Sarkoidoz, nedeni tam olarak bilinmeyen, birden fazla organ sistemini etkileyebilen sistemik granülomatöz bir hastalıktır. Dünya genelinde prevalansı 100.000 kişide 10-40 arasında değişmekle birlikte, coğrafi bölge ve etnik kökene göre belirgin farklılıklar gösterir. En sık 20-40 yaş arasında görülen sarkoidoz, hastaların yaklaşık %90'ında akciğer ve mediastinal lenf nodlarını tutmaktadır. Hastalığın seyrinin değişkenliği ve çok organ tutulumu potansiyeli, kapsamlı bir klinik değerlendirme ve uzun süreli izlem gerektirmektedir.
Sarkoidoz Nedir?
Sarkoidoz, kazeifikasyon nekrozu göstermeyen (non-kazeöz) epiteloid hücreli granülomların tutulan organlarda birikmesiyle karakterize bir hastalıktır. Granülomlar, aktive makrofajların (epiteloid hücreler) ve multinükleer dev hücrelerin (Langhans tipi) lenfositlerle çevrelenmesiyle oluşur. Akciğer parankimi, hiler ve mediastinal lenf nodları en sık tutulan alanlardır; ancak deri, göz, karaciğer, dalak, eklemler, kalp ve sinir sistemi de tutulabilir.
Sarkoidozun patogenezinde genetik yatkınlık ile çevresel tetikleyicilerin etkileşimi rol oynar. HLA-DRB1 allelleri hastalık duyarlılığı ile ilişkilendirilmiştir. Th1 ve Th17 aracılı immün yanıtın aşırı aktivasyonu granülom formasyonunun temelini oluşturur. TNF-alfa, IL-12, IL-17 ve IFN-gama granülom oluşumunda anahtar sitokinlerdir.
Sarkoidozun Nedenleri
Sarkoidozun kesin etiyolojisi bilinmemekle birlikte, genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin etkileşiminin hastalığı tetiklediği düşünülmektedir:
- Genetik faktörler: HLA-DRB1*01, HLA-DRB1*04 ve BTNL2 gen polimorfizmleri hastalık riskini artırır. Birinci derece akrabalarda sarkoidoz riski 4-5 kat yüksektir
- Çevresel tetikleyiciler: Mikobakteriyel antijenler, propionibakteriler, inorganik partiküller ve küf sporları potansiyel tetikleyiciler olarak araştırılmaktadır
- Mesleki maruziyet: İtfaiyeciler, tarım çalışanları ve metal işçilerinde sarkoidoz insidansının artmış olması çevresel maruziyetin rolünü destekler
- İmmünolojik disregülasyon: Th1/Th17 yanıtının aşırı aktivasyonu ve düzenleyici T hücre fonksiyonundaki bozukluk granülom formasyonunu sürdürür
- Mevsimsel varyasyon: Bazı coğrafi bölgelerde ilkbahar ve kış aylarında insidansın artması çevresel tetikleyicilerin rolünü düşündürür
- İmmünoterapi ilişkili: Onkolojik tedavide kullanılan immün kontrol noktası inhibitörleri sarkoidoz benzeri granülomatöz reaksiyonları tetikleyebilir
Sarkoidozun Belirtileri
Sarkoidozun klinik prezentasyonu tutulan organa göre büyük farklılık gösterir. Hastaların önemli bir kısmı asemptomatik olup insidental radyolojik bulguyla tanı alır:
- Pulmoner semptomlar: Kuru öksürük, efor dispnesi ve göğüste sıkışma hissi en sık akciğer belirtileridir. Hastaların %50'sinde başvuru sırasında solunum semptomları mevcuttur
- Sistemik semptomlar: Yorgunluk, halsizlik, ateş ve kilo kaybı sarkoidozun en sık genel belirtileridir. Yorgunluk hastaların %70'inde bildirilir ve yaşam kalitesini ciddi şekilde etkiler
- Deri bulguları: Eritema nodosum, lupus pernio, papüller, plaklar ve nodüller sarkoidozun dermatolojik manifestasyonlarıdır
- Göz tutulumu: Anterior üveit en sık göz bulgusudur. Tedavi edilmezse posterior üveit, lakrimal bez büyümesi ve optik nörit görme kaybına yol açabilir
- Eklem semptomları: Akut poliartrit (özellikle bileklerde) Löfgren sendromu bileşeni olarak görülür. Kronik artropati de gelişebilir
- Kardiyak tutulum: Aritmi, kalp bloğu, kardiyomiyopati ve ani kardiyak ölüm sarkoidozun yaşamı tehdit eden komplikasyonlarıdır
- Nörolojik tutulum: Fasial sinir felci, aseptik menenjit, hipotalamik disfonksiyon ve optik nöropati nörosarkoidozun bulguları arasındadır
- Löfgren sendromu: Bilateral hiler lenfadenopati, eritema nodosum, ateş ve poliartralji triadı akut sarkoidozun klasik prezentasyonudur ve genellikle iyi prognozludur
Sarkoidozda Tanı Yöntemleri
Sarkoidoz tanısı; uyumlu klinik ve radyolojik bulgular, histopatolojik olarak non-kazeöz granülom gösterilmesi ve diğer granülomatöz hastalıkların ekarte edilmesiyle konulur:
- Göğüs radyografisi: Scadding evrelendirmesi (Evre 0-IV) hastalık paternini ve prognozunu değerlendirmede kullanılır
- Toraks BT: Bilateral hiler lenfadenopati, perilenfatik nodüler pattern ve buzlu cam opasiteleri sarkoidozun tipik BT bulgularıdır
- Solunum fonksiyon testleri: Restriktif patern, DLCO düşüklüğü ve hava yolu obstrüksiyonu saptanabilir
- Bronkoskopi ve BAL: Bronkoalveoler lavajda CD4/CD8 oranının artması (>3.5) sarkoidozu destekler. Transbronşiyal biyopsi histolojik tanıda altın standarttır
- EBUS-TBİA: Endobronşiyal ultrason eşliğinde transbronşiyal iğne aspirasyonu mediastinal lenf nodlarının örneklenmesinde yüksek tanısal değere sahiptir
- Serum ACE ve lizozim: Anjiyotensin dönüştürücü enzim düzeyi granülom yüküyle korelasyon gösterir ancak özgüllüğü düşüktür
- PET-BT: FDG-PET/BT okült organ tutulumunun saptanmasında ve tedavi yanıtının değerlendirilmesinde kullanılır
- Kardiyak MR: Miyokardiyal ödem, geç gadolinyum tutulumu ve duvar hareket bozuklukları kardiyak sarkoidozu değerlendirmede altın standarttır
Ayırıcı Tanı
Non-kazeöz granülom oluşturan diğer hastalıklar dikkatle ekarte edilmelidir:
- Tüberküloz: Kazeöz nekrozlu granülomlar ve pozitif mikobakteri kültürü ile ayrılır; endemik bölgelerde her zaman akılda tutulmalıdır
- Lenfoma: Mediastinal lenfadenopati ile sarkoidozu taklit edebilir; biyopsi ile kesin ayrım yapılır
- Hipersensitivite pnömonisi: Çevresel antijen maruziyeti öyküsü ve farklı BAL profili ile ayrılır
- Berilioz: Berilyum maruziyeti öyküsü ve berilyum lenfosit proliferasyon testi ile tanınır
- Granülomatöz polianjit: ANCA pozitifliği, nekrotizan vaskülit ve böbrek tutulumu ile sarkoidozdan ayrılır
- Crohn hastalığı: Gastrointestinal granülomatöz inflamasyon ve sistemik bulgularla sarkoidozu taklit edebilir
Sarkoidoz Tedavisi
Sarkoidoz tedavisi organ tutulumunun ciddiyetine ve hastalık aktivitesine göre bireyselleştirilir. Hastaların yaklaşık %50'si tedavisiz remisyona girer:
Farmakolojik Tedavi
- Kortikosteroidler: Prednizolon, pulmoner ve ekstratorasik sarkoidozun birinci basamak tedavisidir. Başlangıç dozu genellikle 20-40 mg/gün olup 6-12 ay süreyle kademeli azaltılır
- Metotreksat: Steroid tasarrufu sağlayan ikinci basamak ajan olarak veya steroid intoleransında tercih edilir
- Azatioprin: Metotreksat kontrendikasyonunda veya intoleransında alternatif immünsüpresif ajandır
- Mikofenolat mofetil: Üçüncü basamak tedavi seçeneği olarak refrakter vakalarda kullanılır
- Anti-TNF ajanlar: İnfliksimab ve adalimumab dirençli sarkoidozda, özellikle lupus pernio ve nörosarkoidozda etkili olabilir
- Hidroksiklorokin: Deri sarkoidozu ve hiperkalsemide ek tedavi olarak faydalıdır
Tedavi Endikasyonları
- Mutlak tedavi gerektiren durumlar: Kardiyak tutulum, nörosarkoidoz, posterior üveit, hiperkalsemi, ciddi pulmoner fonksiyon kaybı
- Relatif tedavi endikasyonları: Semptomatik pulmoner hastalık, deri lezyonları, hepatik tutulum, splenomegali
- İzlem yeterli olan durumlar: Asemptomatik bilateral hiler lenfadenopati (Evre I), Löfgren sendromu
Komplikasyonlar
Sarkoidozun kronik seyri çeşitli komplikasyonlara yol açabilir:
- Pulmoner fibrozis: Kronik granülomatöz inflamasyon irreversibl pulmoner fibrozise ilerleyebilir (Evre IV)
- Pulmoner hipertansiyon: Fibrozis, granülomatöz vasküler tutulum veya ekstrensik vasküler bası pulmoner hipertansiyona neden olabilir
- Aspergilloma: Fibrokistik kavitelerde Aspergillus kolonizasyonu gelişebilir ve hemoptiziye yol açar
- Hiperkalsemi ve nefrokalsinoz: Granülomlarda 1-alfa hidroksilaz aktivitesi D vitamini metabolizmasını bozarak hiperkalsemiye neden olur
- Kardiyak komplikasyonlar: İleti bozuklukları, ventriküler aritmiler ve dilate kardiyomiyopati ani ölüm riski taşır
- Nörolojik sekel: Kranial nöropatiler, hidrosefali ve spinal kord tutulumu kalıcı nörolojik defisitlere yol açabilir
Sarkoidozdan Korunma
Sarkoidozun kesin nedeni bilinmediğinden primer korunma stratejileri sınırlıdır, ancak bazı önlemler alınabilir:
- Çevresel maruziyet azaltma: Potansiyel tetikleyicilere (inorganik tozlar, küf sporları) maruziyetin en aza indirilmesi önerilir
- Mesleki koruma: Yüksek riskli mesleklerde uygun havalandırma ve kişisel koruyucu ekipman kullanımı desteklenmelidir
- Erken tanı: Risk altındaki bireylerde (aile öyküsü, belirli meslekler) düzenli sağlık taramaları hastalığın erken dönemde saptanmasını sağlar
- Düzenli takip: Tanı almış hastalarda organ tutulumunun progresyonunun önlenmesi için düzenli klinik ve laboratuvar takibi esastır
- Sağlıklı yaşam tarzı: Dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve stres yönetimi genel sağlık durumunu destekler
- D vitamini monitorizasyonu: Hiperkalsemi riskini değerlendirmek için serum kalsiyum ve 25-OH vitamin D düzeyleri izlenmelidir
Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?
Sarkoidoz hastalarının aşağıdaki durumlarda tıbbi değerlendirme yaptırması gerekir:
- Yeni veya kötüleşen nefes darlığı: Progresif dispne pulmoner hastalık ilerlemesini veya pulmoner hipertansiyonu düşündürür
- Görme değişiklikleri: Bulanık görme, kızarıklık veya göz ağrısı üveitin belirtisi olabilir ve acil oftalmolojik değerlendirme gerektirir
- Çarpıntı veya bayılma: Aritmi veya kalp bloğu kardiyak sarkoidozun yaşamı tehdit eden belirtileri arasındadır
- Yüz felci veya nörolojik belirtiler: Kranial nöropati veya diğer nörolojik bulgular nörosarkoidozu düşündürür
- Şiddetli yorgunluk: Belirgin fonksiyonel kısıtlanma yaratan yorgunluk tedavi gerektiren aktif hastalığın göstergesi olabilir
- Tedavi yan etkileri: Steroid veya immünsüpresif tedaviye bağlı enfeksiyon, metabolik bozukluk veya diğer yan etkiler tedavi modifikasyonunu gerektirebilir
Koru Hastanesi'nde Sarkoidoz Tedavisi
Koru Hastanesi, sarkoidoz tanı ve tedavisinde multidisipliner bir yaklaşım sunmaktadır. Göğüs hastalıkları, dermatoloji, oftalmoloji, kardiyoloji ve nöroloji bölümlerinin koordineli çalışmasıyla çok organ tutulumu olan hastaların kapsamlı değerlendirilmesi sağlanmaktadır. EBUS-TBİA, ileri solunum fonksiyon testleri ve kardiyak MR imkânlarımız ile tanıda yüksek doğruluk hedeflenmekte, güncel tedavi protokolleriyle hastalarımızın yaşam kalitesini korumaya çalışılmaktadır.








