Tanım ve Klinik Önemi
Deformite, vücudun herhangi bir bölgesinde normal anatomik yapının bozulması sonucu ortaya çıkan şekil ve fonksiyon kaybını ifade eden geniş kapsamlı bir ortopedik terimdir. Kas-iskelet sisteminin konjenital veya edinilmiş nedenlerle normal anatomik diziliminden sapması, hem estetik hem de fonksiyonel açıdan ciddi sonuçlar doğurabilmektedir. Deformiteler, eklem hareket açıklığının kısıtlanmasından mobilite kaybına, kronik ağrıdan psikososyal sorunlara kadar geniş bir yelpazede morbiditeye yol açabilir.
Epidemiyoloji ve Prevalans Verileri
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, kas-iskelet sistemi deformiteleri küresel olarak yaklaşık 1,71 milyar insanı etkilemektedir ve bu durum, dünya genelinde en yaygın engellilik nedenlerinden birini oluşturmaktadır. Konjenital kas-iskelet deformitelerinin insidansı her 1000 canlı doğumda yaklaşık 2-5 olarak bildirilmektedir. Edinilmiş deformiteler ise yaşla birlikte artış göstermekte olup, 65 yaş üzeri popülasyonun yaklaşık %30-40'ında bir veya daha fazla eklem deformitesi saptanmaktadır.
- Konjenital deformiteler: Doğumsal kalça displazisi (DDH) insidansı 1000 canlı doğumda 1-3, pes ekinovarus (çarpık ayak) insidansı 1000 canlı doğumda 1-2 olarak bildirilmektedir
- Edinilmiş deformiteler: Osteoartrite bağlı eklem deformiteleri 60 yaş üzeri popülasyonun %25-30'unda görülmektedir
- Travmatik deformiteler: Kırık sonrası yanlış kaynama oranı tüm kırıkların %5-10'unda rapor edilmektedir
- Cinsiyet dağılımı: Romatoid artrite bağlı el deformiteleri kadınlarda erkeklere oranla 3:1 daha sık görülmektedir
- Pediatrik popülasyon: Skolyoz prevalansı adolesan dönemde %2-3 olarak bildirilmekte ve kızlarda daha sık progresyon göstermektedir
Deformite Nedir? Patofizyolojik Mekanizmalar
Temel Patolojik Süreçler
Deformite, kemik, eklem, kas, tendon, ligaman ve yumuşak doku yapılarının normal anatomik konfigürasyonundan sapmasıdır. Bu sapma, yapısal (anatomik) veya fonksiyonel (postüral) nitelikte olabilir. Yapısal deformitelerde kemik veya eklem yapısında kalıcı değişiklik mevcutken, fonksiyonel deformitelerde altta yatan anatomik yapı korunmuş olup kas dengesizliği veya postüral bozukluk nedeniyle anormal pozisyon gözlenir.
Patofizyolojik Mekanizmalar ve Sınıflandırma
Deformitelerin patofizyolojisi, altta yatan etiyolojiye göre farklılık göstermekle birlikte, temel mekanizmalar şu şekilde özetlenebilir:
- Kemik remodeling bozuklukları: Osteoblast ve osteoklast aktivitesi arasındaki dengenin bozulması, anormal kemik yapılanmasına ve deformiteye yol açar. Paget hastalığında aşırı kemik yıkımı ve düzensiz yapılanma bu mekanizmanın klasik örneğidir
- Büyüme plağı (fiz) hasarı: Pediatrik popülasyonda fizis hasarı, asimetrik büyümeye ve açısal deformitelere neden olur. Salter-Harris tip V kırıkları bu açıdan özellikle risklidir
- Enflamatuvar süreçler: Kronik sinovit, pannus formasyonu ve kartilaj destrüksiyonu eklem deformitelerine yol açar. Romatoid artritte görülen MCP eklem subluksasyonu ve ulnar deviasyon bu mekanizmanın tipik örneğidir
- Nöromusküler dengesizlik: Agonist-antagonist kas grupları arasındaki denge bozukluğu, dinamik ve zamanla statik deformitelere yol açar. Serebral palside görülen ekuinus deformitesi bu mekanizmayla oluşur
- Mekanik yükleme anomalileri: Wolff yasasına göre kemik, üzerine binen yüklere adaptasyon gösterir; anormal mekanik yükleme kalıcı şekil değişikliğine neden olabilir
Deformite Türleri
Deformiteler anatomik lokalizasyon, etiyoloji ve klinik özelliklerine göre çeşitli şekillerde sınıflandırılabilir:
- Açısal deformiteler: Varus (içe açılanma), valgus (dışa açılanma), antekurvatum (öne açılanma), rekurvatum (arkaya açılanma)
- Rotasyonel deformiteler: İç rotasyon veya dış rotasyon yönünde kemik veya eklemin normal aksından sapması
- Translasyonel deformiteler: Kemik fragmentlerinin lateral, medial, anterior veya posterior yönde yer değiştirmesi
- Uzunluk deformiteleri: Kısalık veya uzama şeklinde ekstremite uzunluk eşitsizliği
- Kombine deformiteler: Birden fazla düzlemde eş zamanlı deformite varlığı, klinik olarak en sık karşılaşılan ve tedavisi en karmaşık olan formdur
- Spinal deformiteler: Skolyoz (lateral eğrilik), kifoz (posterior eğrilik artışı), lordoz (anterior eğrilik artışı) ve bunların kombinasyonları
Deformite Nedenleri
Konjenital (Doğuştan) Nedenler
Konjenital deformiteler, intrauterin dönemde genetik, çevresel veya multifaktöriyel etkenlerle gelişen yapısal anomalilerdir. Bu deformiteler doğumda belirgin olabileceği gibi, büyüme sürecinde de ortaya çıkabilmektedir.
- Genetik faktörler: Osteogenezis imperfekta, akondroplazi, Marfan sendromu, Ehlers-Danlos sendromu gibi tek gen mutasyonları veya kromozomal anomaliler (Down sendromu, Turner sendromu) deformiteye zemin hazırlar
- İntrauterin mekanik faktörler: Oligohidramniyoz, uterin fibroidler, çoğul gebelik gibi durumlar fetal pozisyon anomalilerine ve buna bağlı deformitelere (konjenital tortikollis, metatarsus adduktus) neden olabilir
- Teratojenik etkenler: Gebelikte alkol, antiepileptik ilaçlar (valproik asit, fenitoin), talidomid, retinoidler ve radyasyon maruziyeti konjenital deformite riskini artırır
- Nöral tüp defektleri: Spina bifida ve miyelomeningosel, alt ekstremite deformitelerine ve nöropatik eklem hasarına yol açabilir
- İskelet displazileri: 450'den fazla tanımlanmış iskelet displazisi mevcuttur ve bunların büyük çoğunluğu çeşitli derecelerde deformiteyle seyreder
Edinilmiş Nedenler
Edinilmiş deformiteler, doğum sonrası dönemde çeşitli patolojik süreçler sonucunda gelişen yapısal bozukluklardır. Bu nedenler arasında travma, enfeksiyon, enflamatuvar hastalıklar, metabolik bozukluklar ve neoplazmlar sayılabilir.
- Travmatik nedenler: Kırık sonrası yanlış kaynama (malunion), kaynamama (nonunion), büyüme plağı hasarı, eklem içi kırıklar ve ihmal edilmiş çıkıklar en sık edinilmiş deformite nedenleridir
- Enfeksiyöz nedenler: Osteomiyelit, septik artrit ve tüberküloz artrit kemik ve eklem destrüksiyonuna bağlı ciddi deformitelere yol açabilir. Özellikle çocukluk çağında geçirilen enfeksiyonlar büyüme bozukluğuna neden olur
- Enflamatuvar ve otoimmün hastalıklar: Romatoid artrit, ankilozan spondilit, psöriatik artrit ve juvenil idiyopatik artrit kronik eklem inflamasyonu ve destrüksiyonu yoluyla ilerleyici deformitelere neden olur
- Metabolik kemik hastalıkları: Rikets (D vitamini eksikliği), osteomalazi, hiperparatiroidizm ve Paget hastalığı kemik yapısını zayıflatarak deformiteye zemin hazırlar
- Nöromusküler hastalıklar: Serebral palsi, poliomiyelit, müsküler distrofiler, periferik sinir yaralanmaları ve spinal kord hasarı kas dengesizliğine bağlı progresif deformitelere neden olur
- Neoplastik nedenler: Kemik tümörleri (osteokondrom, dev hücreli tümör, osteosarkom) ve metastatik hastalıklar patolojik kırık ve deformiteye yol açabilir
- Dejeneratif süreçler: Osteoartrit, disk dejenerasyonu ve tendon dejenerasyonu yaşlanmayla birlikte artan sıklıkta deformiteye neden olur
- İyatrojenik nedenler: Cerrahi komplikasyonlar, uygunsuz immobilizasyon, hatalı implant yerleşimi ve radyoterapi sonrası gelişen deformiteler bu grupta değerlendirilir
Risk Faktörleri
Deformite gelişimi için çeşitli risk faktörleri tanımlanmıştır ve bu faktörlerin erken tanınması koruyucu stratejilerin uygulanması açısından kritik öneme sahiptir.
- Yaş: İleri yaş dejeneratif deformiteler için, çocukluk çağı ise büyüme ile ilişkili deformiteler için risk oluşturur
- Cinsiyet: Osteoporoza bağlı vertebral deformiteler postmenopozal kadınlarda belirgin şekilde daha sık görülür
- Beslenme yetersizliği: D vitamini, kalsiyum ve protein eksikliği kemik kalitesini olumsuz etkiler
- Fiziksel inaktivite: Hareketsizlik kas atrofisi ve osteoporoza yol açarak deformite riskini artırır
- Mesleki faktörler: Tekrarlayan travma, ağır yük taşıma ve ergonomik olmayan çalışma koşulları deformite gelişimine katkıda bulunur
- Sistemik hastalıklar: Diabetes mellitus, kronik böbrek hastalığı ve endokrin bozukluklar kemik metabolizmasını etkileyerek deformite riskini artırır
Deformite Belirtileri ve Klinik Bulgular
Başlıca Semptomlar
Deformitelerin klinik prezentasyonu, etkilenen anatomik bölge, deformitenin tipi ve şiddetine göre büyük farklılıklar gösterir. Hastaların çoğunluğu estetik kaygılar, ağrı ve fonksiyonel kısıtlılık şikayetleriyle başvurmaktadır.
- Görünür şekil bozukluğu: Ekstremitede açılanma, kısalık, rotasyonel anomali veya eklem şişliği en belirgin bulgulardandır. Aile bireylerinin veya hastanın dikkatini çeken kozmetik değişiklikler sıklıkla ilk başvuru nedenidir
- Ağrı: Deformiteye bağlı anormal biyomekanik yükleme, kas yorgunluğu ve eklem dejenerasyonu kronik ağrıya neden olur. Ağrı karakteri genellikle mekanik tiptedir ve aktiviteyle artar
- Hareket kısıtlılığı: Eklem deformiteleri hareket açıklığını (ROM) belirgin şekilde kısıtlar. Kontraktürler, ankiloz ve eklem uyumsuzluğu fonksiyonel kapasiteyi azaltır
- Yürüyüş bozukluğu: Alt ekstremite deformiteleri antalgik yürüyüş, Trendelenburg yürüyüşü, ekuinus yürüyüşü gibi patolojik yürüme paternlerine neden olur
- Kas güçsüzlüğü ve atrofi: Kronik deformiteler etkilenen bölgedeki kas gruplarında güçsüzlük ve atrofiye yol açar. Kullanmama atrofisi ve nörojenik atrofi en sık görülen tiplerdir
- Nörolojik semptomlar: Spinal deformiteler veya periferik sinir basısına bağlı radikülopati, parestezi, hipoestezi ve motor defisit gelişebilir
Fizik Muayene Bulguları
Deformite değerlendirmesinde sistematik fizik muayene büyük önem taşır. Muayene inspeksiyon, palpasyon, eklem hareket açıklığı ölçümü, nörovasküler değerlendirme ve özel testleri kapsar.
- İnspeksiyon: Açısal deformite, rotasyonel anomali, ekstremite uzunluk eşitsizliği, cilt değişiklikleri, şişlik ve kas atrofisi değerlendirilir
- Palpasyon: Hassasiyet, krepitasyon, sıcaklık artışı, kemik prominansları ve yumuşak doku kitlelerinin tespiti yapılır
- Gonyometrik ölçüm: Eklem hareket açıklığı aktif ve pasif olarak ölçülür; fleksiyon kontraktürü, ekstansiyon defisiti gibi bulgular kaydedilir
- Ekstremite uzunluk ölçümü: Gerçek uzunluk (ASIS'ten medial malleole) ve görünür uzunluk (umbilikustan medial malleole) karşılaştırmalı olarak değerlendirilir
- Nörovasküler muayene: Periferik nabızlar, kapiller dolum zamanı, duyu muayenesi ve motor fonksiyon değerlendirmesi yapılır
- Yürüme analizi: Klinik gözlemsel yürüme analizi veya bilgisayarlı yürüme analizi ile yürüyüş bozuklukları objektif olarak değerlendirilir
Tanı Yöntemleri ve Değerlendirme
Radyolojik Değerlendirme
Deformite tanısında görüntüleme yöntemleri temel tanı araçlarıdır. Uygun görüntüleme protokollerinin seçimi, deformitenin tipine ve lokalizasyonuna göre belirlenir.
- Direkt radyografi: Deformite değerlendirmesinde ilk basamak görüntüleme yöntemidir. Tam boy ekstremite grafileri mekanik aks, anatomik aks ve eklem oryantasyon açılarının ölçülmesini sağlar. mLDFA (mekanik lateral distal femoral açı; normal: 87° ± 3°), mMPTA (mekanik medial proksimal tibial açı; normal: 87° ± 3°) ve MAD (mekanik aks deviasyonu; normal: 0 ± 8 mm) temel ölçüm parametreleridir
- Bilgisayarlı tomografi (BT): Üç boyutlu kemik anatomisinin detaylı değerlendirmesinde, rotasyonel deformitelerin ölçümünde ve preoperatif planlama için kullanılır. Femoral anteversiyon (normal: 10-15°) ve tibial torsiyon (normal: 15-25° eksternal) BT ile doğru şekilde ölçülür
- Manyetik rezonans görüntüleme (MRG): Yumuşak doku patolojilerinin, kıkırdak hasarının, büyüme plağı durumunun ve intraartiküler patolojilerin değerlendirmesinde altın standart görüntüleme yöntemidir
- EOS görüntüleme sistemi: Düşük radyasyon dozuyla tüm vücut, eş zamanlı ön-arka ve yan görüntüleme imkanı sağlayan, özellikle spinal deformite ve alt ekstremite dizilim bozukluklarında tercih edilen yeni nesil görüntüleme yöntemidir
- Ultrasonografi: Yenidoğan kalça displazisi taramasında (Graf yöntemi), yumuşak doku patolojilerinde ve dinamik değerlendirmede kullanılır
Laboratuvar Testleri ve Referans Değerleri
Deformitenin etiyolojisini aydınlatmak ve eşlik eden metabolik bozuklukları saptamak amacıyla çeşitli laboratuvar tetkikleri istenebilir.
- Tam kan sayımı: Enfeksiyöz veya neoplastik süreçlerde lökositoz (normal: 4.500-11.000/mm³), anemi veya trombositoz saptanabilir
- Eritrosit sedimentasyon hızı (ESH): Enflamatuvar süreçlerde yükselir (normal: erkek <15 mm/saat, kadın <20 mm/saat)
- C-reaktif protein (CRP): Akut enfeksiyon ve enflamasyonda yükselir (normal: <5 mg/L); enfeksiyöz nedenli deformitelerin takibinde kullanılır
- 25-hidroksi vitamin D: Rikets ve osteomalaziyi değerlendirmek için kritiktir (normal: 30-100 ng/mL; eksiklik: <20 ng/mL)
- Kalsiyum: Serum kalsiyum düzeyi metabolik kemik hastalıklarının değerlendirmesinde önemlidir (normal: 8,5-10,5 mg/dL)
- Fosfor: Hipofosfatemik riketste düşük saptanır (normal: 2,5-4,5 mg/dL)
- Alkalen fosfataz (ALP): Kemik yapım aktivitesinin göstergesidir; Paget hastalığı ve riketste belirgin yükselir (normal: 44-147 IU/L)
- Parathormon (PTH): Hiperparatiroidizmde yüksek saptanır (normal: 15-65 pg/mL)
- Romatoid faktör (RF) ve Anti-CCP: Romatoid artrit tanısında kullanılır (RF normal: <14 IU/mL; Anti-CCP normal: <20 U/mL)
- HLA-B27: Ankilozan spondilit ve seronegeatif spondiloartropatilerde pozitif bulunabilir
Ayırıcı Tanı
Deformite ile Karışabilecek Klinik Durumlar
Deformite tanısı genellikle klinik ve radyolojik olarak belirgindir; ancak bazı durumlar deformiteyi taklit edebilir veya deformitenin gerçek nedeninin belirlenmesi ayırıcı tanıyı gerektirir. Altta yatan patolojinin doğru tanımlanması, uygun tedavi stratejisinin belirlenmesi açısından hayati önem taşır.
- Fizyolojik varyasyonlar: Çocukluk çağında gözlenen fizyolojik genu varum (0-2 yaş) ve fizyolojik genu valgum (2-7 yaş) gibi gelişimsel süreçler patolojik deformitelerle karıştırılmamalıdır. Bu durumlarda spontan düzelme beklenir ve genellikle tedavi gerektirmez
- Blount hastalığı (tibia vara): Proksimal tibial fizisteki büyüme bozukluğuna bağlı progresif varus deformitesidir. Fizyolojik genu varumdan ayırt edilmesi gerekir; Langenskiöld sınıflaması evreleme ve prognoz belirlemede kullanılır
- Raşitizm: D vitamini eksikliği veya metabolik bozukluklara bağlı kemik mineralizasyon defekti, bilateral alt ekstremite deformitelerine (genu varum veya genu valgum) neden olur. Laboratuvar bulguları (düşük vitamin D, yüksek ALP, düşük Ca/P) ile tanı doğrulanır
- Kemik displazileri: Akondroplazi, hipokondroplazi, spondiloepifizyal displazi gibi iskelet displazileri generalize deformitelere neden olur. Genetik testler ve radyolojik iskelet taraması tanıda yardımcıdır
- Nöropatik eklem (Charcot eklemi): Diyabetik nöropati, siringomiyeli veya tabes dorsalis gibi durumlarda görülen ağrısız eklem destrüksiyonu ve deformitesi, primer ortopedik deformitelerle karışabilir
- Paget hastalığı: Kemik döngüsünün artışına bağlı kemik genişlemesi, deformite ve kırık riski ile karakterizedir. Yüksek ALP düzeyi ve karakteristik radyolojik bulgular tanıda yol göstericidir
- Tümöral lezyonlar: Kemik tümörleri veya tümör benzeri lezyonlar (anevrizmal kemik kisti, fibröz displazi) patolojik kırık ve deformiteye neden olabilir. İleri görüntüleme ve biyopsi ile tanı konulur
- Enfeksiyöz artrit sekelleri: Geçirilmiş septik artrit veya osteomiyelit sonrası gelişen eklem destrüksiyonu ve büyüme bozukluğu, konjenital veya idiyopatik deformitelerle karışabilir
Tedavi Yaklaşımları
Konservatif Tedavi Yöntemleri
Hafif ve orta dereceli deformitelerde, özellikle pediyatrik popülasyonda büyüme potansiyeli olan hastalarda konservatif tedavi ilk tercih olarak değerlendirilir. Tedavi planı hastanın yaşına, deformitenin tipine, şiddetine ve progresyon riskine göre bireyselleştirilmelidir.
- Gözlem ve takip: Fizyolojik varyasyonlarda ve hafif deformitelerde periyodik klinik ve radyolojik takip yeterli olabilir
- Ortez tedavisi: KAFO (diz-ayak bileği-ayak ortezi), AFO (ayak bileği-ayak ortezi), Milwaukee breysi, Boston breysi gibi ortezler deformitenin progresyonunu önlemek veya düzeltmek amacıyla kullanılır. Skolyozda Cobb açısı 25-45° arasında olan büyümekte olan hastalarda brace tedavisi endikedir
- Fizyoterapi ve rehabilitasyon: Kas güçlendirme, esneklik egzersizleri, postüral eğitim ve fonksiyonel egzersizler deformite yönetiminin temel bileşenlerindendir
- Seri alçılama: Konjenital pes ekinovarus tedavisinde Ponseti yöntemi (haftalık manipülasyon ve alçılama) altın standart konservatif tedavi yöntemidir. Başarı oranı %95'in üzerindedir
- Pavlik bandajı: Doğumsal kalça displazisinde 6 aya kadar olan bebeklerde kullanılan dinamik fleksiyon-abduksiyon ortezi olup, başarı oranı %85-95 arasındadır
Farmakolojik Tedavi
Deformitenin altta yatan nedenine yönelik medikal tedavi, cerrahi müdahaleye ek olarak veya konservatif tedavinin bir parçası olarak uygulanabilir.
- Analjezik tedavi: Parasetamol 500-1000 mg oral, günde 3-4 kez (maksimum 4 g/gün) hafif-orta ağrıda ilk basamak tedavidir
- Nonsteroid antienflamatuvar ilaçlar (NSAİİ): İbuprofen 400-600 mg oral günde 3 kez veya naproksen 250-500 mg oral günde 2 kez, enflamatuvar komponenti olan ağrılarda tercih edilir
- D vitamini replasmanı: Rikets tedavisinde kolekalsiferol (D3 vitamini) 2000-6000 IU/gün oral, 8-12 hafta süreyle uygulanır; idame dozu 600-1000 IU/gün olarak devam edilir
- Kalsiyum desteği: Rikets ve osteomalazide elementer kalsiyum 500-1000 mg/gün oral olarak verilir
- Bisfosfonatlar: Osteogenezis imperfektada pamidronat 1 mg/kg IV, 3 günlük kür halinde 3-4 ayda bir; Paget hastalığında zoledronik asit 5 mg IV tek doz uygulanır
- Hastalık modifiye edici antiromatizmal ilaçlar (DMARD): Romatoid artritte metotreksat 7,5-25 mg/hafta oral veya subkutan, folik asit desteğiyle birlikte uygulanır
- Biyolojik ajanlar: TNF-alfa inhibitörleri (adalimumab 40 mg SC 2 haftada bir, etanersept 50 mg SC haftada bir) konvansiyonel DMARD tedavisine yanıtsız romatoid artrit hastalarında kullanılır
- Botulinum toksin enjeksiyonu: Nöromusküler deformitelerde spastik kasların gevşetilmesi amacıyla botulinum toksin tip A (4-6 U/kg, maksimum 200 U) uygulanır
Cerrahi Tedavi Yöntemleri
Konservatif tedaviye yanıt vermeyen, progresif seyreden veya ciddi fonksiyonel kısıtlılığa neden olan deformitelerde cerrahi müdahale endikedir. Cerrahi tedavi planlaması, deformitenin CORA (deformitenin apeksi) analizi, Taylor mekansal çerçeve (TSF) planlaması veya bilgisayar destekli preoperatif planlama ile yapılır.
- Osteotomi: Kemik kesilip yeniden dizilenerek deformitenin düzeltilmesi işlemidir. Açık kama osteotomisi (opening wedge), kapalı kama osteotomisi (closing wedge), kubbe osteotomisi (dome osteotomy) ve oblik osteotomi farklı endikasyonlarda uygulanır. Yüksek tibial osteotomi (HTO) genu varum deformitesinde, distal femoral osteotomi (DFO) genu valgum deformitesinde tercih edilir
- Guided growth (yönlendirilmiş büyüme): Büyümekte olan çocuklarda fizis üzerine uygulanan gerilim bandı plağı (eight-plate) veya staple ile asimetrik büyüme sağlanarak açısal deformiteler düzeltilir. Minimal invaziv olması ve yüksek başarı oranı nedeniyle pediyatrik deformite cerrahisinde devrim yaratmıştır
- İlizarov ve sirküler fiksatör: Distraksiyon osteogenezi prensibiyle çalışan sirküler eksternal fiksatörler, kompleks deformitelerin aşamalı düzeltilmesinde, kemik uzatmada ve enfekte kaynamama tedavisinde kullanılır
- İntramedüller çivileme: Uzun kemik deformitelerinin düzeltilmesinde ve stabilizasyonunda kullanılır. Manyetik kontrollü intramedüller çiviler (PRECICE, FITBONE) kemik uzatma işlemlerinde güncel teknoloji olarak öne çıkmaktadır
- Artroplasti: İleri derece eklem destrüksiyonu ve deformitesinde total eklem protezi uygulanır. Deformite varlığında artroplasti teknik olarak daha zordur ve özel implantlar (constraint protez, custom protez) gerektirebilir
- Artrodez: Ciddi eklem destrüksiyonu, instabilite veya artroplastinin kontrendike olduğu durumlarda eklem füzyonu tercih edilebilir
- Spinal cerrahi: Skolyoz ve kifoz deformitelerinde posterior spinal enstrümantasyon ve füzyon, anterior yaklaşımlar, vertebral kolon rezeksiyonu (VCR) ve büyüyen rod sistemleri uygulanır
- Yumuşak doku prosedürleri: Tendon uzatma, tendon transferi, kapsülotomi, fasiyotomi ve ligaman rekonstrüksiyonu yumuşak doku kontraktürlerine bağlı deformitelerde uygulanır
Komplikasyonlar
Tedavi Edilmemiş Deformitelerin Komplikasyonları
Tedavi edilmeyen veya yetersiz tedavi edilen deformiteler zamanla progresyon gösterebilir ve çeşitli komplikasyonlara yol açabilir. Bu komplikasyonlar lokal ve sistemik olmak üzere iki grupta değerlendirilir.
- Sekonder osteoartrit: Eklem dizilim bozukluğu, anormal yük dağılımına ve erken eklem dejenerasyonuna neden olur. Mekanik aks deviasyonu her 1° artışında, medial veya lateral kompartman basıncı yaklaşık %5 artar
- Stres kırıkları: Deformiteye bağlı anormal biyomekanik yükleme, stres kırıklarına zemin hazırlar
- Nörovasküler kompresyon: Progresif deformite çevre nörovasküler yapıları baskılayarak nöropati, iskemi veya kompartman sendromuna yol açabilir
- Cilt sorunları: Deformiteye bağlı basınç noktalarında kallus oluşumu, ülserasyon ve kronik yara gelişebilir
- Kontralateral eklem patolojileri: Asimetrik yükleme karşı taraf eklemlerinde de kompansatuvar değişikliklere ve patolojilere neden olabilir
- Psikososyal sorunlar: Görünür deformiteler beden imajı bozukluğu, sosyal izolasyon, depresyon ve anksiyeteye yol açabilir. Çocukluk çağında bu etki özellikle belirgindir
- Fonksiyonel bağımlılık: İleri dereceli deformiteler günlük yaşam aktivitelerinde bağımlılığa ve yaşam kalitesinde ciddi düşüşe neden olabilir
Cerrahi Tedavinin Olası Komplikasyonları
Deformite cerrahisi teknik olarak zorlayıcı prosedürler içerir ve çeşitli komplikasyonlarla karşılaşılabilir.
- Enfeksiyon: Yüzeyel yara yeri enfeksiyonu (%2-5), derin enfeksiyon (%1-3) ve pin tract enfeksiyonu (eksternal fiksatörlerde %5-30) görülebilir
- Nörovasküler yaralanma: Osteotomi veya distraksiyon sırasında sinir hasarı veya vasküler yaralanma gelişebilir. Peroneal sinir en sık risk altındaki sinirdir
- Gecikmiş kaynama ve kaynamama: Özellikle büyük düzeltmelerde ve enfeksiyöz komplikasyonlarda kaynama sorunları görülebilir
- Rekürrens: Altta yatan neden ortadan kaldırılmadığında veya büyüme devam eden hastalarda deformite tekrarlayabilir
- Eklem sertliği: Uzun süreli immobilizasyon ve cerrahi travma sonrası eklem hareket açıklığında kalıcı kısıtlılık gelişebilir
- Implant yetmezliği: Plak kırılması, vida gevşemesi veya çivi migrasyonu gibi implant ilişkili komplikasyonlar revizyon cerrahisi gerektirebilir
Deformitelerden Korunma
Birincil Korunma Stratejileri
Deformite gelişiminin önlenmesi, risk faktörlerinin erken tanınması ve uygun koruyucu müdahalelerin zamanında uygulanması ile mümkündür. Toplum sağlığı perspektifinden bakıldığında, korunma stratejileri birincil, ikincil ve üçüncül düzeylerde planlanmalıdır.
- Prenatal bakım: Gebelik süresince düzenli takip, folik asit suplementasyonu (günde 400-800 mcg, nöral tüp defekti riski olanlarda 4 mg), teratojenik ajanlardan kaçınma ve genetik danışmanlık konjenital deformite riskini azaltır
- Yenidoğan taraması: Doğumsal kalça displazisi için Barlow ve Ortolani testleri, konjenital pes ekinovarus taraması ve metabolik tarama testleri erken tanı ve tedavi şansı sağlar
- Beslenme desteği: Yeterli D vitamini (400-1000 IU/gün bebeklerde, 600-2000 IU/gün çocuk ve erişkinlerde), kalsiyum (1000-1300 mg/gün yaşa göre) ve protein alımı kemik sağlığının korunmasında kritik öneme sahiptir
- Fiziksel aktivite: Düzenli yük taşıyıcı egzersiz kemik yoğunluğunu artırır, kas gücünü korur ve postüral deformiteleri önler
- Ergonomik düzenlemeler: İş yerinde ve okulda uygun ergonomik koşulların sağlanması, postüral deformite riskini azaltır
- Travma önleme: İş güvenliği önlemleri, trafik güvenliği, spor yaralanmalarından korunma ve düşme önleme programları travmatik deformitelerin önlenmesinde etkindir
İkincil ve Üçüncül Korunma
Erken tanı ve zamanında müdahale ile deformitelerin progresyonu önlenebilir veya yavaşlatılabilir.
- Skolyoz taraması: Okul çağı çocuklarda Adam öne eğilme testi ile skolyoz taraması yapılmalıdır. Erken tespit edilen vakalarda brace tedavisi cerrahi ihtiyacını azaltabilir
- Kırık tedavisinde uygun redüksiyon: Kırıkların anatomik redüksiyonu ve stabil fiksasyonu yanlış kaynama ve deformite riskini minimize eder
- Enfeksiyon kontrolü: Septik artrit ve osteomiyelitin erken tanı ve agresif tedavisi eklem destrüksiyonu ve büyüme bozukluğunu önler
- Kronik hastalık yönetimi: Romatoid artrit, diyabet ve endokrin hastalıkların optimal kontrolü deformite gelişim riskini azaltır
- Rehabilitasyon programları: Cerrahi sonrası yapılandırılmış rehabilitasyon programları fonksiyonel sonuçları iyileştirir ve rekürrens riskini azaltır
Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?
Acil Başvuru Gerektiren Durumlar
Deformitelerle ilişkili bazı klinik durumlar acil tıbbi değerlendirme gerektirir. Bu semptomların varlığında vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması hayati önem taşır.
- Akut travma sonrası belirgin deformite: Kırık veya çıkığa bağlı ani gelişen şekil bozukluğu, şişlik ve hareket kısıtlılığı acil ortopedik değerlendirme gerektirir
- Nörovasküler defisit bulguları: Ekstremitede solukluk, soğukluk, nabız kaybı, uyuşma veya güçsüzlük gelişmesi vasküler veya nörolojik acili düşündürür
- Hızlı progresyon gösteren deformite: Kısa sürede belirgin şekilde artan deformite, altta yatan agresif patolojiyi (enfeksiyon, tümör) düşündürmelidir
- Ateş eşliğinde eklem şişliği ve deformite: Septik artrit veya osteomiyelit şüphesinde acil tanı ve tedavi gereklidir
- Kompartman sendromu bulguları: Orantısız ağrı, pasif gerilme ile artan ağrı, parestezi ve gerginlik acil cerrahi dekompresyon endikasyonudur
Planlı Başvuru Gerektiren Durumlar
Acil nitelik taşımayan ancak ortopedik değerlendirme gerektiren durumlarda poliklinik muayenesi planlanmalıdır.
- Çocuklarda yürüme bozukluğu: İçe veya dışa basma, topallama, parmak ucunda yürüme gibi bulgular pediyatrik ortopedik değerlendirme gerektirir
- Progresif postüral bozukluk: Omuz asimetrisi, bel eğriliği veya kamburluk şikayetlerinde skolyoz veya kifoz değerlendirmesi yapılmalıdır
- Kronik eklem ağrısı ve şekil değişikliği: Eklemlerde ilerleyici şişlik, deformasyon ve hareket kısıtlılığı enflamatuvar veya dejeneratif eklem hastalığını düşündürür
- Ekstremite uzunluk farkı: Topallama veya bel ağrısına neden olan bacak boy eşitsizliği ortopedik değerlendirme ve tedavi planlaması gerektirir
- Kırık sonrası şekil bozukluğu: Önceki kırık bölgesinde açılanma, rotasyon anomalisi veya kısalık gelişmesi yanlış kaynamayı düşündürür
- Ailede iskelet displazisi öyküsü: Genetik yatkınlık taşıyan bireylerde erken tarama ve takip programlarına dahil olunması önerilir
Koru Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniğinde Deformite Değerlendirmesi
Uzman Kadromuz ve Multidisipliner Yaklaşım
Deformiteler, erken tanı ve doğru tedavi yaklaşımıyla başarılı şekilde yönetilebilen ortopedik durumlardır. Her deformite kendine özgü bir tedavi planı gerektirir ve hastanın yaşı, genel sağlık durumu, deformitenin tipi ve şiddeti göz önünde bulundurularak bireyselleştirilmiş bir yaklaşım benimsenmelidir. Konjenital deformitelerde erken müdahale, edinilmiş deformitelerde ise altta yatan nedenin tedavisi prognozu belirleyen en önemli faktörlerdir.
Koru Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji bölümünde uzman hekimlerimiz, konjenital ve edinilmiş her türlü deformitenin tanı, tedavi ve takip süreçlerinde güncel bilimsel kanıtlara dayalı, hasta odaklı ve multidisipliner bir yaklaşım sunmaktadır. Deneyimli kadromuz ve ileri teknoloji altyapımızla, deformite cerrahisinde en iyi sonuçları elde etmek için çalışmaktayız. Deformiteyle ilgili herhangi bir şikayetiniz veya endişeniz varsa, uzman ekibimizle iletişime geçerek detaylı değerlendirme ve tedavi planlaması yaptırabilirsiniz.










