Çocuk Ürolojisi

Çocuklarda Vajinal Yabancı Cisim

Çocuk hastalarda Çocuklarda Vajinal Yabancı Cisim Nedir? Vajinal Akıntı ve Değerlendirme ve Çıkarım, klinik bulguları ve gelişimsel etkileri açısından.

Çocuklarda vajinal yabancı cisim, çocuk ürolojisi ve çocuk jinekolojisi pratiğinde nadir olmakla birlikte klinisyenlerin göz ardı etmemesi gereken bir durum olarak öne çıkmaktadır. Prepubertal dönemde, yani ergenlik öncesi yaş grubunda karşılaşılan tekrarlayan vajinal akıntı, kanamalı akıntı, kötü kokulu sızıntı veya açıklanamayan kaşıntı yakınmalarının ayırıcı tanısında bu tablo düşünülmelidir. Küçük yaş grubundaki çocukların merak dolu keşif davranışları, ince motor becerilerinin gelişme sürecinde küçük nesneleri vücut boşluklarına yerleştirme eğilimi ve anatomik olarak östrojen etkisinden yoksun ince vajen mukozasının varlığı, bu durumun ortaya çıkışında belirleyici etkenler arasında değerlendirilmektedir. Söz konusu klinik senaryo, doğru anamnez, dikkatli fizik muayene ve gerektiğinde görüntüleme yöntemleriyle desteklenen sistematik bir yaklaşımla yönetilir.

Prepubertal dönemde vajinal yapı, östrojen düzeyinin düşük seyretmesi nedeniyle yetişkin dönemindeki gibi kalın, çok katlı ve glikojenden zengin bir epitele sahip değildir. Bu ince, kırmızımsı ve hassas mukoza; kimyasal, mekanik ve enfeksiyöz uyaranlara karşı belirgin biçimde kolay etkilenmektedir. Vajen içine yerleştirilen bir nesnenin varlığı, mukoza üzerinde sürekli mekanik irritasyon oluşturarak yerel iltihabi yanıtı tetiklemektedir. Zamanla lokal bakteriyel florada değişim, sekonder enfeksiyon gelişimi ve buna eşlik eden pürülan ya da hemorajik akıntı tablosu yerleşebilir. Bu nedenle kronikleşmiş, antibiyotik tedavisine rağmen gerilemeyen ya da sık aralıklarla yineleyen akıntı olgularında yabancı cisim varlığı ihtimali özellikle akılda tutulmalıdır.

Etiyolojik açıdan değerlendirildiğinde, en sık yaş aralığı üç ile dokuz yaş arasında toplanmaktadır. Bu yaş grubundaki çocuklar; bedenlerini tanıma, meraklarını gidermek amacıyla keşif hareketlerinde bulunma ve oyun sırasında farkında olmadan küçük nesneleri vücut boşluklarına yerleştirme eğilimi gösterebilmektedir. Bildirilen olgu serilerinde en sık karşılaşılan yabancı cisimler arasında tuvalet kağıdı parçaları, saç tokası, oyuncak parçaları, boncuk, çakıl taşı, kum taneleri, plastik kapak, kalem ucu, düğme, iplik ve küçük metalik nesneler yer almaktadır. Tuvalet kağıdı artıklarının vajen içinde birikmesi, günlük hijyen alışkanlıklarının henüz tam olarak yerleşmemiş olduğu erken çocukluk döneminde en sık gözlenen tablolardan biri olarak tanımlanmaktadır.

Klinik başvuruların büyük bir kısmında ön planda olan yakınma, açıklanamayan ve inatçı seyirli vajinal akıntıdır. Akıntının kötü kokulu, sarı-yeşilimsi renkte ya da kahverengi-kanlı karakterde olması, altta yatan yabancı cisim ihtimalini güçlendirmektedir. Bunun yanı sıra vulvar bölgede kızarıklık, kaşıntı, yanma hissi, idrar yaparken rahatsızlık ve nadiren alt karın bölgesinde hafif rahatsızlık tanımlanabilmektedir. Bazı olgularda tek belirti, çamaşırda gözlenen tekrarlayan lekelenme olabilmektedir. Ateş ve sistemik bulgular çoğu durumda görülmemekte; bu klinik özellik, tabloyu üriner sistem enfeksiyonlarından ayırt etmede yol gösterici bir bulgu olarak dikkat çekmektedir.

Ayırıcı tanı, dikkatli biçimde ele alınması gereken bir aşamadır. Prepubertal vulvovajinit, en sık karşılaşılan pediatrik jinekolojik yakınma olup çoğunlukla nonspesifik nitelikte seyretmektedir. Hijyen alışkanlıklarındaki eksiklikler, dar ve sentetik iç çamaşırı kullanımı, kimyasal irritanlar, cilt hastalıkları ve dışkı florasından kaynaklanan bakteriyel etkenler bu tablonun altında yer alabilmektedir. Nadir görülmekle birlikte grup A streptokoklar, Shigella türleri veya cinsel yolla bulaşan etkenlerle ilişkili vulvovajinit olguları da ayırıcı tanı listesinde bulunmalıdır. Tekrarlayan, tedaviye rağmen gerilemeyen ya da kanlı karakter kazanan akıntılarda yabancı cisim varlığı, üretral prolapsus, hemanjiyom, kondiloma aküminatum, lökemi infiltrasyonu ve nadir görülen genital sistem tümörleri de göz önünde bulundurulmalıdır.

Anamnez sürecinde çocuğun yaşına uygun, güven verici ve sabırlı bir yaklaşım benimsenmesi büyük önem taşımaktadır. Yakınmanın ne zaman başladığı, süresi, akıntının rengi, kokusu, kıvamı, tekrarlayıcı olup olmadığı, kullanılan hijyen ürünleri, banyo ve tuvalet alışkanlıkları, çamaşır tercihi, yüzme veya kum havuzu gibi ortamlara temas öyküsü sistematik biçimde sorgulanmaktadır. Aile ile yapılan görüşmede çocuğun oyun ortamı, evde bulunan küçük nesneler, kardeşlerle etkileşim ve olası travmatik olay öyküsü de değerlendirilmektedir. Ayrıca kötüye kullanım ihtimali her hastada rutin olarak akılda tutulması gereken hassas bir konudur ve bulguların bütünlüğü içinde değerlendirilmelidir; şüphe uyandıran işaretlerin varlığında ilgili birimlerle koordineli çalışılmaktadır.

Fizik muayene, çocuk hastanın psikolojik olarak rahat hissettiği bir ortamda, ebeveynin yanında ve yaş grubuna uygun konumlandırma teknikleriyle gerçekleştirilmektedir. Küçük çocuklarda kurbağa pozisyonu adı verilen yatış şekli veya ebeveynin kucağında yarı oturur konum tercih edilebilmektedir. Vulva bölgesinin inspeksiyonu sırasında kızarıklık, ödem, ekskoriasyon, hijyen durumu ve akıntı özellikleri kayıt altına alınmaktadır. Labiaların nazik biçimde ayrılmasıyla vajinal introitusun görünür kılınması, çoğu durumda değerli bilgi sağlamaktadır. Bazı olgularda yabancı cisim, doğrudan gözle görülebilecek konumda yer almakta; bu durumda deneyimli hekim tarafından uygun manevralarla uzaklaştırılması mümkün olabilmektedir.

Vulva bölgesindeki yüzeyel değerlendirmenin ötesine geçilmesi gereken durumlarda ek tanısal yöntemlere başvurulmaktadır. Vajinal irrigasyon yöntemi, ılık serum fizyolojik solüsyonun ince, yumuşak bir kateter aracılığıyla vajen içine nazikçe verilerek geri alınmasını içermektedir. Bu işlem hem tanısal hem de bazı olgularda küçük nesnelerin uzaklaştırılması bakımından işlevsel bir yaklaşımdır. Görüntüleme yöntemleri arasında pelvik ultrasonografi, radyoopak nesnelerin tespiti amacıyla düşük doz direkt grafi ve seçilmiş olgularda manyetik rezonans görüntüleme yer almaktadır. Radyolüsen nesneler direkt grafi ile saptanamayabileceğinden, ultrasonografi ilk tercih edilen görüntüleme aracı olarak öne çıkmaktadır. Vajinoskopi, standart muayene ile ulaşılamayan olgularda kesin tanı koyduran ve aynı seansta uzaklaştırma imkânı sunan bir yöntem olarak kabul edilmektedir.

Vajinoskopi işlemi, çocuk ürolojisi veya çocuk jinekolojisi alanında deneyimli hekimler tarafından, ameliyathane koşullarında ve genellikle kısa süreli genel anestezi altında uygulanmaktadır. İnce çaplı sistoskop veya histereskop benzeri optik aletler kullanılarak vajen içi doğrudan görüntülenmektedir. Sürekli sıvı irrigasyonu eşliğinde yapılan işlem, vajen duvarlarının değerlendirilmesine, yabancı cismin lokalize edilmesine ve uygun aletlerle uzaklaştırılmasına olanak tanımaktadır. Aynı seansta mukozal hasarın derecesi, granülasyon dokusu varlığı, olası fistül şüphesi ve eşlik eden başka patolojiler de gözden geçirilmektedir. Bu yönüyle vajinoskopi, hem tanısal hem de girişimsel değeri yüksek bir yaklaşım olarak öne çıkmaktadır.

Nesnenin uzaklaştırılması sonrasında mukoza iyileşmesi genellikle hızlı seyretmekte ve iz bırakmadan ilerlemektedir. Bununla birlikte uzun süre yerinde kalmış ve belirgin mukozal reaksiyon oluşturmuş olgularda yüzeyel erozyon, granülasyon dokusu veya hafif kanamalı alanlar gözlenebilmektedir. Bu durumlarda destekleyici hijyenik önlemler, oturma banyoları, hekim önerisi doğrultusunda yerel bakım uygulamaları ve gerektiğinde uygun antimikrobiyal seçenekler değerlendirilmektedir. Enfeksiyon şüphesi bulunan olgularda vajinal örneklemeden elde edilen kültür sonuçlarına göre yönlendirilen antimikrobiyal yaklaşım planlanmaktadır. Sistemik ateş, alt karın ağrısı ve laboratuvar bulgularında belirgin iltihap yükseklikleri saptanan olgularda ise daha kapsamlı bir değerlendirme yapılmaktadır.

Tekrarlayan yabancı cisim yerleştirme davranışının gözlendiği olgularda, çocuğun genel gelişimsel durumu, aile içi dinamikler, olası psikososyal etkenler ve ihmal ya da istismar ihtimali dikkatli biçimde değerlendirilmelidir. Çoğu durumda davranış, yaş grubuna özgü keşif ve öğrenme sürecinin doğal bir yansıması olarak yorumlanmaktadır. Ancak tabloyu açıklamayan tekrarlayıcı durumların, davranışsal sorunların veya şüphe uyandıran ek bulguların varlığında çocuk psikiyatrisi, çocuk gelişimi ve sosyal hizmet birimleriyle koordineli çalışılması önerilmektedir. Bu multidisipliner yaklaşım, hem çocuğun ruhsal iyilik hâlinin korunması hem de olası risklerin erken dönemde saptanması açısından değer taşımaktadır.

Ebeveynlere yönelik bilgilendirme, önleyici sağlık uygulamalarının vazgeçilmesi güç bir bileşenidir. Küçük parçalı oyuncakların yaş grubuna uygun biçimde seçilmesi, evde ulaşılabilir konumda bulunan küçük nesnelerin kontrol altına alınması, tuvalet eğitimi sürecinde önden arkaya doğru temizlik alışkanlığının kazandırılması, pamuklu ve nefes alan iç çamaşırı tercihi, banyo sırasında tahriş edici sabun ve kimyasallardan kaçınılması temel öneriler arasında yer almaktadır. Çocuğun bedensel farkındalığının yaş grubuna uygun ve sağlıklı biçimde geliştirilmesi, güvenli dokunma kavramının öğretilmesi ve yakınmalarını rahatlıkla ifade edebileceği güvenli bir aile ortamının oluşturulması da uzun vadeli koruyucu değer taşımaktadır.

Prognoz, olguların büyük çoğunluğunda oldukça olumlu seyretmektedir. Yabancı cismin zamanında saptanması ve uygun yöntemle uzaklaştırılması durumunda, mukoza kısa sürede eski görünümüne kavuşmakta ve yakınmalar gerilemektedir. Uzun süre gözden kaçmış olgularda dahi kalıcı yapısal hasar nadiren gözlenmektedir. Bununla birlikte tanının gecikmesi durumunda kronik enfeksiyon, tekrarlayan kanamalar, aileye ve çocuğa yansıyan psikososyal yük ve gereksiz antibiyotik kullanımı gibi sorunlar gündeme gelebilmektedir. Bu nedenle inatçı ve tekrarlayan vajinal akıntı yakınmalarında yabancı cisim ihtimalinin klinik değerlendirmede erken aşamada gündeme alınması, gerekli tanısal adımların gecikmeden atılması bakımından önem arz etmektedir.

Çocuk ürolojisi ve çocuk jinekolojisi ekiplerinin birlikte çalıştığı deneyimli merkezlerde, prepubertal dönemin özgün anatomik ve fizyolojik özellikleri göz önünde bulundurularak yaşa uygun aletler, çocuğa dost muayene ortamı ve gerekli olgularda anestezi altında girişim imkânı sağlanmaktadır. Aile ile kurulan şeffaf iletişim, sürecin her aşamasında bilgilendirme yapılması ve çocuğun ruhsal olarak desteklenmesi, klinik yönetimin ayrılmaz bileşenleri arasında yer almaktadır. Nadiren karşılaşılan ancak zamanında tanındığında olumlu seyir gösteren bu klinik tablo, farkındalık, sistematik değerlendirme ve deneyimli yaklaşımla güvenli biçimde yönetilmektedir. Bu bilgiler genel bilgilendirme amacı taşımakta olup, bireysel değerlendirme her çocuğun kendine özgü klinik durumu doğrultusunda ilgili uzman hekim tarafından yapılmalıdır.

Kaynakça

  1. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Vaginal Foreign Bodyncbi.nlm.nih.gov/books/NBK560538/
  2. American Academy of Pediatrics (HealthyChildren.org) — Vaginal Bleeding in Prepubertal Girlshealthychildren.org/English/health-issues/conditions/genitourinary-tract/Pages/default.aspx
  3. MedlinePlus (NIH) — Vaginal itching and discharge - childmedlineplus.gov/ency/article/003159.htm
  4. American College of Obstetricians and Gynecologists (ACOG) — Care of the Pediatric and Adolescent Patientacog.org/womens-health/faqs/your-first-gynecologic-visit-especially-for-teens

Bu bölümdeki kaynaklar bilgilendirme amaçlı olup yalnızca referans niteliğindedir.

Sık Sorulan Sorular

9 soru

Bu konuda uzman hekimlerimizle görüşmek ister misiniz?

Şikayetinizi anlatın, çağrı merkezimiz sizi doğru hekime yönlendirsin.