Gastroenteroloji

Atrofik Gastrit ve Klinik Değeri

Atrofik gastritin mide mukozasındaki değişiklikleri, kanser riski açısından önemini ve izlem stratejilerini Koru Hastanesi uzmanlarımızla açıklıyoruz. Detaylı bilgi alın.

Atrofik gastrit, mide mukozasındaki bezlerin kronik inflamasyon sonucunda progresif kaybı ile karakterize bir durumdur. Bu süreçte normal gastrik mukoza yerini intestinal metaplazi veya fibrotik dokuya bırakır. Atrofik gastrit, gastrik kanser gelişiminde önemli bir premalign lezyon olarak kabul edilmektedir ve Correa kaskadının kritik bir basamağını oluşturur. Dünya genelinde mide kanserinin en sık görülen prekürsör lezyonu olan atrofik gastrit, özellikle Helicobacter pylori enfeksiyonunun yaygın olduğu bölgelerde ciddi bir halk sağlığı sorunu teşkil etmektedir.

Epidemiyolojik verilere göre atrofik gastritin prevalansı coğrafi bölgeye ve yaşa göre önemli farklılıklar göstermektedir. Gelişmekte olan ülkelerde %20-30'a varan oranlarla saptanırken, gelişmiş ülkelerde bu oran %5-10 civarındadır. Yaşla birlikte prevalans artmakta olup 50 yaş üzeri bireylerde %30'a kadar yükselebilmektedir. Otoimmün atrofik gastrit ise genel popülasyonun %2-5'ini etkilemekte ve kadınlarda erkeklere göre 3 kat daha sık görülmektedir. Türkiye'de H. pylori seropozitivitesi %60-80 aralığında bildirilmekte olup bu durum atrofik gastrit riskini anlamlı şekilde artırmaktadır.

Atrofik Gastrit Nedir ve Patofizyolojisi

Atrofik gastrit, mide mukozasındaki oksintik (parietal ve chief hücreler) ve antral bezlerin kaybı ile tanımlanan kronik bir inflamatuar süreçtir. Hastalık iki ana tipte sınıflandırılır:

Tip A (Otoimmün) Atrofik Gastrit

Otoimmün mekanizmalarla parietal hücrelere ve intrinsik faktöre karşı otoantikor gelişimi sonucu ortaya çıkar. Fundus ve korpus mukozası diffüz olarak etkilenir. Parietal hücre kaybı hipoklorhidriye ve aklorhidriye yol açar. İntrinsik faktör eksikliği vitamin B12 emilim bozukluğuna ve pernisiyöz anemiye neden olur. Hipergastrinemi ve enterokromaffin benzeri (ECL) hücre hiperplazisi gelişir; bu durum gastrik nöroendokrin tümör (tip 1 karsinoid) riskini artırır.

Tip B (Çevresel/H. pylori İlişkili) Atrofik Gastrit

H. pylori enfeksiyonunun kronik seyri sonucu gelişir. Başlangıçta antrum mukozası etkilenir, zamanla proksimale doğru ilerleme gösterir. Correa kaskadı şu şekilde ilerler: normal mukoza, yüzeyel gastrit, atrofik gastrit, intestinal metaplazi, displazi ve adenokarsinom. CagA pozitif H. pylori suşları daha yüksek atrofi ve kanser riski taşır. Çevresel faktörler (tuz, nitrozaminler, sigara) bu süreci hızlandırabilir.

Histopatolojik Değişiklikler

  • Glandüler atrofi: Fundik veya antral bezlerin progresif kaybı
  • İntestinal metaplazi: Gastrik epitelinin intestinal tipte epitelle yer değiştirmesi; komplet (tip I) ve inkomplet (tip II-III) olarak sınıflandırılır
  • Psödopilörik metaplazi: Oksintik mukozadaki bezlerin mukus salgılayan antral tip bezlerle değişimi
  • Fibrozis: Lamina propriada kollajen birikimi ve bezlerin yerini alması
  • İnflamatuar infiltrat: Kronik lenfoplazmasiter infiltrasyon, aktif dönemde nötrofil eklenebilir

Atrofik Gastrit Nedenleri

Atrofik gastrit gelişiminde çoklu etiyolojik faktörler rol oynamaktadır:

Enfeksiyöz Nedenler

  • Helicobacter pylori: En sık neden olup kronik enfeksiyon yıllar içinde mukozal atrofiye yol açar; CagA ve VacA virülans faktörleri atrofi riskini belirler
  • Epstein-Barr virüsü (EBV): Nadir olarak lenfositik gastrit ve atrofi ile ilişkilendirilmiştir

Otoimmün Nedenler

  • Anti-parietal hücre antikorları: Parietal hücrelerin otoimmün destruksiyonu
  • Anti-intrinsik faktör antikorları: İntrinsik faktör fonksiyonunun blokajı ve B12 emilim bozukluğu
  • Eşlik eden otoimmün hastalıklar: Tip 1 diyabet, tiroidit, vitiligo, Addison hastalığı ile birliktelik gösterir

Çevresel ve Diğer Nedenler

  • Yüksek tuzlu diyet: Mukozal bariyeri bozarak atrofi gelişimini hızlandırır
  • Sigara kullanımı: Bağımsız risk faktörü olarak atrofik gastrit gelişimini 1.5-2 kat artırır
  • Alkol: Kronik aşırı alkol tüketimi mukozal hasara katkıda bulunur
  • Uzun süreli proton pompa inhibitörü (PPI) kullanımı: H. pylori pozitif bireylerde uzun süreli PPI kullanımının atrofi progresyonunu hızlandırabileceği öne sürülmektedir
  • Duodenal reflü: Safra reflüsünün kronik mukozal irritasyona yol açması
  • Genetik yatkınlık: IL-1B, IL-10, TNF-alfa gen polimorfizmleri atrofi riskini modifiye eder

Atrofik Gastrit Belirtileri

Atrofik gastrit uzun süre asemptomatik seyredebilir. Belirtiler genellikle hastalık ilerledikçe ortaya çıkar:

Gastrointestinal Belirtiler

  • Epigastrik ağrı veya rahatsızlık: Künt, yanıcı veya basınç tarzında karın ağrısı; yemeklerle ilişkili olabilir
  • Erken doyma hissi: Gastrik akomodasyonun bozulmasına bağlı olarak az miktarda yemekle doyma
  • Bulantı: Özellikle sabahları belirgin olabilen bulantı hissi
  • Şişkinlik ve gaz: Hipoklorhidriye bağlı bakteriyel aşırı çoğalma şişkinliğe yol açabilir
  • İştahsızlık: Kronik mukozal inflamasyonun yol açtığı iştah kaybı
  • Ağızda metalik tat: Hipoklorhidri ile ilişkili olabilir

Sistemik Belirtiler

  • Halsizlik ve yorgunluk: Demir ve/veya B12 eksikliğine bağlı anemi bulguları
  • Solukluk: Mikrositer (demir eksikliği) veya makrositer (B12 eksikliği) anemiye bağlı
  • Dilde yanma ve glossit: B12 ve demir eksikliğinde dilde ağrı, kızarıklık ve papilla kaybı (Hunter glossiti)
  • Periferik nöropati: B12 eksikliğine bağlı el ve ayaklarda uyuşukluk, karıncalanma, denge bozukluğu
  • Bilişsel bozukluklar: İleri B12 eksikliğinde bellek sorunları, konsantrasyon güçlüğü
  • Kas krampları: Kalsiyum ve magnezyum emilim bozukluğuna bağlı olabilir

Atrofik Gastrit Tanısı ve Testler

Atrofik gastritin kesin tanısı histopatolojik değerlendirme ile konulur. Tanı sürecinde kullanılan yöntemler şunlardır:

Endoskopik Değerlendirme

  • Üst gastrointestinal endoskopi: Mukozal atrofinin direkt görüntülenmesi; soluk, ince ve damar yapılarının belirgin olduğu mukoza atrofiyi düşündürür
  • Biyopsi protokolü (Sydney sistemi): Antrum, korpus ve insizuradan en az 5 biyopsi alınmalıdır (güncellenmiş Sydney protokolü)
  • Magnifikasyon endoskopisi ve NBI: İntestinal metaplazinin daha hassas tespitini sağlar; düzensiz yüzey paterni ve açık mavi crest bulgusu metaplazi lehinedir
  • Kromoendoskopi: İndigo karmin veya metilen mavisi ile intestinal metaplazi odaklarının belirlenmesi

Serolojik Testler

  • Pepsinojen I ve II: Pepsinojen I < 70 ng/mL ve pepsinojen I/II oranı < 3 korpus atrofisi için yüksek duyarlılığa sahiptir (serolojik biyopsi)
  • Gastrin-17: Antral atrofide düşük, korpus atrofisinde yüksek bulunur; lokalizasyonun belirlenmesinde yardımcıdır
  • Anti-parietal hücre antikorları: Otoimmün atrofik gastrit tanısında pozitif bulunur (%85-90 duyarlılık)
  • Anti-intrinsik faktör antikorları: Otoimmün gastrit için daha spesifik ancak daha düşük duyarlılığa sahiptir (%50-70)
  • H. pylori testleri: Seroloji, üre nefes testi veya gaita antijeni ile enfeksiyon varlığının değerlendirilmesi

Laboratuvar İncelemeleri

  • Tam kan sayımı: Mikrositer veya makrositer anemi tespiti
  • Serum B12 düzeyi: Otoimmün atrofik gastritte düşük bulunur; ileri tetkik olarak metilmalonik asit ve homosistein düzeyi değerlendirilir
  • Serum demir, ferritin, transferrin saturasyonu: Hipoklorhidriye bağlı demir emilim bozukluğunun değerlendirilmesi
  • Serum gastrin düzeyi: Korpus atrofisinde hipergastrinemi saptanır; gastrin > 100 pg/mL anlamlıdır
  • Kromogranin A: ECL hücre hiperplazisi ve nöroendokrin tümör takibinde kullanılır

Histopatolojik Evreleme

  • OLGA (Operative Link on Gastritis Assessment): Atrofinin şiddetini (yok-hafif-orta-şiddetli) ve yaygınlığını (antrum ve korpus) birlikte değerlendirerek Evre 0-IV şeklinde sınıflandırır
  • OLGIM (Operative Link on Gastric Intestinal Metaplasia): İntestinal metaplazinin şiddeti ve yaygınlığına göre evreleme yapar; OLGA'ya benzer ancak gözlemciler arası uyumu daha yüksektir
  • OLGA Evre III-IV: Yüksek gastrik kanser riski taşır ve yakın endoskopik takip gerektirir

Atrofik Gastritte Ayırıcı Tanı

Atrofik gastritle karışabilen veya birlikte görülebilen durumlar şunlardır:

  • Fonksiyonel dispepsi: Organik patoloji saptanmayan dispeptik yakınmalar; endoskopi ve biyopsi normal bulunur; Roma IV kriterlerine göre tanı konulur
  • Gastrik adenokarsinom: Atrofik gastrit zemininde gelişebilen malign transformasyon; endoskopik ve histopatolojik ayırım kritiktir
  • Gastrik lenfoma (MALT lenfoma): H. pylori ile ilişkili olup kronik gastrit zemininde gelişir; lenfoid infiltrasyonun yoğunluğu ve klonalite analizi tanıda yardımcıdır
  • Peptik ülser hastalığı: H. pylori ve NSAID ilişkili ülserasyon; atrofik gastritle birlikte görülebilir ancak tedavi yaklaşımı farklıdır
  • Menetrier hastalığı: Gastrik mukozal hipertrofi ile karakterize nadir bir durumdur; atrofik gastritle zıt yönde protein kaybettiren enteropati görülür
  • Eozinofilik gastrit: Eozinofilik infiltrasyonla karakterize; atrofik gastritten farklı olarak alerji öyküsü ve periferik eozinofili eşlik edebilir
  • Granülomatöz gastrit: Crohn hastalığı, sarkoidoz veya tüberküloz nedenli granülom oluşumu ile seyreden gastrit

Atrofik Gastrit Tedavisi

Atrofik gastrit tedavisi etiyolojiye yönelik ve semptomatik yaklaşımları içerir:

H. pylori Eradikasyonu

H. pylori pozitif hastalarda eradikasyon tedavisi atrofi progresyonunu durdurabilir ve kısmen regresyon sağlayabilir:

  • Birinci basamak tedavi: Klaritromisin bazlı üçlü tedavi; amoksisilin 1000 mg 2x1, klaritromisin 500 mg 2x1 ve PPI (esomeprazol 40 mg veya lansoprazol 30 mg) 2x1, 14 gün süreyle
  • Bizmut dörtlü tedavi: Klaritromisin direncinin yüksek olduğu bölgelerde (%15 üzeri); PPI 2x1 + bizmut subsalisilat 525 mg 4x1 + metronidazol 500 mg 3x1 + tetrasiklin 500 mg 4x1, 14 gün
  • Konkomitant tedavi: PPI 2x1 + amoksisilin 1000 mg 2x1 + klaritromisin 500 mg 2x1 + metronidazol 500 mg 2x1, 14 gün
  • Eradikasyon kontrolü: Tedavi bitiminden 4-6 hafta sonra üre nefes testi veya gaita antijeni ile doğrulanmalıdır

Otoimmün Atrofik Gastrit Tedavisi

  • Vitamin B12 replasmanı: Parenteral B12 (hidroksokobalamin 1000 mcg IM, ilk hafta her gün, sonra haftalık 4 doz, ardından aylık idame) veya oral yüksek doz siyanokbalamin (1000-2000 mcg/gün)
  • Demir replasmanı: Demir eksikliği anemisi varlığında oral demir (ferröz sülfat 325 mg/gün veya demir bisglinat 25 mg/gün) veya parenteral demir (emilim bozukluğunda IV demir sukroz veya ferrik karboksimaltoz)
  • Folat desteği: Megaloblastik anemide folik asit 1-5 mg/gün (B12 ile birlikte verilmelidir)
  • Kalsiyum ve D vitamini: Hipoklorhidriye bağlı kalsiyum emilim bozukluğunda kalsiyum sitrat 500-1000 mg/gün ve D vitamini 1000-2000 IU/gün

Semptomatik Tedavi

  • Prokinetik ajanlar: Erken doyma ve şişkinlik için domperidon 10 mg 3x1 veya itoprид 50 mg 3x1 yemeklerden önce
  • PPI kullanımı: Atrofik gastritte dikkatli olunmalıdır; hipoklorhidri varlığında PPI endike değildir; ancak eşlik eden reflü varsa düşük dozda kullanılabilir
  • Probiyotikler: Bağırsak mikrobiyota dengesinin desteklenmesi amacıyla Lactobacillus ve Bifidobacterium içeren preparatlar önerilmektedir

Endoskopik Takip ve Sürveyans

  • OLGA/OLGIM Evre I-II: Her 3 yılda bir endoskopik takip önerilir
  • OLGA/OLGIM Evre III-IV: Yılda bir endoskopik takip yapılmalıdır; displazi saptanması durumunda 6 ayda bir veya endoskopik rezeksiyon değerlendirilir
  • Otoimmün atrofik gastrit: ECL hiperplazisi ve tip 1 gastrik karsinoid takibi için her 1-3 yılda bir endoskopi önerilir

Atrofik Gastrit Komplikasyonları

Atrofik gastrit tedavi edilmezse çeşitli ciddi komplikasyonlara yol açabilir:

  • Gastrik adenokarsinom: Atrofik gastrit, intestinal tip gastrik kanser gelişiminde en önemli prekürsör lezyondur; OLGA Evre III-IV'te yıllık kanser riski %1-2 civarındadır
  • Gastrik nöroendokrin tümör (tip 1 karsinoid): Otoimmün atrofik gastritte hipergastrinemi sonucu ECL hücre hiperplazisi ve displazisi gelişebilir; insidansı otoimmün atrofik gastrit hastalarının %5-8'inde bildirilmiştir
  • Pernisiyöz anemi: İntrinsik faktör eksikliğine bağlı ciddi megaloblastik anemi; tedavi edilmezse nörolojik hasar (subakut kombine dejenerasyon) gelişebilir
  • Demir eksikliği anemisi: Hipoklorhidriye bağlı demir emilim bozukluğu; oral demir tedavisine dirençli anemi önemli bir ipucudur
  • Kemik metabolizması bozuklukları: Kalsiyum ve D vitamini emilim bozukluğu osteopeni ve osteoporoz riskini artırır
  • Bakteriyel aşırı çoğalma: Hipoklorhidri mide asidinin bakterisidal etkisini azaltarak ince bağırsak bakteriyel aşırı çoğalmasına (SIBO) zemin hazırlar
  • Diğer mikrobesin eksiklikleri: Çinko, magnezyum ve askorbik asit emilim bozuklukları gelişebilir

Atrofik Gastritten Korunma

Atrofik gastrit gelişimini önlemek veya progresyonunu yavaşlatmak için aşağıdaki koruyucu önlemler önerilmektedir:

  • H. pylori taraması ve tedavisi: Yüksek riskli popülasyonlarda (birinci derece akrabada gastrik kanser, gastrik kanser insidansının yüksek olduğu bölgeler) H. pylori taraması ve pozitif saptananlarda eradikasyon tedavisi uygulanmalıdır
  • Dengeli beslenme: Taze sebze ve meyve tüketiminin artırılması; yüksek antioksidan içerikli besinler (C vitamini, beta-karoten) koruyucu etki gösterebilir
  • Tuz tüketiminin azaltılması: Günlük tuz alımının 5 gramın altında tutulması mukozal hasarı azaltır
  • Sigara ve alkol kullanımından kaçınma: Her iki madde de gastrik mukoza üzerinde direkt toksik etki gösterir
  • NSAID kullanımında dikkat: Uzun süreli nonsteroid antiinflamatuar ilaç kullanımından kaçınılmalı veya gastroprotektif eşlik edilmelidir
  • Düzenli sağlık kontrolü: Birinci derece akrabada gastrik kanser veya atrofik gastrit öyküsü olan bireylerde periyodik serolojik tarama veya endoskopi düşünülmelidir
  • Probiyotik kullanımı: H. pylori eradikasyonu sonrası mukozal iyileşmeyi desteklemek amacıyla probiyotik takviyesi değerlendirilebilir

Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?

Aşağıdaki durumlarda gastroenteroloji uzmanına başvurulması önerilir:

  • Kronik dispeptik yakınmalar: 4 haftadan uzun süren epigastrik ağrı, şişkinlik, erken doyma hissi değerlendirilmelidir
  • Açıklanamayan anemi: Özellikle oral demir tedavisine yanıtsız demir eksikliği anemisi atrofik gastrit açısından araştırılmalıdır
  • İstemsiz kilo kaybı: 6 ayda vücut ağırlığının %10'undan fazla kaybı malignite açısından değerlendirilmelidir
  • Disfaji veya odinofaji: Yutma güçlüğü veya yutarken ağrı üst GIS endoskopisi gerektirir
  • Gastrointestinal kanama bulguları: Melena, hematemez veya gizli gaita kanı pozitifliği acil endoskopik değerlendirme gerektirir
  • Nörolojik semptomlar: El-ayaklarda uyuşukluk, denge bozukluğu, kognitif değişiklikler B12 eksikliği açısından değerlendirilmelidir
  • Aile öyküsü: Birinci derece akrabada gastrik kanser öyküsü varsa tarama endoskopisi düşünülmelidir
  • Bilinen atrofik gastrit tanısı: Düzenli endoskopik sürveyans programına uyum sağlanmalıdır

Atrofik Gastritte Klinik Değerlendirme ve Prognoz

Atrofik gastritin klinik değeri, premalign bir lezyon olarak gastrik kanser riskini belirlemesinden kaynaklanmaktadır. OLGA/OLGIM evreleme sistemleri ile risk sınıflandırması yapılabilir ve buna göre sürveyans stratejileri planlanabilir. H. pylori eradikasyonu atrofi progresyonunu yavaşlatabilir ve hatta erken evrelerde kısmen regresyon sağlayabilir. Ancak ileri intestinal metaplazi genellikle geri dönüşümsüzdür. Otoimmün atrofik gastritte ise yaşam boyu B12 replasmanı ve periyodik endoskopik takip gereklidir. Multidisipliner yaklaşımla erken tanı, uygun tedavi ve düzenli takip sayesinde komplikasyonlar büyük ölçüde önlenebilir.

Koru Hastanesi Gastroenteroloji bölümünde uzman hekimlerimiz, atrofik gastrit dahil tüm üst gastrointestinal sistem hastalıklarının tanı, tedavi ve takibinde kapsamlı hizmet sunmaktadır. Şikayetlerinizin değerlendirilmesi, ileri tetkiklerinizin yapılması ve bireysel tedavi planınızın oluşturulması için bölümümüze başvurabilirsiniz.

Uzman Hekimlerimizle Tanışın

Sağlığınız için hemen randevu alın veya bizi arayın.

WhatsApp Online Randevu