Doğuştan gelen metabolizma hastalıklarının bir bölümü, bebek daha hiçbir belirti göstermeden önce kandaki bazı küçük moleküllerin dağılımını değiştirir. Tandem MS yöntemi, tek bir kan örneğinden bu moleküllerin çoğunu aynı anda ölçebildiği için bu hastalıkların taranmasında yaygın olarak kullanılır. İnceleme, yağ asitlerinin enerjiye dönüştürülmesi hakkında bilgi veren açilkarnitin profili ile proteinlerin yapı taşlarını gösteren aminoasit profilinden oluşur ve iki profil birlikte yorumlanır. Test çoğunlukla yenidoğan döneminde gündeme gelse de, gelişme geriliği, nörolojik gerileme ya da açıklanamayan metabolik tablolar nedeniyle daha ileri yaşlarda da istenebilir. Bu sayfada testin ne ölçtüğü, hangi durumlarda istendiği, örneğin nasıl alındığı ve sonucun nasıl değerlendirildiği sade bir dille anlatılmaktadır.
Tandem MS (Açilkarnitin) ve Kan Aminoasit Analizi Nedir?
Tandem MS (Açilkarnitin) ve Kan Aminoasit Analizi, küçük bir kan örneğinden çok sayıda küçük molekülün aynı anda ölçülmesini sağlayan bir laboratuvar incelemesidir. Yöntemin temelinde tandem kütle spektrometrisi (MS) bulunur; bu teknik molekülleri kütlelerine göre ayırır ve her madde için kendine özgü bir ölçüm sinyali elde edilmesini sağlar. İnceleme birbirini tamamlayan iki profilden oluşur: açilkarnitin profili ve aminoasit profili. Açilkarnitin profili, yağ asitlerinin hücre içinde enerjiye dönüştürülmesi sırasında oluşan ara ürünlerin kandaki dağılımını gösterir. Aminoasit profili ise proteinlerin yapı taşı olan aminoasitlerin kandaki dağılımını ortaya koyar. Bu iki profil birlikte değerlendirildiğinde, doğuştan gelen metabolizma hastalıklarının bir bölümü için tarama yapılabilir. Test en sık yenidoğan döneminde kullanılır, ancak her yaşta metabolik hastalık şüphesi doğduğunda da istenebilir. Sonuç tek başına bir hastalık tanısı anlamına gelmez; klinik bulgular ve doğrulayıcı incelemelerle birlikte ele alınır.
Tandem MS Yöntemi Tek Örnekten Çok Sayıda Hastalığı Nasıl Tarayabilir?
Tandem kütle spektrometrisinde örnekteki moleküller önce yüklü hale getirilir, ardından ağırlıklarına göre ayrıştırılır. Yöntemin adındaki tandem sözcüğü, ayırma işleminin arka arkaya gelen iki basamakta yapılmasını anlatır; ilk basamakta seçilen molekül ikinci basamakta parçalanarak yeniden ölçülür. Bu ikili ayırma sayesinde birbirine yakın ağırlıktaki moleküller ayırt edilebilir ve her madde için ayrı bir sinyal alınır. Ölçüm çok küçük hacimde örnekle yapılabildiğinden, filtre kâğıdına damlatılıp kurutulmuş kan gibi az miktarda örnek yeterli olur. Tek bir hazırlık ve tek bir analiz sırasında çok sayıda aminoasit ile açilkarnitin eşzamanlı olarak taranabilir. Bu özellik, her hastalık için ayrı test çalışmak yerine geniş kapsamlı bir tarama yapılmasına olanak tanır. Analiz hızlı ilerlediği için çok sayıda örneğin çalışıldığı tarama programlarına uygundur. Yöntemin gücü geniş kapsamlı olmasından gelir; buna karşılık elde edilen sinyaller tarama niteliğindedir ve şüpheli bulgular doğrulayıcı incelemelerle desteklenir.
Tandem MS ve Kan Aminoasit Analizi Hangi Durumlarda İstenir?
Yenidoğan döneminde beslenme güçlüğü, yineleyen kusma, aşırı uyuşukluk, nöbet geçirme ya da kas gevşekliği gibi bulgular metabolik bir sorunu akla getirdiğinde bu inceleme gündeme gelir. Açıklanamayan kan asitliği artışı, düşük kan şekeri ve kanda amonyak yüksekliği de testin istendiği başlıca tablolar arasındadır. Süt çocukluğu ve çocukluk döneminde gelişme geriliği, kilo alamama ya da daha önce kazanılmış becerilerin yitirildiği nörolojik gerileme durumlarında inceleme yapılabilir. Ailede tanı almış bir metabolik hastalık bulunması ya da anne ile baba arasında akrabalık olması, tarama isteğini güçlendiren durumlardandır. Ulusal topuk kanı taramasında şüpheli sonuç bildirilen bebeklerde ileri değerlendirme kapsamında bu profiller çalışılır. Ailede açıklanamayan ani bebek ölümü öyküsü varsa, yeni doğan kardeşin daha ayrıntılı taranması düşünülebilir. Erişkin yaşta açıklanamayan metabolik kriz tabloları, yineleyen kas ağrısı ve kas güçsüzlüğü gibi bulgularda da geç başlangıçlı bozukluklar araştırılırken test istenebilir. Ameliyat, uzun süre yemek yenememesi ya da ağır enfeksiyon sonrası ortaya çıkan açıklanamayan bozulmalar da inceleme nedenleri arasında sayılır.
Açilkarnitin Profili ile Aminoasit Profili Hangi Farklı Bilgileri Verir?
Açilkarnitin profili, yağ asitlerinin yakılarak enerjiye dönüştürüldüğü yolakta ve organik asit metabolizmasında bir tıkanıklık olup olmadığını gösterir. Karnitin, yağ asitlerinin hücre içindeki enerji üretim bölmesine taşınmasında görev alan bir maddedir; taşınan yağ asidi karnitine bağlandığında açilkarnitin adı verilen bileşikler oluşur. Metabolik yolun herhangi bir basamağı iyi çalışmazsa, o basamaktan önceki bileşikler birikir ve kanda belirli açilkarnitinlerin dağılımı değişir. Aminoasit profili ise proteinlerin yapı taşlarının kullanımında bir bozukluk olup olmadığını yansıtır; bir aminoasidin parçalanamaması ya da başka bir maddeye dönüştürülememesi kandaki dağılımı değiştirir. Bu nedenle iki profil farklı metabolik alanlara bakar ve birbirinin yerine geçmez. Bazı hastalıklarda yalnızca açilkarnitin profilinde, bazılarında yalnızca aminoasit profilinde değişiklik izlenir. Bir bölüm hastalıkta ise her iki profilde birlikte bulgu ortaya çıkar ve bu birliktelik yorumu yönlendirir. İki profilin aynı örnekten birlikte çalışılması, tarama kapsamını genişlettiği gibi bulguların birbiriyle karşılaştırılmasına da olanak verir.
Test İçin Örnek Nasıl Alınır ve Laboratuvara Nasıl Hazırlanır?
Yenidoğanlarda örnek çoğunlukla topuktan alınan birkaç damla kanla elde edilir; daha büyük çocuklarda ve erişkinlerde koldaki bir damardan kan alınır. Tarama amaçlı çalışmalarda kan, özel olarak üretilmiş filtre kâğıdındaki işaretli alanlara damlatılır ve kâğıdın emmesi beklenir. Damlanın alanı tümüyle dolduracak biçimde emdirilmesi, aynı noktaya üst üste damlatılmaması ve kâğıdın ellenmemesi istenir. Örnek, doğrudan güneş ışığı ve ısı kaynağından uzakta, havayla temas edecek biçimde açıkta kurutulur. Kuruyan kart nemden korunmalı, buharlaşmayı engelleyen kapalı poşetlerde bekletilmemeli ve laboratuvara gecikmeden ulaştırılmalıdır. Bazı durumlarda kuru kan damlası yerine damardan alınan kandan ayrılan plazma örneği çalışılır; bu örneğin soğuk zincire uygun biçimde gönderilmesi gerekir. Örneğin bebek beslenmeye başladıktan sonra alınması önerilir, çünkü beslenme öncesinde elde edilen profil yanıltıcı olabilir. Örnekle birlikte gönderilen bilgi formuna bebeğin doğum haftası, beslenme biçimi, damardan beslenme uygulanıp uygulanmadığı ve kullanılan destek ürünleri yazılır; bu bilgiler yorumu doğrudan etkiler.
Tandem MS Sonucu Nasıl Değerlendirilir?
Sonuç raporunda ölçülen aminoasitler ve açilkarnitinler tek tek yer alır, ayrıca bunların birbirine oranları hesaplanır. Oranların değerlendirilmesi önemlidir, çünkü tek bir maddenin dağılımındaki sapma beslenme ya da örnek koşullarına bağlı olabilirken, belirli oranların birlikte değişmesi metabolik bir tıkanıklığı daha güçlü biçimde düşündürür. Yorum yaşa göre yapılır; yenidoğan döneminde beklenen dağılım ile daha büyük çocuk ve erişkinde beklenen dağılım aynı değildir. Beslenme durumu da yorumu değiştirir; aç kalma, damardan beslenme ve beslenme biçimi profili etkileyebilir. Bu nedenle rapor, klinik bilgilerle birlikte değerlendirilmek üzere bu alanda deneyimli bir uzmana yönlendirilir. Tarama sonucu genellikle normal ya da ileri inceleme gerektiren şüpheli bulgu biçiminde bildirilir. Şüpheli bir bulgu hastalık olduğunu göstermez; yalnızca aynı örneğin tekrarını ya da doğrulayıcı testleri gerektirdiğini anlatır. Normal bir sonuç ise taramanın kapsamı dışındaki metabolik hastalıkları dışlamaz.
Tandem MS Taraması Hangi Hastalık Gruplarını Kapsar?
Tarama, kandaki küçük moleküllerin dağılımını değiştiren kalıtsal metabolizma hastalıklarının bir bölümünü kapsar. Birinci grup, aminoasit metabolizması bozukluklarıdır; bu hastalıklarda belirli bir aminoasidin parçalanması ya da dönüştürülmesi aksar. İkinci grup organik asidemilerdir; burada aminoasit ve yağ asidi yıkımı sırasında oluşan ara ürünler birikir ve açilkarnitin dağılımına yansır. Üçüncü grup yağ asidi oksidasyon bozukluklarıdır; yağ asitlerinin enerjiye dönüştürülmesi aksadığı için özellikle yemek aralarının uzadığı durumlarda tablo ağırlaşabilir. Üre döngüsü bozukluklarının bir kısmı da aminoasit profilindeki değişiklikler yoluyla bu taramada fark edilebilir. Buna karşılık kandaki küçük molekül dağılımını değiştirmeyen kalıtsal hastalıklar bu yöntemle taranamaz ve bunlar için başka incelemeler gerekir. Kapsam dışındaki bir hastalıktan kuşkulanıldığında idrarda organik asit analizi, enzim çalışmaları ya da genetik incelemeler gündeme gelir.
Açilkarnitin Düzeylerindeki Değişiklik Ne Anlama Gelir?
Açilkarnitin profilinde hangi bileşiğin dağılımının değiştiği, metabolik yolun hangi basamağında tıkanıklık olabileceğine işaret eder. Yağ asidi zincirinin kısaltılması basamak basamak ilerlediği için, tıkanan basamaktan önceki zincir uzunluğuna karşılık gelen açilkarnitinler birikir. Bu nedenle kısa, orta ya da uzun zincirli bileşiklerden hangilerinin öne çıktığı, hangi bozukluk grubunun düşünüleceğini belirler. Organik asidemilerde ise aminoasit yıkımı sırasında oluşan ara ürünlerin karnitine bağlanmasıyla kendine özgü açilkarnitin örüntüleri ortaya çıkar. Serbest karnitinin genel olarak düşük bulunması, karnitin eksikliği ya da karnitin taşınmasındaki bir sorunu düşündürebilir. Karnitin eksikliğinde profildeki bileşiklerin tümü birden düşük görünebileceği için, altta yatan bir bozukluk maskelenebilir. Bu nedenle profildeki tek tek bileşiklerin yanında bunların birbirine oranları ve serbest karnitin dağılımı birlikte yorumlanır.
Aminoasit Profilindeki Değişiklikler Hangi Bozukluklara İşaret Edebilir?
Aminoasit profilinde belirli bir yapı taşının kanda belirgin biçimde artması, o aminoasidin parçalanmasında ya da dönüştürülmesinde bir aksama olduğunu düşündürür. Fenilalanin adlı aminoasidin birikimiyle giden örüntü fenilketonüriyi akla getirir ve bu tablo, tarama programlarında en sık aranan bozukluklardandır. Dallı zincirli aminoasitlerin birlikte artması akçaağaç şurubu idrar hastalığı yönünde bir örüntüdür. Kükürt içeren aminoasit yolağındaki değişiklikler homosistinüri açısından değerlendirilir. Üre döngüsündeki bir basamağın aksadığı sitrülinemi gibi tablolarda ise döngüde görev alan aminoasitlerin dağılımı değişir ve bu değişiklik amonyak yüksekliğiyle birlikte anlam kazanır. Aminoasit dağılımı beslenme, karaciğer işlevi ve genel durumdan da etkilendiği için, tek bir sapma doğrudan hastalık anlamına gelmez. Bu nedenle örüntünün bütünü, oranlar ve bebeğin klinik bulguları bir arada değerlendirilir; gerektiğinde örnek uygun koşullarda yinelenir.
Tandem MS Taramasında Yalancı Pozitif Sonuç Neden Görülebilir?
Tarama testleri hastalığı atlamamak üzere kurgulandığı için, gerçekte hastalık bulunmayan bebeklerde de şüpheli sonuç bildirilebilir. Erken doğan bebeklerde metabolik yolakların olgunlaşması tamamlanmadığından profil farklı çıkabilir ve şüpheli olarak değerlendirilebilir. Damardan beslenme uygulanan bebeklerde verilen aminoasit karışımları kandaki dağılımı doğrudan değiştirir. Karnitin desteği ya da metabolizmayı etkileyen bazı destek ürünlerinin kullanımı açilkarnitin profilini etkileyebilir. Annedeki bir metabolik durum, gebelik sırasında bebeğin kan dağılımına yansıyarak yorumu güçleştirebilir. Örneğin beslenme başlamadan alınması, filtre kâğıdının yeterince kurutulmaması ya da nemli ortamda bekletilmesi de yanıltıcı sonuçlara yol açar. Ağır enfeksiyon dönemlerinde ve yemek aralarının uzun sürdüğü durumlarda profil geçici olarak değişebilir. Bu nedenle şüpheli sonuç bildirildiğinde ilk adım çoğunlukla örneğin uygun koşullarda yinelenmesi ve gerekirse doğrulayıcı testlerin yapılmasıdır.
Tandem MS Taraması ile Ulusal Topuk Kanı Taraması Arasındaki Fark Nedir?
Ulusal topuk kanı taraması, belirlenmiş hastalıklar için tüm yenidoğanlara sunulan bir kamu sağlığı programıdır ve kapsamı ilgili kurumlar tarafından belirlenir. Genişletilmiş tandem MS taraması ise aynı kuru kan damlası örneğinden daha geniş bir hastalık grubunun araştırılmasını amaçlar. İki uygulama arasındaki temel fark kapsamda ve isteme biçimindedir; ulusal program herkese sunulurken genişletilmiş tarama ailenin isteğiyle ya da hekim önerisiyle yaptırılır. Genişletilmiş tarama ulusal programın yerine geçmez, onu tamamlayıcı nitelikte düşünülür. Ailede metabolik hastalık öyküsü, akraba evliliği ya da açıklanamayan bebek kaybı gibi durumlarda daha geniş kapsamlı tarama gündeme gelebilir. Her iki uygulamada da örnek alma ve kartın kurutulması kuralları aynıdır. Şüpheli bir sonuç her iki yolda da aynı biçimde ele alınır; doğrulayıcı incelemeler ve ileri değerlendirme gerekir. Genişletilmiş taramanın daha kapsamlı olması, taranan hastalıkların tümüyle dışlandığı anlamına gelmez.
Tandem MS Sonucu Şüpheli Çıkan Bebekte Süreç Nasıl İlerler?
Şüpheli bir sonuç bildirildiğinde bebek gecikmeden çocuk metabolizma hastalıkları birimine yönlendirilir. İlk aşamada bebeğin genel durumu, beslenmesi ve varsa belirtileri değerlendirilir; örnek alma koşulları ve kullanılan destek ürünleri gözden geçirilir. Gerekli görüldüğünde örnek uygun koşullarda yinelenir, çünkü bazı şüpheli bulgular teknik ya da geçici nedenlerden kaynaklanır. Doğrulama aşamasında idrarda organik asit analizi, damardan alınan kandan çalışılan ayrıntılı aminoasit ölçümü, ilgili enzim incelemeleri ve genetik testler devreye girer. Bu süreçte aile, taramanın ne anlama geldiği ve hangi adımların izleneceği konusunda bilgilendirilir; tarama sonucunun tek başına tanı olmadığı anlatılır. Değerlendirme çoğu zaman birden çok bölümün birlikte çalışmasını gerektirir. Yenidoğan ve çocuk metabolizma hastalıkları birimleri sürecin merkezinde yer alırken, bulgulara göre çocuk nörolojisi ve tıbbi genetik bölümleri de değerlendirmeye katılır. Geç yaşta ortaya çıkan tablolarda ise erişkin metabolizma birimleri izlemi üstlenir.