Gastroenteroloji

Crohn Hastalığı Nasıl Yapılır?

Crohn hastalığının kronik seyrini, tanı yöntemlerini ve biyolojik tedavi dâhil güncel yaklaşımlarını Koru Hastanesi uzman ekibimizle açıklıyoruz. Uzman kadromuzla görüşün.

Crohn hastalığı, sindirim sisteminin ağızdan anüse kadar herhangi bir bölgesini tutabilen, transmural enflamasyonla karakterize, kronik bir enflamatuar bağırsak hastalığıdır. İlk olarak 1932 yılında Burrill Crohn ve arkadaşları tarafından tanımlanan hastalık, en sık terminal ileumu ve çekumu etkilemekle birlikte, gastrointestinal sistemin herhangi bir bölgesinde segmental tutulum gösterebilir. Hastalığın seyri ataklar ve remisyonlarla ilerler; günümüzde tam olarak tedavi edilemese de etkili tedavi seçenekleriyle hastaların yaşam kalitesi belirgin biçimde artırılabilmektedir.

Crohn hastalığının dünya genelinde görülme sıklığı yüzbin kişide 100-200 arasındadır ve özellikle Kuzey Avrupa, Kuzey Amerika ve gelişmiş ülkelerde daha yaygındır. Tanı yaşı tipik olarak 15-35 yaş arasında pik yapar; ikinci pik ise 50-70 yaşları arasında görülür. Kadın ve erkek hastalarda eşit sıklıkta gözlenir. Ülkemizde son yıllarda görülme sıklığı belirgin biçimde artmaktadır.

Crohn Hastalığı Nedir?

Crohn hastalığı, sindirim sistemi mukozasının tüm tabakalarını (transmural) tutan, segmental, asimetrik ve granülomatöz bir enflamasyon ile karakterize hastalıktır. Hastalığın yerleşimi ve davranışı oldukça heterojendir; bu nedenle Montreal sınıflaması, hastaları yaş, lokasyon ve davranış açısından gruplandırmak için kullanılır. Montreal sınıflamasına göre yaş kategorileri A1 (16 yaş ve altı), A2 (17-40 yaş), A3 (40 yaş üstü) olarak; lokasyon L1 (terminal ileum), L2 (kolon), L3 (ileokolonik), L4 (üst gastrointestinal) olarak; davranış ise B1 (nonstriktür-nonpenetran), B2 (striktürleyici), B3 (penetran) olarak belirlenir. Perianal hastalık ek olarak (p) modifikasyonu ile gösterilir.

Hastalığın patogenezinde genetik yatkınlık, çevresel faktörler, bağırsak mikrobiyotası dengesizliği ve mukozal bağışıklık sisteminin uygunsuz aktivasyonu rol oynar. NOD2/CARD15, ATG16L1, IRGM ve IL23R gibi pek çok genin polimorfizmi hastalığa yatkınlık oluşturur. Hastalığın doğal seyrinde yaklaşık yarısı, başlangıçta nonstriktüryen tabloda iken zaman içinde striktür veya penetran komplikasyonlar gelişir.

Crohn Hastalığının Nedenleri

Crohn hastalığı multifaktöriyel bir hastalıktır; tek bir nedeni yoktur. Genetik yatkınlık zemininde, çevresel tetikleyiciler ve bağışıklık sisteminin uygunsuz yanıtı bir araya gelerek hastalığı tetikler.

  • Genetik yatkınlık (NOD2/CARD15, ATG16L1, IL23R gen mutasyonları)
  • Aile öyküsü
  • Sigara kullanımı (Crohn için belirgin risk faktörüdür)
  • Batı tarzı beslenme (yüksek yağlı, yüksek şekerli, düşük lifli)
  • Çevresel kirleticiler ve hijyen hipotezi
  • Bağırsak mikrobiyotası dengesizliği (disbiyozis)
  • Erken yaşta antibiyotik kullanımı
  • Apandektomi öyküsü
  • Stres ve psikososyal faktörler
  • Nonsteroid antiinflamatuar ilaç (NSAİİ) kullanımı
  • Oral kontraseptif kullanımı
  • Şehirde yaşama ve sanayileşmiş bölgeler

Sigara kullanımı, ülseratif kolitten farklı olarak Crohn hastalığında hem hastalığa yakalanma riskini hem de hastalık aktivitesini ve cerrahi gereksinimini artırır. Bu nedenle hastalara sigarayı bırakmaları kuvvetle önerilir. Beslenme alışkanlıkları, özellikle çocukluk dönemindeki diyet, hastalık riskinde önemli rol oynar.

Belirtiler

Crohn hastalığının belirtileri tutulan bağırsak segmentine, hastalığın davranışına ve eşlik eden ekstraintestinal bulgulara göre büyük çeşitlilik gösterir. Belirtiler genellikle yavaş başlar ve aylar içinde belirginleşir.

  • Karın ağrısı (özellikle sağ alt kadran, postprandiyal)
  • Kronik ishal (kanlı veya kansız)
  • Kilo kaybı ve büyüme geriliği (çocuklarda)
  • Yorgunluk ve halsizlik
  • Ateş ve gece terlemesi
  • İştahsızlık
  • Perianal ağrı, fissür, fistül, abse
  • Anal akıntı
  • Tenezm ve dışkılama dürtüsü
  • Anemi belirtileri (solukluk, çarpıntı)
  • Aftöz oral ülserler
  • Ekstraintestinal bulgular: artrit, eritema nodozum, piyoderma gangrenozum, üveit, episklerit, primer sklerozan kolanjit, sakroileit
  • Üst gastrointestinal tutulumda yutma güçlüğü, mide ağrısı, bulantı
  • Bağırsak tıkanma belirtileri (striktürleyici hastalıkta)
  • Çocuklarda büyüme ve gelişme geriliği, gecikmiş puberte

Crohn hastalığında belirtiler çoğu zaman bağırsak ile sınırlı kalmaz; ekstraintestinal bulgular yüzde 25-40 oranında hastada görülür ve bazen bağırsak belirtilerinden önce ortaya çıkabilir.

Tanı Yöntemleri

Crohn hastalığının tanısı klinik, laboratuvar, endoskopik, görüntüleme ve histopatolojik bulguların bütünleştirilmesiyle konulur. Tek başına tanı koydurucu bir test yoktur; bu nedenle multidisipliner yaklaşım gereklidir.

  • Tam kan sayımı, sedimentasyon, CRP düzeyi
  • Albümin, ferritin, B12, folat, D vitamini düzeyleri
  • Fekal kalprotektin (mukozal enflamasyon belirteci)
  • Dışkı kültürü ve Clostridioides difficile toksini (enfeksiyonun dışlanması)
  • İleokolonoskopi ve segmental biyopsiler
  • Üst gastrointestinal endoskopi (gerektiğinde)
  • Manyetik rezonans enterografi (MRE) veya BT enterografi
  • Kapsül endoskopi (ince bağırsak değerlendirmesi)
  • Pelvik MR (perianal hastalıkta)
  • Histopatolojik inceleme: nonkazeifiye granülomlar, transmural enflamasyon, derin fissür ülserler
  • Kalsiyum, kreatinin, KCFT, hepatit serolojileri (tedavi öncesi tarama)
  • QuantiFERON ve göğüs grafisi (anti-TNF tedavisi öncesi)

Endoskopik bulgularda asimetrik, segmental tutulum, kaldırım taşı görünümü, derin fissür ülserler ve sağlıklı mukozayla sınırlı geçişler tipiktir. Histopatolojik incelemede saptanan nonkazeifiye granülomlar tanıyı destekleyen önemli bir bulgudur, ancak yokluğu hastalığı dışlamaz.

Ayırıcı Tanı

Crohn hastalığı pek çok bağırsak hastalığıyla karışabilir. Doğru tanı, doğru tedavi yaklaşımı için kritiktir.

  • Ülseratif kolit: Yalnızca kolonu tutar, mukoza ile sınırlı, sürekli enflamasyon gösterir; rektum daima tutulur, granülom ve fistül beklenmez.
  • İntestinal tüberküloz: Özellikle ülkemizde önemli bir ayırıcı tanı; ileoçekal bölge tutulumu sıktır, kazeifiye granülom ve PCR pozitifliği ile ayırt edilir.
  • Behçet hastalığı: Oral-genital ülserler, üveit, deri lezyonları ve büyük damar tutulumu eşlik eder; intestinal Behçet derin ve yuvarlak ülserlerle karakterizedir.
  • Enfeksiyöz enterokolitler: Yersinia, Salmonella, Shigella, Campylobacter ve E. coli enfeksiyonları benzer tablo oluşturabilir.
  • İskemik kolit: Yaşlı ve damar hastalığı olan bireylerde, segmental, ağrılı tutulum görülür.
  • İrritabl bağırsak sendromu: Mukozal enflamasyon yoktur, kalprotektin normaldir, ekstraintestinal bulgular beklenmez.
  • Çölyak hastalığı: İnce bağırsak villuslarında düzleşme, doku transglutaminaz IgA pozitifliği ile ayırt edilir.
  • Lenfoma ve adenokarsinom: Özellikle ileoçekal bölgede kitle yapan tablolar Crohn ile karışabilir; biyopsi ayırıcıdır.

Tedavi Yaklaşımları

Crohn hastalığında tedavinin amacı, klinik ve endoskopik remisyonu sağlamak, mukozal iyileşmeyi temin etmek, komplikasyonları ve ameliyat gereksinimini azaltmak ve hastanın yaşam kalitesini artırmaktır. Tedavi hastalığın aktivitesi, lokasyonu, davranışı ve risk faktörlerine göre bireyselleştirilmelidir.

  • Aminosalisilatlar: Hafif kolonik tutulumda mesalazin 2.4-4.8 g/gün dozda kısıtlı yarar sağlayabilir; ileal hastalıkta etkisi sınırlıdır.
  • Kortikosteroidler: Aktif hastalıkta budesonid 9 mg/gün (ileoçekal), prednizolon 0.5-1 mg/kg/gün başlangıç dozunda önerilir; idame tedavisi olarak kullanılmaz.
  • İmmünomodülatörler: Azatioprin 2-2.5 mg/kg/gün veya 6-merkaptopurin 1-1.5 mg/kg/gün dozlarda steroid bağımlı veya rekürren olgularda kullanılır; metotreksat haftalık 25 mg subkütan veya intramüsküler alternatif olarak verilebilir.
  • Anti-TNF ajanlar: İnfliksimab indüksiyon dozu 5 mg/kg 0, 2, 6. haftalarda intravenöz, idame her 8 haftada bir; adalimumab başlangıç 160 mg, 2. hafta 80 mg, sonra her 2 haftada bir 40 mg subkütan şeklinde uygulanır.
  • Vedolizumab: İntegrin antagonisti, 300 mg intravenöz indüksiyon ve idame şeklinde verilir.
  • Ustekinumab: IL-12/23 antagonisti, kiloya göre intravenöz indüksiyon ardından her 8 haftada subkütan 90 mg ile devam edilir.
  • Antibiyotikler: Perianal hastalık ve abselerde metronidazol ve siprofloksasin etkilidir.
  • Beslenme tedavisi: Çocuklarda eksklüzif enteral beslenme remisyon için etkili seçenek olarak önerilir.
  • Cerrahi: Striktür, abse, fistül, perforasyon veya tedaviye yanıtsız olgularda gerekebilir; rezeksiyonlar mümkün olduğunca sınırlı tutulmalıdır.
  • Sigarayı bırakma ve psikososyal destek tedavinin temel bileşenleridir.

Komplikasyonlar

Crohn hastalığı, doğal seyrinde ve uygun tedavi edilmediğinde çeşitli komplikasyonlara yol açabilir. Bu komplikasyonlar hem hastalığın kendisinden hem de tedavi yan etkilerinden kaynaklanabilir.

  • Bağırsak striktürü ve obstrüksiyon
  • Enterokutanöz, enterovezikal, enterovajinal fistüller
  • Perianal abse ve karmaşık fistüller
  • İntraabdominal abse
  • Bağırsak perforasyonu ve peritonit
  • Toksik megakolon (kolonik tutulumda)
  • Demir, B12, folat, D vitamini eksikliği
  • Osteoporoz ve osteopeni
  • Kolorektal kanser ve ince bağırsak adenokarsinomu riski
  • Trombotik komplikasyonlar (derin ven trombozu, pulmoner emboli)
  • Primer sklerozan kolanjit
  • Anti-TNF tedavisine bağlı tüberküloz reaktivasyonu, hepatit B reaktivasyonu, melanom dışı cilt kanseri
  • Çocuklarda gelişme geriliği ve gecikmiş puberte
  • Psikososyal sorunlar, depresyon, anksiyete

Korunma ve Yaşam Tarzı Önerileri

Crohn hastalığını tamamen önlemek mümkün değildir; ancak yaşam tarzı düzenlemeleri hastalık kontrolüne büyük katkı sağlar.

  • Sigaranın kesin olarak bırakılması
  • Dengeli, lifli ve yeterli proteinli beslenme
  • İşlenmiş ve katkılı gıdalardan kaçınma
  • NSAİİ kullanımının sınırlanması
  • Stres yönetimi ve yeterli uyku
  • Düzenli egzersiz ve kemik sağlığı
  • Aşı durumunun gözden geçirilmesi (özellikle pnömokok, influenza, HBV)
  • Düzenli gastroenteroloji takibi
  • Diş ve ağız hijyeni
  • Kolonoskopik kanser taraması (uzun süreli kolonik hastalıkta)
  • Psikososyal destek ve hasta gruplarına katılım

Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?

Crohn hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini ve uzun dönem komplikasyonları belirleyen en önemli faktördür. Aşağıdaki durumların varlığında zaman kaybetmeden bir hekime başvurulması önemlidir.

  • 4-6 haftadan uzun süren ishal
  • Dışkıda kan veya mukus
  • Açıklanamayan kilo kaybı
  • Sürekli karın ağrısı, özellikle sağ alt kadran
  • Ateş, gece terlemesi, halsizlik
  • Anal akıntı, fistül belirtileri, perianal abse
  • Çocuklarda büyüme ve gelişme geriliği
  • Bilinen Crohn hastalığında atak belirtileri
  • Kusma, abdomen distansiyonu (obstrüksiyon şüphesi)
  • Eklem ağrısı, deri lezyonları, göz kızarıklığı
  • Tedavi sırasında yan etki şüphesi (ateş, enfeksiyon belirtileri)
  • Aile öyküsünde Crohn veya ülseratif kolit bulunan kişilerde belirtilerin başlaması

Hastalık kronik seyirli olduğundan, tanı sonrası düzenli izlem büyük önem taşır. Mukozal iyileşmenin sağlanması uzun vadede komplikasyon riskini azaltır ve hastanın yaşam kalitesini olumlu etkiler. Modern biyolojik ajanlar ve hedefe yönelik tedaviler hastalık seyrini önemli ölçüde değiştirebilmektedir.

Koru Hastanesi Gastroenteroloji bölümünde uzman hekimlerimiz, Crohn hastalığı dahil enflamatuar bağırsak hastalıklarının tanı, tedavi ve takibinde modern endoskopi laboratuvarı, görüntüleme olanakları ve multidisipliner ekibimizle hizmet vermektedir. Genel cerrahi, radyoloji, patoloji, beslenme ve psikiyatri uzmanları ile birlikte hastalarımıza bireyselleştirilmiş tedavi planları, biyolojik tedavi seçenekleri ve uzun dönem izlem programları sunulmaktadır. Crohn hastalığı şüphesi veya bilinen tanılı hastalığınız için merkezimizle iletişime geçebilirsiniz.

Uzman Hekimlerimizle Tanışın

Sağlığınız için hemen randevu alın veya bizi arayın.

WhatsApp Online Randevu