Acil Servis

Diyabetik Ketoasidoz Durumu

Koru Hastanesi olarak diyabetik ketoasidoz tedavisinde acil insülin protokolü, sıvı-elektrolit dengeleme ve yoğun bakım takibini deneyimli endokrinoloji ekibimizle sağlıyoruz.

Diyabetik ketoasidoz (DKA), insülin eksikliği ve karşı düzenleyici hormonların aşırı salınımı sonucu gelişen, hiperglisemi, ketonemi, metabolik asidoz ve dehidratasyonla karakterize akut ve yaşamı tehdit eden bir metabolik acildir. DKA en sık Tip 1 diyabette görülmekle birlikte, Tip 2 diyabetli hastalarda da stres durumlarında veya insülin tedavisinin kesilmesinde gelişebilir. ABD'de yılda yaklaşık 200.000 DKA başvurusu bildirilmektedir. Mortalite oranı gelişmiş ülkelerde yüzde 1-5 arasında olsa da, beyin ödemi komplikasyonu gelişen çocuklarda yüzde 25'e kadar yükselebilir. Erken tanı ve protokole uygun agresif tedavi, morbidite ve mortaliteyi belirgin olarak azaltmaktadır.

Diyabetik Ketoasidoz Nedir?

DKA, mutlak veya göreceli insülin eksikliği sonucu ortaya çıkan bir metabolik dekompansasyon tablosudur. İnsülin yokluğunda glukoz hücre içine giremez, karaciğerde glukoneogenez ve glikojenoliz artar, sonuçta ciddi hiperglisemi gelişir. Eşzamanlı olarak lipoliz hızlanır, serbest yağ asitleri karaciğerde beta-oksidasyon ile keton cisimciklerine (asetoasetat, beta-hidroksibutirat, aseton) dönüştürülür. Keton cisimciklerinin birikimi metabolik asidoza, hiperglisemiye bağlı osmotik diürez ise ciddi dehidratasyona yol açar. Karşı düzenleyici hormonlar (glukagon, kortizol, katekolaminler, büyüme hormonu) bu metabolik bozukluğu daha da derinleştirir.

DKA tanı kriterleri olarak kan şekeri 250 mg/dL üzerinde, serum bikarbonat 18 mEq/L altında, arteryel pH 7,30 altında ve ketonemi veya ketonüri varlığı kabul edilir. Ancak öglisemik DKA olarak adlandırılan durumlarda, özellikle SGLT2 inhibitörü kullanan hastalarda, kan şekeri normal veya hafif yüksek olmasına rağmen ciddi ketoasidoz gelişebilir. Bu durum tanıda yanılgılara yol açabilir.

Diyabetik Ketoasidoz Nedenleri

Tetikleyici Faktörler

  • Enfeksiyonlar: En sık tetikleyici; pnömoni, üriner sistem enfeksiyonu, gastroenterit, sepsis. Enfeksiyona bağlı stres yanıtı insülin direncini artırır
  • İnsülin tedavisinin kesilmesi veya atlanması: Bilinçli ilaç uyumsuzluğu, insülin pompası arızası, yeni tanı diyabet. İkinci en sık neden
  • Akut hastalıklar: Miyokard enfarktüsü, serebrovasküler olay, pankreatit, travma
  • İlaçlar: Kortikosteroidler, tiazid diüretikler, atipik antipsikotikler, SGLT2 inhibitörleri
  • Endokrin bozukluklar: Hipertiroidi, Cushing sendromu, feokromositoma
  • Alkol ve madde kullanımı: Kokain, metabolik stresi artıran maddeler
  • Gebelik: İnsülin gereksiniminin artması ve fizyolojik değişiklikler
  • İlk prezentasyon: Özellikle Tip 1 diyabette tanı anında DKA tablosu ile başvuru

Diyabetik Ketoasidoz Belirtileri

DKA belirtileri genellikle saatler-günler içinde gelişir. Hiperglisemi ve dehidratasyona ait semptomlar ön plandadır.

Erken Belirtiler

  • Poliüri ve polidipsi: Osmotik diüreze bağlı aşırı idrara çıkma ve susama
  • Halsizlik ve iştahsızlık: Metabolik bozukluğun erken yansımaları
  • Bulanık görme: Osmotik lens değişikliklerine bağlı

İlerlemiş Belirtiler

  • Bulantı, kusma ve karın ağrısı: Karın ağrısı akut karını taklit edebilir; şiddeti asidoz derecesi ile koreledir
  • Kussmaul solunumu: Derin ve hızlı solunum; metabolik asidozun respiratuar kompansasyonu
  • Asetonlu nefes kokusu: Meyve benzeri tatlımsı koku; ketonemi göstergesi
  • Dehidratasyon bulguları: Kuru mukozalar, azalmış cilt turgoru, göçük gözler, taşikardi
  • Bilinç değişiklikleri: Letarji, konfüzyon, stupor; ağır olgularda koma
  • Hipotansiyon: Ciddi dehidratasyona bağlı; şok tablosu gelişebilir

Diyabetik Ketoasidoz Tanısı

Laboratuvar Kriterleri

  • Kan şekeri: Genellikle 300-800 mg/dL arasında; öglisemik DKA'da normal olabilir
  • Arteriyel kan gazı: pH 7,30 altı (hafif: 7,25-7,30; orta: 7,00-7,24; ağır: 7,00 altı)
  • Serum bikarbonat: 18 mEq/L altı; asidoz şiddeti ile korelasyon
  • Anyon açığı: 12 mEq/L üzerinde; yüksek anyon açıklı metabolik asidoz
  • Serum keton düzeyleri: Beta-hidroksibutirat 3 mmol/L üzeri tanısaldır
  • Serum elektrolitleri: Potasyum başlangıçta yüksek veya normal olabilir ancak total vücut potasyumu düşüktür; insülin tedavisi ile hipokalemi gelişir
  • BUN ve kreatinin: Prerenal azotemi; dehidratasyona bağlı
  • Serum ozmolalitesi: Genellikle artmış; efektif ozmolalite bilinç düzeyi ile koreledir

Şiddet Değerlendirmesi

DKA hafif, orta ve ağır olarak sınıflandırılır. pH düzeyi, bikarbonat düzeyi, anyon açığı ve bilinç durumu şiddet değerlendirmesinde kullanılır. Ağır DKA'da yoğun bakım takibi zorunludur.

Ayırıcı Tanı

  • Hiperozmolar hiperglisemik durum (HHD): Çok yüksek kan şekeri (600 mg/dL üzeri), ciddi dehidratasyon, minimal ketonemi; genellikle Tip 2 diyabette
  • Alkolik ketoasidoz: Kronik alkol kullanımı sonrası açlık ve kusma; kan şekeri düşük veya normal
  • Açlık ketozu: Uzun süreli açlıkta hafif ketonemi; asidoz genellikle hafiftir
  • Laktik asidoz: Doku hipoperfüzyonuna bağlı; laktat yüksekliği ile ayırt edilir
  • Üremi: Kronik böbrek yetmezliğinde metabolik asidoz; BUN ve kreatinin yüksekliği
  • Salisilat veya metanol zehirlenmesi: Yüksek anyon açıklı metabolik asidoz yapan diğer nedenler
  • Akut karın: DKA'daki karın ağrısı apandisit veya pankreatiti taklit edebilir

Diyabetik Ketoasidoz Tedavisi

DKA tedavisi dört temel bileşenden oluşur: sıvı replasmanı, insülin tedavisi, elektrolit replasmanı ve tetikleyici faktörün tedavisi.

Sıvı Tedavisi

  • İlk saat: İzotonik salin (%0,9 NaCl) 15-20 mL/kg/saat (ortalama 1-1,5 litre)
  • Sonraki saatler: Düzeltilmiş serum sodyumuna göre izotonik veya yarı izotonik salin 250-500 mL/saat
  • Dekstroz eklenmesi: Kan şekeri 200 mg/dL altına düştüğünde yüzde 5 dekstroz içeren sıvılara geçiş; ketozun düzelmesi için insülin infüzyonunun sürdürülmesini sağlar

İnsülin Tedavisi

  • Serum potasyum kontrolü: İnsülin başlamadan önce potasyum 3,3 mEq/L üzerinde olmalıdır
  • İntravenöz insülin infüzyonu: Regüler insülin 0,1-0,14 ünite/kg/saat; saatlik kan şekeri ve elektrolit takibi
  • Kan şekeri düşüş hızı: Saatte 50-70 mg/dL düşüş hedeflenir; çok hızlı düşüş beyin ödemi riskini artırır
  • Subkütana geçiş: Anyon açığı kapanınca ve hasta oral alıma geçince, subkütane insüline geçilir; IV infüzyon SC dozdan 2 saat sonra kesilir

Potasyum Replasmanı

  • K+ 3,3 mEq/L altı: İnsülin ertelenir, agresif potasyum replasmanı; 40 mEq/saat
  • K+ 3,3-5,3 mEq/L: Her litre sıvıya 20-40 mEq potasyum eklenir
  • K+ 5,3 mEq/L üstü: Potasyum eklenmez, 2 saatte bir kontrol

Bikarbonat Tedavisi

pH 6,9 altında olduğunda 100 mmol sodyum bikarbonat uygulanabilir. pH 6,9-7,0 arasında tartışmalıdır. pH 7,0 üzerinde rutin bikarbonat tedavisi önerilmez; paradoks SSS asidozu riski vardır.

Diyabetik Ketoasidoz Komplikasyonları

  • Beyin ödemi: Özellikle çocuklarda en korkulan komplikasyon; hızlı ozmolalite değişimi ile ilişkili
  • Hipokalemi: İnsülin tedavisi sırasında en sık ve en tehlikeli komplikasyon; kardiyak aritmilere yol açabilir
  • Hipoglisemi: Yetersiz monitörizasyonda insüline bağlı
  • ARDS: Agresif sıvı tedavisi ve kapiller kaçak ile ilişkili
  • Venöz tromboembolizm: Dehidratasyon ve prokoagülan durum
  • Rabdomiyoliz: Ciddi dehidratasyona bağlı kas yıkımı
  • Mukormikoz: İmmünsüprese hastalarda özellikle rinoorbital forma dikkat

Diyabetik Ketoasidozdan Korunma

  • Düzenli insülin kullanımı: İnsülin tedavisinin kesinlikle kesilmemesi veya atlanmaması
  • Hasta eğitimi: Hasta günü kuralları; hastalık dönemlerinde insülin dozunun artırılması ve sık kan şekeri kontrolü
  • Keton testi: Kan şekeri 300 mg/dL üzerinde veya hastalık döneminde keton ölçümü
  • İnsülin pompası kullanıcılarında: Pompa arızası belirtilerinin tanınması ve acil insülin enjeksiyonu planı
  • SGLT2 inhibitörü kullanan hastalarda: Ameliyat öncesi kesilmesi, hastalık dönemlerinde dikkatli izlem
  • Yeterli hidrasyon: Özellikle hastalık dönemlerinde sıvı alımının artırılması
  • Düzenli HbA1c takibi: Glisemik kontrolün sürdürülmesi uzun vadeli DKA riskini azaltır

Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır?

  • Kan şekeri 300 mg/dL üzerinde ve düşmüyorsa: Artmış insülin ihtiyacının göstergesi
  • İdrar veya kan keton testi pozitif ise: DKA gelişimi sürecinde erken müdahale imkânı
  • Bulantı, kusma ve karın ağrısı: Oral alımın bozulması DKA'yı hızlandırır
  • Nefeste aseton kokusu: Ketonemi göstergesi; acil değerlendirme gerekir
  • Hızlı ve derin solunum: Kussmaul solunumu; ciddi asidoz göstergesi
  • Bilinç bulanıklığı veya aşırı uykuya meyil: Ağır DKA bulgusu
  • İnsülin pompası arızası ve kan şekerinin yükselmesi: Hızla DKA gelişebilir

Diyabetik ketoasidoz, erken tanı ve protokole uygun agresif tedavi ile başarılı şekilde yönetilebilen metabolik bir acildir. Sıvı replasmanı, insülin tedavisi, elektrolit düzeltilmesi ve tetikleyici faktörün tedavisi eş zamanlı yürütülmelidir. Hasta eğitimi, düzenli kan şekeri takibi ve hasta günü yönetimi, DKA'nın önlenmesinde en etkili stratejilerdir. Koru Hastanesi Endokrinoloji ve Yoğun Bakım Bölümleri olarak, DKA hastalarının akut tedavisinden uzun vadeli diyabet yönetimine kadar bütüncül bir yaklaşımla hizmet sunmaktayız.

Uzman Hekimlerimizle Tanışın

Sağlığınız için hemen randevu alın veya bizi arayın.

WhatsApp Online Randevu