Cushing sendromu, vücudun uzun süre yüksek düzeyde kortizol hormonuna maruz kalması sonucunda ortaya çıkan ve çoklu organ sistemlerini etkileyen bir endokrin bozukluktur. Endojen Cushing sendromunun yıllık insidansı milyonda 2-3 vaka olarak bildirilmekle birlikte, subklinik formlar dahil edildiğinde bu oranın çok daha yüksek olduğu düşünülmektedir. Kadınlarda erkeklere kıyasla 3-4 kat daha sık görülmekte olup, en sık 25-50 yaş arasında tanı konulmaktadır. Öte yandan ekzojen (iyatrojenik) Cushing sendromu, uzun süreli glukokortikoid tedavisi kullanan hastalarda oldukça yaygındır ve endojen formlardan çok daha sık karşılaşılmaktadır. Tedavi edilmediğinde 5 yıllık mortalite oranının %50'ye ulaşabildiği bu sendrom, endokrinoloji pratiğinde tanı ve tedavisi en zorlu hastalıklardan birini oluşturmaktadır.
Cushing Sendromu Nedir?
Cushing sendromu, kaynağı ne olursa olsun kronik hiperkortizolizm durumunu tanımlayan bir klinik tablodur. Kortizol, böbreküstü bezlerinin korteksinden salgılanan ve metabolizma, bağışıklık sistemi, kardiyovasküler fonksiyonlar ve stres yanıtında kritik roller üstlenen bir glukokortikoid hormondur. Fizyolojik sınırların üzerinde seyreden kortizol düzeyleri vücutta yaygın ve yıkıcı etkilere yol açar.
Cushing sendromu, ACTH'ye bağımlı ve ACTH'den bağımsız olmak üzere iki ana kategoride sınıflandırılır. ACTH bağımlı formlar tüm endojen vakaların yaklaşık %80'ini oluşturur ve bunların büyük çoğunluğu hipofiz kaynaklıdır (Cushing hastalığı). ACTH bağımsız formlarda ise patoloji doğrudan böbreküstü bezlerindedir. Cushing hastalığı terimi spesifik olarak ACTH salgılayan hipofiz adenomuna bağlı hiperkortizolizmi ifade ederken, Cushing sendromu tüm hiperkortizolizm nedenlerini kapsayan genel bir terimdir.
Cushing Sendromunun Nedenleri
Cushing sendromu etyolojik olarak ekzojen ve endojen nedenler olmak üzere ikiye ayrılır:
Ekzojen (İyatrojenik) Nedenler
En sık karşılaşılan Cushing sendromu nedenidir. Uzun süreli ve yüksek dozda glukokortikoid tedavisi (prednizolon, deksametazon, metilprednizolon) alan hastalarda gelişir. Oral, parenteral, topikal veya inhaler formlar dahil tüm uygulama yolları ile ortaya çıkabilir.
Endojen Nedenler
- Cushing hastalığı (ACTH salgılayan hipofiz adenomu): Endojen vakaların %65-70'ini oluşturur. Genellikle mikroadenom (<10 mm) şeklindedir.
- Ektopik ACTH sendromu: Endojen vakaların %10-15'ini oluşturur. Küçük hücreli akciğer kanseri, karsinoid tümörler, medüller tiroid kanseri ve feokromositoma gibi tümörlerden kaynaklanan ACTH salgılanması
- Adrenal adenomlar: ACTH bağımsız vakaların en sık nedenidir (%10-15)
- Adrenal karsinomlar: Nadir ancak agresif seyirlidir
- Bilateral adrenal hiperplazi: ACTH bağımsız makronodüler adrenal hiperplazi (AIMAH) ve primer pigmentli nodüler adrenokortikal hastalık (PPNAD)
- Ektopik CRH sendromu: Çok nadir
Cushing Sendromunun Belirtileri
Cushing sendromunun klinik tablosu geniş bir semptom ve bulgu yelpazesine sahip olup, hiperkortizolizmin süresine ve şiddetine bağlı olarak değişkenlik gösterir.
Metabolik ve Vücut Kompozisyonu Değişiklikleri
- Santral obezite (gövde, yüz ve boyunda yağ birikimi)
- Ay dede yüzü (moon face)
- Bufalo hörgücü (dorsoservikal yağ yastığı)
- Supraklaviküler yağ birikimi
- İnce ekstremiteler (kas atrofisi nedeniyle)
Deri Bulguları
- Mor-pembe renkli geniş striae (>1 cm, özellikle karın, uyluk ve aksillada)
- İnce, kolay zedelenen cilt
- Ekimozlar ve kolay morarma
- Akne ve hirsutizm
- Yara iyileşmesinde gecikme
- Hiperpigmentasyon (ACTH bağımlı formlarda)
Kas-İskelet Sistemi
- Proksimal miyopati (merdiven çıkma, sandalyeden kalkma güçlüğü)
- Osteoporoz ve patolojik kırıklar
- Büyüme geriliği (çocuklarda)
Kardiyovasküler ve Metabolik
- Hipertansiyon (%60-85)
- Dislipidemi
- Glukoz intoleransı veya diabetes mellitus (%40-45)
- Tromboembolik olaylara yatkınlık
Nöropsikiyatrik
- Depresyon (%50-70)
- Anksiyete ve emosyonel labilite
- Kognitif bozukluklar
- Uyku bozuklukları
- Psikoz (ağır vakalarda)
Diğer Belirtiler
- İmmünsüpresyon ve enfeksiyon riskinde artış
- Menstrüel düzensizlikler, amenore
- Libido azalması ve erektil disfonksiyon
- Poliüri ve polidipsi
- Nefrolitiyazis
Cushing Sendromunun Tanısı
Cushing sendromu tanısı endokrinolojide en karmaşık tanı süreçlerinden birini oluşturur ve üç aşamalı bir yaklaşım gerektirir: hiperkortizolizmin doğrulanması, ACTH bağımlılığının belirlenmesi ve kaynağın lokalizasyonu.
Birinci Aşama: Hiperkortizolizmin Doğrulanması
Aşağıdaki testlerden en az ikisinin pozitif olması gerekir:
- 1 mg deksametazon supresyon testi (DST): Gece 23:00'te 1 mg deksametazon alınır, sabah 08:00'de serum kortizolü ölçülür. Kortizol >1.8 mcg/dL ise anormal kabul edilir.
- 24 saatlik idrarda serbest kortizol: Üst sınırın 3-4 katı artış anlamlıdır.
- Gece tükürük kortizolü: Gece 23:00-24:00 arasında alınan tükürükte kortizol yüksekliği diürnal ritmin kaybolduğunu gösterir.
İkinci Aşama: ACTH Bağımlılığı
Plazma ACTH düzeyi ölçülür. ACTH >20 pg/mL ise ACTH bağımlı, <5 pg/mL ise ACTH bağımsız formlar düşünülür.
Üçüncü Aşama: Kaynak Lokalizasyonu
- Hipofiz MRG: Cushing hastalığında adenomun görüntülenmesi için
- Yüksek doz deksametazon supresyon testi: Hipofiz kaynaklı vakalarda kortizol supresyonu beklenir
- İnferior petrozal sinüs örneklemesi (IPSS): Hipofiz ile ektopik kaynak ayırımında altın standart
- Adrenal BT/MRG: ACTH bağımsız formlarda adrenal patolojinin değerlendirilmesi
- Toraks ve abdomen BT: Ektopik ACTH kaynağının araştırılması
Ayırıcı Tanı
Cushing sendromu birçok klinik durumla karışabilir ve ayırıcı tanısı dikkatli bir değerlendirme gerektirir:
- Psödo-Cushing durumları: Major depresyon, alkolizm, obezite ve polikistik over sendromunda hafif hiperkortizolizm görülebilir. CRH sonrası deksametazon testi ayırımda yardımcıdır.
- Metabolik sendrom: Santral obezite, hipertansiyon ve glukoz intoleransı ile örtüşen bulgular
- Polikistik over sendromu: Obezite, hirsutizm ve menstrüel düzensizlik ortak bulgulardır
- Basit obezite: Santral yağlanma ile karışabilir ancak mor striae ve proksimal miyopati tipik değildir
- Kronik alkolizm: Fiziksel bulgular ve biyokimyasal profil Cushing sendromunu taklit edebilir
- Depresyon: HPA aksı aktivasyonu hafif hiperkortizolizme neden olabilir
- Kortikosteroid direnci: Nadir genetik durum
Cushing Sendromunun Tedavisi
Cushing sendromu tedavisinin birincil hedefi hiperkortizolizmin ortadan kaldırılmasıdır. Tedavi yaklaşımı altta yatan nedene göre belirlenir.
Cerrahi Tedavi
- Transsfenoidal hipofiz cerrahisi: Cushing hastalığında ilk seçenek tedavidir. Deneyimli merkezlerde remisyon oranı %65-90'dır.
- Adrenalektomi: Adrenal adenomlarda unilateral, bilateral hiperplazide bilateral adrenalektomi uygulanır.
- Ektopik ACTH kaynağının rezeksiyonu: Tümörün lokalizasyonu ve cerrahi olarak çıkarılabilirliğine bağlıdır.
Medikal Tedavi
Cerrahi öncesi hazırlık, cerrahi başarısızlığı veya cerrahiye uygun olmayan hastalarda kullanılır:
- Steroidogenez inhibitörleri: Ketokonazol, metyrapon, osilodrostat ve etomidat; kortizol sentezini farklı enzimatik basamaklarda inhibe eder
- Hipofiz hedefli ajanlar: Pasireotid (somatostatin analoğu) ve kabergolin (dopamin agonisti)
- Glukokortikoid reseptör antagonisti: Mifepriston; kortizolün periferik etkilerini bloke eder
Radyoterapi
Cerrahi sonrası persistan veya nüks eden Cushing hastalığında konvansiyonel fraksiyone radyoterapi veya stereotaktik radyocerrahi (gamma knife) uygulanabilir. Etki genellikle 2-5 yıl içinde ortaya çıkar.
Ekzojen Cushing Sendromu
İyatrojenik formlarda tedavi, sorumlu glukokortikoidin kademeli olarak azaltılması ve mümkünse kesilmesidir. Ani kesilme adrenal kriz riski taşıdığından doz azaltımı dikkatli bir şekilde yapılmalıdır.
Komplikasyonlar
Cushing sendromu tedavi edilmediğinde çok sayıda ciddi komplikasyona yol açabilir:
- Kardiyovasküler komplikasyonlar: Hipertansiyon, ateroskleroz, miyokard infarktüsü, inme ve konjestif kalp yetmezliği; Cushing sendromunda mortalite nedenlerinin başında gelir
- Tromboembolik olaylar: Derin ven trombozu ve pulmoner emboli riski normal popülasyona göre 10 kat artmıştır
- Enfeksiyonlar: Fırsatçı enfeksiyonlar dahil ciddi enfeksiyon riski; immünsüpresyon nedeniyle enfeksiyon belirtileri maskelenebilir
- Osteoporoz ve kırıklar: Vertebral kompresyon kırıkları ve diğer osteoporotik kırıklar
- Diabetes mellitus: Steroid diyabeti; insülin direnci ve beta hücre disfonksiyonu
- Psikiyatrik komplikasyonlar: Major depresyon, psikoz ve intihar riski artışı
- Büyüme geriliği: Çocuklarda lineer büyüme duraklaması
- Adrenal yetmezlik: Tedavi sonrası hipokortizolizm; bazen kalıcı olabilir
- Nelson sendromu: Bilateral adrenalektomi sonrası agresif hipofiz adenomu büyümesi
Cushing Sendromundan Korunma
Endojen Cushing sendromunun önlenmesi mümkün değildir, ancak ekzojen formun önlenmesi ve erken tanı için önemli adımlar atılabilir:
- Glukokortikoid kullanımında dikkat: En düşük etkin doz ve en kısa süre ile tedavi planlanmalıdır
- Alternatif tedavi seçenekleri: Mümkün olduğunda lokal (topikal, inhaler) glukokortikoid formları tercih edilmelidir
- Düzenli izlem: Uzun süreli steroid tedavisi alan hastalarda Cushing sendromu bulguları açısından periyodik değerlendirme
- Hasta eğitimi: Glukokortikoid tedavisi alan hastaların yan etkiler konusunda bilgilendirilmesi ve ilacı kendi başlarına kesmemeleri konusunda uyarılması
- Risk gruplarında tarama: Kontrolsüz diyabet, erken osteoporoz, dirençli hipertansiyon ve adrenal insidentaloma gibi durumlarda hiperkortizolizm taranmalıdır
- Genetik danışmanlık: Familyal formlar (MEN1 sendromu, Carney kompleksi) için aile taraması
Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?
Cushing sendromu nadir görülmekle birlikte erken tanısı hayati önem taşımaktadır. Aşağıdaki durumlarda endokrinoloji uzmanı tarafından değerlendirme yapılmalıdır:
- Açıklanamayan ve hızlı gelişen santral obezite, özellikle yüz ve boyunda belirgin yağlanma
- Mor-pembe renkli geniş çatlaklar (striae), özellikle karın bölgesinde
- Kolay morarma ve cilt incelmesi
- Kas güçsüzlüğü, özellikle merdiven çıkarken veya sandalyeden kalkarken zorluk
- Genç yaşta osteoporoz veya açıklanamayan kırıklar
- Kontrolsüz diyabet veya hipertansiyon
- Kadınlarda hirsutizm, akne ve menstrüel düzensizlik
- Depresyon, anksiyete veya kognitif değişiklikler
- Çocuklarda büyüme geriliği ile birlikte kilo artışı
- Uzun süreli steroid tedavisi altında Cushing bulguları gelişmesi
Cushing sendromu, multidisipliner bir ekip yaklaşımı gerektiren kompleks bir endokrin hastalıktır. Erken tanı ve uygun tedavi ile hiperkortizolizmin metabolik, kardiyovasküler ve psikiyatrik etkilerinin büyük ölçüde geri döndürülebildiği bilinmektedir. Ancak tanı sürecinin karmaşıklığı ve tedavi sonrası uzun dönem takibin gerekliliği, bu hastaların deneyimli bir endokrinoloji merkezinde yönetilmesini zorunlu kılmaktadır. Koru Hastanesi Endokrinoloji Bölümü olarak Cushing sendromu hastalarımıza ileri tanı yöntemleri ve bireyselleştirilmiş tedavi protokolleri ile kapsamlı bir sağlık hizmeti sunmaktayız.





