ASMA (düz kas antikoru) ve Anti-LKM (karaciğer-böbrek mikrozomal antikoru), bağışıklık sisteminin yanlışlıkla vücudun kendi yapılarına karşı ürettiği otoantikorlar arasında yer alır. Bu iki antikor, karaciğerde nedeni açıklanamayan iltihap bulgusu olan kişilerde otoimmün hepatit olasılığını araştırmak amacıyla istenir. ASMA daha çok erişkinlerde sık görülen Tip 1 otoimmün hepatitle, Anti-LKM ise çocuk ve gençlerde öne çıkan Tip 2 otoimmün hepatitle ilişkilendirilir. Sonuçlar tek başına tanı anlamı taşımaz; karaciğer enzimleri, immünglobulin G düzeyi, görüntüleme ve gerektiğinde karaciğer biyopsisiyle birlikte yorumlanır. Bu sayfada testlerin neyi gösterdiği, hangi durumlarda istendiği ve sonuçların nasıl ele alındığı sade bir dille anlatılmaktadır.
ASMA ve Anti-LKM Antikorları Nedir, Vücutta Neyi Hedef Alır?
ASMA, İngilizce adının kısaltmasıyla düz kas antikorunu ifade eder ve bağışıklık sisteminin düz kas hücrelerindeki yapısal proteinlere karşı ürettiği bir otoantikordur. Bu antikorların otoimmün hepatit açısından önem taşıyan bölümü, hücre iskeletinin temel yapı taşlarından olan aktine (hücreye şekil ve hareket kazandıran lifsi protein) yönelenlerdir. Anti-LKM ise karaciğer-böbrek mikrozomal antikoru anlamına gelir ve karaciğer ile böbrek hücrelerinin içindeki mikrozom adı verilen zar yapılarında bulunan bir enzimi hedef alır. Bu enzim, karaciğerde ilaçların ve bazı maddelerin işlenmesinde görev alan bir enzim ailesinin üyesidir. Otoantikor, bağışıklık sisteminin dışarıdan gelen mikroplar yerine kişinin kendi dokusunu yabancı olarak algılaması sonucu ortaya çıkan antikordur. Bu antikorların varlığı, karaciğerde bağışıklık kaynaklı bir iltihabın sürüyor olabileceğini düşündürür. Ancak antikorların kendisi karaciğer hasarının doğrudan nedeni olarak değil, daha çok sürecin bir işareti olarak kabul edilir. Anti-LKM'nin alt tipleri bulunur ve bunların bir bölümü otoimmün hepatitle, bir bölümü ise farklı karaciğer durumlarıyla ilişkilidir.
ASMA ve Anti-LKM Testleri Hangi Durumlarda İstenir?
ASMA ve Anti-LKM testleri, karaciğer enzimlerinde açıklanamayan yükseklik saptandığında nedeni araştırmak amacıyla istenir. Viral hepatitler, alkol, yağlanma ve ilaç etkisi gibi daha sık görülen nedenler tabloyu tam açıklamadığında otoimmün hepatit olasılığı gündeme gelir. Süregen yorgunluk, iştahsızlık, sağ üst karın bölgesinde hassasiyet, eklem ağrıları ve sarılık gibi yakınmalar bu araştırmayı başlatan belirtiler arasında sayılabilir. Bazı kişilerde hiçbir yakınma olmadan, rutin kan tahlilinde tesadüfen fark edilen enzim yüksekliği testlerin istenmesine yol açar. Otoimmün hepatit bazen ani başlayan bir karaciğer iltihabı biçiminde ortaya çıkabildiğinden, akut hepatit tablosunda da bu antikorlara bakılabilir. Tiroid iltihabı, çölyak hastalığı, vitiligo ya da romatizmal eklem hastalıkları gibi başka otoimmün hastalıkları olan kişilerde karaciğer değerleri bozulduğunda da bu testler değerlendirmeye alınır. Çocuklarda ve gençlerde açıklanamayan karaciğer hasarı araştırılırken Anti-LKM'ye özellikle yer verilir. Daha önce otoimmün hepatit tanısı almış kişilerde ise antikorlar, tablonun seyrini anlamaya yardımcı bilgiler arasında yer alabilir.
ASMA ile Anti-LKM Arasındaki Fark Nedir?
ASMA ile Anti-LKM arasındaki temel fark, hedef aldıkları yapıdır. ASMA hücre iskeletindeki aktin gibi düz kas proteinlerine yönelirken Anti-LKM karaciğer ve böbrek hücrelerinin mikrozomlarındaki bir enzime bağlanır. Bu farklılık immünfloresan incelemede boyanma örüntüsüne de yansır; ASMA damar duvarı ve düz kas içeren yapılarda, Anti-LKM ise karaciğer hücrelerinin sitoplazmasında ve böbrek kanalcıklarında belirgin bir boyanma oluşturur. Klinik açıdan ASMA çoğu zaman ANA ile birlikte görülür ve erişkinlerde daha sık rastlanan Tip 1 otoimmün hepatitle ilişkilendirilir. Anti-LKM ise genellikle ASMA ve ANA olmadan tek başına saptanır ve çocuk ile gençlerde öne çıkan Tip 2 otoimmün hepatitin göstergesi olarak kabul edilir. İki antikorun aynı kişide birlikte pozitif bulunması seyrek bir durumdur ve dikkatli yorum gerektirir. ASMA viral enfeksiyonlar gibi karaciğer dışı durumlarda da düşük düzeyde görülebilirken Anti-LKM'nin bazı alt tipleri hepatit C gibi belirli durumlarla bağlantılıdır. Bu nedenle iki testin sonucu birbirinin yerine geçmez, birbirini tamamlayan bilgiler olarak ele alınır.
ASMA ve Anti-LKM Testleri Nasıl Çalışılır, Hazırlık Gerekir mi?
ASMA ve Anti-LKM testleri, koldaki toplardamardan alınan standart bir kan örneğinden çalışılır. Örnek pıhtılaştıktan sonra ayrılan serum (kanın sıvı kısmı) laboratuvarda incelenir. Tarama amacıyla sık kullanılan yöntem dolaylı immünfloresandır; bu yöntemde hasta serumu karaciğer, böbrek ve mide gibi dokuların ince kesitleri üzerine uygulanır. Serumda antikor varsa dokudaki hedef yapıya bağlanır ve floresan boyalı ikincil bir antikorla işaretlenerek özel mikroskopta parlayan bir görüntü oluşturur. Anti-LKM'nin hedef aldığı enzime karşı antikorları doğrulamak için saflaştırılmış protein kullanılan ELISA ya da benzeri yöntemlerden de yararlanılabilir. Bu testler için genellikle özel bir hazırlık, aç kalma ya da diyet düzenlemesi gerekmez. Yine de kullanılan ilaçların, bitkisel ürünlerin ve yakın dönemde geçirilen enfeksiyonların testi isteyen ekibe bildirilmesi yorum açısından yararlıdır. İşlem kısa sürer ve kan alınan yerde hafif morarma dışında belirgin bir yan etki beklenmez.
ASMA ve Anti-LKM Sonuçları Nasıl Değerlendirilir?
ASMA ve Anti-LKM sonuçları raporda genellikle negatif ya da pozitif olarak bildirilir ve pozitif durumda titre eklenir. Titre, hasta serumunun giderek artan oranlarda sulandırılmasıyla antikorun hâlâ saptanabildiği en ileri sulandırma düzeyini gösterir. Daha ileri sulandırmada saptanabilen antikor serumda daha yoğun bulunduğunu düşündürür; ancak titre yüksekliği hastalığın ağırlığıyla doğrudan paralel gitmez. Erişkinlerde düşük titrede saptanan antikorlar sağlıklı kişilerde ve başka hastalıklarda da görülebildiğinden tek başına fazla anlam yüklenmez. Çocuklarda ise sağlıklı bireylerde bu antikorlara daha seyrek rastlandığı için daha düşük titreler de anlamlı kabul edilebilir. Sonuçlar karaciğer enzimleri, immünglobulin G (bir antikor sınıfı) düzeyi, viral hepatit testleri ve karaciğer biyopsisi bulgularıyla birlikte bir puanlama yaklaşımı içinde değerlendirilir. Bu puanlama sistemlerinde antikor pozitifliği, tanıyı destekleyen ölçütlerden yalnızca biridir. Laboratuvarlar arasında yönteme ve kullanılan dokulara bağlı farklılıklar olabildiğinden izlemde mümkün olduğunca aynı laboratuvarın tercih edilmesi karşılaştırmayı kolaylaştırır.
ASMA Pozitifliği Ne Anlama Gelir?
ASMA pozitifliği, bağışıklık sisteminin düz kas proteinlerine karşı antikor ürettiğini gösterir. Anlamlı düzeyde pozitiflik, özellikle ANA ile birlikte saptandığında ve karaciğer enzimleri yüksek seyrediyorsa Tip 1 otoimmün hepatiti düşündürür. Aktine yönelen ASMA türü otoimmün hepatit açısından daha özgül kabul edilir ve karaciğer biyopsisindeki bulgularla birlikte değerlendirildiğinde tanıya katkısı artar. Öte yandan ASMA akut viral enfeksiyonlar, enfeksiyöz mononükleoz, bazı viral hepatitler ve bazı romatizmal hastalıklar gibi karaciğere özgü olmayan durumlarda da genellikle düşük düzeyde ve geçici olarak görülebilir. Sağlıklı erişkinlerin bir bölümünde, belirgin bir hastalık olmaksızın düşük titrede ASMA saptanabilir. Primer biliyer kolanjit ve primer sklerozan kolanjit gibi safra yolu hastalıklarında da ASMA'ya rastlanabilir ve bu durum örtüşme tablosu olasılığını gündeme getirir. Bu nedenle ASMA pozitifliği tek başına bir hastalık adı değil, araştırmanın yönünü belirleyen bir bulgu olarak ele alınır. Enzimleri ve immünglobulin G düzeyi normal olan bir kişide saptanan düşük düzeyli ASMA çoğu zaman yalnızca izlemle takip edilir.
Anti-LKM Pozitifliği Ne Anlama Gelir?
Anti-LKM pozitifliği, bağışıklık sisteminin karaciğer hücrelerinde madde işleyen enzimlere karşı antikor ürettiğini gösterir. Bu antikor, ASMA ve ANA'nın olmadığı bir tabloda karaciğer iltihabıyla birlikte saptandığında Tip 2 otoimmün hepatiti düşündürür. Tip 2 otoimmün hepatit daha çok çocukluk ve genç yaşlarda görülür ve bazen ani başlayan bir karaciğer iltihabı biçiminde ortaya çıkabilir. Anti-LKM'nin alt tipleri farklı enzimlere yöneldiği için hangi alt tipin pozitif olduğu yorumda önem taşır. Otoimmün hepatitle ilişkili olan alt tip dışında kalanlar, hepatit D gibi viral enfeksiyonlarla ya da ilaçlara bağlı karaciğer hasarıyla bağlantılı olabilir. Kronik hepatit C enfeksiyonu olan bazı kişilerde de otoimmün hepatitle ilişkilendirilen alt tipe benzer bir pozitiflik görülebilir. Bu nedenle Anti-LKM pozitif bulunduğunda viral hepatit testlerinin de sonuçlanmış olması yorumun sağlıklı yapılmasına yardımcı olur. Otoimmün hepatitte bakılan diğer özgül antikorların eşlik edip etmediği de tablonun bütünüyle anlaşılmasına katkı sağlar.
Bu Antikorlar Otoimmün Hepatitin Tiplerini Ayırmada Nasıl Kullanılır?
Otoimmün hepatit, antikor profiline göre başlıca iki tipe ayrılır. Tip 1 otoimmün hepatitte ANA ve ASMA'dan biri ya da ikisi birlikte pozitiftir ve bu tip her yaş grubunda görülebilmekle birlikte erişkinlerde daha sık karşılaşılır. Tip 2 otoimmün hepatitte ise Anti-LKM ya da otoimmün hepatitte bakılan diğer özgül antikorlar öne çıkar ve bu tip daha çok çocuk ve gençlerde görülür. Tip ayrımı, hastalığın başlangıç biçimi, eşlik eden otoimmün hastalıklar ve seyir özellikleri hakkında fikir vermesi açısından yararlıdır. Tip 2 otoimmün hepatit bazı durumlarda daha ani başlangıçlı olabildiğinden bu tipin erken tanınması izlem planına yön verir. Tip 1 otoimmün hepatitte ise tiroid hastalıkları, iltihabi bağırsak hastalıkları ve eklem hastalıkları gibi başka otoimmün durumlarla birliktelik daha sık dikkat çeker. Her iki tipte de temel yaklaşım büyük ölçüde benzer olduğundan tip ayrımı, tanının kendisinden çok hastalığın özelliklerini tanımlamaya yardım eder. Hiçbir antikorun saptanmadığı olgular için ayrı bir değerlendirme yapılır ve bu durum bir sonraki başlıkta ele alınmıştır.
ASMA ve Anti-LKM Negatif Çıkması Otoimmün Hepatiti Dışlar mı?
ASMA ve Anti-LKM'nin negatif çıkması otoimmün hepatit olasılığını ortadan kaldırmaz. Otoimmün hepatit tanısı alan kişilerin bir bölümünde bilinen otoantikorların hiçbiri saptanamaz ve bu tabloya seronegatif otoimmün hepatit adı verilir. Özellikle hastalığın ani başladığı dönemde antikorlar henüz saptanabilir düzeye ulaşmamış olabilir ve sonraki ölçümlerde pozitifleşebilir. Bazı kişilerde ise rutin panelde yer almayan, otoimmün hepatitte bakılan diğer özgül antikorlar pozitif bulunabilir. Bu nedenle antikorların negatif olduğu durumlarda da immünglobulin G yüksekliği, karaciğer enzim örüntüsü ve biyopsi bulguları değerlendirmenin temelini oluşturur. Diğer karaciğer hastalığı nedenleri dışlanmış ve biyopsi bulguları otoimmün hepatitle uyumluysa tanı antikor olmadan da düşünülebilir. Bağışıklığı baskılayan tedaviye verilen yanıt da bu olgularda tabloyu destekleyen bilgiler arasında yer alabilir. Negatif sonuç, özellikle yakınmaları ve enzim yüksekliği süren kişilerde araştırmanın sona erdiği anlamına gelmez.
ASMA ve Anti-LKM Testleri ANA ile Neden Birlikte İstenir?
ANA (antinükleer antikor), hücre çekirdeğindeki yapılara karşı gelişen ve otoimmün hepatit araştırmasında sık bakılan bir otoantikordur. ASMA ve Anti-LKM'nin ANA ile birlikte istenmesinin temel nedeni, otoimmün hepatit tiplerinin bu antikorların birlikte oluşturduğu örüntüye göre tanımlanmasıdır. ANA ve ASMA'nın birlikte pozitif olması Tip 1 otoimmün hepatit olasılığını güçlendirirken, ANA ve ASMA negatifken Anti-LKM'nin pozitif olması Tip 2 otoimmün hepatite işaret edebilir. Dolaylı immünfloresan yönteminde aynı doku kesitleri üzerinde ANA, ASMA, Anti-LKM ve anti-mitokondriyal antikor gibi farklı antikorlar birlikte taranabildiğinden bu testler çoğu zaman tek bir panel olarak çalışılır. Birlikte bakılması, bir antikorun tek başına düşük düzeyde pozitif olduğu durumlarda sonucun anlamını tartmayı kolaylaştırır. ANA pek çok romatizmal hastalıkta ve sağlıklı kişilerde de pozitif olabildiği için ASMA ve Anti-LKM bilgisi olmadan karaciğer açısından yorum yapmak güçleşir. Aynı panelde anti-mitokondriyal antikorun da değerlendirilmesi, primer biliyer kolanjit gibi safra yolu kaynaklı otoimmün hastalıklardan ayrımı destekler. ANA'nın ayrıntılı yorumu ve boyanma örüntüleri kütüphanedeki ANA sayfasında ayrıca ele alınmaktadır.
ASMA ve Anti-LKM Sonuçlarını Etkileyebilecek Faktörler Nelerdir?
ASMA ve Anti-LKM sonuçları, laboratuvarın kullandığı yönteme ve doku kesitlerine göre farklılık gösterebilir. Dolaylı immünfloresan incelemesi mikroskop görüntüsünü değerlendiren kişinin deneyimine bağlı olduğu için laboratuvarlar arasında yorum farkları oluşabilir. Yakın dönemde geçirilen viral enfeksiyonlar geçici ve düşük düzeyli ASMA pozitifliğine yol açabilir. Kronik hepatit C ve hepatit D enfeksiyonları, Anti-LKM'nin bazı alt tiplerinin pozitifleşmesiyle ilişkilidir. Karaciğer hasarına yol açabilen bazı antibiyotik ve bitkisel ürünler, otoimmün hepatite benzeyen ve antikor pozitifliğinin eşlik edebildiği bir tablo oluşturabilir. Steroid yapılı ilaçlar ya da bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlarla sürdürülen tedavi sırasında antikor düzeyleri azalabilir ve bu durum testin tanı amaçlı yorumunu güçleştirebilir. Numunenin uygun koşullarda saklanmaması ya da yoğun hemoliz (kırmızı kan hücrelerinin parçalanması) gibi örnek sorunları da sonucu etkileyebilir. Başka otoimmün hastalıkları bulunan kişilerde birden fazla antikorun birlikte bulunması yorumu karmaşıklaştırabilir.
Antikor Pozitifliğinde Hangi Bölüme Başvurulur ve Süreç Nasıl İlerler?
ASMA ya da Anti-LKM pozitifliği saptanan erişkinlerin genellikle gastroenteroloji ya da hepatoloji (karaciğer hastalıkları) bölümüne, çocukların ise çocuk gastroenterolojisi ve hepatolojisi bölümüne başvurması uygun olur. Değerlendirme sürecinde karaciğer enzimleri, bilirubin, albümin ve pıhtılaşma testleri gibi karaciğer işlevini gösteren tahliller yeniden gözden geçirilir. Viral hepatitler, alkol kullanımı, yağlanma, kalıtsal metabolik hastalıklar ve ilaç kaynaklı hasar gibi diğer nedenler sistematik biçimde araştırılır. Karaciğerin yapısını görmek için ultrasonografi gibi görüntüleme yöntemlerine başvurulabilir. Tanının desteklenmesi ve iltihabın derecesinin belirlenmesi için karaciğer biyopsisi planlanabilir. Tanı düşünüldüğünde steroid yapılı ilaçlar ve bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar gibi seçenekler, kişinin durumuna göre uzman hekim tarafından değerlendirilir. Gebelik planlayan ya da gebe olan kadınlarda izlem, kadın doğum ve karaciğer hastalıkları bölümlerinin birlikte yürüttüğü bir süreç olarak planlanır. Sarılık, koyu renkli idrar, karında şişlik, kolay morarma ya da bilinç bulanıklığı gibi belirtiler ortaya çıktığında gecikmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması önerilir.