Supraventriküler Taşikardi (SVT), kalbin üst odacıklarından kaynaklanan ve kalp atış hızının normalden çok daha hızlı olmasına neden olan bir ritim bozukluğu durumudur. Kalbin elektriksel sistemindeki bir kısa devre veya sinyal karışıklığı nedeniyle, kalp dinlenme halindeyken bile dakikada 150 ila 250 kez atabilir. Bu durum genellikle aniden başlar ve yine aniden sona erer, ancak bazı kişilerde uzun süreli çarpıntı ataklarına yol açabilir.
Kimlerde Görülür?
Supraventriküler Taşikardi hemen hemen her yaş grubunda ortaya çıkabilir. Çocuklarda ve gençlerde, kalbin elektriksel iletim yollarındaki doğuştan gelen fazlalıklar nedeniyle daha sık rastlanır. Yetişkinlerde ise genellikle yaşla birlikte artan kalp rahatsızlıkları veya dış etkenler tetikleyici rol oynar. Özellikle çok fazla kafein tüketenler, yoğun stres altındaki kişiler, sigara ve alkol kullananlar bu ritim bozukluğuna daha yatkındır. Bazı tiroid bezi hastalıkları, yüksek tansiyon (hipertansiyon) ve daha önce geçirilmiş kalp ameliyatları veya kalp kapağı sorunları, bu durumu tetikleyebilecek diğer önemli faktörlerdir. Kadınlarda erkeklere oranla biraz daha sık görüldüğü bilinmektedir. Ayrıca, bazı ilaçların yan etkileri veya vücuttaki elektrolit dengesizlikleri, sağlıklı bir kalpte bile aniden SVT ataklarının başlamasına neden olabilir.
Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?
Bu ritim bozukluğunu yaşayan kişiler genellikle kalplerinin göğüs kafeslerine çarptığını, sanki yerinden çıkacakmış gibi hızlı ve düzensiz vurduğunu hissederler. En sık görülen belirti, aniden başlayan ve nabzın çok yükseldiği çarpıntıdır. Bununla birlikte kişilerde baş dönmesi, hafif sersemlik hissi ve göz kararması görülebilir. Kalp çok hızlı attığında kan vücuda yeterince pompalanamadığı için nefes darlığı ve göğüs bölgesinde bir baskı veya huzursuzluk hissi oluşabilir. Bazı kişilerde bu duruma halsizlik, yorgunluk ve terleme eşlik eder. Çok nadir durumlarda, özellikle yaşlı veya kalp damar hastalığı olan kişilerde, bu hızlı ritim nedeniyle bayılma (senkop) durumu yaşanabilir. Belirtiler genellikle birkaç saniye ile birkaç saat arasında sürebilir, ancak bazen kendiliğinden geçmeyip tıbbi müdahale gerektirebilir.
Tanı Nasıl Konulur?
Tanı koymanın en temel yolu, çarpıntı anında çekilen bir elektrokardiyogramdır (EKG). EKG, kalbin elektriksel aktivitesini kağıda döken ve ritim bozukluğunun türünü gösteren en önemli araçtır. Ancak çarpıntı anlık olduğu için hastaneye ulaşıldığında ritim normale dönmüş olabilir. Bu durumda doktorlar, kalp ritmini 24 saat veya daha uzun süre takip eden Holter cihazı kullanabilirler. Bu cihaz, kişinin günlük aktiviteleri sırasında kalbinin nasıl çalıştığını kaydeder. Eğer ataklar çok nadir oluyorsa, kişinin göğsüne yapıştırılan veya yanında taşıdığı olay kaydedici cihazlar tercih edilebilir. Bazen kalbin yapısını ve kapakçıkların durumunu incelemek için ekokardiyografi (kalp ultrasonu) yapılır. Kan tahlilleri ile tiroid değerleri ve vücuttaki elektrolit düzeyleri incelenerek, ritim bozukluğuna neden olabilecek diğer hastalıklar dışlanır.
Komplikasyonlar Nelerdir?
Supraventriküler Taşikardi genellikle hayati tehlike oluşturmasa da, uzun süre devam eden ataklar kalbi yorabilir. Kalp çok uzun süre çok hızlı çalışırsa, kan pompalama yeteneği azalabilir ve bu durum kalp yetmezliği belirtilerine yol açabilir. En ciddi komplikasyonlardan biri, kan akışının yavaşlaması ve buna bağlı olarak gelişebilecek bayılmalardır; bu durum düşmelere ve yaralanmalara neden olabilir. Eğer ritim bozukluğu kronikleşirse, kalbin içindeki kan akışı düzensizleşebilir ve bu da kan pıhtısı oluşma riskini hafif düzeyde artırabilir. Ancak çoğu SVT vakası doğru yönetildiğinde bu tür ciddi sorunlara yol açmadan kontrol altına alınabilir.
Nasıl Bulaşır, Nereden Bulaşır?
Supraventriküler Taşikardi kesinlikle bulaşıcı bir hastalık değildir. Mikroplar, virüsler veya bakteriler yoluyla insandan insana geçmez. Bu bir enfeksiyon hastalığı olmadığı için aynı ortamda bulunmak, tokalaşmak veya yemek paylaşmak gibi yollarla bulaşma ihtimali yoktur. Bu durum tamamen kalbin kendi elektriksel iletim sistemindeki bir çalışma bozukluğudur. Genetik yatkınlık, yaşlanma süreci, yaşam tarzı faktörleri veya diğer kronik hastalıkların bir sonucu olarak ortaya çıkar. Dolayısıyla, çevrenizdeki insanlara bu ritim bozukluğunu bulaştırmanız mümkün değildir.
Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?
Çarpıntı hissi çok rahatsız edici hale geldiyse ve kendi kendine geçmiyorsa mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Özellikle çarpıntıya şiddetli nefes darlığı, göğüs ağrısı, konuşmada bozulma, vücudun bir tarafında uyuşma veya bayılma gibi belirtiler eşlik ediyorsa bu durum acil müdahale gerektirir. Eğer sık sık çarpıntı atağı yaşıyorsanız, günlük hayatınızın kalitesi düşüyorsa veya bu ataklar nedeniyle günlük işlerinizi yapmakta zorlanıyorsanız, bir kardiyoloji uzmanı ile görüşmelisiniz. Özellikle altta yatan başka bir kalp rahatsızlığınız varsa, çarpıntıları asla ihmal etmemeli ve doktorunuzun önerdiği takip programına uymalısınız.
Son Değerlendirme
Supraventriküler Taşikardi, doğru tanı ve uygun tedavi yöntemleri ile yönetilebilir bir ritim bozukluğudur. Koru Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon bölümü olarak, bu tür ritim bozukluklarının hastanın genel sağlık durumu üzerindeki etkilerini yakından takip etmekteyiz. Çoğu vakada yaşam tarzı değişiklikleri, tetikleyici faktörlerden kaçınma ve doktor kontrolünde kullanılan ilaçlar yeterli olmaktadır. Daha dirençli durumlarda ise kalbin elektriksel yollarını düzenleyen girişimsel işlemler başarılı sonuçlar verebilmektedir. Önemli olan, vücudunuzun verdiği sinyalleri ciddiye almak ve düzenli kontrollerinizi aksatmamaktır. Sağlıklı bir yaşam için kalbinizin ritmine kulak verin ve şüpheli durumlarda uzman görüşü almaktan çekinmeyin.
Bilgilendirme: Bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; doktor muayenesi, tanı veya tedavinin yerini tutmaz. Sağlığınızla ilgili kararlar için bir uzman hekime danışın.













