beyin sapı herniasyonu, sekonder beyin hasarı gelişebilir. Toraksta tansiyon pnömotoraks, kalp tamponadı, masif hemotoraks hayatı tehdit edici durumlardır.
Penetran Travmanın Nedenleri
Penetran travmaların nedenleri ülkenin sosyoekonomik koşullarına, şiddet kültürüne, silah edinim kolaylığına, savaş veya çatışma durumuna göre belirgin farklılıklar gösterir. Türkiye'de barışçıl koşullarda kişilerarası şiddet, intihar girişimleri, kazalar ve iş kazaları ön plandadır.
- Ateşli silah yaralanmaları: Kişilerarası şiddet, intihar girişimleri, kazara ateşlenmeler, av kazaları, askeri çatışmalar
- Kesici-delici alet yaralanmaları: Bıçak, makas, sustalı çakı, kırık cam parçaları, baltalar, tornavida, çiviler ile saldırı veya kazalar
- Patlayıcı kaynaklı şarapnel yaralanmaları: Terör eylemleri, askeri operasyonlar, endüstriyel patlamalar, kazara mühimmat patlamaları
- Endüstriyel ve iş kazaları: Metal parçaları, presler, demir çubuklar, makine aksamı, çiviler, ahşap parçaları
- Trafik kazalarına bağlı penetran yaralanmalar: Cam parçaları, metal aksam, deformasyona bağlı parçalar
- Hayvan saldırıları: Köpek ısırması, vahşi hayvan saldırısı (boynuz, diş yaralanmaları), boğa saldırıları
- Spor yaralanmaları: Okçuluk, dart, eskrim kazaları
- Kazara delici travmalar: Düşme sonrası sivri cisme saplanma, marangoz aletleri, mutfak kazaları
Pediatrik popülasyonda penetran travmalar erişkinlerden farklı bir spektrum gösterir. Çocuklarda kazara penetran yaralanmalar (cam parçaları, makine kazaları, ev kazaları) ön plandadır. Adolesan yaş grubunda ise kişilerarası şiddet ve intihar girişimleri sıklığı artar. Yaşlı popülasyonda ise düşmeler sırasında karşılaşılan keskin nesneler, kazalar ve nadiren intihar girişimleri görülür. Erkek cinsiyet penetran travmalar açısından on kat daha fazla risk altındadır.
Coğrafi farklılıklar da önemlidir. Çatışma bölgelerinde ve sınır illerinde mayın, bombalı saldırı ve şarapnel yaralanmaları daha sık görülürken, büyük şehirlerde kişilerarası şiddet ve intihar girişimleri öne çıkar. Endüstri bölgelerinde iş kazalarına bağlı yaralanmalar daha fazladır. Türkiye'de son yıllarda terörle mücadele kapsamında patlayıcı kaynaklı yaralanmalar artmıştır; bu vakalar genellikle çoklu organ tutulumu ve yüksek mortalite ile karakterizedir.
Penetran Travmanın Klinik Bulguları
Penetran travmaların klinik bulguları yaralanma bölgesine, etkilenen organlara ve hemodinamik duruma göre belirgin farklılıklar gösterir. Genel olarak cilt yarası, kanama, ağrı, organ disfonksiyonuna bağlı semptomlar ve şok bulguları gözlemlenir.
- Lokal bulgular: Açık yara, giriş ve çıkış delikleri, aktif kanama, ekimoz, hematom, doku ödemi, yabancı cisim varlığı, krepitasyon (subkütan amfizem)
- Hemodinamik bulgular: Hipotansiyon, taşikardi, soğuk-soluk-nemli cilt, kapiller dolum süresinde uzama, mental durum değişikliği, hipovolemik şok bulguları
- Toraks penetran travmasında: Solunum güçlüğü, takipne, hemoptizi, asimetrik göğüs hareketi, akciğer seslerinde azalma veya kayıp, perküsyonda hiperrezonans (pnömotoraks) veya matlık (hemotoraks), boyun venlerinde dolgunluk, distandülmüş kalp sesleri
- Abdominal penetran travmasında: Karın ağrısı, hassasiyet, kas defansı, peritonit bulguları, eviserasyon (organ dışarı çıkması), sekestre kanama bulguları
- Pelvik penetran travmasında: Pelvis ağrısı, hareketle artan ağrı, hematüri, rektal kanama, üretral kanama, perineal ekimoz
- Ekstremite penetran travmasında: Ağrı, deformite, eklem hareketinde kısıtlılık, sinir hasarı bulguları (uyuşma, parestezi, motor güç kaybı), nabız yokluğu veya zayıflığı, soğuk ekstremite, kompartman sendromu
- Kafa-boyun penetran travmasında: Bilinç değişikliği, fokal nörolojik defisit, kraniyal sinir bulguları, ses kısıklığı, dispnesi, hava yolu obstrüksiyonu, vasküler yaralanma bulguları
Hemodinamik instabilite penetran travmalarda hızla gelişebilir. Birkaç dakika önce stabil olan bir hasta, ilerleyen kanama veya tansiyon pnömotoraks gibi nedenlerle aniden dekompanse olabilir. Bu nedenle penetran travmalı her hasta sürekli izlem altında tutulmalıdır. Bazı yaralanmalar başlangıçta sessiz seyredebilir; özellikle retroperitoneal yaralanmalar, diyafragma yırtıkları, bağırsak perforasyonları saatler sonra belirti verebilir. Yüzeyel görünen yaralarda dahi alttaki organ yaralanmaları olabileceği akılda tutulmalıdır.
Çocuklarda penetran travmaların klinik bulguları yetişkinlerden farklı olabilir. Çocukların kompansatuvar mekanizmaları daha güçlü olduğundan hipotansiyon geç bir bulgudur; bu nedenle yetişkinlerden farklı olarak hemodinamik bozulma ileri evrede görülebilir. Çocuklarda kanama miktarının daha küçük olmasına rağmen göreceli olarak büyük etki yaratabileceği unutulmamalıdır. Yaşlı hastalarda ise kalp ve damar sistemindeki rezerv azlığı nedeniyle kompansasyon yetersiz olabilir; ayrıca antikoagülan kullanımı kanamayı belirgin şekilde artırabilir.
Penetran Travmada Tanı
Penetran travma değerlendirmesi İleri Travma Yaşam Desteği (ATLS) protokolüne göre sistematik biçimde yapılır. Birincil bakı (primary survey) ABCDE yaklaşımı ile yapılır: hava yolu ve servikal stabilizasyon, solunum, dolaşım, nörolojik durum ve maruziyet. İkincil bakıda (secondary survey) baştan ayağa muayene yapılır, tüm yaralar ve giriş-çıkış delikleri sayılır ve haritalanır. Anamnez "AMPLE" ile alınır: alerji, ilaçlar, geçmiş hastalıklar, son yemek, olay öyküsü.
Laboratuvar tetkikleri arasında tam kan sayımı, kan grubu ve cross-match (en az dört ünite eritrosit hazır), biyokimya paneli, koagülasyon testleri (PT, aPTT, INR, fibrinojen), arteriyel kan gazı, laktat, troponin (toraks travmasında), idrar tetkiki, beta-hCG (doğurganlık çağındaki kadınlarda) rutin olarak istenir. Hemoglobin değeri başlangıçta normal görünebilir; akut kanamada hemokonsantrasyon nedeniyle hematokrit yanıltıcı olabilir. Laktat düzeyi şokun şiddetini ve doku perfüzyonunu yansıtır; dört milimol litrenin üzerindeki değerler agresif resüsitasyon gerektirir.
Görüntüleme yöntemleri penetran travmada vazgeçilmezdir. Yatak başı ultrasonografi (FAST: Focused Assessment with Sonography for Trauma) intraperitoneal sıvı, perikardiyal efüzyon, plevral efüzyon ve pnömotoraks varlığını hızla değerlendirir. eFAST protokolü pulmoner kayma değerlendirmesini de kapsar. Direkt grafiler (akciğer, pelvis, ekstremite) ilk değerlendirmede önemlidir. Bilgisayarlı tomografi (BT) hemodinamik olarak stabil hastalarda altın standarttır; özellikle çoklu travma değerlendirmesi için pan-CT (kafa, boyun, toraks, abdomen, pelvis) protokolü kullanılır. BT anjiyografi vasküler yaralanmaların değerlendirilmesinde, intervansiyonel anjiyografi tedavi amaçlı kullanılır.
Hemodinamik olarak unstable hastalar BT için bekletilmemeli, doğrudan ameliyathaneye veya hibrit operasyon odasına alınmalıdır. Penetran toraks yaralanmalarında EKG ve ekokardiyografi kalp tamponadı, miyokard kontüzyonu ve aort yaralanması açısından değerlidir. Endoskopik incelemeler (özofagoskopi, bronkoskopi) seçilmiş vakalarda kullanılır. Lokal yara eksplorasyonu özellikle abdominal yaralanmalarda peritonal penetrasyonu değerlendirmek için kullanılabilir; pozitif eksplorasyon laparotomi endikasyonu sağlar.
Ayırıcı Tanı
Penetran travmalarda yaralanma mekanizması tipik olarak belirgin olduğundan ayırıcı tanı diğer travma türlerinden çok eşlik eden tıbbi durumların değerlendirilmesi açısından önemlidir.
- Künt travma birlikteliği: Penetran yaralanmaya eşlik eden künt komponentler atlanabilir; özellikle motorlu taşıt çarpması ile birlikte cam yaralanması durumunda hem künt hem penetran mekanizmalar değerlendirilmelidir.
- Travmaya neden olan tıbbi durumlar: Senkop, nöbet, hipoglisemi, kardiyak aritmi sonucu düşme ile penetran yaralanma gelişebilir.
- Self-inflicted yaralanmalar: İntihar girişimi şüphesinde psikiyatrik değerlendirme şarttır. Tipik bulgular birden fazla paralel kesi (waver kesileri) ve belirli anatomik bölgelerde lokalize olmasıdır.
- Şiddet kaynaklı yaralanmalar: Aile içi şiddet, çocuk istismarı, cinsel saldırı durumlarında adli tıp ve sosyal hizmetler değerlendirmesi gereklidir.
- İatrojenik yaralanmalar: Tıbbi prosedürlere bağlı yaralanmalar (santral kateter, biyopsi, paracentez sonrası komplikasyonlar) ayırıcı tanıda yer alır.
Bunun yanı sıra penetran yaralanma olarak düşünülen bazı durumlar aslında dermatolojik veya enfeksiyöz nedenli olabilir. Pyoderma gangrenosum, ektima gangrenosum, nekrotizan fasiit gibi lezyonlar bazen yanlışlıkla travmatik yara olarak değerlendirilebilir. Anamnez ve klinik seyirin değerlendirilmesi tanıyı koydurur. Ayrıca kompartman sendromu, derin ven trombozu, akut iskemi gibi bulgular bazen travmatik yaralanma ile ilişkili olarak gelişebilir.
Penetran Travma Tedavisi
Penetran travma tedavisi yaralanma bölgesi, hemodinamik durum ve eşlik eden yaralanmalara göre planlanır. Hayatı tehdit eden durumlar (massif kanama, tansiyon pnömotoraks, kardiyak tamponad, hava yolu obstrüksiyonu) anında tedavi edilmelidir. Damage control resüsitasyonu prensiplerine göre permisif hipotansiyon (sistolik basınç doksan milimetre cıva hedefli), hemostatik resüsitasyon (kristaloid yerine kan ürünleri tercihi) ve damage control cerrahisi temel yaklaşımlardır.
Hava Yolu, Solunum ve Dolaşım Yönetimi
Hava yolu açıklığı sağlanır, gerekiyorsa erken endotrakeal entübasyon yapılır. Servikal omurga stabilizasyonu mutlaka korunur. Tansiyon pnömotoraks varlığında acil iğne torakostomisi (ikinci interkostal aralık midklavikular hat) ardından göğüs tüpü takılır. Açık pnömotoraks (sucking chest wound) üç taraflı kapatılır. Hemotoraks için göğüs tüpü drenajı, masif hemotoraks varlığında (bin beş yüz mililitre üzeri başlangıç drenaj veya saatte iki yüz mililitre üzeri devam eden drenaj) acil torakotomi gerekir. Kardiyak tamponadda perikardiyosentez veya acil torakotomi ile perikardiyotomi yapılır.
İki adet on dört veya on altı gauge geniş çaplı periferik damar yolu açılır. Hipotansif resüsitasyon stratejisi uygulanır: ilk seçenek dengeli kristaloid (Ringer laktat, Plazma-Lyte) bir litre hızlı uygulamadır. Kanama belirgin ise kan ürünleri (eritrosit süspansiyonu, taze donmuş plazma, trombosit süspansiyonu) bir bir bir oranında masif transfüzyon protokolü ile verilir. Tranexamik asit bir gram intravenöz yükleme ardından sekiz saatte bir gram infüzyon olarak ilk üç saat içinde uygulandığında mortaliteyi azaltır. Vazopressör ihtiyacında noradrenalin sıfır nokta sıfır beşten sıfır nokta beş mikrogram kilogram başına dakika dozunda kullanılır.
Cerrahi ve Girişimsel Tedavi
Penetran abdominal travmada hemodinamik unstable hastalar acil laparotomi adayıdır. Stabil hastalarda BT ile değerlendirme sonrası selektif non-operatif yönetim uygulanabilir; özellikle solid organ yaralanmalarında (karaciğer, dalak, böbrek) anjiyografik embolizasyon başarılı sonuçlar vermektedir. Sırt yaralanmaları ve yan yaralanmalar (flank) selektif değerlendirme gerektirir; tanjansiyel olabilirler.
Ekstremite penetran yaralanmalarında damar yaralanması şüphesi varsa BT anjiyografi veya konvansiyonel anjiyografi yapılır, gerekirse cerrahi onarım uygulanır. Sinir yaralanmaları primer onarım veya geç dönem rekonstrüksiyon ile yönetilir. Açık yaralarda yara debridmanı, irrigasyon, antibiyotik profilaksisi (sefazolin iki gram intravenöz, kontamine yaralarda piperasilin-tazobaktam dört nokta beş gram), tetanoz aşısı durumu sorgulanır ve gerektiğinde rapel doz ile immünoglobulin yapılır. Crush yaralanmalarında ve uzamış iskemi durumunda kompartman sendromu açısından dikkat edilir, eşik düşük tutularak fasiyotomi yapılır.
Penetran Travmanın Komplikasyonları
Akut komplikasyonlar arasında hemorajik şok, çoklu organ yetmezliği sendromu, akut solunum sıkıntısı sendromu, akut böbrek hasarı, dissemine intravasküler koagülasyon, hipotermi, asidoz ve travmatik koagülopati (ölümcül üçlü) yer alır. Cerrahi sonrası komplikasyonlar arasında yara enfeksiyonu, intraabdominal apse, anastomoz kaçağı, fistüller, ileus, kompartman sendromu (özellikle abdominal kompartman sendromu) sayılabilir. Pulmoner emboli ve derin ven trombozu uzamış immobilizasyon nedeniyle gelişebilir; profilaksi gerekir.
Geç dönem komplikasyonlar arasında kronik ağrı, eklem sertliği, sinir hasarı sekelleri (parestezi, motor defisit), psödoaneurizma, arteriyovenöz fistül, kompleks bölgesel ağrı sendromu, posttravmatik osteoartrit, kemik kaynaması bozuklukları yer alır. Beyinde travmatik yaralanma sonrası epilepsi, kognitif disfonksiyon, kişilik değişiklikleri görülebilir. Posttravmatik stres bozukluğu (PTSB), depresyon, anksiyete ve uyum sorunları psikiyatrik komplikasyonlardır ve uzun süreli destek gerektirir.
Toraks travmasında ampiyem, plevral kalınlaşma, akciğer fistülü; abdominal travmada karın duvarı fıtıkları, adezyonlar, kronik ağrı; ürogenital travmada üriner inkontinans, erektil disfonksiyon, infertilite gibi spesifik komplikasyonlar gelişebilir. Bu komplikasyonlar uzun süreli takip ve gerekirse geç dönem rekonstrüktif cerrahi gerektirebilir.
Korunma ve Önleme
Penetran travmaların önlenmesi toplumsal düzeyde geniş kapsamlı politikalar gerektirir. Silah edinim ve taşımanın yasal düzenlemelerle sıkı kontrol altında tutulması, ev içi silahların güvenli depolanması (kasa, çocuk emniyetli kilit), psikiyatrik bakım gerektiren bireylerin silah edinmesinin önlenmesi temel halk sağlığı önlemleridir. İş kazalarına karşı iş güvenliği eğitimi, koruyucu donanım kullanımı, iş yeri tehlike değerlendirmesi ve eğitim programları yaralanma riskini azaltır.
Çocukların ev içi keskin nesnelerle (mutfak bıçakları, makas, jilet, çiviler) güvenli temas mesafesinde tutulması, oyuncak güvenliği denetimlerinin yapılması önemlidir. Şiddet önleme programları, antibulying eğitimi, çatışma çözme becerileri, alkol ve madde kullanım bozukluklarının tedavisi penetran travma riskini azaltır. Yaralanma izleme sistemleri (Emergency Department Surveillance Systems) yüksek riskli alanların ve dönemlerin belirlenmesinde değerli bilgiler sağlar.
Kişisel düzeyde alınabilecek önlemler arasında riskli mahallelerden kaçınma, alkol etkisinde tartışmalardan uzak durma, mesleki güvenlik prosedürlerine uyum, ilk yardım eğitiminin alınması, "Stop the Bleed" gibi kanama kontrolü kampanyalarına katılım yer alır. Toplum ölçeğinde travma sistemlerinin geliştirilmesi, hastane öncesi bakım kalitesinin artırılması, deneyimli travma merkezleri ile bölgesel iş birliği yaralanmadan ölüme kadar olan zincirin her halkasında önemlidir. Toplum eğitimi ile turnike kullanımı, basıyla kanama kontrolü ve bilinçli ilk yardım uygulamaları yaygınlaştırılmalıdır.
Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?
Aşağıdaki durumların varlığında zaman kaybetmeden 112 acil çağrı hattı aranmalı ve hızla bir travma merkezine başvurulmalıdır:
- Ateşli silah ile yaralanma (her durumda)
- Kesici-delici alet ile boyun, göğüs, karın, sırt, kasık veya pelvis yaralanması
- Açık kafa yaralanması, yabancı cisim ile yaralanma
- Kontrol edilemeyen kanama
- Solunum güçlüğü, göğüs ağrısı, hemoptizi
- Karın ağrısı, hassasiyet, organ dışarı çıkması
- Bilinç değişikliği, baş dönmesi, halsizlik
- Soğuk ekstremite, nabız zayıflığı, parestezi, motor güç kaybı
- Cilde sallı veya kazara saplanmış yabancı cisim (asla çekilmemeli, sabitlenmeli)
- Hayvan ısırığı veya saldırısı sonrası penetran yaralanma
- İş kazasında metal parçaları veya makine aksamı ile yaralanma
Penetran yaralanmalarda kazara saplanan yabancı cisimler (bıçak, demir parçası, ok, çivi) kesinlikle çekilmemeli, hareketsiz halde sabitlenerek hastaneye götürülmelidir; çünkü cisim damarsal yapıyı tıkıyor olabilir ve çıkarılması masif kanamaya yol açabilir. Kanama varsa direkt bası uygulanır, gerekirse turnike kullanılır. Yaralı sırtüstü yatırılmalı, şok pozisyonu (ayaklar yukarı) verilmelidir. Hasta ısı kaybından korunmalı, ağız yoluyla bir şey verilmemelidir. Bilinç durumu, solunum ve nabız sürekli izlenmelidir.
Koru Hastanesi Acil Servis bölümünde uzman hekimlerimiz penetran travmalar dahil tüm ciddi travma vakalarına yedi gün yirmi dört saat hızlı, etkin ve organize biçimde müdahale edebilecek donanım, eğitim ve klinik deneyime sahiptir. Tam kapsamlı travma değerlendirme protokolleri, yatak başı ultrasonografi, çok kesitli bilgisayarlı tomografi, anjiyografi laboratuvarı, kan bankası altyapısı, modern ameliyathaneler, hibrit operasyon odası ve yoğun bakım üniteleri ile donatılmış hastanemiz politravma hastalarına multidisipliner yaklaşım sunmaktadır. Acil tıp uzmanları, genel cerrahi, göğüs cerrahisi, kalp ve damar cerrahisi, ortopedi, beyin cerrahisi, anesteziyoloji, plastik cerrahi, üroloji ekipleri eş zamanlı çalışarak yaşam kurtaran tedaviyi gecikmesiz uygulamaktadır. Penetran travma şüphesi olan bir yakınınız olduğunda en kısa zamanda Koru Hastanesi Acil Servisi'ne ulaştırılması, sağ kalım ve fonksiyonel iyileşme açısından kritik önem taşımaktadır.



