Kalp ve Damar Cerrahisi

Superior Mezenterik Arter Embolisi

Superior mezenterik arter embolisinde zaman kaybetmeden doğru tanı koyuyor, trombektomi ve embolektomi işlemlerini deneyimli cerrahlarımızla başarıyla uyguluyoruz.

Superior mezenterik arter embolisi, ince bağırsakları ve kalın bağırsağın bir bölümünü besleyen ana damarın bir pıhtı tarafından aniden tıkanması sonucu ortaya çıkan, acil müdahale gerektiren ciddi bir tablodur. Bağırsaklara giden kan akımı kısa süre içinde durduğunda dokular oksijensiz kalır ve hızla hasar görmeye başlar. Bu nedenle hastalık, karın bölgesindeki damarsal acillerin başında gelir ve zamanla yarış gerektiren bir süreç olarak öne çıkar.

Hastalığın en dikkat çekici özelliği, başlangıçtaki şikayetlerin muayene bulgularıyla orantısız biçimde şiddetli olmasıdır. Karın ağrısı çoğu zaman ani başlar, dakikalar içinde dayanılmaz hale gelir ve hasta huzursuz bir görünüm sergiler. Erken dönemde tanı konulması, bağırsak dokusunun kurtarılması açısından belirleyici unsurdur. Aksi halde geri dönüşü olmayan doku kayıpları, ağır enfeksiyonlar ve yaşamı tehdit eden komplikasyonlar gelişebilir.

Kimlerde Görülür?

Superior mezenterik arter embolisi, daha çok ileri yaştaki bireylerde karşımıza çıkan bir tablodur. Altmış yaş üstü hastalarda görülme sıklığı belirgin biçimde artar. Bunun nedeni, ilerleyen yaşla birlikte kalp ve damar sistemini etkileyen pek çok kronik hastalığın bir arada bulunmasıdır. Genç bireylerde de görülebilir ancak bu durum çoğunlukla altta yatan özel bir hastalığın varlığına işaret eder.

Atriyal fibrilasyon adı verilen düzensiz kalp ritmi bozukluğu olan kişiler, bu hastalık için en yüksek risk grubunu oluşturur. Kalp kapaklarında daha önceden geçirilmiş romatizmal hastalığa bağlı yapısal değişiklikleri bulunanlar, kalp yetmezliği tablosu olanlar ve geçmişte kalp krizi geçirmiş bireyler de risk altındadır. Yapay kalp kapağı taşıyan ve kan sulandırıcı ilaç kullanımı düzensiz olan hastalarda da pıhtı oluşumu kolaylaşır.

Damar sertliği yani ateroskleroz, şeker hastalığı, yüksek tansiyon ve yüksek kolesterol değerleri olan kişilerde damar iç yüzeyinde meydana gelen değişiklikler pıhtı yapışması için zemin hazırlar. Sigara kullanımı bu süreci hızlandıran önemli bir faktördür. Uzun süre hareketsiz kalan, büyük ameliyat geçirmiş veya pıhtılaşma eğilimi yüksek olan hastalar da risk grubuna dahildir. Tüm bu faktörlerin birleştiği bireylerde tabloyla karşılaşma olasılığı katlanarak artar.

Kadın ve erkek arasında belirgin bir fark gözlenmese de, kalp ritim bozukluğu erkeklerde biraz daha sık görüldüğünden bu yaş grubunda erkek hastalarda oran hafifçe yüksek olabilir. Ailesinde damar tıkanıklığı, kalp krizi veya inme öyküsü olan bireylerin de dikkatli olması gerekir. Bu kişilerin düzenli kontrollerle takip edilmesi, olası bir damarsal olayın erken fark edilmesine yardımcı olur.

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

Hastalığın en belirgin habercisi, aniden başlayan ve hızla şiddetlenen karın ağrısıdır. Bu ağrı genellikle göbek çevresinde hissedilir, zaman zaman tüm karına yayılır ve hasta tarafından daha önce yaşanmış hiçbir ağrıya benzemediği şekilde tanımlanır. Pozisyon değiştirmek, dinlenmek veya basit ağrı kesici almak fayda sağlamaz. Ağrının yoğunluğu ile muayene sırasında karında bulunan hassasiyetin orantısız olması, deneyimli hekimler için önemli bir ipucu oluşturur.

Ağrıyla birlikte bulantı, kusma ve ishal tabloya eşlik edebilir. Bazı hastalarda dışkıda kan görülmesi söz konusu olur, ancak bu bulgu çoğunlukla daha geç dönemde ortaya çıkar. İlk saatlerde bağırsak sesleri artmış olabilir; ilerleyen saatlerde ise bağırsak hareketleri tamamen durur ve karın şişkin bir görünüm alır. Hastanın huzursuzluğu, terlemesi ve solgun bir görünüm sergilemesi sık karşılaşılan bulgulardır.

Tablo ilerledikçe genel durumda hızlı bir bozulma yaşanır. Tansiyon düşmeye başlar, kalp atışları hızlanır ve ateş yükselebilir. Hastanın bilinç düzeyinde dalgalanmalar, halsizlik ve aşırı yorgunluk hissi görülebilir. Bağırsak duvarındaki dokuların hasar görmesiyle birlikte karın muayenesinde sertlik, dokunmakla artan şiddetli ağrı ve karın kaslarında istemsiz kasılma ortaya çıkar. Bu evreye ulaşıldığında dakikalar bile önemli hale gelir.

Bazı hastalarda belirtiler atipik seyredebilir. Özellikle yaşlı bireylerde, demanslı hastalarda veya genel durumu zaten bozuk olanlarda klasik şikayetler belirgin olmayabilir. Bu kişilerde sebebi açıklanamayan genel durum bozukluğu, iştahsızlık, ani halsizlik veya bilinç değişiklikleri tek bulgu olabilir. Dolayısıyla risk grubundaki bireylerde alışılmadık şikayetlerin ihmal edilmemesi gerekir.

Nedenleri Nelerdir?

Bu hastalığın temelinde, kalp veya büyük damarlardan kopan bir pıhtının kan akımıyla taşınarak superior mezenterik arteri tıkaması yer alır. Pıhtının kaynağı çoğunlukla kalp boşluklarıdır. Atriyal fibrilasyon sırasında kalbin kulakçık adı verilen bölümünde kan birikir ve burada pıhtı oluşma eğilimi artar. Düzensiz ritim nedeniyle bu pıhtının bir parçası kopup dolaşıma karışabilir ve karın damarlarına ulaşabilir.

Kalp kapak hastalıkları da önemli bir kaynak oluşturur. Romatizmal kapak hastalığı, kapak darlıkları, yapay kalp kapakları ve kapak iltihapları pıhtı oluşumuna zemin hazırlar. Kalp krizi sonrasında kalp kasının zayıflayan bölgelerinde kanın hareketi yavaşlar ve burada pıhtı oluşabilir. Kalp yetmezliği olan hastalarda da kan akımının yavaşlaması benzer bir riski beraberinde getirir.

Damar sertliği zemininde gelişen tıkanıklıklar farklı bir mekanizmayla ortaya çıkar. Damar iç yüzeyinde biriken yağ plakları zamanla çatlayabilir ve üzerinde yerel olarak pıhtı oluşumu başlar. Bu durum daha çok yaşlı, sigara kullanan, yüksek tansiyonu ve şeker hastalığı bulunan bireylerde gelişir. Aort damarındaki anevrizma yani balonlaşmalardan veya damar duvarındaki ülserli bölgelerden kopan parçacıklar da benzer şekilde tıkanıklığa yol açabilir.

Bunların yanında doğuştan veya sonradan kazanılmış pıhtılaşma bozuklukları, kanser hastalıkları, uzun süreli hareketsizlik, büyük cerrahi girişimler ve bazı hormon tedavileri de pıhtı oluşumunu kolaylaştırır. Nadir görülen durumlar arasında damar duvarının iltihaplandığı vaskülit hastalıkları, kokain gibi damar büzücü maddelerin kullanımı ve travma sonrası gelişen damar yırtılmaları sayılabilir. Tüm bu nedenler arasında en sık karşılaşılan grup, kalp kaynaklı pıhtı atımıdır.

  • Atriyal fibrilasyon başta olmak üzere kalp ritim bozuklukları
  • Kalp kapak hastalıkları ve yapay kapak varlığı
  • Geçirilmiş kalp krizi ve kalp yetmezliği
  • Yaygın damar sertliği ve aort anevrizması
  • Pıhtılaşma eğilimini artıran genetik ya da edinsel bozukluklar

Tanı Nasıl Konulur?

Tanı sürecinin ilk adımı, hastanın şikayetlerinin ayrıntılı şekilde dinlenmesi ve risk faktörlerinin sorgulanmasıdır. Ani başlayan, çok şiddetli ve muayene bulgularıyla uyumsuz karın ağrısı hekimde bu hastalıktan şüphelenmeyi sağlar. Özellikle ileri yaştaki hastalarda kalp ritim bozukluğu öyküsü varsa şüphe daha da kuvvetlenir. Fizik muayenede karın hassasiyeti değerlendirilir, bağırsak sesleri dinlenir ve genel durum yakından takip edilir.

Laboratuvar incelemeleri yardımcı bilgiler sunar. Beyaz küre yüksekliği, laktat seviyesinin artışı, böbrek ve karaciğer enzimlerindeki değişiklikler iskemik bir tabloyu destekleyebilir. Ancak bu değerlerin normal olması hastalığı tamamen dışlamaz. Bu nedenle laboratuvar sonuçları görüntüleme yöntemleriyle birlikte yorumlanır. Elektrokardiyografi ile kalp ritmi değerlendirilir; çünkü altta yatan bir ritim bozukluğunun saptanması, hem tanıyı destekler hem de tedaviyi yönlendirir.

Görüntüleme yöntemlerinin başında bilgisayarlı tomografi anjiyografi gelir. Bu yöntem, damarın hangi bölgeden ne kadar tıkandığını ayrıntılı şekilde gösterir ve kesin tanı sağlar. Kısa sürede uygulanabilmesi, bağırsak dokusundaki ek bulguları da ortaya koyabilmesi nedeniyle ilk tercih edilen yöntemdir. Klasik karın ultrasonografisi bağırsak gazı nedeniyle değerlendirme sınırlı olsa da yardımcı bilgiler sunabilir. Damar yapısının ayrıntılı incelenmesi gereken seçilmiş hastalarda dijital subtraksiyon anjiyografi adı verilen yöntem hem tanı hem girişim için kullanılabilir.

Tanı koyma sürecinde benzer şikayetlere yol açan diğer hastalıklar da göz önünde bulundurulur. Akut pankreatit, mide veya bağırsak delinmesi, safra yolları hastalıkları, böbrek taşı atağı ve kalp krizinin atipik tabloları ayırıcı tanıda yer alır. Bu nedenle değerlendirme bütüncül bir yaklaşımla yapılır ve hekim tüm bulguları birlikte yorumlayarak karar verir. Tanının zamanında konulması, sonraki adımların başarısı için belirleyicidir.

Komplikasyonlar Nelerdir?

Kan akımının kesilmesiyle birlikte ince bağırsak dokusu kısa süre içinde zarar görmeye başlar. Erken dönemde müdahale yapılmazsa bağırsak duvarındaki hücreler kalıcı hasara uğrar ve ölür. Bu duruma bağırsak nekrozu adı verilir. Nekroz gelişen bölgelerde bağırsak duvarının bütünlüğü bozulabilir ve delinme meydana gelebilir. Bağırsak içeriğinin karın boşluğuna yayılması, peritonit denilen ağır bir karın içi iltihaba neden olur.

Peritonit tablosu, vücutta yaygın bir iltihabi tepkinin başlamasına yol açar. Bu süreçte hastanın tansiyonu hızla düşer, kalp atışları artar, böbrek ve karaciğer gibi organların işlevleri bozulur. Sepsis adı verilen ve tüm vücudu etkileyen bu tablo, yoğun bakım ihtiyacını ve yaşam riskini belirgin biçimde artırır. Solunum yetmezliği, kalp ritim bozuklukları ve çoklu organ yetmezliği bu süreçte gelişebilen ciddi sorunlardır.

Geç tanı konulan hastalarda geniş bağırsak segmentlerinin çıkarılması gerekebilir. Uzun bağırsak bölümlerinin alınması kısa bağırsak sendromu olarak bilinen tabloya yol açabilir. Bu durumda hasta yeterli besin emilimi yapamaz; uzun süreli özel beslenme desteğine ve damar yolundan beslenmeye ihtiyaç duyabilir. Yaşam kalitesinde belirgin değişiklikler ortaya çıkar ve kilo kaybı, vitamin eksiklikleri, ishal gibi sorunlarla mücadele etmek gerekebilir.

Tedavi sonrasında da bazı sorunlar gelişebilir. Tekrarlayan damar tıkanıklıkları, ameliyat bölgesinde yapışıklıklar, bağırsak darlıkları ve uzun dönemde ortaya çıkan beslenme bozuklukları takip gerektirir. Altta yatan ritim bozukluğu veya damar hastalığı kontrol altına alınmadığında benzer bir olayın yinelenmesi söz konusu olabilir. Bu nedenle hastalık atlatıldıktan sonra kalp ve damar sağlığının düzenli olarak takip edilmesi büyük önem taşır.

  • Bağırsak duvarında nekroz ve delinme gelişmesi
  • Yaygın karın içi iltihap olan peritonit tablosu
  • Sepsis ve çoklu organ yetmezliği riski
  • Geniş bağırsak rezeksiyonu sonrası kısa bağırsak sendromu
  • Tekrarlayan damar tıkanıklıkları ve uzun dönem beslenme sorunları

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Aniden başlayan, dakikalar içinde dayanılmaz hale gelen ve geçmek bilmeyen bir karın ağrınız varsa hiç zaman kaybetmeden en yakın acil servise başvurmalısınız. Özellikle ağrının şiddetiyle muayene bulgularınızın uyumsuz olduğunu hissediyorsanız, yani göründüğünüzden çok daha kötü bir ağrı yaşıyorsanız bu durum ciddiye alınmalıdır. Bulantı, kusma, dışkıda kan ve karında giderek artan şişlik gibi belirtiler eşlik ediyorsa beklemeden değerlendirme almanız gerekir.

Kalp ritim bozukluğunuz, kalp kapak hastalığınız veya geçirilmiş kalp kriziniz varsa şiddetli bir karın ağrısı şikayetinde bu hastalık akla gelmelidir. Kan sulandırıcı ilaç kullanıyor ve dozunuzu kaçırdığınızı düşünüyorsanız, ya da yakın zamanda büyük bir cerrahi girişim geçirdiyseniz risk daha yüksek olabilir. Bu gibi durumlarda hafif görünen şikayetleriniz bile dikkate alınmalı ve hekiminize bilgi vermelisiniz.

Yaşlı bireylerde belirtiler her zaman tipik olmayabilir. Sebebi açıklanamayan ani halsizlik, bilinç değişiklikleri, iştahsızlık veya genel durumda hızlı bozulma gözlemlendiğinde yakınlarının bu duruma duyarlı olması gerekir. Risk grubundaki bireylerin düzenli kalp ve damar kontrolleri yaptırması, altta yatan hastalıkların erken aşamada yönetilmesini sağlar. Hekim önerilerinin titizlikle uygulanması, tekrarlayan damarsal olayların önlenmesinde belirleyici unsurdur.

Son Değerlendirme

Superior mezenterik arter embolisi, hızlı tanı ve müdahale gerektiren ciddi bir damarsal acil durumdur. Hastalığın seyri büyük ölçüde belirtilerin ne kadar erken fark edildiğine, tanının ne hızla konulduğuna ve uygun yaklaşımın ne kadar zamanında uygulandığına bağlıdır. Risk grubundaki bireylerin altta yatan hastalıklarını düzenli takip ettirmesi, kalp ritim bozukluklarının kontrol altında tutulması ve hekim önerilerine uyulması, hem ilk atağın önlenmesinde hem de tekrarın engellenmesinde temel rol oynar.

Koru Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi bölümünde uzman hekimlerimiz, superior mezenterik arter embolisi gibi tabloların yönetiminde ileri görüntüleme yöntemlerini, güncel yaklaşımları ve bütüncül bir bakış açısını birlikte kullanır. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa deneyimli ekibimizden değerlendirme alarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Uzman Hekimlerimizle Tanışın

Sağlığınız için hemen randevu alın veya bizi arayın.

Sıkça Sorulan Sorular

Superior mezenterik arter embolisi ne demek, basitçe anlatır mısın?
Bu durum, bağırsakları besleyen ana damarın pıhtı yüzünden tıkanmasıdır. Pıhtı genellikle kalpten veya başka bir damardan kopup gelir ve bağırsaklara giden kan akışını aniden durdurur.
Bende superior mezenterik arter embolisi var mı, nasıl anlarım?
Genellikle yemekten sonra başlayan, bir türlü geçmeyen çok şiddetli karın ağrısıyla kendini gösterir. Ağrı o kadar güçlüdür ki, karnınızın üzerine bastırdığınızda bile rahatlama hissetmezsiniz.
Bu hastalık ölümcül mü, çok mu korkmalıyım?
Evet, oldukça ciddi ve acil bir durumdur. Bağırsaklara kan gitmediği için müdahale edilmezse bağırsak dokusunda kalıcı hasar oluşabilir, bu yüzden vakit kaybetmeden hastaneye gitmek hayati önem taşır.
Karın ağrım var, bunun bağırsak damar tıkanıklığı olduğunu nasıl ayırt ederim?
Sıradan mide ağrılarından farklı olarak, bu ağrı genellikle çok ani ve dayanılmaz düzeydedir. Ayrıca ağrıya bulantı, kusma ve bazen ishal gibi belirtiler de eşlik edebilir.
Hangi durumda hemen acile gitmeliyim?
Karnınızda açıklayamadığınız, çok şiddetli ve giderek artan bir ağrı hissediyorsanız beklemeden acile gitmelisiniz. Özellikle kalp ritmi bozukluğu gibi kronik bir rahatsızlığınız varsa bu durum daha da önemli hale gelir.
Superior mezenterik arter embolisi neden olur, durup dururken mi çıkar?
Genellikle kalp ritim bozuklukları (atriyal fibrilasyon) veya kalp kapakçığı sorunları nedeniyle oluşur. Kalpte oluşan pıhtı kopup bağırsak damarına yerleşerek tıkanıklığa yol açar.
Bu hastalık bulaşıcı mı, ailemden birine geçer mi?
Hayır, bu hastalık bulaşıcı değildir. Bir enfeksiyon veya mikrop kaynaklı olmadığı için kişiden kişiye geçmez.
Kalıtsal mı, çocuklarıma geçer mi?
Doğrudan kalıtsal bir hastalık değildir. Ancak pıhtılaşmaya yatkınlık veya kalp hastalıkları gibi aileden gelen bazı risk faktörleri dolaylı yoldan etkili olabilir.
Bu hastalık geçer mi, tedavisi var mı?
Evet, tedavisi vardır ancak hızlı olunması gerekir. Pıhtının temizlenmesi veya damarın açılması için cerrahi müdahale ya da anjiyo gibi yöntemler uygulanır.
Tedavi olduktan sonra normal hayatıma dönebilir miyim?
Erken müdahale edildiğinde çoğu kişi normal hayatına dönebilir. Ancak bağırsaklarda ciddi bir hasar oluştuysa, iyileşme süreci daha uzun sürebilir ve beslenme düzeninde değişiklikler gerekebilir.
Evde uygulayabileceğim doğal bir yöntem var mı?
Maalesef bu durum evde bitkisel veya doğal yöntemlerle geçmez. Bağırsak dokusu oksijensiz kaldığı için vakit kaybetmeden tıbbi müdahale şarttır.
Yaşlılarda bu hastalık daha mı sık görülür?
Evet, damar sertliği ve kalp rahatsızlıkları yaşla birlikte arttığı için bu hastalık genellikle ileri yaştaki kişilerde daha sık karşımıza çıkar.
Gençlerde de bu hastalık olur mu?
Daha nadir olsa da gençlerde de görülebilir. Özellikle pıhtılaşma bozuklukları veya genç yaşta kalp kapakçığı sorunları olan kişilerde risk faktörü olabilir.
Stres bu hastalığı tetikler mi?
Stres kalp sağlığını dolaylı yoldan olumsuz etkileyebilir ancak bu hastalığın doğrudan sebebi stres değildir. Temel neden genellikle damar içindeki pıhtılaşma sorunlarıdır.
Bu hastalık sonrası ne yememeli, beslenmem nasıl olmalı?
Doktorunuz iyileşme sürecinde sindirimi kolay, hafif gıdalar önerecektir. Bağırsakların kendini toparlaması için bir süre katı ve ağır yemeklerden kaçınmak gerekebilir.
Sigara içmek bu hastalığı etkiler mi?
Evet, sigara damar sağlığını ciddi şekilde bozduğu ve pıhtılaşma riskini artırdığı için bu hastalığın en önemli düşmanlarından biridir.
Vitamin veya mineral eksikliği bu hastalığa yol açar mı?
Vitamin eksikliği doğrudan damar tıkanıklığı yapmaz. Ancak genel kalp ve damar sağlığını korumak için dengeli beslenmek her zaman önemlidir.
Spor yaparken dikkat etmem gereken bir şey var mı?
Eğer kalp ritim bozukluğunuz veya damar sağlığınızla ilgili bir geçmişiniz varsa, spor yapmadan önce mutlaka doktorunuza danışmalısınız.
Hamilelikte bu hastalık görülür mü?
Hamilelikte kanın pıhtılaşma eğilimi arttığı için risk bir miktar yükselebilir. Ancak bu durum oldukça nadir karşılaşılan bir durumdur.
Bu hastalığın tekrarlama ihtimali var mı?
Eğer altta yatan kalp veya damar sorunu tedavi edilmezse, tekrarlama riski olabilir. Bu yüzden doktorun verdiği kan sulandırıcı gibi ilaçları düzenli kullanmak gerekir.
WhatsApp Online Randevu