Brusella (Wright) testi, halk arasında Malta humması ya da dalgalı ateş olarak bilinen bruselloz hastalığını araştırmak için kanda bakteriye karşı gelişen antikorlara bakan bir testtir. Bruselloz, koyun, keçi ve sığır gibi hayvanlardan çiğ süt ve pastörize edilmemiş peynir gibi ürünlerle ya da hayvanlarla doğrudan temasla bulaşan bir bakteri enfeksiyonudur. Uzun süren ateş, gece terlemesi, halsizlik, bel ve eklem ağrıları testi gündeme getiren başlıca yakınmalardır. Sonuç titre olarak raporlanır ve belirtiler, maruziyet öyküsü ve diğer testlerle birlikte yorumlanır. Bu sayfada testin nasıl yapıldığı, sonucun nasıl anlaşılacağı, tamamlayıcı testlerin yeri ve izlem süreci sade bir dille anlatılmaktadır.
Brusella (Wright) Testi Nedir ve Neyi Araştırır?
Brusella (Wright) testi, brusella adı verilen bakteriye karşı vücudun ürettiği antikorları kanda araştıran serolojik bir testtir. Bruselloz halk arasında Malta humması ya da dalgalı ateş olarak da bilinir ve koyun, keçi, sığır gibi hayvanlardan insana geçen bir bakteri enfeksiyonudur. Bakteri vücuda girdiğinde bağışıklık sistemi ona karşı özel savunma proteinleri üretir ve Wright testi bu proteinlerin varlığını gösterir. Testin temelinde aglütinasyon (kümeleşme) adı verilen bir tepki yer alır ve hastanın serumu bakteri antijeniyle karşılaştığında antikor varsa gözle görülebilen kümeler oluşur. Bu nedenle test, standart tüp aglütinasyon testi olarak da adlandırılır. Test bakterinin kendisini değil, vücudun bakteriye verdiği yanıtı gösterir. Bu özellik, sonucun belirtiler, maruziyet öyküsü ve diğer laboratuvar bulgularıyla birlikte ele alınmasını gerekli kılar. Wright testi; Rose Bengal tarama testi, Coombs anti-brusella testi ve kan kültürü gibi yöntemlerle birlikte bruselloz değerlendirmesinin temel parçalarından biridir.
Brusella Testi Hangi Şikâyetlerde İstenir?
Brusella testi çoğunlukla uzun süren ya da nedeni açıklanamayan ateş yakınmasında istenir. Ateşin gün içinde yükselip düşmesi, özellikle akşam saatlerinde artması ve gece terlemesiyle birlikte görülmesi testi akla getiren tablolar arasındadır. Belirgin halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, baş ağrısı ve yaygın kas ağrıları da istem nedenleri arasında yer alır. Bel ağrısı ile kalça ve diz eklemlerinde ağrı ya da şişlik, özellikle hayvancılıkla ilişkili bir öykü varsa bruselloz olasılığını gündeme getirir. Erkeklerde testis bölgesinde ağrı ve şişlik görülmesi de değerlendirmeye yön veren bulgulardandır. Muayenede karaciğer ya da dalak büyüklüğü saptanması testin istenmesine yol açabilir. Çiğ süt, pastörize edilmemiş peynir ya da tereyağı tüketimi, hayvan doğumlarına yardım etme ve hayvansal ürünlerle yakın çalışma öyküsü sorgulanan başlıca konulardır. Brusellozun sık görüldüğü bölgelerde yaşayan kişilerde bu belirtiler testi daha erken aşamada düşündürür.
Brusella (Wright) Testi Nasıl Yapılır, Hazırlık Gerekir mi?
Brusella testi için koldaki bir toplardamardan standart yöntemle kan örneği alınır. Alınan kan bir tüpe konur ve pıhtılaşmasının ardından ayrılan serum bölümü incelenir. Test antikor aradığı için açlık gerektirmez ve günün herhangi bir saatinde yapılabilir. Kan alma işlemi kısa sürer ve iğnenin girdiği yerde hafif sızı ya da küçük bir morarma olabilir. Laboratuvarda serum, bakteri antijeni bulunan tüplerde giderek sulandırılır ve kümeleşmenin hangi sulandırmaya kadar sürdüğü izlenir. Son zamanlarda kullanılan ilaçların, özellikle antibiyotik tedavisinin bildirilmesi sonucun yorumunu kolaylaştırır. Daha önce bruselloz geçirilmişse ya da bu hastalık için test yapılmışsa önceki sonuçların yanında getirilmesi karşılaştırma yapılmasını sağlar. Hayvanlarla temas, çiğ süt ürünleri tüketimi ve yakın zamanda yapılan seyahatler gibi bilgiler de kan alımı öncesinde paylaşılabilir.
Brusella Test Sonucu Nasıl Değerlendirilir?
Brusella test sonucu, laboratuvara göre değişen bir yazım biçimiyle negatif, pozitif ya da antikorun saptandığı en yüksek sulandırma düzeyi olarak raporlanır. Sonuç tek başına tanı anlamı taşımaz ve ateş, eklem ağrısı, organ büyümesi gibi bulgularla ve maruziyet öyküsüyle birlikte yorumlanır. Brusellozun görüldüğü bölgelerde yaşayan ve hastalık geçirmemiş bazı kişilerde de düşük düzeyde antikor bulunabilir. Bu nedenle sınırda sonuçlar ile belirgin yüksek sonuçlar farklı biçimde ele alınır. Belirtisi olan bir kişide antikor düzeyinin anlamlı ölçüde yüksek bulunması aktif enfeksiyonu düşündürür. Aralıklı olarak alınan örneklerde antikor düzeyinin belirgin biçimde yükselmesi de yeni ya da süren bir enfeksiyonu destekler. Laboratuvarların kullandığı değerlendirme ölçütleri değişebildiğinden sonuç, raporda yer alan laboratuvar aralığıyla karşılaştırılır. Gerektiğinde Rose Bengal testi, Coombs anti-brusella testi ve kan kültürü gibi ek incelemelerle bulgular birlikte değerlendirilir.
Wright Testinde Titre Ne Anlama Gelir?
Titre, hastanın serumu giderek sulandırıldığında antikorun hâlâ saptanabildiği en ileri sulandırma düzeyini ifade eder. Laboratuvarda serum art arda sulandırılan tüplere dağıtılır ve her tüpe brusella antijeni eklenir. Kümeleşmenin gözlendiği son tüp, raporda oran biçiminde titre olarak yazılır. Serum daha fazla sulandırıldığı hâlde tepki devam ediyorsa kanda daha yoğun antikor bulunduğu anlaşılır. Buna göre titre büyüdükçe antikor miktarının da arttığı kabul edilir. Titre değeri tek başına değil, belirtiler ve maruziyet öyküsüyle birlikte anlam kazanır. Hangi titrenin anlamlı kabul edileceği bölgedeki hastalık sıklığına ve laboratuvarın yöntemine göre farklılık gösterebilir. Aynı laboratuvarda belirli aralıklarla yapılan ölçümlerde titrenin belirgin biçimde yükselmesi, tek bir ölçüme göre daha fazla bilgi verir.
Brusella Testi Pozitif Çıkarsa Ne İfade Eder?
Brusella testinin pozitif çıkması, kanda bu bakteriye karşı antikor bulunduğunu gösterir. Belirtileri olan bir kişide anlamlı düzeyde pozitif sonuç, aktif bruselloz olasılığını güçlü biçimde düşündürür. Ancak pozitiflik geçmişte geçirilmiş bir enfeksiyonun izi, bölgesel olarak sık karşılaşılan maruziyet ya da başka bakterilerle çapraz tepki sonucunda da ortaya çıkabilir. Bazı bakterilerle yapısal benzerlik bulunması, bu tür çapraz tepkiler nedeniyle yorumu güçleştirebilir. Bu nedenle pozitif sonuç; yakınmaların süresi, hayvan teması, çiğ süt ürünleri tüketimi ve muayene bulgularıyla birlikte ele alınır. Gerektiğinde kan kültürü, Coombs anti-brusella testi ya da moleküler testlerle sonuç desteklenir. Pozitif sonuç alan kişiler için başvurulacak bölüm genellikle Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji bölümüdür. Omurga, eklem ya da testis tutulumu gibi bulgular varsa ilgili uzmanlık alanları da değerlendirmeye katılabilir. Aynı gıdaları tüketen aile bireylerinde benzer yakınmalar olup olmadığının gözden geçirilmesi de yararlı olabilir.
Negatif Sonuç Brusellozu Kesin Olarak Dışlar mı?
Negatif sonuç, test anında kanda saptanabilir düzeyde brusella antikoru bulunmadığını gösterir ve çoğu durumda bruselloz olasılığını azaltır. Bununla birlikte enfeksiyonun çok erken döneminde bağışıklık sistemi henüz yeterli antikor üretmemiş olabilir. Bu durumda belirtiler sürüyorsa testin bir süre sonra tekrarlanması yeni bilgi sağlayabilir. Antikor düzeyinin çok yüksek olduğu bazı örneklerde prozon etkisi adı verilen bir durum ortaya çıkar ve kümeleşme görülmediği için test yanlış negatif görünebilir. Laboratuvar bu olasılığa karşı serumu daha ileri düzeyde sulandırarak testi yeniden çalışır. Uzun süredir devam eden ya da tekrarlayan enfeksiyonlarda blokan antikorlar kümeleşmeyi engelleyebilir ve Wright testi beklenenden düşük çıkabilir. Böyle durumlarda Coombs anti-brusella testi değerlendirmeye eklenir. Belirtileri bruselloz ile uyumlu olan kişilerde kan kültürü ve moleküler testler de negatif serolojiye rağmen değerlendirmeye katkı sağlayabilir.
Rose Bengal Tarama Testi Wright Testinden Nasıl Ayrılır?
Rose Bengal testi, brusella antikorlarını hızlıca taramak amacıyla boyalı antijenle yapılan bir lam aglütinasyon testidir. Hastanın serumu, pembe renkli boyayla işaretlenmiş bakteri antijeniyle cam bir yüzeyde karıştırılır ve kısa sürede kümeleşme olup olmadığına bakılır. Sonuç yalnızca var ya da yok biçiminde okunduğu için antikor miktarı hakkında bilgi vermez. Wright testi ise serumu art arda sulandırarak antikorun hangi düzeye kadar saptanabildiğini gösterir ve sonucu titre olarak bildirir. Rose Bengal testinin duyarlılığı yüksek kabul edilir ve negatif sonucu çoğu durumda brusellozu düşündürmeyen bir bulgudur. Buna karşın pozitif Rose Bengal sonucunun doğrulanması ve antikor düzeyinin belirlenmesi için Wright testi gibi ölçüm yapan yöntemlere başvurulur. Bu testler birbirinin yerine değil, birbirini tamamlayacak biçimde kullanılır. Tarama ile başlayıp düzey belirleyen testlerle devam eden bu sıralama, özellikle hastalığın sık görüldüğü bölgelerde pratik bir yaklaşım sunar.
Coombs Anti-Brusella Testi Hangi Durumlarda Eklenir?
Coombs anti-brusella testi, Wright testinde kümeleşmeye yol açmayan blokan (engelleyici) antikorları saptamak için kullanılır. Bu antikorlar bakteri antijenine bağlanır, ancak görülebilir kümeler oluşturamaz ve standart tüp testinde sonuç olduğundan düşük ya da negatif görünebilir. Coombs testinde ortama eklenen özel bir reaktif, antijene bağlanmış bu antikorları birbirine bağlayarak kümeleşmeyi görünür hâle getirir. Test özellikle belirtileri bruselloz ile uyumlu olduğu hâlde Wright testi negatif ya da düşük çıkan kişilerde eklenir. Uzun süredir devam eden, yerleşmiş (kronik) enfeksiyonlarda ve nüks düşünülen durumlarda da bu testin katkısı artar. Omurga ya da eklem tutulumu gibi odaklı enfeksiyonlarda antikor yanıtı farklı seyredebildiği için Coombs testi değerlendirmeye yardımcı olur. Coombs anti-brusella testi de sonucu titre olarak raporlar ve Wright testiyle birlikte yorumlanır. Testlerin sonuçları arasında belirgin fark bulunması, blokan antikorların varlığına işaret edebilir.
Kan Kültürü ve Moleküler Testler Serolojiyi Nasıl Tamamlar?
Kan kültürü, brusella bakterisinin kendisini kan örneğinden üretmeyi amaçlayan bir yöntemdir. Bakterinin üretilmesi enfeksiyonun doğrudan göstergesi olduğu için serolojik testleri güçlü biçimde destekler. Brusella yavaş üreyen bir bakteri olduğundan kültür sonucunun çıkması uzun zaman alabilir ve laboratuvarın bu olasılıktan haberdar edilmesi önem taşır. Örneğin ateşin yükseldiği dönemde ve antibiyotik tedavisine başlanmadan önce alınması üreme olasılığını artırır. Eklem sıvısı, kemik iliği ya da doku örnekleri de gerekli durumlarda kültür için kullanılabilir. Moleküler testler (PCR) bakterinin genetik materyalini kanda ya da diğer örneklerde araştırır ve kültüre göre daha kısa sürede sonuç verebilir. Bu yöntemler özellikle serolojinin belirsiz kaldığı, erken dönemdeki ya da odaklı tutulumu olan kişilerde değerlendirmeye katkı sağlar. Kültür ve moleküler testlerin negatif çıkması brusellozu dışlamaz ve bu nedenle tüm bulgular birlikte değerlendirilir. Bakterinin laboratuvar ortamında bulaşabilmesi nedeniyle örneklerin uygun güvenlik önlemleriyle işlenmesi de önemlidir.
Brusella Enfeksiyonunda Hangi Belirtiler ve Organ Tutulumları Görülebilir?
Bruselloz, bakterinin vücuda girmesinden bir süre sonra sinsi ya da ani başlangıçlı belirtilerle ortaya çıkabilir. Başlıca yakınma, gün içinde yükselip düşen ve dalgalı seyreden ateştir. Gece terlemesi, belirgin halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı ve baş ağrısı sık eşlik eden bulgulardır. Kas ağrıları ile diz, kalça ve omuz eklemlerinde ağrı yaygındır. Sakroiliak eklem (kalça kemiği ile omurganın alt ucunun birleştiği eklem) ve omurga tutulumu bel ağrısının önemli nedenleri arasında yer alır ve omurga tutulumuna spondilit adı verilir. Karaciğer ve dalak büyümesi ile lenf bezlerinde şişlik muayenede saptanabilir. Erkeklerde testis ve epididim iltihabı, testiste ağrılı şişlikle kendini gösterebilir. Daha seyrek olarak kalp kapakçıklarını tutan endokardit ve sinir sistemini etkileyen nörobruselloz gibi ciddi tablolar gelişebilir. Belirtilerin çeşitliliği nedeniyle bruselloz başka pek çok hastalıkla karışabilir.
Brusella Sonucu Sonrasında İzlem ve Kontrol Süreci Nasıl Yürütülür?
Brusella testi sonrasındaki izlem, tanının nasıl konulduğuna ve belirtilerin seyrine göre planlanır. Bruselloz tedavisinde genellikle birden fazla antibiyotiğin birlikte kullanıldığı uzun süreli bir tedavi uygulanır ve bu sürecin eksiksiz tamamlanması nüks riskini azaltır. Tedavi sürecinde ateşin düşmesi, terlemenin azalması, eklem ve bel ağrılarının gerilemesi iyileşmenin başlıca göstergeleridir. Antikorlar tedavi başarılı olsa bile uzun süre pozitif kalabildiği için izlemde yalnızca test sonucuna değil, klinik bulgulara da bakılır. Antikor düzeyinin zaman içinde yavaş yavaş gerilemesi beklenen bir seyirdir, ancak bu gerileme her kişide aynı hızda olmaz. Belirtilerin yeniden ortaya çıkması nüksü düşündürür ve bu durumda Wright testi, Coombs anti-brusella testi ve kan kültürü yeniden değerlendirilebilir. Kontrol aralıkları ve hangi testlerin tekrarlanacağı, izlemi yürüten hekim tarafından kişinin durumuna göre belirlenir. Karaciğer işlevleri ve tam kan sayımı gibi tetkikler de tedavi sürecinde izlem amacıyla istenebilir. Aynı gıda kaynağını paylaşan aile bireylerinde belirti olup olmadığının sorgulanması ve pastörize ürün tüketimine geçilmesi korunma açısından önemlidir.