Cell saver, cerrahi sırasında kaybedilen kanı toplayan, yıkayan ve konsantre eritrosit süspansiyonu olarak hastaya geri veren otolog kan kurtarma cihazıdır. Bu teknoloji intraoperatif kan kurtarma sistemlerinin en gelişmiş formu olup allojenik kan transfüzyonu ihtiyacını önemli ölçüde azaltmaktadır. Cell saver cihazları cerrahi alandaki kanı aspire ederek bir rezervuara toplamakta, antikoagülan ile karıştırmakta, santrifüj ile eritrositleri ayırmakta, salin ile yıkayarak kontaminanları uzaklaştırmakta ve yüksek hematokritli konsantre eritrosit süspansiyonu üretmektedir.
Cell saver teknolojisi ilk olarak 1960 yıllarında geliştirilmiş olup günümüzde modern ameliyathanelerin standart ekipmanı haline gelmiştir. Cihaz temel olarak toplama, santrifüj ve yıkama olmak üzere üç aşamalı bir süreçle çalışmaktadır. Günümüz cell saver cihazları otomatize edilmiş olup operatör müdahalesini minimumda tutarak sürecin güvenliğini ve etkinliğini artırmaktadır. Toplanan kanın kalitesi allojenik eritrosit süspansiyonuna yakın olup yıkama işlemi ile serbest hemoglobin, sitokinler, doku artıkları ve antikoagülan büyük ölçüde uzaklaştırılmaktadır.
Cell Saver Çalışma Prensibi
Cell saver cihazının çalışma prensibi kanın toplanması, antikoagülasyonu, santrifüj ile eritrosit ayrımı ve salin ile yıkama aşamalarından oluşmaktadır. Her aşama ürün kalitesini ve hasta güvenliğini doğrudan etkilemektedir.
Toplama Aşaması
Cerrahi alandaki kan çift lümenli aspirasyon hattı ile aspire edilmektedir. Aspirasyon hattının bir lümeninden heparinli salin sürekli olarak infüze edilerek kanın pıhtılaşması önlenmektedir. Aspire edilen kan kaba filtreden geçirilerek doku parçacıkları ve büyük pıhtılar uzaklaştırılmakta ve toplama rezervuarına aktarılmaktadır. Aspirasyon basıncının optimal düzeyde tutulması eritrosit hasarını minimize etmektedir ve aşırı yüksek aspirasyon basıncı hemolize yol açabilmektedir.
Santrifüj ve Yıkama
- Santrifüj ayrımı: Toplanan kan santrifüj kabına aktarılarak yüksek devirde döndürülmektedir ve eritrositler yoğunluk farkı ile kabın dış duvarına doğru itilirken plazma ve hafif bileşenler merkezde toplanmaktadır.
- Yıkama işlemi: Normal salin ile yıkama yapılarak serbest hemoglobin, trombosit, lökosit, plazma proteinleri, antikoagülan, sitokinler ve doku artıkları uzaklaştırılmaktadır.
- Son ürün: Yıkama sonrası elde edilen eritrosit süspansiyonunun hematokriti yüzde elli ila seksen arasında değişmekte ve normal salin içinde süspanse edilmektedir.
Cell Saver Endikasyonları
Cell saver kullanımı önemli miktarda intraoperatif kan kaybı beklenen cerrahi prosedürlerde endikedir. Genel kural olarak bir litreden fazla kan kaybı beklenen veya eritrosit süspansiyonu transfüzyonu olasılığı yüksek olan cerrahilerde cell saver kullanımı değerlendirilmelidir.
Cerrahi Endikasyonlar
- Kardiyovasküler cerrahi: Açık kalp cerrahisi, aort cerrahisi ve koroner arter bypass greftleme ameliyatlarında cell saver standart olarak kullanılmaktadır.
- Ortopedik cerrahi: Büyük eklem protez cerrahisi, spinal füzyon cerrahisi ve revizyon cerrahilerinde cell saver allojenik transfüzyon ihtiyacını azaltmaktadır.
- Travma cerrahisi: Masif abdominal ve torasik kanama durumlarında acil kan kurtarma hayat kurtarıcı olabilmektedir.
- Vasküler cerrahi: Abdominal aort anevrizması onarımı ve periferik vasküler cerrahide cell saver sıklıkla kullanılmaktadır.
- Karaciğer cerrahisi: Hepatektomi ve karaciğer transplantasyonunda intraoperatif kan kurtarma önemli miktarda allojenik transfüzyon tasarrufu sağlamaktadır.
- Obstetrik cerrahi: Plasenta previa ve akreta olgularında sezaryen sırasında cell saver kullanımı giderek yaygınlaşmaktadır.
Cell Saver Kontrendikasyonları
Cell saver kullanımının bazı klinik durumlarda kontrendike olduğu veya özel önlemler gerektirdiği kabul edilmektedir. Kontrendikasyonların doğru değerlendirilmesi hasta güvenliği açısından kritiktir.
Mutlak ve Göreceli Kontrendikasyonlar
Bakteriyel kontaminasyon riski olan cerrahilerde cell saver kullanımı tartışmalıdır. Enfekte cerrahi alanda toplanan kanın geri verilmesi bakteriyemi riskini artırabilmektedir. Ancak lökosit azaltma filtrelerinin kullanılması ile bu risk azaltılabilmektedir. Malign cerrahi geleneksel olarak kontrendikasyon olarak kabul edilmekteydi ancak lökosit azaltma filtreleri ve radyasyon ile tümör hücrelerinin uzaklaştırılabileceğini gösteren çalışmalar bu görüşü değiştirmiştir. Amniyotik sıvı ile kontamine kanın geri verilmesi amniyotik sıvı embolisi riski taşıyabilmektedir ve lökosit filtrasyonu bu durumda da önerilmektedir.
Cell Saver ile Toplanan Kanın Özellikleri
Cell saver ile işlenen ve hastaya geri verilen eritrosit süspansiyonunun özellikleri allojenik eritrosit süspansiyonundan farklılık göstermektedir. Bu farklılıkların bilinmesi klinik yönetimde önem taşımaktadır.
Ürün Kalitesi
Cell saver ürününün hematokriti yüzde elli ila seksen arasında değişmekte olup allojenik eritrosit süspansiyonundan genellikle daha yüksektir. Yıkama işlemi ile plazma proteinleri, koagülasyon faktörleri ve trombositler büyük ölçüde uzaklaştırılmaktadır. Bu nedenle masif kan kurtarma durumlarında ek taze donmuş plazma, kriyopresipitat ve trombosit transfüzyonu gerekebilmektedir. Eritrositlerin oksijen taşıma kapasitesi korunmakta ve 2,3-difosfogliserat düzeyleri saklanan allojenik kana kıyasla daha yüksek olmaktadır.
Cell Saver Uygulama Protokolü
Cell saver uygulamasının etkin ve güvenli şekilde gerçekleştirilmesi standardize edilmiş bir protokol dahilinde yapılmalıdır. Cihaz hazırlığı, intraoperatif yönetim ve transfüzyon süreci dikkatli koordinasyon gerektirmektedir.
Uygulama Adımları
- Cihaz kurulumu: Cell saver cihazı ameliyathaneye getirilmeli ve tek kullanımlık set aseptik teknikle yerleştirilmelidir.
- Antikoagülan hazırlığı: Heparinli salin çözeltisi aspirasyon hattına bağlanmalıdır.
- Aspirasyon tekniği: Cerrahi alandaki kan düşük aspirasyon basıncı ile nazikçe toplanmalıdır.
- İşleme başlama: Yeterli miktarda kan toplandığında santrifüj ve yıkama döngüsü başlatılmalıdır.
- Kalite kontrolü: Son ürünün rengi, hacmi ve hematokriti değerlendirilmelidir.
- Transfüzyon: İşlenmiş kan standart kan filtresi ile hastaya transfüze edilmeli ve altı saat içinde tamamlanmalıdır.
Cell Saver ve Onkolojik Cerrahi
Onkolojik cerrahide cell saver kullanımı uzun süredir tartışmalı bir konu olmuştur. Temel endişe cerrahi alandaki tümör hücrelerinin toplanarak hastaya geri verilmesi ve metastatik yayılıma katkıda bulunması riskidir. Ancak son yıllarda yapılan araştırmalar bu endişeyi büyük ölçüde gidermiştir.
Güncel Kanıtlar
Lökosit azaltma filtrelerinin kullanılması ile cell saver ürünündeki tümör hücre kontaminasyonunun yüzde doksan dokuzun üzerinde azaltılabildiği gösterilmiştir. Klinik çalışmalar onkolojik cerrahide cell saver kullanımının tümör nüksü veya metastatik yayılım riskini artırmadığını bildirmektedir. Birçok ulusal kılavuz uygun filtrasyon ile onkolojik cerrahide cell saver kullanımını kabul etmektedir.
Cell Saver ve Obstetrik Cerrahi
Obstetrik cerrahide cell saver kullanımı amniyotik sıvı embolisi riski nedeniyle geleneksel olarak kontrendike kabul edilmekteydi. Ancak amniyotik sıvı embolisinin patofizyolojisinin daha iyi anlaşılması ve lökosit filtrasyonunun etkinliğinin gösterilmesi ile obstetrik cell saver kullanımı giderek kabul görmektedir.
Obstetrik Uygulama Prensipleri
Plasenta previa, plasenta akreta spektrumu ve yüksek riskli sezaryen olgularında cell saver hazır bulundurulması önerilmektedir. Amniyotik sıvı kontaminasyonunu önlemek için bebeğin doğumu ve plasentanın çıkarılmasının ardından aspirasyona başlanması tercih edilmektedir. Toplanan kanın lökosit azaltma filtresinden geçirilerek transfüze edilmesi önerilmektedir.
Cell Saver Komplikasyonları
Cell saver kullanımı genel olarak güvenli bir prosedür olmakla birlikte bazı komplikasyonlar gelişebilmektedir. Bu komplikasyonların bilinmesi ve önlenmesi güvenli uygulamanın temelini oluşturmaktadır.
Olası Komplikasyonlar
- Hava embolisi: Cell saver torbasındaki havanın infüzyon hattına girmesi ile gelişebilmekte ve hava dedektörleri bu riski minimize etmektedir.
- Koagülopati: Masif kan kurtarma durumlarında trombosit ve koagülasyon faktörlerinin yıkanarak uzaklaştırılması koagülopatiyi ağırlaştırabilmektedir.
- Hemoliz: Yüksek aspirasyon basıncı eritrosit hasarına yol açabilmektedir.
- Hipotermi: Oda sıcaklığında saklanan kanın infüzyonu vücut sıcaklığını düşürebilmektedir.
- Yağ embolisi: Ortopedik cerrahide kemik iliği yağ parçacıklarının toplanması ve geri verilmesi yağ embolisi riskini artırabilmektedir.
Cell Saver Maliyet Etkinliği ve Geleceği
Cell saver kullanımının maliyet etkinliği cerrahi türüne ve beklenen kan kaybı miktarına göre değişmektedir. Masif kanama beklenen cerrahilerde allojenik kan tasarrufu ile maliyet etkin hale gelmekte ancak düşük kan kayıplı cerrahilerde maliyet yararı düşük olabilmektedir. Tek kullanımlık set maliyetlerinin optimize edilmesi ve cihaz teknolojisinin gelişmesi maliyet etkinliği artırmaktadır. Gelecekte daha kompakt ve otomatize cihazların geliştirilmesi cell saver kullanımının daha geniş cerrahi alanlara yayılmasını sağlayacaktır.
Cell Saver Eğitimi ve Yetkinlik Gereksinimleri
Cell saver cihazının güvenli ve etkin kullanımı operatör eğitimi ve yetkinliğine doğrudan bağlıdır. Perfüzyonistler, anestezi teknisyenleri ve hemşireler cell saver kullanımında eğitilmesi gereken sağlık profesyonelleridir. Eğitim programları cihaz kurulumu, aspirasyon tekniği, santrifüj ve yıkama parametrelerinin ayarlanması, sorun giderme ve güvenlik protokollerini kapsamalıdır.
Eğitim ve Sertifikasyon
Teorik eğitimin ardından süpervizyon altında pratik uygulama yapılmalı ve yetkinlik değerlendirmesi sonrasında bağımsız kullanım yetkisi verilmelidir. Düzenli yeniden sertifikasyon eğitimleri ile yetkinliğin sürdürülmesi sağlanmalıdır. Yeni cihaz modellerine geçişte ek eğitim programları düzenlenmelidir. Komplikasyon yönetimi ve acil durumlar için standart işletim prosedürleri hazırlanmalı ve tüm personelin bu prosedürlere erişimi sağlanmalıdır. Simülasyon eğitimleri nadir karşılaşılan sorunlara hazırlıklı olmayı desteklemektedir.
Cell Saver Teknolojisinin Gelişimi
Cell saver teknolojisi sürekli gelişmekte ve yeni nesil cihazlar daha yüksek eritrosit kurtarma oranları, daha düşük hemoliz oranları ve daha iyi yıkama etkinliği sunmaktadır. Otomatize sistemler operatör müdahalesini minimumda tutarak hata riskini azaltmaktadır. Entegre kalite izleme sistemleri son ürünün hematokriti, serbest hemoglobin düzeyi ve hacmini gerçek zamanlı ölçerek ürün kalitesini garanti altına almaktadır. Miniaturize taşınabilir cihazların geliştirilmesi ambulans ve saha koşullarında kullanımı mümkün kılabilecektir. Yapay zeka destekli cihaz yönetimi optimal aspirasyon basıncı ve yıkama parametrelerini otomatik olarak ayarlayarak eritrosit kurtarma etkinliğini maximize edebilecektir.
Koru Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon bölümünde uzman hekimlerimiz, cell saver teknolojisini kardiyovasküler cerrahi, ortopedik cerrahi ve yüksek riskli cerrahi prosedürlerde etkin şekilde kullanarak perioperatif kan yönetimini optimize etmektedir. Deneyimli ekibimiz intraoperatif kan kurtarma ile allojenik transfüzyon ihtiyacını minimize ederek hasta güvenliğini en üst düzeyde sağlamaktadır.













