Göz Hastalıkları

Arpacık (Hordeolum) Süreci ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Arpacık (Hordeolum) Süreci ve Dikkat Edilmesi Gerekenler sürecinde aileler için bilgi rehberi. Hasta bakımı, tedavi ve destek hakkında uzman önerileri.

Arpacık, tıp literatüründe hordeolum olarak adlandırılan, göz kapağı kenarındaki yağ veya ter bezlerinin akut bakteriyel enfeksiyonu sonucu gelişen ağrılı, kırmızı ve şişkin bir lezyondur. Halk arasında "it dirseği" olarak da bilinen bu tablo, dünya genelinde en sık karşılaşılan oftalmik enfeksiyonlardan biridir. Amerikan Oftalmoloji Akademisi verilerine göre yetişkinlerin en az %30 u hayatlarının bir döneminde arpacık atağı geçirmektedir.

Arpacık her yaş grubunda ortaya çıkabilir; ancak çocuk ve genç erişkinlerde daha sık görülür. Amerika Birleşik Devletleri nde yıllık 2 milyondan fazla hekim başvurusu arpacık şikayeti ile yapılmaktadır. Türkiye de Sağlık Bakanlığı verileri benzer eğilimi göstermekte; aile hekimliklerinin en sık karşılaştığı oftalmolojik şikayetler arasında arpacık üst sıralarda yer almaktadır. Genel olarak benign ve kendiliğinden gerileyebilen bir tablo olmasına rağmen tekrarlayan veya kompleks olgularda dikkatli yönetim gerekir.

ICD-10 sınıflamasında hordeolum H00.0 kodu altında yer alır. Eksternal hordeolum (Zeis veya Moll bezleri enfeksiyonu) H00.01, internal hordeolum (Meibomius bezi enfeksiyonu) H00.02 olarak alt kategoriye ayrılır. Hordeolumun kronik granülomatöz formu olan şalazyon H00.1 kodu ile farklı bir kategoride değerlendirilir; ayırıcı tanı ve tedavi yaklaşımı farklıdır.

Arpacık (Hordeolum) Nedir?

Arpacık, göz kapağı bezlerinin akut süpüratif inflamasyonu olarak tanımlanır. Patofizyolojik olarak göz kapağı kenarında üç ana bez tipi bulunur: Zeis bezleri (yağ bezleri, kirpik foliküllerine bağlı), Moll bezleri (modifiye apokrin ter bezleri) ve Meibomius bezleri (büyük yağ bezleri, tarsal plakta yer alır). Bu bezlerin kanal tıkanıklığı sonucu sebum birikimi olur ve bakteriyel enfeksiyon eklenir.

Etken patojen %90-95 olguda Staphylococcus aureus dur. Daha az sıklıkla Staphylococcus epidermidis, Streptococcus türleri ve gram negatif basiller etken olabilir. Bakteri tıkalı bez içerisinde proliferasyon göstererek lokal nötrofil yanıtını tetikler; sonuçta apse kavitesi oluşur. Eksternal hordeolum kirpiklerin diplerinde Zeis veya Moll bezleri tutulumu ile, internal hordeolum ise Meibomius bezi tutulumu ile karakterizedir.

Eksternal Hordeolum

Kirpik dibinde, göz kapağı kenarına yakın yerleşimlidir. Daha küçük (4-6 mm), daha yüzeyel ve daha hızlı süpürasyon gösterir. Genellikle 3-5 günde spontan rüptür ile boşalır. Etken Zeis veya Moll bezleridir.

İnternal Hordeolum

Tarsal plak içinde, konjonktiva tarafında yerleşimlidir. Daha büyük (6-8 mm), daha derin ve daha şiddetli ağrı yapar. Etken Meibomius bezi olduğu için drenaj daha zor olabilir; medikal tedavi gerektirme oranı yüksektir.

Şalazyon ile Farkı

Şalazyon, Meibomius bezinin kronik granülomatöz inflamasyonudur. Akut, ağrılı ve kırmızı değildir; ağrısız, sert, hareketli bir nodüldür. Hordeolum tedavi edilmediğinde veya tekrarladığında şalazyona dönüşebilir.

Arpacık Nedenleri ve Risk Faktörleri

Arpacık gelişiminde etken patojenin bez içerisinde çoğalmasına zemin hazırlayan birçok lokal ve sistemik faktör rol oynar. Bu faktörlerin bilinmesi hem profilaksi hem de tekrarlayan olguların yönetimi açısından önemlidir.

  • Bakteriyel etkenler: Staphylococcus aureus (en sık), Staphylococcus epidermidis, Streptococcus türleri, gram negatif basiller.
  • Blefarit: Göz kapağı kenar inflamasyonu en önemli risk faktörüdür. Anterior blefarit (kirpik dibi) ve posterior blefarit (Meibomius disfonksiyonu) birlikte arpacık riskini artırır.
  • Meibomius bez disfonksiyonu (MGD): Bezlerin sebum sekresyonunda kalitatif veya kantitatif bozukluk; tıkanmaya zemin hazırlar.
  • Rosacea: Oküler rosacea, blefarit ve tekrarlayan arpacığa yol açar.
  • Seboreik dermatit: Yağ salgısının artışı bez tıkanıklığını kolaylaştırır.
  • Atopik dermatit: Cilt bariyer fonksiyon bozukluğu, S. aureus kolonizasyonu artışı.
  • Diabetes mellitus: İmmünite zayıflaması, kronik bakteriyel kolonizasyon.
  • Bağışıklık sistemi baskılayıcı durumlar: Kortikosteroid kullanımı, kemoterapi, HIV.
  • Hormonal değişiklikler: Adolesan dönem, gebelik, menopoz.
  • Kontakt lens kullanımı: Özellikle hijyen uyumsuzluğu varsa.
  • Kötü göz hijyeni: Ellerle göze dokunma, makyaj uygunsuzluğu, eski makyaj malzemesi.
  • Stres ve yorgunluk: İmmün sistemi zayıflatarak bakteriyel kolonizasyona zemin hazırlar.
  • Kontakt makyaj malzemesi paylaşımı: Maskara, eyeliner, far ile bakteri transferi.
  • Kuru göz sendromu: Tear film bozukluğu, MGD ve enfeksiyon riskini artırır.
  • Demodex enfestasyonu: Kirpik foliküllerinde yaşayan akar; blefarit ve tekrarlayan arpacığa yol açar.
  • Vitamin A eksikliği: Sebum kompozisyon değişikliği.

Tekrarlayan arpacık olgularında mutlaka altta yatan blefarit, MGD veya sistemik hastalık (özellikle diyabet) araştırılmalıdır. Tek başına izole bir arpacık nadirdir; çoğunlukla genel kapak hijyeni problemi söz konusudur.

Arpacık Belirtileri

Arpacık belirtileri akut başlangıçlıdır ve genellikle 1-2 gün içinde belirginleşir. Klinik tablo lezyonun tipi (eksternal/internal) ve lokalizasyonuna göre farklılık gösterir.

Erken Dönem (1-2 gün)

  • Göz kapağı kenarında lokalize ağrı
  • Hafif kızarıklık
  • Yabancı cisim hissi
  • Hafif şişlik
  • Yaşarma
  • Hassasiyet artışı

Akut Dönem (3-5 gün)

  • Belirgin kızarık, ödemli, ağrılı şişlik
  • Sarı-beyaz pürülan merkez (apse formasyonu)
  • Şiddetli lokal ağrı
  • Göz kapama güçlüğü
  • Yoğun göz yaşı sekresyonu
  • Fotofobi
  • İşığa duyarlılık
  • Çevre dokuda eritem yayılımı
  • Bazı hastalarda bölgesel preauriküler lenfadenopati

Rezolüsyon Dönemi (5-10 gün)

  • Spontan rüptür ile pürülan içerik drenajı
  • Ağrı ve şişliğin azalması
  • Ödemin gerilemesi
  • Renkte normalleşme

Eksternal Hordeolum Özellikleri

Kirpik dibinde küçük, lokalize, yüzeysel apse şeklindedir. Drenaj cilt yüzeyine doğru olur. Apse rüptürü genellikle 3-5 günde gerçekleşir.

İnternal Hordeolum Özellikleri

Tarsal plak içerisinde derin, daha büyük, daha şiddetli ağrılı bir tablodur. Drenaj konjonktiva tarafına doğru olabilir. Apsenin tamamen iyileşmesi 7-10 gün sürebilir; bazı olgularda cerrahi drenaj gerekir.

Arpacıkta Tanı Yöntemleri

Arpacık tanısı genellikle klinik olarak konulur. Detaylı öykü ve dikkatli muayene tanı için yeterlidir; ancak komplikasyonlu veya tekrarlayan olgularda ek tetkikler düşünülür.

Anamnez

Şikayet süresi, başlangıç şekli, ağrı karakteri, görme şikayeti, daha önce benzer atak öyküsü, kontakt lens kullanımı, makyaj alışkanlıkları, sistemik hastalıklar (diyabet, atopi, rosacea), aile öyküsü sorgulanır.

Klinik Muayene

  • Görsel inspeksiyon: Lezyonun lokalizasyonu, boyutu, rengi, çevre dokunun durumu.
  • Palpasyon: Lezyonun sertliği, hareketliliği, hassasiyeti.
  • Slit lamp muayenesi: Konjonktival reaksiyon, kornea durumu, tear film değerlendirmesi, kapak kenarı detayları, Meibomius bezi orifisleri.
  • Konjonktival eversiyon: İnternal hordeolum şüphesinde üst kapak ters çevrilerek tarsal yüz değerlendirilir.
  • Görme keskinliği: Kapak ödemine bağlı geçici düşüş olabilir.
  • Lenfadenopati değerlendirmesi: Preauriküler, submandibüler bölgeler.

Laboratuvar Tetkikleri

Komplike olmayan ilk olguda gerekli değildir. Aşağıdaki durumlarda istenir:

  • Pürülan akıntı kültürü ve antibiyogramı: Tedaviye yanıtsız olgularda, MRSA şüphesinde.
  • Tam kan sayımı: Sistemik enfeksiyon şüphesinde, lökositoz değerlendirmesi.
  • CRP ve ESR: İnflamatuar yanıt yoğunluğu.
  • Açlık kan şekeri ve HbA1c: Tekrarlayan olgularda diyabet taraması.
  • HIV testi: İmmünsüpresyon şüphesinde.
  • Vitamin A düzeyi: Beslenme yetersizliği şüphesinde.
  • Demodex testi: Kirpik epilasyonu ile mikroskopik inceleme.

Görüntüleme

Selülitle ayırıcı tanı veya orbital tutulum şüphesinde orbita BT veya MR istenebilir. Komplikasyonlu olgularda ultrasonografi ile abse kavitesi görüntülenebilir.

Ayırıcı Tanıda Düşünülmesi Gereken Durumlar

Arpacık benzeri lezyonlar pek çok klinik tabloyla karışabilir. Doğru tanı uygun tedavinin başlangıcıdır.

  • Şalazyon: Meibomius bezinin kronik granülomatöz inflamasyonu. Ağrısız, sert, hareketli nodül. Kızarıklık ve sıcaklık artışı yoktur. ICD-10 kodu H00.1.
  • Preseptal selülit: Göz kapağının yumuşak doku enfeksiyonu. Yaygın ödem, kızarıklık, ateş, sistemik bulgular. Acil antibiyotik tedavisi gerektirir. ICD-10 kodu L03.213.
  • Orbital selülit: Orbita içi enfeksiyon. Proptozis, oftalmopleji, görme kaybı, ağrılı göz hareketleri. Hayatı tehdit edici tablo. Acil hospitalizasyon. ICD-10 kodu H05.01.
  • Dakriosistit: Lakrimal sak enfeksiyonu. Medial kantusta kızarıklık, şişlik, lakrimal sak üzerine basınçla pürülan akıntı. ICD-10 kodu H04.3.
  • Dakriadenit: Lakrimal bez enfeksiyonu. Üst dış kantusta şişlik, "S" şeklinde göz kapağı.
  • Sebase karsinom: Yaşlılarda tekrarlayan kapak kitlesi olarak prezente olabilir. Şüpheli olgularda biyopsi şarttır. ICD-10 kodu C44.
  • Bazal hücreli karsinom: İnci tane görünümü, kronik ülsere lezyon.
  • Skuamöz hücreli karsinom: Ülseratif veya nodüler lezyon.
  • Molloskum kontagiozum: Pearl benzeri papüller, viral etken.
  • Kirpik folikuliti: Genel kirpik dibi inflamasyonu.
  • Allerjik kontakt dermatit: Pruritus, eritem, vesikül.
  • Herpes simpleks/zoster blefariti: Vezikül, dermatomal dağılım, şiddetli ağrı.

Yaşlı hastalarda tekrarlayan kapak kitlesi varsa ve standart tedaviye yanıt yoksa malignite ekartasyonu için biyopsi mutlaka düşünülmelidir. Sebase karsinom hordeolum/şalazyon kılığında karşımıza çıkabilen ölümcül bir tümördür.

Arpacıkta Tedavi Yaklaşımları

Arpacık tedavisi konservatif yaklaşımla başlar; çoğu olgu basit önlemlerle 7-10 günde iyileşir. Komplike veya inatçı olgularda farmakolojik ve cerrahi tedavi devreye girer.

Konservatif Tedavi

  • Sıcak kompres: Tedavinin temel taşı. 40-45 derece sıcaklıktaki ıslak temiz bez göz kapağına 10-15 dakika, günde 4-6 kez uygulanır. Bez kullanımdan önce mutlaka temiz olmalı, kullanım sonrası yıkanmalıdır. Sıcak kompres bez içeriğinin yumuşamasını ve drenajını sağlar.
  • Nazik masaj: Sıcak kompres sonrası temiz parmak ucu ile lezyon üzerinde dairesel hareketlerle masaj yapılır.
  • Kapak hijyeni: Bebek şampuanı 1:10 sulandırılarak veya komersiyel kapak temizleyici solüsyonlarla günde 2 kez yıkama.
  • Makyaj kullanımının askıya alınması
  • Kontakt lens kullanımının durdurulması

Topikal Antibiyotik Tedavisi

  • Eritromisin %0,5 oftalmik pomad: Günde 4 kez, 7-10 gün. Birinci basamak.
  • Bacitracin pomad: Günde 3-4 kez.
  • Tobramisin %0,3 damla: Günde 4-6 kez.
  • Florokinolon damla (moksifloksasin %0,5, gatifloksasin %0,3): Resistant olgularda.
  • Azitromisin %1 damla: Günde 2 kez, 2 gün; sonra günde 1 kez 5 gün. Anti-inflamatuar etki de vardır.

Sistemik Antibiyotik Tedavisi

Sistemik tedavi büyük lezyonlar, preseptal selülit, sistemik bulgular varlığında gereklidir.

  • Dikloksasilin 250-500 mg oral: Günde 4 kez, 7-10 gün.
  • Sefaleksin 500 mg oral: Günde 4 kez, 7-10 gün.
  • Amoksisilin-klavulonik asit 875/125 mg: Günde 2 kez, 7-10 gün.
  • Doksisiklin 100 mg oral: Günde 2 kez. Tekrarlayan blefarit ve MGD eşlik ettiğinde 1-3 ay süreyle.
  • Trimetoprim-sülfametoksazol 160/800 mg: MRSA şüphesinde günde 2 kez.
  • Klindamisin 300 mg: Penisilin alerjisinde, günde 4 kez.

Cerrahi Drenaj

Tedaviye yanıtsız olgularda (10 gün üzeri), büyük apse formasyonunda veya internal hordeolumda cerrahi drenaj uygulanır. Lokal anestezi (lidokain 2% infiltrasyon) altında konjonktiva (internal) veya cilt tarafından (eksternal) küçük insizyon yapılır. Pürülan içerik boşaltılır, kavite irrige edilir. İşlem sonrası antibiyotik pomad ve sıcak kompres devam edilir.

İntralezyonel Steroid

Şalazyona dönüşmüş olgularda triamsinolon asetonid 5-10 mg lezyon içine enjekte edilir. Cerrahi alternatifi olarak değerlendirilir.

Arpacık Komplikasyonları

Arpacık çoğu olguda komplikasyonsuz iyileşse de bazı olgularda ciddi tablolar gelişebilir. Erken müdahale komplikasyon önleyicidir.

  • Şalazyon dönüşümü: Akut hordeolum kronikleşerek granülomatöz noddüle dönüşebilir. Cerrahi gerektirir.
  • Preseptal selülit: Enfeksiyonun çevre yumuşak dokuya yayılması. Sistemik antibiyotik gerektirir. ICD-10 kodu L03.213.
  • Orbital selülit: Septumun arkasına geçen ciddi tablo. Proptozis, oftalmopleji, görme kaybı. Hospitalizasyon ve intravenöz antibiyotik. ICD-10 kodu H05.01.
  • Apse formasyonu: Geniş süpürasyon, drenaj gereksinimi.
  • Madarozis: Kirpik kaybı, kronik blefarit komplikasyonu.
  • Trichiasis: Kirpik yön değişikliği, kornealde abrazyon riski.
  • Korneal abrazyon ve ülser: Sürekli kirpik teması ile.
  • Tekrarlayan ataklar: Kapak hijyeni veya altta yatan blefarit nedeniyle.
  • Kalıcı kapak deformitesi: Cerrahi sonrası nadir.
  • Pyojenik granülom: Konjonktival kırmızı kitle.
  • Dakriosistit: Komşu lakrimal sak tutulumu.
  • Sepsis: İmmünsüpresif hastalarda nadir, hayatı tehdit edici.
  • Kavernöz sinüs trombozu: Çok nadir ancak fatal komplikasyon. Septumun arkasına ve intrakranyal alana yayılım.

Çocuklarda preseptal selülit erişkinlere göre daha sık komplikasyondur ve daha agresif tedavi gerektirir. Hospitalizasyon eşiği daha düşük tutulmalıdır.

Arpacıktan Korunma

Arpacık önlenebilir bir tablodur. Doğru hijyen ve kapak bakımı ile rekürrens riski belirgin azalır.

Genel Hijyen

  • Eller temiz olmadan göze dokunmama
  • Düzenli el yıkama (sabun ile en az 20 saniye)
  • Yüz havlusu paylaşmama
  • Yastık kılıfının haftada 1-2 kez değiştirilmesi
  • Tırnak bakımı

Kapak Hijyeni

  • Günde 1-2 kez ılık su ile kapak temizliği
  • Bebek şampuanı (sulandırılmış) veya ticari kapak temizleyici kullanımı
  • Sıcak kompres rutini (haftada 2-3 kez profilaktik olarak MGD risklilerde)
  • Çay ağacı yağı içeren ürünler (Demodex enfestasyonunda)

Makyaj Hijyeni

  • Eski makyaj malzemesinin kullanımdan kaldırılması (maskara 3 ay, eyeliner 6 ay, göz farı 1 yıl)
  • Makyaj malzemesi paylaşmama
  • Yatmadan önce makyajın mutlaka temizlenmesi
  • Hipoalerjenik, gözenekleri tıkamayan ürünlerin tercih edilmesi
  • Kapak kenarına yakın eyeliner kullanımının azaltılması

Kontakt Lens Hijyeni

  • Lens öncesi-sonrası el yıkama
  • Lens kabı ve solüsyonun düzenli değişimi
  • Lensli yüzme yapmama
  • Lensi gece çıkarmama (onaylı tipler hariç) prensipinin aksine, blefarit varsa lens kullanımının gözden geçirilmesi

Altta Yatan Hastalıkların Tedavisi

  • Diyabet kontrolü (HbA1c %7 altı hedef)
  • Atopik dermatit, rosacea, seboreik dermatit tedavisi
  • Blefarit ve MGD nin düzenli takibi (kapak masajı, omega-3 desteği, doksisiklin)
  • Kuru göz tedavisi

Beslenme

Omega-3 yağ asitleri (balık, keten tohumu, ceviz) MGD ye fayda sağlar. Vitamin A açısından zengin gıdalar (havuç, ıspanak, ciğer) bez fonksiyonunu destekler. Yeterli sıvı tüketimi tear film için önemlidir.

Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?

Çoğu arpacık 7-10 günde konservatif tedaviyle iyileşir. Aşağıdaki durumlarda mutlaka oftalmoloji uzmanına başvurulmalıdır.

  • Konservatif tedaviye 5-7 gün içinde yanıt alınamaması
  • Belirgin görme bozukluğu
  • Şiddetli, dayanılmaz ağrı
  • Yaygın yüz veya orbita şişliği (selülit şüphesi)
  • Yüksek ateş, halsizlik (sistemik enfeksiyon)
  • Proptozis (göz dışa fırlaması)
  • Göz hareketlerinde kısıtlılık veya ağrı
  • Çift görme
  • Sık tekrarlayan ataklar (yılda 3 ve üzeri)
  • Şüpheli görünüm (asimetrik, ülsere, kanamalı, koyu renkli kitle)
  • 50 yaş üzeri yeni başlayan kapak lezyonu (malignite ekartasyonu)
  • Cerrahi drenaj sonrası kontrol
  • Eşlik eden çocuk yaşı ve immünsüpresyon
  • Kontakt lens kullananlar (kornea koruması)
  • Bilateral, multipl lezyonlar

Çocuklarda arpacık değerlendirmesi yetişkinlere göre daha düşük eşikle yapılmalıdır. Pediatrik hastalarda preseptal/orbital selülit hızla gelişebilir; ailesinin acil değerlendirme için yönlendirilmesi önemlidir.

Klinik Değerlendirme

Arpacık (hordeolum), günlük pratikte sık karşılaşılan, çoğunlukla benign seyirli ancak ihmal edilmemesi gereken oftalmolojik bir durumdur. Erken tanı ve uygun tedavi ile komplikasyonsuz iyileşme oranı oldukça yüksektir. Konservatif tedavinin temel taşları olan sıcak kompres, kapak hijyeni ve topikal antibiyotik uygulamaları büyük çoğunluk olguda yeterli olmaktadır.

Modern oftalmolojide tekrarlayan arpacık olgularına multifaktöriyel yaklaşım önem kazanmaktadır. Sadece akut atağın tedavisi değil, altta yatan blefarit, Meibomius bezi disfonksiyonu, sistemik hastalıklar ve hijyen alışkanlıklarının da düzenlenmesi gerekmektedir. Doksisiklin gibi düşük doz antibiyotik tedavileri, omega-3 desteği, profesyonel kapak temizliği (LipiFlow, BlephEx gibi) ve çay ağacı yağı tedavisi gibi modern yaklaşımlar tedavi armamentariumumuzda yer almaktadır. Yaşlı hastalardaki tekrarlayan veya atipik lezyonlarda ise sebase karsinom başta olmak üzere malignite ekartasyonu daima akılda tutulmalıdır.

Koru Hastanesi Göz Hastalıkları bölümünde uzman hekimlerimiz, arpacık ve diğer kapak hastalıklarının tanı ve tedavisinde kapsamlı hizmet sunmaktadır. Akut arpacık olgularımız için detaylı slit lamp muayenesi, gerekli laboratuvar tetkikleri ve uygun antibiyotik tedavisi protokollerimiz uygulanmaktadır. Tekrarlayan veya kompleks olgularda altta yatan blefarit ve MGD değerlendirmesi, profesyonel kapak temizliği uygulamaları, intralezyonel steroid enjeksiyonu ve gerektiğinde cerrahi drenaj seçeneklerimiz mevcuttur. Şüpheli kapak lezyonlarında biyopsi ve histopatolojik inceleme ile malignite ekartasyonu, oküloplastik cerrahi seçeneklerimiz bütüncül yaklaşımımızın parçasıdır. Çocuk hastalarımız için pediatrik oftalmoloji hizmetlerimiz ile preseptal ve orbital selülit gibi komplikasyonlu olguların acil yönetimi konusunda 7 gün 24 saat hizmet vermekteyiz. Göz sağlığınızın korunması ve net bir görme deneyimi için yanınızdayız.

Uzman Hekimlerimizle Tanışın

Sağlığınız için hemen randevu alın veya bizi arayın.

WhatsApp Online Randevu