Uterus myomları (leiomyomlar), kadın genital sisteminin en sık görülen benign tümörleridir. Reprodüktif çağdaki kadınların yaklaşık yüzde yetmiş ila sekseninde ultrasonografik olarak myom saptanabilmektedir. Klinik olarak semptomatik olan oran ise yüzde yirmi ila yirmi beş civarındadır. Myomlar, östrojen ve progesteron bağımlı tümörler olup menopoz sonrası dönemde spontan regresyon gösterme eğilimindedirler. Özellikle üreme çağındaki kadınlarda fertilite, yaşam kalitesi ve obstetrik sonuçlar üzerindeki etkileri nedeniyle önemli bir klinik problem oluşturmaktadır.
Myom Nedir?
Myom, uterus düz kas hücrelerinden köken alan ve bağ dokusu ile çevrelenen benign bir neoplazmdır. Tıbbi terminolojide leiomyom, fibromyom veya fibroid olarak da adlandırılır. Myomlar genellikle çok sayıda ve değişken boyutlarda olup milimetrik boyutlardan uterusu tamamen dolduran dev boyutlara kadar ulaşabilir.
Uterustaki lokalizasyonlarına göre myomlar şu şekilde sınıflandırılır:
- İntramural myomlar: Myometriyum içinde yerleşimli olup en sık görülen tiptir. Uterus boyutunu artırarak menoraji ve basınç semptomlarına neden olabilir.
- Subseröz myomlar: Uterusun dış yüzeyinde (seröza altında) gelişir. Pedinkül oluşturarak torsiyona yatkın hale gelebilir.
- Submüköz myomlar: Endometriyal kaviteye doğru büyür ve menstrüel kanama düzensizliklerinin en sık nedenidir. FIGO sınıflamasına göre Tip 0, 1 ve 2 olarak alt gruplara ayrılır.
- Servikal myomlar: Servikste yerleşimli olup doğum kanalını tıkayabilir ve disparoniye neden olabilir.
Myom Nedenleri ve Risk Faktörleri
Myom gelişiminin kesin etiyolojisi tam olarak aydınlatılamamış olsa da multifaktöriyel bir süreç olduğu kabul edilmektedir.
Hormonal Faktörler
Östrojen ve progesteron myom büyümesinde temel rolü üstlenmektedir. Myom dokusunda östrojen ve progesteron reseptör yoğunluğu normal myometriyuma göre artmıştır. Gebelik, hormon replasman tedavisi ve oral kontraseptif kullanımı myom büyümesini etkileyebilir.
Genetik Faktörler
- Aile öyküsü: Birinci derece akrabalarda myom öyküsü riski iki ila üç kat artırır.
- Kromozomal değişiklikler: MED12 gen mutasyonları myomların yaklaşık yüzde yetmişinde saptanmıştır.
- Etnik faktörler: Afrika kökenli kadınlarda myom prevalansı ve semptom şiddeti daha yüksektir.
Diğer Risk Faktörleri
- Obezite: Adipoz dokudan artan östrojen üretimi myom gelişim riskini artırır.
- Erken menarş: On yaşından önce menarş görülmesi risk artışıyla ilişkilendirilmiştir.
- Nüllüparite: Hiç doğum yapmamış kadınlarda risk daha yüksektir.
- D vitamini eksikliği: Güncel çalışmalar D vitamini düzeyi ile myom gelişimi arasında ters ilişki olduğunu göstermektedir.
Myom Belirtileri
Myomların klinik belirtileri boyut, sayı, lokalizasyon ve dejenerasyon tipine göre değişkenlik gösterir. Hastaların yaklaşık yüzde ellisi asemptomatik seyredebilir.
- Anormal uterin kanama: Menoraji (aşırı menstrüel kanama) ve metroraji (düzensiz kanama) en sık başvuru nedenidir. Özellikle submüköz myomlar ciddi kanamaya yol açar.
- Pelvik ağrı ve basınç hissi: Büyük myomlar komşu organlara bası yaparak kronik pelvik ağrı, sırt ağrısı ve bacaklara yayılan ağrıya neden olabilir.
- Üriner semptomlar: Mesaneye bası yapan myomlar sık idrara çıkma, idrar retansiyonu veya inkontinansa yol açabilir.
- Gastrointestinal semptomlar: Rektuma bası yapan posterior yerleşimli myomlar konstipasyon ve defekasyon güçlüğüne neden olabilir.
- Reprodüktif sorunlar: İnfertilite, tekrarlayan düşük, preterm doğum ve malprezentasyon gibi obstetrik komplikasyonlar görülebilir.
- Akut karın tablosu: Pedinkülü myomlarda torsiyon veya kırmızı dejenerasyon geliştiğinde akut karın kliniği ortaya çıkabilir.
Myom Tanı Yöntemleri
Myom tanısında klinik değerlendirme ve görüntüleme yöntemleri birlikte kullanılmaktadır.
Fizik Muayene
Bimanüel pelvik muayenede uterus boyutunda artış, düzensiz kontur ve kitle palpe edilebilir. Ancak küçük myomlar muayenede saptanamayabilir.
Görüntüleme Yöntemleri
- Transabdominal ve transvajinal ultrasonografi: İlk tercih edilen görüntüleme yöntemidir. Myom sayısı, boyutu, lokalizasyonu ve vaskülaritesi değerlendirilir.
- Salin infüzyon sonohisterografi (SİS): Submüköz myomların kavite ile ilişkisini belirlemede üstün bir yöntemdir.
- Manyetik rezonans görüntüleme (MRG): Myom haritalama, dejenerasyon tipinin belirlenmesi ve cerrahi planlama için altın standart görüntüleme yöntemidir.
- Histeroskopi: Submüköz myomların doğrudan görüntülenmesi ve eş zamanlı cerrahi tedavi imkanı sağlar.
Laboratuvar İncelemeleri
- Tam kan sayımı: Kronik kanamaya bağlı demir eksikliği anemisi değerlendirmesi.
- Ferritin düzeyi: Demir depolarının tükenmesinin erken göstergesi.
- Tiroid fonksiyon testleri: Menstrüel düzensizliğin tiroid kaynaklı olup olmadığının ayırt edilmesi.
Ayırıcı Tanı
Myomların ayırıcı tanısında uterus sarkomu, adenomyozis, endometriyal polip, over kistleri ve gebelik gibi durumlar değerlendirilmelidir. Özellikle hızlı büyüme gösteren myomlarda malign transformasyon (leiomyosarkom) olasılığı göz önünde bulundurulmalıdır. Adenomyozis ile myom birlikteliği sık olup her iki durumun semptomları örtüşebilir. Over kaynaklı kitlelerle ayırıcı tanıda ileri görüntüleme yöntemleri ve tümör belirteçleri yardımcı olur.
Myom Tedavi Seçenekleri
Tedavi yaklaşımı hastanın yaşı, semptom şiddeti, myom boyutu ve sayısı, fertilite arzusu ve eşlik eden patolojilere göre bireyselleştirilir.
Medikal Tedavi
- GnRH agonistleri: Geçici medikal menopoz oluşturarak myom boyutunu yüzde otuz ila elli oranında küçültür. Cerrahi öncesi hazırlıkta ve anemi tedavisinde kullanılır.
- Selektif progesteron reseptör modülatörleri (SPRM): Ulipristal asetat myom boyutunu küçültür ve kanamayı kontrol eder.
- Levonorgestrel salgılayan rahim içi sistem (LNG-RİS): Kanama kontrolünde etkili olup küçük intramural myomlarda tercih edilir.
- Traneksamik asit: Antifibrinolitik etki ile menstrüel kanama miktarını azaltır.
- Non-steroid antiinflamatuvar ilaçlar: Dismenore tedavisinde semptomatik rahatlama sağlar.
Cerrahi Tedavi
- Myomektomi: Fertilitesi korunmak istenen hastalarda myomların çıkarılması. Laparoskopik, histeroskopik veya açık cerrahi yöntemlerle uygulanabilir.
- Histerektomi: Fertilitesini tamamlamış, ciddi semptomları olan ve medikal tedaviye yanıt vermeyen hastalarda kesin tedavi seçeneği.
Minimal İnvaziv Prosedürler
- Uterin arter embolizasyonu (UAE): Myomu besleyen damarların embolize edilerek myom boyutunun küçültülmesi.
- MRG kılavuzluğunda odaklanmış ultrason (MRgFUS): Yüksek yoğunluklu ultrason dalgalarıyla myom dokusunun termal ablasyonu.
- Radyofrekans ablasyon: Laparoskopik veya transervikal yolla myom dokusunun koagülasyonu.
Komplikasyonlar
Myomların tedavi edilmediğinde ortaya çıkabilecek komplikasyonlar şunlardır:
- Ciddi anemi: Kronik menoraji demir eksikliği anemisine ve ciddi vakalarda transfüzyon ihtiyacına yol açabilir.
- İnfertilite: Özellikle submüköz myomlar implantasyonu engelleyerek infertiliteye neden olabilir.
- Obstetrik komplikasyonlar: Myomların gebelikte büyümesi, kırmızı dejenerasyon, malprezentasyon ve sezaryen oranlarında artış.
- Üriner sistem obstrüksiyonu: Çok büyük myomlarda üreter basısına bağlı hidronefroz gelişebilir.
- Nadir malign dönüşüm: Leiomyosarkom gelişme riski yüzde birden azdır ancak hızlı büyüyen myomlarda akılda tutulmalıdır.
Myomdan Korunma
Myom gelişimini tamamen önleyecek kanıtlanmış bir yöntem bulunmamakla birlikte, bazı yaşam tarzı değişikliklerinin koruyucu etkisi gösterilmiştir:
- Sağlıklı kilo yönetimi: Normal vücut kitle indeksinin korunması östrojen düzeylerini dengede tutarak risk azaltımı sağlar.
- Dengeli beslenme: Meyve, sebze ve tam tahıllı gıdalar açısından zengin diyet myom riskini düşürebilir.
- D vitamini düzeyinin korunması: Yeterli D vitamini alımının myom gelişimini baskılayıcı etkisi araştırılmaktadır.
- Düzenli egzersiz: Fiziksel aktivite hormonal dengeyi destekleyerek koruyucu etki sağlayabilir.
- Düzenli jinekolojik muayene: Erken tanı ve izlem ile komplikasyonların önlenmesi mümkündür.
Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır?
Aşağıdaki durumlarda jinekoloji uzmanına başvuru önerilmektedir:
- Menstrüel kanama süresinin yedi günü aşması veya pıhtılı kanama olması
- Adet dönemleri arasında kanama görülmesi
- Şiddetli pelvik ağrı veya cinsel ilişki sırasında ağrı
- Sık idrara çıkma veya idrar yapamama
- Karında şişkinlik veya ele gelen kitle
- Gebe kalamama veya tekrarlayan düşük öyküsü
- Halsizlik, nefes darlığı gibi anemi belirtileri
Koru Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü
Uterus myomları, kadın sağlığını birçok açıdan etkileyen yaygın bir patolojidir. Erken tanı, doğru sınıflandırma ve bireyselleştirilmiş tedavi planı ile hastaların yaşam kalitesi önemli ölçüde iyileştirilebilir. Cerrahi ve minimal invaziv yöntemlerdeki ilerlemeler, fertilitenin korunmasını mümkün kılarken semptom kontrolünde de etkili çözümler sunmaktadır. Koru Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü, myom tanı ve tedavisinde ileri teknolojik altyapısı ve deneyimli uzman kadrosuyla hastalarına kapsamlı bir hizmet sunmaktadır.












