Acil Servis

Çocuklarda Anafilaksi: Tanım ve Önem

Koru Hastanesi olarak çocuklarda anafilaksi tedavisinde yaşa uygun epinefrin dozu, solunum desteği ve alerjik reaksiyon takibini uzman çocuk alerji ekibimizle sağlıyoruz.

Çocuklarda anafilaksi, bağışıklık sisteminin tetikleyici bir maddeye karşı verdiği aşırı ve hayatı tehdit edici sistemik aşırı duyarlılık reaksiyonu olup, dakikalar içinde gelişebilen ve uygun tedavi edilmediğinde ölümle sonuçlanabilen ciddi bir alerjik acildir. Pediatrik popülasyonda anafilaksi insidansı son yirmi yılda belirgin biçimde artmış olup, gelişmiş ülkelerde her yüz binde yüz ile iki yüz arasında değerlere ulaşmıştır. Çocuk acil servislerine başvuran tüm alerjik reaksiyonların yaklaşık yüzde dört ile altısı anafilaksi tanı kriterlerini karşılamakta, yatış gerektiren ciddi alerjik reaksiyonların büyük çoğunluğunu oluşturmaktadır. Türkiye'de yapılan çok merkezli çalışmalar pediatrik anafilaksi vakalarının yıllık sayısının artmakta olduğunu, en sık tetikleyicilerin gıdalar, ilaçlar ve böcek sokmaları olduğunu göstermektedir.

Anafilaksinin pediatrik popülasyondaki önemi yalnızca yüksek mortalite ve morbidite riski ile değil, çocuğun ve ailesinin yaşam kalitesini etkilemesi ile de ilgilidir. Tanı konulan çocukların önemli bir bölümünde tetikleyici madde net olarak belirlenememekte, bu durum sürekli kaygı ve sosyal kısıtlanmaya yol açabilmektedir. Okul ortamında, restoranlarda ve seyahatlerde gıda kontaminasyonu riski, doğum günü partilerinde paylaşılan yiyecekler, ev dışı yemeklerde gizli alerjenler ailelerin başlıca endişe konularıdır. Bu nedenle erken tanı, doğru tetikleyici tespiti, eylem planı oluşturulması ve aile eğitimi pediatrik anafilaksi yönetiminin ayrılmaz parçalarıdır.

Çocukluk çağı anafilaksisinde adrenalin uygulamasının gecikmesi mortalitenin en önemli belirleyicisidir. Adrenalin intramusküler uygulamasının ilk dakikalarda yapılması ile yaşam kurtarılabilirken, geciken vakalarda kardiyak arrest ve ölüm gelişebilmektedir. Bu nedenle ailelerin, okul personelinin ve sağlık çalışanlarının anafilaksi belirtilerini hızla tanıması ve adrenalin oto-enjektörlerini doğru kullanabilmesi kritik önem taşımaktadır. Türkiye'de adrenalin oto-enjektörlerinin temininde son yıllarda yaşanan sorunlar bu konunun toplum sağlığı boyutunu daha da öne çıkarmaktadır.

Çocuklarda Anafilaksi Nedir?

Anafilaksi, immünolojik veya non-immünolojik mekanizmalar aracılığıyla tetiklenen, mast hücrelerinden ve bazofillerden histamin, triptaz, lökotrienler, prostaglandinler, sitokinler gibi mediyatörlerin masif salınımı sonucu gelişen, çoklu organ sistemini etkileyen ciddi bir aşırı duyarlılık reaksiyonudur. Uluslararası Hastalık Sınıflaması içinde T78.0 (gıda ile ilgili anafilaksi), T80.5 (serum ile ilgili anafilaksi), T78.2 (anafilaksi, başka türlü tanımlanmamış) kodları ile sınıflandırılır. Dünya Allerji Organizasyonu güncel rehberlerine göre anafilaksi tanısı belirli klinik kriterlerin karşılanması ile konulur.

Patofizyolojik açıdan klasik anafilakside IgE aracılı tip bir aşırı duyarlılık reaksiyonu rol oynar. Daha önce sensitize olmuş bireyde alerjenle yeniden karşılaşma, mast hücreleri ve bazofiller üzerindeki spesifik IgE moleküllerine bağlanma, hücre membranlarında reseptörlerin çapraz bağlanması ve degranülasyonla sonuçlanır. Histamin, triptaz, kimaz, karboksipeptidaz, lökotrienler (LTC4, LTD4, LTE4), prostaglandin D2, trombosit aktive edici faktör (PAF) gibi mediyatörler salınır. Bu mediyatörler vazodilatasyon, vasküler permeabilite artışı, bronkokonstriksiyon, mukus sekresyonu artışı, intestinal kasılmalar ve cilt değişiklikleri gibi etkiler oluşturur.

Non-IgE aracılı (anafilaktoid) reaksiyonlar ise immün kompleksler, kompleman aktivasyonu veya direkt mast hücre degranülasyonu yoluyla gelişir. Radyokontrast maddeler, opioidler, vankomisin, kas gevşeticileri bu mekanizma ile reaksiyona yol açabilir. Klinik prezentasyon her iki mekanizmada benzer olup tedavi yaklaşımı aynıdır. Bifazik anafilaksi, ilk reaksiyon düzeldikten saatler sonra (genellikle dört ile altı saat içinde) ikinci bir atağın gelişmesi olup pediatrik vakaların yüzde beş ile yirmisinde gözlenebilmektedir. Bu durum hastaların tedavi sonrası en az dört ile altı saat gözlem altında tutulmasını gerektirir.

Çocuklarda Anafilaksinin Nedenleri

Pediatrik anafilaksinin en sık nedenleri yaş gruplarına göre değişiklik gösterir. Süt çocuğu döneminde inek sütü ve yumurta proteini önde gelirken, okul çağı çocuklarında fıstık, kuruyemiş ve deniz ürünleri öne çıkar. Adolesan döneminde ilaç kaynaklı reaksiyonlar ve egzersiz indükleyici anafilaksi sıklığı artar.

  • Gıda alerjenleri: İnek sütü, yumurta, fıstık, ağaç kuruyemişleri (ceviz, fındık, badem, kaju), buğday, soya, balık, kabuklu deniz ürünleri (karides, midye), susam, mardin susamı (tahin), bal
  • İlaçlar: Penisilin grubu antibiyotikler, sefalosporinler, sulfonamidler, nonsteroid antiinflamatuvarlar, aspirin, kemoterapötikler, biyolojik ajanlar, lokal anestezikler, kontrast maddeler, anestezik ajanlar (kas gevşeticiler, propofol)
  • Böcek sokmaları: Arı (bal arısı, eşek arısı), karınca (ateş karıncası), akrep, sivrisinek (nadir)
  • Lateks: Tıbbi malzemeler, eldivenler, balon, lastik oyuncaklar; özellikle spina bifida ve sık cerrahi geçirenlerde
  • Aşılar: Yumurta proteini içerenler (influenza, sarı humma), jelatin içerenler, antibiyotik kontaminasyonu olan aşılar
  • Egzersiz indükleyici: Gıda bağımlı egzersiz indükleyici anafilaksi (özellikle buğday tüketimi sonrası)
  • İdiyopatik: Tetikleyici belirlenemeyen vakalar, tüm anafilaksilerin yüzde yirmisi
  • Diğer: Fiziksel uyaranlar (soğuk, sıcak), stres, hormonal değişiklikler (puberte, menstrüasyon), aeroalerjenler (ciddi astımda)

Fıstık alerjisi pediatrik anafilaksi vakalarının önemli bir bölümünden sorumludur ve genellikle yaşam boyu devam eder. Çapraz reaksiyon riski ağaç kuruyemişleri ile yüksektir. İnek sütü ve yumurta alerjisi süt çocuklarında ve küçük çocuklarda yaygın olmakla birlikte, çoğu çocuk okul çağına gelmeden tolerans geliştirir. Balık ve kabuklu deniz ürünleri alerjisi ise kalıcı olma eğilimindedir. Bal arısı sokmasına bağlı anafilaksi adolesanlarda ve genç erişkinlerde görülür; immünoterapi ile uzun vadeli koruma sağlanabilir.

Pediatrik popülasyonda son yıllarda artan bir endişe alfa-gal sendromudur. Kene ısırığı sonrası kırmızı ete karşı geç tip anafilaktik reaksiyonlar gelişebilmektedir. Ayrıca uyarılan anafilaksi sendromu (cofactor-induced anaphylaxis) olarak adlandırılan, normalde tolere edilen alerjenlere karşı egzersiz, NSAID kullanımı, alkol gibi durumlarla birlikte oluşan reaksiyonlar son zamanlarda daha sık tanınmaktadır. Buğday omega-5 gliyadini en sık etkenidir ve ergenlik çağında belirgin olabilir.

Çocuklarda Anafilaksinin Belirtileri

Anafilaksi belirtileri tetikleyici maddeye maruz kalımdan dakikalar ile birkaç saat içinde başlar; gıda alerjenleri için ortalama otuz dakika, ilaçlar için on beş dakika, böcek sokmaları için on ile beş dakika tipik başlangıç süresidir. Çoklu organ sistemi tutulumu söz konusudur ve klinik bulgular hızla ilerleyebilir.

  • Cilt ve mukoza bulguları (yüzde sekseni): Yaygın ürtiker, kaşıntı, eritem, anjiyoödem (özellikle dudak, dil, periorbital, larinks), flushing, periferik yanma hissi
  • Solunum sistemi bulguları (yüzde yetmişi): Burun tıkanıklığı, hapşırık, ses kısıklığı, stridor, larinks ödemi, hırıltılı solunum, bronkospazm, göğüste sıkışma hissi, dispne, takipne, hipoksi, siyanoz, solunum durması
  • Kardiyovasküler bulgular (yüzde kırk beşi): Taşikardi, hipotansiyon, baş dönmesi, senkop, presenkop, göğüs ağrısı, EKG değişiklikleri, aritmiler, kardiyak arrest
  • Gastrointestinal bulgular (yüzde kırk beşi): Bulantı, kusma, abdominal kramp, ishal, disfaji, oral pruritus
  • Nörolojik bulgular: Anksiyete, baş dönmesi, başağrısı, konfüzyon, oryantasyon bozukluğu, "ölüm hissi", senkop, nöbet
  • Çocuğa özgü davranışsal bulgular: Aniden ağlamaya başlama, huzursuzluk, oyunu bırakma, yorgunluk, anneye yaslanma isteği, sessizleşme

Süt çocuklarında ve küçük çocuklarda klinik bulgular atipik olabilir. Hipotansiyon yerine taşikardi, irritabilite veya letarjiyle prezente olabilir. Ürtiker olmaksızın sadece anjiyoödem ile gelen vakalar mevcuttur. Ses kısıklığı ve dilde uyuşma erken bulgular olarak gözlemlenebilir. Çocuklarda kanama ve hemodinamik kollaps daha ileri evrede gelişir, bu nedenle erken solunum bulgularına dikkat edilmelidir. Yenidoğanlar ve süt çocuklarında apne, siyanoz, kusma, dışkılama (akut bağırsak boşalımı), ani solukluk ve halsizlik ayırt edilmesi gereken bulgulardır.

Bifazik anafilaksi, ilk reaksiyondan saatler sonra (en sık dört ile altı saat, bazen yirmi dört saate kadar) tedavisiz veya yetersiz tedavi edilen vakalarda tekrar ortaya çıkabilen ikinci bir atağı ifade eder. Bifazik vakalarda ikinci epizod ilkinden daha hafif olabileceği gibi daha ağır da seyredebilir. Pediatrik bifazik anafilaksi insidansı yüzde beş ile yirmi arasında değişir. Tek dozda verilen yetersiz adrenalin, gecikmiş adrenalin uygulaması ve şiddetli ilk semptom anafilaksinin bifazik seyir riskini artıran faktörlerdir.

Çocuklarda Anafilaksi Tanısı

Anafilaksi tanısı klinik temelli olup, üç tanı kriterinden birinin karşılanması durumunda konulur. Birinci kriter, akut başlangıçlı (dakikalar ile saatler) cilt ve/veya mukoza tutulumu ile birlikte solunum güçlüğü veya hipotansiyondur. İkinci kriter, alerjenle muhtemel temas sonrası akut başlayan iki veya daha fazla sistem tutulumudur (cilt-mukoza, solunum, kardiyovasküler, gastrointestinal). Üçüncü kriter, bilinen alerjenle temas sonrası akut hipotansiyondur. Tanı kriterleri klinik karara dayanır ve laboratuvar testleri tedaviyi geciktirmemelidir.

Laboratuvar testleri tanıyı destekleyici olabilirse de tanı için zorunlu değildir. Triptaz düzeyi, mast hücre aktivasyonunun göstergesidir; reaksiyondan otuz dakika ile altı saat sonra alınan örnekte yükselebilir. Çocuklarda triptaz yükselişi yetişkinlere kıyasla daha az belirgin olabilir. Histamin düzeyi yarılanma ömrü kısa olduğu için klinikte yeri sınırlıdır. Tam kan sayımı, biyokimya, arteriyel kan gazı destekleyicidir. Spesifik IgE testleri ve cilt prik testleri tetikleyiciyi belirlemek için akut atak sonrası dönemde yapılır.

Anafilaksi sonrası takipte tetikleyici alerjenin belirlenmesi önemlidir. Detaylı anamnez (semptom başlangıç süresi, son maruziyetler, beraberindeki gıdalar, ilaçlar, fiziksel aktivite, kofaktörler) sorgulanmalıdır. Cilt prik testi (SPT), alerjen spesifik IgE ölçümü, atopi yama testi ve gerekiyorsa kontrollü oral provokasyon testi alerji uzmanı tarafından uygulanır. Bazı vakalarda tetikleyici tespit edilemez ve idiyopatik anafilaksi tanısı konulur. Hücresel testler (bazofil aktivasyon testi) ileri merkezlerde araştırma amaçlı kullanılmaktadır.

Ayırıcı Tanı

Anafilaksinin ayırıcı tanısında benzer bulgulara yol açabilen pek çok klinik durum bulunmaktadır.

  • Akut astım atağı: Hırıltılı solunum, dispnesi, göğüste sıkışma; ürtiker ve hipotansiyon olmayışı, salbutamol yanıtı ile ayırt edilir.
  • Vazovagal senkop: Bradikardi, solukluk, terleme, hipotansiyon olur ancak ürtiker ve solunum bulguları yoktur. Ayağa kaldırma ile düzelir.
  • Akut ürtiker (anafilaksi olmaksızın): Sadece cilt bulguları vardır, sistemik tutulum yoktur. Antihistaminik tedavi yeterlidir.
  • Yabancı cisim aspirasyonu: Ani başlangıçlı stridor, öksürük, siyanoz; ürtiker olmayışı ve direkt grafi/bronkoskopi tanı koydurucudur.
  • Septik şok: Ateş, hipotansiyon, taşikardi; enfeksiyon odağı, ürtiker yokluğu ve sıvı resüsitasyonuna yanıt ile ayırt edilir.

Diğer ayırıcı tanılar arasında panik atak, hiperventilasyon sendromu, karsinoid sendrom, mastositoz, sistemik mast hücre aktivasyon sendromu, vokal kord disfonksiyonu, konversiyon bozuklukları, akut intoksikasyonlar (skombroid balık zehirlenmesi histamin yüksekliği yapabilir) yer alır. Mastositoz cilt lezyonları (urtikaria pigmentosa) ve tekrarlayan reaksiyon öyküsü ile şüphelenilir, triptaz düzeyleri kalıcı olarak yüksek bulunur. Skombroid balık zehirlenmesi taze tutulmamış balık tüketimi sonrası birden fazla kişide ortaya çıkar ve histamin antagonistlerine iyi yanıt verir.

Çocuklarda Anafilaksi Tedavisi

Anafilaksi tedavisinde adrenalin (epinefrin) intramusküler uygulaması ilk basamak ve hayat kurtarıcı tedavidir. Hiçbir zaman geciktirilmemeli, hatta tanı kriterlerinin tamamı karşılanmasa bile şüphe varlığında verilmelidir. Adrenalin uygulamasının gecikmesi mortalitenin en önemli belirleyicisidir.

Adrenalin Uygulaması

Adrenalin pediatrik dozda binde bir konsantrasyon (bir mg mL) intramusküler olarak uyluk dış-orta üçte birine (vastus lateralis) uygulanır. Doz on mikrogram kilogram başına olup maksimum yarım miligramdır. Pratik dozlama otuz kilogram altı çocuk için kilo başına on mikrogram, otuz kilogramın üzeri için yarım miligram şeklindedir. Hazır oto-enjektörlerde on beş kilogram altı çocuklar için yüz elli mikrogram, on beş ile otuz kilogram arası için yüz elli mikrogram veya üç yüz mikrogram, otuz kilogram üzeri için üç yüz mikrogram veya beş yüz mikrogram doz seçenekleri mevcuttur. Yanıt yetersizse beş ile on beş dakikada bir tekrarlanabilir.

Adrenalin alfa-1 reseptörler üzerinden vazokonstriksiyon yapar, vasküler permeabiliteyi azaltır, mukozal ödemi geriletir; beta-1 reseptörler üzerinden inotropik ve kronotropik etki gösterir; beta-2 reseptörler üzerinden bronkodilatasyon sağlar ve mast hücre mediyatör salınımını baskılar. İntravenöz uygulama yalnızca kardiyak arrest veya intramusküler tedaviye yanıtsız refrakter şokta düşünülmelidir; bu durumda doz sıfır nokta bir mikrogram kilogram başına dakika infüzyon olup yoğun bakım takibinde uygulanır.

Yardımcı Tedaviler

Hasta sırtüstü yatırılır, alt ekstremiteler yükseltilir (Trendelenburg pozisyonu); solunum sıkıntısı varsa oturma pozisyonu tercih edilir. Oksijen yüksek akımda (sekiz ile on litre dakika) maske ile verilir. İki damar yolu açılır, kristaloid sıvı (Ringer laktat veya izotonik) yirmi mililitre kilogram başına bolus halinde uygulanır, gerekirse tekrarlanır. H1 antihistaminikler (difenhidramin bir miligram kilogram başına intravenöz veya intramusküler) ve H2 antihistaminikler (ranitidin bir miligram kilogram başına intravenöz) verilir. Kortikosteroidler (metilprednizolon iki miligram kilogram başına intravenöz veya prednizolon bir ile iki miligram kilogram başına oral) bifazik reaksiyonu önlemek amacıyla uygulanır. Bronkospazm için inhale salbutamol (üç ile beş yaş üstü beş yüz mikrogram, daha küçükler için iki yüz elli mikrogram nebülize) verilir.

Refrakter Durumlar ve Yoğun Bakım

Beta bloker kullanan hastalarda glukagon yirmi ile otuz mikrogram kilogram başına intravenöz beş dakikada uygulanır, beta bloker etkisini bypass eder. Refrakter şokta vazopressör infüzyonları (noradrenalin sıfır nokta bir mikrogram kilogram başına dakika), entübasyon, mekanik ventilasyon ve yoğun bakım takibi gerekebilir. Larinks ödemi nedeniyle hava yolu açılamadığında acil cerrahi hava yolu (krikotirotomi) gerekebilir. Hasta tedavi sonrası en az dört ile altı saat gözlem altında tutulur, ciddi vakalarda yirmi dört saat yatış önerilir.

Çocuklarda Anafilaksinin Komplikasyonları

Anafilaksinin en korkulan komplikasyonu kardiyak ve solunumsal arrest sonucu ölümdür. Pediatrik anafilaksi vakalarında mortalite oranı yaklaşık binde bir civarında olup, gıda kaynaklı vakalarda biraz daha yüksek olabilir. Ölümler özellikle adrenalin uygulaması gecikmiş, astımlı, adolesan çağda olan ve fıstık alerjisi olan çocuklarda görülmektedir. Hipoksik beyin hasarı, miyokard infarktüsü (anafilaksi ile ilişkili Kounis sendromu), akut renal hasar, dissemine intravasküler koagülasyon, akut solunum sıkıntısı sendromu ciddi komplikasyonlar arasındadır.

Uzun vadeli komplikasyonlar arasında posttravmatik stres bozukluğu, anksiyete, sosyal kaygı bozuklukları, depresyon yer alır. Çocuklar ve aileleri tetikleyici alerjenle ikinci kez karşılaşma korkusu nedeniyle yaşam kalitesinde belirgin azalma yaşar. Okul faaliyetlerinden kaçınma, yemek seçicilik, sosyal izolasyon, beslenme yetersizlikleri eşlik edebilir. Tedavi başlangıcından adrenalin oto-enjektör temininin geciktiği vakalarda aileler ek kaygı yaşamaktadır.

Çocuklarda Anafilaksiden Korunma

Anafilaksiden korunmanın temeli tanımlanmış tetikleyici maddelerden kesin olarak kaçınmaktır. Gıda etiketlerinin titizlikle okunması, restoran ve okul personeline alerji bilgisinin verilmesi, çapraz kontaminasyon konusunda dikkatli olunması esastır. Türkiye'de gıda etiketlerinde Ondört majör alerjen (gluten içeren tahıllar, kabuklu deniz ürünleri, yumurta, balık, fıstık, soya, süt, ağaç kuruyemişleri, kereviz, hardal, susam, sülfitler, tarla bezelyesi, yumuşakçalar) belirtilmek zorundadır.

Risk altındaki her çocukta yazılı anafilaksi acil eylem planı bulunmalıdır. Bu plan tetikleyici maddeleri, belirtileri, ilk yardım adımlarını, adrenalin oto-enjektör kullanımını, acil iletişim numaralarını içerir. Aileler ve okul personeli oto-enjektör kullanımı konusunda eğitilmeli, plasebo enjektörlerle düzenli pratik yapılmalıdır. Çocukla birlikte her zaman iki adet oto-enjektör bulundurulmalıdır; biri başarısız olursa veya bifazik reaksiyon gelişirse ikincisi gereklidir.

  • Tetikleyici tanımlanması: Detaylı anamnez, alerji uzmanı değerlendirmesi, cilt prik testleri, spesifik IgE ölçümleri
  • Kaçınma stratejisi: Gıda etiketleri okuma, çapraz kontaminasyondan kaçınma, restoran iletişimi, ev hazırlığı
  • Acil eylem planı: Yazılı plan, oto-enjektör eğitimi, okul ve aile koordinasyonu
  • Oto-enjektör temini: Her zaman iki adet, son kullanma tarihi takibi, doğru saklama (oda ısısı, ışıktan korunmuş)
  • Tıbbi alarm bilezikleri: Alerji bilgisini taşıyan bilezik veya kolye
  • İmmünoterapi: Bal arısı alerjisi için kanıtlanmış etkili; gıda alerjisi için oral immünoterapi araştırılan bir alandır

İmmünoterapi, özellikle bal arısı sokmasına bağlı anafilaksi öyküsü olan çocuklarda etkili bir koruyucu yöntemdir. Üç ile beş yıllık tedavi ile yüzde doksan üzerinde koruma sağlanır. Gıda alerjileri için oral immünoterapi (özellikle fıstık ve süt için) son yıllarda gelişen bir yaklaşımdır ancak halen araştırma aşamasındadır ve uzman merkezlerde uygulanmalıdır. Erken bebek dönemi gıda introdüksiyonu (LEAP çalışmasından gelen kanıtlar) yüksek riskli bebeklerde fıstık alerjisi gelişimini önlemede etkilidir. Dört ile altı ay arası fıstık ürünlerinin uygun şekilde tanıtılması yeni rehberlerde önerilmektedir.

Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?

Aşağıdaki bulguların varlığında derhal 112 acil çağrı hattı aranmalı ve adrenalin oto-enjektör derhal uygulanmalıdır:

  • Yaygın ürtiker ile birlikte solunum güçlüğü, hırıltı, ses kısıklığı
  • Yüz, dudak, dil veya boğazda şişlik
  • Yutma güçlüğü, boğazda gıdıklanma hissi
  • Belirgin kusma ile birlikte ürtiker veya solunum bulguları
  • Ani başlangıçlı solukluk, halsizlik, baş dönmesi, bayılma
  • Bilinen alerjen maruziyeti sonrası iki sistem bulgusu
  • Daha önce anafilaksi öyküsü olan çocukta yeni reaksiyon başlangıcı
  • Adrenalin oto-enjektör uygulaması sonrası dahi şikayetlerin devamı

Adrenalin oto-enjektörü uygulandıktan sonra, semptomlar düzelmiş olsa bile mutlaka acil servise başvurulmalı ve gözlem altında tutulmalıdır. Bifazik reaksiyon riski nedeniyle en az dört ile altı saat hastane gözlemi gereklidir. Şüpheli alerjen maruziyeti olan ve hafif belirtileri (yalnız cilt bulguları) bulunan çocuklarda da tıbbi değerlendirme yapılmalı, ileri reaksiyon gelişebileceği akılda tutulmalıdır. Anafilaksi sonrası alerji uzmanı sevki tetikleyicinin belirlenmesi, kaçınma stratejisinin oluşturulması ve uzun vadeli yönetim planı için zorunludur.

Koru Hastanesi Acil Servis bölümünde uzman pediatri ve acil tıp hekimlerimiz çocuklarda anafilaksi dahil tüm pediatrik aciller için yedi gün yirmi dört saat hizmet vermektedir. Modern monitörizasyon sistemleri, pediatrik dozlamalı adrenalin ve diğer ilaçlar, oksijen tedavisi ve gerekirse mekanik ventilasyon imkanı, yatak başı laboratuvar değerlendirme, çocuk yoğun bakım ünitesi ile çocuklarımıza yaşam kurtaran tedaviyi kesintisiz sunabiliyoruz. Allerji uzmanlarımızın koordineli çalışması sayesinde anafilaksi sonrası tetikleyici alerjen tespiti, immünoterapi, oto-enjektör eğitimi ve ailelere yönelik kapsamlı eylem planları hazırlanmaktadır. Çocuğunuzda alerjik reaksiyon belirtileri gördüğünüz an bekleyiniz ve gecikmeden bize başvurunuz; her dakika çocuğunuzun yaşamı için kritik önem taşımaktadır.

Uzman Hekimlerimizle Tanışın

Sağlığınız için hemen randevu alın veya bizi arayın.

WhatsApp Online Randevu