Artroskopi, eklem içi patolojilerin tanı ve tedavisinde kullanılan minimal invaziv bir cerrahi yöntemdir. Dünya genelinde yılda milyonlarca artroskopik girişim gerçekleştirilmekte olup özellikle diz ve omuz cerrahisinde en sık başvurulan operatif teknikler arasında yer almaktadır. Epidemiyolojik veriler, sadece diz artroskopisinin yıllık insidansının gelişmiş ülkelerde 100.000 kişide 200-300 civarında olduğunu göstermektedir. Spor yaralanmalarının artması, aktif yaşam beklentisinin yükselmesi ve cerrahi teknolojideki ilerlemeler artroskopinin kullanım alanını sürekli olarak genişletmektedir. Açık cerrahiye kıyasla daha küçük kesiler, daha az doku hasarı, daha hızlı iyileşme ve günübirlik uygulama imkanı sunması artroskopinin popülaritesini artıran başlıca avantajlardır.
Artroskopi Nedir?
Artroskopi, Yunanca "arthron" (eklem) ve "skopein" (bakmak) kelimelerinden türetilmiş olup eklem içinin küçük bir kamera sistemi (artroskop) aracılığıyla görüntülenmesi ve tedavi edilmesi işlemidir. Artroskop, 4-5 mm çapında bir optik lens sistemi, ışık kaynağı ve kamera sensöründen oluşur. Eklem çevresinde açılan 5-10 mm'lik küçük kesilerden (portaller) ekleme yerleştirilen artroskop görüntüyü yüksek çözünürlüklü bir monitöre aktarır ve cerrah bu görüntü eşliğinde tanısal değerlendirme ile tedavi girişimlerini gerçekleştirir.
Artroskopinin en büyük avantajlarından biri kameranın sağladığı büyütme etkisidir. Eklem içi yapılar 10-20 kata kadar büyütülerek görüntülenebilir; bu sayede açık cerrahide gözle fark edilemeyecek küçük lezyonlar bile tespit edilebilir. Ayrıca eklemin farklı bölgelerine farklı açılardan yaklaşılarak kapsamlı bir değerlendirme yapılabilir.
Tarihçe
Artroskopinin kökenleri 1912 yılında Danimarkalı cerrah Severin Nordentoft'un diz eklemine sistoskop yerleştirmesine dayanır. Ancak modern artroskopinin babası olarak kabul edilen Masaki Watanabe, 1950-60'lı yıllarda Japonya'da ilk özel artroskop tasarımlarını geliştirmiş ve diz ekleminin sistematik artroskopik anatomisini tanımlamıştır. İlk dönemlerde artroskopi yalnızca tanısal amaçla kullanılırken, 1970'lerde motorize aletlerin ve operatif tekniklerin geliştirilmesiyle tanısal artroskopiden operatif artroskopiye dönüşüm yaşanmıştır. 1980'ler ve 1990'larda fiber optik teknoloji, yüksek çözünürlüklü kamera sistemleri ve artroskopik implant teknolojisindeki ilerlemeler artroskopinin endikasyon alanını dramatik biçimde genişletmiştir.
Artroskopi Nedenleri ve Endikasyonları
Artroskopi, konservatif tedaviye yanıt vermeyen veya kesin tanı gerektiren çeşitli eklem patolojilerinde uygulanır. Endikasyonlar eklemden ekleme değişmekle birlikte genel prensipler şunlardır:
- Eklem içi yapısal hasarlar: Menisküs yırtıkları, bağ yaralanmaları, kıkırdak defektleri, labral yırtıklar gibi mekanik patolojilerin onarımı veya debridmanı.
- Eklem içi serbest cisimler: Kıkırdak veya kemik parçalarının ekleme düşerek kilitlenme ve ağrıya neden olduğu durumların tedavisi.
- İnflamatuar patolojiler: Kronik sinovit, romatoid artrit, pigmente villonodüler sinovit gibi durumlarda sinovektomi.
- Tanısal değerlendirme: MRG veya diğer görüntüleme yöntemleriyle kesin tanı konulamayan eklem patolojilerinde doğrudan görsel değerlendirme.
- Septik artrit: Eklem enfeksiyonunun lavaj ve debridmanla tedavisi.
Diz Artroskopisi
Diz eklemi, artroskopinin en sık uygulandığı eklemdir. Geniş eklem boşluğu, kolay portal erişimi ve çeşitli eklem içi patolojilerin yüksek prevalansı diz artroskopisini ortopedik cerrahinin en yaygın prosedürlerinden biri haline getirmektedir.
Menisküs Yırtığı Tedavisi
- Parsiyel menisektomi: Yırtık menisküs dokusunun yalnızca hasarlı kısmının çıkarılması işlemidir. Avasküler bölgedeki (beyaz-beyaz zon) yırtıklarda onarım şansı düşük olduğundan tercih edilir. Sağlam menisküs dokusu mümkün olduğunca korunarak ekleme binen yükün dağılımının devamı sağlanır. İyileşme süresi genellikle 2-4 haftadır.
- Menisküs onarımı: Vasküler bölgedeki (kırmızı-kırmızı veya kırmızı-beyaz zon) yırtıklarda tercih edilir. Çeşitli dikiş teknikleri (inside-out, outside-in, all-inside) kullanılarak yırtık dudakları karşı karşıya getirilir ve iyileşmesi sağlanır. İyileşme süresi parsiyel menisektomiye göre daha uzundur (3-6 ay), ancak uzun vadede menisküsün biyomekanik fonksiyonunun korunması açısından üstündür.
Çapraz Bağ Rekonstrüksiyonu
Ön çapraz bağ (ACL) rekonstrüksiyonu, artroskopi yardımıyla en sık yapılan bağ cerrahisidir. Yırtılmış ACL'nin greft dokusuyla yeniden oluşturulması işlemidir.
- Otogreft seçenekleri: Hamstring tendonları (semitendinosus ve grasilis), patellar tendon (kemik-tendon-kemik) ve kuadriseps tendonu en sık kullanılan greft kaynaklarıdır.
- Allogreft: Kadavradan elde edilen greftler özellikle revizyon cerrahisinde veya multiligamentöz yaralanmalarda tercih edilebilir.
- Cerrahi teknik: Artroskopik olarak femoral ve tibial tüneller açılır, greft bu tünellerden geçirilerek orijinal ACL'nin anatomik pozisyonuna yerleştirilir ve tespit vidaları veya düğme implantlarla sabitlenir.
- Rehabilitasyon: Spora dönüş genellikle 9-12 ay sürer. Erken dönemde hareket açıklığı egzersizleri, ilerleyen dönemde kas güçlendirme ve propriyoseptif eğitim programı uygulanır.
Kıkırdak Tedavileri
- Mikrokırık (Mikrofraktür): Subkondral kemikte küçük delikler açılarak kemik iliğinden kök hücre çıkışı sağlanır ve defekt alanında fibrokıkırdak doku oluşumu teşvik edilir. 2 cm kare'den küçük kıkırdak defektlerinde uygulanır.
- Mozaikplasti (osteokondral otogreft transferi): Vücut ağırlığı taşımayan bölgelerden alınan küçük osteokondral silindirler defekt alanına yerleştirilir. Hiyalin kıkırdak doku transferi sağladığından fibrokıkırdağa göre biyomekanik olarak üstündür.
- ACI (otolog kondrosit implantasyonu): İki aşamalı bir prosedürdür. İlk artroskopide kıkırdak biyopsi örnekleri alınarak laboratuvarda 4-6 hafta boyunca çoğaltılır, ardından ikinci cerrahi ile çoğaltılmış hücreler defekt alanına implante edilir.
Diğer Diz Artroskopisi Endikasyonları
- Serbest cisim çıkarma: Eklem içine düşen kıkırdak veya kemik fragmanlarının artroskopik olarak çıkarılmasıdır. Bu fragmanlar kilitlenme, ani ağrı ve şişlik ataklarına neden olabilir.
- Sinovektomi: Kronik sinovit, romatoid artrit veya pigmente villonodüler sinovit gibi durumlarda hipertrofik sinoviyal dokunun çıkarılmasıdır.
- Lateral retinakulum gevşetme: Patellofemoral ağrı sendromu ve lateral patellar tilt veya subluksasyon durumlarında lateral retinakulumun artroskopik olarak kesilmesidir. Sıkı lateral yapıların gevşetilmesiyle patellanın femoral oluk içindeki hareketinin normalleştirilmesi amaçlanır.
- Plika eksizyonu: Semptomatik medial plikanın çıkarılması özellikle genç hastalarda ağrı ve tıklanma şikayetlerini giderebilir.
Omuz Artroskopisi
Omuz eklemi, artroskopinin en sık uygulandığı ikinci eklemdir. Omzun geniş hareket açıklığı ve karmaşık anatomisi birçok patolojiye yatkınlık yaratır.
Rotator Manşet Onarımı
Rotator manşet, omuz eklemini çevreleyen dört kastan (supraspinatus, infraspinatus, teres minor, subskapularis) oluşan ve eklem stabilitesinde kritik rol oynayan yapıdır. Yırtıklar en sık supraspinatus tendonunda görülür.
- Artroskopik onarım: Yırtılmış tendon uçları sütür ankorlar (kemik içine yerleştirilen mini vidalar ve iplikler) kullanılarak kemikteki orijinal yapışma yerine (footprint) sabitlenir. Tek sıra veya çift sıra onarım teknikleri uygulanabilir.
- Avantajları: Açık cerrahiye göre deltoid kasın korunması, daha az postoperatif ağrı ve daha iyi kozmetik sonuç sağlar.
- Rehabilitasyon: İlk 6 hafta immobilizasyon (kol askısı), ardından kademeli hareket açıklığı ve güçlendirme egzersizleri uygulanır. Tam iyileşme 4-6 ay sürer.
Bankart Onarımı (Omuz İnstabilitesi)
Bankart lezyonu, omuz çıkığı sonrası glenoid labrumun anteroinferior bölgesinden kopmasıdır ve tekrarlayan omuz instabilitesinin en sık nedenidir.
- Artroskopik Bankart onarımı: Kopmuş labrum dokusu sütür ankorlar ile glenoid kemiğe yeniden sabitlenir. Kapsüler plikasyon (kapsülün gerdirilmesi) eklenerek stabilitenin artırılması sağlanır.
- Başarı oranı: İlk çıkık sonrası yapılan onarımda nüks oranı %5-10 iken, kronik instabilite ve kemik kaybı olan vakalarda daha yüksektir.
Subacromial Dekompresyon
Subacromial sıkışma sendromu, rotator manşet tendonlarının akromiyon altında sıkışması sonucu ortaya çıkan ağrılı bir tablodur. Konservatif tedaviye yanıt vermeyen vakalarda artroskopik olarak akromiyonun alt yüzeyinden kemik traşlanarak (akromiyoplasti) ve kalınlaşmış bursanın çıkarılarak subacromial alanın genişletilmesi işlemidir.
SLAP Onarımı
SLAP (Superior Labrum Anterior to Posterior) lezyonu, glenoid labrumun üst kısmında biseps tendonunun yapışma yerini de içeren yırtıktır. Özellikle fırlatma sporcularında ve ağır kaldıranlarda görülür.
- Artroskopik onarım: Tip II SLAP lezyonlarında labrum sütür ankorlarla glenoid kenarına sabitlenir.
- Biseps tenodezi: Özellikle 40 yaş üstü hastalarda veya SLAP onarımının yeterli sonuç vermediği durumlarda biseps tendonunun labral yapışma yerinden ayırılarak humerusa sabitlenmesidir.
Frozen Shoulder (Donuk Omuz) Artrolizi
Adezif kapsülit olarak da bilinen donuk omuzda, konservatif tedaviye dirençli vakalarda artroskopik olarak kalınlaşmış ve yapışmış eklem kapsülünün kesilmesi (kapsüler release) uygulanır. Bu işlem hareket açıklığını hızla artırır ve ağrıyı önemli ölçüde azaltır.
Kalça Artroskopisi
Kalça artroskopisi, son yirmi yılda en hızlı gelişen artroskopik uygulamalardan biridir. Özellikle genç ve aktif bireylerde kalça ağrısının nedenlerinin belirlenmesi ve tedavisinde önemli bir rol oynamaktadır.
- Labral yırtık onarımı: Asetabular labrumun yırtılması kalça ağrısının önemli bir nedenidir. Artroskopik olarak labrum sütür ankorlarla onarılır veya debride edilir. Onarım, labrumun sızdırmazlık ve stabilizasyon fonksiyonunu korumak açısından tercih edilir.
- Femoroacetabular impingement (FAI): Femur başı ve asetabulum arasındaki anormal temas sonucu oluşan mekanik sıkışmadır. Cam tipi FAI'de femur başı-boyun bileşkesindeki kemik çıkıntı traşlanır (osteoplasti), pincer tipi FAI'de asetabulumun fazla kemik çıkıntısı düzeltilir. Tedavi edilmezse erken osteoartrite yol açabilir.
Ayak Bileği Artroskopisi
Ayak bileği artroskopisi, diz ve omuzdan daha küçük eklem boşluğu nedeniyle teknik olarak daha zorlayıcı olmasına rağmen, spesifik endikasyonlarda etkili bir tedavi yöntemidir.
- Osteokondral lezyon: Talus kubbesindeki kıkırdak ve subkondral kemik hasarı artroskopik olarak debride edilir, mikrokırık veya osteokondral greft uygulanır.
- Serbest cisim çıkarma: Eklem içi serbest kemik veya kıkırdak parçalarının çıkarılması.
- İmpingement sendromları: Anterior veya posterior impingement'ta yumuşak doku veya kemik çıkıntılarının artroskopik olarak temizlenmesi.
- Sinovektomi: Kronik sinovit ve inflamatuar artropati durumlarında uygulanır.
Artroskopik Cerrahinin Avantajları
Artroskopi, açık cerrahi tekniklere göre birçok önemli avantaj sunmaktadır.
- Minimal invazivlik: 5-10 mm'lik portallerden yapılan girişimler cilt, kas ve kapsül hasarını minimalize eder. Bu durum postoperatif ağrıyı, enfeksiyon riskini ve skar oluşumunu azaltır.
- Üstün görüntüleme: Kameranın sağladığı 10-20 kat büyütme ile eklem içi yapılar çıplak gözle mümkün olmayan detayda değerlendirilebilir. Farklı açılardan görüntüleme imkanı tanısal doğruluğu artırır.
- Daha az ağrı: Doku hasarının az olması nedeniyle postoperatif ağrı genellikle hafiftir ve oral analjeziklerle kontrol altına alınabilir.
- Hızlı iyileşme: Hastanede kalış süresi kısadır; birçok prosedür günübirlik olarak uygulanır. İşe ve günlük aktivitelere dönüş açık cerrahiye göre belirgin olarak erkendir.
- Düşük komplikasyon oranı: Enfeksiyon, derin ven trombozu ve yara sorunları gibi komplikasyonlar açık cerrahiye kıyasla daha az görülür.
- Kozmetik sonuç: Küçük kesi izleri açık cerrahi skarlarına göre estetik olarak çok daha kabul edilebilirdir.
Artroskopik Cerrahi Süreci
Ameliyat Öncesi Hazırlık
Hasta ameliyat öncesinde ayrıntılı olarak bilgilendirilir, yazılı onam alınır. Antikoagülan ve antiplatelet ilaçların cerrah tarafından belirlenen süre önce kesilmesi gerekebilir. Ameliyat bölgesine göre pozisyon ayarlaması planlanır.
Anestezi Seçenekleri
- Genel anestezi: Özellikle uzun sürmesi beklenen prosedürlerde ve omuz artroskopisinde sıklıkla tercih edilir.
- Spinal veya epidural anestezi: Diz ve ayak bileği artroskopisinde uygun bir seçenektir. Hastanın uyanık kalması ve işlemi monitörden izleyebilmesi avantajdır.
- Bölgesel sinir blokları: İnterskalen blok (omuz), femoral veya adduktor kanal bloğu (diz) gibi periferik sinir blokları tek başına veya genel anesteziye ek olarak uygulanabilir. Postoperatif analjezide önemli katkı sağlar.
Cerrahi Prosedür
- Portal yerleştirme: Eklem anatomisine uygun bölgelere 5-10 mm'lik cilt kesileri yapılır. Genellikle bir portal kamera (görüntüleme), diğeri çalışma (enstrüman) portali olarak kullanılır. Gerektiğinde ek portaller açılabilir.
- Eklem distansiyonu: Eklem içine steril serum fizyolojik pompası ile sıvı verilir. Bu sıvı eklem boşluğunu genişleterek görüş alanını artırır, kanamayı kontrol eder ve debrisin uzaklaştırılmasını sağlar. Sıvı basıncının kontrollü olması (arthropump) ekstravasyon riskini azaltır.
- Tanısal tur: Öncelikle eklem içi tüm yapılar sistematik olarak değerlendirilir. Kıkırdak yüzeyler, menisküsler veya labrum, bağlar, sinoviyal doku gözden geçirilir.
- Terapötik girişim: Tanısal değerlendirme sonrasında planlanan cerrahi işlem gerçekleştirilir. Motorize tıraşlayıcılar (shaver), radyofrekans probu, punch ve basket forsepsler, sütür geçiriciler, ankor yerleştiriciler gibi özel enstrümanlar kullanılır.
- Kapanış: Portal kesileri genellikle tek bir dikiş veya steri-strip ile kapatılır. Steril pansuman uygulanır.
Belirtiler: Artroskopi Ne Zaman Gereklidir?
Artroskopi kararı, hastanın semptomları, fizik muayene bulguları, görüntüleme sonuçları ve konservatif tedaviye yanıtın birlikte değerlendirilmesiyle verilir.
- Mekanik semptomlar: Eklemde kilitlenme, takılma hissi ve ani boşalma serbest cisim veya menisküs yırtığını düşündürür.
- Konservatif tedaviye yanıtsızlık: 3-6 aylık fizik tedavi, istirahat ve medikal tedaviye rağmen devam eden ağrı ve fonksiyon kaybı cerrahi endikasyonu güçlendirir.
- Eklem instabilitesi: Tekrarlayan çıkıklar veya kaçma hissi bağ veya labral patolojiyi düşündürür.
- Akut eklem yaralanması: Belirli yaralanmalarda (ACL rüptürü, büyük menisküs yırtığı, akut labral avülsiyon) erken cerrahi müdahale gerekebilir.
Tanı Yöntemleri
Artroskopi endikasyonunun belirlenmesinde çeşitli tanısal yöntemler kullanılır.
- Manyetik rezonans görüntüleme (MRG): Yumuşak doku patolojilerinin (menisküs, bağ, labrum, kıkırdak, tendon) değerlendirilmesinde altın standarttır. Artroskopi öncesi planlama için vazgeçilmezdir.
- Direkt radyografi: Kemik patolojileri, eklem aralığı daralması, osteofitler ve serbest cisimleri değerlendirmede ilk basamak görüntülemedir.
- BT (bilgisayarlı tomografi): Kemik detaylarının daha iyi değerlendirilmesi gereken durumlarda (kemik kayıplı instabilite, osteokondral lezyonlar) tamamlayıcı olarak kullanılır.
- MR artrografi: Eklem içine kontrast madde verildikten sonra çekilen MRG olup labral yırtıklar ve parsiyel rotator manşet yırtıklarının tespitinde standart MRG'ye üstündür.
- Fizik muayene testleri: McMurray testi (menisküs), Lachman ve pivot shift testi (ACL), apprehension testi (instabilite), impingement testleri (omuz ve kalça) klinik tanıda temel rol oynar.
Ayırıcı Tanı
Eklem ağrısına yol açan ve artroskopi endikasyonuyla karışabilecek durumlar değerlendirilmelidir.
- Osteoartrit: İleri evre dejeneratif eklem hastalığında artroskopinin yararı sınırlıdır; total eklem protezi daha uygun olabilir.
- Enflamatuar artrit: Romatoid artrit, gut ve psöriatik artrit eklem ağrısının önemli nedenlerindendir. Sistemik tedavi önceliklidir.
- Tendinopati ve bursit: Eklem dışı yumuşak doku patolojileri eklem içi sorunlarla karışabilir.
- Referans ağrı: Lomber disk hernisi kalça veya diz ağrısını, servikal patolojiler omuz ağrısını taklit edebilir.
- Stres kırıkları: Özellikle sporcularda eklem çevresi kemik stres kırıkları eklem içi patolojiyi taklit edebilir.
Komplikasyonlar
Artroskopi güvenli bir prosedür olmakla birlikte her cerrahi girişim gibi belirli komplikasyon riskleri taşır. Genel komplikasyon oranı %1-2 civarındadır.
- Enfeksiyon: Septik artrit riski %0.1-0.5 arasındadır. Steril teknik ve profilaktik antibiyotik ile risk minimalize edilir.
- Nörovasküler yaralanma: Portal yerleştirme sırasında sinir veya damar hasarı nadir ancak ciddi bir komplikasyondur. Anatomik landmarkların doğru belirlenmesi ile önlenir.
- Derin ven trombozu (DVT): Özellikle alt ekstremite artroskopilerinde düşük de olsa risk mevcuttur. Erken mobilizasyon ve gerektiğinde tromboprofilaksi uygulanır.
- Eklem sertliği (artrofibrozis): Postoperatif dönemde aşırı skar doku oluşumu hareket kısıtlılığına yol açabilir. Erken rehabilitasyon ve uygun hareket açıklığı egzersizleri ile önlenebilir.
- Kompartman sendromu: Aşırı sıvı ekstravasasyonu nadir durumlarda akut kompartman sendromuna neden olabilir. Sıvı basıncının kontrollü tutulması ve ameliyat süresinin optimize edilmesi ile risk azaltılır.
- Kıkırdak hasarı: Enstrümanların eklem içinde manipülasyonu sırasında iatrojenik kıkırdak hasarı oluşabilir.
İyileşme Süreci
İyileşme süresi uygulanan prosedüre ve eklemin türüne göre önemli ölçüde değişir.
- Basit menisektomi: Yük verme genellikle hemen başlar, 2-4 hafta içinde normal aktivitelere dönüş sağlanır.
- Menisküs onarımı: 4-6 hafta kısmi yük verme, 3-6 ayda spora dönüş.
- ACL rekonstrüksiyonu: 6-9 aylık yapılandırılmış rehabilitasyon programı, spora dönüş genellikle 9-12 ayda mümkündür.
- Rotator manşet onarımı: 6 hafta immobilizasyon, ardından kademeli hareket ve güçlendirme; tam iyileşme 4-6 ay.
- Bankart onarımı: 3-4 hafta immobilizasyon, 3-4 ayda günlük aktivitelere dönüş, 6 ayda spora dönüş.
- Kalça artroskopisi: 2-4 hafta kısmi yük verme, 3-6 ayda tam aktiviteye dönüş.
Korunma ve Yaralanma Önleme
Artroskopik cerrahi gerektiren eklem yaralanmalarının önlenmesinde bazı stratejiler uygulanabilir.
- Spor öncesi ısınma: Kapsamlı ısınma programları (FIFA 11+, PEP programı gibi) ACL yaralanma riskini %50'ye kadar azaltabilir.
- Nöromusküler eğitim: Propriyosepsiyon, denge ve koordinasyon egzersizleri eklem stabilitesini artırarak yaralanma riskini düşürür.
- Kas güçlendirme: Eklemi çevreleyen kasların dengeli güçlendirilmesi mekanik koruma sağlar.
- Uygun ekipman: Doğru ayakkabı seçimi, koruyucu ekipman kullanımı ve uygun zemin koşulları yaralanma riskini azaltır.
- Aşırı kullanım yaralanmalarından kaçınma: Antrenman yükünün kademeli artırılması, yeterli dinlenme süreleri ve çapraz antrenman programları kronik eklem sorunlarını önlemeye katkıda bulunur.
Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır?
Eklem şikayetleri olan bireylerin aşağıdaki durumlarda ortopedi ve travmatoloji uzmanına başvurması önerilir:
- Eklemde kilitlenme veya takılma: Mekanik bir patolojiyi (menisküs yırtığı, serbest cisim) düşündürür ve ileri değerlendirme gerektirir.
- Tekrarlayan eklem çıkığı veya kaçma hissi: Ligamentöz veya labral hasar bağ onarımı veya stabilizasyon cerrahisi gerektirebilir.
- 3 aydan uzun süren eklem ağrısı: Konservatif tedaviye yanıt vermeyen kronik ağrı ileri tanısal değerlendirme ve cerrahi seçeneklerin gözden geçirilmesini gerektirir.
- Travma sonrası şişlik ve hareket kısıtlılığı: Akut eklem yaralanmalarında erken değerlendirme tedavi sonuçlarını iyileştirir.
- Spor sırasında ani ağrı ve fonksiyon kaybı: Bağ rüptürü veya menisküs yırtığı gibi akut yaralanmalar acil ortopedik değerlendirme gerektirebilir.
- Ameliyat sonrası artan ağrı, şişlik veya ateş: Postoperatif dönemde enfeksiyon veya diğer komplikasyonları düşündüren belirtiler derhal bildirilmelidir.
Artroskopi, modern ortopedik cerrahinin temel taşlarından biri olup doğru endikasyonla uygulandığında mükemmel klinik sonuçlar sağlamaktadır. Koru Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü olarak, son teknoloji artroskopik ekipmanlarımız ve deneyimli cerrahi ekibimizle diz, omuz, kalça ve ayak bileği artroskopisi dahil geniş bir yelpazede hizmet sunmaktayız. Her hastamız için bireyselleştirilmiş tedavi planı oluşturarak en kısa sürede günlük yaşama ve sportif aktivitelere dönüşü hedefliyoruz.










