Biyokimya Kütüphanesi

Karboksihemoglobin (COHb)

Karbonmonoksit, renksiz ve kokusuz bir gazdır; solunum yollarını tahriş etmediği için ortamda bulunduğu sırada fark edilmesi çok zordur. Bu gaz solunduğunda akciğerlerden kana geçer ve alyuvarların içindeki hemoglobine bağlanarak karboksihemoglobin adı verilen bileşiği oluşturur. Karboksihemoglobin ölçümü, kandaki hemoglobinin ne ölçüde karbonmonoksite bağlandığını gösterir ve maruziyet şüphesinde başvurulan incelemelerin başında gelir. Test genellikle baca, soba, şofben, kombi, mangal, jeneratör, araç egzozu ya da yangın dumanı gibi kaynaklarla temas şüphesi bulunduğunda istenir. Sonuç tek başına değil; kişinin şikâyetleri, maruziyet öyküsü ve diğer inceleme sonuçlarıyla birlikte değerlendirilir.

Karboksihemoglobin (COHb) Nedir ve Kanda Nasıl Oluşur?

Karboksihemoglobin, kısaca COHb olarak yazılır ve hemoglobinin karbonmonoksit bağlamış biçimini tanımlar. Hemoglobin, alyuvarların içinde bulunan ve akciğerlerden aldığı oksijeni dokulara taşıyan proteindir. Karbonmonoksit solunduğunda akciğer zarından kana geçer ve hemoglobin üzerinde oksijenin bağlandığı bölgelere yerleşir. Karbonmonoksitin bu bölgelere ilgisi oksijene göre çok daha güçlüdür; bu nedenle ortamda az miktarda bulunsa bile hemoglobini hızla kendine bağlar. Bağlanma sonucunda oluşan karboksihemoglobin, oksijen taşıma görevini yerine getiremez. Vücutta alyuvarların normal yıkımı sırasında da çok az miktarda karbonmonoksit açığa çıkar; bu nedenle hiçbir maruziyet olmadan da kanda bir miktar karboksihemoglobin bulunur. Ölçüm, bu doğal katkının ötesinde dışarıdan solunan gazın kanda bıraktığı izi ortaya koymak için yapılır. Karbonmonoksitin renksiz, kokusuz ve tahriş etmeyen yapısı, maruziyetin çoğu zaman kişi farkına varmadan sürmesine yol açar.

Karbonmonoksit Hemoglobine Bağlandığında Vücutta Ne Değişir?

Karbonmonoksit hemoglobine bağlandığında iki ayrı sorun aynı anda ortaya çıkar. Birincisi, oksijen taşıyabilecek hemoglobin miktarı azalır ve kanın dokulara ulaştırdığı oksijen düşer. İkincisi, karbonmonoksit bağlanmamış hemoglobin taneciklerinin taşıdığı oksijeni dokularda bırakması güçleşir; yani kandaki oksijen dokulara geçmek yerine dolaşımda kalma eğilimi gösterir. Bu iki etki birleştiğinde dokular, kanda oksijen bulunmasına rağmen oksijen açlığı yaşar. Karbonmonoksitin etkisi damar içiyle de sınırlı kalmaz; hücre içinde enerji üretimini sağlayan solunum enzimlerine bağlanarak doku düzeyinde hasara katkıda bulunur. Etkilenmeden en çok, oksijene sürekli ve yüksek gereksinim duyan beyin ve kalp dokusu zarar görür. Bu nedenle baş ağrısı, baş dönmesi, dikkat ve denge sorunları, göğüs ağrısı ve çarpıntı gibi şikâyetler öne çıkar. Doku düzeyindeki bu etkiler, kanda ölçülen karboksihemoglobin düzeyi gerilemeye başladıktan sonra da bir süre devam edebilir.

Karboksihemoglobin Ölçümü Hangi Durumlarda İstenir?

Ölçüm, karbonmonoksit maruziyetinden kuşkulanılan her durumda gündeme gelir. Baca, soba, şofben, kombi ve mangal kaynaklı bir temas ihtimali bulunması, istenmesinin en sık nedenidir. Kapalı garajda çalışır durumda bırakılan motor ya da kapalı alanda kullanılan jeneratör de aynı kuşkuyu doğurur. Yangın dumanına maruz kalan kişilerde ölçüm rutin değerlendirmenin parçasıdır. Aynı ortamda bulunan birden fazla kişide aynı anda baş ağrısı ve bulantı başlaması, karbonmonoksiti öncelikle akla getiren tablolardan biridir. Açıklanamayan baş ağrısı, halsizlik ve bilinç değişikliği ile başvuran kişilerde de maruziyet öyküsü sorgulanarak ölçüm istenebilir. Kış aylarında tekrarlayan ve grip benzeri seyreden şikâyetler, ev içi bir kaynağın işareti olabileceği için ayrıca araştırılır. İş yerinde karbonmonoksit oluşumuna açık ortamlarda çalışanlarda ise ölçüm, şikâyet olmasa bile maruziyetin değerlendirilmesi amacıyla gündeme gelebilir.

Karboksihemoglobin Ölçümü İçin Örnek Nasıl Alınır ve Hangi Yöntemle Çalışılır?

Karboksihemoglobin, kan gazı cihazlarının içinde bulunan ko-oksimetre adlı bölümle ölçülür. Ko-oksimetre, hemoglobinin farklı biçimlerini ışığı soğurma özelliklerine göre birbirinden ayırt eder ve karboksihemoglobini ayrı olarak gösterir. Ölçüm için venöz kan yeterlidir; gerekli görüldüğünde arteriyel kan örneği de kullanılabilir. Örnek, uygun tüpe alındıktan sonra gecikmeden çalışılır; bekleyen örnek sonucun güvenilirliğini düşürebilir. Testin öncesinde aç kalmak ya da özel bir hazırlık yapmak gerekmez, çünkü yeme içme sonucu etkilemez. Bazı merkezlerde soluk havasında karbonmonoksit ölçümü yapan cihazlar bulunur ve bunlar ilk değerlendirmede yol gösterici olabilir. Deri üzerinden ölçüm yapan özel cihazlar da geliştirilmiştir; bu cihazların normal sonuç vermesi tek başına maruziyeti dışlamaz ve kuşku sürüyorsa kandan ölçüm yapılır. Örnek alınırken maruziyetin nerede, hangi kaynakla ve ne zaman gerçekleştiğinin bildirilmesi, sonucun doğru yorumlanmasına yardımcı olur.

Parmak Ucu Oksijen Ölçer Cihazı Karbonmonoksit Maruziyetinde Neden Yanıltıcı Olabilir?

Parmak ucuna takılan oksijen ölçer cihaz, tıp dilinde pulse oksimetre olarak adlandırılır ve kandaki oksijen doygunluğunu ışık soğurması üzerinden tahmin eder. Bu cihazın ayırt edebildiği biçim sayısı sınırlıdır; karboksihemoglobin ile oksijen bağlamış hemoglobin, ışığı benzer biçimde soğurduğu için cihaz tarafından birbirinden ayrılamaz. Sonuç olarak karbonmonoksite bağlanmış hemoglobin, cihaz ekranında oksijen taşıyan hemoglobin gibi sayılır. Bu durumda kişi gerçekte doku düzeyinde oksijen açığı yaşarken oksijen doygunluğu normal ya da normale yakın görünebilir. Bu yanılgı önemlidir, çünkü normal görünen bir ekran değeri yanlış bir güven duygusu yaratabilir ve maruziyetin fark edilmesini geciktirebilir. Karbonmonoksit kuşkusu varken parmak ucu cihazının normal sonuç vermesi, ölçümden vazgeçmek için gerekçe sayılmaz. Bu nedenle kuşkulu durumlarda ko-oksimetre ile karboksihemoglobin ölçümü yapılır. Kişinin görünürde rahat olması da tabloyu hafife almayı haklı çıkarmaz; şikâyet varsa ortam terk edilmeli ve acil servise başvurulmalıdır.

Karboksihemoglobin Yüksekliği Hangi Maruziyet Kaynaklarını Düşündürür?

Karbonmonoksit, yakıtın oksijeni yetersiz ortamda eksik yanması sonucu açığa çıkar; bu nedenle yükseklik her zaman bir yanma kaynağını düşündürür. Bacası tıkalı, bağlantısı bozulmuş ya da bulunduğu odanın havalandırması yetersiz olan soba, şofben ve kombiler en sık karşılaşılan ev içi kaynaklardır. Kapalı ya da yarı kapalı alanda yakılan mangal ile aynı koşullarda çalıştırılan jeneratör, kısa süreli kullanımda bile yoğun gaz birikmesine yol açabilir. Araç egzozu da önemli bir kaynaktır ve kapalı garajda çalışır durumda bırakılan motor tehlikelidir. Yangın dumanı, karbonmonoksitin yanı sıra başka zararlı gazları da içerdiği için ayrı bir başlık olarak ele alınır. Kazan dairesi, dökümhane, atölye ve benzeri iş ortamlarında meslekle ilişkili maruziyet söz konusu olabilir. Yoğun sigara ve nargile kullanımı, ortamda bir kaza olmasa bile düzeyin yükselmesine yol açar. Ayrıca metilen klorür içeren bazı kimyasalların solunması, bu maddenin vücutta karbonmonoksite dönüşmesi yoluyla gecikmeli bir yüksekliğe neden olabilir.

Karboksihemoglobin Sonucu ile Şikayetlerin Şiddeti Neden Her Zaman Örtüşmez?

Ölçülen düzeyle kişinin yaşadığı şikâyetler her zaman aynı doğrultuda ilerlemez. Maruziyetin ne kadar sürdüğü ve ortamdaki gazın ne kadar yoğun olduğu, aynı sonucun farklı kişilerde farklı ağırlıkta tablolara yol açmasına neden olur. Kişinin yaşı belirleyicidir; çocuklar ve ileri yaştakiler aynı ortamda daha erken ve daha belirgin etkilenir. Gebelik, kalp hastalıkları ve akciğer hastalıkları da vücudun oksijen açığına dayanma payını daraltır. Maruziyetin sona ermesiyle ölçümün yapıldığı an arasında geçen süre, sonucu doğrudan etkileyen bir başka etkendir. Bu nedenle beklenenden düşük çıkan bir sonuç, ciddi bir maruziyetin yaşanmadığı anlamına gelmez. Hekim, sonucu tek başına değil; maruziyet öyküsü, muayene bulguları ve eşlik eden inceleme sonuçlarıyla birlikte ele alır. Bu bütünlüklü bakış, hem gereksiz rahatlamayı hem de tablonun olduğundan ağır değerlendirilmesini önler.

Sigara ve Nargile Kullanımı Karboksihemoglobin Sonucunu Nasıl Etkiler?

Tütün dumanı, yanma ürünü olarak karbonmonoksit içerir; bu nedenle sigara içenlerde karboksihemoglobin düzeyi içmeyenlere göre daha yüksek seyreder. Nargile kullanımında duman kömür üzerinden geçtiği için katkı daha da belirgin olabilir. Kapalı ortamda tütün dumanına maruz kalmak, kişinin kendisi kullanmasa bile düzeyi bir miktar yükseltebilir. Bu katkı, ortam kaynaklı bir maruziyetin üzerine eklendiğinde tablonun yorumlanmasını güçleştirir. Tütün kullanan bir kişide saptanan hafif yükseklik, gerçek bir ev içi ya da iş yeri maruziyetini gölgeleyebilir. Bu nedenle değerlendirme sırasında tütün ürünü kullanılıp kullanılmadığı, ne sıklıkta kullanıldığı ve son kullanımın ne kadar önce olduğu sorulur. Sonuç, bu bilgilerle birlikte ve kişinin şikâyetleri göz önünde tutularak ele alınır. Tütün kullanımının bilinmesi, gereksiz araştırmaların önüne geçtiği kadar gerçek bir maruziyetin atlanmasını da engeller.

Temiz Havaya Çıkıldıktan Sonra Karboksihemoglobin Sonucu Nasıl Değişir?

Kişi maruz kaldığı ortamdan uzaklaşıp temiz havaya çıktığında, hemoglobine bağlanmış karbonmonoksit yavaş yavaş ayrılır ve solunum yoluyla vücuttan atılır. Oksijen desteği verilmesi durumunda bu ayrılma daha hızlı gerçekleşir. Bu nedenle ölçüm ne kadar geç yapılırsa sonuç o kadar düşük çıkma eğilimi gösterir. Geç yapılmış bir ölçümde düşük sonuç elde edilmesi, kişinin ciddi bir maruziyet yaşamadığı anlamına gelmez ve maruziyeti dışlamaz. Bu yüzden başvuru sırasında ortamın ne zaman terk edildiği ve varsa yolda uygulanan desteklerin bildirilmesi önemlidir. Kandaki düzeyin gerilemesi, dokularda oluşan etkilerin tümüyle ortadan kalktığı anlamına da gelmez; şikâyetler bir süre daha sürebilir. Bu ayrım, sonucun klinik tablodan bağımsız yorumlanmaması gerektiğini gösterir. Ortamdan uzaklaşmakla şikâyetlerin hafiflemesi, ev ya da iş yeri kaynaklı bir maruziyetin güçlü işareti sayılır.

Gebelikte Karbonmonoksit Maruziyetinde Değerlendirme Neden Ayrı Yapılır?

Gebelikte karbonmonoksit maruziyeti hem anneyi hem bebeği ilgilendirdiği için ayrı bir dikkat gerektirir. Bebeğin kanındaki hemoglobin, erişkin hemoglobininden farklı yapıdadır ve karbonmonoksite daha güçlü bağlanır. Bu nedenle bebeğin kanındaki karboksihemoglobin düzeyi annedekinden yüksek olabilir ve gerilemesi daha yavaş seyreder. Annede ölçülen sonuç, bebekteki durumu olduğu gibi yansıtmayabilir; bu da yalnızca sayısal sonuca bakarak karar vermeyi güçleştirir. Bebeğin dokuları oksijen açığına karşı daha duyarlı olduğundan, annede hafif seyreden bir tablo bile önemsenir. Gebelikte maruziyet kuşkusunda başvurunun geciktirilmemesi ve değerlendirmenin bütünüyle bu özel durum göz önünde tutularak yapılması beklenir. Hekim, gebeliğin durumu ve annenin şikâyetleriyle birlikte izlemin nasıl süreceğine karar verir. Gebelerde izlem, maruziyet sona erdikten sonra da bir süre daha yakından sürdürülür.

Karboksihemoglobin Yanında Hangi Tetkikler Birlikte İstenir?

Karboksihemoglobin, karbonmonoksit maruziyetinde tek başına istenen bir inceleme değildir. Kan gazı analizi, vücudun asit denge durumunu ve solunumun genel gidişini göstermesi nedeniyle birlikte değerlendirilir. Laktat ölçümü, dokuların oksijensiz kaldığına dair bilgi verdiği için tabloyu tamamlar. Hemogram ile kansızlık varlığı araştırılır, çünkü hemoglobin miktarının düşük olması oksijen taşınmasını ayrıca zorlaştırır. Kan şekeri, böbrek ve karaciğer testleri, bilinç değişikliğinin başka nedenlerini ayırt etmeye yardımcı olur. Kalp kasının zarar görüp görmediğini gösteren belirteçler ile EKG, özellikle göğüs ağrısı, çarpıntı ve kalp hastalığı öyküsü olan kişilerde istenir. Gerekli görüldüğünde akciğer ya da beyin görüntülemesi yapılabilir. Yangın dumanına maruz kalanlarda, karbonmonoksite siyanür maruziyetinin de eşlik edebileceği düşünülerek ek değerlendirme yapılır. Hangi incelemelerin ekleneceği, kişinin durumu ve maruziyetin niteliği göz önünde tutularak belirlenir.

Karboksihemoglobin Sonucu Değerlendirildikten Sonra İzlem Nasıl Planlanır?

İzlem planı, ölçüm sonucuyla birlikte kişinin şikâyetleri, maruziyetin niteliği ve eşlik eden hastalıklar göz önünde tutularak belirlenir. Ölçümün belirli aralıklarla yinelenip yinelenmeyeceğine hekim karar verir; bu karar tek bir sonuca değil, tablonun gidişine dayanır. Maruziyetten sonraki geç dönemde unutkanlık, dikkat ve öğrenme sorunları, kişilik değişikliği, ruhsal durumda dalgalanma ve hareket bozuklukları gibi sinir sistemine ait bulgular ortaya çıkabilir. Bu bulguların erken fark edilmesi için maruziyet sonrasında kontrol önerilir ve şikâyetler kayıt altına alınır. İzlemin bir parçası da kaynağın bulunup giderilmesidir; baca, ısıtıcı ve havalandırma sisteminin yetkili kişilerce denetlenmesi tekrarı önler. Karbonmonoksit dedektörü bulundurmak, sessiz seyreden maruziyetin erken fark edilmesini sağlar. İlk başvuru genellikle acil tıp bölümüne yapılır; sonrasında göğüs hastalıkları, nöroloji, kardiyoloji, çocuk sağlığı ve hastalıkları ile iş ve meslek hastalıkları bölümleri devreye girebilir. Gerekli görülen durumlarda kişi hiperbarik oksijen tedavisi merkezlerine yönlendirilebilir.

Yayın tarihi:

Merak edilen sorular

15 başlık

Bu değerle en çok ilişkilendirilen soruların yanıtları.

1

Karboksihemoglobin Testi İçin Aç Kalmak Gerekir mi?

Karboksihemoglobin ölçümü için aç kalmak gerekmez. Yeme ve içme, hemoglobine bağlanmış karbonmonoksit oranını değiştirmediği için test öncesinde beslenmeye ara verilmesi istenmez. Maruziyet kuşkusu bulunan durumlarda örnek, başvurunun hemen ardından ve zaman kaybedilmeden alınır. Özel bir hazırlık gerekmemekle birlikte, tütün ürünü kullanılıp kullanılmadığının ve son kullanımın ne kadar önce olduğunun bildirilmesi yararlıdır. Bu bilgiler sonucun doğru yorumlanmasına katkı sağlar.
2

Karboksihemoglobin Sonucu Ne Kadar Sürede Çıkar?

Karboksihemoglobin, kan gazı cihazında ko-oksimetre ile çalışıldığı için sonuç çok kısa sürede elde edilir. Bu hız, acil koşullarda tedavi kararlarının gecikmeden alınabilmesi açısından önemlidir. Örneğin laboratuvara ulaştırılması ve cihaza verilmesi arasındaki bekleme, toplam süreyi uzatan asıl etkendir. Bu nedenle örnek alındıktan sonra hemen çalışılır. Sonuç elde edildikten sonra, tek başına değil kişinin şikâyetleri ve maruziyet öyküsüyle birlikte değerlendirilir.
3

Örneğin Alındıktan Sonra Bekletilmesi Sonucu Etkiler mi?

Evet, örneğin bekletilmesi sonucun güvenilirliğini düşürebilir. Kan gazı örnekleri uygun tüpe alındıktan sonra gecikmeden çalışılmak üzere hazırlanır ve uygun olmayan koşullarda bekletilmemesi gerekir. Bekleme sırasında örneğin özellikleri değişebilir ve ölçüm gerçek durumu yansıtmayabilir. Ayrıca zaman geçtikçe kişinin kanındaki karbonmonoksit oranı da gerilediği için geç alınan örnek ile geç çalışılan örnek benzer bir yanılgıya yol açar. Bu nedenle hem örneğin alınması hem çalışılması açısından zaman önemlidir.
4

Karbonmonoksit Dedektörü Uyarı Verdiğinde Test Yaptırmak Gerekir mi?

Dedektör uyarı verdiğinde yapılacak ilk iş, ortamı havalandırmak ve orada bulunan herkesle birlikte alanı terk etmektir. Baş ağrısı, bulantı, halsizlik, baş dönmesi ya da bilinç bulanıklığı gibi şikâyetler varsa vakit kaybetmeden acil servise başvurulmalıdır. Şikâyet bulunmayan kişilerde de, maruziyetin süresi ve kaynağın niteliği göz önünde tutularak değerlendirme yapılması uygun olur. Uyarı verdiği için cihazın kapatılması ya da pilinin çıkarılması tehlikelidir. Ortama dönülmeden önce ısıtıcı, baca ve havalandırma sisteminin yetkili kişilerce denetlenmesi gerekir.
5

Aynı Ortamda Bulunan Diğer Kişilerin de Test Edilmesi Gerekir mi?

Karbonmonoksit ortamdaki herkesi etkilediği için aynı alanda bulunan diğer kişilerin de değerlendirilmesi beklenir. Bazı kişilerde şikâyet hiç olmayabilir ya da çok hafif seyrederek gözden kaçabilir. Özellikle bebekler, çocuklar, gebeler, ileri yaştakiler ile kalp ve akciğer hastalığı olanlar aynı ortamda daha erken etkilendiği için öncelikli olarak ele alınır. Aynı evde ya da iş yerinde birden fazla kişide aynı anda benzer şikâyetlerin başlaması, ortak bir kaynağı güçlü biçimde düşündürür. Bu durumda yalnız şikâyeti olanların değil, ortamı paylaşan herkesin durumu gözden geçirilir.
6

Evcil Hayvanların Etkilenmesi Karbonmonoksit Maruziyetinin Habercisi Olabilir mi?

Evcil hayvanlar da ortamdaki karbonmonoksitten etkilenir ve bazen insanlardan önce belirti gösterir. Küçük gövdeli ve solunumu daha hızlı olan hayvanlarda halsizlik, hareketsizlik, iştahsızlık, dengesizlik ve alışılmadık huzursuzluk erken dönemde dikkat çekebilir. Evde birden fazla hayvanın aynı anda durgunlaşması ya da kusması uyarıcı bir işaret sayılır. Böyle bir durumda ortam havalandırılmalı, alan terk edilmeli ve ev halkının da şikâyetleri gözden geçirilmelidir. Hayvanlardaki bu değişikliklerin sağlık kuruluşuna başvuru sırasında aktarılması, kaynağın araştırılmasına yardımcı olur.
7

Baca, Soba ve Şofben Kaynaklı Maruziyet Şüphesinde Hangi Bilgiler Hekime Aktarılmalıdır?

Maruziyetin nerede gerçekleştiği, ortamda ne kadar süre kalındığı ve şikâyetlerin ne zaman başladığı aktarılması gereken temel bilgilerdir. Kullanılan ısıtıcının türü, yakıtın cinsi, bacanın bağlantı durumu ve odanın havalandırmasının yeterli olup olmadığı önemlidir. Aynı ortamda bulunan kişilerden kaç kişinin etkilendiği ve onlarda ne tür şikâyetler görüldüğü de tabloyu aydınlatır. Ortamdan uzaklaşıldığında şikâyetlerin hafifleyip hafiflemediği, hekime aktarılması gereken ayırt edici bir ayrıntıdır. Varsa dedektör uyarısı, ısıtıcıda daha önce yaşanan arıza ya da yakın zamanda yapılan bakım bilgisi de paylaşılmalıdır.
8

Yangın Dumanına Maruz Kalanlarda Karboksihemoglobin Dışında Nelere Bakılır?

Yangın dumanı karbonmonoksitin yanı sıra başka zararlı gazlar da içerdiği için değerlendirme daha geniş tutulur. Yanan malzemelere bağlı olarak siyanür maruziyeti de söz konusu olabileceğinden bu olasılık göz önünde bulundurulur. Solunum yollarında yanık ve ödem gelişip gelişmediği; ses kısıklığı, öksürük, boğazda yanma ve nefes darlığı gibi bulgularla birlikte araştırılır. Burun, ağız çevresi ve balgamda is birikimi önemli bir ipucudur. Bunların yanında kan gazı, laktat, hemogram ve kalp değerlendirmesi de tabloyu bütünlemek için istenir.
9

Karboksihemoglobin Normal Çıkarsa Karbonmonoksit Maruziyeti Dışlanmış Olur mu?

Normal bir sonuç, maruziyetin yaşanmadığı anlamına gelmez. Ortamdan uzaklaşıldıktan ya da oksijen desteği verildikten sonra kandaki karboksihemoglobin oranı gerilediği için geç yapılan ölçüm normal bulunabilir. Bu nedenle sonucun, maruziyetin bitişinden ne kadar sonra alındığı her durumda göz önünde tutulur. Şikâyetlerin niteliği, aynı ortamdaki diğer kişilerin durumu ve kaynağın varlığı, normal sonuca rağmen değerlendirmenin sürdürülmesini gerektirebilir. Doku düzeyindeki etkilerin kandaki orandan daha uzun sürebilmesi de bu yaklaşımı destekler.
10

Bebek ve Çocuklarda Karboksihemoglobin Sonucu Erişkinlerden Farklı mı Değerlendirilir?

Bebekler ve çocuklar aynı ortamda erişkinlerden daha hızlı etkilenir, çünkü vücut ölçülerine göre daha fazla hava solurlar ve oksijen gereksinimleri yüksektir. Bu grupta belirtiler silik olabilir; huzursuzluk, sürekli uyku hali, beslenmeyi reddetme, halsizlik ve kusma tek bulgu olarak karşımıza çıkabilir. Bu şikâyetler sık görülen çocukluk çağı hastalıklarına benzediği için maruziyet öyküsü sorgulanmadığında gözden kaçabilir. Bu nedenle sonuç, çocuğun yaşı, genel durumu ve ortamdaki diğer kişilerin durumu ile birlikte değerlendirilir. Evde ısıtıcı kaynaklı bir kuşku varsa çocuklar şikâyetleri hafif görünse bile ayrıca gözden geçirilir.
11

Kalp ve Akciğer Hastalığı Olanlarda Karbonmonoksit Maruziyeti Neden Daha Çok Önemsenir?

Kalp damar hastalığı ya da süregelen akciğer hastalığı bulunan kişilerde dokulara ulaşan oksijen zaten sınırlıdır. Karbonmonoksit maruziyeti bu sınırlı dengeyi bozduğu için, başkalarında hafif seyredebilecek bir tablo bu kişilerde daha belirgin bulgulara yol açabilir. Göğüs ağrısı, çarpıntı, nefes darlığı ve efor kapasitesinde ani azalma bu grupta öne çıkan şikâyetlerdir. Kalp kasının oksijensizliğe duyarlı olması nedeniyle değerlendirmeye EKG ve kalp hasarını gösteren belirteçler de eklenir. Bu nedenle bilinen kalp ya da akciğer hastalığı olan kişilerde maruziyet kuşkusunda başvuru geciktirilmemelidir.
12

Baş Ağrısı ve Baş Dönmesi Yakınmasının Karbonmonoksitle İlişkili Olabileceği Nasıl Düşünülür?

Baş ağrısı ve baş dönmesi çok sayıda nedene bağlı olabildiği için karbonmonoksit ilişkisi genellikle ortamla kurulan bağlantı üzerinden düşünülür. Aynı evde ya da iş yerinde bulunan birden fazla kişide aynı saatlerde benzer şikâyetlerin başlaması en güçlü ipuçlarından biridir. Şikâyetlerin evde artıp dışarı çıkıldığında hafiflemesi ya da bütünüyle geçmesi de uyarıcıdır. Soğuk aylarda ısıtıcıların kullanılmaya başlanmasıyla birlikte ortaya çıkan ve tekrarlayan grip benzeri yakınmalar aynı kuşkuyu doğurur. Bulantı, halsizlik, dikkat dağınıklığı ve görme bulanıklığının eşlik etmesi durumunda ortam hemen terk edilmeli ve acil servise başvurulmalıdır.
13

Maruziyetten Sonra Geç Dönemde Ortaya Çıkabilecek Şikayetler İçin Kontrol Gerekir mi?

Karbonmonoksit maruziyetinin etkileri her zaman ilk günlerle sınırlı kalmaz. Kişi düzeldikten bir süre sonra unutkanlık, dikkati toplayamama, öğrenme güçlüğü, kişilik ve davranış değişiklikleri, uyku düzeninde bozulma ile yürüme ve denge sorunları gibi sinir sistemine ait bulgular ortaya çıkabilir. Bu bulgular sinsi başlayabildiği için çoğu zaman önce yakınlar tarafından fark edilir. Bu nedenle maruziyet sonrasında, şikâyetler geçmiş olsa bile hekimin önerdiği kontrole gidilmesi önemlidir. Kontrolde şikâyetlerin ne zaman başladığı ve günlük yaşamı nasıl etkilediği ayrıntılı biçimde sorgulanır.
14

Karboksihemoglobin Ölçümünün Bir Süre Sonra Yinelenmesi Gerekir mi?

Ölçümün yinelenip yinelenmeyeceğine, kişinin durumu ve maruziyetin niteliği göz önünde tutularak hekim karar verir. Bazı durumlarda tablonun gidişini izlemek amacıyla ölçüm yinelenir, bazı durumlarda ise ilk sonuç ve klinik değerlendirme yeterli görülür. Karbonmonoksit maruziyet sona erdikten sonra vücuttan atıldığı için yinelenen ölçümlerde sonucun gerilemesi beklenir. Ancak kandaki oranın azalması, şikâyetlerin de aynı hızla geçeceği anlamına gelmez. Bu yüzden izlem yalnız ölçüme değil, kişinin şikâyetlerindeki değişime de dayandırılır.
15

Karboksihemoglobin Sonucu Yüksek Çıkan Kişi Hangi Bölüme Yönlendirilir?

Karbonmonoksit maruziyeti kuşkusunda ilk başvuru acil tıp bölümüne yapılır ve değerlendirme burada başlar. Solunum sistemiyle ilgili bulgular öne çıktığında göğüs hastalıkları, bilinç değişikliği ve sinir sistemine ait şikâyetlerde nöroloji devreye girer. Göğüs ağrısı, çarpıntı ya da bilinen kalp hastalığı varlığında kardiyoloji değerlendirmesi istenir. Etkilenen kişi bebek ya da çocuksa çocuk sağlığı ve hastalıkları bölümü, maruziyet iş ortamında gerçekleşmişse iş ve meslek hastalıkları bölümü sürece katılır. Gerekli görülen durumlarda kişi hiperbarik oksijen tedavisi merkezlerine yönlendirilebilir.

Önemli Bilgilendirme ve Yasal Uyarı

Bu sayfada yer alan içerikler yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve hiçbir şekilde tıbbi tanı, teşhis, tedavi ya da kişiye özel sağlık danışmanlığı niteliği taşımaz.

Sitemizdeki tıbbi metinler, Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik kapsamında toplumun sağlık okuryazarlığını artırmak amacıyla tarafsız, nesnel ve kanıta dayalı olarak hazırlanmıştır. Anılan mevzuat uyarınca “bilgilendirme içeriklerinde kurum logosunun yer alması tek başına reklam veya talep yaratma faaliyeti teşkil etmez” ilkesi esas alınmaktadır.

  • Buradaki bilgiler bir hekimin muayenesinin, değerlendirmesinin veya tıbbi görüşünün yerini tutmaz.
  • Tahlil sonuçları; yaş, cinsiyet, kullanılan ilaçlar, mevcut hastalıklar ve laboratuvara göre değişkenlik gösterir. Referans aralıkları her laboratuvarda farklı olabilir.
  • Tahlil sonuçlarınız mutlaka sizi muayene eden bir hekim tarafından, klinik durumunuzla birlikte yorumlanmalıdır.
  • Bu içeriklere dayanarak ilaç kullanmayınız, tedavinizi değiştirmeyiniz veya erteleme yapmayınız.
  • Acil bir sağlık durumunda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayınız veya en yakın sağlık kuruluşuna başvurunuz.

Koru Sağlık Grubu, bu içeriklerin kişisel yorumlanmasından doğabilecek sonuçlardan sorumlu tutulamaz. İçerikler T.C. Sağlık Bakanlığı mevzuatı gereği bilgilendirme amacıyla sunulmakta olup reklam veya yönlendirme amacı taşımaz.