Bruksizm, çiğneme kaslarının bilinçsiz biçimde tekrarlayan kasılmaları ile karakterize, dişlerin gıcırdatılması ve sıkılması olarak ortaya çıkan parafonksiyonel bir aktivitedir. Uyku ve uyanıklık bruksizmi olmak üzere iki ana grupta incelenir; uyku bruksizmi yetişkin nüfusun yüzde 8-13'ünü, uyanıklık bruksizmi ise yüzde 22-31'ini etkilemektedir. Çocuklarda görülme sıklığı yüzde 14-20 düzeyindedir ve çoğunlukla yaşla birlikte azalır; ancak yaklaşık yüzde 30'unda yetişkinliğe taşınır. Türkiye'de yapılan kohort çalışmalarında üniversite öğrencilerinde bruksizm prevalansı yüzde 25-35 arasında saptanmış olup özellikle psikolojik stresin yoğun olduğu sınav dönemlerinde belirgin biçimde arttığı gösterilmiştir.
ICD-10 sınıflamasında bruksizm F45.8 (diğer somatoform bozukluklar) ve G47.63 (uyku ile ilgili diş gıcırdatma) kodları altında raporlanmaktadır. Diş aşınması, periodontal hasar, temporomandibular eklem disfonksiyonu, kas ağrısı ve baş ağrısı gibi pek çok klinik tabloya yol açan bruksizmin yönetiminde gece plağı (oklüzal splint) günümüzde en yaygın kullanılan ve en kanıtlanmış tedavi yöntemidir. Doğru endikasyon, hassas üretim teknikleri ve titiz takip ile bruksizmin uzun vadeli komplikasyonları belirgin biçimde önlenebilmektedir.
Bruksizm ve Gece Plağı Nedir?
Bruksizm, merkezi sinir sistemi kaynaklı motor aktivitenin uyku evrelerinde veya uyanıklıkta artmasıyla çiğneme kaslarının ritmik kasılmasıdır. Patofizyolojik olarak uyku bruksizminde mikroarousal periyotları ile birlikte trigeminal motor çekirdek aktivitesi belirgin biçimde yükselir; saat başına 20-40 ritmik mastikatör kas aktivitesi (RMMA) atımı görülür. Bu süreç sempatik sinir sistemi aktivasyonu, kalp hızı artışı, kan basıncı yükselmesi ile eş zamanlıdır. Çiğneme kaslarındaki kuvvet normal istirahat tonusunun 5-10 katına kadar ulaşabilir; bu kuvvetler dişler, periodontal dokular, alveol kemiği ve temporomandibular eklem üzerinde travmatik etki oluşturur.
Gece plağı (oklüzal splint, bite splint), genellikle alt veya üst çene için akrilik rezin esaslı materyallerden hazırlanan ve gece boyunca takılan bir intraoral apareydir. Plak okluzal kuvvetleri tüm diş yüzeyinde dengeli biçimde dağıtır, kas aktivitesini azaltır, dişler arasında doğrudan teması engeller, eklem yüklenmesini hafifletir ve mikrotravmatik aşınmayı önler. Plak materyalleri sert akrilik (PMMA), yumuşak silikon, dual laminat (dış sert-iç yumuşak) ve termoplastik polimer olarak farklı tipte üretilir.
Plak tipleri arasında en yaygın kullanılan Michigan tip stabilizasyon splint olup tam kapsamlı, sert akrilik yapıda ve oklüzal yüzey düz hazırlanır. Anterior repozisyon splinti (ARS) eklem disk deplasmanı olan hastalarda alt çenenin öne pozisyonlanmasını sağlar. Anterior bite plate (NTI splint) ön bölgeyi kapsayan küçük apareydir ve çiğneme kaslarının aktivitesini azaltır. Pivot splint posterior bölgede tek temas noktası ile eklem dekompresyonu sağlar. Plak seçimi hastanın klinik tablosu, eklem durumu ve hekimin tercihine göre yapılır.
Gece Plağı Endikasyonları ve Hazırlık Süreci
Endikasyonlar arasında uyku bruksizmi, diş aşınması, dentin hipersensitivitesi, periodontal travma, temporomandibular eklem disfonksiyonu (eklem ağrısı, klik sesi, sınırlı ağız açıklığı), miyofasiyal ağrı sendromu, sabah çene yorgunluğu, baş ağrısı, restorasyon (kron, dolgu, implant) korunması, kemik greftleme sonrası okluzal koruma ve tedavi edilemeyen anksiyete bozukluğu sayılır. Plak ayrıca kronik baş ağrısı sendromu, atipik fasial ağrı ve servikal kas gerginliği bulunan hastalarda yardımcı olabilir.
Hazırlık süreci klinik muayene, oklüzal analiz, fotoğrafik dokümantasyon, intraoral tarama veya geleneksel ölçü, model üretimi, artikülatöre montaj, plak dizaynı, akrilik üretimi, prova ve uyumlama basamaklarından oluşur. İlk vizitte hastanın bruksizm öyküsü (gıcırdatma, sıkma, sabah yorgunluğu, baş ağrısı), psikolojik durum, uyku kalitesi, ilaç kullanımı (özellikle SSRI, antipsikotik), gastroözofagal reflü hastalığı, kafein-alkol tüketimi sorgulanır.
Klinik muayenede oklüzal aşınma paterni, dolgu ve restorasyonların durumu, periodontal sağlık, eklem palpasyonu (ağrı, klik, krepitasyon), kas palpasyonu (masseter, temporal, medial pterigoid, sternokleidomastoid, trapezius), ağız açıklığı (normal: 35-50 mm), lateral ekskürsiyon (normal: 8-12 mm) ve protruzyon (normal: 5-10 mm) ölçümleri yapılır. Eklem ses kayıtları stetoskop veya elektroakustik cihazla değerlendirilir.
Görüntüleme olarak panoramik radyografi temel başlangıçtır; ileri eklem patolojisi şüphesinde manyetik rezonans görüntüleme (MRG) eklem disk pozisyonunu gösterir, bilgisayarlı tomografi kemik yapıları detaylandırır. Polisomnografi (PSG) kesin tanı için altın standart olup uyku laboratuvarında EMG, EKG, EEG ve video kayıtları ile RMMA atımları belgelenir.
Plak Üretiminin Adım Adım Süreci
Üretim süreci ölçü alma, model dökme, yüz arkı kaydı, sentrik ilişki kaydı, artikülatöre montaj, plak dizaynı, akrilik üretimi, prova, uyumlama ve cilalama basamaklarından oluşur. Dijital iş akışında intraoral tarayıcı ile yapılan tarama doğrudan CAD yazılımına aktarılır ve plak 3D yazıcı veya CNC freze ile üretilir; bu yöntem geleneksel akrilik üretimine göre yüksek hassasiyet ve tekrarlanabilirlik sağlar.
Geleneksel yaklaşımda alginat veya silikon ölçü ile alt-üst çene modelleri elde edilir, sertleştirilmiş alçı ile dökülür. Yüz arkı (face-bow) kaydı ile maksiller modelin kafatasına göre üç boyutlu pozisyonu belirlenir; sentrik ilişki kaydı (CR) ile alt çenenin nötr pozisyonu belirlenir. Modeller artikülatöre monte edilir; plak alt veya üst çene için tasarlanır. Sıcak akrilik (PMMA) tozu sıvı kombinasyonu mum modelden üretilen kalıba yerleştirilir, polimerizasyon (sıcak veya basınçlı yöntem) yapılır; ardından plak akrilik bitirme frezleri ve cila lastikleri ile düzeltilir, son aşamada parlak cila kazandırılır.
Plak prova vizitinde marjinal uyum, retansiyon, oklüzal kontak (sentrik temas tüm dişlerde eşit, lateral ve protruziv hareketlerde balanslı), ağız açıklığı, fonetik kontrol değerlendirilir. Karbon kâğıt (8-12 mikrometre kalınlığında) ile temas noktaları işaretlenir; gerekli uyumlamalar elmas frezler ve nokta lastik tekerlekler ile yapılır. Uyumlama prensipleri arasında tüm dişlerde eşit basınç, anterior rehberlik (canine guidance ya da group function), arka grup dişlerde lateral ekskürsiyonda kontak olmaması bulunur. Plak kalınlığı genellikle 1,5-3 mm arasındadır; kalınlık vertikal boyut, eklem rahatsızlığı ve hasta toleransına göre ayarlanır.
Klinik Takip ve Değerlendirme
Plak kullanımının ilk haftalarında hasta her sabah çene durumu, uyku kalitesi, ağrı seviyesi ve plakla rahatlık konusunda gözlem yapması önerilir. İlk kontrol 1 hafta sonra, ardından 1 ay, 3 ay ve 6 ay aralıklarla planlanır. Yıllık değerlendirme zorunludur. Kontrol vizitlerinde plak aşınma paterni, kırık veya çatlak, retansiyon kaybı, oklüzal denge, eklem semptomları, kas palpasyon hassasiyeti ve hasta memnuniyeti incelenir.
Uyumlama gerekliliği genellikle 1-3 ay aralıklarla görülür; özellikle yeni restorasyonlar, ortodontik tedavi sonrası veya doğal diş hareketleri nedeniyle plak temas noktaları değişebilir. Karbon kâğıt ile yapılan kontrolde fazla temas noktaları elmas frezlerle hassas biçimde düzeltilir. Plak tipik olarak 3-7 yıl arasında kullanılabilir; ileri aşınma, kırılma, mikroorganizma birikimi ve mikrobiyolojik kontaminasyon nedeniyle yenilenmesi gerekebilir.
Polisomnografi tedavi öncesi ve sonrası karşılaştırması altın standart değerlendirme yöntemidir; saatlik RMMA skorunda yüzde 30-50 azalma klinik başarı kriteri kabul edilir. Daha pratik olarak hasta tarafından doldurulan VAS (Görsel Analog Skala) ağrı skoru ve sabah yorgunluğu sorgusu klinik takipte yararlıdır. Fonia testi, masseter EMG aktivite ölçümü ve elektroniko bruksografi (BiteStrip) ek değerlendirme araçları olarak kullanılabilir.
Ayırıcı Tanı
Bruksizmi taklit eden veya benzer klinik tablolar oluşturan durumların ayırt edilmesi tedavi planı için belirleyicidir.
- Temporomandibular eklem disfonksiyonu: Eklem ağrısı, klik sesi, sınırlı ağız açıklığı ile karakterize tablo. Disk deplasmanı, osteoartrit veya kapsülit zemininde gelişebilir. MRG tanı koydurur. ICD-10 kodu M26.6.
- Miyofasiyal ağrı sendromu: Çiğneme kaslarında tetik nokta hassasiyeti ve yansıyan ağrı ile karakterize tablo. Bruksizm ile birlikte olabilir veya bağımsız gelişebilir. ICD-10 kodu M79.18.
- Gerilim tipi baş ağrısı: Bilateral, sıkıştırıcı, hafif-orta şiddette, bant şeklinde ağrı. Pericraniyal kasların hassasiyeti ile bruksizmle ortak özellikler taşır. ICD-10 kodu G44.2.
- Migren: Tek taraflı, pulsatil, fotofobi-fonofobiyi içeren, bulantı eşlik edebilen baş ağrısı tablosu. Bruksizm tetikleyicisi olabilir. ICD-10 kodu G43.
- Atipik fasiyal ağrı: Sürekli, derin, kötü lokalize, yapısal patolojiye uymayan kronik fasiyal ağrı tablosu. Psikiyatrik komorbiditeler sıktır. ICD-10 kodu G50.1.
- Distoni ve diskinezi: Antipsikotik veya antiparkinsonyen ilaçlara bağlı orofasiyal distonik hareketler bruksizmi taklit edebilir. İlaç anamnezi tanı için önemlidir. ICD-10 kodu G24.
Bruksizm Tedavisi ve Plak Süreci Sırasında Dikkat Edilmesi Gerekenler
Tedavi multidisipliner bir yaklaşım gerektirir. Plak tedavisinin yanı sıra stres yönetimi, kognitif davranışçı terapi, biofeedback, gevşeme egzersizleri, uyku hijyeni iyileştirilmesi ve kafein-alkol tüketiminin sınırlandırılması önerilir. Yatmadan önce 4 saat kafein, 3 saat alkol, 2 saat yiyecek tüketiminin kesilmesi uyku kalitesini artırır. Yatmadan önce sıcak banyo, gevşeme müziği, derin nefes egzersizleri, progresif kas gevşetme ve meditasyon tekniklerinin uygulanması yardımcıdır.
Farmakolojik destek olarak gabapentin 100-300 mg/gün PO yatmadan önce, klonazepam 0,5-1 mg/gün PO yatmadan önce, klomipramin 25 mg/gün PO veya amitriptilin 10-25 mg/gün PO yatmadan önce uygulanabilir. Bu ilaçların yan etki profili (yorgunluk, baş dönmesi, ağız kuruluğu, bağımlılık potansiyeli) nedeniyle uzun süreli kullanımı kısıtlıdır. Botulinum toksin A enjeksiyonu masseter ve temporal kaslara toplam 25-50 ünite, 3-4 ay aralıklarla uygulanır; özellikle dirençli olgularda etkili sonuç verir.
Plak kullanımı sırasında dikkat edilmesi gereken hususlar arasında her gece düzenli takma, gündüz takmama (özel endikasyon dışında), her sabah çıkardıktan sonra yumuşak fırça ve diş macunu ile temizleme, haftada 1-2 defa sirke veya hidrojen peroksit yüzde 3 ile derinlemesine temizleme, plağı kuru ortamda saklama, sıcak suya maruz bırakmama (plak bozulabilir), plak takıldığında ağız hijyeninin titiz biçimde sürdürülmesi, herhangi bir kırık, çatlak veya retansiyon kaybında derhal hekime başvurma yer alır.
Plak başlangıç döneminde (ilk 1-2 hafta) hafif baş ağrısı, çene yorgunluğu, fazla tükürük salgılanması, fonetik değişiklik ve uyum güçlüğü görülebilir; bu yakınmalar genellikle 1-2 hafta içinde düzelir. Sürekli süren rahatsızlıkta hekim kontrolü gereklidir. Plak kullanımı zinciri öğrenme prensibi ile başlatılır; ilk gün 30 dakika, sonraki günlerde 1-2 saat, 1 hafta sonra tüm gece kullanım hedeflenir. Hipersalivasyon, kuruma hissi ve disfajide kişiye özel ayarlamalar yapılır.
Komplikasyonlar
Plak kullanımı genellikle güvenli olmakla birlikte uzun süreli ve uygun olmayan kullanımda bazı komplikasyonlar gelişebilir. Erken dönem komplikasyonları arasında geçici baş ağrısı, çene yorgunluğu, fazla tükürük, ağız kuruluğu, fonetik bozulma, yutma güçlüğü, dilde ve yanak içinde tahriş, gingival inflamasyon, plak alerjisi (akrilik monomere karşı, çok nadir) sayılır. Bu yakınmaların büyük çoğunluğu uyumlama veya plak revizyonu ile düzelir.
Geç dönem komplikasyonlar arasında oklüzal değişiklikler (özellikle uzun süreli yumuşak plak kullanımına bağlı diş hareketleri), açık kapanış (anterior open bite) gelişimi, posterior diş intrüzyonu, plak kırılması, plak retansiyon kaybı, yetersiz uyumlama nedeniyle eklem semptomlarında artış, plak yüzeyinde mantar (Candida albicans) ve bakteriyel biofilm birikimi, ağız kokusu, gingival çekilme ve nadiren TME disfonksiyonunun şiddetlenmesi yer alır. Anterior repozisyon splinti uzun süreli kullanıldığında alt çene pozisyonunu kalıcı biçimde değiştirebilir; bu nedenle 3 ayı geçmeyen kontrollü kullanım önerilir.
Sert plak kullanımı yumuşak plağa kıyasla daha az diş hareketi ve daha iyi oklüzal kontrol sağlar; uzun vadede tercih edilen seçenektir. Yumuşak plak başlangıç döneminde rahatlık sağlasa da uzun süreli kullanımda diş hareketlerine ve oklüzal değişikliklere yol açabilir. Plak kontaminasyonu özellikle Candida albicans için risk faktörüdür; immün baskılanmış hastalarda enfeksiyon profilaksisi düşünülür.
Korunma ve Uzun Vadeli Yönetim
Bruksizmin tamamen önlenmesi mümkün değildir; ancak komplikasyonların gelişimi etkin yönetimle azaltılabilir. Birincil korunmada stres yönetimi, uyku hijyeni, beslenme alışkanlıkları (kafein-alkol kısıtlaması), sigara bırakma, fiziksel aktivite, uyku düzeni temel önlemlerdir. İkincil korunmada gece plağı kullanımı, düzenli diş hekimi muayenesi, oklüzal sağlığın korunması, periodontal bakım, restoratif tedavilerin zamanında planlanması yer alır.
Üçüncül korunmada mevcut komplikasyonların ilerlemesinin önlenmesi hedeflenir; oklüzal terapi, temporomandibular eklem rehabilitasyonu, fizyoterapi, masaj, sıcak-soğuk uygulama, miyofunksiyonel terapi ve gerektiğinde cerrahi girişimler düşünülür. Çocuk hastalarda bruksizm büyük çoğunlukta yaşla birlikte azaldığı için konservatif yaklaşım tercih edilir; sadece şiddetli olgularda yumuşak plak ve davranışsal terapi uygulanır. Ortodontik tedaviye gerek varsa malokluzyon düzeltilmelidir.
Ne Zaman Diş Hekimine Başvurulmalı?
Aşağıdaki belirti ve durumların varlığında diş hekimine başvurulmalıdır:
- Sabah uyandığında çene yorgunluğu, kas ağrısı veya baş ağrısı
- Yatak yoldaşının diş gıcırdatma sesi şikayeti
- Dişlerde belirgin aşınma, kısalma veya çiplenme
- Soğuk-sıcak gıdalara karşı diş hassasiyeti
- Çene ekleminde klik sesi, krepitasyon veya ağrı
- Sınırlı ağız açıklığı (35 mm altında)
- Kulak çevresinde ağrı, kulakta dolgunluk hissi
- Boyun ve omuz kaslarında gerginlik, baş ağrısı
- Mevcut plakta kırık, çatlak veya retansiyon kaybı
- Plak kullanımına rağmen geçmeyen kas-eklem yakınmaları
- Diş eti çekilmesi, periodontal hastalık ilerleyişi
- Plak yüzeyinde renklenme, kötü koku veya temizlik güçlüğü
- Yeni başlayan fonetik değişiklik veya çiğneme zorluğu
Erken müdahale plak revizyonu, oklüzal düzenleme veya tedavi planı değişikliği ile bruksizm komplikasyonlarının ilerlemesini önler. Yıllık rutin kontrol vizitleri klinik takibin omurgasıdır.
Koru Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı bölümünde uzman hekimlerimiz, bruksizm tanısı ve gece plağı tedavisinde kapsamlı klinik muayene, dijital intraoral tarama, panoramik radyografi, manyetik rezonans görüntüleme, polisomnografi koordinasyonu ve oklüzal analiz olanaklarını eksiksiz biçimde sunmaktadır. Michigan tip stabilizasyon splinti, anterior repozisyon splinti, NTI splinti ve özel hibrit plak modelleri dijital iş akışı (CAD/CAM) ile yüksek hassasiyetle üretilmekte; titiz uyumlama, prova ve takip vizitleri ile bireyselleştirilmiş tedavi sağlanmaktadır. Plak tedavisine paralel olarak stres yönetimi, kognitif davranışçı terapi, biofeedback, fizyoterapi, masaj uygulamaları ve gerektiğinde botulinum toksin A enjeksiyonu için multidisipliner ekibimiz aktif görev almaktadır. Diş aşınması, periodontal hasar, temporomandibular eklem disfonksiyonu, miyofasiyal ağrı sendromu ve baş ağrısı komplikasyonları gelişmiş olgularda restoratif tedavi (kompozit veya seramik restorasyonlar), oklüzal terapi ve full-mouth rehabilitasyon ile uzun vadeli rehabilitasyon planları yürütülmektedir. Diş gıcırdatma, çene yorgunluğu, baş ağrısı veya eklem yakınmaları yaşıyorsanız Koru Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı bölümüne başvurarak modern tanı yöntemleri ve kişiye özel gece plağı tedavisinden yararlanabilirsiniz.






