Çocuk Hematoloji ve Onkoloji

Çocuklarda Akut ITP

Akut ITP Çocuklarda, belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterebilen ve uzman değerlendirmesini gerektiren bir tablodur.

Çocuklarda akut ITP (immün trombositopenik purpura), bağışıklık sisteminin kendi kan pulcuklarını yani trombositleri yabancı gibi algılayıp parçalaması sonucu ortaya çıkan bir kanama eğilimi tablosudur. Genellikle daha önce sağlıklı olan bir çocukta birdenbire başlar; ailelerin gözüne ilk çarpan şey çoğu zaman bacaklarda, kollarda ya da gövdede beliren küçük kırmızı noktalar ve hiç beklenmedik şekilde oluşan morluklardır. Bu nedenle pek çok aile çocuğunu önce çarpma, düşme veya yaramazlık ile açıklamaya çalışır. Oysa altta yatan neden, kanın pıhtılaşmasını sağlayan trombositlerin sayısının belirgin biçimde azalmasıdır.

Akut ITP, çocukluk çağında en sık karşılaşılan kanama bozukluklarından biridir ve büyük çoğunluğunda tablo birkaç hafta ile birkaç ay içinde belirgin biçimde iyileşir. Yine de süreç boyunca yakın takip, doğru bilgilendirme ve gerektiğinde hızlı müdahale önem taşır. Aileler için en zorlayıcı yan, çocuğun dış görünüşünün aniden değişmesi ve burun kanaması, diş eti kanaması gibi belirtilerin tedirgin edici olmasıdır. Bu yazıda akut ITP'nin kimlerde görüldüğü, nasıl belirti verdiği, hangi nedenlerle ortaya çıktığı, tanı sürecinde nelerin yapıldığı, olası komplikasyonların neler olduğu ve doktora başvuru zamanlamasının nasıl belirlenmesi gerektiği gündelik bir dille anlatılmaktadır.

Kimlerde Görülür?

Akut ITP en sık 2 ile 6 yaş arasındaki çocuklarda görülür, ancak süt çocukluğundan ergenlik dönemine kadar her yaşta karşılaşılabilir. Kız ve erkek çocuklarda görülme sıklığı küçük yaşlarda birbirine yakındır; ergenlik döneminde tablonun kızlarda biraz daha fazla görüldüğü bildirilmektedir. Hastalığın ortaya çıkış zamanlamasına bakıldığında, çocukların önemli bir kısmının son birkaç hafta içinde geçirilmiş bir üst solunum yolu enfeksiyonu, kulak iltihabı veya bağırsak enfeksiyonu öyküsü taşıdığı dikkat çeker.

Aşılama sonrası ortaya çıkan nadir vakalar da bildirilmiştir; ancak bu durum, aşıların genel güvenlik profilini değiştirmez ve istisnai sıklıkta görülür. Mevsimsel olarak kış ve ilkbahar aylarında, viral enfeksiyonların yoğunlaştığı dönemlerde başvuruların biraz daha sık olduğu gözlenir. Genel olarak akut ITP, beslenme tarzı, sosyoekonomik durum ya da coğrafi bölge farkı gözetmeden her aile yapısında ortaya çıkabilir; yani belirli bir çocuk profili için "daha riskli" demek yerine, herhangi bir çocukta gelişebileceğini söylemek daha doğrudur.

Ailede kanama bozukluğu öyküsü bulunan çocuklarda doktorlar tabloyu değerlendirirken daha dikkatli davranır, çünkü kalıtsal kanama hastalıklarını ayırt etmek gerekir. Bunun yanında bazı otoimmün hastalıklara yatkınlığı olan ailelerin çocuklarında, ITP tablosunun bağışıklık sisteminin daha geniş bir dengesizliğinin parçası olabileceği akılda tutulur. Yine de büyük çoğunlukta hastalık, herhangi bir genetik geçmişi olmayan, daha önce sağlıklı bir çocukta beklenmedik bir biçimde başlar.

  • En sık başlangıç yaşı 2-6 arasıdır.
  • Vakaların önemli bölümünde son haftalarda geçirilmiş bir enfeksiyon öyküsü vardır.
  • Mevsimsel olarak kış ve ilkbahar aylarında daha sık görülür.
  • Aile yapısı veya sosyoekonomik düzey fark etmeksizin ortaya çıkabilir.

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

Akut ITP'nin en tipik belirtisi, ciltte aniden ortaya çıkan ve çarpma ile açıklanamayan kanama bulgularıdır. Aileler çoğunlukla bacaklarda, kollarda ve gövdede toplu iğne başı büyüklüğünde kırmızı-mor noktalar fark eder; bunlara peteşi adı verilir. Bunların yanı sıra büyük, sınırları belirsiz morluklar (ekimoz) gelişebilir. Çocuk gün içinde aktif olmasına rağmen vücudundaki bu izlerin sayısı saatler içinde artabilir.

Mukozal yani vücudun nemli iç yüzeylerini ilgilendiren kanamalar da sık görülür. Burun kanamasının inatçı biçimde tekrarlaması, diş fırçalama sırasında diş etlerinden gelen kanama, dudak içinde küçük kan kabarcıklarının belirmesi tipik bulgular arasındadır. Bazı çocuklarda ağız içinde, dilin altında ya da yanak mukozasında "kan kabarcığı" olarak adlandırılan koyu kırmızı, dolgun lezyonlar gelişebilir; bu bulgu hekimler için daha ciddi bir kanama eğilimine işaret edebilir ve hızlı değerlendirme gerektirir.

Daha az sıklıkta idrarda pembe-kırmızı renk değişikliği, dışkıda koyu renk değişikliği ya da kız çocuklarında ergenlik dönemindeyse uzamış ve yoğun adet kanaması ortaya çıkabilir. Genel durum çoğu çocukta şaşırtıcı biçimde iyidir; ateş, halsizlik, kilo kaybı ya da iştahsızlık beklenen bulgular değildir. Bu nedenle çocuğun "oyun oynayabilecek kadar iyi görünmesi" aileyi rahatlatmamalı, cilt ve mukoza bulguları varsa değerlendirme atlanmamalıdır.

Bulguların şiddeti çocuktan çocuğa belirgin biçimde değişir. Bazı çocuklarda yalnızca birkaç morluk ve hafif peteşi görülürken, diğerlerinde yaygın cilt bulgularına eşlik eden burun ve diş eti kanamaları belirginleşir. Trombosit sayısı çok düşen bir grupta ise iç organ kanamaları açısından artan bir risk söz konusu olur. Bu nedenle belirtilerin görünür kısmı kadar, görünmeyen olası kanama riskleri de hekimin değerlendirmesinde önemli yer tutar.

Nedenleri Nelerdir?

Akut ITP'nin temelinde bağışıklık sisteminin trombositlere karşı yanlış bir yanıt geliştirmesi yatar. Sağlıklı durumda vücut, dışarıdan giren virüs veya bakteriyi tanıyıp ona karşı antikor üretir. Akut ITP'de ise bu antikorlar, geçirilen enfeksiyon sırasında trombositlerin yüzeyindeki bazı yapılarla benzerlik gösteren parçalara da yapışmaya başlar. Sonuçta dalak başta olmak üzere bağışıklık sisteminin organları, antikor bağlanmış trombositleri "hatalı hücre" gibi algılayıp dolaşımdan uzaklaştırır.

Çocuklarda en sık suçlanan tetikleyici, son 1-4 hafta içinde geçirilmiş viral bir enfeksiyondur. Üst solunum yolu virüsleri, suçiçeği, kızamıkçık, kızamık, Epstein-Barr virüsü, sitomegalovirüs ve bazı bağırsak virüsleri tabloyu başlatabilir. Bu enfeksiyonların bağışıklık sistemini uyararak antikor üretimini değiştirdiği ve geçici bir otoimmün yanıt oluşturduğu düşünülür. Çocuğun enfeksiyon belirtileri geçtikten sonra bile bağışıklık sistemi bir süre daha yanlış hedef üzerinden çalışmaya devam edebilir.

Nadiren bazı aşılar sonrası birkaç hafta içinde benzer tablo bildirilmiştir; ancak bu durum istisnai sıklıkta görülür ve aşılamanın getirdiği yararın çok altında kalır. Bazı çocuklarda belirgin bir enfeksiyon ya da aşı öyküsü olmadan da hastalık başlayabilir; bu olgularda olası tetikleyicinin fark edilmemiş hafif bir enfeksiyon olduğu varsayılır. Çocuğun yediği yiyecekler, ev ortamı, stres düzeyi gibi etkenlerin akut ITP'ye yol açtığı gösterilmemiştir; dolayısıyla ailelerin bu konuda kendilerini sorumlu hissetmeleri için bir neden yoktur.

Tanı Nasıl Konulur?

Akut ITP tanısı, ayrıntılı bir öykü, dikkatli bir fizik muayene ve hedefe yönelik laboratuvar testlerinin birlikte değerlendirilmesiyle konulur. Hekim öncelikle son haftalardaki enfeksiyon ve aşı öyküsünü, ailede kanama bozukluğu bulunup bulunmadığını, kullanılan ilaçları ve çocuğun genel sağlık durumunu sorgular. Muayenede peteşi ve ekimozların yaygınlığı, mukozal kanama bulguları, karın muayenesinde dalak ve karaciğer büyüklüğü, lenf bezlerinde belirgin bir büyüme olup olmadığı incelenir.

Laboratuvar değerlendirmesinin başında tam kan sayımı yer alır. Akut ITP'de tipik olarak trombosit sayısı belirgin biçimde düşüktür; buna karşılık alyuvar (eritrosit) ve akyuvar (lökosit) sayıları normal sınırlarda kalır. Periferik yayma adı verilen, kan örneğinin mikroskop altında incelendiği test, trombositlerin görünümünü ve diğer hücrelerin yapısını değerlendirmek için kullanılır. Bu incelemenin normal olması, lösemi gibi farklı kan hastalıklarının dışlanması açısından kesin tanı sağlar denmese de güçlü bir destek oluşturur.

Olguların bir kısmında ek tetkiklere ihtiyaç duyulur. Karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri, pıhtılaşma testleri, viral enfeksiyon belirteçleri ve gerekli görüldüğünde otoimmün hastalık taraması yapılabilir. Tipik olmayan bulguların varlığında, örneğin lenf bezi büyümesi, kemik ağrısı, halsizlik, kilo kaybı eşlik ediyorsa, kemik iliği incelemesi gündeme gelebilir. Bu işlem, lösemi başta olmak üzere kemik iliği kaynaklı hastalıkların dışlanmasında belirleyici unsurdur. Aileler kemik iliği incelemesini ürkütücü bulsa da işlem deneyimli ellerde kısa süreli ve güvenlidir.

Akut ITP, "dışlama tanısı" olarak da adlandırılır; yani benzer şekilde trombositopeniye yol açabilecek diğer durumların değerlendirilmesinin ardından konulur. Bu süreçte hekimin temel amacı, hem tabloyu doğru sınıflandırmak hem de ciddi bir kan hastalığını gözden kaçırmamaktır. Tanı netleştikten sonra aileye hastalığın seyri, izlem sıklığı ve dikkat edilmesi gereken durumlar ayrıntılı biçimde anlatılır.

  • Tam kan sayımında izole trombosit düşüklüğü tipiktir.
  • Periferik yayma diğer kan hastalıklarının ayırt edilmesinde önemlidir.
  • Tipik olmayan bulgularda kemik iliği incelemesi gerekebilir.
  • Tanı, benzer hastalıkların dışlanmasıyla netleşir.

Komplikasyonlar Nelerdir?

Akut ITP'nin en korkulan komplikasyonu, iç organları ilgilendiren ciddi kanamalardır. Bunların başında merkezi sinir sistemine yani beyne yönelik kanama gelir. Çok nadir görülmekle birlikte, baş ağrısı, kusma, bilinç değişiklikleri, ani konuşma veya yürüme bozuklukları gibi belirtilerle kendini gösterir ve acil değerlendirme gerektirir. Bu nedenle trombosit sayısı çok düşük olan çocuklarda kafa travmasından kaçınmak, temas sporlarına ara vermek ve kask gerektiren etkinliklerden uzak durmak önerilir.

Daha sık görülen komplikasyonlar arasında uzamış burun kanamaları, ağır diş eti kanamaları, sindirim sisteminden veya idrar yollarından gelen kanamalar yer alır. Ergenlik dönemindeki kız çocuklarında uzun ve yoğun adet kanaması, kan sayımında ek olarak demir eksikliğine yol açarak halsizlik, çabuk yorulma ve solukluk gibi belirtilerin ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu tür kanamalar çoğu zaman yakın takip ve uygun tıbbi yaklaşımla kontrol altına alınır.

Hastalığın kendisi kadar tedavi sürecinde kullanılan ilaçların yan etkileri de göz önünde bulundurulur. Steroid kullanımı kilo artışı, ruh hali değişiklikleri, uyku düzeninde bozulma, kan şekerinde yükselme gibi geçici sorunlara yol açabilir. İmmünoglobulin tedavisi sırasında baş ağrısı, ateş, ürperme gibi yan etkiler bildirilebilir. Bu nedenle tedavi kararı, kanama riski ile olası yan etkiler arasındaki dengeyi gözeterek alınır.

Bazı çocuklarda akut ITP, 6-12 aydan uzun sürerek "kronik ITP" tablosuna dönüşebilir. Bu durum büyük çoğunlukta çocuğun günlük yaşamını ciddi biçimde etkilemese de düzenli izlem, ilaç planlaması ve okul yaşamına yönelik bazı düzenlemeler gerektirebilir. Uzun süreli izlem sırasında otoimmün hastalıklar açısından da çocuk yeniden değerlendirilir; bu yaklaşımla nadir görülen eşlik eden tablolar gözden kaçırılmadan yönetilir.

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Çocuğunuzun bacaklarında, kollarında veya gövdesinde sebepsiz biçimde toplu iğne başı büyüklüğünde kırmızı-mor noktalar fark ederseniz, hiç çarpma olmadan oluşan büyük morluklar dikkatinizi çekerse zaman kaybetmeden hekime başvurmanız önerilir. Çocuğun keyfinin yerinde olması, oyun oynamaya devam etmesi sizi yanıltmasın; akut ITP'de genel görünüm sıklıkla iyidir ancak altta yatan kanama eğilimi nedeniyle değerlendirme gerekir.

Durdurulamayan ya da sık tekrarlayan burun kanamaları, diş etlerinden sızan kanamalar, dudak içinde kan kabarcığı görünümünde lezyonlar, idrarda pembe-kırmızı renk değişikliği veya dışkıda koyu, katran benzeri renk fark ederseniz aynı gün içinde başvurmalısınız. Kız çocuklarınızda alışılmadık biçimde uzun süren, miktarı belirgin biçimde fazla olan adet kanamaları da göz ardı edilmemelidir. Bu belirtiler hem kanama eğiliminin şiddetini hem de olası demir kaybını göstermesi açısından önemli ipuçlarıdır.

Acil servise başvurmanız gereken durumlar arasında inatçı ve şiddetli baş ağrısı, tekrarlayan kusma, uykuya eğilimde belirgin artış, ani bilinç değişiklikleri, görme ya da konuşma bozuklukları, dengesizlik, vücudun bir bölgesinde güçsüzlük ve kafa travması sonrası gelişen herhangi bir bulgu yer alır. Bu belirtiler beyin içi kanama açısından uyarıcı kabul edilir ve vakit kaybetmeden değerlendirilmelidir. Düşme, çarpma gibi olaylar yaşandığında çocuğunuzun trombosit düzeyi düşükse, görünürde bir sorun olmasa bile hekimi haberdar etmeniz daha güvenli bir yaklaşımdır.

Son Değerlendirme

Çocuklarda akut ITP, çoğunlukla geçirilmiş bir enfeksiyonun ardından bağışıklık sisteminin trombositlere karşı geçici bir yanlış yanıt geliştirmesiyle ortaya çıkan, büyük çoğunlukta iyi seyirli bir tablodur. Cilt ve mukoza kanama bulguları aileleri tedirgin etse de doğru zamanda yapılan değerlendirme, uygun tetkikler ve gerektiğinde planlanan yaklaşım ile süreç güvenli biçimde yönetilebilir. Çocuğun günlük yaşamına ilişkin küçük düzenlemeler, izlem sıklığına uyum ve uyarıcı belirtiler konusunda bilgilenmiş bir aile, sürecin en güçlü yapı taşıdır.

Çocuklarda akut itp gibi tablolarda ileri görüntüleme yöntemleri, güncel yaklaşımlar ve bütüncül bir bakış açısı birlikte değerlendirilir. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa bir uzman hekime başvurarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Kaynakça

  1. StatPearls - National Center for Biotechnology Information (NCBI) — İmmün Trombositopeni (ITP)ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK537240
  2. American Society of Hematology (ASH) — ITP Tanı ve Tedavi Kılavuzuhematology.org/education/clinicians/guidelines-and-quality-care/clinical-practice-guidelines/immune-thrombocytopenia-guidelines
  3. National Heart, Lung, and Blood Institute (NHLBI) — İmmün Trombositopeni Genel Bakışnhlbi.nih.gov/health/immune-thrombocytopenia
  4. StatPearls - National Center for Biotechnology Information (NCBI) — İmmün Trombositopeni (ITP): Tanı ve Tedavincbi.nlm.nih.gov/books/NBK562282

Bu bölümdeki kaynaklar bilgilendirme amaçlı olup yalnızca referans niteliğindedir.

Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Hekimlerimiz

Sık Sorulan Sorular

18 soru

Bu konuda uzman hekimlerimizle görüşmek ister misiniz?

Şikayetinizi anlatın, çağrı merkezimiz sizi doğru hekime yönlendirsin.