Rathke yarık kisti, hipofiz bezinin pars intermedia bölgesinde, embriyolojik gelişim sırasında Rathke kesesinin tam kapanmaması sonucu kalan bir epitel artığından gelişen, içeriği proteinli sıvı ile dolu iyi huylu bir kistik lezyondur. ICD-10 kodlamasında D44.3 ve Q89.2 başlıkları altında yer alır. Otopsi serilerinde sıklığı yüzde 11-22 olarak bildirilmiştir; bunların büyük çoğunluğu klinik olarak sessizdir. Klinik olarak başvuran Rathke yarık kistleri toplam tüm sellar lezyonların yüzde 5-10unu oluşturur. Erkek/kadın oranı 1/2-3 olup kadınlarda daha sık görülür. Tipik tanı yaşı 30-50 arasındadır; ancak çocukluk döneminden ileri yaşa kadar geniş yaş yelpazesinde tanı alabilir. Klinik tablo asemptomatik insidental MRG bulgusundan baş ağrısı, görme alanı defekti, hipopituitarizm, diabetes insipidus gibi semptomatik tablolara kadar uzanır. Tedavi yaklaşımı asemptomatik kistlerde takip, semptomatik kistlerde endoskopik transsfenoidal drenaj ve fenestrasyonla yapılır. Bu yazıda Rathke yarık kistinin embriyolojisi, etiyolojisi, klinik bulguları, tanı süreci, ayırıcı tanısı, kimlere hangi tedavi yaklaşımının uygulandığı, tedavi protokolleri, komplikasyonları ve takibi profesyonel düzeyde ele alınmıştır.
Rathke Yarık Kisti Nedir?
Rathke yarık kisti, embriyolojik dönemde stomodeumdan ileriye doğru genişleyen Rathke kesesinin tam kapanmaması sonucu kalan epitel artığından gelişen, hipofiz pars intermedia ya da pars distalis arasında yerleşen, basit kübik veya silindrik epitel ile döşeli, içeriği proteinli mukoid sıvı veya jel kıvamında olan iyi huylu bir kistik lezyondur. Histopatolojik olarak kist duvarı tek katlı kübik-silindrik epitel ile döşelidir; goblet hücreleri, silyalı hücreler ve nadiren skuamöz metaplazi görülebilir. Kist içeriği seröz, mukoid ya da jel kıvamında olabilir; kolesterol kristalleri içerebilir. Yerleşim olarak çoğunlukla intrasellar (yüzde 50-70), intra-suprasellar (yüzde 20-30), nadiren saf suprasellar (yüzde 5-10) lokalizasyonludur. Boyut tipik olarak 5-15 mm arasındadır; ancak büyük kistler de görülebilir. Patofizyolojide kist büyümesi epitel sekresyonu artışı, kanama, enflamasyon ile ilişkilidir; kistin rüptürü kimyasal hipofizit ya da kimyasal menenjit yapabilir. Klinik bulgular kistin boyutuna, lokalizasyonuna ve hipofizer baskısına bağlıdır. Asemptomatik kistler insidental MRG bulgusu olarak gelir; semptomatik kistler hipofizer fonksiyon bozukluğu, kitle etkisi ve baş ağrısı yapar.
Etiyoloji ve Risk Faktörleri
Rathke yarık kisti embriyolojik bir gelişim anomalisidir; kazanılmış nedeni yoktur. Embriyogenez sırasında 4. haftada stomodeumdan dorsale doğru çıkıntı yapan Rathke kesesi, ileride hipofiz ön lobunu (adenohipofiz) oluşturur. Normalde Rathke kesesi tam kapanır ve epitel artığı kalmaz; ancak yüzde 13-22 oranında kapanmama gerçekleşir ve kist gelişimine zemin hazırlanır. Kistin semptomatik olması ile asemptomatik kalması arasındaki farkı belirleyen faktörler tam olarak bilinmemektedir. Risk faktörleri arasında genetik yatkınlık (özel sendromlar tanımlanmamış), kist içeriğinin biriken sekresyon ile büyümesi, kanama, enflamasyon, sekonder enfeksiyon yer alabilir. Travma ya da cerrahi müdahale öyküsü, kist büyümesini tetikleyebilir. Çocukluk döneminden başlayarak tanı alabilse de en sık 30-50 yaş arasında semptom verir. Hormonal değişiklikler (gebelik, menopoz) kist büyümesi üzerinde etkili olabilir. Genetik testler rutinde önerilmez. Patogenez tam olarak anlaşılamamıştır; ancak kistin asemptomatikten semptomatik forma geçişi sıklıkla yıllarca süren büyüme ile ilişkilendirilir.
Klinik Belirtiler: Kimlere Cerrahi Uygulanır?
Rathke yarık kistinin klinik bulguları tipik olarak üç temel kategoriye ayrılır: kitle etkisi, hipofizer disfonksiyon ve baş ağrısı. Baş ağrısı en sık başvuru bulgusudur (yüzde 50-80); sıklıkla retro-orbital ya da frontal yerleşimli, künt karakterli, kronik seyirli; bazen ani şiddetli (kanama, rüptür durumlarında) ortaya çıkar. Kitle etkisi: optik kiazma kompresyonu sonucu görme alanı defekti (bitemporal hemianopi), görme keskinliğinde azalma, optik atrofi; kavernöz sinüs invazyonu sonucu kraniyal sinir paralizileri (3, 4, 6); büyük kistlerde hidrosefali. Hipofizer disfonksiyon: hipopituitarizm bulguları (yorgunluk, kilo değişikliği, soğuk intoleransı, libido azalması, infertilite, çocuklarda büyüme geriliği, sekonder amenore), hiperprolaktinemi (saplanma etkisi sonucu, mikroadenom prolaktinomadan farklı olarak prolaktin genelde 100 ng/mL altında), diabetes insipidus (poliüri, polidipsi, posterior pituitary tutulumu sonucu), nadiren kortikotrop, somatotrop, tirotrop yetersizlikleri. Apopleksi: ani şiddetli baş ağrısı, kusma, görme bozukluğu, oftalmopleji, akut hipopituitarizm. Çocuklarda büyüme geriliği, gecikmiş puberte, diabetes insipidus dikkat çekicidir.
Bulgular ve Cerrahi Endikasyon
- Baş ağrısı (yüzde 50-80), retro-orbital, frontal, künt veya ani şiddetli.
- Görme alanı defekti (bitemporal hemianopi), görme keskinliğinde azalma.
- Hipopituitarizm: yorgunluk, libido azalma, infertilite, büyüme geriliği.
- Hiperprolaktinemi (saplanma etkisi), prolaktin genelde 100 ng/mL altında.
- Diabetes insipidus: poliüri, polidipsi.
- Apopleksi: ani şiddetli baş ağrısı + akut hormonal yetmezlik (cerrahi acil).
Tanı Süreci
Rathke yarık kistinin tanısında manyetik rezonans görüntüleme altın standarttır. 3T sella MRG kontrastsız ve dinamik kontrastlı sekanslar (T1 öncesi, T1 dinamik kontrast, T1 geç sekansları, T2, FLAIR) ile değerlendirme yapılır. Tipik MRG bulguları: pars intermedia ya da intrasellar yerleşimli, sınırları belirgin, sıklıkla intrakistik nodül (intracystic nodule, kolesterol kristalleri-protein içeriği gösteren) içeren, kontrast tutmayan kistik lezyon. T1 sekansındaki sinyal kistin protein-mukoid içeriğine göre hipo, izo ya da hiperintens olabilir; T2 sekansında genelde hiperintens, ancak yüksek protein içerikli kistler hipointens görülebilir. İntracystic nodül T1 hiperintens, T2 hipointens patognomonik bulgudur. Çevresel kontrast tutulumu kistin epitel duvarına aittir; kalın, düzensiz duvar tutulumu kraniofarengiom ya da kistik adenom düşündürür. Hormon panel zorunludur: serum prolaktin, kortizol-ACTH, IGF-1, TSH-FT4-FT3, FSH-LH-estradiol/testosteron, ADH (gerekirse sıvı kısıtlama testi), GH supresyon testi. Görme alanı muayenesi (Humphrey perimetri) suprasellar uzanımı olan kistlerde zorunludur. Kemik dansitometresi, KBB-endoskopik muayene cerrahi planlamada faydalıdır. Histopatolojik kesin tanı cerrahi sırasında alınan biyopsi ile konulur.
Ayırıcı Tanı
- Kraniofarengiom (papiller veya adamantinomatöz): Kistik-solid, kalsifikasyon (özellikle adamantinomatöz tip), kalın duvar kontrast tutulumu, çocuklarda sık.
- Hipofiz mikro/makroadenomu: Solid, kontrast tutan, kistik dejenerasyon olabilir; histopatoloji ayırt eder.
- Hipofizer apopleksi: Akut başlangıç, kanama, T2*GRE bulguları farklı.
- Araknoid kist suprasellar: BOS izodensitesi, kontrast tutmaz, fenestrasyon ile tedavi edilir.
- Epidermoid-dermoid kist: Difüzyon kısıtlanması (epidermoid), yağ içeriği (dermoid), kapsül kontrast tutmaz.
- Lenfositik hipofizit: İnfundibulum kalınlaşması, otoimmün, glukokortikoid tedaviye yanıt.
- Empty sella sendromu: BOS dolu sella, hipofiz dorsumda incelmiş.
- Germ hücreli tümör (germinom, teratom): Genç hasta, AFP/beta-hCG, infundibulum kalınlaşması.
Tedavi Yaklaşımı
Rathke yarık kistinin tedavisi semptomatik kistler için endoskopik transsfenoidal cerrahi drenaj ve fenestrasyondur. Asemptomatik, küçük kistler (10 mm altı) genellikle takip ile yönetilir; yıllık MRG, hormonal panel ve görme alanı muayenesi yapılır. Cerrahi endikasyonlar: ilerleyici görme bozukluğu, kraniyal sinir paralizisi, hipopituitarizm, semptomatik diabetes insipidus, ısrarlı baş ağrısı, kist büyümesi (yıllık 3 mm üzeri büyüme), apopleksi. Endoskopik transsfenoidal yaklaşım altın standarttır; binoküler endoskop, intraoperatif nöromonitörizasyon, navigasyon, intraoperatif MRG, mikrocerrahi araçları ve dural rekonstrüksiyon teknikleri kullanılır. Cerrahi prensipler: kistin tam değil kısmi rezeksiyonu (tam çıkarım hipofizer hasara yol açabilir), kist içeriğinin drenajı, kist duvarının fenestrasyonu (sfenoid sinüs ya da sella tabanına açılım sağlanması), histopatolojik biyopsi alımı ve dural-kemik rekonstrüksiyonu. Tam rezeksiyon (kist duvarının tam çıkarılması) yüksek nüks oranına rağmen daha düşük rekürrens sağlar; ancak hipofizer disfonksiyon riskini artırır. Bu nedenle parsiyel rezeksiyon ve fenestrasyon tercih edilir. Lumbar drenaj, postoperatif BOS sızıntısı yönetiminde kullanılabilir. Stereotaktik radyocerrahi rolü kistik lezyonlarda sınırlıdır; tekrarlayan ya da agresif olgularda düşünülebilir. Hormonal eksiklikler için yaşam boyu hormon replasman tedavisi (hidrokortizon 15-25 mg/gün, levotiroksin 1.6 mcg/kg/gün, östrojen-progesteron veya testosteron, büyüme hormonu, desmopresin DDAVP 0.05-1.2 mg/gün) sürdürülür. Hiperprolaktinemi saplanma etkisine bağlıysa cerrahi sonrası genelde düzelir; kabergolin ya da bromokriptin gerekli olabilir.
Komplikasyonlar ve Prognoz
Rathke yarık kisti tedavisinin komplikasyonları arasında endoskopik transsfenoidal cerrahi sonrası BOS sızıntısı (yüzde 5-15, Rathke kistinde adenomdan daha yüksek), menenjit, kanama, görme kaybı (yüzde 1-3), kraniyal sinir hasarı, hipopituitarizm (yüzde 5-15), kalıcı diabetes insipidus (yüzde 5-15), uygunsuz ADH sendromu, septum perforasyonu, sinüzit yer alır. Kimyasal hipofizit (kist içeriğinin sızması) postoperatif baş ağrısı, hipopituitarizm yaratabilir. Geç komplikasyonlar arasında nüks (yüzde 10-30, parsiyel rezeksiyon sonrası daha yüksek), psödomeningosel oluşumu, mukosel formasyonu sayılabilir. Prognoz çoğu hastada iyidir: cerrahi sonrası baş ağrısı yüzde 70-90 oranında düzelir, görme defekti yüzde 70-90 düzelir, hipofizer disfonksiyon yüzde 30-50 oranında düzelir. Nüks oranı 5 yıllık takipte yüzde 10-20 civarındadır; bazı serilerde tam rezeksiyon ile yüzde 5e indirilmiştir. Yaşam boyu hormon replasmanı gereken hastalar için endokrin takibi sürdürülür. Multidisipliner takip programları, periyodik MRG (ilk yıl 6 ayda bir, sonra yıllık), hormonal değerlendirme, görme alanı muayenesi sonuçları ile uzun dönem yaşam kalitesini korumayı hedefler.
Korunma ve Erken Tanı
Rathke yarık kistinin embriyolojik bir oluşum olduğu için kesin önleyici stratejisi yoktur. Erken tanı için ailelerin ve sağlık çalışanlarının kronik baş ağrısı, görme bozukluğu, hipopituitarizm bulguları (yorgunluk, libido azalması, infertilite), poliüri-polidipsi, çocuklarda büyüme geriliği gibi belirtilere karşı duyarlı olması önemlidir. Açıklanamayan hipogonadizm, infertilite, hiperprolaktinemi, diabetes insipidus, çocukluk çağı büyüme hormonu eksikliği değerlendirmelerinde sella MRG mutlaka düşünülmelidir. İnsidental olarak saptanan Rathke yarık kistleri için yıllık MRG takibi ve hormonal değerlendirme, kistin büyümesinin ve semptomatik hale geçmesinin erken yakalanmasını sağlar.
Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?
Kronik baş ağrısı (özellikle retro-orbital, frontal yerleşimli), görme bulanıklığı, görme alanı kaybı, çift görme; yorgunluk, kilo değişikliği, soğuk intoleransı, libido azalması, infertilite, sekonder amenore; çocukluk çağında büyüme geriliği, gecikmiş puberte; aşırı su içme, çok idrara çıkma (poliüri, polidipsi); ani başlangıçlı şiddetli baş ağrısı + görme bozukluğu (apopleksi şüphesi) gibi belirtiler durumunda zaman kaybetmeden bir uzmana başvurulmalıdır. İnsidental olarak saptanmış Rathke yarık kisti tanılı hastaların düzenli endokrinoloji ve nöroşirurji takibinde olması, tedavi gereksiniminin uygun zamanda belirlenmesi açısından önemlidir.
Klinik Değerlendirme
Koru Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi bölümünde uzman hekimlerimiz, Rathke yarık kisti gibi sık karşılaşılan ancak çeşitli klinik tablolarla seyreden lezyonların tanı ve tedavisinde modern, multidisipliner ve kapsamlı bir yaklaşım sunmaktadır. Endokrinoloji, nöroradyoloji, oftalmoloji, kulak burun boğaz, patoloji ve fizik tedavi bölümleriyle birlikte çalışan ekibimiz, ileri görüntüleme olanakları (3T sella MRG, dinamik kontrastlı sekanslar), endoskopik transsfenoidal cerrahi olanağı (binoküler endoskop, intraoperatif nöromonitörizasyon, navigasyon, intraoperatif MRG), kapsamlı endokrin laboratuvarı, dinamik testler, modern medikal tedavi seçenekleri ve hormon replasman tedavi protokolleri ile hastalarımıza güvenli, etkili ve bireyselleştirilmiş tedavi sunmaktayız. Cerrahi sonrası takip programları, BOS sızıntısı yönetimi, hipofizer fonksiyon takibi ve uzun dönem yaşam kalitesi destek hizmetlerimiz mevcuttur.





