Beslenme ve Diyet

Astımlı Çocukta Beslenme

Çocuklarda Astım, erken tanınması durumunda izlem süreci daha rahat yürütülebilen bir hastalıktır. Tanı süreci ve dikkat edilmesi gerekenlere göz atın.

Astım, çocukluk çağında sıkça karşılaşılan kronik solunum yolu hastalıkları arasında yer almaktadır. Hava yollarındaki kronik iltihaplanma ve aşırı duyarlılık ile karakterize olan bu tablo, nefes darlığı, hırıltılı solunum, öksürük ve göğüste sıkışma hissi gibi belirtilerle kendini göstermektedir. Hastalığın yönetiminde tıbbi takip ve ilaç uyumu temel bir yer tutsa da beslenmenin de süreç üzerindeki etkisi son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalarla giderek daha net biçimde ortaya konmaktadır. Astımlı çocuklarda dengeli, çeşitli ve antioksidan açıdan zengin bir beslenme düzeninin, solunum yolu iltihabının kontrolüne ve genel sağlık durumunun korunmasına katkı sağladığı bildirilmektedir.

Çocukluk çağı, büyüme ve gelişmenin en hızlı seyrettiği dönemdir. Bu süreçte yeterli ve dengeli beslenme; bağışıklık sisteminin güçlenmesi, akciğer dokusunun sağlıklı gelişimi ve enfeksiyonlara karşı dirençli bir vücut yapısının oluşması açısından önem taşımaktadır. Astımlı çocuklarda ise beslenmenin yalnızca büyüme üzerindeki etkisi değil, hastalığın seyri üzerindeki olası rolü de değerlendirilmektedir. Bilimsel literatürde, belirli besin gruplarının tüketim sıklığı ile astım atak sayısı, semptom şiddeti ve solunum fonksiyon testleri arasında ilişki kuran çalışmalar bulunmaktadır. Bu nedenle beslenme planlaması, çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı ile birlikte değerlendirilmesi önerilen bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır.

Astımlı çocuklarda beslenme yaklaşımının temelinde, sebze ve meyve tüketiminin yeterli düzeyde sağlanması yer almaktadır. Renkli sebze ve meyveler; C vitamini, E vitamini, beta-karoten, flavonoidler ve çeşitli polifenoller gibi antioksidan bileşenler açısından zengindir. Bu bileşenlerin, solunum yollarındaki oksidatif stresin azaltılmasına ve iltihaplanma sürecinin yatıştırılmasına katkı sağlayabileceği bildirilmektedir. Özellikle elma, brokoli, ıspanak, havuç, domates, kayısı, kavun ve narenciye grubu meyvelerin düzenli tüketiminin, akciğer fonksiyonları üzerinde olumlu etkiler gösterdiğine dair veriler mevcuttur. Günlük beslenmede en az beş porsiyon sebze ve meyve tüketiminin hedeflenmesi, çocuklar için genel olarak önerilen bir yaklaşımdır.

Omega-3 yağ asitleri, astımlı çocuklarda beslenme planının dikkat çeken bileşenleri arasında değerlendirilmektedir. Somon, sardalya, uskumru ve hamsi gibi yağlı balıklarda bol miktarda bulunan eikosapentaenoik asit ve dokosaheksaenoik asit, anti-inflamatuar özellikleriyle bilinmektedir. Bu yağ asitlerinin, solunum yollarındaki iltihaplanmanın azaltılmasına yardımcı olabileceği öne sürülmektedir. Haftada en az iki kez balık tüketiminin çocuk beslenmesine dahil edilmesi önerilmektedir. Balık tüketiminin mümkün olmadığı durumlarda keten tohumu, ceviz ve chia tohumu gibi bitkisel omega-3 kaynaklarının da öğünlere eklenmesi düşünülebilir. Ancak balık alerjisi öyküsü bulunan çocuklarda bu besinlerin tüketimi öncesinde hekim değerlendirmesi gerekli görülmektedir.

D vitamini düzeyi, astımlı çocuklarda yakından takip edilmesi önerilen parametreler arasında yer almaktadır. Yapılan epidemiyolojik çalışmalar, D vitamini eksikliği bulunan çocuklarda astım atak sıklığının ve hastane başvurularının daha yüksek seyredebildiğini göstermektedir. D vitamini; bağışıklık sisteminin düzenlenmesinde, solunum yolu enfeksiyonlarına karşı direncin artırılmasında ve iltihaplanma yanıtının dengelenmesinde rol oynayan önemli bir mikro besin öğesidir. Güneş ışığından sentezlenmesinin yanı sıra yumurta sarısı, yağlı balıklar ve D vitamini ile zenginleştirilmiş süt ürünleri gibi besinler aracılığıyla da alımı sağlanmaktadır. Eksiklik durumlarında hekim önerisi doğrultusunda takviye kullanımı değerlendirilmektedir.

Tam tahıllı ürünlerin beslenmeye dahil edilmesi, lif alımının artırılması açısından önem taşımaktadır. Yulaf, bulgur, kepekli ekmek, esmer pirinç ve tam buğday makarna gibi besinler; kan şekeri dengesinin korunmasına, bağırsak florasının desteklenmesine ve genel iltihaplanma düzeyinin yönetilmesine katkı sağlayabilmektedir. Bağırsak mikrobiyotasının bağışıklık sistemiyle yakın ilişkisi göz önünde bulundurulduğunda, lif açısından zengin bir beslenmenin astımlı çocuklarda da fayda sağlayabileceği öne sürülmektedir. Ayrıca yoğurt, kefir ve ayran gibi fermente süt ürünleri, probiyotik içerikleri nedeniyle bağırsak sağlığının korunmasına destek olabilecek besinler arasında değerlendirilmektedir.

Magnezyum, çinko ve selenyum gibi mineraller astımlı çocukların beslenmesinde dikkate alınması gereken diğer bileşenler arasında bulunmaktadır. Magnezyum; bronş düz kaslarının gevşemesine yardımcı olabilecek özellikleriyle bilinmektedir ve koyu yeşil yapraklı sebzeler, kuruyemişler, baklagiller ve tam tahıllarda bol miktarda bulunmaktadır. Çinko, bağışıklık sisteminin düzenli işleyişi için gerekli olan bir mineraldir ve kırmızı et, tavuk, yumurta, kabak çekirdeği ile baklagillerde yer almaktadır. Selenyum ise antioksidan savunma sistemine destek sağlayan bir eser elementtir; Brezilya cevizi, yumurta, tam tahıllar ve deniz ürünleri başlıca kaynakları arasında bulunmaktadır. Bu minerallerin yeterli düzeyde alımı, çeşitlendirilmiş bir beslenme planı ile çoğu durumda sağlanabilmektedir.

Astımlı çocukların beslenmesinde, işlenmiş gıdaların ve katkı maddesi içeriği yüksek ürünlerin sınırlandırılması önerilmektedir. Sülfit içeren kuru meyveler, hazır turşular, bazı şarküteri ürünleri ve renklendirici, koruyucu içerikli paketli gıdalar, hassas bireylerde solunum yolu semptomlarını tetikleyebilmektedir. Trans yağ ve doymuş yağ oranı yüksek hızlı tüketim ürünleri ile şekerli içeceklerin sık tüketimi; obezite riskini artırabilmekte ve obezite ile astım kontrolü arasındaki ilişki nedeniyle hastalık seyrini olumsuz etkileyebilmektedir. Bu nedenle ev yapımı, taze ve doğal besinlere ağırlık verilen bir beslenme alışkanlığının çocuğa kazandırılması önem taşımaktadır.

Besin alerjileri, astımlı çocuklarda ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi gereken bir konudur. Süt, yumurta, fıstık, ağaç yemişleri, soya, buğday, balık ve kabuklu deniz ürünleri çocukluk çağında en sık bildirilen alerjenler arasında yer almaktadır. Bazı çocuklarda gıda alerjisi reaksiyonları, solunum yolu semptomlarını ve astım ataklarını tetikleyebilmektedir. Bu durumda alerji uzmanı ve çocuk hekimi tarafından yapılacak ayrıntılı değerlendirme, gerekli testler ve gözlem altında tutulan beslenme planı önerilmektedir. Aile tarafından yapılan kontrolsüz eliminasyon diyetlerinin, çocuğun büyüme ve gelişmesi için gerekli olan besin öğelerinden yoksun kalmasına yol açabileceği unutulmamalıdır.

Yeterli sıvı alımı, astımlı çocuklarda solunum yollarının nemli kalmasına ve mukus kıvamının uygun düzeyde tutulmasına yardımcı olabilecek önemli bir uygulamadır. Su tüketiminin yaş ve aktivite düzeyine uygun biçimde planlanması önerilmektedir. Şekerli meşrubatlar, kafein içeren içecekler ve hazır meyve sularının sınırlandırılması; bunun yerine su, taze sıkılmış meyve suları, bitki çayları ve ayran gibi seçeneklerin tercih edilmesi sağlıklı bir yaklaşım olarak değerlendirilmektedir. Özellikle soğuk havalarda ve egzersiz öncesinde yeterli sıvı alımına dikkat edilmesi, solunum yolu rahatsızlığının yönetimi açısından destekleyici bir uygulamadır.

Vücut ağırlığının uygun aralıkta tutulması, astımlı çocuklarda hastalık kontrolünü etkileyen önemli bir faktördür. Aşırı kilo ve obezite, solunum yolu üzerindeki mekanik baskıyı artırabilmekte ve sistemik iltihaplanma süreçleri üzerinden astım semptomlarının şiddetlenmesine neden olabilmektedir. Bu nedenle çocuğun yaş, boy ve cinsiyetine uygun bir vücut kütle indeksinin korunması hedeflenmektedir. Beslenme planının; çocuğun enerji ihtiyacını karşılayan, dengeli makro besin dağılımı içeren ve sağlıklı atıştırmalıkları kapsayan bir yapıda hazırlanması önerilmektedir. Sebze ve meyve ağırlıklı atıştırmalıklar, kuruyemişler ve yoğurt gibi seçenekler ön plana çıkarılabilir.

Yemek saatlerinin düzenli olması, porsiyon büyüklüklerinin yaşa uygun planlanması ve öğün atlanmasının önlenmesi, astımlı çocuklarda da geçerli olan genel beslenme ilkeleri arasında yer almaktadır. Kahvaltının ana öğün olarak değerlendirilmesi, okul çağındaki çocukların gün içindeki enerji ihtiyacının karşılanması ve akademik performansın desteklenmesi açısından önem taşımaktadır. Akşam öğününün yatmadan iki ila üç saat öncesinde tamamlanması, reflü riskinin azaltılmasına yardımcı olabilmektedir. Reflünün astım semptomlarını tetikleyebileceği bilindiğinden, bu konuya özellikle dikkat edilmesi önerilmektedir.

Ev mutfağında hazırlanan yemeklerin pişirme yöntemleri de astımlı çocuklarda beslenme açısından değerlendirilmesi gereken bir başka noktadır. Kızartma yerine fırınlama, haşlama, buharda pişirme ve ızgara gibi yöntemlerin tercih edilmesi, hem yağ alımının kontrol altında tutulmasına hem de besin öğelerinin korunmasına katkı sağlamaktadır. Yemeklerde kullanılan yağ miktarının ölçülü tutulması, zeytinyağı gibi sağlıklı yağların ön plana çıkarılması ve aşırı baharat kullanımından kaçınılması önerilmektedir. Çocukların yemek hazırlama sürecine yaşa uygun şekilde dahil edilmesi, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazanılması açısından yararlı olabilecek bir yaklaşımdır.

Astımlı çocuklarda beslenmenin yönetimi, tek başına bir uygulama olarak değil; tıbbi tedavi, çevresel tetikleyicilerden korunma, düzenli fiziksel aktivite ve uyku düzeni ile bütünleşik bir yaklaşımın parçası olarak ele alınmaktadır. Beslenme planının çocuğun bireysel özelliklerine, varsa eşlik eden hastalıklarına, alerji durumuna ve yaşam tarzına göre kişiselleştirilmesi önerilmektedir. Çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı, çocuk göğüs hastalıkları uzmanı ve diyetisyenin koordineli bir şekilde yürüteceği takip süreci, çocuğun büyüme ve gelişmesinin desteklenmesine ve hastalık kontrolünün iyileşmeye katkı sağlamasına yardımcı olabilmektedir. Ailelerin doğru bilgi kaynaklarına yönlendirilmesi ve eğitim verilmesi, sürdürülebilir bir beslenme düzeninin oluşturulması açısından temel bir adımdır.

Uzman Hekimlerimizle Tanışın

Sağlığınız için hemen randevu alın veya bizi arayın.

WhatsApp Online Randevu