Lenfoma, vücudumuzun bağışıklık sisteminin bir parçası olan lenfatik sistemdeki hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkan bir kanser türüdür. Lenf düğümleri, dalak, timüs bezi ve kemik iliğinde başlayan bu durum, vücudun enfeksiyonlarla savaşan hücrelerinin yapısının bozulması ve çoğalarak birikmesiyle seyreder. Lenfoma, genellikle lenf bezlerinin şişmesiyle kendini gösteren, erken teşhis edildiğinde tedavisi üzerinde başarıyla çalışılan bir hastalıktır.
Kimlerde Görülür?
Lenfoma her yaş grubunda görülebilse de, bazı yaş aralıklarında daha sık rastlandığı bilinmektedir. Hastalık, genellikle 15-30 yaş arası genç erişkinlerde veya 55 yaş üzerindeki kişilerde daha sık ortaya çıkar. Erkeklerde kadınlara oranla biraz daha yaygın görüldüğü saptanmıştır. Bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullanan kişiler, organ nakli olmuş hastalar veya vücudun savunma sistemini zayıflatan bazı kronik enfeksiyonları geçiren kişilerde lenfoma gelişme riski bir miktar daha yüksektir. Ancak çoğu lenfoma hastasında, hastalığı tetikleyen belirgin bir dış etken bulunmaz; yani hastalık genellikle rastlantısal genetik değişiklikler sonucu gelişir.
Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?
Lenfomanın en belirgin ve en sık rastlanan belirtisi, boyun, koltuk altı veya kasık bölgesinde hissedilen, ağrısız, lastik kıvamında ve zamanla büyüyen lenf bezi şişlikleridir. Bu şişlikler genellikle enfeksiyon kaynaklı olanlar gibi kızarıklık veya şiddetli ağrı yapmaz. Bunun dışında hastalar şu belirtileri de yaşayabilir:
- Gece uykudan uyandıracak kadar şiddetli terleme.
- Diyet yapmadan son altı ay içinde vücut ağırlığının yüzde 10'undan fazlasını kaybetme.
- Açıklanamayan, uzun süren ve bir türlü geçmeyen yüksek ateş.
- Sürekli devam eden, dinlenmekle geçmeyen yoğun halsizlik ve yorgunluk hissi.
- Ciltte geçmeyen kaşıntı.
- Karın bölgesinde şişkinlik veya dolgunluk hissi (dalağın büyümesine bağlı olarak).
- Nefes darlığı veya kuru öksürük (göğüs kafesi içindeki lenf bezlerinin büyümesine bağlı).
Tanı Nasıl Konulur?
Lenfoma tanısı sadece fiziksel muayene veya kan tahlili ile konulamaz. Şüpheli bir şişlik fark edildiğinde, doktor genellikle biyopsi yöntemine başvurur. Biyopsi, lenf bezinin bir kısmının veya tamamının cerrahi yöntemle alınarak patoloji laboratuvarında incelenmesi işlemidir. Bu inceleme, lenfomayı diğer hastalık türlerinden ayırt etmek için gereklidir. Tanı süreci genellikle şu adımları izler:
- Fiziksel muayene: Doktor lenf bezlerinin boyutunu, sertliğini ve hareketliliğini değerlendirir.
- Kan testleri: Genel kan sayımı ve organ fonksiyonlarının değerlendirilmesi yapılır.
- Görüntüleme yöntemleri: Bilgisayarlı tomografi (BT) veya PET-BT gibi yöntemlerle vücuttaki lenf bezlerinin dağılımı haritalanır.
- Kemik iliği biyopsisi: Bazı durumlarda hastalığın vücuda yayılımını tam olarak anlamak için kemik iliğinden örnek alınması gerekebilir.
Komplikasyonlar Nelerdir?
Lenfoma, bağışıklık sistemini etkilediği için vücudun enfeksiyonlarla savaşma yeteneğini zayıflatabilir. Bu durum, hastaların daha sık ve ağır enfeksiyonlar geçirmesine yol açabilir. Hastalık ilerlediğinde, büyüyen lenf bezleri çevre dokulara veya organlara baskı yapabilir. Örneğin, karın içindeki bezeler sindirim sistemini etkileyerek kabızlık veya karın ağrısına neden olabilir. Göğüs bölgesindeki kitleler solunum güçlüğü veya damarlara baskı yaparak vücudun üst kısmında şişliklere sebebiyet verebilir. Ayrıca, tedavi süreci boyunca kan değerlerinde düşüklük (anemi veya trombosit düşüklüğü) gibi durumlar gelişebilir ve bunlar da halsizlik veya kanama riskini artırabilir.
Nasıl Bulaşır, Nereden Bulaşır?
Lenfoma bulaşıcı bir hastalık değildir. Bir kişiden diğerine yakın temas, solunum, ortak eşya kullanımı veya cinsel yol gibi yollarla geçmesi mümkün değildir. Hastalık, vücuttaki lenfosit dediğimiz beyaz kan hücrelerinin kendi kendine anormal bir şekilde bölünmeye başlamasıyla gelişir. Bu bir enfeksiyon hastalığı olmadığı için virüs veya bakteri yoluyla vücuda girmez. Genetik yatkınlık, çevresel faktörler veya bağışıklık sistemindeki bazı düzensizlikler, hücrelerin kontrol mekanizmasının bozulmasına neden olabilir. Kısacası, lenfoma hastası biriyle aynı ortamda bulunmak, yemek yemek veya vakit geçirmek herhangi bir bulaşma riski taşımaz.
Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?
Vücudunuzun herhangi bir yerinde, özellikle boyun, koltuk altı veya kasıkta, iki haftadan uzun süredir var olan ve küçülmeyen bir şişlik fark ederseniz vakit kaybetmeden bir hematoloji uzmanına görünmelisiniz. Ayrıca, gece terlemesi, açıklanamayan kilo kaybı ve sürekli ateş gibi şikayetler, basit bir enfeksiyonla açıklanamıyorsa mutlaka bir doktor tarafından değerlendirilmelidir. "Nasılsa geçer" diyerek belirtileri ertelemek, tanının gecikmesine neden olabilir. Erken evrede yakalanan lenfomaların tedavi süreci genellikle daha yönetilebilir ve daha başarılı sonuçlar vermektedir.
Son Değerlendirme
Lenfoma, günümüzde tıp dünyasının üzerinde titizlikle çalıştığı ve tedavi yöntemlerinin sürekli geliştiği bir kanser türüdür. Erken teşhis, doğru tanı ve kişiye özel tedavi planlarıyla birçok hasta günlük yaşamına geri dönebilmektedir. Önemli olan, vücudunuzdaki değişimleri takip etmek ve sıra dışı bir durum hissettiğinizde bir hematoloji uzmanından destek almaktır. Koru Hastanesi Hematoloji bölümü, bu tür kan ve lenf sistemi hastalıklarının teşhis ve takip süreçlerinde uzman kadrosuyla hastaların yanındadır. Sağlığınızı ihmal etmeyin ve belirtileri ciddiye alarak zamanında uzman görüşü alın.
Bilgilendirme: Bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; doktor muayenesi, tanı veya tedavinin yerini tutmaz. Sağlığınızla ilgili kararlar için bir uzman hekime danışın.





