Dahiliye

Aşırı Terleme (Hiperhidroz) Nedir?

Aşırı Terleme (Hiperhidroz) konusunda erken müdahalenin önemi. Tanı yöntemleri ve tedavi seçenekleri için uzman rehberi.

Aşırı terleme veya tıbbi adıyla hiperhidroz, vücudun termoregülasyon ihtiyacının ötesinde belirgin biçimde ter üretmesi durumudur ve günlük yaşamı, sosyal ilişkileri ve ruhsal iyilik hâlini olumsuz etkileyen sık karşılaşılan bir klinik tablodur. Toplumda hiperhidroz prevalansı yaklaşık yüzde dört koma sekiz olarak bildirilmiş olup yirmi beş ile altmış dört yaş aralığındaki bireylerde belirgin biçimde daha yüksektir. Türkiye'deki epidemiyolojik araştırmalar genel popülasyonda yaklaşık yüzde dört koma altı oranında hiperhidroz varlığını desteklemektedir. Hiperhidrozun primer (idiyopatik) ve sekonder (altta yatan başka bir hastalığa bağlı) olmak üzere iki temel formu bulunur ve doğru sınıflandırma uygun tedavi yaklaşımının seçilmesinde belirleyici öneme sahiptir. ICD-10 sınıflamasında primer fokal hiperhidroz R61.1, sekonder hiperhidroz ise R61.0 koduyla yer alır. Hastaların önemli bir bölümü utanç, sosyal kaçınma, anksiyete, depresyon ve cilt komplikasyonları nedeniyle yaşam kalitesinde belirgin düşüş yaşar.

Hiperhidroz Nedir?

Hiperhidroz, ekrin ter bezlerinin fizyolojik gereksinimin üzerinde aktive olmasıyla ortaya çıkan bir durumdur. Vücutta yaklaşık iki ile dört milyon ekrin ter bezi bulunur; bunlar hipotalamustaki termoregülatör merkezden gelen sempatik kolinerjik liflerle uyarılır. Patofizyolojide ana mekanizma, sempatik sinir sisteminin aşırı aktivasyonu ve asetilkolin salınımının artmasıdır. Primer hiperhidrozda ter bezlerinin yapısal anormalliği yoktur; işlevsel hiperaktivite söz konusudur. Sempatik gangliyon ve sempatik zincir düzeyinde refleks dengelenmesinin bozulduğu, hipotalamustan gelen uyaranlara aşırı duyarlılık geliştiği düşünülmektedir.

Primer ve Sekonder Hiperhidroz Ayrımı

Primer fokal hiperhidroz; aksiller, palmar (avuç içi), plantar (ayak tabanı), kraniofasiyal (yüz, alın, kafa derisi) ve nadir olarak inguinal bölgelerde simetrik olarak ortaya çıkar. Genellikle çocukluk veya ergenlik döneminde başlar, gece uyku sırasında kaybolur, aile öyküsü hastaların yaklaşık üçte ikisinde pozitiftir ve genetik geçiş otozomal dominant özellik gösterir. Sekonder hiperhidroz ise erişkinlikte başlar, generalize olabilir, gece terlemesi yapabilir ve altta yatan tıbbi nedenle birlikte değerlendirilmelidir. Hyperhidrosis Disease Severity Scale (HDSS) klinik şiddetin değerlendirilmesinde kullanılan dört basamaklı bir araçtır; üçüncü ve dördüncü basamak orta-ağır hiperhidroz için tedavi gerektirir.

Nedenleri

Primer fokal hiperhidrozun nedeni tam olarak aydınlatılmamış olmakla birlikte sempatik sinir sistemi disregülasyonu ve genetik yatkınlık temel etkenlerdir. Aile içi geçişe ek olarak bazı kişilik özellikleri (anksiyete, sosyal fobi) ve psikolojik tetikleyiciler (stres, heyecan) klinik tabloyu ağırlaştırır. Sekonder hiperhidrozun nedenleri çok daha geniş bir yelpazede yer alır. Endokrin nedenler arasında hipertiroidi, feokromositoma, diyabet (özellikle hipoglisemi atakları sırasında), akromegali, karsinoid sendrom, menopoz ve premenstrüel dönem sayılabilir. Tiroid stimüle edici hormon (TSH) düzeyi sıfır koma dördün altında, serbest T4 yüksek bulunan olgularda hipertiroidi düşünülmelidir.

Enfeksiyöz nedenler arasında tüberküloz, bruselloz, sıtma, endokardit, HIV, viral hepatitler ve diğer kronik enfeksiyonlar yer alır; bu durumlarda gece terlemesi tipiktir. Maligniteler arasında lenfoma (özellikle Hodgkin lenfoma), lösemi, böbrek hücreli karsinom ve hepatosellüler karsinom B semptomları (gece terlemesi, ateş, kilo kaybı) ile başvurabilir. Nörolojik nedenler arasında Parkinson hastalığı, otonom nöropati, sirengomiyeli, beyin tümörleri, inme ve travmatik beyin hasarı yer alır. Kardiyovasküler nedenler arasında akut koroner sendrom, konjestif kalp yetmezliği ve hipertansif kriz sayılabilir.

İlaca bağlı hiperhidroz başlıca selektif serotonin geri alım inhibitörleri (sertralin, paroksetin, fluoksetin), serotonin-norepinefrin geri alım inhibitörleri (venlafaksin), trisiklik antidepresanlar, opioidler, yüksek doz aspirin, antipiretikler, kolinerjik ajanlar ve bazı kemoterapotik ilaçlar tarafından tetiklenir. Madde kullanımı ve madde yoksunluğu (alkol, opioid, kokain) belirgin terleme yapabilir. Diğer nedenler arasında obezite, gebelik, anksiyete bozuklukları, otonom disrefleksi, frey sendromu, ülseratif kolit, romatoid artrit ve idiyopatik hiperhidrotik epizodlar bulunur.

Belirtileri

Hiperhidroz olan bireylerde görülen başlıca belirtiler; yaş, cinsiyet, çevre sıcaklığı veya emosyonel durumla orantısız olarak ortaya çıkan, sıklıkla bilateral simetrik dağılım gösteren aşırı ter üretimidir. Aksiller hiperhidrozda kıyafetlerin terle ıslanması, koltuk altı bölgesinde belirgin ıslaklık halkaları, koku, kıyafet renginde değişiklik ve sosyal etkileşim sırasında utanma görülür. Palmar hiperhidrozda ellerin sürekli nemli ve soğuk olması, tokalaşma sırasında utanma, kâğıt, klavye ve dokunmatik ekran kullanımında zorluk, yazı yazarken kâğıdın ıslanması, müzik aleti çalmada güçlük yaşanır.

Plantar hiperhidrozda ayakların sürekli nemli olması, çorap ve ayakkabıların ıslanması, koku, mantar enfeksiyonlarına yatkınlık ve pitted keratoliz gibi cilt sorunları gözlemlenir. Kraniofasiyal hiperhidrozda alın, yüz ve kafa derisinden damlayan ter, sosyal ortamlarda makyajın bozulması ve mesleki ilişkilerde rahatsızlık yaratır. Sekonder hiperhidrozun tipik bulguları arasında jeneralize ter, gece terlemesi (pijamayı ve çarşafı ıslatacak düzeyde), eşlik eden ateş, kilo kaybı, çarpıntı, taşikardi, tremor, sıcak intoleransı, palpitasyon, baş ağrısı ve ağız kuruluğu yer alır. Anksiyete bozuklukları eşlik ediyorsa nefes darlığı, göğüs sıkışması, derealizasyon ve panik atak belirtileri ortaya çıkabilir.

Tanı

Hiperhidroz tanısı klinik öyküye dayanır. Hastaya başlangıç yaşı, lokalizasyon, simetri, sıklık, şiddet, gece olup olmadığı, tetikleyiciler, aile öyküsü, eşlik eden semptomlar ve kullanılan ilaçlar ayrıntılı sorulmalıdır. Primer fokal hiperhidroz tanı kriterleri en az iki simetrik bölgede, altı aydan uzun süredir devam eden, haftada en az bir kez ortaya çıkan, yirmi beş yaş öncesi başlayan, gece uyku sırasında kaybolan ve günlük yaşamı etkileyen aşırı terleme varlığını gerektirir; ailede pozitif öykü destekleyicidir.

Sekonder hiperhidroz şüphesi olan olgularda hedefe yönelik laboratuvar tetkikleri istenir. Tam kan sayımı, açlık ve postprandiyal glukoz, hemoglobin A1c, böbrek ve karaciğer fonksiyon testleri, tiroid fonksiyon testleri (TSH, serbest T4, serbest T3), C-reaktif protein, eritrosit sedimentasyon hızı, kalsiyum, fosfor, paratiroid hormon düzeyi standart panelin parçasıdır. Feokromositoma şüphesinde plazma metanefrin ve normetanefrin, yirmi dört saatlik idrar metanefrin ve katekolamin ölçümleri yapılır. Karsinoid sendrom şüphesinde yirmi dört saatlik idrar 5-hidroksiindolasetik asit tayini önerilir. Tüberküloz şüphesinde PPD veya QuantiFERON-TB Gold testi, akciğer grafisi ve gerekirse balgam analizi yapılır. Lenfoma şüphesinde lenf düğümü muayenesi, periferik yayma, laktat dehidrogenaz ve görüntüleme istenir.

Objektif Ölçüm Yöntemleri

Tanı ve tedavi yanıtının izlenmesinde objektif yöntemler kullanılabilir. Minor jod-nişasta testi etkilenen bölgeyi görsel olarak ortaya koyar; jod tentürü ile boyanmış bölgeye nişasta uygulandığında terle temas eden alan koyu mavi-mor renge döner. Gravimetrik test, beş dakikalık periyodda emici kâğıt ile ölçülen ter miktarını mg cinsinden değerlendirir; aksiller bölgede dakikada yüz miligramın üzerinde, palmar bölgede dakikada otuz miligramın üzerinde değerler hiperhidrozu destekler. Termoregülatör ter testi, sirkadiyen ritimde ter haritasını belirleyen ileri bir yöntemdir. Görsel analog skala ve HDSS klinik şiddetin standardize değerlendirilmesinde yararlıdır.

Ayırıcı Tanı

Hiperhidroz değerlendirilirken en az beş hastalık grubunun ayırt edilmesi gereklidir. Birincisi hipertiroididir; çarpıntı, kilo kaybı, sıcak intoleransı, ekzoftalmus, tremor ve TSH düşüklüğü ile karakterizedir. İkincisi feokromositomadır; paroksismal hipertansiyon, başağrısı, çarpıntı ve aşırı terleme triadı tipiktir, plazma ve idrar metanefrin düzeyleriyle taranır. Üçüncüsü karsinoid sendromdur; ishal, flushing ve bronkospazm ile birlikte aşırı terleme ortaya çıkar. Dördüncüsü tüberküloz, brusella ve enfektif endokardit gibi kronik enfeksiyonlardır; gece terlemesi, ateş, kilo kaybı klasik tablodur. Beşincisi lenfoma ve diğer hematolojik malignitelerdir; B semptomları (gece terlemesi, ateş, kilo kaybı), lenfadenopati ve splenomegali ile başvurabilir.

Diğer ayırıcı tanılar arasında menopozal sıcak basmaları, gebeliğe bağlı hiperhidroz, anksiyete bozuklukları, panik bozukluğu, posttravmatik stres bozukluğu, şizoid kişilik bozukluğu, otonom disrefleksi, alkol ve opioid yoksunluk sendromu, ilaç yan etkisi, hipoglisemi, akut koroner sendrom, konjestif kalp yetmezliği, akut anksiyete atağı ve nokturnal panik atak sayılabilir. Yaşlı hastalarda gece terlemesinin maligniteyi düşündüreceği unutulmamalıdır.

Tedavi

Hiperhidroz tedavisi basamaklı yaklaşımla yürütülür. Birinci basamak tedavide topikal antiperspiranlar yer alır. Aluminyum klorür hekzahidrat (yüzde on iki ile yirmi konsantrasyonda) gece yatmadan önce kuru cilde uygulanır, sabah yıkanır; başlangıçta her gece, sonra haftada iki ile üç kez kullanılır. Glikopirronyum bromür yüzde iki koma dört dermal mendil aksiller hiperhidrozda günde bir kez uygulanır ve klinik çalışmalarda HDSS skorunda iki ve daha fazla puan azalma sağlamaktadır. Topikal aluminyum klorür sonrası ciltte iritasyon, kaşıntı ve eritem gözlenebilir; gerekirse hidrokortizon yüzde bir krem uygulanır.

İkinci basamak tedavide oral antikolinerjik ilaçlar bulunur. Oksibutinin günde iki ile üç kez beş miligram, glikopirrolat günde iki ile üç kez bir ile iki miligram dozda kullanılır. Yan etkiler arasında ağız kuruluğu, kabızlık, üriner retansiyon, görme bulanıklığı, taşikardi ve bilişsel bozukluk yer alır; dar açılı glokom ve idrar tutulumunda kontrendikedir. İyontoforez, palmar ve plantar hiperhidrozda etkili, ayaktan uygulanabilen güvenli bir yöntemdir; yirmi ile otuz dakikalık seanslar haftada üç ile dört kez uygulanır, başlangıç fazından sonra haftada bir idame seansı yeterli olur.

Botulinum toksin A enjeksiyonu özellikle aksiller hiperhidrozda altın standart tedavi olarak kabul edilir. Aksiller bölgeye toplam elli ile yüz ünite (botulinum toksin tip A onabotulinumtoxinA) intradermal enjekte edilir; etki üç ile beş gün içinde başlar ve dört ile sekiz ay arasında sürer. Palmar uygulamada ek olarak medyan ve ulnar sinir blokajı veya intravenöz sedasyon gerekebilir. Yan etkileri lokalize ağrı, hematom, geçici kas zayıflığı ve kompansatuar terlemedir.

Mikrodalga tedavisi (miraDry), aksiller ekrin ter bezlerini kalıcı biçimde tahrip eden ofis bazlı bir yöntemdir; bir veya iki seansta yüzde seksene varan klinik yanıt sağlar. Frekansı dört bin dokuz yüz megahertz olan mikrodalga enerjisi cilt-yağ ara yüzünde absorbe olur. Cerrahi seçenekler arasında endoskopik torasik sempatektomi (ETS) palmar ve aksiller olgularda son seçenek olarak değerlendirilir; T2-T4 düzeyinde sempatik zincir kesilir veya kelepçelenir. Etkinlik yüzde doksanın üzerindedir ancak kompansatuar terleme komplikasyonu yüzde elli ile altmış oranında görülür ve hastanın yaşam kalitesini kötüleştirebilir. Aksiller liposüksiyon veya küretaj cerrahisi alternatif yöntemler arasındadır.

Komplikasyonlar

Tedavi edilmeyen hiperhidroz pek çok komplikasyona zemin hazırlar. Cilt komplikasyonları arasında interdijital ve plantar mantar enfeksiyonları (tinea pedis, kandidiyazis), bakteriyel enfeksiyonlar (eritrazma, follikülit, hidradenit), kontakt dermatit, dishidrotik egzama, pitted keratoliz, intertrigo ve verruka önemli yer tutar. Tırnaklarda onikomikoz, koltuk altında bromhidroz (kötü koku) gelişebilir.

Psikososyal komplikasyonlar arasında sosyal anksiyete bozukluğu, depresyon, sosyal izolasyon, iş ve okul performansında düşüş, romantik ilişkilerde zorluk, mesleki kısıtlamalar (sahne, eğitim, mutfak gibi) ve düşük öz değer hissi sayılır. Yaşam kalitesi ölçümlerinde hiperhidroz hastaları, sedef, atopik dermatit ve ciddi akne hastalarına benzer düşüş gösterir. Sekonder hiperhidrozda altta yatan hastalığın komplikasyonları (tirotoksik kriz, malign hipertansiyon, sepsis, malign progresyon) ön plana çıkar.

Korunma

Hiperhidroz primer formunda primer korunma mümkün olmasa da semptom tetikleyicilerinin azaltılması önemlidir. Stres yönetimi, mindfulness, yoga, düzenli egzersiz, yeterli uyku, dengeli beslenme, kafein ve baharatlı yiyeceklerin sınırlandırılması, alkol ve sigara kullanımının azaltılması yarar sağlar. Hafif, doğal lifli ve nefes alabilen kıyafetler (pamuk, keten, bambu) tercih edilmeli; sentetik kumaşlardan kaçınılmalıdır. Renk olarak terin görünmediği siyah ve beyaz kıyafetler bireysel rahatlık sağlar. Aksiller bölgeye uygulanan koltukaltı pedleri ve emici iç giysiler mekanik koruma sağlar.

Ayak hijyeni özelliği taşır. Nefes alabilen ayakkabılar, deri veya kanvas malzeme tercih edilmeli; her gün aynı ayakkabı kullanılmamalıdır. Pamuk ya da bambu çorap günde iki kez değiştirilmeli, ayaklar günde iki kez yıkanıp iyice kurutulmalıdır. Antiperspiran spreyler ve ayak pudraları nem kontrolüne yardım eder. Sekonder hiperhidrozun önlenmesi altta yatan hastalığın erken tanı ve tedavisine bağlıdır; düzenli kontroller, kan tahlilleri, kanser tarama programları ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları sekonder etmenleri azaltır. İlaç yan etkilerinden korunmak için hekimle düzenli iletişim ve gerektiğinde alternatif ajanlara geçiş düşünülmelidir.

Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?

Aşağıdaki durumların varlığı dahiliye veya dermatoloji uzmanına başvurulmasını gerektirir: günlük yaşamı, iş veya sosyal etkileşimi etkileyen aşırı terleme, çocukluk veya ergenlik döneminden sonra ortaya çıkan ve giderek artan terleme, yalnızca tek tarafta olan asimetrik terleme, yatakta uyandığında pijama ve çarşafları ıslatacak düzeyde gece terlemesi, kilo kaybı ile birlikte terleme, ateş ve halsizlik eşlik etmesi, çarpıntı, baş ağrısı, hipertansiyon atakları ile birlikte terleme, yeni başlayan ve giderek artan jeneralize terleme.

Acil değerlendirme gerektiren durumlar; göğüs ağrısı ile birlikte aşırı terleme (akut koroner sendrom düşünülmelidir), şuur değişikliği, hızlı kilo kaybı, hipoglisemi belirtileri, hipertansif kriz, akut nefes darlığı, hiperaktif tiroid bulguları, kanama bozukluğu belirtileri ve ilaç başlanmasından kısa süre sonra ortaya çıkan jeneralize terlemedir. Çocuklarda ani başlayan jeneralize terleme akla feokromositoma, lenfoma veya endokrin patolojiyi getirmelidir.

Klinik Değerlendirme

Hiperhidroz, özellikle primer fokal formu sıklıkla göz ardı edilen ancak yaşam kalitesi üzerinde derin etkiler bırakan bir klinik durumdur. Doğru tanı için ayrıntılı klinik öykü, hedeflenmiş tıbbi inceleme ve gereken olgularda hedefe yönelik laboratuvar tetkikleri esastır. Sekonder hiperhidrozun erken tanınması altta yatan ciddi hastalığın saptanmasını ve uygun tedaviyi sağlar. Tedavi yaklaşımı kişiselleştirilmiş ve basamaklı olmalı; topikal antiperspiranlardan sistemik ilaçlara, iyontoforezden botulinum toksin enjeksiyonuna, mikrodalga tedavisinden cerrahi seçeneklere kadar tüm yöntemler hastanın klinik şiddetine, yaşına, mesleğine ve beklentilerine göre değerlendirilmelidir. Multidisipliner ekip yaklaşımı; dahiliye, dermatoloji, endokrinoloji, nöroloji, genel cerrahi ve psikiyatri bölümlerinin iş birliğini gerektirir.

Koru Hastanesi Dahiliye bölümünde uzman hekimlerimiz aşırı terleme yakınmasıyla başvuran hastalara kapsamlı tanı ve tedavi hizmeti sunmaktadır. Bölümümüzde ileri laboratuvar imkânları, hormonal tetkikler, görüntüleme, kardiyoloji ve endokrinoloji konsültasyonları, dermatoloji ile eş güdümlü tedavi planlaması ve kişiselleştirilmiş yaklaşım sağlanmaktadır. Topikal tedavi düzenlemesi, oral antikolinerjik ilaç başlanması, iyontoforez yönlendirmesi, botulinum toksin enjeksiyonu konsültasyonu ve gerekli olgularda mikrodalga tedavisi veya cerrahi konsültasyon süreçleri profesyonel biçimde yönetilmektedir. Hiperhidroz ve aşırı terleme yakınmalarınızın yaşam kalitenizi etkilediğini düşünüyorsanız Koru Hastanesi Dahiliye polikliniğinden randevu alarak değerlendirilebilir, kişisel tedavi planınızın çıkarılmasını sağlayabilirsiniz.

Uzman Hekimlerimizle Tanışın

Sağlığınız için hemen randevu alın veya bizi arayın.

WhatsApp Online Randevu