Ağız ve Diş Sağlığı

Retrognatizm (Alt Çene Geriliği) Nasıl Yapılır?

Retrognatizm, alt çenenin geride konumlanmasıyla yüz profilini etkileyen iskeletsel bir bozukluktur. Koru Hastanesi olarak ortodonti ve cerrahi yaklaşımlarla retrognatizm tedavisi sunuyoruz.

Retrognatizm, alt çenenin (mandibula) üst çeneye göre belirgin şekilde geride konumlanması ile karakterize edilen bir iskeletsel maloklüzyon durumudur. Bu durum, yalnızca estetik bir sorun olarak değil, aynı zamanda fonksiyonel ve psikososyal açıdan da hastaların yaşam kalitesini ciddi ölçüde etkileyen multidisipliner bir patolojidir. Epidemiyolojik veriler incelendiğinde, retrognatizmin toplumdaki prevalansının %3-12 arasında değiştiği görülmektedir. Özellikle Kafkas ırkında Sınıf II maloklüzyon sıklığı daha yüksek seyrederken, Doğu Asya popülasyonlarında bu oran nispeten düşüktür. Cinsiyet dağılımı açısından erkek ve kadınlar arasında belirgin bir fark olmamakla birlikte, cerrahi düzeltme talep eden hastaların büyük çoğunluğunu 18-35 yaş arası genç yetişkinler oluşturmaktadır. Genetik predispozisyon, retrognatizmin en önemli etiyolojik faktörlerinden biri olup, ailesel geçiş paterni sıklıkla gözlemlenmektedir.

Retrognatizm (Alt Çene Geriliği) Nedir?

Retrognatizm, mandibulayı oluşturan kemik yapının anteroposterior düzlemde yetersiz gelişimi veya posterior konumlanması sonucu ortaya çıkan bir dentofasiyal deformitedir. Patofizyolojik açıdan değerlendirildiğinde, bu durum mandibulanın kondiler büyüme merkezindeki endokondral ossifikasyon sürecinin yetersizliği ile doğrudan ilişkilidir. Normal kraniofasiyal gelişimde, kondiler kıkırdak büyüme plağı mandibulanın hem aşağı hem de öne doğru büyümesini sağlar. Retrognatizmde bu büyüme mekanizması çeşitli nedenlerle sekteye uğrar ve mandibula sagittal düzlemde geri konumda kalır.

Sefalometrik analizde retrognatizm tanısı için SNB açısının 78 derecenin altında olması, ANB açısının 4 derecenin üzerinde bulunması ve Wits değerinin pozitif yönde artmış olması temel kriterler arasında yer almaktadır. Mandibulanın retrognathik konumu, yalnızca çene ucunun geride kalmasıyla sınırlı kalmayıp, tüm alt yüz bölgesinin profilini, oklüzal ilişkileri ve temporomandibuler eklem dinamiklerini de olumsuz etkilemektedir. Angle Sınıf II maloklüzyon, retrognatizmin en sık eşlik eden dental bulgusudur ve üst kesici dişlerin alt kesicilere göre belirgin overjet artışı ile kendini gösterir.

Retrognatizmin şiddeti hafiften ağıra kadar geniş bir spektrumda değişebilir. Hafif vakalarda yalnızca ortodontik kamuflaj yeterli olabilirken, orta ve şiddetli vakalarda ortognatik cerrahi müdahale kaçınılmaz hale gelir. Posterior hava yolu alanının daralması nedeniyle, retrognatizm obstrüktif uyku apnesi sendromu ile de güçlü bir korelasyon göstermektedir.

Retrognatizmin Nedenleri

Retrognatizmin etiyolojisinde genetik, çevresel ve fonksiyonel faktörler birlikte rol oynamaktadır. Bu faktörlerin detaylı incelenmesi, tedavi planlamasında büyük önem taşımaktadır.

Genetik Faktörler

Mandibuler hipoplazi, otozomal dominant veya multifaktöriyel kalıtım paterni gösterebilir. Aile öyküsünde benzer çene yapısına sahip bireylerin varlığı, genetik etiyolojiyi güçlü şekilde destekler. Treacher Collins sendromu, Pierre Robin sekansı ve hemifasiyal mikrozomi gibi kraniofasiyal sendromlar, retrognatizmin konjenital nedenlerinin başında yer almaktadır. Bu sendromlarda mandibulanın embriyolojik gelişiminde meydana gelen bozukluklar, doğumdan itibaren belirgin mandibular retrognati ile kendini gösterir.

Çevresel ve Edinsel Faktörler

  • Kondil kırıkları: Çocukluk çağında meydana gelen kondil kırıkları, büyüme merkezinin hasar görmesine ve mandibular hipoplaziye yol açabilir
  • Juvenil romatoid artrit: Temporomandibuler eklemi etkileyen inflamatuvar süreç, kondiler büyümeyi baskılayarak retrognatizme neden olabilir
  • Ankyloz: TME ankilozu, mandibulanın normal büyüme ve hareketini engelleyerek ciddi retrognati oluşturur
  • Radyoterapi: Çocukluk çağında baş-boyun bölgesine uygulanan radyoterapi, kondiler büyüme plağını hasarlayabilir
  • Ağız solunumu: Kronik ağız solunumu, mandibular büyüme yönünü değiştirerek saat yönünde rotasyona ve retrognatizme yatkınlık oluşturur
  • Parmak emme alışkanlığı: Uzun süreli parmak emme, üst çenenin daralması ve alt çenenin geride kalmasına katkıda bulunur
  • Endokrin bozukluklar: Büyüme hormonu eksikliği ve hipotiroidizm, genel iskeletsel büyüme geriliğine eşlik eden mandibular hipoplaziye neden olabilir

Retrognatizmin Belirtileri ve Klinik Bulgular

Retrognatizmin klinik prezentasyonu oldukça çeşitli olup, yüz estetiğinden solunum fonksiyonlarına kadar geniş bir yelpazede belirtiler ortaya çıkabilmektedir. Hastaların büyük çoğunluğu estetik kaygılarla hekime başvurmakla birlikte, dikkatli bir klinik değerlendirme eşlik eden fonksiyonel sorunları da ortaya koymaktadır.

Fasiyal Bulgular

  • Konveks yüz profili: Lateral görünümde üst yüz bölgesinin alt yüze göre öne çıkık olması, karakteristik kuş yüzü görünümü oluşturur
  • Belirgin mentolabial sulkus: Alt dudak ile çene ucu arasındaki oluk derinleşmiştir
  • Alt dudak retrüzyonu: Alt dudak geride konumlanmış olup, üst dudakla uyumsuzdur
  • Çene ucunun geride konumlanması: Pogonion noktası, Ricketts estetik düzlemine göre belirgin şekilde geridedir
  • Submental bölgede dolgunluk: Çene altı bölgesinde yumuşak doku birikimi ve çift çene görünümü oluşabilir
  • Yetersiz alt yüz yüksekliği: Alt yüz oranları harmonik olmayıp, kısa alt yüz görünümü hakimdir

Dental ve Oklüzal Bulgular

  • Artmış overjet: Üst kesici dişlerin alt kesicilere göre horizontal mesafesi normalin üzerindedir (normal: 2-4 mm)
  • Sınıf II maloklüzyon: Alt birinci büyük azı dişi, üst birinci büyük azıya göre distal konumdadır
  • Derin kapanış (deep bite): Üst kesici dişlerin alt kesicileri aşırı örtmesi sıklıkla eşlik eder
  • Çapraşıklık: Mandibulada yetersiz ark uzunluğu nedeniyle dişlerde çapraşıklık görülebilir
  • Kompanzatuvar diş pozisyonları: Alt kesici dişlerin proklinasyonu ve üst kesici dişlerin retroklinasyonu doğal dental kompanzasyon mekanizmalarıdır

Fonksiyonel Belirtiler

  • Çiğneme güçlüğü: Oklüzal uyumsuzluk nedeniyle besinlerin etkin çiğnenmesi zorlaşır
  • Konuşma bozuklukları: Özellikle s ve z gibi sibilant seslerin artikülasyonunda güçlük yaşanır
  • Obstrüktif uyku apnesi: Mandibulanın geride olması dil kökünün posterior hava yolunu daraltmasına neden olur
  • Horlama: Hava yolu daralmasının hafif formunda horlama ilk belirti olarak ortaya çıkar
  • TME semptomları: Eklem ağrısı, klik sesi, krepitasyon ve ağız açma kısıtlılığı eşlik edebilir

Tanı Yöntemleri

Retrognatizmin doğru tanısı, kapsamlı bir klinik muayene ve ileri görüntüleme yöntemlerinin birlikte değerlendirilmesini gerektirir. Tedavi planlaması açısından tanının kesinleştirilmesi ve deformitenin boyutlarının doğru belirlenmesi kritik öneme sahiptir.

Klinik Muayene

Ekstraoral muayenede yüz simetrisi, profil analizi, dudak kompetansı ve mentolabial sulkus derinliği değerlendirilir. İntraoral muayenede oklüzal ilişkiler, overjet-overbite ölçümleri, ark formu ve dişsel kompanzasyonlar kaydedilir. Fonksiyonel muayenede TME palpasyonu, mandibular hareket aralığı, kas palpasyonu ve oklüzal interferanslar kontrol edilir.

Sefalometrik Analiz

Lateral sefalometrik radyografi, retrognatizm tanısında altın standart görüntüleme yöntemidir. Bu analizde değerlendirilen temel parametreler şunlardır:

  • SNB açısı: Normal değer 78-82 derece; retrognatizmde 78 derecenin altındadır
  • ANB açısı: Normal değer 0-4 derece; Sınıf II iskeletsel ilişkide 4 derecenin üzerindedir
  • Wits analizi: Normal değer -1 ile +2 mm arası; retrognatizmde pozitif yönde artmıştır
  • Mandibular düzlem açısı (FMA): Normal değer 22-28 derece; yüksek açı değerleri vertikal büyüme paternini gösterir
  • Mandibular efektif uzunluk (Co-Gn): Yaş ve cinsiyete göre normalin altında kalması mandibular hipoplazi göstergesidir
  • Posterior hava yolu genişliği: 10 mm altı değerler obstrüktif uyku apnesi riski taşır

İleri Görüntüleme

Konik ışınlı bilgisayarlı tomografi (KIBT/CBCT), üç boyutlu değerlendirme için kullanılır ve özellikle asimetrik vakalarda, kondil patolojilerinde ve cerrahi planlama aşamasında vazgeçilmezdir. Polisomnografi, uyku apnesi şüphesi olan hastalarda hava yolu değerlendirmesi için gereklidir. Ortopantomografi (panoramik radyografi), genel dental durumun değerlendirilmesi ve patolojilerin taranması amacıyla rutin olarak istenir.

Ayırıcı Tanı

Retrognatizmin ayırıcı tanısında birçok durum göz önünde bulundurulmalıdır. Doğru tanı, uygun tedavi stratejisinin belirlenmesi için kritik önem taşımaktadır.

  • Maksillar prognatizm: Üst çenenin aşırı gelişimi retrognatizm ile karıştırılabilir; sefalometrik analizde SNA açısının yüksek olması ve SNB açısının normal sınırlarda bulunması ayırıcı tanıda yol göstericidir
  • Bimaksiller retrognatizm: Hem üst hem alt çenenin geride olduğu durumlarda ANB açısı normal olabilir ancak her iki çene de kafatasına göre geridedir; SNA ve SNB açılarının birlikte düşük olması tanı koydurucudur
  • Hemifasiyal mikrozomi: Tek taraflı mandibular hipoplazi ile retrognatizmden farklı olarak belirgin fasiyal asimetri vardır; CBCT ile kondil ve ramus boyut farklılıkları ortaya konur
  • TME internal düzensizliği: Disk deplasmanı nedeniyle mandibular retrüzyon ve Sınıf II oklüzyon gelişebilir; MRG ile eklem içi patoloji görüntülenir
  • Kondiler hiperplazi: Aktif kondiler büyüme asimetrik mandibular deviasyona neden olabilir; kemik sintigrafisi ile aktif büyüme odağı tespit edilir
  • Pierre Robin sekansı: Konjenital mikrognatinin yanı sıra glossoptoz ve damak yarığı üçlemesi mevcuttur; doğumda tanı konulur
  • Treacher Collins sendromu: Bilateral mandibulofasiyal dizostozis ile karakterize olup zigomatik hipoplazi, alt göz kapağı kolobomu ve dış kulak anomalileri eşlik eder

Tedavi Yöntemleri

Retrognatizmin tedavisi, hastanın yaşına, deformitenin şiddetine, büyüme potansiyeline ve eşlik eden patolojilere göre şekillenen kapsamlı bir tedavi planlaması gerektirir. Tedavi yaklaşımları ortopedik, ortodontik ve cerrahi olmak üzere üç ana kategoride değerlendirilmektedir.

Büyüme Döneminde Ortopedik Tedavi

Büyüme ve gelişim dönemindeki hastalarda (genellikle 8-14 yaş arası) fonksiyonel apareyler ile mandibular büyümenin yönlendirilmesi mümkündür. Bu amaçla kullanılan başlıca apareyler şunlardır:

  • Aktivatör (Andresen aparey): Mandibulayı öne konumlandırarak kondiler büyümeyi stimüle eder; gece boyunca kullanılır ve 12-18 aylık tedavi süresi önerilir
  • Twin Block aparey: Üst ve alt parçadan oluşan hareketli fonksiyonel apareydir; oklüzal bloklar mandibulayı protrüziv pozisyonda tutar ve 9-12 aylık aktif tedavi süresi ile 4-6 mm sagittal düzeltme sağlanabilir
  • Herbst aparey: Sabit fonksiyonel aparey olup mandibulayı sürekli öne konumlandırır; hasta uyumu gerektirmez ve 6-8 aylık sürede etkin düzeltme sağlar
  • Forsus aparey: Sabit ortodontik tedaviyle birlikte kullanılan sınıf II düzeltici mekanizmadır; teleskopik mekanizma ile mandibulayı anterior yönde pozisyonlandırır
  • Frankel aparey (FR-II): Vestibüler kalkan mekanizması ile yumuşak doku baskısını ortadan kaldırarak doğal büyüme potansiyelini optimize eder

Ortodontik Tedavi (Kamuflaj)

İskeletsel uyumsuzluğun hafif olduğu ve hastanın cerrahi tedaviyi kabul etmediği durumlarda, dental kompanzasyon ile estetik ve fonksiyonel iyileşme sağlanabilir. Ortodontik kamuflaj tedavisinde üst premolar çekimi ile üst kesici dişlerin retraksionu ve alt kesici proklinasyonu yapılarak overjet azaltılır. Bu yaklaşım SNB açısının 75-78 derece arasında olduğu sınırda vakalarda kabul edilebilir sonuçlar vermektedir. Şeffaf plak tedavisi (aligner) hafif Sınıf II vakalarda alternatif bir seçenek olarak sunulabilir.

Ortognatik Cerrahi

İskeletsel olgunluğa ulaşmış hastalarda (kadınlarda 16-17 yaş, erkeklerde 18-19 yaş sonrası) orta ve şiddetli retrognatizmin kesin tedavisi ortognatik cerrahi ile gerçekleştirilir. Cerrahi tedavi süreci üç aşamadan oluşmaktadır:

Preoperatif ortodonti (12-18 ay): Dental kompanzasyonların eliminasyonu, ark koordinasyonu ve cerrahi sonrası stabil oklüzyon elde edilmesi için dişler ideal pozisyonlarına yerleştirilir. Bu aşamada dişler kasıtlı olarak dekompanze edildiğinden, hastanın yüz görünümü geçici olarak kötüleşebilir.

Cerrahi aşama: En sık uygulanan cerrahi teknik bilateral sagittal split osteotomisidir (BSSO). Bu teknikte mandibula ramusunda sagittal düzlemde osteotomi yapılarak mandibula gövdesi öne alınır ve titanyum plak-vida sistemi veya biyorezorbabl fiksasyon materyalleri ile tespit edilir. Ortalama ilerleme miktarı 5-12 mm arasında değişmektedir. Bimaksiller cerrahi gereken durumlarda Le Fort I osteotomi ile maksilla da repoze edilir. Ameliyat genel anestezi altında 2-4 saat sürer ve hastanın 1-2 gece hastanede kalması gerekir.

Postoperatif ortodonti (6-12 ay): Cerrahi sonrası oklüzal ince ayarlar yapılır, intermaksiller elastikler ile oklüzyon stabilize edilir ve apareyler sökülerek retansiyon aşamasına geçilir.

Distraksiyon Osteogenezi

Mandibulada 15 mm üzeri ilerleme gerektiren ciddi vakalarda veya uyku apnesi nedeniyle acil müdahale gereken pediatrik hastalarda distraksiyon osteogenezi tercih edilebilir. Bu teknikte osteotomi sonrası uygulanan distraktör cihaz ile günde 1 mm olmak üzere kademeli kemik uzatma yapılır. Latens dönemi (5-7 gün) ardından aktif distraksiyon periyodu başlar ve hedeflenen uzatma miktarına ulaşıldığında konsolidasyon periyodunda (8-12 hafta) yeni kemik oluşumu beklenir.

Genioplasti

İzole çene ucu geriliği olan veya ortognatik cerrahiye ek olarak çene ucu projeksiyonunun artırılması gereken hastalarda genioplasti uygulanabilir. Kayma osteotomisi (sliding genioplasty) tekniğinde mandibula simfiz bölgesinde horizontal osteotomi yapılarak çene ucu segmenti öne kaydırılır ve miniplaklarla fikse edilir. Alternatif olarak alloplastik çene ucu implantları (silikon, polietilen veya hidroksiapatit) daha az invaziv bir seçenek olarak sunulabilmektedir.

Komplikasyonlar

Retrognatizmin tedavisinde, özellikle cerrahi müdahalelerde çeşitli komplikasyonlar görülebilmektedir. Bu komplikasyonların bilinmesi, hastanın bilgilendirilmesi ve erken müdahale açısından kritik önem taşımaktadır.

Cerrahi Komplikasyonlar

  • Nervus alveolaris inferior hasarı: BSSO ameliyatının en sık komplikasyonudur; %30-40 oranında geçici ve %1-5 oranında kalıcı alt dudak ve çene derisi his kaybına neden olabilir
  • Kanama: İntraoperatif veya postoperatif kanama, özellikle inferior alveolar arter veya retromandibular ven yaralanmasına bağlı gelişebilir
  • Enfeksiyon: Cerrahi alan enfeksiyonu %1-3 oranında görülür; profilaktik antibiyoterapi ile risk minimize edilir
  • Kötü kaynamama veya kaynamama: Yetersiz fiksasyon veya aşırı segmental mobilite durumlarında kemik iyileşmesi bozulabilir
  • Kondiler rezorbsiyon: Özellikle genç kadın hastalarda uzun dönemde progresif kondiler rezorbsiyon gelişerek relaps oluşabilir; insidansı %1-7 arasında bildirilmektedir
  • Kötü oklüzyon: Cerrahi planlama hatası veya yetersiz fiksasyon nedeniyle oklüzal uyumsuzluk kalabilir

Uzun Dönem Komplikasyonlar

  • Relaps: Mandibulanın cerrahi sonrası orijinal konumuna geri dönme eğilimi en önemli uzun dönem komplikasyonudur; 7 mm üzeri ilerlemelerde relaps riski artar
  • TME disfonksiyonu: Cerrahi sonrası eklem ağrısı, klik sesi ve hareket kısıtlılığı gelişebilir; preoperatif TME sorunları olan hastalarda risk daha yüksektir
  • Obstrüktif uyku apnesi alevlenmesi: Nadir durumlarda cerrahi sonrası hava yolu daralması paradoksik şekilde artabilir
  • Psikososyal uyum güçlükleri: Yüz görünümünde dramatik değişiklik yaşayan hastalar adaptasyon sürecinde psikolojik destek gerektirebilir

Korunma ve Erken Müdahale

Retrognatizmin tamamen önlenmesi, özellikle genetik etiyolojili vakalarda mümkün olmamakla birlikte, erken tanı ve zamanında müdahale ile deformitenin ağırlaşması engellenebilir ve daha konservatif tedavi yaklaşımları uygulanabilir hale gelir.

  • Erken ortodontik değerlendirme: Amerikan Ortodontistler Birliği önerisine paralel olarak, tüm çocukların 7 yaşında ortodontik muayeneden geçmesi önerilmektedir; bu sayede iskeletsel uyumsuzluklar erken dönemde tespit edilebilir
  • Ağız solunumunun tedavisi: Kronik ağız solunumu mandibular büyüme paternini olumsuz etkilediğinden, adenotonsillektomi veya alerjik rinit tedavisi ile burun solunumunun sağlanması önemlidir
  • Oral alışkanlıkların kontrolü: Parmak emme, dudak emme ve tırnak yeme gibi alışkanlıkların erken dönemde bıraktırılması, dentofasiyal gelişimi olumlu yönde etkiler
  • Fonksiyonel aparey tedavisinin zamanlaması: Puberte öncesi büyüme atılımı döneminde (kızlarda 10-12, erkeklerde 11-14 yaş) uygulanan fonksiyonel aparey tedavisi en etkin sonuçları vermektedir
  • Kondil travmalarının uygun yönetimi: Çocukluk çağı mandibula kırıklarının doğru tedavisi, sekonder büyüme bozukluğu gelişme riskini azaltır
  • Beslenme ve genel sağlık: Yeterli kalsiyum, D vitamini ve protein alımı ile optimal iskeletsel büyüme desteklenmelidir
  • Düzenli diş hekimi kontrolleri: 6 aylık periyotlarla yapılan dental kontroller, gelişimsel anomalilerin erken tespiti açısından önem taşır

Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır?

Retrognatizm şüphesi olan bireylerin uygun zamanlama ile sağlık profesyonellerine yönlendirilmesi, tedavi başarısını doğrudan etkileyen kritik bir faktördür. Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden uzman bir diş hekimine veya ortodontiste başvurulmalıdır:

  • Belirgin konveks yüz profili: Lateral görünümde alt çenenin üst çeneye göre gözle görülür şekilde geride olması durumunda değerlendirme gereklidir
  • Çiğneme ve beslenme güçlüğü: Ön dişlerin buluşmaması nedeniyle ısırma ve çiğneme fonksiyonlarında bozulma yaşanıyorsa tedavi planlaması yapılmalıdır
  • Horlama ve gündüz uykululuğu: Obstrüktif uyku apnesi semptomları varlığında mandibular retrüzyonun katkısı araştırılmalıdır
  • TME semptomları: Çene eklemi ağrısı, klik sesi veya ağız açma kısıtlılığı geliştiğinde oklüzal ilişkiler değerlendirilmelidir
  • Konuşma bozuklukları: Artikülasyon güçlüğü, özellikle sibilant seslerde bozukluk fark edildiğinde dental ve iskeletsel değerlendirme yapılmalıdır
  • Çocuklarda büyüme takibi: Ebeveynlerde mandibular retrognati öyküsü varsa, çocuğun düzenli ortodontik takibe alınması önerilir
  • Psikososyal etkilenme: Yüz görünümünden kaynaklanan özgüven eksikliği ve sosyal çekingenlik durumlarında hem psikolojik destek hem de tedavi seçeneklerinin görüşülmesi faydalıdır
  • Travma sonrası çene asimetrisi: Mandibulaya yönelik travma sonrası büyüme bozukluğu veya asimetri geliştiğinde acil değerlendirme gereklidir

Tedavi Sonrası Süreç ve Prognoz

Retrognatizm tedavisinin uzun dönem başarısı, hastanın tedavi protokolüne uyumu ve düzenli takip muayenelerine katılımı ile doğrudan ilişkilidir. Ortognatik cerrahi sonrası hastaların %85-95 oranında tatmin edici estetik ve fonksiyonel sonuçlar elde ettiği bildirilmektedir.

Cerrahi sonrası iyileşme sürecinde ilk 2 hafta belirgin ödem ve ekimoz beklenir. Yumuşak diyet 6 hafta süreyle uygulanır ve bu dönemde ağır fiziksel aktivitelerden kaçınılmalıdır. Duyu kaybı olan hastalarda sinir rejenerasyonu 3-12 ay arasında gerçekleşir; ancak bazı hastalarda kalıcı hipoestezi devam edebilir. Tam kemik iyileşmesi 3-6 ayda tamamlanır ve bu süre zarfında fiksasyon materyallerinin stabilitesi radyografik olarak takip edilir.

Fonksiyonel aparey tedavisi uygulanan büyüme çağındaki hastalarda, tedavi sonrası mandibular büyümenin devam etmesi ve elde edilen düzeltmenin korunması için uzun süreli retansiyon ve takip gerekmektedir. Büyüme tamamlanana kadar yıllık sefalometrik kontroller ile iskeletsel değişiklikler monitörize edilmelidir.

Retrognatizm, modern ortodonti ve ortognatik cerrahi tekniklerinin gelişmesiyle birlikte yüksek başarı oranıyla tedavi edilebilen bir iskeletsel deformitedir. Multidisipliner yaklaşım ile ortodontist, ağız-diş-çene cerrahı, kulak burun boğaz uzmanı ve gerektiğinde uyku tıbbı uzmanının işbirliği, optimal tedavi sonuçlarının elde edilmesinde belirleyici rol oynamaktadır. Koru Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı bölümünde uzman hekimlerimiz, retrognatizm ve diğer çene-yüz deformitelerinin tanı, tedavi ve takip süreçlerinde hastalarımıza en güncel bilimsel kanıtlara dayalı, bireyselleştirilmiş tedavi protokolleri sunmaktadır.

Uzman Hekimlerimizle Tanışın

Sağlığınız için hemen randevu alın veya bizi arayın.

WhatsApp Online Randevu