Ağız ve Diş Sağlığı

Kronlanmış Dişte Ağrı: Acil Müdahale, Risk Faktörleri ve Korunma Yolları

Kronlanmış dişte ağrının nedenlerini, tanı adımlarını ve uygun tedavi yöntemlerini Koru Hastanesi uzman diş hekimleri ekibimizle kapsamlı olarak ele alıyoruz.

Kronlanmış (kuronlu) dişlerde ağrı, diş hekimliği pratiğinde sıklıkla karşılaşılan ve hastaları ciddi anlamda endişelendiren bir durumdur. Dental kron uygulaması, hasarlı veya zayıflamış bir dişi korumak ve fonksiyonunu yeniden kazandırmak amacıyla gerçekleştirilen protetik bir tedavidir. Ancak kron altında kalan doğal diş dokusu çeşitli nedenlerle ağrı kaynağı olabilmektedir. Epidemiyolojik veriler, kron restorasyonu yapılan dişlerin %5-15 oranında tedavi sonrası ağrı problemi geliştirdiğini ortaya koymaktadır.

Dünya genelinde her yıl milyonlarca kron restorasyonu uygulanmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri'nde yılda yaklaşık 15 milyon kron ve köprü işlemi gerçekleştirilmektedir. Türkiye'de ise protetik tedavi uygulamalarının yıllık artış oranı %8-12 arasında seyretmektedir. Bu denli yaygın bir tedavide ağrı komplikasyonunun anlaşılması ve yönetilmesi büyük önem taşımaktadır. Yapılan meta-analizlere göre, kron restorasyonu sonrasında ilk 5 yıl içinde endodontik tedavi gereksinimi %3-8 oranındadır. Bu oran, vital dişlerde non-vital dişlere kıyasla daha yüksektir.

Kronlanmış dişte ağrı, akut veya kronik seyir gösterebilmekte; hafif rahatsızlıktan dayanılmaz düzeye kadar değişen bir şiddet yelpazesinde ortaya çıkabilmektedir. Ağrının zamanlaması da önemli bir parametredir: kron yerleştirildikten hemen sonra başlayan ağrı ile yıllar sonra ortaya çıkan ağrı, farklı etiyolojik nedenlere işaret etmektedir.

Kronlanmış Dişte Ağrının Tanımı ve Patofizyolojisi

Kronlanmış dişte ağrı, üzerine protetik kron yerleştirilmiş bir dişten kaynaklanan veya kron-diş birleşim bölgesiyle ilişkili ağrı olarak tanımlanmaktadır. Bu ağrının patofizyolojisini anlamak için kron restorasyonunun yapısal özelliklerini ve diş dokusuyla etkileşimini bilmek gerekmektedir.

Kron preparasyonu sırasında diş yapısının önemli bir bölümü uzaklaştırılmaktadır. Standart bir tam kron preparasyonunda dişin %60-70'i kadar sert doku kaybı meydana gelmektedir. Bu süreçte dentin tübüllerinin açığa çıkması, pulpaya doğru termal ve mekanik iletimin artmasına neden olmaktadır. Her milimetrekare dentinde yaklaşık 15.000-45.000 dentin tübülü bulunmakta ve bu tübüller pulpa ile doğrudan bağlantılıdır.

Kron preparasyonu sırasında oluşan ısı, vibrasyon ve kimyasal irritanlar, pulpa dokusunda enflamatuar yanıt başlatabilmektedir. Preparasyon derinliği arttıkça dentin kalınlığı azalmakta ve pulpanın dış etkilere karşı koruma bariyeri zayıflamaktadır. Kalan dentin kalınlığının 0.5 mm'nin altına düşmesi, pulpal irritasyon riskini belirgin şekilde artırmaktadır. Bu durum, reversibl veya irreversibl pulpitis gelişimine zemin hazırlamaktadır.

Kron-diş ara yüzündeki marjinal uyumsuzluk, mikrosızıntıya yol açarak bakteriyel penetrasyonu kolaylaştırmaktadır. Çalışmalar, marjinal açıklığın 120 mikrometre'yi aştığı durumlarda sekonder çürük riskinin önemli ölçüde arttığını göstermektedir. Siman çözünmesi de zaman içinde marjinal bütünlüğü bozarak benzer bir mekanizmayı tetiklemektedir.

Kronlanmış Dişte Ağrının Nedenleri

Kronlanmış dişte ağrının altında çok sayıda etiyolojik faktör bulunabilmektedir. Bu nedenlerin sistematik olarak değerlendirilmesi, doğru tedavi stratejisinin belirlenmesi açısından vazgeçilmezdir.

Sekonder (İkincil) Çürük

Kron kenarlarında gelişen sekonder çürük, kronlanmış dişte ağrının en yaygın nedenlerinden biridir. Kron marjinindeki mikrosızıntı veya siman çözünmesi sonucu bakteriler kron altına penetre olmaktadır. Araştırmalara göre kron restorasyonlarının %15-20'sinde 10 yıl içinde sekonder çürük gelişmektedir. Bu çürük genellikle radyografik olarak geç dönemde fark edilmekte ve tanı konulduğunda çoğunlukla pulpa tutulumu meydana gelmiş olmaktadır.

Pulpitis (Pulpa İltihabı)

Kron preparasyonu sırasında pulpaya yakın kesilmesi, aşırı ısı üretimi veya kimyasal irritasyon sonucu pulpitis gelişebilmektedir. Preparasyon sonrası erken dönemde ortaya çıkan reversibl pulpitis genellikle kendiliğinden düzelmektedir; ancak irreversibl pulpitise ilerlerse kanal tedavisi kaçınılmaz olmaktadır. Vital dişlere uygulanan kron restorasyonlarında ilk yıl içinde pulpitis gelişme oranı %2-6 arasındadır.

Kron Altında Kırık veya Çatlak

Kron altındaki doğal diş yapısında oluşan kırık veya çatlaklar, şiddetli ağrıya neden olabilmektedir. Özellikle bruksizm hastalarında ve geniş restorasyon yapılmış dişlerde bu risk artmaktadır. Vertikal kök kırığı, kron altında oluşabilecek en ciddi durumlardan biridir ve genellikle dişin çekimini gerektirmektedir. Kron altındaki kırıkların tanısı oldukça güçtür ve çoğu zaman CBCT görüntüleme gerektirir.

Oklüzal Uyumsuzluk (Yüksek Temas)

Kron yerleştirildikten sonra oklüzyonun doğru ayarlanmaması, aşırı kuvvet birikimine ve periodontal ligament irritasyonuna yol açmaktadır. Hasta genellikle ısırma sırasında belirgin ağrı hissetmektedir. Oklüzal yükseklik 50 mikrometre kadar küçük bir farklılıkta bile semptomatik olabilmektedir. Bu durum genellikle basit bir oklüzal düzeltme ile çözülebilmektedir.

Siman Yıkanması ve Retansiyon Kaybı

Kronun dişe tutunmasını sağlayan simanın zamanla çözünmesi veya mekanik olarak yıkanması, mikrosızıntıya ve ardından enfeksiyona zemin hazırlamaktadır. Konvansiyonel simanların ortalama 5-7 yıllık bir ömrü bulunurken, rezin simanlar daha uzun süreli marjinal bütünlük sağlamaktadır. Siman kaybı durumunda kron altına salivanın ve bakterilerin girişi, hem çürük hem de pulpal enfeksiyon riskini artırmaktadır.

Periodontal Sorunlar

Kron marjininin dişeti altına (subgingival) yerleştirildiği durumlarda, dişeti irritasyonu ve periodontal cep oluşumu gelişebilmektedir. Kron kenarının biyolojik genişliği ihlal etmesi durumunda kronik enflamasyon ve kemik kaybı meydana gelmektedir. Biyolojik genişlik normalde 2.04 mm olup, bu mesafenin korunmaması durumunda kalıcı dişeti problemleri ortaya çıkmaktadır.

Kanal Tedavili Dişte Yeniden Enfeksiyon

Daha önce kanal tedavisi yapılmış ve üzerine kron yerleştirilmiş dişlerde, yetersiz kanal tedavisi veya koronal sızıntı nedeniyle yeniden enfeksiyon gelişebilmektedir. Kanal tedavili dişlerde kron başarı oranı %90-95 olmakla birlikte, kalan %5-10'luk olguda yeniden tedavi gereksinimi doğmaktadır.

Galvanik Reaksiyon

Ağızda farklı metal alaşımlardan yapılmış restorasyonlar bulunduğunda, saliva aracılığıyla elektrokimyasal bir akım oluşabilmektedir. Bu galvanik akım, elektrik çarpması benzeri ani ağrılara neden olabilmektedir. Altın kron ile amalgam dolgu arasındaki temas, galvanik reaksiyonun klasik örneğidir.

Kronlanmış Dişte Ağrının Belirtileri

Kronlanmış dişte ortaya çıkan ağrının karakteri ve eşlik eden belirtiler, altta yatan nedene göre farklılık göstermektedir.

Ağrı Tipleri ve Özellikleri

  • Isırma sırasında ağrı: Oklüzal uyumsuzluk, kök kırığı veya periapikal patoloji göstergesidir. Hasta belirli bir noktada ısırdığında keskin ağrı hissetmektedir.
  • Termal hassasiyet: Sıcak ve soğuk yiyecek-içeceklerde ağrı, kron altında canlı pulpa dokusundaki irritasyonu göstermektedir. Hassasiyetin süresi tanıda belirleyicidir; 30 saniyeden kısa süren hassasiyet reversibl, uzun süren hassasiyet irreversibl pulpitis lehinedir.
  • Spontan zonklayıcı ağrı: İrreversibl pulpitis veya periapikal apsenin karakteristik bulgusudur. Herhangi bir uyaran olmaksızın ortaya çıkan ritmik ağrı, acil tedavi gerektirmektedir.
  • Çiğneme sırasında künt ağrı: Periodontal kaynaklı ağrının tipik özelliğidir. Kron marjinindeki dişeti enflamasyonu bu tablo ile kendini gösterebilmektedir.
  • Dişeti bölgesinde ağrı ve hassasiyet: Kron kenarının dişeti dokusunu irrite ettiği durumlarda lokalize dişeti ağrısı ve kanaması görülmektedir.

Eşlik Edebilecek Diğer Belirtiler

  • Kron çevresinde dişeti kızarıklığı, şişlik ve kanama
  • Ağızda metalik veya kötü tat hissi
  • Kronun hareket ettiği veya sallandığı hissi
  • Diş köküne baskı ile ağrı artışı
  • Bölgesel lenf nodu hassasiyeti
  • Fistül oluşumu (dişetinde irin noktası)
  • Yüzde tek taraflı şişlik
  • Kron altından yayılan kötü koku

Tanı Yöntemleri

Kronlanmış dişte ağrının tanısı, dikkatli bir klinik muayene ve uygun görüntüleme yöntemlerinin bir arada kullanılmasını gerektirmektedir.

Klinik Muayene Prosedürleri

  • Perküsyon testi: Dişe dikey ve yatay perküsyon uygulanarak periapikal ve periodontal patoloji değerlendirilmektedir. Pozitif vertikal perküsyon periapikal patolojiyi, pozitif yatay perküsyon periodontal sorunu düşündürmektedir.
  • Palpasyon: Kök apeksi bölgesinde ve vestibül mukozada palpasyonla hassasiyet araştırılmaktadır. Fluktuan şişlik varlığı apse formasyonunu göstermektedir.
  • Periodontal sondlama: Kron çevresinde periodontal cep derinlikleri ölçülmektedir. 4 mm'nin üzerindeki cep derinlikleri patolojik kabul edilmektedir. Tek bir noktada derin cep varlığı kök kırığını düşündürmektedir.
  • Oklüzyon kontrolü: Artikülasyon kağıdı ile oklüzal temaslar değerlendirilmektedir. Erken temaslar ve interferanslar belirlenmektedir.
  • Kron stabilitesi: Kronun retansiyonu kontrol edilmektedir. Parmak basıncı ile kronun hareket edip etmediği değerlendirilmektedir.

Radyografik Değerlendirme

  • Periapikal radyografi: Kök ucundaki patolojiler, sekonder çürük, kanal tedavisi kalitesi ve periodontal kemik düzeyi değerlendirilmektedir. Kron altındaki çürüğün tespitinde duyarlılık %60-75 arasındadır.
  • Bite-wing radyografi: Kron marjinindeki sekonder çürüğün tespitinde periapikal radyografiden daha etkilidir. Proksimal yüzeylerdeki çürük lezyonları daha net görüntülenmektedir.
  • CBCT (Konik Işınlı Bilgisayarlı Tomografi): Kök kırıklarının, gizli periapikal lezyonların ve anatomik varyasyonların üç boyutlu olarak değerlendirilmesinde altın standart görüntüleme yöntemidir. Vertikal kök kırığı tespitinde duyarlılık %88-95 arasındadır.

Ek Tanı Testleri

  • Vitalite testleri: Kron altındaki pulpa vitalitesinin değerlendirilmesi kron varlığında güçtür. Soğuk testi kron üzerinden uygulandığında iletim azaldığından yanıltıcı sonuçlar verebilmektedir. Elektrikli pulpa testinin (EPT) metal kronlarda direkt uygulanması kontrendikedir.
  • Transillüminasyon: Güçlü ışık kaynağı ile dişin aydınlatılması, çatlak hatlarının tespitinde yardımcıdır. Işığın kırılma paterni çatlağın yönünü ve derinliğini gösterebilmektedir.
  • Isırma testi: Tooth Slooth veya pamuk rulo kullanılarak küsp bazında ısırma testi uygulanmaktadır. Belirli bir küsp üzerinde ısırma sırasında ağrı, o bölgede çatlak varlığını düşündürmektedir.

Ayırıcı Tanı

Kronlanmış dişte ağrı değerlendirilirken, benzer semptomlar gösteren diğer patolojilerin dışlanması gerekmektedir.

Komşu Diş Patolojileri

Kronlanmış dişin yanındaki dişlerdeki çürük, pulpitis veya periapikal patolojiler, kronlu dişe yansıyan ağrıya neden olabilmektedir. Yansıyan ağrı özellikle posterior bölgede sık görülmektedir. Her komşu dişin ayrı ayrı test edilmesi bu karışıklığı önlemektedir.

Temporomandibuler Eklem Bozuklukları (TME)

TME disfonksiyonu, çiğneme sırasında dişlere yansıyan ağrıya neden olabilmektedir. Eklem sesleri, ağız açma kısıtlılığı ve çene hareketlerinde ağrı, TME kaynaklı ağrının ayırt edici özellikleridir. TME ağrısı genellikle sabah saatlerinde daha belirgindir.

Trigeminal Nevralji

Trigeminal sinirin ikinci veya üçüncü dalını etkileyen nevralji, dental ağrıyı taklit edebilmektedir. Ani başlangıçlı, elektrik çarpması benzeri ağrı atakları ve tetik noktaları varlığında trigeminal nevralji düşünülmelidir.

Maksiller Sinüzit

Üst çene kronlanmış dişlerde sinüzit kaynaklı ağrı sıklıkla dental ağrı ile karışmaktadır. Öne eğilme ile artan ağrı, nazal konjesyon ve birden fazla üst dişte eş zamanlı hassasiyet sinüziti düşündürmektedir.

Postoperatif Hassasiyet

Kron yerleştirilmesinden sonraki ilk 2-4 hafta içinde görülen hafif hassasiyet, adaptasyon sürecinin bir parçası olabilmektedir. Ancak hassasiyetin artması veya 6 haftadan uzun sürmesi patolojik kabul edilmektedir.

Atipik Yüz Ağrısı

Klinik ve radyografik olarak herhangi bir patoloji saptanamamasına rağmen kronlu dişte ağrı devam ediyorsa, atipik yüz ağrısı veya persistan dentoalveolar ağrı düşünülmelidir. Bu tanı, dışlama tanısıdır ve nörolojik değerlendirme gerektirebilmektedir.

Tedavi Yaklaşımları

Kronlanmış dişte ağrının tedavisi, etiyolojiye yönelik spesifik müdahaleleri kapsamaktadır.

Acil Müdahale ve Ağrı Yönetimi

  • İbuprofen: 400-600 mg oral yoldan, 6-8 saatte bir uygulanmaktadır. Anti-enflamatuar ve analjezik etki sağlamaktadır. Günlük maksimum doz 2400 mg'ı aşmamalıdır.
  • Parasetamol: 500-1000 mg oral yoldan, 6 saatte bir uygulanmaktadır. İbuprofen ile alternatif veya kombine kullanılabilmektedir.
  • Naproksen sodyum: 550 mg başlangıç, ardından 275 mg 6-8 saatte bir tercih edilebilmektedir.
  • Antibiyotik tedavisi: Enfeksiyon bulguları varlığında amoksisilin 500 mg 8 saatte bir veya amoksisilin-klavulanik asit 1000 mg 12 saatte bir başlanmaktadır. Penisilin alerjisinde klindamisin 300 mg 6 saatte bir tercih edilmektedir.

Oklüzal Düzeltme

Yüksek temas tespit edilen olgularda kron üzerinden oklüzal düzeltme yapılmaktadır. İnce grenli elmas frezlerle hassas şekilde gerçekleştirilen oklüzal ayarlama, oklüzal travma kaynaklı ağrıyı genellikle birkaç gün içinde çözmektedir.

Kron Altından Kanal Tedavisi

Pulpitis veya pulpa nekrozu gelişen kronlu dişlerde, kron çıkarılmadan oklüzal yüzeyden giriş açılarak kanal tedavisi uygulanabilmektedir. Bu yaklaşım kronun korunmasını sağlamaktadır. Giriş kavitesi kompozit rezin ile restore edilmektedir. Ancak kronun çıkarılması gerektiği durumlar da bulunmaktadır: yaygın sekonder çürük, kron marjinal uyumsuzluğu ve kök kırığı şüphesi bunlar arasındadır.

Kron Yenilenmesi (Remake)

Uyumsuz marjin, siman yıkanması veya estetik sorunlar nedeniyle kronun yenilenmesi gerekebilmektedir. Yeni kron yapımında marjinal uyum, oklüzal ilişki ve estetik parametrelerin optimize edilmesi amaçlanmaktadır. CAD/CAM teknolojisi ile üretilen kronlarda marjinal uyum 50-100 mikrometre aralığına indirilebilmektedir.

Periodontal Tedavi

Kron marjininin neden olduğu periodontal sorunlarda, dişeti küretajı ve gerekli hallerde kron uzatma cerrahisi planlanmaktadır. Biyolojik genişlik ihlali olan olgularda kron uzatma operasyonu ile yeterli biyolojik genişlik sağlandıktan sonra kronun yenilenmesi gerekmektedir.

Apikal Rezeksiyon

Kanal tedavisinin yetersiz kaldığı veya tekrarlanamadığı periapikal patoloji olgularında, cerrahi yaklaşımla kök ucunun kesilmesi ve retrograd dolgu uygulanması planlanabilmektedir. Bu prosedürün başarı oranı %85-95 arasında bildirilmektedir.

Diş Çekimi ve İmplant Planlaması

Kurtarılamayacak durumdaki dişlerde (vertikal kök kırığı, ileri periodontal yıkım, tekrarlayan enfeksiyon) çekim kararı verilmektedir. Çekim sonrası implant destekli kron, sabit köprü veya hareketli protez seçenekleri ile rehabilitasyon planlanmaktadır.

Komplikasyonlar

Kronlanmış dişte ağrının tedavisiz kalması veya gecikmesi, çeşitli komplikasyonlara yol açabilmektedir.

Dental Komplikasyonlar

  • İleri pulpa nekrozu: Tedavisiz pulpitisin nekroza ilerlemesi, enfeksiyonun periapikal bölgeye yayılmasına neden olmaktadır.
  • Periapikal apse: Kök ucunda pürülan koleksiyon oluşumu, şiddetli ağrı ve şişliğe yol açmaktadır.
  • Kron kaybı: Alttaki diş yapısının ileri derecede zayıflaması, kronun retansiyonunu kaybetmesine neden olmaktadır.
  • Diş kaybı: Tedavisi geciken enfeksiyonlar ve kırıklar, nihayetinde dişin çekilmesini gerektirmektedir.
  • Kemik kaybı: Kronik periapikal enfeksiyon ve periodontal yıkım, alveoler kemikte geri dönüşümsüz rezorbsiyona neden olmaktadır.

Yumuşak Doku ve Sistemik Komplikasyonlar

  • Selülit: Enfeksiyonun fasyal alanlara yayılması, yaygın yumuşak doku enfeksiyonuna neden olmaktadır.
  • Fistül traktı: Kronik apse olgularında cilt veya mukoza yüzeyine drenaj yolu oluşmaktadır.
  • Osteomiyelit: Enfeksiyonun çene kemiğine yayılması, uzun süreli tedavi gerektiren bir komplikasyondur.
  • Bakteriyemi ve sepsis: Dental enfeksiyonun sistemik dolaşıma yayılması, özellikle immünsüprese hastalarda hayati risk oluşturmaktadır.

Korunma ve Risk Azaltma Yöntemleri

Kronlanmış dişlerde ağrı gelişimini önlemek veya geciktirmek için çeşitli koruyucu önlemler alınabilmektedir.

Kron Öncesi Önlemler

  • Uygun endikasyon belirlenmesi: Kron tedavisinin gerçekten gerekli olup olmadığının doğru değerlendirilmesi, gereksiz müdahaleleri önlemektedir.
  • Pulpa vitalitesinin korunması: Preparasyon sırasında yeterli su soğutması kullanılması, kesim derinliğinin kontrol edilmesi ve pulpa yakın durumlarda koruyucu kaplayıcı uygulanması önemlidir.
  • Kaliteli geçici restorasyon: Daimi kron yapımına kadar geçen sürede kaliteli geçici kron uygulanması, bakteriyel kontaminasyonu engellemektedir.

Kron Sonrası Bakım

  • Düzenli ağız hijyeni: Kronlu diş çevresinde günde en az iki kez fırçalama ve günlük diş ipi kullanımı esastır. Kron marjininin temiz tutulması sekonder çürük riskini %60-70 oranında azaltmaktadır.
  • Arayüz temizliği: İnterdental fırçalar ve su bazlı irrigatörler, kron marjini çevresindeki plak kontrolünde etkindir.
  • Düzenli kontroleler: 6 ayda bir diş hekimi kontrolü ve radyografik değerlendirme, erken dönem sorunların tespitini sağlamaktadır.
  • Gece plağı kullanımı: Bruksizm hastalarında oklüzal splint kullanımı, kronun ve diş yapısının aşırı kuvvetlerden korunmasını sağlamaktadır.
  • Sert gıdalardan kaçınma: Buz, sert şeker ve fındık gibi sert gıdaların kronlu dişle çiğnenmesinden kaçınılması kırık riskini azaltmaktadır.

Kronik Hastalık Yönetimi

  • Diyabet hastalarında kan şekeri regülasyonunun sağlanması, enfeksiyon riskini azaltmaktadır.
  • Kuru ağız (kserostomi) olan hastalarda yapay saliva ve florür uygulamaları ile çürük riski kontrol altında tutulmaktadır.
  • İmmünsüpresif tedavi alan hastalarda dental kontrollerin sıklaştırılması önerilmektedir.

Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?

Kronlanmış dişte ortaya çıkan her türlü ağrı profesyonel değerlendirme gerektirmektedir. Aşağıdaki durumlarda acil başvuru yapılmalıdır:

  • Kronlu dişte spontan ve zonklayıcı ağrı başlaması
  • Kron çevresinde dişeti şişliği veya apse belirtisi
  • Kronun hareket ettiği veya yerinden oynadığı hissi
  • Isırma ve çiğneme sırasında şiddetlenen ağrı
  • Sıcak-soğuk hassasiyetinin giderek artması
  • Ağızda kötü tat veya koku hissedilmesi
  • Yüzde asimetrik şişlik gelişmesi
  • 38°C üzerinde ateş eşlik etmesi
  • Lenf nodlarında büyüme veya hassasiyet
  • Kronun düşmesi veya kırılması

Erken müdahale, hem dişin kurtarılma olasılığını artırmakta hem de tedavi maliyetini ve süresini önemli ölçüde azaltmaktadır.

Koru Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı Bölümü

Kronlanmış dişte ortaya çıkan ağrı, göz ardı edilmemesi gereken önemli bir uyarı sinyalidir. Kron altındaki diş dokusunda gelişen patolojiler, erken dönemde tespit edildiğinde başarıyla tedavi edilebilmektedir. Doğru tanı yöntemleri ve uygun tedavi planlaması ile kronlu dişlerinizin uzun ömürlü olması sağlanabilmektedir.

Koru Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı bölümünde uzman hekimlerimiz, dijital radyografi, CBCT görüntüleme ve ileri endodontik ekipmanlarla kronlanmış dişlerdeki sorunları hassas şekilde tespit ederek en uygun tedavi yaklaşımını uygulamaktadır. Minimal invaziv yöntemlerle kronunuzun korunmasını amaçlayan tedavi protokollerimiz sayesinde, ağrısız ve konforlu bir tedavi süreci yaşamanız için yanınızdayız. Kronlu dişinizdeki ağrıyı ertelemeyin; uzman ekibimizle iletişime geçin.

Uzman Hekimlerimizle Tanışın

Sağlığınız için hemen randevu alın veya bizi arayın.

WhatsApp Online Randevu