Kadın Hastalıkları ve Doğum

Rektosel

Rektosel, kişinin yaşına ve genel durumuna göre farklı seyir gösterebilen bir hastalıktır. Detaylı bilgi için sayfa içeriğini inceleyin.

Rektosel, kadınlarda pelvik taban yapılarının zayıflaması sonucunda rektumun (kalın bağırsağın son bölümünün) ön duvarının vajinaya doğru ileri ölçüde itilmesiyle ortaya çıkan bir pelvik taban sorunudur. Halk arasında rektum sarkması olarak da bilinen bu tablo, çoğunlukla doğum sonrası dönemde, menopoz sürecinde ya da uzun yıllar süren kabızlık öyküsü olan kadınlarda kendini gösterir. Pelvik bölgedeki kas ve bağ dokusu desteğinin azalması, bağırsağın doğal anatomik konumunu koruyamamasına yol açar ve zamanla vajinanın arka duvarında belirgin bir kabarıklık oluşur.

Bu durum yalnızca anatomik bir değişiklik olmakla kalmaz; aynı zamanda günlük yaşamı doğrudan etkileyen kabızlık, tuvalet sonrası tam boşalamama hissi ve cinsel yaşamda rahatsızlık gibi pek çok şikayete de zemin hazırlar. Rektoselin erken dönemde fark edilmesi, ilerleyen dönemde gelişebilecek komplikasyonların önüne geçilmesi açısından önemli bir adımdır. Pelvik tabanın bütünsel olarak değerlendirilmesi, sıklıkla rektosele eşlik eden sistosel (mesane sarkması) ya da uterin prolapsus (rahim sarkması) gibi başka sorunların da gözden kaçmamasını sağlar.

Kimlerde Görülür?

Rektosel, en sık olarak çok sayıda vajinal doğum yapmış kadınlarda görülen bir tablodur. Doğum sırasında pelvik taban kasları, bağ dokusu ve fasya yapıları belirli ölçüde gerilir; iri bebek doğumları, uzun süren ıkınma evreleri ve müdahaleli doğumlar bu gerilmenin kalıcı hasara dönüşme olasılığını artırır. Özellikle iki ya da daha fazla normal doğum öyküsü olan kadınlarda rektosel görülme sıklığı belirgin biçimde yükselir. Bu nedenle doğum sonrası dönemde pelvik taban sağlığının düzenli olarak değerlendirilmesi, ileride ortaya çıkabilecek sorunların erken yakalanmasına katkı sağlar.

Menopoz dönemine giren kadınlar da rektosel açısından risk taşıyan grupların başında gelir. Menopozla birlikte östrojen hormonunun azalması, vajinal dokularda ve pelvik taban bağ dokusunda incelmeye, esnekliğin azalmasına ve destek yapılarının zayıflamasına neden olur. Bu süreçte daha önce hafif düzeyde olan pelvik taban gevşeklikleri belirginleşebilir ve yıllar içinde ilerleyerek rektosel tablosuna dönüşebilir. Aynı şekilde ileri yaşta görülen kas kütlesi kaybı da pelvik desteği olumsuz etkileyen bir başka unsurdur.

Kronik kabızlığı olan, uzun yıllar boyunca tuvalette aşırı ıkınan kadınlar da bu sorunla daha sık karşılaşır. Sürekli artan karın içi basıncı, pelvik tabanı yıpratır ve rektum ön duvarının vajinaya doğru itilmesine ortam hazırlar. Kronik öksürüğü olan, ağır yük taşıma alışkanlığı bulunan ya da obezite sorunu yaşayan kadınlar da benzer mekanizmayla risk altındadır. Ayrıca daha önce histerektomi (rahim alma ameliyatı) geçirmiş kadınlarda pelvik destek yapısının değişmesi nedeniyle rektosel görülme olasılığı artabilir.

  • Çok sayıda vajinal doğum yapmış kadınlar
  • Menopoz dönemindeki ve ileri yaştaki kadınlar
  • Kronik kabızlık ve uzun süreli ıkınma öyküsü olanlar
  • Obezite, kronik öksürük ve ağır yük taşıyan kişiler
  • Daha önce pelvik bölge ameliyatı geçirmiş olanlar

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

Rektoselin en sık görülen belirtilerinden biri, tuvalete çıkarken yaşanan zorlanma ve dışkılama sonrası tam olarak boşalamama hissidir. Rektum ön duvarının vajinaya doğru genişlemesi, dışkının bu cep benzeri bölgede birikmesine yol açar; bu nedenle bağırsak hareketleri sırasında uzun süreli ıkınma gerekebilir. Pek çok kadın, dışkılamayı kolaylaştırmak için elle vajina ya da makat çevresine bastırma ihtiyacı duyduğunu ifade eder. Bu durum tıbbi literatürde dijital manevra olarak adlandırılır ve rektoselin tipik bulgularından biri olarak kabul edilir.

Vajinada dolgunluk, ağırlık ya da içeride bir şey varmış gibi rahatsız edici bir his de sıkça karşılaşılan şikayetler arasında yer alır. Bu his, uzun süre ayakta kalındığında, gün ilerledikçe ya da ağır yük taşındığında belirginleşir. Bazı kadınlar vajinal bölgede dışarıya doğru kabaran yumuşak bir kitle fark eder; bu kitle özellikle ıkınma ile daha belirgin hale gelir. Adet dönemlerinde bu his daha da artabilir ve günlük aktiviteleri olumsuz etkileyebilir. Pelvik bölgede zaman zaman künt bir ağrı ya da çekilme hissi de tabloya eşlik edebilir.

Cinsel yaşamla ilgili şikayetler de rektoseli olan kadınlarda sık görülür. Cinsel ilişki sırasında rahatsızlık hissi, vajinada gevşeklik algısı ya da partnerlerin durumu fark etmesi gibi durumlar yaşam kalitesini olumsuz etkiler. Ayrıca makat çevresinde tahriş, hafif kanama veya hemoroid (basur) benzeri belirtiler de rektosele eşlik edebilir. Uzun süre tuvalette kalmak ve fazla ıkınmak, anal bölge çevresinde damarsal sorunların gelişmesine ortam hazırlar.

Bazı kadınlarda rektosele kabızlığın yanı sıra dışkı tutamama ya da gaz kaçırma gibi şikayetler de eklenir. Pelvik tabanın bütünsel zayıflığı söz konusu olduğunda, idrar kaçırma ile birlikte mesane sarkması ve rahim sarkması gibi diğer sorunlar da aynı anda görülebilir. Bu nedenle bir kadın yukarıdaki şikayetlerden birkaçını birlikte yaşıyorsa, pelvik tabanın bütüncül olarak değerlendirilmesi önem taşır.

Nedenleri Nelerdir?

Rektoselin temelinde, rektum ile vajina arasında yer alan rektovajinal fasya adı verilen bağ dokusunun zayıflaması yatar. Bu doku, normalde rektumun ön duvarını destekler ve onun vajinaya doğru ilerlemesine engel olur. Yıllar içinde tekrarlayan zorlanmalar, doğumlar ve hormonal değişiklikler bu desteğin bütünlüğünü bozabilir. Pelvik taban kaslarının da zayıflamasıyla birlikte rektumun ön duvarı vajinaya doğru kabarmaya başlar ve klinik olarak rektosel tablosu ortaya çıkar.

Vajinal doğum, rektoselin gelişiminde en belirgin etkenlerin başında gelir. Doğum sırasında bebeğin başı pelvik tabandan geçerken kaslar, sinirler ve bağ dokusu önemli ölçüde gerilir. Bu gerilme bazen mikroskobik düzeyde kalıcı hasara yol açar. Özellikle uzun süren ikinci evre doğumlar, iri bebekler, forseps ya da vakum uygulamaları ve doğum sırasında oluşan büyük yırtıklar pelvik desteği önemli ölçüde zayıflatabilir. Doğum sonrası yeterli pelvik taban rehabilitasyonu yapılmaması, mevcut zayıflığın yıllar içinde ilerlemesine zemin hazırlar.

Yaşlanma ve menopoz, östrojen seviyesinin düşmesiyle birlikte bağ dokusunda incelmeye, kollajen yapısının bozulmasına ve kasların güç kaybetmesine neden olur. Bu süreç hem rektovajinal fasyanın hem de pelvik taban kaslarının zayıflamasına ortam hazırlar. Kronik kabızlık ve uzun süreli ıkınma da karın içi basıncını sürekli olarak artırarak pelvik taban yapısını yıpratan başlıca etkenler arasında yer alır. Aynı şekilde kronik akciğer hastalıklarına bağlı uzun süreli öksürük, sürekli ağır kaldırma ve obezite de benzer mekanizmayla pelvik tabanı zorlar.

Genetik yatkınlık da göz ardı edilmemesi gereken bir unsurdur. Bazı kadınlarda doğuştan gelen bağ dokusu özellikleri, kollajen yapısının zayıf olmasına ve pelvik destek yapılarının daha kolay gevşemesine yol açar. Aile öyküsünde pelvik organ sarkması bulunan kadınlarda risk daha yüksek olabilir. Daha önce geçirilmiş pelvik bölge ameliyatları, özellikle rahim alma ameliyatları, anatomik destek noktalarını değiştirerek rektosel gelişimine ortam hazırlayabilir.

Tanı Nasıl Konulur?

Rektosel tanısı, büyük oranda detaylı bir öykü ve fizik muayene ile konur. Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, öncelikle hastanın şikayetlerini, doğum sayısını, kabızlık öyküsünü, geçirilmiş ameliyatları ve günlük yaşamını etkileyen unsurları ayrıntılı biçimde sorgular. Pelvik muayene sırasında hastadan ıkınması istenir; bu sayede vajinanın arka duvarındaki kabarıklık ve rektumun ön duvarının vajinaya doğru ilerleme derecesi net olarak değerlendirilir. Muayene hem yatar pozisyonda hem de gerektiğinde ayakta gerçekleştirilebilir.

Pelvik muayeneye sıklıkla rektovajinal muayene de eklenir. Bu muayenede hekim, hem vajinadan hem de makattan eş zamanlı değerlendirme yaparak rektovajinal fasyanın bütünlüğünü ve rektoselin derinliğini daha doğru biçimde belirler. Aynı zamanda pelvik taban kaslarının gücü, kasılma kapasitesi ve gevşeme yeteneği de gözlenir. Bu sırada sistosel ya da rahim sarkması gibi eşlik eden başka pelvik organ sarkmalarının olup olmadığı da incelenir; çünkü pelvik tabandaki sorunlar çoğunlukla bir arada görülür.

Bazı durumlarda ek görüntüleme yöntemlerine başvurulabilir. Defekografi adı verilen radyolojik inceleme, dışkılama sırasında rektumun nasıl davrandığını gösteren özel bir tetkiktir ve rektoselin derecesi ile dışkılama bozukluğu arasındaki ilişkiyi ortaya koymakta yardımcı olur. Dinamik pelvik manyetik rezonans görüntüleme (MR) de pelvik tabanın bütüncül değerlendirilmesi gereken durumlarda kullanılabilen ileri bir yöntemdir. Bu tetkik, hem rektoseli hem de eşlik edebilecek diğer pelvik organ sorunlarını ayrıntılı biçimde gösterir.

Tanı sürecinde anorektal manometri gibi bağırsak fonksiyonlarını değerlendiren testler de yapılabilir. Özellikle dışkı tutamama ya da ileri düzey kabızlık şikayeti olan hastalarda bu testler, pelvik tabanın işlevini ve bağırsağın boşalma mekanizmasını daha iyi anlamak için kesin tanı sağlar. Tüm bu değerlendirmeler birleştirildiğinde, rektoselin derecesi, yaşam kalitesine etkisi ve uygun yönetim planı net biçimde belirlenir.

Komplikasyonlar Nelerdir?

Rektosel zaman içinde tedavi edilmeden ilerlediğinde, yaşam kalitesini ciddi biçimde etkileyen pek çok soruna yol açabilir. En sık karşılaşılan komplikasyonlardan biri kronik kabızlığın derinleşmesidir. Dışkının vajinaya doğru kabaran cep benzeri bölgede birikmesi, bağırsağın normal boşalma mekanizmasını bozar ve hastanın tuvalete çıkma süreci giderek daha zor bir hale gelir. Uzun süreli kabızlık, bağırsak duvarında tahriş, anal fissür (makat çatlağı) ve hemoroid gibi ek sorunlara zemin hazırlar.

Sürekli ıkınma ihtiyacı, pelvik taban yapılarının daha da zayıflamasına neden olur. Bu durum bir kısır döngü oluşturur; rektosel ilerledikçe ıkınma artar, ıkınma arttıkça pelvik taban daha çok zayıflar ve mevcut sarkma derinleşir. Zaman içinde rektosele sistosel ya da uterin prolapsus gibi diğer pelvik organ sarkmaları da eklenebilir. Pelvik tabanın bütüncül olarak zayıflaması, idrar kaçırma, dışkı tutamama ve gaz kontrolünde güçlük gibi sosyal yaşamı olumsuz etkileyen sorunların ortaya çıkmasına neden olabilir.

Cinsel yaşam üzerindeki olumsuz etkiler de göz ardı edilmemesi gereken komplikasyonlar arasındadır. Vajinada hissedilen dolgunluk, ilişki sırasında oluşan rahatsızlık ve görüntüsel değişiklikler kadının özgüvenini etkileyebilir, partneriyle olan iletişimini zorlaştırabilir. Bunun yanı sıra sürekli vajinal dolgunluk hissi, uzun süre ayakta kalmayı güçleştirebilir ve günlük aktivitelerin kısıtlanmasına yol açabilir. Sosyal ortamlardan kaçınma, depresif belirtiler ve yaşam kalitesindeki düşüş, ihmal edilen rektosel olgularında zaman içinde belirgin biçimde ortaya çıkabilir.

  • Kronik kabızlığın ilerlemesi ve dışkılama güçlüğü
  • Hemoroid, anal fissür ve makat çevresi tahrişlerinin gelişmesi
  • Pelvik taban zayıflığının artması ve sarkmanın derinleşmesi
  • Sistosel, rahim sarkması ve idrar kaçırma gibi ek sorunlar
  • Cinsel yaşam kalitesinin düşmesi ve sosyal kaçınma

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Vajinada dolgunluk, ağırlık ya da içeride bir şey varmış gibi bir his fark ettiğinizde gecikmeden bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurmanız önerilir. Özellikle uzun süre ayakta kaldığınızda artan bu his, gün ilerledikçe belirginleşen vajinal kabarıklık ya da makat çevresinde fark ettiğiniz değişiklikler, pelvik tabandaki bir sorunun habercisi olabilir. Erken dönemde yapılan değerlendirme, durumun ilerlemesini önlemek ve uygun yaşam tarzı düzenlemelerini başlatmak için size önemli bir avantaj sağlar.

Tuvalete çıkarken zorlanıyorsanız, dışkıladıktan sonra tam boşalamama hissi yaşıyorsanız ya da dışkılamayı kolaylaştırmak için vajina veya makat çevresine elle bastırma ihtiyacı duyuyorsanız, bu şikayetler bir uzman değerlendirmesi gerektiren tipik rektosel bulgularıdır. Aynı şekilde uzun süredir devam eden kabızlığınız varsa ve son zamanlarda belirgin biçimde kötüleştiyse, sorunun yalnızca beslenme alışkanlığıyla değil pelvik taban sağlığıyla da ilişkili olabileceğini göz önünde bulundurmalısınız.

Cinsel ilişki sırasında rahatsızlık hissediyorsanız, vajinanızda eskisinden farklı bir gevşeklik algısı yaşıyorsanız veya partnerinizle yakınlık kurmaktan kaçınır hale geldiyseniz bu durumu mutlaka bir hekimle paylaşmalısınız. Pelvik taban sorunları yaşam kalitenizi pek çok yönden etkileyebilir; ancak doğru zamanda yapılan değerlendirme ile bu etkiler kontrol altına alınabilir. Doğum sonrası dönemde ya da menopoz sürecinde düzenli jinekolojik kontrollerinizi aksatmamak, olası rektosel gelişimini erken aşamada fark etmenize yardımcı olur.

Son Değerlendirme

Rektosel, pelvik taban desteğinin zayıflamasına bağlı olarak gelişen ve doğum öyküsü, menopoz, kronik kabızlık ile yakından ilişkili olan bir tablodur. Vajinal dolgunluk, dışkılama güçlüğü ve cinsel yaşamdaki rahatsızlıklar gibi belirtilerle kendini gösteren bu durum, erken fark edildiğinde yaşam tarzı düzenlemeleri ve pelvik taban egzersizleriyle desteklenebilir; daha ileri olgularda ise farklı yaklaşımlarla yönetilir. Belirtilerin ihmal edilmemesi, sürecin ilerlemesini önlemek ve günlük yaşam kalitesini korumak açısından önemli bir adımdır.

Rektosel (rektum sarkması) gibi tablolarda ileri görüntüleme yöntemleri, güncel yaklaşımlar ve bütüncül bir bakış açısı birlikte değerlendirilir. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa bir uzman hekime başvurarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Kaynakça

  1. Mayo Clinic — Rectocele (posterior vaginal prolapse)mayoclinic.org/diseases-conditions/rectocele/symptoms-causes/syc-20353413
  2. MedlinePlus — Rectocele repairmedlineplus.gov/ency/article/002913.htm
  3. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Rectocelencbi.nlm.nih.gov/books/NBK546689/
  4. The American College of Obstetricians and Gynecologists (ACOG) — Pelvic Support Problemsacog.org/womens-health/faqs/pelvic-support-problems

Bu bölümdeki kaynaklar bilgilendirme amaçlı olup yalnızca referans niteliğindedir.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Hekimlerimiz

Sık Sorulan Sorular

18 soru

Bu konuda uzman hekimlerimizle görüşmek ister misiniz?

Şikayetinizi anlatın, çağrı merkezimiz sizi doğru hekime yönlendirsin.