Glomerüler filtrasyon hızı (GFR), böbrek fonksiyonunun değerlendirilmesinde altın standart parametredir ve tahmini GFR (eGFR) testi bu değerin pratik klinik uygulamasını oluşturur. Dünya genelinde kronik böbrek hastalığı (KBH) prevalansı %10-15 arasında olup çoğu hasta ileri evrelere ulaşana kadar tanı almamaktadır. Türkiye'de KBH prevalansının %15,7 olduğu bildirilmiş olup diyabet ve hipertansiyonun yaygınlığı bu oranın artmaya devam edeceğini düşündürmektedir. Erken tanı ve müdahale böbrek fonksiyon kaybını yavaşlatabilir, diyaliz ve transplantasyon ihtiyacını geciktirebilir. Bu nedenle eGFR testinin doğru anlaşılması ve yorumlanması hem hekimler hem de hastalar için büyük önem taşımaktadır.
GFR ve eGFR Nedir?
Glomerüler filtrasyon hızı (GFR), böbreklerin birim zamanda kanı süzme kapasitesini ifade eder. Her iki böbrekte toplam yaklaşık 2 milyon nefron bulunur ve her nefrondaki glomerül adı verilen kılcal damar yumağı kanı filtre ederek ilk idrarı (ultrafiltrat) oluşturur. GFR, glomerüllerin dakikada süzdüğü plazma hacmini mililitre cinsinden gösterir ve normal değeri yaklaşık >90 mL/dk/1,73 m² vücut yüzey alanıdır.
Gerçek GFR'nin ölçümü karmaşık ve zaman alıcıdır; inülin klirensi veya radyoizotop yöntemleri gerektirir. Bu nedenle klinik pratikte tahmini GFR (eGFR) kullanılır. eGFR, serum kreatinin veya sistatin C düzeyinden matematiksel formüllerle hesaplanır. Kreatinin kas metabolizmasının bir yan ürünüdür ve böbreklerden atılır; GFR düştüğünde serum kreatinin düzeyi yükselir. Bu ters ilişki eGFR hesaplamasının temelini oluşturur.
Hesaplama Formülleri
- CKD-EPI 2021 (Chronic Kidney Disease Epidemiology Collaboration): Güncel kılavuzların önerdiği standart formüldür. 2021 versiyonunda ırk değişkeni kaldırılmıştır ve yalnızca kreatinin, yaş ve cinsiyet kullanılarak hesaplama yapılır. Kreatinin ve sistatin C kombinasyonu ile daha doğru sonuçlar elde edilebilir.
- MDRD (Modification of Diet in Renal Disease): Daha eski bir formül olup KBH hastalarında yaygın kullanılmıştır. GFR >60 mL/dk olan hastalarda doğruluğu CKD-EPI'ye göre daha düşüktür.
- Cockcroft-Gault: Kreatinin klirensi tahmini için geliştirilmiş en eski formüllerden biridir. İlaç dozaj ayarlamalarında halen bazı kılavuzlarda referans alınır. Obez ve kaşektik hastalarda güvenilirliği azalır.
KBH Evreleme Sistemi
Kronik böbrek hastalığı, eGFR değerine ve albüminüri düzeyine göre evrelenir. KDIGO (Kidney Disease: Improving Global Outcomes) sınıflaması dünya genelinde kabul gören standart evreleme sistemidir.
- Evre 1 (eGFR ≥90 mL/dk/1,73 m²): Böbrek fonksiyonu normal olmakla birlikte böbrek hasarının kanıtı mevcuttur. Albüminüri, hematüri, yapısal anormallikler veya patolojik bulgular hasarı gösterir. Bu evrede müdahale en etkili dönemdedir.
- Evre 2 (eGFR 60-89 mL/dk/1,73 m²): Hafif GFR azalması mevcuttur. Böbrek hasarının diğer kanıtları eşlik ediyorsa KBH tanısı konur. İzole eGFR 60-89 değeri, özellikle yaşlı bireylerde yaşa bağlı fizyolojik azalmayı yansıtabilir.
- Evre 3a (eGFR 45-59 mL/dk/1,73 m²): Hafif-orta derecede GFR azalması. Kardiyovasküler risk belirgin şekilde artar. Nefroloji konsültasyonu düşünülmelidir.
- Evre 3b (eGFR 30-44 mL/dk/1,73 m²): Orta-ciddi derecede GFR azalması. Anemi, mineral-kemik bozuklukları ve sıvı-elektrolit dengesizlikleri belirginleşir. İlaç doz ayarlamaları gereklidir.
- Evre 4 (eGFR 15-29 mL/dk/1,73 m²): Ciddi GFR azalması. Renal replasman tedavisine (diyaliz veya transplantasyon) hazırlık başlatılmalıdır. Vasküler erişim veya periton kateteri planlaması yapılır.
- Evre 5 (eGFR <15 mL/dk/1,73 m²): Son dönem böbrek hastalığı (SDBH). Böbrekler yaşamı sürdürecek düzeyde filtrasyon yapamaz. Hemodiyaliz, periton diyalizi veya böbrek transplantasyonu gereklidir.
eGFR'yi Etkileyen Faktörler
eGFR hesaplaması serum kreatininine dayandığından, kreatinin düzeyini etkileyen böbrek dışı faktörler eGFR sonucunu da değiştirebilir. Bu faktörlerin bilinmesi yanlış yorumlamayı önlemek açısından kritiktir.
- Kas kitlesi: Yüksek kas kitlesine sahip bireylerde (vücut geliştirme sporcuları, ağır fiziksel iş yapanlar) bazal kreatinin düzeyi yüksektir ve eGFR olduğundan düşük hesaplanabilir. Düşük kas kitlesinde (kaşeksi, amputasyon, yaşlılık) ise eGFR olduğundan yüksek çıkabilir.
- Diyet: Yüksek proteinli diyet ve kreatin takviyesi serum kreatinini yükseltir ve eGFR'yi düşük gösterir. Vejetaryen diyette kreatinin düzeyi daha düşük olabilir.
- İlaçlar: Trimetoprim ve simetidin böbrek tübüllerinde kreatinin sekresyonunu inhibe ederek serum kreatinini yükseltir; bu durum gerçek GFR değişikliği olmaksızın eGFR'nin düşük hesaplanmasına neden olur.
- Yaş: GFR 30 yaşından sonra her yıl yaklaşık 1 mL/dk azalır. 70 yaşında eGFR 60-70 mL/dk fizyolojik kabul edilebilir; ancak albüminüri veya diğer hasar bulguları eşlik ediyorsa KBH tanısı konmalıdır.
- Dehidratasyon: Akut sıvı kaybı prerenal azotemi yaparak geçici eGFR düşüklüğüne yol açar. Yeterli hidrasyon sonrası kontrol değerleri normalleşir.
- Akut böbrek hasarı: eGFR formülleri kararlı durum (steady-state) kreatinin düzeyine dayanır. Akut böbrek hasarında kreatinin hızla değiştiğinden eGFR güvenilir değildir; bu durumda idrar çıkışı ve kreatinin trendi izlenmelidir.
eGFR Düşüklüğünün Nedenleri
eGFR'nin kalıcı olarak düşük olması kronik böbrek hastalığını işaret eder. En sık nedenler sistemik hastalıkların böbrek tutulumu ile ilişkilidir.
Primer Nedenler
- Diyabetik nefropati: KBH'nin dünya genelinde en sık nedenidir. Tip 1 ve tip 2 diyabette kronik hiperglisemi glomerüler bazal membranı kalınlaştırır, mezangial matriksi genişletir ve nodüler glomerüloskleroza (Kimmelstiel-Wilson lezyonu) yol açar. Mikroalbüminüri en erken bulgudur.
- Hipertansif nefroskleroz: Kronik hipertansiyon böbrek arteriyollerinde hasar oluşturarak iskemik nefron kaybına neden olur. Diyabetten sonra KBH'nin en sık ikinci nedenidir.
- Glomerülonefritler: IgA nefropatisi, membranöz nefropati, fokal segmental glomerüloskleroz (FSGS) ve lupus nefriti gibi glomerüler hastalıklar proteinüri ve progresif GFR kaybı ile seyreder.
- Polikistik böbrek hastalığı: Otozomal dominant polikistik böbrek hastalığı (ADPKD) en sık herediter böbrek hastalığıdır. Bilateral böbrek kistleri progresif büyüyerek normal parankimi tahrip eder ve ortalama 50-60 yaşlarında SDBH gelişir.
- Obstrüktif üropati: Üriner sistemin herhangi bir düzeyinde kronik obstrüksiyon (benign prostat hiperplazisi, üreter taşları, retroperitoneal fibrozis) hidronefroza ve obstrüktif nefropatiye yol açar.
- Nefrotoksik ilaçlar: Non-steroid anti-inflamatuvar ilaçlar (NSAİİ) uzun süreli kullanımda interstisyel nefrit ve papiller nekroz yapabilir. Aminoglikozidler, amfoterisin B, sisplatin ve lityum doza bağımlı nefrotoksisite oluşturur. Radyokontrast madde nefropatisi özellikle diyabetik ve dehidrate hastalarda risk oluşturur.
Diğer Nedenler
- Tübülointerstisyel nefritler: İlaç alerjisi, enfeksiyonlar ve otoimmün hastalıklara bağlı interstisyel iltihaplanma kronik böbrek hasarına ilerleyebilir.
- Renovasküler hastalık: Renal arter stenozu (aterosklerotik veya fibromusküler displazi) böbreğe kan akımını azaltarak iskemik nefropatiye neden olur.
- Amiloidoz: Amiloid proteininin böbrekte birikmesi glomerüler ve tübüler fonksiyonu bozar.
- Multipl miyelom: Hafif zincir nefropatisi, cast nefropatisi ve hiperkalsemi aracılığıyla böbrek hasarı oluşturur.
Belirtiler
Kronik böbrek hastalığının erken evrelerinde genellikle semptom yoktur; bu nedenle KBH sessiz bir hastalık olarak adlandırılır. Semptomlar tipik olarak evre 3b-4'ten itibaren belirginleşir.
eGFR düşüklüğüne eşlik edebilecek belirtiler şunlardır: yorgunluk ve halsizlik (anemi ve toksin birikimine bağlı), iştahsızlık ve bulantı (üremik toksinlerin gastrointestinal etkisi), periferik ödem (sıvı retansiyonu), noktüri (gece idrar çıkma), köpüklü idrar (proteinüri), kaşıntı (üremik pruritus), kas krampları ve huzursuz bacak sendromu (elektrolit dengesizliği), konsantrasyon güçlüğü (üremik ensefalopati), hipertansiyon ve nefes darlığı (sıvı yüklenmesi ve pulmoner ödem).
Tanı ve Değerlendirme
- Serum kreatinin ve eGFR: İlk basamak değerlendirmedir. En az 3 ay arayla iki ölçümde eGFR <60 mL/dk/1,73 m² olması KBH tanısını doğrular.
- Sistatin C: Kas kitlesinden etkilenmeyen alternatif bir GFR belirtecidir. Kas kitlesi düşük veya yüksek olan bireylerde, kreatin takviyesi kullananlarda ve yaşlılarda kreatinin bazlı eGFR'nin doğruluğundan şüphe duyulduğunda sistatin C bazlı veya kombine eGFR hesaplanmalıdır.
- İdrar tetkiki ve albümin/kreatinin oranı (AKO): Spot idrarda AKO ≥30 mg/g albüminüri olarak kabul edilir ve böbrek hasarının en erken göstergesidir. 24 saatlik idrar toplamadan pratik bir alternatiftir.
- Böbrek ultrasonografisi: Böbrek boyutları, parankim kalınlığı, kortikomedüller ayrım, kistler, taşlar ve hidronefroz değerlendirilir. Küçük ekojen böbrekler kronik hastalığı düşündürür.
- Tam kan sayımı: Eritropoetin eksikliğine bağlı normositer normokrom anemi KBH'nin sık komplikasyonudur.
- Elektrolit paneli: Potasyum, kalsiyum, fosfor, bikarbonat düzeyleri KBH komplikasyonlarının izleminde önemlidir.
- Parathormon (PTH) ve vitamin D: Sekonder hiperparatiroidizm ve mineral-kemik bozuklukları evre 3'ten itibaren araştırılmalıdır.
- Böbrek biyopsisi: Glomerülonefrit şüphesi, açıklanamayan proteinüri veya hızlı progresyon durumunda histopatolojik tanı gerekebilir.
Ayırıcı Tanı
Düşük eGFR saptandığında öncelikle akut ve kronik böbrek hasarı ayrımı yapılmalıdır. Akut böbrek hasarında eGFR hızla düşer ve uygun tedavi ile geri dönebilir; kronik hastalıkta ise kayıp genellikle irreversibldir. Önceki kreatinin değerleri, böbrek boyutu (küçük böbrekler kronikliği destekler) ve anemi varlığı bu ayrımda yardımcıdır. Kas kitlesi düşük hastalarda eGFR olduğundan yüksek çıkabilir ve gerçek böbrek fonksiyonunu maskeleyebilir; bu durumda sistatin C ile doğrulama yapılmalıdır.
Ne Zaman eGFR Testi İstenmeli?
Aşağıdaki risk gruplarında eGFR düzenli olarak izlenmelidir:
- Diabetes mellitus: Tip 1 diyabette tanıdan 5 yıl sonra, tip 2 diyabette tanı anından itibaren yıllık eGFR ve albüminüri taraması yapılmalıdır.
- Hipertansiyon: Kronik hipertansiyon böbrek fonksiyonunu ilerleyici şekilde bozabilir. Yıllık eGFR kontrolü önerilir.
- Kardiyovasküler hastalık: KBH ve KVH birbirinin hem nedeni hem de sonucu olabilir. Koroner arter hastalığı, kalp yetmezliği ve periferik arter hastalığı olan hastalarda böbrek fonksiyonu izlenmelidir.
- Aile öyküsü: Birinci derece akrabalarda KBH, polikistik böbrek hastalığı veya diyaliz öyküsü bulunan bireylerde tarama yapılmalıdır.
- Nefrotoksik ilaç kullanımı: NSAİİ, aminoglikozid, lityum ve kemoterapötik ajan kullanan hastalarda düzenli eGFR takibi gereklidir.
- Üriner sistem enfeksiyonları: Tekrarlayan üriner enfeksiyonlar ve vezikoüreteral reflü böbrek hasarına yol açabilir.
- 60 yaş üstü bireyler: Yaşa bağlı fizyolojik GFR azalması takip edilmeli ve patolojik düşüşten ayrılmalıdır.
İlaç Doz Ayarlaması
eGFR değeri birçok ilacın dozajının belirlenmesinde kritik öneme sahiptir. Böbreklerden atılan ilaçların birikmesini ve toksisitesini önlemek için doz azaltımı veya ilaç değişikliği gerekebilir.
- Metformin: eGFR >45 mL/dk olduğunda güvenle kullanılabilir. eGFR 30-45 arasında doz yarıya indirilmeli, eGFR <30 olduğunda kesilmelidir. Laktik asidoz riski nedeniyle dikkatli izlem gerekir.
- Direkt oral antikoagülanlar (DOAC): Rivaroksaban, apiksaban ve dabigatran dozları eGFR'ye göre ayarlanır. eGFR <15 (dabigatran için <30) olduğunda kullanımı önerilmez.
- Antibiyotikler: Aminoglikozidler, vankomisin, sefalosporinler ve florokinolonlar böbrek fonksiyonuna göre doz ayarlaması gerektirir.
- Digoksin: Renal atılımı yüksek olup eGFR düşüklüğünde toksik düzeylere ulaşabilir. Serum düzeyi izlemi ile doz titrasyonu yapılmalıdır.
- NSAİİ: eGFR <30 olduğunda kontrendikedir. eGFR 30-60 arasında dikkatli kullanılmalı ve mümkünse alternatif analjezikler tercih edilmelidir.
Tedavi Yaklaşımları
KBH tedavisi progresyonu yavaşlatmaya ve komplikasyonları yönetmeye odaklanır.
- Kan basıncı kontrolü: Hedef <130/80 mmHg. ACE inhibitörleri ve anjiyotensin reseptör blokerleri (ARB) proteinüriyi azaltır ve renoprotektif etki gösterir; KBH'de birinci basamak antihipertansiflerdir.
- Diyabet kontrolü: HbA1c hedefi bireyselleştirilir (genellikle <%7). SGLT2 inhibitörleri (dapagliflozin, empagliflozin) diyabetik ve non-diyabetik KBH'de renoprotektif etki göstermiş olup güncel kılavuzlarda önerilmektedir.
- Diyet modifikasyonu: Protein kısıtlaması (0,6-0,8 g/kg/gün), sodyum kısıtlaması (<2 g/gün), ileri evrelerde potasyum ve fosfor kısıtlaması gerekebilir.
- Anemi tedavisi: Eritropoetin stimüle edici ajanlar (ESA) ve intravenöz demir desteği ile hemoglobin 10-11,5 g/dL hedeflenir.
- Mineral-kemik bozuklukları: Fosfor bağlayıcılar, aktif vitamin D analogları ve gerekirse kalsimimetikler (sinakalset) kullanılır.
- Renal replasman tedavisi: eGFR <15 ve üremik semptomlar geliştiğinde hemodiyaliz, periton diyalizi veya preemptif böbrek transplantasyonu planlanır.
Nefroloji Sevk Kriterleri
Aşağıdaki durumlarda hastanın nefroloji uzmanına yönlendirilmesi önerilir:
- eGFR <30 mL/dk/1,73 m² (evre 4-5): Renal replasman tedavisine hazırlık ve komplikasyon yönetimi için nefroloji takibi zorunludur.
- Hızlı eGFR düşüşü: Yılda >5 mL/dk azalma hızlı progresyon olarak kabul edilir ve nedeni araştırılmalıdır.
- Persistan albüminüri: AKO >300 mg/g (makroalbüminüri) veya tedaviye rağmen artmaya devam eden albüminüri nefroloji değerlendirmesi gerektirir.
- Açıklanamayan hematüri: Glomerüler kaynaklı hematüri (dismorfik eritrositler, eritrosit silendirler) nefrolojik tanı gerektirir.
- Dirençli hipertansiyon: Üç veya daha fazla antihipertansife rağmen kontrol altına alınamayan kan basıncı renal arter stenozu veya parankimal böbrek hastalığını düşündürür.
- Elektrolit bozuklukları: Tekrarlayan hiperpotasemi, metabolik asidoz veya hiperfosfatemi nefroloji yönetimi gerektirir.
Komplikasyonlar
KBH ilerledikçe birden fazla organ sistemini etkileyen komplikasyonlar gelişir. Kardiyovasküler hastalık KBH hastalarında en sık ölüm nedenidir; üremik toksinler, hipertansiyon, dislipidemi ve vasküler kalsifikasyon aterosklerozü hızlandırır. Anemi eritropoetin eksikliği ve demir metabolizması bozukluğu nedeniyle gelişir. Renal osteodistrofi fosfor retansiyonu, vitamin D eksikliği ve sekonder hiperparatiroidizm sonucu kemik yapısının bozulmasıdır. Hiperpotasemi yaşamı tehdit eden kardiyak aritmilere yol açabilir. Metabolik asidoz protein katabolizmasını artırır ve kas kaybına katkıda bulunur. Üremik ensefalopati ileri evrelerde bilinç değişikliği, konvülziyon ve komaya ilerleyebilir.
Korunma
Böbrek hastalığından korunma büyük ölçüde risk faktörlerinin kontrolü ile sağlanır. Diyabet ve hipertansiyon yönetimi KBH önlenmesinin temel taşlarıdır. Düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı vücut ağırlığının korunması ve tuz kısıtlaması böbrek sağlığını destekler. Sigara bırakılması renal vasküler hasarı azaltır. Nefrotoksik ilaçlardan (NSAİİ, aminoglikozidler) mümkün olduğunca kaçınılmalı ve gerekli durumlarda kısa süreli, uygun dozda kullanılmalıdır. Yeterli sıvı alımı (günde 1,5-2 litre) böbrek perfüzyonunu destekler ve üriner taş oluşumu riskini azaltır. Risk grubundaki bireylerin düzenli eGFR ve albüminüri taraması yaptırması erken tanı ve müdahale şansını artırır.
Ne Zaman Doktora Başvurmalı?
- Düşük eGFR değeri: Kan tahlilinde eGFR <60 mL/dk/1,73 m² saptandığında neden araştırılmalı ve nefroloji değerlendirmesi planlanmalıdır.
- İdrar değişiklikleri: Köpüklü idrar (proteinüri), kanlı idrar (hematüri), idrar miktarında azalma veya artma ve noktüri böbrek hastalığının işaretleri olabilir.
- Açıklanamayan ödem: Ayak bileklerinde, bacaklarda ve göz çevresinde şişlik sıvı retansiyonunu düşündürür ve böbrek fonksiyonları değerlendirilmelidir.
- Yorgunluk ve iştahsızlık: Kronik halsizlik, iştah kaybı ve bulantının böbrek hastalığından kaynaklanabileceği unutulmamalıdır.
- Kontrolsüz hipertansiyon: Tedaviye rağmen yüksek seyreden tansiyon böbrek kaynaklı olabilir.
- Diyabet veya hipertansiyon hastalarında düzenli kontrol: Bu risk grubundaki bireyler yıllık eGFR ve albüminüri taraması yaptırmalıdır.
eGFR, böbrek fonksiyonunun pratik ve güvenilir bir göstergesi olup kronik böbrek hastalığının tanı, evreleme ve izleminde vazgeçilmez bir parametredir. CKD-EPI 2021 formülü güncel standart olarak kabul edilmekte, sistatin C ile kombinasyonu doğruluğu artırmaktadır. KBH'nin erken evrelerde tanınması, progresyonun yavaşlatılması ve diyaliz ihtiyacının geciktirilmesi açısından hayati önem taşır. Risk grubundaki bireylerde düzenli tarama, yaşam tarzı modifikasyonları ve uygun farmakolojik tedavi böbrek sağlığının korunmasında temel stratejilerdir. Koru Hastanesi Nefroloji Bölümü olarak, böbrek fonksiyonlarınızla ilgili her türlü endişenizde kapsamlı değerlendirme ve bireyselleştirilmiş tedavi planlaması için hizmetinizdeyiz.





