Ağız ve Diş Sağlığı

Kalsiyum Hidroksit Uygulaması Kimlere Uygulanır?

Kalsiyum hidroksit uygulamasının endikasyonlarını, etki mekanizmasını ve klinik sonuçlarını Koru Hastanesi endodonti uzmanlarımızla kapsamlı olarak aktarıyoruz.

Kalsiyum hidroksit, diş hekimliğinde yarım asrı aşkın süredir kullanılan ve endodontik tedavinin vazgeçilmez materyallerinden biri olan çok yönlü bir biyoaktif maddedir. 1920 yılında Hermann tarafından diş hekimliğine kazandırılan kalsiyum hidroksit, günümüzde halen en sık kullanılan intakanal medikament olma özelliğini korumaktadır. Epidemiyolojik veriler incelendiğinde, endodontik tedavi uygulanan hastaların yaklaşık %40-60'ında seans arası medikament olarak kalsiyum hidroksit kullanıldığı görülmektedir. Periapikal lezyon prevalansı genel popülasyonda %2-10 arasında değişmekte olup, bu lezyonların tedavisinde kalsiyum hidroksit uygulaması standart bir protokol olarak yerini korumaktadır. Özellikle açık apeksli genç daimi dişlerde apeksifikasyon amacıyla, travma vakalarında kök rezorbsiyonunun kontrolünde ve vital pulpa tedavilerinde direkt kuafaj materyali olarak yaygın biçimde tercih edilmektedir. Kalsiyum hidroksitin diş hekimliğindeki popülaritesi, güçlü antimikrobiyal etkisi, sert doku oluşumunu indükleme kapasitesi ve biyouyumluluğunun bir arada bulunmasından kaynaklanmaktadır.

Kalsiyum Hidroksit Nedir?

Kalsiyum hidroksit (Ca(OH)2), kalsiyum oksitin suyla reaksiyonu sonucu oluşan beyaz, kristal yapıda, güçlü bir bazik bileşiktir. Kimyasal formülü Ca(OH)2 olup, molekül ağırlığı 74.09 g/mol'dür. Suda düşük çözünürlüğe sahiptir (25 derecede 1.5 g/L) ve pH değeri yaklaşık 12.5-12.8 arasındadır. Bu yüksek pH değeri, kalsiyum hidroksitin biyolojik etkilerinin temelini oluşturur.

Patofizyolojik açıdan kalsiyum hidroksit, sulu ortamda kalsiyum iyonları (Ca2+) ve hidroksil iyonlarına (OH-) ayrışır. Hidroksil iyonları güçlü oksidan etki göstererek bakteri hücre membranındaki lipitleri peroksidasyona uğratır, DNA hasarı oluşturur ve enzimleri inaktive eder. Bu mekanizma ile gram-pozitif ve gram-negatif birçok bakteri türüne karşı bakterisidal etki sağlanır. Kalsiyum iyonları ise sert doku oluşumunda kritik rol oynar. Ca2+ iyonları, alkalin fosfataz enzimini aktive ederek mineralizasyon sürecini başlatır ve reparatif dentin veya sement benzeri sert doku oluşumunu indükler.

Kalsiyum hidroksitin etki mekanizması üç temel prensibe dayanır: antimikrobiyal etki (yüksek pH ile bakteri eliminasyonu), sert doku indüksiyonu (kalsiyum iyonları ile mineralizasyon) ve doku çözücü etki (nekrotik dokunun lizisi). Bu üçlü etki mekanizması, kalsiyum hidroksiti endodontik tedavide benzersiz bir materyal haline getirmektedir.

Kalsiyum Hidroksit Uygulamasının Nedenleri

Kalsiyum hidroksit uygulaması çeşitli klinik endikasyonlarda tercih edilen bir tedavi yöntemidir. Bu endikasyonların doğru belirlenmesi, tedavi başarısını doğrudan etkileyen önemli bir faktördür.

Seans Arası İntakanal Medikament Olarak Kullanım

Enfekte kök kanallarının dezenfeksiyonunda seans arası medikament olarak kalsiyum hidroksit uygulaması altın standart olarak kabul edilmektedir. Özellikle periapikal lezyonlu dişlerde, nekrotik pulpa vakalarında ve retreatment olgularında biyomekanik şekillendirme sonrası kanala yerleştirilen kalsiyum hidroksit, rezidüel bakterilerin eliminasyonunu sağlar. Enterococcus faecalis gibi dirençli bakterilere karşı tek başına yeterli olmasa da, diğer antimikrobiyal ajanlarla kombine edildiğinde etkinliği artar.

Apeksifikasyon

Açık apeksli genç daimi dişlerde kök ucunun kapatılması amacıyla kalsiyum hidroksit geleneksel yöntem olarak kullanılmaktadır. Travma veya çürük nedeniyle pulpa nekrozu gelişmiş, kök gelişimi tamamlanmamış dişlerde kalsiyum hidroksit uygulaması ile apikal bölgede sert doku bariyeri oluşturulur. Bu işlem genellikle 6-24 ay sürer ve 3 aylık aralıklarla kalsiyum hidroksit yenilenir. Günümüzde MTA ve biyoseramik materyaller apeksifikasyonda alternatif olarak kullanılsa da, kalsiyum hidroksit halen yaygın bir seçenek olmaya devam etmektedir.

Direkt Pulpa Kuafajı

Mekanik veya travmatik pulpa ekspozlarında, pulpa canlılığının korunması amacıyla açık pulpa yüzeyine doğrudan kalsiyum hidroksit uygulanır. Kalsiyum hidroksit, yüzeysel pulpa nekrozu oluşturarak altındaki canlı pulpa hücrelerini uyarır ve reparatif dentin köprüsü oluşumunu indükler. Direkt kuafaj için pulpa ekspozu 1.5 mm'den küçük olmalı, kontaminasyon minimal olmalı ve hastanın yaşı tercihen genç olmalıdır.

İndirekt Pulpa Kuafajı

Derin çürük lezyonlarında, çürük pulpaya çok yakın ancak henüz pulpa ekspozu oluşmamış durumlarda uygulanır. Çürüğün büyük kısmı uzaklaştırıldıktan sonra pulpaya en yakın bölgedeki az miktarda çürük doku bırakılır ve üzerine kalsiyum hidroksit uygulanır. Bu uygulama ile tersiyer dentin oluşumu stimüle edilir, kalan çürük dokudaki bakteriler yüksek pH etkisiyle elimine edilir ve remineralizasyon teşvik edilir.

Kök Rezorbsiyonunun Tedavisi

Travma sonrası gelişen inflamatuar kök rezorbsiyonunda kalsiyum hidroksit uygulaması birincil tedavi seçeneğidir. Yüksek pH etkisiyle osteoklastik aktivite inhibe edilir ve rezorbsiyon süreci durdurulur. İnternal ve eksternal inflamatuar rezorbsiyonda kalsiyum hidroksit 1-3 aylık aralıklarla yenilenerek uzun süreli uygulama yapılır.

Perforasyon Tamiri

Kök kanalı veya furkasyon bölgesindeki perforasyonların geçici olarak kapatılmasında kalsiyum hidroksit kullanılabilir. Antimikrobiyal etkisi ve sert doku indükleme özelliği ile perforasyon bölgesinde iyileşmeyi destekler. Ancak günümüzde perforasyon tamirinde MTA ve biyoseramik materyaller daha çok tercih edilmektedir.

Apikal Bariyer Oluşturma

Geniş apikal forameni olan veya apikal rezorbsiyon sonucu apeksi açılan dişlerde, kanal dolgusu öncesi apikal bariyer oluşturmak amacıyla kalsiyum hidroksit uygulanır. Uzun süreli kalsiyum hidroksit uygulaması ile apikal bölgede osteosement benzeri sert doku bariyeri oluşur ve hermetik kanal dolgusu yapılmasına olanak sağlanır.

Kalsiyum Hidroksit Uygulamasının Belirtileri ve Endikasyonları

Kalsiyum hidroksit uygulaması gerektiren klinik durumlar çeşitli semptom ve bulgularla kendini gösterir. Aşağıdaki belirtiler, kalsiyum hidroksit tedavisinin düşünülmesi gereken durumları işaret eder.

Pulpa Kaynaklı Belirtiler

  • Derin çürük varlığı: Radyografide pulpaya yakın veya pulpa ile bağlantılı derin çürük lezyonu saptanan dişlerde direkt veya indirekt kuafaj amacıyla kalsiyum hidroksit endikasyonu oluşabilir.
  • Travma sonrası pulpa ekspozu: Kırık hattının pulpa odasına ulaştığı komplike kron kırıklarında, pulpa canlıysa ve kontaminasyon süresi kısaysa direkt kuafaj endikasyonu vardır.
  • Açık apeks: Genç hastalarda kök gelişimi tamamlanmamış dişlerde pulpa nekrozu gelişmişse, apeksifikasyon amacıyla kalsiyum hidroksit uygulaması gerekir. Radyografide kök ucunda açık foramen ve ince kanal duvarları izlenir.
  • Nekrotik pulpa bulguları: Vitalite testlerine yanıt vermeyen, renk değişikliği gösteren ve radyografide periapikal lezyon bulunan dişlerde seans arası medikament olarak kalsiyum hidroksit endikasyonu vardır.

Periapikal Belirtiler

  • Periapikal radyolüsensi: Kök ucunda izlenen radyolüsent alan, kronik periapikal lezyonu gösterir ve uzun süreli kalsiyum hidroksit medikasyonu ile tedavi edilebilir.
  • Fistül varlığı: Kronik periapikal apseye bağlı fistül oluşumu, kanal dezenfeksiyonunun kalsiyum hidroksit ile desteklenmesi gerektiğini gösterir.
  • Perküsyon hassasiyeti: Diş üzerine hafif vuruşla oluşan ağrı, periapikal inflamasyonun göstergesidir.
  • Eksüda varlığı: Kanal içinden gelen pürülan veya seröz eksüda, aktif enfeksiyon varlığını gösterir ve kalsiyum hidroksit medikasyonu endikasyonu oluşturur.

Rezorbsiyon Bulguları

  • Radyografik rezorbsiyon bulgusu: Kök yüzeyinde düzensizlik, kanal içinde genişleme veya kök boyunda kısalma izlenebilir.
  • Dişte mobilite artışı: İleri rezorbsiyon vakalarında kök desteğinin azalmasına bağlı olarak mobilite artışı gözlenebilir.
  • Pembe nokta belirtisi: İnternal rezorbsiyonda kron bölgesinde pembe renk değişikliği (pink spot) görülebilir. Bu bulgu, rezorbe olan dentin altından pulpa dokusunun mine yoluyla görünmesinden kaynaklanır.

Kalsiyum Hidroksit Uygulamasında Tanı Yöntemleri

Kalsiyum hidroksit tedavisinin doğru endikasyonla uygulanabilmesi için kapsamlı bir tanı süreci gereklidir.

Klinik Testler ve Değerlendirmeler

Vitalite testleri: Soğuk testi, sıcak testi ve elektrik pulpa testi ile pulpa canlılığı değerlendirilir. Direkt ve indirekt kuafaj endikasyonlarında pulpanın vital olması koşuldur. EPT değeri 15-45 mikro-amper arasında normal kabul edilir; yanıt alınamayan dişlerde pulpa nekrozu düşünülür.

Perküsyon ve palpasyon: Perküsyon testinde dişe ayna sapı ile hafifçe vurularak periapikal durum değerlendirilir. Pozitif perküsyon bulgusu apikal inflamasyonu gösterir. Palpasyonda vestibül dişetisinde hassasiyet aranır.

Mobilite değerlendirmesi: Miller sınıflamasına göre mobilite derecelendirilir. Grade 0: fizyolojik hareket, Grade 1: 0.2-1 mm bukkolingual hareket, Grade 2: 1 mm üzeri bukkolingual hareket, Grade 3: vertikal hareket.

Radyografik Değerlendirme

Periapikal radyografi: Çürük derinliği, kök morfolojisi, periapikal lezyon varlığı ve boyutu, kök gelişim durumu değerlendirilir. Periapikal indeks (PAI) skorlaması lezyon şiddetini belirlemede kullanılır: PAI 1-2 normal, PAI 3-5 patolojik kabul edilir.

CBCT (Konik Işınlı BT): Kompleks vakalarda üç boyutlu değerlendirme için kullanılır. Rezorbsiyon tipinin ve yaygınlığının belirlenmesi, periapikal lezyon boyutunun tam olarak ölçülmesi, perforasyonların lokalizasyonu ve kök anatomisinin detaylı incelenmesi için CBCT endikedir. Voksel boyutu 75-150 mikrometre arasında diagnostik açıdan yeterli kabul edilir.

Mikrobiyolojik Kültür

Kalsiyum hidroksit medikasyonu sonrası kanal dezenfeksiyonunun yeterliliğini değerlendirmek amacıyla mikrobiyolojik kültür alınabilir. Kanal içinden steril kağıt konlarla örnek alınarak bakteri varlığı araştırılır. Negatif kültür sonucu, kanal dolgusuna geçilebileceğini gösterir. Özellikle E. faecalis varlığında kalsiyum hidroksit uygulamasının uzatılması veya alternatif medikamentlerin değerlendirilmesi gerekebilir.

Ayırıcı Tanı

Kalsiyum hidroksit uygulaması düşünülen vakalarda, doğru endikasyonun belirlenmesi için benzer klinik tablolar gösteren durumlar ayırt edilmelidir.

Reversibl Pulpitis - İrreversibl Pulpitis Ayrımı

Reversibl pulpitiste kalsiyum hidroksit ile indirekt kuafaj uygulanabilirken, irreversibl pulpitiste pulpektomi gerekir. Reversibl pulpitiste ağrı yalnızca uyaran varlığında oluşur ve 10 saniye içinde kaybolur. İrreversibl pulpitiste ise spontan ağrı, gece ağrısı ve uyaran kaldırıldıktan sonra 30 saniyeden uzun süren ağrı mevcuttur.

İnflamatuar Rezorbsiyon - Replasman Rezorbsiyon

İnflamatuar kök rezorbsiyonunda kalsiyum hidroksit tedavisi endikedir, ancak replasman rezorbsiyonda (ankiloz) kalsiyum hidroksit etkili değildir. İnflamatuar rezorbsiyonda radyografide kök yüzeyinde düzensiz rezorbsiyon alanları ve eşlik eden radyolüsensi gözlenirken, replasman rezorbsiyonda periodontal aralık kaybolur ve kök dokusu kemik ile yer değiştirir. Perküsyonda metalik ses replasman rezorbsiyonu düşündürür.

Periapikal Granülom - Periapikal Kist

Her iki lezyon da radyografide benzer görüntü verir, ancak tedavi yanıtları farklılık gösterebilir. Granülomlar genellikle endodontik tedavi ve kalsiyum hidroksit medikasyonu ile iyileşirken, gerçek kistler cerrahi enükleasyon gerektirebilir. CBCT ile lezyon boyutu ve sınırlarının değerlendirilmesi ayırıcı tanıda yardımcıdır. 200 mm kübikten büyük lezyonlarda kist olasılığı artar.

Periodontal Apse - Endodontik Apse

Periodontal kaynaklı apselerde kalsiyum hidroksit tedavisi endike değildir. Periodontal apsede derin periodontal cep varlığı, yaygın kemik kaybı ve genellikle pozitif vitalite testleri ayırt edici bulgulardır. Endodontik apsede ise negatif vitalite testleri ve periapikal radyolüsensi tipiktir.

Servikal Rezorbsiyon - İnternal Rezorbsiyon

Servikal (eksternal) rezorbsiyon servikal bölgede dıştan başlar ve kanal sınırlarını korurken, internal rezorbsiyon kanal içinden başlar ve kanal duvarlarını genişletir. Radyografide açılama yapıldığında internal rezorbsiyonda lezyon kanaldan ayrılmazken, servikal rezorbsiyonda lezyon kanaldan bağımsız hareket eder. Internal rezorbsiyonda kalsiyum hidroksit ile osteoklast aktivitesinin durdurulması amaçlanır.

Hipersementoz

Kök ucunda aşırı sement birikimi radyografide kök ucunda genişleme olarak izlenir ve periapikal lezyon ile karışabilir. Hipersementozda lamina dura intaktır ve vitalite testleri normaldir. Tedavi gerektirmez.

Kalsiyum Hidroksit Tedavi Süreci

Kalsiyum hidroksit uygulaması, endikasyona göre farklı protokollerle gerçekleştirilir. Her bir uygulama tipinin kendine özgü adımları ve dikkat edilmesi gereken noktaları bulunmaktadır.

İntakanal Medikament Olarak Uygulama

Biyomekanik şekillendirme tamamlandıktan ve irrigasyon protokolü uygulandıktan sonra kanallar kağıt konlarla kurutulur. Kalsiyum hidroksit, saf su veya propilen glikol ile lentülo spiral veya kanal içi enjektör sistemi kullanılarak kanala yerleştirilir. İdeal konsistans kremamsı bir kıvam olmalıdır. Materyalin çalışma boyu seviyesine kadar homojen dağılımı radyografi ile kontrol edilir. Geçici restorasyon ile kanal ağzı kapatılır. Medikament genellikle 1-4 hafta süreyle bırakılır; periapikal lezyonlu vakalarda bu süre 3 aya kadar uzatılabilir.

Direkt Kuafaj Uygulaması

Pulpa ekspozu izole edildikten sonra kanama kontrol altına alınır. Ekspoze pulpa yüzeyi serum fizyolojik ile yıkanır ve steril pamuk peletle hafifçe kurutulur. Kalsiyum hidroksit patı (Dycal, Life gibi sertleşen preparatlar veya saf kalsiyum hidroksit tozu) doğrudan ekspoze pulpa yüzeyine ince bir tabaka halinde uygulanır. Uygulama basıncı minimal tutulmalıdır; aksi takdirde pulpa dokusunda ek travma oluşabilir. Üzerine cam iyonomer siman bazı ve ardından kalıcı restorasyon yapılır.

Apeksifikasyon Protokolü

Açık apeksli nekrotik dişlerde kök kanalı nazikçe dezenfekte edilir. Aşırı genişletmeden kaçınılmalıdır çünkü kanal duvarları zaten incedir. Kalsiyum hidroksit saf su ile karıştırılarak yoğun kıvamda hazırlanır ve lentülo spiral veya kanal içi enjektör ile kanala yerleştirilir. Apikal bölgede yoğun dolum sağlanmalıdır. Materyalin apikal bölgeye ulaştığı radyografi ile doğrulanır. Geçici restorasyon yapılır ve hasta 3 aylık kontrole çağrılır. Her kontrolde kalsiyum hidroksit yenilenir. Sert doku bariyeri oluşumu radyografik ve klinik olarak değerlendirilir. Bariyer oluştuğunda konvansiyonel kanal dolgusu yapılır. Süreç genellikle 6-24 ay sürer.

Rezorbsiyon Tedavisi

İnflamatuar rezorbsiyon saptanan dişlerde kanal kalsiyum hidroksit ile doldurulur. Yüksek pH etkisiyle osteoklastik aktivite inhibe edilir. Medikament 1-3 aylık aralıklarla yenilenir ve radyografik kontrol yapılır. Rezorbsiyonun durduğu ve lezyonun küçüldüğü görüldüğünde kanal dolgusu yapılır.

Kullanılan İlaçlar ve Preparatlar

  • Saf kalsiyum hidroksit tozu: Saf su veya propilen glikol ile karıştırılarak kullanılır. İntakanal medikament ve apeksifikasyonda tercih edilir.
  • Kalsiyum hidroksit patları (Dycal, Life, Calcimol): İki komponentli, sertleşen preparatlardır. Direkt ve indirekt kuafajda kullanılır. Dycal'ın basınç dayanımı yaklaşık 15 MPa'dır.
  • Kalsiyum hidroksit süspansiyonları (Calasept, UltraCal XS): Hazır enjektör formunda, kullanıma hazır preparatlardır. İntakanal uygulamada kolaylık sağlar. Radyoopak formülasyonları radyografik kontrolü mümkün kılar.
  • Kalsiyum hidroksit + iyodoform karışımları (Vitapex, Metapex): Süt dişlerinde kanal dolgu materyali olarak kullanılır. Rezorbe olabilir özellikte olup ek antimikrobiyal etki sağlar.
  • Antibiyotik kombinasyonları: Dirençli enfeksiyonlarda amoksisilin 500 mg 8 saatte bir oral veya klindamisin 300 mg 8 saatte bir 7 gün süreyle kullanılabilir. Penisilin alerjisinde azitromisin 500 mg ilk gün, ardından 250 mg/gün 4 gün tercih edilebilir.
  • Analjezikler: İşlem sonrası ibuprofen 400 mg 6-8 saatte bir (maksimum 2400 mg/gün) veya parasetamol 500-1000 mg 6 saatte bir (maksimum 4 g/gün) reçete edilebilir.

Kalsiyum Hidroksit Uygulamasının Komplikasyonları

Kalsiyum hidroksit genel olarak güvenli bir materyal olmakla birlikte, bazı durumlarda istenmeyen etkiler ve komplikasyonlar gelişebilir.

Kök Yapısında Zayıflama

Uzun süreli kalsiyum hidroksit uygulaması dentin yapısını olumsuz etkileyebilir. Yüksek pH etkisiyle dentindeki organik matriks (özellikle kollajen fibriller) denatüre olabilir ve dentin esnekliği azalır. Araştırmalar, 12 aydan uzun süreli kalsiyum hidroksit uygulamasının kök kırığı riskini artırdığını göstermiştir. Bu nedenle özellikle apeksifikasyonda mümkünse MTA apeks tıkacı gibi tek seans alternatifleri değerlendirilmelidir.

Yetersiz Antimikrobiyal Etki

Enterococcus faecalis gibi alkali ortama dirençli bakteriler, kalsiyum hidroksit uygulamasına rağmen kanal içinde canlılığını sürdürebilir. E. faecalis, proton pompası mekanizması ile hücre içi pH dengesini koruyabilir ve pH 11.5'e kadar olan ortamlarda hayatta kalabilir. Bu nedenle retreatment olgularında ve persiste eden enfeksiyonlarda kalsiyum hidroksit tek başına yeterli olmayabilir ve klorheksidin jel gibi ek antimikrobiyal ajanlar düşünülmelidir.

Periapikal Doku Hasarı

Kalsiyum hidroksitin periapeksten taşması durumunda çevre dokularda irritasyon ve inflamasyon gelişebilir. Özellikle alt çenede mandibular kanal yakınındaki dişlerde inferior alveoler sinir hasarı riski bulunmaktadır. Üst çenede ise maksiller sinüse materyalin taşması sinüzit komplikasyonuna yol açabilir. Bu nedenle uygulama sırasında çalışma boyuna dikkat edilmeli ve radyografik kontrol yapılmalıdır.

Sertleşen Kalsiyum Hidroksit Kanal İçinde Kalıntılar

Kanal dolgusu öncesinde kalsiyum hidroksitin tamamen uzaklaştırılması güçtür. Kanal duvarlarına yapışan kalsiyum hidroksit kalıntıları, kanal patının dentin tübüllerine penetrasyonunu engelleyebilir ve kanal dolgu sızdırmazlığını azaltabilir. EDTA irrigasyonu ve ultrasonik aktivasyon ile kalsiyum hidroksit kalıntılarının uzaklaştırılması önerilir.

Geçici Restorasyon Başarısızlığı

Seans arası dönemde geçici restorasyonun kırılması veya sızıntı yapması durumunda tükürük kontaminasyonu gerçekleşir ve kalsiyum hidroksit etkisi ortadan kalkar. Koronal sızıntı, endodontik tedavi başarısızlığının en önemli nedenlerinden biridir. Geçici restorasyon kalınlığı en az 3.5-4 mm olmalıdır.

Kalsiyum Hidroksit Uygulamasında Korunma Önlemleri

Kalsiyum hidroksit tedavisinin başarısını artırmak ve komplikasyonları önlemek için aşağıdaki koruyucu önlemler alınmalıdır.

Uygun Materyal Seçimi

  • Direkt kuafajda sertleşen kalsiyum hidroksit preparatları (Dycal, Life) tercih edilmelidir.
  • İntakanal medikament olarak saf kalsiyum hidroksit tozu veya hazır enjektör formları kullanılmalıdır.
  • Süt dişlerinde rezorbe olabilen formülasyonlar seçilmelidir.
  • Preparatların son kullanma tarihi kontrol edilmeli ve karbonatlı preparatlar kullanılmamalıdır.

Uygulama Protokolüne Uyum

  • Aseptik çalışma koşulları sağlanmalı ve mutlaka kofferdam kullanılmalıdır.
  • Çalışma boyu doğru belirlenmeli ve materyalin periapeksten taşmaması sağlanmalıdır.
  • Kanalda homojen dağılım sağlanmalı ve radyografik kontrol yapılmalıdır.
  • Geçici restorasyon yeterli kalınlık ve sızdırmazlıkta yapılmalıdır.

Takip ve Kontrol

  • Apeksifikasyonda 3 aylık düzenli kontroller yapılmalı ve medikament yenilenmelidir.
  • Kalsiyum hidroksit uygulaması 12 ayı aşmamalı, aşacaksa kök kırığı riski göz önünde bulundurulmalıdır.
  • Periapikal iyileşme radyografik olarak takip edilmeli, PAI skoru kaydedilmelidir.
  • Direkt kuafaj sonrası vitalite testleri düzenli aralıklarla tekrarlanmalıdır.

Ağız Sağlığı ve Hijyen

  • Günde en az iki kez düzenli diş fırçalanmalıdır.
  • Florürlü diş macunu (1450 ppm florür) kullanılmalıdır.
  • Arayüz temizliği diş ipi veya arayüz fırçası ile yapılmalıdır.
  • Şekerli gıda ve içecek tüketimi sınırlandırılmalı, özellikle öğün arası atıştırmalıklardan kaçınılmalıdır.
  • Düzenli diş hekimi kontrolleri ihmal edilmemelidir.

Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır?

Kalsiyum hidroksit tedavisi uygulanan veya dental patoloji şüphesi bulunan hastalarda aşağıdaki durumlarda derhal diş hekimine başvurulması gerekmektedir:

  • Tedavi sırasında veya sonrasında şiddetli ağrı: Kalsiyum hidroksit uygulaması sonrası beklenen hafif hassasiyet 2-3 gün içinde azalmalıdır. Bunun ötesinde devam eden veya artan ağrı, komplikasyon geliştiğine işaret edebilir ve hekim değerlendirmesi gereklidir.
  • Dişeti şişliği veya yüzde ödem: Tedavi sonrası ortaya çıkan veya artan şişlik, enfeksiyonun kontrol altına alınamadığını gösterebilir. Özellikle yüz bölgesine yayılan ödem acil müdahale gerektirir.
  • Geçici dolgunun düşmesi veya kırılması: Seans arası kalsiyum hidroksit uygulamasında geçici restorasyon kaybedildiğinde, kanal tükürük kontaminasyonuna açık hale gelir. Bu durumda en kısa sürede hekime başvurularak geçici restorasyon yenilenmelidir.
  • Ateş ve genel durum bozukluğu: Dental enfeksiyona eşlik eden 38 derece üzeri ateş, kırgınlık ve halsizlik, enfeksiyonun sistemik yayılımını düşündürür ve acil değerlendirme gerektirir.
  • Diş renginde değişiklik: Travma sonrası veya tedavi sürecinde dişte koyu renk değişikliği gelişmesi pulpa durumunun yeniden değerlendirilmesini gerektirir.
  • Kontrol randevularının kaçırılması: Özellikle apeksifikasyon tedavisinde düzenli kontroller kritik öneme sahiptir. 3 aydan fazla geciken kontrollerde medikament etkinliğini yitirebilir ve tedavi başarısı azalabilir.
  • Çiğneme sırasında ağrı veya hassasiyet: Tedavi edilen dişte çiğneme ağrısı, periapikal inflamasyonun devam ettiğini veya geçici restorasyonla ilgili sorun olduğunu gösterebilir.
  • Ağızda kötü tat veya koku: Geçici restorasyondaki sızıntıya bağlı olarak ağızda kötü tat veya koku hissedilmesi, koronal sızıntının göstergesidir.

Koru Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı bölümünde uzman hekimlerimiz, kalsiyum hidroksit uygulamaları ve endodontik tedaviler konusunda ileri düzey bilgi ve deneyime sahiptir. Direkt kuafajdan apeksifikasyona, kök rezorbsiyonu tedavisinden seans arası medikasyona kadar tüm kalsiyum hidroksit uygulamalarında güncel bilimsel protokollere uygun tedavi hizmeti sunulmaktadır. Diş sağlığınızla ilgili herhangi bir şikayetiniz veya tedavi sürecinizle ilgili sorularınız olduğunda randevu alarak uzman hekimlerimize danışabilirsiniz.

Uzman Hekimlerimizle Tanışın

Sağlığınız için hemen randevu alın veya bizi arayın.

WhatsApp Online Randevu