Biyokimya Kütüphanesi

AQP4 (Akuaporin-4) Antikoru

AQP4 (Akuaporin-4) antikoru, beyin, omurilik ve göz sinirindeki su kanalı proteinine karşı bağışıklık sisteminin ürettiği bir otoantikordur. Bu antikor, özellikle göz siniri ile omuriliği etkileyen ve nöromiyelitis optika spektrum bozukluğu adı verilen iltihaplı hastalığın tanısında belirleyici bir yere sahiptir. Test genellikle kan örneğinden çalışılır ve sonuç, belirtiler ile manyetik rezonans görüntüleme (MR) bulgularıyla birlikte yorumlanır. Multipl skleroza benzeyen tablolar arasında ayrım yapmaya yardımcı olması, tedavi yaklaşımının belirlenmesinde de önem taşır. Bu sayfada testin ne zaman istendiği, nasıl çalışıldığı, sonucun nasıl değerlendirildiği ve sonucu etkileyen durumlar ele alınmaktadır.

AQP4 (Akuaporin-4) Antikoru Nedir ve Sinir Sisteminde Neyi Hedef Alır?

Akuaporin-4, suyun hücre zarından geçişini sağlayan kanal proteinlerinden biridir. Merkezi sinir sisteminde bu protein en yoğun olarak astrosit (sinir hücrelerini destekleyen yıldız biçimli hücre) adı verilen hücrelerin uç kısımlarında bulunur. Özellikle göz siniri, omurilik ve beyin sapının bazı bölgeleri bu kanal proteinini bol miktarda taşır. AQP4 antikoru, bağışıklık sisteminin bu proteini yanlışlıkla yabancı olarak tanıması sonucu üretilen bir otoantikordur (kişinin kendi dokusuna yönelen antikor). Antikor astrositlere bağlandığında bağışıklık sisteminin başka bileşenlerini de harekete geçirerek bu bölgelerde iltihaplanmaya yol açabilir. Ortaya çıkan iltihap, sinir liflerini saran miyelin kılıfını ve sinir iletimini ikincil olarak etkileyebilir. Bu nedenle hastalıkta asıl hedefin astrosit olduğu, miyelin hasarının ise bu sürecin sonucunda geliştiği kabul edilir. Antikorun bu özgün hedefi, onu sinir sistemini ilgilendiren diğer antikorlardan ayıran temel özelliktir.

AQP4 Antikoru Testi Hangi Belirtilerde İstenir?

AQP4 antikoru testi, nöromiyelitis optika spektrum bozukluğunu düşündüren belirtiler ortaya çıktığında istenir. Bu belirtilerin başında optik nörit (göz sinirinin iltihabı) gelir ve görmede bulanıklık, renkleri soluk görme ve göz hareketiyle artan ağrı bu tabloda görülebilir. Göz sinirinin iltihabı sağ ve sol gözü birlikte ya da kısa aralıklarla ardı ardına etkiliyorsa testin önemi artar. Omurilik iltihabı (miyelit) nedeniyle kol ya da bacaklarda güçsüzlük, uyuşma, karıncalanma, idrar ve dışkı kontrolünde güçlük gelişmesi de testin istenme nedenlerindendir. MR incelemesinde omuriliğin uzun bir bölümünü etkileyen iltihap görülmesi, testi gündeme getiren önemli bir bulgudur. Açıklanamayan inatçı hıçkırık, bulantı ve kusma yakınmaları beyin sapındaki area postrema adı verilen bölgenin etkilenmesine bağlı olabileceğinden bu durumda da test düşünülebilir. Aşırı uyku hali, denge bozukluğu ya da göz hareketlerinde bozukluk gibi beyin sapı ve beyin kaynaklı başka belirtiler de değerlendirmeye dahil edilebilir. Ayrıca multipl skleroz tanısı konmuş ancak seyri ya da görüntüleme bulguları alışılmış tabloya uymayan kişilerde de test istenebilir.

AQP4 Antikoru Testi Kandan mı Beyin Omurilik Sıvısından mı Çalışılır?

AQP4 antikoru testi çoğu durumda kan örneğinden, yani serumdan çalışılır. Antikor büyük ölçüde sinir sistemi dışında üretilip kana geçtiği için kandaki düzeyi beyin omurilik sıvısına (BOS) göre genellikle daha yüksektir. Bu nedenle kan örneği çoğu kişide antikoru saptamak için yeterli kabul edilir. Kan örneği koldaki bir toplardamardan alınır ve işlem kısa sürer. Beyin omurilik sıvısı ise belden yapılan lomber ponksiyon (bel sıvısı alma işlemi) ile elde edilir ve bu işlem genellikle başka nedenlerle de sıvı incelemesi gerektiğinde uygulanır. BOS incelemesi, iltihabın varlığını, hücre yoğunluğunu ve multipl sklerozda sık görülen bazı bulguları değerlendirmek için ayrıca yararlı olabilir. Kanda antikorun saptanmadığı ancak klinik şüphenin güçlü sürdüğü seçilmiş durumlarda BOS'ta antikor araştırılması düşünülebilir. Hangi örneğin kullanılacağına kişinin belirtileri ve yapılacak diğer incelemeler göz önünde tutularak karar verilir.

AQP4 Antikoru Testinde Hangi Laboratuvar Yöntemleri Kullanılır?

AQP4 antikorunu saptamak için farklı laboratuvar yöntemleri kullanılır ve bu yöntemlerin antikoru yakalama gücü birbirinden farklıdır. Hücre bazlı yöntemde (cell-based assay) laboratuvarda yüzeyinde Akuaporin-4 proteini taşıyacak biçimde hazırlanmış hücreler kullanılır. Hastanın örneğindeki antikor bu hücrelere bağlanırsa, özel boyalarla işaretlenerek mikroskop altında ya da akış sitometrisi (hücreleri ayrı ayrı ölçen cihaz) ile görünür hale getirilir. Bu yöntemde protein doğal yapısına yakın biçimde sunulduğu için antikorun tanınması kolaylaşır ve hücre bazlı yöntemler daha duyarlı kabul edilir. ELISA (enzim bağlı immünosorbent test) gibi yöntemlerde ise protein doğal hücre ortamı dışında, bir yüzeye tutturulmuş halde bulunur. Bu yöntemler pratik olsa da antikoru daha düşük duyarlılıkla saptayabilir ve bazı durumlarda yanlış pozitif sonuçlara açık olabilir. Doku kesitleri üzerinde yapılan dolaylı immünofloresan yöntemi de geçmişte daha sık kullanılmış, ancak duyarlılığı hücre bazlı yöntemlere göre daha sınırlı bulunmuştur. Bu nedenle ELISA gibi yöntemlerle elde edilen ve klinik tabloyla uyuşmayan sonuçların hücre bazlı yöntemle doğrulanması tercih edilir.

AQP4 Antikoru Sonucu Nasıl Değerlendirilir?

AQP4 antikoru sonucu genellikle pozitif (saptandı) ya da negatif (saptanmadı) olarak bildirilir. Bazı laboratuvarlar pozitif sonuçlarda antikorun yoğunluğunu gösteren titre bilgisini de rapora ekleyebilir. Sonuç yorumlanırken testin hangi yöntemle çalışıldığı göz önünde bulundurulur ve hücre bazlı yöntemle elde edilen sonuç tanıya daha güçlü destek sağlar. Pozitif bir sonucun anlamı, kişinin belirtileri ve MR bulgularıyla uyumlu olup olmadığına göre değerlendirilir. Belirtileri tabloya uymayan bir kişide düşük duyarlılıklı bir yöntemle elde edilen pozitiflik, yöntemin sınırlılıkları açısından yeniden ele alınabilir. Negatif sonuç ise örneğin alındığı dönem, kullanılan yöntem ve kişinin aldığı tedaviler dikkate alınarak yorumlanır. Titre düzeyi hastalığın ağırlığını tek başına yansıtmaz ve atak olasılığını öngörmede sınırlı bilgi verir. Tüm bu nedenlerle sonucun belirtiler, görüntüleme ve diğer laboratuvar bulgularıyla birlikte hekim tarafından yorumlanması önemlidir.

AQP4 Antikoru Saptanması Nöromiyelitis Optika Spektrum Bozukluğu Açısından Ne İfade Eder?

Hücre bazlı yöntemle AQP4 antikorunun saptanması, uygun belirtileri olan bir kişide nöromiyelitis optika spektrum bozukluğu tanısını güçlü biçimde destekler. Bu hastalıkta antikor yalnızca bir işaretleyici değil, hastalığın gelişiminde doğrudan rol oynadığı düşünülen bir etkendir. Güncel tanı ölçütlerinde antikoru pozitif olan kişilerde, temel klinik tablolardan birinin bulunması ve diğer olası nedenlerin dışlanması tanı için yeterli görülebilmektedir. Bu temel tablolar arasında optik nörit, omurilik iltihabı, area postrema sendromu, beyin sapı tutulumu ve bazı beyin bölgelerine ait belirtiler sayılır. Antikorun saptanması, hastalığın tekrarlayan ataklarla seyretme eğiliminde olabileceğini düşündürür ve ataklardan korunmaya yönelik uzun süreli tedavinin planlanmasında yol gösterir. Pozitif sonuç, geçmişte yaşanmış ve başka nedene bağlanmış görme ya da omurilik yakınmalarının yeniden değerlendirilmesini de sağlayabilir. Bununla birlikte antikorun varlığı, hastalığın seyrinin her kişide aynı olacağı anlamına gelmez. Tanı, antikor sonucu ile belirtilerin ve görüntüleme bulgularının bir araya getirilmesiyle konur.

AQP4 Antikoru Saptanmaması Hastalığı Dışlar mı?

AQP4 antikorunun saptanmaması nöromiyelitis optika spektrum bozukluğunu tamamen dışlamaz. Bu hastalığın klinik tablosunu taşıyan kişilerin bir bölümünde antikor gösterilemez ve bu duruma seronegatif (antikor saptanmayan) hastalık denir. Negatif sonucun nedenlerinden biri kullanılan yöntemin duyarlılığının düşük olması olabilir ve bu durumda testin hücre bazlı yöntemle tekrarlanması gündeme gelir. Bağışıklığı baskılayan bir tedavi ya da plazma değişimi sonrasında alınan numunede antikor düzeyi ölçülebilir sınırın altına inmiş olabilir. Antikor saptanmayan kişilerde MOG (miyelin oligodendrosit glikoproteini) antikorunun araştırılması sıkça gündeme gelir, çünkü benzer belirtilerle seyreden ayrı bir hastalık grubu bu antikorla ilişkilidir. Antikor negatif olgularda tanı ölçütleri daha sıkı uygulanır ve görüntüleme bulgularının daha ayrıntılı değerlendirilmesi gerekir. Multipl skleroz başta olmak üzere diğer iltihaplı, enfeksiyon kaynaklı ya da damarsal nedenler bu aşamada daha dikkatle ayırt edilir. Bu nedenle negatif sonuç, değerlendirmenin sonu değil, farklı olasılıkların araştırılmasına yönelik bir adım olarak görülür.

AQP4 Antikoru Multipl Skleroz Ayrımında Nasıl Yol Gösterir?

Nöromiyelitis optika spektrum bozukluğu ile multipl skleroz, göz siniri ve omurilik tutulumu gibi ortak belirtiler gösterdiği için geçmişte sıklıkla aynı hastalığın farklı biçimleri olarak düşünülmüştür. AQP4 antikorunun tanımlanması, bu durumların farklı mekanizmalarla gelişen ayrı hastalıklar olduğunun anlaşılmasına katkı sağlamıştır. Multipl sklerozda bu antikor genellikle saptanmaz, bu nedenle antikorun varlığı tabloyu nöromiyelitis optika spektrum bozukluğu yönüne çeker. Görüntülemede omuriliğin uzun bir bölümünü etkileyen iltihap, göz sinirinin arka kısmına ve görme çaprazına uzanan tutulum ile area postrema çevresindeki değişiklikler bu hastalığı düşündürür. Multipl sklerozda ise omurilikte daha kısa alanları etkileyen odaklar ve beyinde belirli bölgelere yerleşen tipik plaklar daha sık görülür. Beyin omurilik sıvısında multipl sklerozda sık rastlanan oligoklonal bant (sıvıya özgü antikor bantları) bulgusu nöromiyelitis optika spektrum bozukluğunda daha seyrek görülür. Bu ayrım tedavi seçimi açısından önem taşır, çünkü multipl sklerozda kullanılan bazı ilaçların nöromiyelitis optika spektrum bozukluğunda uygun olmayabileceği bildirilmektedir. Bu nedenle multipl skleroz düşünülen ancak alışılmış özellikler göstermeyen kişilerde antikor sonucunun uzun süreli tedavi başlamadan önce bilinmesi yararlıdır.

AQP4 Antikoru Saptanan Kişilerde Hangi Belirtiler Eşlik Edebilir?

AQP4 antikoru saptanan kişilerde en sık görülen tablolar optik nörit ve omurilik iltihabıdır. Optik nöritte görme keskinliğinde azalma, görme alanında daralma, renkleri soluk algılama ve göz hareketiyle artan ağrı görülebilir ve bu tablo sağ ve sol gözü birlikte etkileyebilir. Omurilik iltihabında kol ve bacaklarda güçsüzlük, his kaybı, uyuşma, gövdede kuşak tarzında sıkışma hissi ve idrar ya da dışkılama kontrolünde güçlük ortaya çıkabilir. Bazı kişilerde tekrarlayan ve kasılma biçiminde gelen ağrılı kas spazmları da bildirilir. Beyin sapındaki area postrema bölgesinin etkilenmesi, başka bir nedenle açıklanamayan inatçı hıçkırık, bulantı ve kusmaya yol açabilir ve bu yakınmalar diğer belirtilerden önce ortaya çıkabilir. Beyin sapının diğer bölgelerinin etkilenmesi baş dönmesi, denge bozukluğu, yutma güçlüğü ya da göz hareketlerinde bozukluk gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Beynin uyku ve hormon düzenini kontrol eden bölümlerinin etkilendiği durumlarda aşırı uyku hali ya da vücut ısısı ve iştah düzeninde değişiklikler görülebilir. Ani görme kaybı, kol ya da bacaklarda hızla gelişen güçsüzlük veya idrar yapamama gibi yakınmalar ortaya çıktığında gecikmeden acil servise başvurulması önerilir.

AQP4 Antikoru Testi Hastalık Takibinde Nasıl Kullanılır?

AQP4 antikoru testi temel olarak tanı sürecinde kullanılır ve takipteki rolü daha sınırlıdır. Antikor düzeyinin zaman içinde değişebildiği bilinse de titre düzeyindeki dalgalanmalar ataklarla her zaman paralel seyretmez. Bu nedenle antikor pozitif bir kişide testin düzenli aralıklarla tekrarlanması, hastalık etkinliğini izlemenin temel yolu olarak kabul edilmez. Hastalığın takibi daha çok belirtilerin sorgulanması, nörolojik muayene, göz muayenesi ve gerektiğinde MR incelemesi ile yapılır. Göz izleminde görme keskinliği, renkli görme, görme alanı ve optik koherens tomografi (göz sinir tabakasının kalınlığını gösteren görüntüleme) gibi incelemelerden yararlanılabilir. Bazı durumlarda uygulanan tedavinin etkisini ya da yeni ortaya çıkan belirtilerin nedenini anlamak amacıyla antikor testi yeniden istenebilir. Başlangıçta negatif bulunan bir kişide belirtilerin sürmesi ya da yeni atak gelişmesi durumunda testin tekrarlanması da takip sürecinin parçası olabilir. Takibin sıklığı ve içeriği kişinin hastalık seyrine göre bireysel olarak belirlenir.

AQP4 Antikoru Sonucunu Etkileyen Faktörler Nelerdir?

AQP4 antikoru sonucunu etkileyen başlıca etkenlerden biri kullanılan laboratuvar yöntemidir ve hücre bazlı yöntemler, ELISA gibi yöntemlere göre antikoru daha yüksek duyarlılıkla saptar. Numunenin alındığı sıradaki tedavi durumu da sonucu değiştirebilir. Steroid yapılı ilaçlar, bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar, biyolojik ilaçlar ya da plazma değişimi antikor düzeyini düşürerek yalancı negatif sonuca yol açabilir. Bu nedenle mümkün olduğunda numunenin tedavi başlanmadan önce alınması tercih edilir. Numunenin atak dönemi dışında, uzun süreli sessiz bir dönemde alınması da bazı kişilerde antikor düzeyinin daha düşük bulunmasına neden olabilir. Numunenin uygun koşullarda saklanmaması ve laboratuvara ulaştırılmasındaki gecikmeler de sonucun güvenilirliğini etkileyebilir. Düşük duyarlılıklı yöntemlerde başka otoimmün hastalıklara bağlı antikorların varlığı nadiren yanlış pozitif sonuçlara katkıda bulunabilir. Bu etkenlerin varlığında sonuç, numunenin alındığı koşullar göz önünde tutularak yorumlanır.

AQP4 Antikoru Sonucuyla Hangi Bölüme Başvurulur ve Süreç Nasıl İlerler?

AQP4 antikoru testi çoğunlukla nöroloji bölümü tarafından, bazen de göz hastalıkları bölümünde değerlendirilen optik nörit tablolarında istenir. Antikor saptandığında ya da nöromiyelitis optika spektrum bozukluğundan şüphelenildiğinde değerlendirme nöroloji uzmanı tarafından yürütülür. Görme yakınmaları olan kişilerde göz hastalıkları uzmanları, özellikle nöro-oftalmoloji alanında deneyimli hekimler sürece dahil olabilir. Lupus ya da Sjögren sendromu gibi eşlik eden otoimmün hastalık bulguları varsa romatoloji bölümü de değerlendirmeye katılabilir. Süreç genellikle ayrıntılı öykü ve muayene, beyin ve omurilik MR incelemesi, kan testleri ve gerektiğinde beyin omurilik sıvısı incelemesi ile ilerler. Atak döneminde steroid yapılı ilaçlar ve gerekli görülen durumlarda plazma değişimi gibi uygulamalar gündeme gelebilir, ataklardan korunmak için ise bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar ya da biyolojik ilaçlar değerlendirilebilir. Tedavinin türü ve süresi kişinin durumu göz önünde tutularak planlanır ve düzenli kontrollerle izlenir. Ani görme kaybı, kol ya da bacaklarda güçsüzlük, idrar kontrolünde bozulma gibi yeni yakınmalar geliştiğinde kontrol tarihini beklemeden acil servise başvurulması önerilir.

Yayın tarihi:

Merak edilen sorular

15 başlık

Bu değerle en çok ilişkilendirilen soruların yanıtları.

1

AQP4 Antikoru Testi İçin Aç Kalmak Gerekir mi?

AQP4 antikoru testi için genellikle aç kalmak gerekmez. Antikor düzeyi yemek yemekten belirgin biçimde etkilenmediği için örnek günün herhangi bir saatinde alınabilir. Aynı kan örneğinden açlık gerektiren başka testler de çalışılacaksa bu testlere uygun hazırlık yapılması istenebilir. Kullanılan ilaçlar, özellikle bağışıklığı baskılayan tedaviler ya da yakın zamanda yapılan plazma değişimi, sonucun yorumu açısından önemli olduğundan örnek verilmeden önce bildirilmelidir. Kan alma işlemi kısa sürer ve özel bir hazırlık gerektirmez.
2

AQP4 Antikoru Sonucu Ne Kadar Sürede Çıkar?

AQP4 antikoru testi, rutin biyokimya testleri gibi hızlı sonuçlanan bir test değildir. Hücre bazlı yöntem özel donanım ve deneyim gerektirdiği için bu test her laboratuvarda çalışılmaz ve numune çoğu zaman bu konuda deneyimli bir merkeze gönderilir. Bu durum nedeniyle sonucun çıkması günler ile haftalar arasında değişen bir süre alabilir. Sonucun ne zaman hazır olacağı, numunenin verildiği laboratuvardan öğrenilebilir. Sonuç beklenirken belirtilerin kötüleşmesi durumunda değerlendirme ve tedavi süreci sonucun çıkmasını beklemeden sürdürülebilir.
3

AQP4 Antikoru Kimlerde Daha Sık Saptanır?

AQP4 antikoru ve buna bağlı nöromiyelitis optika spektrum bozukluğu kadınlarda erkeklere göre belirgin biçimde daha sık saptanır. Hastalık her yaşta görülebilmekle birlikte çoğunlukla erişkinlik döneminde, sıklıkla orta yaşlarda ortaya çıkar. Asya ve Afrika kökenli toplumlarda görülme sıklığının görece daha yüksek olduğu bildirilmektedir. Lupus ya da Sjögren sendromu gibi başka otoimmün hastalığı olan kişilerde de bu antikora daha sık rastlanabilir. Multipl skleroz dahil diğer iltihaplı sinir sistemi hastalıklarında ise antikor genellikle saptanmaz.
4

Optik Nörit Geçiren Herkeste AQP4 Antikoru Bakılır mı?

Optik nörit geçiren her kişide AQP4 antikoru rutin olarak istenmeyebilir. Yalnızca sağ ya da sol gözü etkileyen, görmenin iyi düzeldiği ve multipl sklerozla uyumlu bulgular taşıyan optik nöritlerde test her zaman gerekli görülmeyebilir. Buna karşın görme kaybının belirgin olduğu, sağ ve sol gözün birlikte etkilendiği, göz sinirinin arka bölümüne ve görme çaprazına uzanan tutulumun görüldüğü ya da iyileşmenin beklenenden yavaş olduğu durumlarda test daha çok önerilir. Tekrarlayan optik nörit atakları ya da steroid yapılı ilaçlar kesildikten sonra belirtilerin yeniden başlaması da testi gündeme getirir. Bu değerlendirmede MR bulguları ve eşlik eden başka yakınmalar birlikte göz önünde tutulur.
5

İnatçı Hıçkırık, Bulantı ve Kusma Yakınmasında AQP4 Antikoru Neden Araştırılır?

Beyin sapındaki area postrema adı verilen bölge, bulantı ve kusma refleksinin düzenlenmesinde rol oynar ve bu bölgede Akuaporin-4 proteini yoğun olarak bulunur. AQP4 antikoru bu bölgeyi etkilediğinde, sindirim sistemine ait bir neden bulunamayan inatçı hıçkırık, bulantı ve kusma ortaya çıkabilir. Bu tabloya area postrema sendromu denir ve nöromiyelitis optika spektrum bozukluğunun temel klinik görünümlerinden biri kabul edilir. Bu yakınmalar bazı kişilerde görme ya da omurilik belirtilerinden önce ortaya çıkabilir ve uzun süre sindirim sistemi sorunu olarak ele alınabilir. Mide ve bağırsak incelemelerinde açıklayıcı bir neden bulunamadığında antikor testinin yapılması, hastalığın daha erken aşamada düşünülmesine katkı sağlar.
6

Bağışıklığı Baskılayan İlaç Grupları AQP4 Antikoru Sonucunu Değiştirebilir mi?

Bağışıklığı baskılayan ilaç grupları AQP4 antikoru sonucunu değiştirebilir. Steroid yapılı ilaçlar, bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar ve biyolojik ilaçlar antikor üretimini azaltabilir, plazma değişimi ise kandaki antikoru doğrudan uzaklaştırır. Bu tedaviler sonrasında alınan numunede antikor düzeyi ölçülebilir sınırın altına inebilir ve sonuç yalancı negatif çıkabilir. Bu nedenle mümkün olduğunda kan örneğinin tedavi başlamadan önce alınması tercih edilir. Tedavi altında negatif bulunan bir sonuç klinik şüpheyle uyumsuzsa, yeniden değerlendirme hekimle birlikte planlanır.
7

Atak Dönemi Dışında Bakılan AQP4 Antikoru Sonucu Farklı Çıkabilir mi?

Atak dönemi dışında bakılan AQP4 antikoru sonucu bazı kişilerde farklı çıkabilir. Antikoru pozitif olan kişilerin çoğunda antikor sessiz dönemlerde de kanda saptanabilir durumda kalır. Bununla birlikte antikor düzeyi zaman içinde dalgalanabilir ve özellikle tedavi altındaki uzun sessiz dönemlerde düşük düzeyli antikorlar saptanamayabilir. Bu nedenle mümkünse numunenin atak sırasında ya da atak sonrasında tedavi başlanmadan önce alınması tercih edilir. Atak dışında negatif bulunan bir sonuç, klinik tablo nöromiyelitis optika spektrum bozukluğunu düşündürüyorsa uygun bir dönemde testin tekrarlanmasıyla yeniden değerlendirilebilir.
8

AQP4 Antikoru Negatif Bulunduğunda Hangi Ek Antikor Testi Gündeme Gelir?

AQP4 antikoru negatif bulunduğunda en sık gündeme gelen ek test MOG (miyelin oligodendrosit glikoproteini) antikorudur. MOG, sinir liflerini saran miyelin kılıfının dış yüzeyinde bulunan bir proteindir ve bu proteine karşı gelişen antikor, MOG antikoru ilişkili hastalık olarak adlandırılan ayrı bir tabloyla ilişkilidir. Bu hastalık da optik nörit, omurilik iltihabı ve beyin tutulumuyla seyredebildiği için nöromiyelitis optika spektrum bozukluğuna benzeyebilir. MOG antikoru da AQP4 antikorunda olduğu gibi hücre bazlı yöntemle ve çoğunlukla kan örneğinden çalışılır. Bu antikorların ayrı ayrı değerlendirilmesi, hastalığın seyri ve tedavi yaklaşımı farklı olabileceği için önem taşır.
9

AQP4 Antikoru Başka Otoimmün Hastalıklarla Birlikte Görülebilir mi?

AQP4 antikoru başka otoimmün hastalıklarla birlikte görülebilir. Sistemik lupus eritematozus (lupus) ve Sjögren sendromu (ağız ve göz kuruluğuyla seyreden bağışıklık hastalığı), bu antikora en sık eşlik eden hastalıklar arasındadır. Bunların yanı sıra miyastenia gravis ve otoimmün tiroid hastalıkları gibi durumlarla birliktelik de bildirilmiştir. Lupus ya da Sjögren sendromu olan bir kişide optik nörit ya da omurilik iltihabı geliştiğinde, bu tablonun yalnızca romatolojik hastalığa bağlı olmayabileceği ve AQP4 antikorunun araştırılması gerekebileceği düşünülür. Bu nedenle antikoru pozitif olan kişilerde eşlik eden başka otoimmün hastalık bulgularının da değerlendirilmesi yararlı olabilir.
10

Çocuklarda AQP4 Antikoru Testi Nasıl Değerlendirilir?

Nöromiyelitis optika spektrum bozukluğu çocuklarda erişkinlere göre daha seyrek görülse de bu yaş grubunda da ortaya çıkabilir. Çocuklarda test, optik nörit, omurilik iltihabı, açıklanamayan inatçı kusma ya da beyin tutulumunu düşündüren belirtiler geliştiğinde istenir. Sonuç erişkinlerde olduğu gibi pozitif ya da negatif olarak bildirilir ve hücre bazlı yöntemle çalışılması tercih edilir. Çocuklarda benzer belirtilerle seyreden tablolarda MOG antikoru daha sık saptandığından, AQP4 antikoru negatif bulunduğunda MOG antikoru da sıklıkla birlikte değerlendirilir. Değerlendirme çocuk nörolojisi bölümünde, belirtiler ve görüntüleme bulgularıyla birlikte yapılır.
11

Gebelik AQP4 Antikoru Sonucunu Etkiler mi?

Gebeliğin AQP4 antikorunun saptanıp saptanmamasını belirgin biçimde değiştirdiği bilinmemektedir, bu nedenle test gebelikte de çalışılabilir. Kan örneği alınması gebelik açısından ek bir risk oluşturmaz. Gebelik sürecinde bağışıklık sistemindeki doğal değişiklikler nedeniyle hastalık etkinliği farklı dönemlerde değişkenlik gösterebilir ve doğum sonrası dönemde atak olasılığının artabileceği bildirilmektedir. Bu nedenle antikoru pozitif olan ve gebelik planlayan kişilerde sürecin önceden planlanması ve tedavinin gebeliğe uygunluğunun gözden geçirilmesi önem taşır. Gebelikte ortaya çıkan görme ya da güçsüzlük yakınmalarında antikor testi diğer incelemelerle birlikte değerlendirilir.
12

AQP4 Antikoru Testi Tek Başına Tanı Koydurur mu?

AQP4 antikoru testi tek başına tanı koydurmaz, ancak tanı sürecinde belirleyici bir laboratuvar bulgusudur. Tanı için antikor sonucunun yanında optik nörit, omurilik iltihabı ya da area postrema sendromu gibi uygun bir klinik tablonun bulunması gerekir. Görüntüleme bulguları, beyin omurilik sıvısı incelemesi ve diğer olası nedenlerin dışlanması da değerlendirmenin parçasıdır. Düşük duyarlılıklı yöntemlerle elde edilen ve belirtilerle uyuşmayan pozitif sonuçlar yanıltıcı olabileceğinden, sonucun klinik tabloyla uyumu dikkate alınır. Negatif sonuç da hastalığı tamamen dışlamadığı için değerlendirme bütüncül biçimde yapılır.
13

AQP4 Antikoru Testinin Yeniden Çalışılması Hangi Durumlarda İstenir?

AQP4 antikoru testinin yeniden çalışılması farklı durumlarda gündeme gelebilir. Önceki test ELISA gibi duyarlılığı daha düşük bir yöntemle yapılmış ve negatif ya da belirsiz bulunmuşsa, hücre bazlı yöntemle tekrarlanması önerilir. Numune bağışıklığı baskılayan tedavi ya da plazma değişimi sonrasında alınmış ve negatif sonuç vermişse, uygun bir dönemde tekrar bakılması düşünülebilir. Başlangıçta negatif bulunan bir kişide yeni atakların ortaya çıkması ya da klinik tablonun nöromiyelitis optika spektrum bozukluğunu daha güçlü biçimde düşündürmesi de testin yinelenmesine neden olabilir. Belirtilerle uyumsuz bir pozitif sonuç elde edildiğinde ise farklı bir laboratuvarda ya da farklı bir yöntemle doğrulama yapılması yararlı olabilir.
14

AQP4 Antikoru Saptanan Kişilerde Göz ve Omurilik Bulguları Nasıl İzlenir?

AQP4 antikoru saptanan kişilerde göz bulguları düzenli göz muayeneleriyle izlenir. Bu muayenelerde görme keskinliği, renkli görme, görme alanı ve göz dibi değerlendirilir, optik koherens tomografi ile de göz sinir tabakasındaki değişiklikler izlenebilir. Omurilik bulguları ise nörolojik muayenede kas gücü, his, refleksler, yürüme ve idrar ile dışkı kontrolünün değerlendirilmesiyle takip edilir. Yeni belirtiler ortaya çıktığında ya da tedavi yanıtını değerlendirmek gerektiğinde beyin, göz siniri ve omurilik MR incelemesi yapılabilir. Kişinin görme ve güçsüzlük yakınmalarındaki değişiklikleri not etmesi ve kontrollerde paylaşması izlem sürecini kolaylaştırır.
15

Aile Bireylerinde AQP4 Antikoru Taraması Gerekir mi?

AQP4 antikoru ile ilişkili hastalık genellikle ailesel geçiş göstermez ve olguların büyük çoğunluğu ailede başka etkilenen kişi olmadan ortaya çıkar. Aile içinde birden fazla kişide görülme nadiren bildirilmiş olsa da bu durum, belirtisi olmayan aile bireylerinde rutin antikor taraması yapılmasını gerektirecek düzeyde değildir. Belirtisi olmayan kişilerde test yapılması, yorumlanması güç sonuçlara ve gereksiz kaygıya yol açabilir. Aile bireylerinde görme kaybı, kol ya da bacaklarda güçsüzlük, uyuşma veya açıklanamayan inatçı hıçkırık ve kusma gibi yakınmalar ortaya çıkarsa değerlendirme nöroloji bölümünde yapılabilir. Bu durumda antikor testi belirtilere göre planlanır.

Önemli Bilgilendirme ve Yasal Uyarı

Bu sayfada yer alan içerikler yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve hiçbir şekilde tıbbi tanı, teşhis, tedavi ya da kişiye özel sağlık danışmanlığı niteliği taşımaz.

Sitemizdeki tıbbi metinler, Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik kapsamında toplumun sağlık okuryazarlığını artırmak amacıyla tarafsız, nesnel ve kanıta dayalı olarak hazırlanmıştır. Anılan mevzuat uyarınca “bilgilendirme içeriklerinde kurum logosunun yer alması tek başına reklam veya talep yaratma faaliyeti teşkil etmez” ilkesi esas alınmaktadır.

  • Buradaki bilgiler bir hekimin muayenesinin, değerlendirmesinin veya tıbbi görüşünün yerini tutmaz.
  • Tahlil sonuçları; yaş, cinsiyet, kullanılan ilaçlar, mevcut hastalıklar ve laboratuvara göre değişkenlik gösterir. Referans aralıkları her laboratuvarda farklı olabilir.
  • Tahlil sonuçlarınız mutlaka sizi muayene eden bir hekim tarafından, klinik durumunuzla birlikte yorumlanmalıdır.
  • Bu içeriklere dayanarak ilaç kullanmayınız, tedavinizi değiştirmeyiniz veya erteleme yapmayınız.
  • Acil bir sağlık durumunda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayınız veya en yakın sağlık kuruluşuna başvurunuz.

Koru Sağlık Grubu, bu içeriklerin kişisel yorumlanmasından doğabilecek sonuçlardan sorumlu tutulamaz. İçerikler T.C. Sağlık Bakanlığı mevzuatı gereği bilgilendirme amacıyla sunulmakta olup reklam veya yönlendirme amacı taşımaz.