Nefroloji

Çocuklarda Hepatorenal Sendrom: Siroz, Böbrek, Tip 1 ve 2 Sınıflama

Çocuklarda hepatorenal sendromda karaciğer ve böbrek etkileşimini yakından izliyor, tip 1 ve tip 2 sınıflamaya göre tedavi planını multidisipliner olarak belirliyoruz.

Çocuklarda hepatorenal sendrom (HRS), ileri evre kronik karaciğer hastalığı veya akut karaciğer yetmezliği zemininde gelişen, yapısal böbrek hasarı olmaksızın ortaya çıkan ve splanknik vazodilatasyonun tetiklediği fonksiyonel akut böbrek yetmezliği tablosudur. Erişkinlerde sirozun terminal komplikasyonlarından biri olarak iyi tanımlanmış olan bu sendrom, çocuklarda da özellikle biliyer atrezi, kronik kolestatik hastalıklar, otoimmün hepatit, Wilson hastalığı, akut viral hepatitler ve pediatrik karaciğer transplantasyonu öncesi dönemde önemli bir mortalite nedenidir. Mortalite oranı uygun tedavi olmaksızın yüzde 80-90 oranlarına ulaşabilmekte, karaciğer transplantasyonu prognozu belirleyen en önemli müdahale olmaktadır.

Çocuk hepatoloji ve nefroloji literatüründe hepatorenal sendrom tanısı, erişkin kriterlerinin pediatrik popülasyona uyarlanması ile konur. Tipik kriterler arasında ileri karaciğer hastalığı, kreatinin değerinin normalin üzerinde belirgin artışı (genellikle 1.5 mg/dL ya da bazal değerin 1.5 katı üzerine çıkması), GFR düşüklüğü (40 mL/dk/1.73 m2 altı), uygun sıvı resüsitasyonuna yanıtsızlık, şok bulguları olmaması ve diğer böbrek hastalıklarının dışlanması yer alır. Erken tanı ve agresif tedavi, hayatta kalmayı belirleyen en kritik faktördür.

Çocuklarda Hepatorenal Sendrom Nedir?

Hepatorenal sendrom, ileri evre karaciğer hastalığında splanknik dolaşımda nitrik oksit ve diğer vazodilatatör mediatörlerin aşırı salınımı sonucu, sistemik damar tonusunda azalma ve renal dolaşımda kompansatuar vazokonstriksiyon ile karakterize fonksiyonel akut böbrek yetmezliği tablosudur. Yapısal böbrek hasarı yoktur; nakil sonrası böbrek fonksiyonu büyük oranda geri döner. Bu özellik tabloyu akut tübüler nekroz, hepatik nefropati, biliyer kast nefropatisi gibi yapısal hasarlardan ayırır.

Klasik sınıflandırmaya göre HRS iki tipe ayrılır. Tip 1 HRS, hızlı ilerleyen, iki haftada serum kreatininin iki kat artması veya 2.5 mg/dL üzerine çıkması ile tanımlanır; mortalitesi çok yüksektir. Tip 2 HRS ise daha yavaş ilerleyen, dirençli asit ile birlikte kreatinin değerinin 1.5 mg/dL üzerinde stabil seyrettiği formdur. Yeni terminolojide HRS-AKI (akut böbrek hasarı tipi) ve HRS-NAKI (akut olmayan tip) olarak da sınıflandırma yapılmaktadır. Pediatrik olgularda kreatinin yaşa göre normal değerleri farklı olduğundan, GFR hesaplaması ve bazal değerlerle karşılaştırma daha güvenilirdir.

Hepatorenal Sendromun Nedenleri

Çocuklarda hepatorenal sendromun gelişimi, ileri karaciğer hastalığı zemininde tetikleyici faktörlerin etkisiyle olur. Tetikleyici faktörlerin tanınması ve önlenmesi, sendromun ortaya çıkışını azaltır.

  • Altta yatan karaciğer hastalıkları:
  • Biliyer atrezi (en sık pediatrik kronik karaciğer hastalığı nedeni)
  • Otoimmün hepatit
  • Wilson hastalığı
  • Alfa-1 antitripsin eksikliği
  • Kistik fibrozis ilişkili karaciğer hastalığı
  • Kronik viral hepatitler (B ve C)
  • Akut karaciğer yetmezliği (asetaminofen toksisitesi, virüsler, otoimmün)
  • Progresif familyal intrahepatik kolestaz
  • Alagille sendromu
  • Nonalkolik steatohepatit (giderek artan sıklıkta)
  • Karaciğer transplantasyonu adayı çocuklar
  • Tetikleyici faktörler:
  • Spontan bakteriyel peritonit (SBP)
  • Diğer enfeksiyonlar ve sepsis
  • Üst gastrointestinal sistem kanaması
  • Aşırı parasentez (albümin replasmanı yapılmadan)
  • Aşırı diüretik kullanımı
  • Volüm açığı
  • Nefrotoksik ilaç maruziyeti (NSAİİ, aminoglikozitler, kontrast madde)
  • Cerrahi girişimler
  • Travmatik durumlar

Spontan bakteriyel peritonit, hepatorenal sendrom gelişimine en sık yol açan tetikleyicidir. Bu nedenle SBP saptanan tüm çocuklar agresif şekilde tedavi edilmeli ve albümin replasmanı yapılmalıdır.

Belirtiler

Çocuklarda hepatorenal sendromun belirtileri, ileri karaciğer hastalığı bulgularıyla iç içe geçmiştir. Böbrek fonksiyon bozukluğunun belirtileri başlangıçta sinsi olabilir; bu nedenle dikkatli laboratuvar takibi gerekir.

  • İlerleyen sarılık
  • Yaygın asit ve karın şişliği
  • Pretibial ödem
  • Oligüri (idrar miktarının azalması)
  • Anüri (ileri olgularda)
  • Halsizlik ve yorgunluk
  • Bulantı ve kusma
  • İştahsızlık ve kilo kaybı
  • Beslenme güçlüğü (özellikle bebek ve küçük çocuklarda)
  • Hepatik ensefalopati belirtileri (uyku düzensizliği, konfüzyon, asteriksis, koma)
  • Hipotansiyon (ileri olgularda)
  • Cilt değişiklikleri (spider angiom, palmar eritem)
  • Splenomegali
  • Üst gastrointestinal kanama belirtileri (varisli kanama)
  • Solunum güçlüğü (hepatohidrothoraks)
  • Serebrovasküler belirtiler (ağır hiponatremi zemininde)
  • Çocuklarda büyüme geriliği
  • Kas erimesi ve sarkopeni
  • Pıhtılaşma bozukluğuna bağlı kanama belirtileri

Pediatrik olgularda büyüme ve gelişme geriliği, ileri karaciğer hastalığının önemli bir göstergesidir. Aniden gelişen oligüri, hepatorenal sendromun ilk uyarıcı bulgusu olabilir.

Tanı Yöntemleri

Çocuklarda hepatorenal sendrom tanısı, ileri karaciğer hastalığı zemininde fonksiyonel akut böbrek yetmezliğinin gösterilmesi ve diğer böbrek hastalıklarının dışlanması ile konur. Tanı kriterlerinin pediatrik popülasyona uyarlanması esastır.

  • Serum kreatinin düzeyinin 1.5 mg/dL üzerinde olması veya bazal değerin 1.5 katı üzerine çıkması
  • GFR düşüklüğü (genellikle 40 mL/dk/1.73 m2 altı)
  • İleri karaciğer hastalığı kanıtı (sarılık, asit, koagülopati)
  • Sıvı resüsitasyonuna ve diüretik kesilmesine yanıtsızlık
  • Şok ve volüm açığı bulgularının olmaması
  • Nefrotoksik ilaç maruziyetinin dışlanması
  • İdrar sodyumu düşüklüğü (10 mEq/L altı)
  • İdrar fraksiyonel sodyum atılımı (FENa) düşüklüğü (yüzde 1 altı)
  • İdrar mikroskopisinde silendir, kast veya hücre olmaması (yapısal hasarın dışlanması)
  • Proteinürinin minimal olması (500 mg/gün altı)
  • Renal ultrasonografi (yapısal hastalığın dışlanması, böbrek boyutları)
  • Doppler ultrasonografi (renal arter rezistans indeksi)
  • Tam kan sayımı, sedimentasyon, CRP
  • Karaciğer fonksiyon testleri (ALT, AST, bilirubin, albümin, INR)
  • Elektrolit ve asit-baz dengesi
  • NGAL ve KIM-1 (yeni böbrek hasarı belirteçleri)
  • Asit sıvısının değerlendirilmesi (SBP taraması, PMN sayısı 250/mm3 üstü)
  • Kan ve idrar kültürü
  • Karaciğer biyopsisi (gerektiğinde)
  • Ekokardiyografi (sirotik kardiyomiyopati değerlendirmesi)
  • Karaciğer transplantasyon değerlendirmesi (PELD ve MELD skorları)

Ayırıcı Tanı

Hepatorenal sendromun ayırıcı tanısı, doğru tedavi yaklaşımını belirlemek açısından kritik öneme sahiptir. Pediatrik olgularda erişkinden farklı olarak bazı özgün durumlar öncelikle düşünülmelidir.

  • Prerenal akut böbrek yetmezliği: Sıvı replasmanına yanıt verir; HRS de yanıtsızlık tipiktir.
  • Akut tübüler nekroz (ATN): İdrar sodyumu yüksek (40 mEq/L üzeri), idrar mikroskobisinde granüler kastlar bulunur.
  • İlaç ilişkili nefrotoksisite: Aminoglikozit, NSAİİ, kontrast madde maruziyeti sorgulanmalıdır.
  • Glomerülonefrit: Hematüri, proteinüri, idrar mikroskobisinde eritrosit silendirleri ile ayırt edilir.
  • Postrenal obstrüksiyon: Ultrason ile hidronefroz aranır.
  • Hepatik nefropati: Yapısal IgA nefropatisi türü değişiklikler içerir; biyopsi ile ayırt edilir.
  • Biliyer kast nefropatisi: Kolemik nefroz olarak da bilinir; idrar mikroskobisinde bilirubin kastları görülür.
  • Hemoglobinürik veya miyoglobinürik akut böbrek hasarı: Hemoliz veya rabdomiyolizde görülür.
  • Wilson hastalığı renal tutulumu: Pediatrik olgularda akla getirilmelidir; serulopazmin ve idrarda bakır düzeyi değerlendirilir.
  • Sepsis ilişkili akut böbrek hasarı: Hemodinamik bozukluk ve enfeksiyon bulguları ön plandadır.

Tedavi Yaklaşımları

Çocuklarda hepatorenal sendromun tedavisi, definitif çözüm karaciğer transplantasyonu olmakla birlikte, transplantasyona köprü olarak farmakolojik ve destekleyici tedaviler uygulanır. Tedavinin temel hedefi splanknik vazodilatasyonu düzeltmek, etkin dolaşım hacmini artırmak ve renal perfüzyonu iyileştirmektir.

  • Albümin replasmanı: 1 g/kg/gün (en fazla 100 g) yükleme dozu, ardından 20-40 g/gün idame; volüm desteği ve onkotik basınç sağlar.
  • Vazokonstriktör ajanlar:
  • Terlipressin: Çocuklarda 0.01-0.02 mg/kg/doz olarak 4-6 saatte bir intravenöz; en sık kullanılan ajandır. Erişkinde standart kabul edilen tedavidir; pediatrik olgularda dikkatli izlemle uygulanır.
  • Noradrenalin: 0.1-0.7 mcg/kg/dk dozda yoğun bakım koşullarında kullanılır.
  • Midodrin ve oktreotid kombinasyonu: Bazı pediatrik olgularda alternatif olarak değerlendirilebilir.
  • Tetikleyici faktörlerin tedavisi: SBP de geniş spektrumlu antibiyotikler (sefotaksim 50 mg/kg her 8 saatte), gastrointestinal kanamada hemostaz, enfeksiyonların kontrolü.
  • Diüretiklerin kesilmesi: Spironolakton ve furosemid HRS şüphesinde durdurulur.
  • Nefrotoksik ilaçların kesilmesi: NSAİİ, aminoglikozitler, kontrast madde gibi ajanlardan kaçınılır.
  • Renal replasman tedavisi: Anüri, hiperkalemi, ağır metabolik asidoz, üremik komplikasyonlar veya ciddi sıvı yüklenmesinde uygulanır. CRRT (sürekli renal replasman tedavisi) hemodinamik instabil hastalarda tercih edilir; doz 20-25 mL/kg/saat olarak ayarlanır. İntermitan hemodiyaliz daha stabil hastalarda kullanılabilir.
  • Plazmaferez ve MARS (Molecular Adsorbent Recirculating System): Seçilmiş olgularda toksin uzaklaştırılması ve karaciğer transplantasyonuna köprüleme amaçlı uygulanır.
  • Karaciğer transplantasyonu: Definitif tedavi olup, pediatrik olgularda canlı vericiden veya kadavra vericiden transplantasyon planlanır.
  • Kombine karaciğer-böbrek transplantasyonu: Yapısal böbrek hasarı eşlik ediyorsa düşünülür.
  • Beslenme desteği: Yeterli protein ve kalori sağlanması önemlidir; protein kısıtlaması ensefalopati dışında önerilmez.
  • Elektrolit ve asit-baz dengesinin düzenlenmesi: Hiperkalemi, hiponatremi ve metabolik asidoz titizlikle yönetilir.
  • Yoğun bakım izlemi: İleri olgularda multidisipliner yoğun bakım yaklaşımı şarttır.

Komplikasyonlar

Çocuklarda hepatorenal sendrom hızlı ilerleyebilen ve hayatı tehdit eden bir durumdur. Komplikasyonlar hem hastalığın kendisinden hem de tedavi sürecinden kaynaklanabilir.

  • Çoklu organ yetmezliği
  • Ağır hepatik ensefalopati ve koma
  • Üst gastrointestinal kanama
  • Sepsis ve septik şok
  • Spontan bakteriyel peritonitin tekrarı
  • Hiperkalemi ve aritmiler
  • Ağır metabolik asidoz
  • Hiponatremi ve nörolojik komplikasyonlar
  • Pulmoner ödem ve solunum yetmezliği
  • Hepatohidrothoraks
  • Hepatopulmoner sendrom
  • Sirotik kardiyomiyopati
  • Vazokonstriktör tedaviye bağlı iskemik komplikasyonlar (digital iskemi, mezenter iskemisi)
  • Renal replasman tedavisinin komplikasyonları (kateter ilişkili enfeksiyon, kanama)
  • Transplantasyon sonrası rejeksiyon ve enfeksiyon
  • Büyüme ve gelişme geriliği
  • Beslenme bozukluğu ve sarkopeni
  • Psikososyal sorunlar (çocuk ve aile)
  • Ölüm

Korunma ve Yaşam Tarzı Önerileri

Çocuklarda hepatorenal sendrom çoğunlukla ileri karaciğer hastalığının doğal seyrinde gelişir; bu nedenle koruyucu yaklaşım altta yatan hastalığın yönetimi ve tetikleyici faktörlerin önlenmesine dayanır.

  • Biliyer atrezi ve diğer kronik karaciğer hastalıklarının erken tanı ve tedavisi
  • Hepatit B aşılaması ve hepatit C taraması
  • Düzenli pediatrik gastroenteroloji takibi
  • Nefrotoksik ilaçların kesinlikle gerekmedikçe verilmemesi
  • NSAİİ ve aminoglikozitlerden kaçınma
  • İntravenöz kontrast madde uygulamasında özen
  • Asitli hastalarda büyük volümlü parasentez sonrası albümin replasmanı (8 g/L asit boşaltılan başına)
  • SBP profilaksisi (önerildiğinde norfloksasin veya siprofloksasin)
  • Üst gastrointestinal kanamada hızlı müdahale ve antibiyotik profilaksisi
  • Yeterli beslenme ve büyüme takibi
  • Aşı şemasına uyum ve enfeksiyonlardan korunma
  • Diüretik tedavisinde dikkatli titrasyon ve günlük tartı kontrolü
  • Sıvı dengesinin sıkı izlemi
  • Karaciğer transplantasyonu için erken değerlendirme ve listeye alınma
  • Aile eğitimi ve uyum desteği

Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?

Çocuklarda hepatorenal sendrom acil tıbbi müdahale gerektiren bir tablodur. Aşağıdaki durumların varlığında zaman kaybetmeden bir hekime başvurulması yaşamsal öneme sahiptir.

  • Bilinen kronik karaciğer hastalığı olan çocukta aniden gelişen oligüri veya anüri
  • İdrar miktarında belirgin azalma
  • Asit miktarında ani artış
  • Karın çevresinde belirgin büyüme
  • Sarılığın derinleşmesi
  • İleri yorgunluk ve bilinç değişiklikleri
  • Ateş ve enfeksiyon belirtileri (özellikle SBP düşündüren bulgular)
  • Üst gastrointestinal kanama belirtileri (kanlı kusma, melena)
  • Solunum güçlüğü
  • Beslenme isteksizliği ve kilo kaybı
  • Ödem ve şişliklerde artış
  • Kasılma ve nöbet
  • Hepatik ensefalopati belirtileri (uyku düzensizliği, asteriksis, konfüzyon)
  • Anormal idrar bulguları
  • Düzenli takipte kreatinin yüksekliği saptanması
  • Karaciğer transplantasyon listesindeki durum değişiklikleri

Çocuklarda hepatorenal sendrom, tedavi edilmediğinde mortalitesi çok yüksek bir tablodur. Karaciğer transplantasyonu uygulanan hastalarda böbrek fonksiyonu büyük oranda geri dönmekte, hastalar normal yaşam kalitesine kavuşabilmektedir. Bu nedenle tanı şüphesinde derhal multidisipliner pediatrik nefroloji ve hepatoloji ekibi ile değerlendirme yapılmalıdır.

Koru Hastanesi Nefroloji bölümünde uzman hekimlerimiz, çocuklarda hepatorenal sendrom dahil pediatrik böbrek hastalıklarının tanı ve tedavisinde modern olanaklarımız ve multidisipliner ekibimizle hizmet vermektedir. Pediatrik gastroenteroloji, yoğun bakım, transplantasyon cerrahisi, beslenme uzmanları ve hemodiyaliz ünitemiz koordineli olarak çocuk hastalarımıza bireyselleştirilmiş tedavi planları, renal replasman tedavisi ve transplantasyona köprü süreçlerinde kapsamlı bakım sunmaktadır. Çocuğunuzun karaciğer veya böbrek hastalığı ile ilgili herhangi bir endişeniz için merkezimizle iletişime geçebilirsiniz.

Nefroloji Doktorlarımız

Bu alanda deneyimli uzman hekimlerimizle yanınızdayız

Uzman Hekimlerimizle Tanışın

Sağlığınız için hemen randevu alın veya bizi arayın.

WhatsApp Online Randevu