May-Thurner sendromu, anatomik bir özellik yüzünden gelişen ilginç bir damar problemidir. Karın içinde sol bacağa giden büyük toplardamar (sol iliyak ven) kasık seviyesinde, sağ bacaktan gelen büyük atardamarın (sağ iliyak arter) tam altından geçer. Atardamar üstte, toplardamar altta. İşte bu çapraz noktada toplardamar omurganın önünde "iki taşın arasında ezilen bir simit" gibi sıkışır. Bu sıkışma sürekli olunca toplardamar daralır, kan akışı yavaşlar ve sol bacakta şişlik, ağrı, hatta tam tıkanma (DVT) ortaya çıkar.
Bu anatomik durum aslında çoğu insanda doğuştan vardır — kadavra çalışmalarında her 4-5 kişiden birinde sol toplardamar bir derecede sıkışmış bulunur. Ama herkeste şikayet yaratmaz. Klinik belirtiler genelde damarın daralma yüzdesi belli bir noktaya ulaşınca, ya da gebelik, doğum kontrol hapı, kilo alımı, hareketsizlik gibi tetikleyicilerle birlikte ortaya çıkar.
Niye önemli? Çünkü sol bacaktaki derin ven trombozlarının (DVT) önemli bir kısmının arkasındaki gerçek sebep budur. Sol bacakta DVT, sağ bacaktan 2-3 kat daha sık görülür ve bu farkın temel nedeni May-Thurner sendromudur. Özellikle genç kadınlarda sol bacakta açıklanamayan DVT olduğunda hekimin aklına gelmesi gereken ilk şeylerdendir.
İyi haber: tanı konulduğunda tedavi son derece etkilidir. Sıkışan damar bölgesi içeriden bir stent ile açılarak normal kan akışı sağlanır. Bu işlem genelde 1-2 saat sürer, hasta aynı gün veya ertesi gün taburcu olur, başarı oranı %95 üzerindedir. Yani sol bacağınızdaki şişliğin aslında basit bir anatomik sıkışıklıktan kaynaklandığını öğrenmek ve kolayca çözebilmek mümkün.
Kimlerde Görülür?
May-Thurner sendromu için bazı kişiler özellikle risk altındadır:
- 20-50 yaş arası kadınlar: En tipik hasta profili. Östrojen hormonu damar duvarını gevşettiği için kompresyonun etkisi belirginleşir
- Birden fazla doğum yapmış kadınlar: Her gebelik leğen damarlarını zorlar
- Doğum kontrol hapı kullananlar
- Hormon replasman tedavisi alanlar
- Hamile veya yeni doğum yapmış kadınlar: Büyüyen rahmin baskısı, kan hacmindeki artış ve hamilelikteki pıhtılaşma eğilimi tabloyu tetikler
- Sol bacakta açıklanamayan DVT geçirenler
- Aşırı kilolu olanlar: Karın içi basıncı kompresyonu artırır
- Uzun süre hareketsiz kalmış olanlar: Uzun uçak yolculuğu, ameliyat sonrası yatış, hastalık sonrası
- Pelvik konjesyon sendromu olan kadınlar
- Skolyoz, omurga deformitesi olanlar: Omurga şekli damar ilişkisini değiştirebilir
- Aile geçmişinde damar pıhtılaşma sorunu olanlar
- Genetik pıhtılaşma bozukluğu olanlar: Faktör V Leiden, protrombin mutasyonu gibi
- Sigara içenler
İlginç gözlem: Erkeklerde de görülebilir ama kadınlarda çok daha sık tanı konulur. Bunun nedeni kısmen hormonal, kısmen de kadınlarda DVT araştırmasının daha sık yapılması. Sağ tarafta veya iki taraflı sıkışıklık da nadir olarak görülebilir.
Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?
May-Thurner sendromunun belirtileri üç evrede sınıflandırılır. Çoğu kişide hiç belirti olmaz, bazılarında ise yıllar içinde belirginleşir.
Erken/sessiz evre (anatomik kompresyon var, belirti yok):
- Hiçbir şikayet yok
- Başka bir nedenle çekilen BT, MR'da rastlantısal olarak fark edilebilir
- Bu kişiler tedavi gerektirmez ama risk faktörlerini bilmelidir
Kronik venöz hipertansiyon evresi (yıllar içinde gelişir):
- Sol bacakta sürekli şişlik: Sağ bacağa göre daha kalın, akşamları belirgin
- Sol bacakta ağırlık hissi, gerginlik
- Uzun süre ayakta kalınca artan rahatsızlık
- Bacağı yukarı kaldırınca rahatlama
- Sol bacakta atipik dağılımlı varisler (iç uyluk, kasık, kalça çevresinde)
- Vulva veya kasıkta belirgin varisler (özellikle kadınlarda)
- Cilt renginde değişiklikler (uzun süredir varsa kahverengi pigmentasyon)
- Bacakta kramplar, gece huzursuzluğu
- Kronik bel ağrısı (yansıyan ağrı)
- Bazı kadınlarda pelvik dolgunluk hissi, cinsel ilişkide ağrı
Akut DVT evresi (en ciddi tablo):
- Sol bacakta aniden başlayan masif şişlik
- Sol bacak hızla kalınlaşır, sağ bacaktan birkaç santim fark görülür
- Şiddetli ağrı, gerginlik
- Cilt rengi mor-mavi, soğuk
- Yürüyemeyecek kadar bacakta hassasiyet
- Bazen göbeğe kadar genişleyen ödem (ileofemoral DVT)
- Çok ağır vakalarda phlegmasia (mavi bacak): hayatı tehdit eden tıkanıklık
- Pulmoner emboli (akciğer embolisi) belirtileri eşlik edebilir
Asimetrik bacak şişliği May-Thurner için çok tipik bir özelliktir. İki bacak arasındaki çevre farkını ölçüp 2 cm'den fazla farkı olan sol bacak hep şüphe çekmelidir. Özellikle 20-40 yaş kadında, sebep yokken ya da hafif tetikleyicilerle sol bacak DVT'si oluyorsa May-Thurner mutlaka araştırılmalıdır.
Tanı Nasıl Konulur?
Tanı için kullanılan yöntemler şunlardır:
- Detaylı hasta öyküsü: Hangi bacakta şikayet, ne zamandır var, daha önceki DVT öyküsü, gebelik sayısı, hormonal ilaç kullanımı, aile geçmişi sorgulanır.
- Bacak çevre ölçümü: İki bacağın belli noktalardan çevresi karşılaştırılır. Sol bacakta belirgin kalınlık önemli ipucudur.
- Doppler ultrason: İlk basamak tetkik. Bacak damarlarında akım, varsa pıhtı, reflü değerlendirilir. Ama iliyak ven (karın içinde) genelde bağırsak gazı ve obezite nedeniyle iyi görünmez; bu yüzden tek başına yetmez.
- BT venografi: Anatomik ilişkiyi net gösterir. Sol iliyak ven üzerinde sağ arterin sıkıştırıcı etkisi, kompresyon derecesi, varsa pıhtı detaylıca görülür. %50 üzeri sıkışıklık anlamlıdır.
- MR venografi: Aynı bilgileri ışın vermeden verir. Genç hastalarda ve hamilelerde tercih edilir.
- İntravasküler ultrason (IVUS): Damarın içine sokulan ultrason probu. Sıkışıklık derecesini en kesin gösteren yöntem; stentleme sırasında kullanılır. "Altın standart" sayılır.
- Klasik venografi: Damar içine kontrast madde verilerek dinamik görüntüleme. Genelde tedavi sırasında uygulanır.
- D-dimer ve pıhtılaşma testleri: Akut DVT şüphesi varsa.
- Trombofili paneli: Genç yaşta DVT geçiren hastalarda eşlik eden başka bir pıhtılaşma bozukluğu var mı diye bakılır.
Tanıdaki esas zorluk şu: hekim "neden sol bacak hep şişiyor" sorusunu soruyor mu? Çoğu zaman "varisin olabilir, çorap kullan" cevabıyla geçiştirilir, oysa basit bir BT/MR venografi ile saklı duran tablo kolayca açığa çıkar. Sol bacağında belirgin asimetrik şişlik veya DVT öyküsü olan herkesin May-Thurner açısından değerlendirilmesi gerekir.
Tedavi Seçenekleri
Tedavi seçimi hastanın hangi evrede olduğuna ve şikayetlerin şiddetine göre değişir:
- Sadece anatomik tablo varsa (belirti yok):
- Tedavi gerekmez
- Risk faktörleri yönetilmeli (hareketsiz kalmamak, uzun yolculuklarda ayak hareketi, hidrasyon)
- Hamilelik ve ameliyatlar öncesi hekime bilgi verilmeli
- Uzun yolculuklarda kompresyon çorabı
- Kronik şikayetler varsa (şişlik, ağrı, varis):
- 30-40 mmHg basınçlı varis çorabı (sürekli kullanım)
- Bacak yükseltme, düzenli egzersiz
- Kilo verme
- Aspirin (önleyici)
- Şikayetler hayat kalitesini bozuyorsa stentleme önerilir
- İliyak ven stentleme (asıl tedavi):
- Kasıktaki bir damardan ince kateterle girilir
- Sıkışık bölgeye ulaşılır, IVUS eşliğinde balon ile genişletilir
- Self-expanding (kendiliğinden açılan) stent yerleştirilir
- İşlem 1-2 saat sürer, lokal anestezi yeterli
- Aynı gün veya ertesi gün taburculuk
- %95+ teknik başarı, 2 yıllık açıklık oranı %80-90
- İşlem sonrası 3-6 ay aspirin + kan sulandırıcı tedavi
- Akut DVT geliştiyse:
- Önce antikoagülan (kan sulandırıcı) başlanır
- Pıhtı uzaklaştırma: kateter aracılı pıhtı eritme veya mekanik pıhtı çekme
- Pıhtı temizlenince altta yatan May-Thurner için stent yerleştirilir
- İşlem ne kadar erken yapılırsa o kadar başarılı (ideal: ilk 14 gün içinde)
- Bu erken müdahale posttrombotik sendromun önüne geçer
- Sonrasında 6-12 ay antikoagülan tedavi
- Cerrahi tedavi (nadiren):
- Endovasküler yöntemler yetersiz kaldığında
- Açık cerrahi ile damarın yan dalla baypaslanması
- Modern dönemde çok az kullanılır
- Hamile hastalarda yaklaşım:
- Hamilelikte stentleme yapılmaz (ışın ve kontrast riski)
- Antikoagülan (genelde düşük molekül ağırlıklı heparin) ile yönetilir
- Doğum sonrası uygun zamanda stent yapılır
Modern stentleme teknikleri çok gelişti. Eskiden konulan stentler zamanla tıkanırdı; bugün özel Wallstent veya "venous stent" denilen damar içi stentler 5 yılı aşkın süre açık kalabiliyor. Hasta normal hayatına devam eder, ağır kısıtlama yoktur.
Komplikasyonlar Nelerdir?
Tedavi edilmeyen May-Thurner sendromunun yaratabileceği sorunlar:
- Sol bacakta yineleyen DVT: Tek başına antikoagülan tedavi altta yatan mekanik sorunu çözmediği için pıhtı tekrarlayabilir
- Pulmoner emboli (akciğer embolisi): İleofemoral DVT'den kaynaklanan büyük pıhtılar akciğere gidip hayatı tehdit edebilir
- Posttrombotik sendrom: DVT sonrası kalıcı bacak şişliği, ağrı, ciltte koyu renk, ülser. May-Thurner sonrası DVT'de %50'ye varan oranlarda görülür
- Kronik venöz yetmezlik: Yıllar içinde gelişir; bacakta sürekli ağrı, varis, ülser
- Venöz ülser: Tedavi edilmeyen kronik venöz yetmezliğin son evresi
- Phlegmasia cerulea dolens: Çok büyük tıkanıklıkta bacağın morarması, bacak kaybı riski
- Kronik ağrı, iş kaybı, hayat kalitesinde belirgin düşüş
- Stent ile ilgili komplikasyonlar (nadiren):
- Stent trombozu (%5-10): genelde antikoagülan tedavi atlatıldığında
- Stentin yerinden oynaması (çok nadir)
- Stentin kırılması
- Bel ağrısı (geçici)
- Damar duvarı hasarı, kanama
- İşlem sırasındaki riskler: Kontrast alerjisi, böbrek etkisi, giriş yeri morluğu
Bu komplikasyonların hemen tamamı erken tanı ve uygun stentleme ile önlenebilir. May-Thurner sendromunun en büyük tehlikesi tanı konmaması ya da geç konmasıdır.
Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?
Aşağıdaki durumlarda damar cerrahisine başvurun:
Acil değerlendirme gerekenler (hemen acile):
- Sol bacakta aniden başlayan masif şişlik
- Bacakta hızla kötüleşen ağrı, morluk, soğukluk
- Ani nefes darlığı, göğüs ağrısı (akciğer embolisi şüphesi)
- Bayılma, çok hızlı kalp atışı
- Kanlı öksürük
Erken randevu almak gerekenler:
- Sol bacakta açıklanamayan, ısrarlı şişlik
- Sol bacakta sağa göre belirgin asimetrik ödem
- Daha önce sol bacak DVT'si geçirip kalıcı şişlik yaşamak
- Genç yaşta DVT geçirmek (özellikle sol tarafta)
- Sol bacakta atipik dağılımlı, hızla büyüyen varisler
- Vulva veya kasıkta belirgin varisler
- Kronik leğen ağrısı + sol bacak şişliği birlikteliği
- Hamilelik veya doğum kontrol hapı sonrası başlayan bacak şişliği
- Stent yerleştirildikten sonra şikayetlerin tekrar başlaması
- Bel-pelvik bölge ağrılarıyla birlikte bacak şişliği
- Uzun yolculuk sonrası geçmeyen bacak şişliği
"Genç bir kadında sol bacakta DVT" hekimlik dilinde otomatikman "May-Thurner mutlaka araştırılmalı" demektir. Eğer DVT geçirdiyseniz ve sebep tam olarak belirlenemediyse, mutlaka bu sendrom açısından incelenmek istemelisiniz.
Son Değerlendirme
May-Thurner sendromu, anatomik bir özellikten kaynaklanan ama doğru tanı ve tedaviyle son derece başarılı şekilde yönetilen bir damar problemidir. Üç temel mesaj: sol bacakta açıklanamayan şişlik veya DVT varsa mutlaka araştırılmalı, çünkü erken tanı uzun vadeli sorunları engeller; modern endovasküler stentleme çok güvenli ve etkili bir tedavidir, hastaların büyük çoğunluğu işlemden hemen sonra rahatlama yaşar; genç kadınlar bu sendrom açısından özellikle dikkatli olmalıdır, çünkü hormonal faktörler etkiyi artırır.
Hamilelik planlayan, doğum kontrol hapı kullanan, sol bacakta sürekli şişlik yaşayan kadınların hekimlerine "May-Thurner sendromu olabilir mi?" sorusunu sorması yıllarca süren rahatsızlıkların önüne geçebilir. Eğer tanı konmuşsa, modern stentleme teknikleriyle hayatınız tam normale döner; spor yapabilir, gebe kalabilir, normal aktivitelerinizi sürdürürsünüz.
Koru Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi bölümümüzde May-Thurner sendromunun tüm aşamaları için kapsamlı hizmet sunulmaktadır: detaylı görüntüleme, akut DVT'de kateter aracılı pıhtı uzaklaştırma, modern iliyak ven stentleme uygulamaları, uzun vadeli takip. Sol bacağınızda yıllardır süren şişlik varsa, bunun arkasında çözülebilir bir tablo olabilir — değerlendirilmesi sadece birkaç tetkik meselesidir.
Bilgilendirme: Bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; doktor muayenesi, tanı veya tedavinin yerini tutmaz. Sağlığınızla ilgili kararlar için bir uzman hekime danışın.






