Beyin ve Sinir Cerrahisi

Trigeminal Nevralji ve Nedenleri ile Belirtileri ve Müdahale Yöntemleri

Trigeminal Nevralji ve Nedenleri ile Belirtileri ve Müdahale Yöntemleri hakkında güncel tıbbi bilgiler. Belirtiler, tanı yöntemleri ve tedavi yaklaşımları uz...

Trigeminal nevralji, beşinci kraniyal sinirin (trigeminal sinir) duyu dağılım bölgesinde kısa süreli, şiddetli, elektrik çarpması veya bıçak saplanması tarzında ani ağrı atakları ile karakterize, kronik bir nöropatik ağrı sendromudur. ICD-10 sınıflandırmasında G50.0 kodu altında yer alan bu hastalık, Uluslararası Baş Ağrısı Derneği'nin Uluslararası Baş Ağrısı Sınıflandırması (ICHD-3) kriterlerine göre tanımlanmaktadır. Yıllık global insidans 100.000 kişide 4 ile 28 arasında değişmekte, kadınlarda erkeklere oranla 1,5 ile 2 kat daha sık görülmektedir. Türkiye'de yaklaşık 60.000 ile 100.000 hastanın bu durumdan etkilendiği tahmin edilmektedir. En sık 50 ile 70 yaş arasında ortaya çıkar ve hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen bir durumdur. "İntihar hastalığı" olarak adlandırılacak kadar dayanılmaz olan bu ağrı, doğru tanı ve uygun tedavi ile büyük oranda kontrol altına alınabilmektedir.

Trigeminal Nevralji Nedir?

Trigeminal nevralji, trigeminal sinirin sensoryal dallarının dağılım alanında, çoğunlukla maksiller (V2) ve mandibular (V3) bölgelerde görülen, ataklar halinde gelen şiddetli yüz ağrısı sendromudur. Patofizyolojinin temelinde trigeminal sinirin myelin yapısında bozulma yatmaktadır. En sık etiyolojik faktör, trigeminal sinir kökünün beyin sapından çıktığı bölgede vasküler bir yapıyla teması (vasküler bası) sonucu gelişen mikrovasküler kompresyondur.

Vasküler kompresyon nedeniyle sinir kökünde demyelinizasyon gelişir ve aksonlar arasında epaptik iletim oluşur. Bu durum, ağrı uyaranı olmayan dokunma uyaranlarının ağrı sinyali olarak iletilmesine neden olur. Tetik bölgelere hafif dokunma, çiğneme, konuşma, diş fırçalama gibi günlük aktiviteler ağrı atağını başlatabilir. Ağrı tipik olarak saniyelerden iki dakikaya kadar süren keskin, yıldırım gibi karakterdedir.

Trigeminal nevralji klasik (idiyopatik), sekonder ve idiyopatik olarak üç tipe ayrılmaktadır. Klasik tip vasküler kompresyon ile ilişkilidir ve en sık görülen formdur. Sekonder tip ise multipl skleroz, tümör veya diğer nörolojik patolojilere bağlı gelişir. İdiyopatik tipte saptanabilir bir neden bulunmaz. Trigeminal sinirin oftalmik (V1), maksiller (V2) ve mandibular (V3) olmak üzere üç ana dalı bulunmakta, ağrı en sık V2 ve V3 dağılımında görülmektedir.

Trigeminal Nevraljinin Nedenleri

Trigeminal nevraljinin nedenleri çok çeşitlidir. En sık etiyolojik faktör vasküler kompresyondur. Sinir kökünün beyin sapından çıktığı kök giriş bölgesinde (REZ) süperior serebellar arterin baskısı en yaygın nedendir.

  • Vasküler kompresyon: Süperior serebellar arter, anterior inferior serebellar arter veya petrosal ven gibi vasküler yapılar trigeminal sinire bası yapar. Tüm vakaların yaklaşık yüzde 80'inde tespit edilir.
  • Multipl skleroz: Demyelinizan plaklar trigeminal sinir yolu boyunca gelişerek nevralji yapabilir. Genç hastalarda ve bilateral nevralji vakalarında düşünülmelidir.
  • Tümörler: Akustik nörinom, menengiom, epidermoid kistler ve trigeminal schwannom gibi köprü-serebellar köşe tümörleri sinir basısı oluşturabilir.
  • Vasküler malformasyonlar: Arteriyovenöz malformasyonlar, kavernöz malformasyonlar ve anevrizmalar nadir nedenlerdendir.
  • Postherpetik nevralji: Herpes zoster enfeksiyonu sonrası gelişen kronik ağrı sendromu trigeminal nevraljiye benzer tablolar yapabilir.
  • Travmatik nedenler: Diş cerrahisi, yüz travmaları ve cerrahi sonrası gelişen nöropati nevralji benzeri ağrılara yol açabilir.
  • Yapısal anomaliler: Konjenital anomaliler, dolikoektatik vasküler yapılar ve kemik anomalileri sinir basısı oluşturabilir.
  • Enfeksiyonlar: Lyme hastalığı, sifiliz ve tüberküloz sinir tutulumu yapabilir.
  • Otoimmün hastalıklar: Sjögren sendromu, sistemik lupus eritematozus gibi otoimmün durumlar nadiren etyolojik faktör olabilir.

Risk faktörleri arasında ileri yaş, kadın cinsiyet, hipertansiyon, multipl skleroz öyküsü, ailede trigeminal nevralji öyküsü, diyabet ve daha önce yüz travması veya diş cerrahisi geçirme yer almaktadır. Genetik yatkınlık bazı vakalarda söz konusu olabilir.

Trigeminal Nevraljinin Belirtileri

Klinik belirtiler trigeminal nevraljinin karakteristik özelliklerini sergiler. Ağrı tipik olarak tek taraflıdır, yüzün bir yarısında trigeminal sinirin dağılım alanında lokalizedir. Bilateral ağrı vakaların yaklaşık yüzde 3 ile 5'inde görülür ve genellikle multipl skleroz şüphesini düşündürür.

Ağrı niteliği saniyelerden iki dakikaya kadar süren keskin, yıldırım gibi, elektrik çarpması veya bıçak saplanması tarzındadır. Şiddet derecesi maksimum (10/10) seviyededir ve hastalar tarafından "yaşadıkları en kötü ağrı" olarak tanımlanır. Ağrı atakları ataklar arası ağrısız dönemler ile birbirinden ayrılır. Hastaların büyük çoğunluğunda günde birden fazla atak gözlenir, bazı hastalarda günde yüzlerce atak olabilir. Atak sıklığı ve şiddeti zamanla artma eğilimi gösterir.

Tetik faktörler ağrıyı başlatan uyarıcılardır. Tetik bölgelere hafif dokunma, soğuk hava, çiğneme, konuşma, diş fırçalama, tıraş olma, makyaj yapma ve gülümseme atak başlatabilir. Trigeminal nevraljinin karakteristik özelliklerinden biri tetiklenebilir olmasıdır. Hastalar tetik bölgelerden kaçınmaya çalışırlar; bu nedenle yeme, içme ve hijyen problemlerine yol açabilir. Atak dışında nörolojik muayene normaldir, duyu kaybı veya motor defisit beklenmez. Ağrı tek taraflıdır ve genellikle ağız köşesinden, çene veya yanak bölgesinden başlar. Maksiller (V2) ve mandibular (V3) dallar en sık etkilenen bölgelerdir; oftalmik (V1) tutulum daha nadir görülür.

Trigeminal Nevraljinin Tanısı

Tanı süreci ayrıntılı klinik öykü, tam nörolojik muayene ve görüntüleme yöntemleri ile yürütülür. Tanı klinik olarak konur ve ICHD-3 kriterleri kullanılır. Görüntüleme sekonder nedenleri dışlamak ve tedavi planlaması için yapılır.

  • Yüksek çözünürlüklü kraniyal MRG: Tanıda altın standart görüntüleme yöntemidir. CISS, FIESTA gibi yüksek çözünürlüklü sekanslar trigeminal sinir ve çevresindeki vasküler yapıları gösterir. Vasküler kompresyon, tümör, multipl skleroz plakları ve diğer sekonder nedenler değerlendirilir.
  • MR anjiyografi: Vasküler kompresyon ile temas eden arteriyel yapıları detaylı gösterir.
  • Bilgisayarlı tomografi: Kemik anomalilerin değerlendirilmesinde kullanılır.
  • Trigeminal refleks çalışmaları: Blink refleks, masseter refleks ve trigeminal somatosensoriyel uyarılmış potansiyeller trigeminal sinir fonksiyonunu değerlendirir.
  • Beyin omurilik sıvısı incelemesi: Multipl skleroz şüphesinde oligoklonal band ve IgG indeksi değerlendirilir.
  • Diş ve sinüs değerlendirmesi: Diş ve sinüs patolojilerinin dışlanması için panoramik grafi ve sinüs BT yapılır.
  • Otonomik testler: Sjögren sendromu şüphesinde antikorlar değerlendirilir.

ICHD-3 kriterleri içinde A) Tek taraflı paroksismal yüz ağrısı, B) Trigeminal sinirin bir veya birden fazla dağılım alanına lokalize, C) Saniyelerden iki dakikaya kadar süren ataklar, D) Şiddet derecesi yüksek elektrik benzeri keskin ağrı, E) Tetik faktörlerle başlatılabilir olması yer alır. Atak sırasındaki nörolojik muayene normaldir.

Ayırıcı Tanı

Trigeminal nevralji tanısında benzer ağrı paternleri yapabilen pek çok hastalıktan ayırt edilmesi gerekir. Doğru ayırıcı tanı uygun tedavi yaklaşımının belirlenmesinde belirleyicidir.

  • Atipik yüz ağrısı: Sürekli, künt karakterli, ataklar halinde olmayan, tetik faktörsüz yüz ağrısıdır. Trigeminal sinirin dağılımına uymaz.
  • Glossofaringeal nevralji: Glossofaringeal sinir dağılımında kulak, boğaz ve dil arka kısmında ağrı yapar. Yutkunma tetikleyici faktördür.
  • Küme baş ağrısı: Tek taraflı orbital veya periorbital şiddetli ağrı, otonomik bulgular (gözyaşı, burun akıntısı) eşlik eder. 15-180 dakika sürer.
  • Paroksismal hemikrania: Tek taraflı şiddetli orbital ağrı, otonomik bulgular eşlik eder. İndometazine yanıt verir.
  • Postherpetik nevralji: Herpes zoster sonrası gelişir, sürekli ağrı ve atakları içerir. Trigeminal nevraljiden farklı olarak duyu kaybı eşlik eder.
  • Diş kaynaklı ağrı: Apse, diş çürüğü veya pulpitis gibi diş patolojileri benzer ağrı oluşturabilir. Diş muayenesi gereklidir.
  • Temporomandibular eklem disfonksiyonu: Çene eklemi sorunları yüz ağrısı yapabilir. Eklem hareketleri ile ağrı artar.
  • Sinüzit: Maksiller sinüzit yanak bölgesinde ağrıya neden olabilir.
  • Temporal arterit: 50 yaş üstü hastalarda görülen vaskülitik bir durum, görme kaybı riski içerir.

Trigeminal Nevraljinin Tedavisi

Tedavi yaklaşımı medikal tedavi ile başlar ve yanıt alınamayan vakalarda cerrahi tedavi seçenekleri devreye girer. Tedavi planı hastanın klinik özellikleri, etiyolojik faktörler ve eşlik eden durumlara göre bireyselleştirilir.

Medikal Tedavi

İlk basamak tedavi karbamazepin'dir. 100-200 mg günde iki kez başlanarak yanıta göre 600-1200 mg/güne kadar artırılır. Hastaların yaklaşık yüzde 70 ile 80'i karbamazepine yanıt verir. Karbamazepin tedavisi öncesi ve sırasında tam kan sayımı, karaciğer fonksiyon testleri ve sodyum düzeyi takip edilmelidir. Yan etkileri arasında sersemlik, ataksi, sedasyon, hiponatremi, karaciğer toksisitesi ve nadiren Stevens-Johnson sendromu yer alır.

Okskarbazepin 300 mg günde iki kez başlanarak 1200-2400 mg/güne kadar artırılabilir. Karbamazepine göre yan etki profili daha iyidir. Diğer alternatifler arasında lamotrijin 25 mg/güne başlanarak 200-400 mg/güne titre edilebilir. Gabapentin 300 mg günde üç kez başlanarak 1800-3600 mg/güne çıkarılır. Pregabalin 75 mg günde iki kez başlanarak 600 mg/güne kadar artırılabilir. Baklofen 5 mg günde üç kez başlanarak 80 mg/güne kadar titre edilir, özellikle multipl skleroz ile ilişkili nevraljide etkilidir. Topiramat, fenitoin ve klonazepam diğer alternatif ilaçlardır. Trisiklik antidepresanlardan amitriptilin 25-75 mg gece dozu eşlik eden depresyonda yararlıdır.

Cerrahi Tedavi

Medikal tedaviye yanıtsız hastalarda cerrahi seçenekler değerlendirilir. Cerrahi tedavi seçenekleri perkutan ablatif yöntemler, mikrovasküler dekompresyon ve stereotaktik radyocerrahi (gamma knife) olarak üç ana grupta incelenir.

Mikrovasküler dekompresyon (Janetta yöntemi) altın standart cerrahi tedavidir. Genel anestezi altında retrosigmoid kraniektomi ile sinire vasküler bası oluşturan damar bulunur ve aralarına Teflon yastık yerleştirilir. Ağrısız geçiş oranı yüzde 90 üzerindedir ve uzun dönem etkinlik sağlar. Major komplikasyonlar arasında işitme kaybı, fasiyal güçsüzlük, beyin omurilik sıvısı kaçağı ve enfeksiyon yer alır.

Perkutan ablatif yöntemler arasında radyofrekans rizotomi, gliserol rizotomi ve balon kompresyon bulunur. Bu yöntemler perkutan olarak Meckel ganglionuna ulaşılarak uygulanır. Lokal anestezi altında yapılabilir, hastanede yatış süreleri kısadır. Ancak yüz duyu kaybı, anestesi dolorosa, korneal hipoestezi gibi yan etkiler görülebilir.

Stereotaktik radyocerrahi (gamma knife) non-invaziv bir yöntemdir. Tek seans uygulanan yüksek doz radyasyon ile sinir kökünde lezyon oluşturulur. Etkinin başlaması ortalama 1-3 ay sürer. Yaşlı veya ek hastalıkları nedeniyle açık cerrahiye uygun olmayan hastalarda tercih edilir. Etkinlik oranı yüzde 70 ile 85 arasında değişir.

Komplikasyonlar

Trigeminal nevraljinin tedavi edilmediği durumlarda yaşam kalitesi üzerinde ciddi olumsuz etkiler görülmektedir. Ağrının şiddeti ve sürekliliği nedeniyle hastalar günlük aktivitelerini sınırlamak zorunda kalırlar. Yeme, içme, konuşma ve hijyen gibi temel ihtiyaçların karşılanmasında zorluk yaşanır. Beslenme yetersizliği ve kilo kaybı sık görülen sorunlardır.

Psikososyal etkiler önemlidir. Depresyon, anksiyete, sosyal izolasyon ve uyku bozuklukları yaygındır. Ciddi vakalarda intihar düşünceleri görülebilir, bu nedenle "intihar hastalığı" olarak adlandırılmıştır. Kronik ağrı sendromuna bağlı olarak iş gücü kaybı ve sosyal işlev bozukluğu gelişebilir.

Cerrahi tedavi komplikasyonları arasında mikrovasküler dekompresyon sonrası fasiyal güçsüzlük, işitme kaybı, denge bozukluğu, BOS kaçağı, menenjit ve nadiren serebellar hematom yer alır. Perkutan ablatif yöntemler sonrası yüz hipoestezisi, anestesi dolorosa, korneal hipoestezi ve keratit gelişebilir. Stereotaktik radyocerrahi sonrası yüz hipoestezisi en sık komplikasyondur. Karbamazepin gibi ilaçların uzun süreli kullanımı nadiren ciddi yan etkilere yol açabilir.

Korunma Yolları

Trigeminal nevraljiden tam korunma mümkün olmamakla birlikte, risk faktörlerinin yönetimi ve atakların kontrol altında tutulması mümkündür. Birincil korunma stratejileri sınırlıdır çünkü hastalığın etiyolojisi büyük oranda kontrol edilemez nedenleri içerir.

  • Tetik faktörlerden kaçınma: Soğuk hava, sert yiyecekler, sert diş fırçası, makyaj uygulamaları gibi tetik faktörlerden kaçınılmalıdır.
  • Düzenli ilaç kullanımı: Reçete edilen ilaçların düzenli ve doğru dozlarda kullanılması atak sıklığını azaltır.
  • Stres yönetimi: Stres atakları tetikleyebilir; gevşeme teknikleri, meditasyon ve düzenli egzersiz yararlıdır.
  • Ağız ve diş sağlığı: Düzenli diş kontrolü, yumuşak diş fırçası kullanımı ve oral hijyen önemlidir.
  • Beslenme alışkanlıkları: Yumuşak gıdalar, uygun ısıda yiyecekler ve dengeli beslenme önemlidir.
  • Multipl skleroz takibi: MS tanılı hastalarda hastalık aktivitesinin kontrolü trigeminal nevralji riskini azaltır.
  • Düzenli takip: Hekim takibi ile tedavi etkinliği değerlendirilir ve gerekli ayarlamalar yapılır.

İkincil korunma, atakların kontrolü ve tedavinin etkin yönetimini içerir. Ağrı atakları sırasında uygun pozisyon, sıcak veya soğuk uygulama, dikkatin başka yöne çevrilmesi yardımcı olabilir. İlaç kullanımı sırasında yan etki takibi ve düzenli laboratuvar testleri önemlidir.

Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?

Yüzde tek taraflı, şiddetli, elektrik çarpması veya bıçak saplanması tarzında ağrı yaşayan bireyler bir hekime başvurmalıdır. Tetik faktörlerle başlatılabilen, saniyelerden iki dakikaya kadar süren ataklar trigeminal nevralji açısından değerlendirilmelidir. Diş ağrısı zannıyla diş tedavileri yapılan ancak ağrısı geçmeyen hastaların nöroşirürji veya nöroloji uzmanına başvurması önerilir.

Bilateral yüz ağrısı, genç yaşta ortaya çıkan yüz ağrısı, ağrıya eşlik eden duyu kaybı veya motor defisit, görme bozukluğu, işitme kaybı veya denge problemleri gibi atipik bulgular acil değerlendirme gerektirir. Bu durumlar sekonder nedenleri (multipl skleroz, tümör vb.) düşündürür ve ayrıntılı görüntüleme gerektirir.

Mevcut tedaviye yanıt vermeyen, ataklarının sıklığı ve şiddeti artan, yaşam kalitesi belirgin olarak bozulan hastalar değerlendirilmek üzere hekime başvurmalıdır. İntihar düşünceleri, ciddi depresyon ve sosyal işlev bozukluğu geliştiğinde mutlaka tıbbi yardım alınmalıdır. Cerrahi tedavi seçenekleri değerlendirilmek üzere bir nöroşirürji uzmanına yönlendirilme uygundur. Ağız tedavileri sonrası yeni başlayan veya kötüleşen yüz ağrısı da değerlendirilmelidir.

Klinik Değerlendirme

Trigeminal nevralji, doğru tanı ve uygun tedavi ile büyük oranda kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Medikal tedavi ile hastaların büyük çoğunluğunda anlamlı ağrı azalması sağlanır. Cerrahi tedavi seçenekleri medikal tedaviye yanıtsız hastalarda yüksek başarı oranları ile uygulanmaktadır. Mikrovasküler dekompresyon, perkutan ablatif yöntemler ve stereotaktik radyocerrahi her hastanın klinik özelliklerine göre seçilmektedir.

Modern nöroşirürji teknikleri, ileri görüntüleme yöntemleri, mikrocerrahi ve nöromonitorizasyon imkanları sayesinde cerrahi başarı oranları belirgin olarak artmıştır. Yüksek çözünürlüklü kraniyal MRG ile vasküler kompresyon noktası kesin olarak belirlenmekte ve cerrahi planlama buna göre yapılmaktadır. Tedavi yaklaşımı multidisipliner ekip tarafından planlanmalı; nöroloji, nöroşirürji, ağrı tedavisi ve fizik tedavi uzmanlarının iş birliği ile bireyselleştirilmelidir. Hastanın yaşı, eşlik eden hastalıklar, ağrı süresi ve daha önceki tedavilere yanıt cerrahi yöntem seçiminde belirleyici faktörlerdir.

Koru Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi bölümünde uzman hekimlerimiz, trigeminal nevralji olan hastalara modern tanı ve tedavi olanakları sunmaktadır. Deneyimli nöroşirürji ekibimiz, ileri görüntüleme teknolojileri, intraoperatif nöromonitorizasyon ile desteklenen mikrovasküler dekompresyon ameliyatları, perkutan ablatif tedaviler ve stereotaktik radyocerrahi seçenekleri ile hastalarımızın ağrılarını etkin şekilde yönetmeyi hedeflemektedir. Hasta odaklı bakım anlayışı ve bireyselleştirilmiş tedavi planları ile trigeminal nevralji yaşayan bireylerin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırmaktayız.

Uzman Hekimlerimizle Tanışın

Sağlığınız için hemen randevu alın veya bizi arayın.

WhatsApp Online Randevu