Sürekli renal replasman tedavisi (CRRT - Continuous Renal Replacement Therapy), yoğun bakım ünitelerinde akut böbrek hasarı gelişen hemodinamik olarak instabil hastalarda tercih edilen, 24 saat boyunca kesintisiz uygulanan ekstrakorporeal kan arındırma yöntemidir. Yoğun bakımda akut böbrek hasarı gelişen hastaların yaklaşık %5-10'unda renal replasman tedavisi gerekmekte ve bu hastaların büyük çoğunluğunda CRRT tercih edilen modalite olmaktadır. Gelişmiş ülkelerde yoğun bakım ünitelerinin %70-85'inde CRRT birinci basamak renal replasman tedavisi olarak kullanılmaktadır. Türkiye'deki yoğun bakım ünitelerinde de CRRT kullanımı son yıllarda belirgin artış göstermiş ve günümüzde standart bir organ destek tedavisi haline gelmiştir. CRRT, intermittan hemodiyalize kıyasla daha yavaş ve sürekli sıvı ve solüt uzaklaştırması sayesinde hemodinamik toleransı üstündür ve kritik hastalarda metabolik kontrolü daha etkin sağlar.
Sürekli Renal Replasman Tedavisi Nedir?
CRRT, kanın vücut dışına alınarak yarı geçirgen bir membran (hemofiltre) aracılığıyla atık ürünlerin, fazla sıvının ve elektrolitlerin uzaklaştırılması prensibine dayanan ve günde 24 saat sürekli uygulanan bir tedavi modalitesidir. Konvansiyonel intermittan hemodiyalizden temel farkı, tedavinin kesintisiz sürdürülmesi ve sıvı ile solüt uzaklaştırmasının yavaş ve kontrollü bir şekilde gerçekleştirilmesidir.
CRRT'nin çalışma prensibi üç temel mekanizmaya dayanır:
Konveksiyon (Hemofiltrasyon): Transmembran basınç farkı aracılığıyla suyun ve suda çözünmüş solütlerin membran gözeneklerinden geçirilmesi (ultrafiltrasyon) ve uzaklaştırılan sıvının replasman solüsyonu ile yerine konması prensibiyle çalışır. Konveksiyon orta molekül ağırlıklı maddelerin (sitokinler, beta-2 mikroglobulin) uzaklaştırılmasında difüzyona göre daha etkilidir.
Difüzyon (Hemodiyaliz): Kan ile diyalizat solüsyonu arasındaki konsantrasyon farkı nedeniyle solütlerin yarı geçirgen membrandan pasif olarak geçişidir. Difüzyon düşük molekül ağırlıklı solütlerin (üre, kreatinin, potasyum) uzaklaştırılmasında konveksiyona göre daha etkilidir.
Adsorbsiyon: Belirli solütlerin (sitokinler, endotoksinler, kompleman fragmanları) membran yüzeyine bağlanarak uzaklaştırılmasıdır. AN69 (poliakrilonitril) membranlar ve özel adsorbsiyon kartujları bu mekanizmayı kullanır.
CRRT modaliteleri bu mekanizmaların kombinasyonuna göre sınıflandırılır: CVVH (Continuous Veno-Venous Hemofiltration) yalnızca konveksiyon prensibiyle çalışır; CVVHD (Continuous Veno-Venous Hemodialysis) yalnızca difüzyon kullanır; CVVHDF (Continuous Veno-Venous Hemodiafiltration) hem konveksiyon hem difüzyonu birleştirir ve en yaygın kullanılan modalitedir.
Sürekli Renal Replasman Tedavisinin Endikasyonları
CRRT'nin başlatılma endikasyonları ve intermittan hemodiyaliz yerine CRRT tercih edilmesinin nedenleri şunlardır:
- Hemodinamik instabilite eşliğinde ABH: Vazopressör desteği alan septik şok, kardiyojenik şok veya diğer şok durumlarında hemodinamik toleransı nedeniyle CRRT tercih edilir. İntermittan diyalizde görülen intradiyalitik hipotansiyon riski CRRT'de belirgin şekilde düşüktür
- Refrakter sıvı yüklenmesi: Diüretiklere yanıt vermeyen pulmoner ödem, anasarka veya mekanik ventilasyondan ayırmayı engelleyen sıvı fazlalığında CRRT ile kontrollü sıvı uzaklaştırması yapılır
- Refrakter hiperkalemi: Medikal tedaviye (insülin-glukoz, kalsiyum, salbutamol, kayexalat) yanıt vermeyen veya tekrarlayan hiperkalemide sürekli potasyum uzaklaştırması gerekir
- Ağır metabolik asidoz: pH 7.15 altında bikarbonat tedavisine yanıtsız metabolik asidoz CRRT endikasyonudur. CRRT bikarbonat bazlı replasman solüsyonları ile asidozu düzeltir
- Üremik komplikasyonlar: Üremik ensefalopati, perikardit, kanama diyatezi gibi üremik komplikasyonlar geliştiğinde acil RRT gerekir
- Akut beyin hasarı: İntrakraniyal basınç artışı olan hastalarda intermittan hemodiyalizin tetikleyebileceği diyaliz disequilibrium sendromu riskinden kaçınmak için CRRT tercih edilir
- Sepsis ve sitokin uzaklaştırması: Septik şokta CRRT'nin konvektif modlarıyla inflamatuar mediyatörlerin kısmen uzaklaştırılabileceği düşünülmektedir. Yüksek hacimli hemofiltrasyon ve özel sitokin adsorban filtreler bu amaçla kullanılmaktadır
- Hepatorenal sendrom: Karaciğer yetmezliği ve eşzamanlı böbrek yetmezliğinde CRRT hemodinamik açıdan daha iyi tolere edilir
Sürekli Renal Replasman Tedavisinin Uygulama Belirtileri
CRRT uygulaması sırasında hastaların izlenmesinde dikkat edilmesi gereken klinik bulgular ve parametreler şunlardır:
- Vasküler erişim bulguları: Kateter giriş yerinde kızarıklık, şişlik, akıntı (enfeksiyon bulguları), kateter disfonksiyonu (yetersiz kan akımı, alarm sıklığı), pnömotoraks veya hemotoraks bulguları (subklavian kateter sonrası)
- Hemodinamik parametreler: Kan basıncı, kalp hızı, santral venöz basınç sürekli izlenir. CRRT başlangıcında ekstraksorporeal dolaşıma kan kaybına bağlı geçici hipotansiyon gelişebilir
- Sıvı dengesi: Saatlik ultrafiltrasyon miktarı, sıvı dengesi, hasta kilosu ve klinik volüm durumu değerlendirmesi (ödem, juguler venöz dolgunluk, akciğer oskültasyonu)
- Metabolik parametreler: Elektrolit düzeyleri (potasyum, sodyum, kalsiyum, magnezyum, fosfor) her 4-6 saatte kontrol edilir. Asit-baz dengesi (arteriyel kan gazı) 6-8 saatte bir değerlendirilir
- Antikoagülasyon izlemi: Sitrat antikoagülasyonunda iyonize kalsiyum (sistemik ve devre içi), total kalsiyum/iyonize kalsiyum oranı; heparin antikoagülasyonunda aPTT veya anti-Xa düzeyi takip edilir
- Filtre performansı: Transmembran basınç, filtre ömrü, pıhtılaşma bulguları (basınç artışı, kan kaçağı). Filtre değişim sıklığı tedavi etkinliğinin göstergesidir
- Beslenme ve ilaç dozlama: CRRT ile amino asit, vitamin (özellikle suda çözünen vitaminler), eser element kayıpları izlenmeli ve replase edilmelidir. Antibiyotiklerin CRRT klirensine göre doz ayarlaması yapılmalıdır
Sürekli Renal Replasman Tedavisinde Tanısal Değerlendirme
CRRT başlanması kararı ve tedavi süresince yapılması gereken tanısal değerlendirmeler şunlardır:
- ABH evreleme ve ilerleme takibi: KDIGO kriterlerine göre ABH evresi belirlenir. Serum kreatinin, BUN ve idrar çıkışı günlük olarak değerlendirilir. Böbrek fonksiyonlarının iyileşme bulguları (idrar çıkışının artması, kreatinin düşüşü) takip edilir
- Vasküler erişim değerlendirmesi: CRRT için çift lümenli diyaliz kateteri gerekir. İnternal juguler ven tercih edilen yerleşim yeridir; femoral ven alternatiftir. Subklavian ven stenoz riski nedeniyle son seçenektir. Kateter pozisyonu akciğer grafisi ile doğrulanır
- Doz yeterliliği değerlendirmesi: KDIGO kılavuzları efluent akım hızının 20-25 mL/kg/saat olarak hedeflenmesini önerir. Reçete edilen doz ile uygulanan doz arasındaki fark (down-time nedeniyle) izlenir
- Antikoagülasyon stratejisi seçimi: Bölgesel sitrat antikoagülasyonu CRRT'de birinci tercih haline gelmiştir. Karaciğer yetmezliği veya sitrat metabolizma bozukluğu olan hastalarda heparin veya antikoagülansız CRRT düşünülür
- Sıvı hedefi belirleme: Günlük sıvı dengesi hedefi klinik duruma göre belirlenir. Sıvı yüklenmesi olan hastalarda negatif sıvı dengesi, euvolemik hastalarda nötral denge hedeflenir
- Membran ve modalite seçimi: Yüksek akımlı sentetik membranlar (polisülfon, AN69) tercih edilir. Modalite seçimi (CVVH, CVVHD, CVVHDF) klinik hedefe göre yapılır; CVVHDF en yaygın kullanılan kombinasyon modalitesidir
Sürekli Renal Replasman Tedavisinde Ayırıcı Tanı
CRRT endikasyonu değerlendirilirken ve tedavi süresince ayırıcı tanıda dikkat edilmesi gereken durumlar:
- Prerenal ABH ve sıvı yanıtlılığı: Yeterli sıvı resüsitasyonu ile düzelebilecek prerenal ABH'de RRT başlatılması gereksizdir. Volüm durumu dikkatle değerlendirilmeli, prerenal nedenler düzeltilmelidir
- Obstrüktif üropati: Postrenal ABH'de üriner obstrüksiyonun giderilmesi (üreteral stent, nefrostomi) birincil tedavidir; RRT ihtiyacı ortadan kalkabilir
- CRRT ile intermittan hemodiyaliz tercihi: Hemodinamik olarak stabil hastalarda intermittan hemodiyaliz CRRT'ye alternatiftir. Mortalite açısından iki modalite arasında fark gösterilmemiştir; tercih hemodinamik duruma ve merkez deneyimine göre yapılır
- Peritonal diyaliz: Belirli hasta gruplarında (pediatrik hastalar, vasküler erişim güçlüğü) periton diyalizi alternatif olabilir
- İlaç intoksikasyonu: Diyalize edilebilir toksinlerle zehirlenmelerde (metanol, etilen glikol, salisilat, lityum) yüksek etkinlikli intermittan hemodiyaliz CRRT'ye tercih edilir
- Ekstra korporeal tedaviler: Septik şokta endotoksin adsorbsiyon (Toraymyxin), sitokin adsorbsiyon (CytoSorb), plazma değişimi gibi spesifik tedaviler CRRT'den ayrı veya kombine olarak değerlendirilebilir
Sürekli Renal Replasman Tedavi Protokolü
CRRT uygulamasının başarısı standardize edilmiş protokollerin takibine bağlıdır:
Vasküler Erişim ve Devre Hazırlığı
Çift lümenli diyaliz kateteri ultrasonografi rehberliğinde yerleştirilir. Sağ internal juguler ven birinci tercih yeridir. Kateter boyu internal juguler ven için 15-20 cm, femoral ven için 20-25 cm seçilir. CRRT devresi (tubing set) ve hemofiltre aseptik koşullarda hazırlanır ve priming yapılır.
Tedavi Parametreleri
Kan akım hızı: 150-250 mL/dk (genellikle 200 mL/dk). Efluent akım hızı: 20-25 mL/kg/saat (reçete dozu). CVVHDF modunda replasman ve diyalizat akım hızları eşit veya klinik hedefe göre ayarlanır. Ultrafiltrasyon hızı: klinik sıvı dengesi hedefine göre belirlenir (genellikle 0-200 mL/saat). Replasman sıvısı pre-dilüsyon veya post-dilüsyon olarak uygulanabilir; pre-dilüsyon filtre ömrünü uzatır ancak klirens etkinliğini azaltır.
Antikoagülasyon Yönetimi
Bölgesel sitrat antikoagülasyonu günümüzde CRRT'de tercih edilen antikoagülasyon yöntemidir. Sitrat devre içinde kalsiyumu bağlayarak koagülasyonu engeller; sistemik kalsiyum infüzyonu ile hastada normal kalsiyum düzeyi korunur. Devre içi iyonize kalsiyum hedefi 0.25-0.35 mmol/L, sistemik iyonize kalsiyum hedefi 1.0-1.2 mmol/L olarak ayarlanır. Heparin antikoagülasyonunda sistemik heparinizasyon (aPTT hedefi 40-50 saniye) veya bölgesel heparin-protamin protokolü uygulanabilir.
Sürekli Renal Replasman Tedavisinin Komplikasyonları
CRRT uygulaması sırasında çeşitli komplikasyonlar gelişebilir:
- Kateter ilişkili komplikasyonlar: Enfeksiyon (kateter ilişkili kan dolaşımı enfeksiyonu), tromboz, kateter malpozisyonu, pnömotoraks, hemotoraks, hava embolisi. Aseptik teknik ve günlük kateter bakımı enfeksiyon riskini azaltır
- Hipotansiyon: CRRT başlangıcında ekstrakorporeal dolaşıma kan kaybı ve sıvı uzaklaştırmasına bağlı gelişebilir. Yavaş başlangıç, kan priming ve ultrafiltrasyon hızının kademeli artırılması ile önlenir
- Hipotermi: Ekstrakorporeal dolaşımda ısı kaybına bağlı vücut sıcaklığı düşebilir. Kan ısıtıcıları ve replasman sıvısının ısıtılması ile kontrol altına alınır. Hipotermi enfeksiyon maskesine neden olabilir
- Elektrolit bozuklukları: Hipofosfatemi, hipokalsemi, hipomagnezemi ve hipokalemi sık görülür. Düzenli elektrolit kontrolü ve replasmanı gerekir
- Sitrat toksisitesi: Sitrat antikoagülasyonunda karaciğer yetmezliği olan hastalarda sitrat metabolizması bozulabilir. Total kalsiyum/iyonize kalsiyum oranının 2.5 üzerine çıkması sitrat toksisitesini düşündürür
- Filtre pıhtılaşması: Erken filtre pıhtılaşması tedavi etkinliğini düşürür, kan kaybına ve maliyet artışına neden olur. Uygun antikoagülasyon ve optimal kan akımı filtre ömrünü uzatır
- Besin ve ilaç kayıpları: Amino asitler, suda çözünen vitaminler (B1, B6, C, folik asit), eser elementler (çinko, selenyum) ve antibiyotikler CRRT ile uzaklaştırılabilir. Uygun replasman ve doz ayarlaması gerekir
Sürekli Renal Replasman Tedavisinden Korunma ve İyileşme
CRRT ihtiyacının önlenmesi ve tedavi sonrası böbrek fonksiyonlarının iyileşmesinin desteklenmesi önemlidir:
- ABH önleme stratejileri: Hemodinamik optimizasyon, nefrotoksik ajanlardan kaçınma, kontrast nefropati önleme protokolleri ve KDIGO koruyucu demetlerinin uygulanması CRRT ihtiyacını azaltır
- CRRT'den ayırma kriterleri: İdrar çıkışının spontan olarak artması (saatte 0.5 mL/kg üzeri diüretik desteğiyle), kreatinin klirensinin iyileşmesi ve metabolik stabilitenin sağlanması CRRT sonlandırma kararını destekler
- Kademeli geçiş: CRRT'den intermittan hemodiyalize veya diüretik tedaviye kademeli geçiş tercih edilir. Ani sonlandırma metabolik instabiliteye neden olabilir
- Uzun dönem takip: ABH geçiren ve CRRT uygulanan hastaların kronik böbrek hastalığı gelişimi açısından taburculuk sonrası nefroloji takibine alınması önerilir
- Nutrisyonel destek: CRRT süresince protein kaybını kompanse etmek için protein alımı 1.5-2.5 g/kg/gün hedeflenir. Suda çözünen vitamin ve eser element replasmanı yapılır
- Mobilizasyon: CRRT alan hastalarda bile femoral kateter kullanılmıyorsa yatak içi erken mobilizasyon mümkündür ve desteklenmelidir
Ne Zaman CRRT Başlatılmalıdır?
CRRT başlatma zamanlaması yoğun bakım pratiğinde tartışmalı bir konudur. Aşağıdaki durumlar acil CRRT endikasyonlarıdır:
- Hayatı tehdit eden hiperkalemi: Medikal tedaviye dirençli potasyum yüksekliği veya EKG değişiklikleri (sivrileşmiş T dalgası, QRS genişlemesi, sinüs bradikardisi) varlığında acil CRRT başlatılmalıdır
- Ağır metabolik asidoz: pH 7.1 altında ve bikarbonat tedavisine yanıtsız metabolik asidoz miyokardiyal fonksiyonu bozar ve vazopressör yanıtını azaltır
- Refrakter pulmoner ödem: Diüretiklere yanıt vermeyen sıvı yüklenmesi solunum yetmezliğini ağırlaştırıyorsa mekanik ventilasyon ihtiyacını azaltmak için CRRT ile sıvı uzaklaştırması yapılmalıdır
- Üremik komplikasyonlar: Üremik ensefalopati (bilinç bozukluğu, nöbet), üremik perikardit veya üremik kanama diyatezi geliştiğinde geciktirilmeden RRT başlatılmalıdır
- İlerleyici ABH ve organ disfonksiyonu: KDIGO evre 3 ABH ile birlikte diğer organlarda disfonksiyon gelişmesi veya sıvı-elektrolit dengesinin sürdürülememesi durumunda erken CRRT düşünülmelidir
- Sepsis ve sıvı dengesi güçlüğü: Septik şokta agresif sıvı resüsitasyonu sonrası kümülatif pozitif sıvı dengesinin kontrol altına alınamaması CRRT endikasyonu oluşturabilir
Koru Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon bölümünde uzman hekimlerimiz, sürekli renal replasman tedavisinin endikasyon değerlendirmesinden uygulanmasına, komplikasyonların yönetiminden tedavinin sonlandırılmasına kadar tüm süreçlerde güncel kanıta dayalı protokolleri uygulamaktadır. İleri teknoloji CRRT cihazları ve deneyimli yoğun bakım ekibimizle, kritik hastalarda böbrek destek tedavisi en üst düzeyde sürdürülmektedir.













