Odyoloji

Sensörinöral İşitme Kaybı İncelemesi

Sensörinöral işitme kaybında iç kulak ve işitme siniri patolojilerini ileri odyolojik testlerle değerlendiriyor, uygun tedavi seçeneklerini uzman ekibimizle sunuyoruz.

Sensörinöral işitme kaybı, iç kulak (koklea), işitme siniri (nervus vestibulocochlearis) veya santral işitme yollarındaki patolojilere bağlı olarak gelişen ve tüm işitme kayıplarının yaklaşık %90'ını oluşturan en yaygın işitme kaybı tipidir. Epidemiyolojik çalışmalar, yetişkin popülasyonun %12-15'inde klinik olarak anlamlı sensörinöral işitme kaybı bulunduğunu ortaya koymaktadır. İnsidans yaşla doğru orantılı olarak artmakta; 65 yaş üstü bireylerin yaklaşık %30'unda, 75 yaş üstü bireylerin ise %50'sinden fazlasında sensörinöral kayıp saptanmaktadır. Yenidoğanlarda konjenital sensörinöral işitme kaybı prevalansı 1-3/1000 canlı doğum olarak bildirilmektedir.

Sensörinöral İşitme Kaybı Nedir?

Sensörinöral işitme kaybı, ses iletim mekanizmasının (dış kulak ve orta kulak) normal fonksiyon göstermesine karşın, iç kulaktaki duyu hücrelerinin veya işitme sinirinin hasar görmesi sonucu ortaya çıkan işitme kaybı tipidir. Odyometrik olarak hem hava yolu hem de kemik yolu işitme eşiklerinde paralel yükselme görülür ve hava-kemik aralığı bulunmaz.

Koklear Tip Sensörinöral Kayıp

Koklear tip kayıpta patoloji Corti organında, özellikle dış tüy hücrelerinde lokalizedir. Dış tüy hücrelerinin aktif koklear amplifikasyondaki kritik rolü nedeniyle, bu hücrelerin hasarı işitme eşiğinde 40-60 dB'lik yükselmeye neden olabilir. İç tüy hücre hasarı ise konuşma diskriminasyonunu orantısız derecede bozar. Koklear kayıpların karakteristik özellikleri arasında recruitment fenomeni (anormal ses yükseklik algısı), frekans çözümleme kapasitesinde azalma ve pozitif otoakustik emisyon kaybı yer almaktadır.

Retrokoklear Tip Sensörinöral Kayıp

Retrokoklear tip kayıpta patoloji sekizinci kranial sinir veya beyin sapı işitme çekirdekleri düzeyindedir. Vestibüler schwannom (akustik nörom) en önemli retrokoklear patoloji olup, genellikle unilateral progresif sensörinöral kayıp ve konuşma diskriminasyonunda orantısız düşüklük ile prezente olur. ABR testinde dalga latanslarında uzama ve interaural latans farkı retrokoklear lezyonun elektrofizyolojik kanıtlarını oluşturur.

Sensörinöral İşitme Kaybının Nedenleri

Sensörinöral işitme kaybının etiyolojisi oldukça heterojen olup konjenital ve edinsel nedenler olarak sınıflandırılmaktadır.

Konjenital Nedenler

  • Genetik faktörler: Konjenital sensörinöral kayıpların %50-60'ı genetik kökenlidir. Non-sendromik kayıpların %80'i otozomal resesif kalıtım gösterir; GJB2 (Connexin 26) mutasyonu en sık genetik nedendir. Sendromik kayıplar arasında Pendred, Waardenburg, Usher, Treacher Collins ve Alport sendromları öne çıkar
  • İntrauterin enfeksiyonlar: CMV enfeksiyonu konjenital sensörinöral kayıpların en sık enfeksiyöz nedenidir. Rubella, toksoplazmoz ve herpes simplex diğer önemli prenatal enfeksiyonlardır
  • İç kulak malformasyonları: Mondini displazisi, ortak kavite deformitesi, koklear aplazi, büyük vestibüler aquedukt sendromu
  • Perinatal faktörler: Hiperbilirübinemi, hipoksi, prematürite, düşük doğum ağırlığı

Edinsel Nedenler

  • Presbiyakuzi: Yaşa bağlı koklear dejenerasyon, en sık edinsel sensörinöral kayıp nedenidir. Stria vaskularis atrofisi, dış tüy hücre kaybı, spiral ganglion nöron dejenerasyonu ve baziler membran sertleşmesi patofizyolojik mekanizmalarıdır
  • Gürültüye bağlı işitme kaybı: Kronik gürültü maruziyetine bağlı progresif koklear hasar, tipik olarak 4000 Hz'de çentik konfigürasyonu gösterir
  • Ototoksik ilaçlar: Aminoglikozid antibiyotikler (gentamisin, streptomisin), sisplatin, karboplatin, loop diüretikler (furosemid), yüksek doz salisilat
  • Ani sensörinöral işitme kaybı: 72 saat içinde en az üç ardışık frekansta 30 dB veya üzeri kayıp, odyolojik acildir
  • Meniere hastalığı: Endolenfatik hidrops zemininde gelişen fluktüan sensörinöral kayıp
  • Vestibüler schwannom: Unilateral progresif sensörinöral kayıp yapan en önemli tümöral neden
  • Otoimmün iç kulak hastalığı: Bilateral fluktüan veya progresif sensörinöral kayıp, steroid yanıtlılığı tanıyı destekler
  • Travma: Temporal kemik fraktürleri, koklear kontüzyon, barotravma, perilenfatik fistül
  • Enfeksiyonlar: Bakteriyel menenjit (koklear ossifikasyon riski), viral kokleitis, labirentit

Sensörinöral İşitme Kaybının Belirtileri

Sensörinöral işitme kaybının klinik prezentasyonu kaybın derecesi, konfigürasyonu, başlangıç hızı ve lateralitesine göre değişkenlik gösterir.

  • Konuşma anlama güçlüğü: Sensörinöral kayıbın en belirgin semptomu olup, özellikle gürültülü ortamlarda ve grup konuşmalarında belirginleşir. Yüksek frekans kaybında ünsüz seslerin ayırt edilmesinde zorluk tipiktir
  • Seslerin bozuk algılanması: Frekans çözümleme kapasitesindeki azalmaya bağlı olarak müzikal seslerin distorsiyonlu algılanması
  • Recruitment fenomeni: Düşük yoğunluktaki sesler duyulmazken, yüksek yoğunluktaki seslerin aşırı yüksek ve rahatsız edici algılanması
  • Tinnitus: Sensörinöral kayıba sıklıkla eşlik eden çınlama, vızıltı veya uğultu
  • Konuşma diskriminasyonunda düşüklük: Seslerin yeterli şiddette duyulmasına rağmen kelime ayırt etme yetisinde azalma
  • Bilateral vs unilateral semptomlar: Bilateral kayıpta her iki kulakta simetrik veya asimetrik kayıp; unilateral kayıpta ses lokalizasyonunda bozulma ve etkilenen tarafta iletişim güçlüğü
  • Osillopsi: Bilateral vestibüler tutulumun eşlik ettiği durumlarda baş hareketleri sırasında görüntü bulanıklığı
  • Psikososyal etkiler: Sosyal izolasyon, depresyon, anksiyete, kognitif yüklenme ve mental yorgunluk

Tanı Yöntemleri

Sensörinöral işitme kaybının tanısı, kapsamlı odyolojik test bataryası ve gerekli durumlarda görüntüleme çalışmaları ile konulur.

Odyolojik Testler

  • Saf ses odyometrisi: Hava ve kemik yolu eşiklerinin belirlenmesi ile kaybın tipi ve derecesinin saptanması. Sensörinöral kayıpta hava-kemik aralığı bulunmaz
  • Konuşma odyometrisi: SRT ve WRS ölçümü ile fonksiyonel işitme kapasitesinin değerlendirilmesi. Retrokoklear lezyonlarda WRS orantısız düşüklük gösterir (rollover fenomeni)
  • Otoakustik emisyon (OAE): Dış tüy hücre fonksiyonunun değerlendirilmesi. Koklear kayıpta OAE kaybolurken, retrokoklear kayıpta korunabilir
  • İşitsel beyin sapı yanıtı (ABR): Retrokoklear patolojilerin değerlendirilmesi, dalga morfolojisi ve latans analizi
  • Timpanometri: Orta kulak fonksiyonunun normal olduğunun doğrulanması
  • ASSR: Frekans spesifik eşik tahmini, özellikle pediatrik popülasyonda

Görüntüleme

  • MRG (gadolinyumlu): Asimetrik sensörinöral kayıpta vestibüler schwannom ekartasyonu için endike, iç kulak membranöz labirent değerlendirmesi
  • Temporal kemik BT: İç kulak kemik yapısal anomalileri, koklear ossifikasyon, büyük vestibüler aquedukt değerlendirmesi

Genetik Testler

  • GJB2 mutasyon analizi: Non-sendromik konjenital sensörinöral kayıpta ilk basamak genetik test
  • Panel genetik testler: Sendromik kayıp şüphesinde ilgili gen panelleri
  • Ekzom/genom sekanslama: Tanı konulamayan genetik kayıplarda ileri genetik araştırma

Ayırıcı Tanı

Sensörinöral işitme kaybının ayırıcı tanısında çeşitli patolojik durumların sistematik olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

  • Koklear vs retrokoklear kayıp: OAE durumu, ABR dalga morfolojisi, konuşma diskriminasyonu rollover fenomeni ve akustik refleks decay testi ile ayrım yapılır. Retrokoklear patoloji şüphesinde MRG endikedir
  • Sensörinöral vs iletim tipi kayıp: Odyometrik hava-kemik aralığı, diapazon testleri ve timpanometri ile ayrım sağlanır
  • Presbiyakuzi vs gürültüye bağlı kayıp: Presbiyakuzide yüksek frekanslarda bilateral simetrik kayıp, gürültüye bağlı kayıpta 4 kHz çentiği karakteristiktir
  • Vestibüler schwannom: Unilateral veya belirgin asimetrik sensörinöral kayıp, düşük WRS, ABR anormallikleri varlığında mutlaka ekarte edilmelidir
  • Otoimmün iç kulak hastalığı: Bilateral fluktüan veya hızla progresif kayıp, steroid yanıtlılığı
  • Meniere hastalığı: Fluktüan düşük frekanslı sensörinöral kayıp, epizodik vertigo, tinnitus triadı
  • Perilenfatik fistül: Travma veya efor sonrası gelişen fluktüan sensörinöral kayıp, pozitif fistül testi
  • Non-organik (fonksiyonel) kayıp: Objektif testler (OAE, ABR) ile sübjektif eşikler arasındaki uyumsuzluk

Tedavi Yaklaşımları

Sensörinöral işitme kaybının tedavisi etiyolojiye, kaybın derecesine ve progresyonuna göre planlanır.

Medikal Tedavi

  • Ani sensörinöral işitme kaybı: Yüksek doz sistemik kortikosteroid (prednizolon 1 mg/kg/gün, 14 gün), intratimpanik steroid enjeksiyonu (kurtarma tedavisi), hiperbarik oksijen tedavisi
  • Otoimmün iç kulak hastalığı: Yüksek doz steroid, steroid azaltım sonrası immunosupresifler (metotreksat, siklofosfamid)
  • Meniere hastalığı: Betahistin, diüretikler, tuz kısıtlaması, intratimpanik steroid veya gentamisin

Cerrahi Tedavi

  • Koklear implantasyon: Bilateral ileri-çok ileri derece sensörinöral kayıpta işitme cihazından yeterli fayda sağlanamayan olgularda endike. Prelingual ve postlingual kayıplarda farklı sonuçlar beklenir
  • Vestibüler schwannom cerrahisi: Translabirin, retrosigmoid veya orta fossa yaklaşımları ile tümör rezeksiyonu
  • Perilenfatik fistül onarımı: Yuvarlak veya oval pencere fistülünün cerrahi kapatılması

Rehabilitatif Tedavi

  • İşitme cihazı: Hafif-ileri derece sensörinöral kayıpta primer rehabilitasyon modalitesi. Modern dijital cihazlar ile frekans spesifik amplifikasyon
  • Kemik iletimli işitme cihazları: Tek taraflı sağırlıkta CROS sistemi, mikst kayıplarda BAHA
  • İşitsel eğitim: Amplifikasyon ile birlikte işitsel algı ve konuşma tanıma becerilerinin geliştirilmesi
  • Konuşma ve dil terapisi: Pediatrik hastalarda konuşma ve dil gelişiminin desteklenmesi

Komplikasyonlar

Sensörinöral işitme kaybının tedavi edilmemesi veya geç tanı konulması çok boyutlu komplikasyonlara yol açabilmektedir.

  • Konuşma ve dil gelişim geriliği: Konjenital ve erken çocukluk dönemi kayıplarında kritik dönemin kaçırılması durumunda kalıcı dil gelişim bozuklukları. 6 aylıktan önce müdahale sonuçları belirgin şekilde iyileştirmektedir
  • Kognitif gerileme: İşitme kaybı demans için en önemli modifiye edilebilir risk faktörüdür. Sosyal izolasyon, kognitif yüklenme ve beyin atrofisi ile ilişkilendirilmektedir
  • Akademik ve mesleki başarısızlık: Çocuklarda eğitim sorunları, yetişkinlerde iş performansında düşüş ve kariyer kısıtlılıkları
  • Psikiyatrik komorbidite: Depresyon, anksiyete, sosyal fobi prevalansında artış
  • İlişki ve aile sorunları: İletişim güçlüğünün kişilerarası ilişkilere olumsuz etkisi
  • Koklear ossifikasyon: Menenjit sonrası sensörinöral kayıpta koklear lümenin ossifikasyonu, koklear implantasyon şansını azaltır
  • Tinnitus ve hiperakuzi: Kronik sensörinöral kayba sekonder gelişen semptomlar
  • Güvenlik riskleri: Çevresel uyarı seslerinin algılanamaması

Korunma

Sensörinöral işitme kaybından korunma, çeşitli düzeylerde önleyici stratejileri kapsamaktadır.

  • Gürültüden korunma: 85 dB üzeri gürültüye maruziyette kulak koruyucu kullanımı zorunludur. Mesleki gürültü maruziyetinde işyeri güvenlik protokolleri uygulanmalıdır
  • Güvenli dinleme: Kişisel ses cihazlarında %60 ses seviyesi sınırlaması, günde 60 dakikayı geçmeyen kullanım süresi
  • Ototoksik ilaç monitörizasyonu: Aminoglikozid ve sisplatin tedavisi sırasında bazal ve seri odyogramlar ile işitme takibi
  • Aşılama: MMR ve konjuge pnömokok aşıları ile enfeksiyöz nedenlerin önlenmesi
  • Genetik danışmanlık: Ailede konjenital işitme kaybı öyküsü olan çiftlerde prenatal genetik değerlendirme
  • Yenidoğan işitme taraması: Evrensel yenidoğan işitme tarama programları ile erken tanı
  • Prenatal bakım: TORCH enfeksiyonlarından korunma, ototoksik ilaçlardan kaçınma
  • Kardiyovasküler sağlık: Koklear kan akımını etkileyen hipertansiyon, diyabet ve hiperlipidemi yönetimi

Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır?

Aşağıdaki klinik durumların varlığında kulak burun boğaz uzmanına veya odyoloji kliniğine başvurulması önerilmektedir:

  • Ani işitme kaybı: Bir veya her iki kulakta saatler veya günler içinde gelişen kayıp, odyolojik acildir ve 72 saat içinde tedavi başlanmalıdır
  • Asimetrik işitme kaybı: İki kulak arasında belirgin fark, vestibüler schwannom başta olmak üzere retrokoklear patolojilerin ekarte edilmesi gerekir
  • Progresif kayıp: Zamanla kötüleşen işitme düzeyi, etiyolojik değerlendirme ve tedavi planlaması
  • Eşlik eden semptomlar: Tinnitus, vertigo, kulak dolgunluğu, yüz uyuşması veya güçsüzlüğü
  • Çocuklarda gelişim endişesi: Konuşma ve dil gelişiminde gecikme, sese tepkisizlik
  • Gürültü maruziyeti sonrası semptomlar: Akut akustik travma sonrası işitme kaybı veya tinnitus
  • İşitme cihazından yetersiz fayda: Mevcut amplifikasyonun yeterli gelmemesi, koklear implant değerlendirmesi

Sensörinöral işitme kaybı, erken tanı ve uygun müdahale ile yönetilebilir bir sağlık problemidir. Genetik danışmanlıktan işitme cihazı uygulamasına, koklear implantasyondan işitsel rehabilitasyona uzanan geniş bir tedavi yelpazesi, hastaların bireysel ihtiyaçlarına göre planlanmalıdır. İşitme sağlığının korunmasına yönelik toplumsal farkındalığın artırılması, yenidoğan işitme tarama programlarının etkin uygulanması ve erişilebilir odyolojik hizmetlerin sunulması, sensörinöral işitme kaybının bireysel ve toplumsal yükünün azaltılmasında temel stratejiler olarak önemini korumaktadır.

Koru Hastanesi Odyoloji bölümünde uzman hekimlerimiz, bu alandaki en güncel tanı ve tedavi yöntemlerini uygulayarak hastalarımıza kapsamlı sağlık hizmeti sunmaktadır. Detaylı bilgi ve randevu için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Uzman Hekimlerimizle Tanışın

Sağlığınız için hemen randevu alın veya bizi arayın.

WhatsApp Online Randevu