Akut kalp yetmezliği, kalbin ani gelişen veya hızla kötüleşen pompalama yetersizliği sonucu sistemik perfüzyonun bozulduğu ve pulmoner ya da sistemik konjesyon bulgularının ön plana çıktığı, hayatı tehdit eden klinik bir tablodur. Avrupa Kardiyoloji Derneği'nin verilerine göre Avrupa'da yetişkinlerde akut kalp yetmezliği yıllık insidansı 100.000 kişide 100-150 olgu civarında olup hastane içi mortalite yüzde dört ila yedi, bir yıllık mortalite yüzde otuza kadar çıkabilmektedir. Türkiye'de yapılan çalışmalarda hastaneye akut dekompanze kalp yetmezliği nedeniyle yatırılan hastaların ortalama yaşı 65-70 arasında olup vakaların yarısından fazlası iskemik kalp hastalığı zemininde gelişmektedir. Acil servise başvuran kalp yetmezliği olgularının yaklaşık yüzde seksen beşi kronik zeminde dekompansasyon, yüzde on beşi ise yeni başlangıçlı (de novo) akut kalp yetmezliğidir.
ICD-10 sınıflamasında akut kalp yetmezliği I50.20 (akut sistolik kalp yetmezliği), I50.30 (akut diyastolik kalp yetmezliği), I50.40 (akut kombine sistolik ve diyastolik kalp yetmezliği) ve I50.9 (kalp yetmezliği, tanımlanmamış) kodlarıyla raporlanır. Klinik pratikte ESC kılavuzları doğrultusunda hipertansif akut kalp yetmezliği, akut akciğer ödemi, kardiyojenik şok, sağ kalp yetmezliği ve yüksek debili kalp yetmezliği şeklinde dört ila beş klinik fenotip tanımlanmıştır. Bu sınıflamanın hızla yapılması, doğru tedavi rejiminin belirlenmesi ve yoğun bakım kararının verilmesi açısından kritik öneme sahiptir.
Akut Kalp Yetmezliği Nedir?
Akut kalp yetmezliği, kalp debisinin sistemik metabolik gereksinimleri karşılayamayacak ölçüde düşmesi veya bu görevin pulmoner-sistemik dolaşımda anormal yüksek doluş basınçları pahasına yerine getirilmesi durumudur. Patofizyolojik temelinde miyokardın sistolik veya diyastolik işlev bozukluğu, valvüler patoloji, ritim bozukluğu, perikard hastalığı veya akut volüm yüklenmesi yer alır. Sistolik disfonksiyonda sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEF) yüzde 40'ın altına düşer; diyastolik disfonksiyonda LVEF korunmuş olup ventrikül duvar sertliği nedeniyle dolma basınçları yükselir.
Pulmoner konjesyon, sol atriyum ve pulmoner kapiller basıncın 18 mmHg üzerine çıkmasıyla sıvının alveollere transüde olmasıyla meydana gelir; klinikte ortopne, paroksismal nokturnal dispne ve akciğer ödemi olarak yansır. Sistemik konjesyon ise sağ kalp yetmezliği veya biventriküler yetmezlikte santral venöz basıncın yükselmesi sonucu jugüler venöz dolgunluk, hepatomegali, asit ve periferik ödem ile karakterizedir. Kardiyojenik şokta sistolik kan basıncı 30 dakikadan uzun süre 90 mmHg altında kalır, kardiyak indeks 1,8 L/dk/m² altına iner ve doku perfüzyonu belirgin biçimde bozulur; serum laktat değeri 2 mmol/L üzerine çıkar.
Akut kalp yetmezliğinde nörohumoral aktivasyon (sempatik sinir sistemi, renin-anjiyotensin-aldosteron sistemi, vazopressin) kısa vadede telafi edici görevi yerine getirirken uzun vadede miyokard hasarını derinleştirir. Aynı zamanda inflamatuvar sitokinler (TNF-alfa, IL-6) ve oksidatif stres miyositlerde apoptozu hızlandırır. Bu süreçlerin kavranması, tedavi seçeneklerinin (vazodilatör, diüretik, inotrop) doğru endikasyonla uygulanmasını sağlar.
Akut Kalp Yetmezliği Nedenleri
Tetikleyici nedenler kardiyak ve ekstrakardiyak olarak iki ana grupta toplanır. Kardiyak nedenler arasında akut koroner sendrom (özellikle ST yükselmeli miyokard enfarktüsü), aritmiler (atriyal fibrilasyon hızlı yanıtlı, ventriküler taşikardi, ileri atriyoventriküler blok), hipertansif acil durum, akut kapak yetmezliği (papiller kas rüptürü, infektif endokardit), kardiyomiyopatiler (peripartum, takotsubo, miyokardit), perikardiyal tamponad ve aort diseksiyonu sayılır. Sol ventrikül duvar rüptürü, ventriküler septal defekt rüptürü ve akut mitral yetmezliği yapısal akut nedenler arasında en ciddi olanlardır.
Ekstrakardiyak tetikleyiciler arasında pulmoner emboli, sepsis, anemi (hemoglobin<8 g/dL), tirotoksikoz, hipotiroidi, böbrek yetmezliği alevlenmesi, ilaç uyumsuzluğu, aşırı tuz ve sıvı alımı, alkol fazlalığı, NSAID kullanımı, negatif inotrop ilaçlar (verapamil, diltiazem, beta blokerler), kemoterapötikler (antrasiklinler, trastuzumab) ve hipoksemi yer alır. Hastaneye yatışların en sık nedenleri ilaç tedavisine uyumsuzluk, diyet uyumsuzluğu, infeksiyon, aritmi ve iskemidir. Influenza, COVID-19 ve diğer viral solunum yolu enfeksiyonları kronik kalp yetmezliği olan hastalarda akut dekompansasyona yol açabilir.
Risk faktörleri arasında yaş (75 üzeri), erkek cinsiyet, hipertansiyon, diyabetes mellitus, dislipidemi, sigara, ailesel kalp hastalığı öyküsü, obezite, kronik böbrek yetmezliği, atriyal fibrilasyon ve uyku apnesi bulunur. Ailede genç yaşta ani kardiyak ölüm öyküsü, kalıtsal kardiyomiyopati riskine işaret eder. Geçirilmiş radyoterapi (özellikle göğüs bölgesi) on yıllar sonra valvüler hastalık ve restriktif kardiyomiyopati ile akut kalp yetmezliğine zemin hazırlayabilir.
Akut Kalp Yetmezliği Belirtileri
Klinik tablo, etkilenen ventriküle ve klinik fenotipe göre farklılık gösterir. Sol kalp yetmezliği baskın olduğunda dispne, ortopne (yatınca artan nefes darlığı), paroksismal nokturnal dispne (gece uykudan boğulma hissi ile uyanma), egzersiz toleransında belirgin azalma, balgamlı veya pembe köpüklü öksürük, hışıltı (kardiyak astım) ve ileri olgularda akciğer ödemi tablosu görülür. Akciğer ödemi tablosunda hasta dik oturmak ister, yardımcı solunum kaslarını kullanır, terlemiş ve siyanoze görünür; akciğer oskültasyonunda yaygın ince raller (krepitan raller) duyulur.
Sağ kalp yetmezliği baskın olgularda ise jugüler venöz dolgunluk, hepatomegali, hepatojugüler reflü pozitifliği, sağ üst kadran ağrısı, asit, alt ekstremite ödemi (gode bırakan ödem), kilo artışı ve nokturnal poliüri ön plana çıkar. Kardiyojenik şokta hipotansiyon, taşikardi, soğuk ve nemli ekstremiteler, kapiller dolum süresinde uzama (>3 saniye), siyanoz, oligüri (idrar çıkışı <0,5 mL/kg/saat) ve mental durum bozukluğu izlenir.
Eşlik eden bulgular arasında üçüncü kalp sesi (S3 galo), pulsus alternans, periferik nabızlarda zayıflama, deri renginde solukluk, mottling ve serum laktat yüksekliği bulunur. Yaşlı hastalarda klinik tablo atipik seyredebilir; konfüzyon, halsizlik, iştahsızlık ve genel durumda bozulma tek belirti olabilir. Kadınlarda ve diyabetik hastalarda akut koroner sendrom kökenli kalp yetmezliğinde tipik göğüs ağrısı yerine yorgunluk, dispne ve epigastrik rahatsızlık öne çıkabilir.
Akut Kalp Yetmezliğinde Tanı
Tanı klinik şüphe ile başlar; vital bulgular, fizik muayene, elektrokardiyografi, akciğer grafisi ve laboratuvar tetkikleri ilk aşamada eş zamanlı değerlendirilir. Anamnezde dispne süresi, ortopne, nokturnal dispne, periferik ödem, kilo artışı, ilaç uyumu, son aktivite düzeyi, koroner arter hastalığı öyküsü, hipertansiyon, diyabet ve son sürede yaşanan enfeksiyon sorgulanır. Vital bulgularda kan basıncı, kalp hızı, solunum sayısı, oksijen satürasyonu ve sıcaklık eksiksiz kaydedilmelidir.
Elektrokardiyografide iskemik değişiklikler (ST elevasyonu/depresyonu, T inversiyonu), aritmiler, sol dal bloğu, atriyal fibrilasyon, sol ventrikül hipertrofisi paterni veya geçirilmiş miyokard enfarktüsü kanıtları aranır. Akciğer grafisinde kardiyomegali (kardiyotorasik oran>0,5), pulmoner venöz konjesyon, Kerley B çizgileri, peribronşiyal ödem, plevral efüzyon ve alveolar ödem ("kelebek paterni") karakteristik bulgulardır.
Laboratuvar değerlendirmesinde natriüretik peptidler tanı için merkezi role sahiptir. BNP > 100 pg/mL ya da NT-proBNP > 300 pg/mL akut kalp yetmezliği lehinedir; 75 yaş altında NT-proBNP > 450 pg/mL, 50-75 yaş arasında >900 pg/mL, 75 yaş üzerinde >1800 pg/mL eşik değerleri tanı koydurucudur. Troponin I yüksekliği (>0,04 ng/mL) miyokard hasarını gösterir; iskemik kalp yetmezliğinde tanısaldır. Tam kan sayımı, böbrek fonksiyonları (kreatinin, üre), elektrolitler (sodyum, potasyum, magnezyum, kalsiyum), karaciğer enzimleri, tiroid fonksiyon testleri, glukoz, HbA1c, ferritin, transferrin saturasyonu, D-dimer, arteriyel kan gazı ve laktat rutin olarak istenir.
Ekokardiyografi tanıda altın standart görüntüleme yöntemidir; sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (>%50 korunmuş, %41-49 hafif düşmüş, ≤%40 düşmüş), duvar hareketi anormallikleri, kapak hastalıkları, perikardiyal efüzyon, sağ ventrikül işlevi, atrium boyutları ve pulmoner arter basıncı değerlendirilir. Akciğer ultrasonografisi B-line varlığı ile pulmoner ödemi yatak başında saptayabilir. Toraks tomografisi pulmoner emboli şüphesinde, koroner anjiyografi akut koroner sendromda, sağ kalp kateterizasyonu kardiyojenik şokta hemodinamik değerlendirme için yapılır. Kardiyak manyetik rezonans görüntüleme miyokardit, infiltratif kardiyomiyopati ve etiyolojinin belirsiz kaldığı olgularda yararlıdır.
Ayırıcı Tanı
Dispne ile başvuran hastada akut kalp yetmezliği tanısının doğru konulabilmesi için aşağıdaki klinik tabloların ayırt edilmesi gereklidir.
- Pulmoner emboli: Plöritik göğüs ağrısı, hemoptizi, taşikardi, hipoksemi ile seyreder. D-dimer yüksekliği ve BT pulmoner anjiyografide trombüs gösterilir. Wells ve Geneva skorları yardımcıdır. ICD-10 kodu I26.
- KOAH alevlenmesi: Sigara öyküsü, kronik öksürük, balgam ve hışıltı tipiktir. Akciğer grafisinde aşırı havalanma görülür. Solunum fonksiyon testlerinde FEV1/FVC oranı 70'in altındadır. ICD-10 kodu J44.1.
- Pnömoni: Ateş, prodüktif öksürük, plöretik ağrı, lokalize konsolidasyon ve lökositoz ile karakterizedir. Akciğer grafisinde infiltrat görülür. Prokalsitonin yüksekliği bakteriyel etiyolojiyi destekler.
- Akut respiratuvar distres sendromu (ARDS): Berlin kriterleri ile tanımlanır; PaO2/FiO2<300, bilateral infiltratlar, sol atriyum hipertansiyonuna bağlı olmayan akciğer ödemi. Sepsis, aspirasyon ve pankreatit zemininde görülür.
- Anksiyete bozukluğu / panik atak: Hiperventilasyon, parestezi, baş dönmesi ile gelir. EKG, akciğer grafisi ve natriüretik peptidler normaldir.
- Pnömotoraks: Ani başlayan plöretik ağrı, dispne, etkilenen tarafta solunum seslerinin azalması ile başvurur. Akciğer grafisi ve toraks tomografisi tanıyı koydurur.
Akut Kalp Yetmezliği Tedavisi
Tedavinin temel amaçları semptomatik rahatlama, hemodinamik stabilizasyon ve organ perfüzyonunun korunmasıdır. İlk değerlendirme ABCD basamaklarına göre yapılır. Hipoksemik hastada (SpO2<%90 ya da PaO2<60 mmHg) maske ile oksijen verilir; gerektiğinde non-invaziv pozitif basınçlı ventilasyon (CPAP 7,5-12,5 cmH2O ya da BiPAP 10-15/4-6 cmH2O) uygulanır. Bilinç bozukluğu, hava yolu güvenliği bozulmuş hastalarda endotrakeal entübasyon ve mekanik ventilasyon endikedir.
Konjesyon baskın olgularda intravenöz loop diüretikleri ana tedavidir. Diüretik kullanmayan hastada furosemid 20-40 mg IV bolus; kronik diüretik kullanan hastada günlük oral dozun 1-2,5 katı IV bolus ya da 5-20 mg/saat IV infüzyon olarak verilir. Yanıt yetersizse doz titrasyonu yapılır; metolazon 2,5-5 mg PO eklenebilir (sekansiyel nefron blokajı). Vazodilatör tedavi sistolik kan basıncı 110 mmHg üzerinde olan hastalarda nitrogliserin 10-20 mcg/dakika IV başlangıç, 5-10 dakikada bir 5-10 mcg/dakika artırarak etkili doz aralığında (40-200 mcg/dakika) titre edilir. Nitroprussid 0,3-5 mcg/kg/dakika IV ileri olgularda alternatiftir.
Düşük debi tablosunda inotropik destek uygulanır. Dobutamin 2-20 mcg/kg/dakika IV infüzyon, milrinon 0,375-0,75 mcg/kg/dakika IV (öncesinde 50 mcg/kg yükleme) ve levosimendan 0,05-0,2 mcg/kg/dakika IV (24 saatlik infüzyon) kullanılan ajanlardır. Kardiyojenik şokta noradrenalin 0,05-0,5 mcg/kg/dakika IV ile ortalama arter basıncı 65 mmHg üzerinde tutulmaya çalışılır. Mekanik dolaşım desteği (intra-aortik balon pompası, Impella, ECMO veya VA-ECMO) refrakter şokta düşünülür.
Etiyolojiye yönelik tedavide akut koroner sendromda primer perkütan koroner girişim (kapı-balon süresi 90 dakika altında), aritmilerde elektriksel kardiyoversiyon ya da antiaritmik ilaç (amiodaron 150 mg IV 10 dakikada, ardından 1 mg/dakika 6 saat, sonra 0,5 mg/dakika 18 saat infüzyon), hipertansif acil durumda parenteral antihipertansif tedavi, akut kapak yetmezliğinde acil cerrahi onarım ya da değişim uygulanır. Atriyal fibrilasyonda hız kontrolü için digoksin 0,25 mg IV (kreatinin klirensine göre ayarlama) tercih edilebilir.
Stabilize hastada hastane yatışı sırasında nörohumoral antagonistler başlanır ya da titre edilir: ACE inhibitörü (enalapril 2,5-20 mg/gün PO, ramipril 2,5-10 mg/gün PO) ya da ARB (valsartan 40-160 mg günde 2 defa PO), beta bloker (bisoprolol 1,25-10 mg/gün PO, karvediol 3,125-25 mg günde 2 defa PO), mineralokortikoid reseptör antagonisti (spironolakton 25-50 mg/gün PO ya da eplerenon 25-50 mg/gün PO), SGLT2 inhibitörü (dapagliflozin 10 mg/gün PO ya da empagliflozin 10 mg/gün PO) ve sakubitril/valsartan (24/26-97/103 mg günde 2 defa PO) tedaviye eklenir. Demir eksikliği saptandığında IV demir karboksimaltoz uygulaması fonksiyonel kapasiteyi düzeltir.
Akut Kalp Yetmezliği Komplikasyonları
Komplikasyonlar kısa ve uzun vadeli olarak ele alınır. Akut dönemde kardiyojenik şok, akut böbrek hasarı (kreatininde 0,3 mg/dL üzerinde artış), hepatik konjesyon ve karaciğer disfonksiyonu, ventriküler aritmiler, ani kardiyak ölüm, pulmoner ödem, hipoksemik solunum yetmezliği, iskemik bağırsak, mezenter iskemisi ve dissemine intravasküler koagülasyon gelişebilir. Kardiyak rüptür, akut miyokard enfarktüsünden 3-5 gün sonra mekanik komplikasyon olarak gelişebilir; ventriküler septal rüptür, papiller kas rüptürü ve serbest duvar rüptürü hayatı tehdit eder.
Uzun dönem komplikasyonlarda kronik kalp yetmezliği gelişimi, sık tekrarlayan hastane yatışları, yaşam kalitesinde belirgin azalma, depresyon, anksiyete, kaşeksi, sarkopeni, kemik mineral yoğunluğu kaybı, tromboembolik olaylar (özellikle atriyal fibrilasyona eşlik eden inme), enfeksiyonlara yatkınlık ve böbrek yetmezliği görülür. Bir yıl içinde rehospitalizasyon oranı yüzde 30 civarındadır; bu hastaların önemli bir kısmı kardiyak rehabilitasyon programlarına yönlendirilmemiştir.
Akut Kalp Yetmezliğinden Korunma
Birincil korunmada kardiyovasküler risk faktörlerinin yönetimi (hipertansiyon, dislipidemi, diyabet, sigara, obezite, fiziksel inaktivite) temel alınır. Kan basıncı 130/80 mmHg altında, LDL kolesterol yüksek riskli hastalarda 70 mg/dL altında, HbA1c yüzde 7 altında tutulmaya çalışılır. Düzenli aerobik egzersiz (haftada 150 dakika orta yoğunlukta), Akdeniz tipi beslenme, tuz alımının 5 g/gün altında tutulması ve sigara bırakma temel önlemlerdir.
İkincil korunma kronik kalp yetmezliği tanısı almış bireyler için kritiktir. İlaç uyumu, diyet ve sıvı alımı (1,5-2 L/gün) takibi, günlük kilo izlemi (3 günde 2 kg üzerinde artış uyarı niteliğindedir), influenza ve pnömokok aşılaması, kardiyak rehabilitasyon programı, kardiyak yapısal patolojilerin zamanında girişimsel tedavisi ve düzenli kardiyoloji kontrolleri dekompansasyonu önler. Üçüncül korunmada ise gelişen organ hasarının ilerlemesini engellemek için ileri tedavi seçenekleri (kalp nakli, sol ventrikül destek cihazları) düşünülür.
Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?
Aşağıdaki belirti ve durumlar acil servise başvuruyu zorunlu kılar:
- Yatınca artan ve dik oturmakla rahatlayan nefes darlığı
- Gece uykudan boğulma hissi ile uyanma
- Pembe köpüklü balgam, gürültülü solunum, yardımcı solunum kasları kullanımı
- Göğüs ağrısı eşlik eden nefes darlığı
- Bilinç değişikliği, halsizlik, ciltte solukluk veya mottling
- Sistolik kan basıncının 90 mmHg altına düşmesi
- Soğuk-nemli ekstremiteler, idrar çıkışında belirgin azalma
- Üç gün içinde 2 kg üzerinde ani kilo artışı, bacaklarda yaygın ödem, karın şişliği
- Kalp yetmezliği bilinen hastada egzersiz toleransında belirgin düşüş
- Çarpıntı, baş dönmesi veya kısa süreli bilinç kayıpları
- Bilinen iskemik kalp hastalığı zemininde yeni ve şiddetli yorgunluk veya nefes darlığı
Erken hastane başvurusu mortalite riskini belirgin biçimde azaltır. Özellikle yetmiş beş yaş üzeri, çoklu komorbiditesi olan ve dirençli ödemi gerileyemeyen hastalarda evde takip yerine hastane temelli tedavi tercih edilmelidir.
Koru Hastanesi Acil Servis bölümünde uzman hekimlerimiz, akut kalp yetmezliği başvurularında hızlı tanı, etkin stabilizasyon ve modern tedavi imkânlarını bir arada sunmaktadır. Triajdan itibaren ilk 10 dakika içinde elektrokardiyografi, taşıyıcı troponin ve natriüretik peptid ölçümü, akciğer grafisi ve yatak başı akciğer ile kardiyak ultrasonografi tamamlanmakta; gerekli olgulara non-invaziv ventilasyon, IV diüretik ve vazodilatör tedavi acil servis ortamında başlatılmaktadır. Kardiyojenik şok şüphesi olan hastalar koroner anjiyografi, primer perkütan koroner girişim, intra-aortik balon pompası, Impella ve ECMO gibi mekanik destek seçenekleri için entegre koroner yoğun bakım ünitemize alınmaktadır. Hastalarımız taburculuk sürecinde nörohumoral antagonist ilaç titrasyonu, SGLT2 inhibitörü başlanması, kardiyak rehabilitasyon programı ve düzenli poliklinik kontrolleri ile uzun vadede korunmaya yönelik bireysel bir plana yönlendirilmektedir. Özellikle dirençli ileri evre kalp yetmezliği olan hastalara yönelik kalp nakli ve sol ventrikül destek cihazı değerlendirme süreçleri kalp damar cerrahisi ekibimiz ile koordinasyonla yürütülmektedir. Nefes darlığı, ani kilo artışı veya yeni başlayan ödem hissettiğinizde Koru Hastanesi Acil Servis bölümüne 7/24 başvurarak hayat kurtarıcı erken tedaviye ulaşabilirsiniz.



