Lateral kaydırma flebi (laterally positioned flap, LPF), izole diş eti çekilmelerinin tedavisinde kullanılan klasik bir mukogingival cerrahi tekniktir. Grupe ve Warren tarafından 1956 yılında tanımlanan bu yöntem, donör bölgeden hazırlanan tam ya da kısmi kalınlıkta flebin lateral yönde kaydırılarak alıcı bölgedeki kök yüzeyini örtmesine dayanır. ICD-10 sınıflandırmasında K06.0 ve K06.8 kodları altında değerlendirilen diş eti çekilmesinin tedavisinde, lateral kaydırma flebi günümüzde de seçili olgularda altın standart tekniklerden biri olmaya devam etmektedir.
Epidemiyolojik veriler, erişkin popülasyonda diş eti çekilmesinin yüzde 50-90 oranında saptandığını ortaya koymaktadır. Türkiye'deki üniversite ve özel kliniklerden derlenen verilerde 30 yaş üstü bireylerde Miller sınıflama sistemine göre Sınıf I ve Sınıf II resesyonların prevalansı yüzde 30-45 düzeyindedir. Lateral kaydırma flebi tekniğinin başarı oranı uygun olgu seçiminde yüzde 40-90 arasında değişmektedir. Donör bölgesi yeterli kalınlıkta keratinize diş eti içeren ve tek diş resesyonu bulunan olgularda kök kapatma başarısı yüzde 80'in üzerine çıkabilmektedir. Cinsiyet dağılımında kadın baskınlığı (1,3-1,5 kat) bildirilmiştir; bu durumun ince fenotip ve agresif fırçalama alışkanlığı ile ilişkili olduğu düşünülmektedir.
Lateral Kaydırma Flebi Nedir?
Lateral kaydırma flebi, izole diş eti çekilmesinin örtülmesi amacıyla, çekilmiş bölgenin lateralindeki sağlıklı diş eti dokusundan hazırlanan flebin yatay yönde kaydırılarak resesyon alanına adapte edilmesi tekniğidir. Patofizyolojik olarak, kök yüzey örtülmesi sırasında periodontal ligament hücrelerinin yeniden bağlanması, yeni bağ dokusu ataşmanı oluşumu ve papiller bölgede skar dokusu rezolüsyonu gerçekleşir.
Tekniğin başarısı için bazı temel anatomik ve klinik koşullar gereklidir: alıcı bölgede yeterli vestibül derinliği, donör bölgesinde 3 mm üzeri keratinize diş eti varlığı, sağlıklı periodontal destek, plak kontrolünün iyi olması ve hastanın sigara içicisi olmaması. Donör bölge dokusunun kalınlığı ideal olarak 1,5 mm üzerinde olmalıdır.
Cerrahi prosedür sırasında alıcı bölge hazırlanır, kök yüzey debridmanı yapılır, donör flep tasarımı ve kaldırılışı gerçekleştirilir, lateral yönde rotasyon ile defekt örtülür ve sütur ile sabitlenir. Flebin kan dolaşımı çevre dokulardan ve periostal beslenmeyle sağlanır. Tam kalınlık (mukoperiosteal), kısmi kalınlık (split thickness) ya da modifiye versiyonlar uygulanabilir.
Endikasyonları
Lateral kaydırma flebinin uygulanması için bazı endikasyonlar belirlenmiştir.
- İzole tek diş Miller Sınıf I ve Sınıf II diş eti çekilmeleri.
- Resesyon derinliği 5 mm'yi geçmeyen olgular.
- Donör bölgede yeterli keratinize diş eti varlığı (en az 3 mm).
- Donör bölgenin estetik açıdan korunması mümkün olan durumlar.
- Sağlıklı periodontal destek bulunan olgular.
- Subgingival ya da supragingival çürüksüz kök yüzeyleri.
- Yeterli vestibül derinliği bulunan olgular.
- Yeterli ağız hijyeni gösterebilen hastalar.
- Estetik ve fonksiyonel açıdan kök kapatma gerektiren olgular.
- Sigara içmeyen bireyler.
- Kontrolde sistemik hastalığı bulunan ya da hiç bulunmayan hastalar.
- Hassas dentin bölgesindeki şikâyetlerin azaltılması istendiğinde.
Endikasyonların doğru değerlendirilmesi tedavi başarısını belirleyen en önemli unsurlardandır. Hasta seçimi titizlikle yapılmalıdır.
Kontrendikasyonları
Bazı klinik durumlarda lateral kaydırma flebi uygulaması uygun değildir.
- Donör bölgesinde yetersiz keratinize diş eti.
- İnce gingival fenotip ve donör bölge kemik dehiscence riski.
- Çoklu diş resesyonları (alternatif teknikler tercih edilir).
- Miller Sınıf III ve Sınıf IV resesyonlar (tam kök kapatma sınırlıdır).
- Sigara kullanımı (postoperatif yara iyileşmesini olumsuz etkiler).
- Kontrolsüz diyabet ve sistemik immün hastalıklar.
- Aktif periodontal hastalık.
- Bisfosfonat ve antiresorptif ilaç kullanımı.
- Yetersiz ağız hijyeni.
- Travmatik oklüzyon kontrol altına alınmamış olgular.
- Kemoterapi veya radyoterapi alan hastalar.
- Hasta uyumsuzluğu ve kooperasyon eksikliği.
Kontrendikasyonların belirlenmesi alternatif tedavi yöntemlerinin (subepitelyal bağ dokusu grefti, koronale pozisyonlu flep, asellüler dermal matriks, allojenik greftler) seçilmesini sağlar.
Cerrahi Teknik
Lateral kaydırma flebi tekniğinin başarısı uygun cerrahi adımların izlenmesine bağlıdır.
- Hasta hazırlığı: Profesyonel diş temizliği, ağız hijyeni eğitimi ve klorheksidin gargara 1 hafta önceden başlatılır.
- Anestezi: Artikain yüzde 4 + epinefrin 1:100.000, ortalama 1,8-3,6 mL infiltratif uygulanır.
- Alıcı bölge hazırlığı: Resesyonun mezial ve distal sınırından V şeklinde insizyon yapılır; epitel uzaklaştırılır, periost sınırına kadar bağ dokusu yatağı hazırlanır.
- Kök yüzey debridmanı: El aletleri ya da ultrasonik kürelerle pürüzsüzleştirilir; gerekirse EDTA yüzde 24 ile 2 dakika kondisyonlama uygulanır.
- Donör flep tasarımı: Resesyon genişliğinin 1,5-2 katı genişlikte tasarlanır; donör bölgenin lateral kenarında dikey relax insizyon yapılır.
- Flebin kaldırılışı: Tam kalınlık ya da kısmi kalınlık olarak donör bölge kemik üzerinden serbestlenir.
- Kaydırma ve adaptasyon: Flep alıcı bölge üzerine kaydırılır, gerilimsiz adaptasyon sağlanır.
- Sütür: 5-0 ya da 6-0 monofilament emilebilir sütür ile mezial ve distal kenarlar dikilir.
- Periodontal pansuman: Postoperatif koruma için 7-10 gün uygulanır.
- Postoperatif kontrol: 1 hafta, 2 hafta, 1 ay ve 3 ay aralıkla.
Cerrahi başarı için flebin gerilimsiz olması, kanlanmanın yeterli korunması ve kök yüzeyinin tamamen örtülmesi kritik öneme sahiptir.
Postoperatif Bakım
Cerrahi sonrası takip ve hasta uyumu, sonuçların kalıcılığında belirleyici rol oynar.
- Klorheksidin glukonat yüzde 0,12 gargara: Günde 2 kez 30 saniye, 4-6 hafta süreyle.
- Mekanik fırçalamadan kaçınma: Cerrahi bölgede 2-3 hafta süreyle.
- Yumuşak diyet: 1-2 hafta.
- Sıcak yiyecek ve içeceklerden kaçınma: 24-48 saat.
- Sigara ve alkolden uzak durma: En az 4-6 hafta.
- Analjezi: Parasetamol 500 mg günde 3 kez 3-5 gün; gerekirse ibuprofen 400 mg günde 3 kez.
- Antibiyotik profilaksisi: Risk grupları için amoksisilin 875 mg/klavulanik asit 125 mg günde 2 kez 5-7 gün.
- Sütür alma: 7-10 gün sonra.
- Periodontal pansuman değişimi: 7. günde.
- Travmadan korunma: Sert yiyecekler ve ısırma travmasından kaçınma.
- Düzenli takip: 1, 3, 6 ay ve sonrasında yıllık.
- Plak kontrolü: Yumuşak dokunun sabitlenmesi sonrası özel temizlik teknikleri öğretilir.
Postoperatif uyum tedavi başarısının yüzde 50'den fazlasını belirler. Hasta eğitimi ihmal edilmemelidir.
Komplikasyonlar
Lateral kaydırma flebi cerrahisinde gelişebilecek komplikasyonlar mevcuttur.
- Donör bölge resesyonu: Ortalama 1-2 mm rapor edilmiştir.
- Postoperatif kanama.
- Yara açılması ve flep nekrozu: Kanlanma yetersizliği ya da gerilim sonucu.
- Sekonder enfeksiyon.
- Hassas dentin: Erken postoperatif dönemde geçici.
- Kısmi kök kapatma.
- Estetik bozulma: Donör bölge skar oluşumu.
- Pigmentasyon değişiklikleri.
- Periodontal cep formasyonu.
- Diş hareketlilikleri (ileri evre olgularda).
- Kemik dehiscence ve fenestrasyon.
- Sütür ayrılması.
- Kalıcı parestezi (nadir).
- Allerjik reaksiyon: Lokal anestezik veya sütür materyaline karşı.
- Hasta memnuniyetsizliği: Beklentinin karşılanmaması.
Komplikasyonların önlenmesi titiz cerrahi teknik, uygun hasta seçimi ve postoperatif takip ile sağlanır.
Tedavinin Başarısını Etkileyen Faktörler
Cerrahi başarıda birçok bireysel ve teknik faktör rol oynar.
- Donör bölge keratinize diş eti kalınlığı ve genişliği.
- Resesyonun derinliği ve genişliği (Miller sınıflaması).
- Gingival fenotip: Kalın fenotip başarıyı artırır.
- Kök yüzey morfolojisi: Düz yüzeyler daha avantajlı.
- Yaş: Genç hastalarda iyileşme daha iyi.
- Sistemik durum: Diyabet ve immün hastalıklar olumsuz etki.
- Sigara kullanımı: Belirgin başarı düşüşü.
- Plak kontrolü ve hasta uyumu.
- Cerrahın deneyimi ve teknik becerisi.
- Kullanılan biyolojik ajanlar: EMD (enamel matriks deriva), PRF (platelet rich fibrin) başarıyı artırabilir.
- Postoperatif beslenme ve istirahat.
- Postoperatif enfeksiyon kontrolü.
Bu faktörlerin değerlendirilmesi ve hasta bilgilendirilmesi tedavi planlamasında önemlidir.
Alternatif Teknikler
Lateral kaydırma flebi her olgu için uygun değildir; alternatif yöntemler değerlendirilebilir.
- Subepitelyal bağ dokusu grefti (CTG): Altın standart kabul edilir.
- Koronale pozisyonlu flep (CAF): Kombine resesyonlarda etkili.
- Çift papilla flebi: İki interproksimal papil kullanılır.
- Tunel tekniği: Estetik bölgelerde minimal invaziv.
- Asellüler dermal matriks (ADM): Donör bölge gerektirmez.
- Allojenik bağ dokusu greftleri.
- EMD ve PRF kombinasyonları.
- Vestibüler yatay submarjinal insizyon tekniği (VISTA).
- Pinhole tekniği.
- Mikrocerrahi yaklaşımlar.
- Lazer destekli mukogingival cerrahi.
- Doku mühendisliği uygulamaları.
Her tekniğin kendine özgü avantaj ve dezavantajları vardır; vaka bazında en uygun tedavi seçilmelidir.
Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?
Aşağıdaki durumlarda periodontoloji uzmanına başvurulması önerilir.
- Diş eti çekilmesi fark edilen durumlar.
- Soğuk-sıcak hassasiyeti şikâyeti.
- Estetik kaygılar.
- Kök yüzeyinde fırçalama travmasına bağlı abrazyon.
- Çürük gelişen kök yüzeyleri.
- Fonksiyonel sorunlar: Yiyecek kaçışları.
- Önceden yapılmış kök kapatma cerrahisinde nüks.
- Diş eti çekilmesinin ilerlemesi.
- Eşlik eden periodontal hastalık bulguları.
- Ortodontik tedavi öncesi planlama gerekiyorsa.
Erken müdahale tedavi seçeneklerini genişletir ve sonuçları iyileştirir.
Kapanış
Koru Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı bölümünde uzman hekimlerimiz, lateral kaydırma flebi başta olmak üzere modern mukogingival cerrahi tekniklerinin tamamını başarıyla uygulamaktadır. Detaylı klinik muayene, periodontal değerlendirme, gingival fenotip analizi ve gerektiğinde dijital görüntüleme yöntemleri ile hastalarımızın tedavi planı bireyselleştirilmektedir. Mikrocerrahi enstrümanlar, biyolojik ajanlar (EMD, PRF), allojenik ve sentetik greftler gibi modern olanaklar kullanılmaktadır. Periodontoloji, ağız ve çene cerrahisi, ortodonti ve protez uzmanlarının iş birliği ile estetik ve fonksiyonel hedefler aynı anda gözetilmektedir. Postoperatif takip, ağız hijyeni eğitimi, beslenme önerileri ve düzenli kontroller ile cerrahi başarının uzun vadede korunması sağlanmaktadır. Diş eti çekilmesi, hassasiyet veya estetik kaygıları olan hastalarımızı, polikliniğimize başvurmaya ve uzman ekibimizden detaylı değerlendirme almaya davet ediyoruz.






