Ağız ve Diş Sağlığı

Fazla Diş

Süpernümerer diş, normal diş sayısının üzerinde gelişen ve komşu dişleri engelleyebilen bir anomalidir. Koru Hastanesi olarak radyografik değerlendirme ve cerrahi çekim ile yaklaşım sağlıyoruz.

Fazla diş, tıp dilinde hiperdonti olarak adlandırılan ve ağız içinde olması gereken sayının üzerinde diş bulunması durumunu ifade eder. Süt dişlenmesi döneminde 20, kalıcı dişlenme döneminde ise 32 dişten oluşan normal yapıya ek olarak ortaya çıkan bu dişler, bazen tek başına bazen de birden fazla sayıda görülebilir. Çoğu zaman rutin bir diş muayenesi sırasında ya da çocukluk çağında çekilen panoramik filmlerde tesadüfen fark edilen bu durum, kişinin estetik görünümünden çene gelişimine kadar geniş bir alanı etkileyebilen önemli bir tablodur.

Fazla diş kavramı, halk arasında çoğunlukla görünür şekilde çene kemerinin dışına çıkmış dişler için kullanılsa da gerçekte vakaların önemli bir bölümünde bu dişler kemik içinde gömülü kalır ve uzun yıllar fark edilmez. Toplumda görülme sıklığı yaklaşık yüzde bir ile dört arasında değişen bu durum, erkeklerde kadınlara göre biraz daha fazla karşımıza çıkar. Erken yaşta saptanması, hem çene gelişiminin doğal seyrini koruması hem de ortodontik sorunların önüne geçilmesi açısından oldukça değerlidir.

Kimlerde Görülür?

Fazla diş tablosu her yaş grubunda görülebilmekle birlikte en sık çocukluk ve ergenlik döneminde fark edilir. Süt dişlerinin dökülüp kalıcı dişlerin sürdüğü altı ile on iki yaş aralığı, bu durumun en sık tanı aldığı dönemdir. Çünkü bu dönemde kalıcı dişlerin beklenen sıralamayla sürmemesi, ailelerin diş hekimine başvurmasına neden olur ve çekilen filmlerde fazla dişler ortaya çıkar.

Genetik yatkınlığın belirleyici olduğu bu tabloda, ailesinde benzer durum bulunan çocuklarda görülme olasılığı daha yüksektir. Anne, baba ya da kardeşlerinden birinde fazla diş öyküsü olan çocuklarda yapılacak erken radyolojik değerlendirme, olası tabloların gözden kaçmaması açısından yararlıdır. Tek yumurta ikizlerinde benzer bulguların izlenmesi de kalıtsal yönün önemini ortaya koyar.

Bazı sendromik tablolarda fazla diş görülme olasılığı belirgin biçimde artar. Kleidokraniyal displazi, Gardner sendromu, yarık dudak damak, Down sendromu ve Ehlers-Danlos sendromu gibi durumlarda hiperdonti sıklıkla eşlik eden bulgulardan biri olarak karşımıza çıkar. Bu nedenle söz konusu tanılarla takip edilen bireylerde diş hekimi kontrollerinin düzenli yapılması gerekir.

Yetişkinlerde ise fazla diş çoğunlukla çocuklukta fark edilmemiş ve kemik içinde gömülü kalmış dişlerin sonradan ortaya çıkmasıyla saptanır. Yirmi yaş dişlerinin değerlendirilmesi sırasında, implant öncesi yapılan üç boyutlu görüntülemelerde veya yüz bölgesinde herhangi bir nedenle çekilen filmlerde rastlantısal olarak teşhis edilen bu dişler, ileri yaşlarda da klinik öneme sahip olabilir.

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

Fazla diş belirtileri, dişin konumuna, sayısına ve büyüklüğüne göre kişiden kişiye belirgin farklılıklar gösterir. Kemik içinde gömülü kalan dişler uzun süre hiçbir şikayete yol açmayabilirken, ağız boşluğuna süren dişler hem estetik hem işlevsel açıdan dikkat çekici bulgular oluşturur. Bu nedenle belirtilerin değerlendirilmesinde dişin yerleşim biçimi belirleyici bir unsurdur.

En sık karşılaşılan klinik bulgu, kalıcı dişlerin beklenen zamanda sürmemesidir. Çocuğun yaşıtlarında ön kesici dişler düzenli biçimde çıkarken kendi ağzında uzun süre boşluk kalması, ailelerin başvurusunda en yaygın gerekçedir. Süren dişlerin eğri, dönük ya da olağan dışı bir açıyla çıkması da fazla bir dişin engelleyici etkisine işaret edebilir. Bazı durumlarda ise iki ön kesici diş arasında belirgin bir aralık, yani diastema, ilk fark edilen bulgu olur.

Ağız içinde fazladan görülen dişler, çoğunlukla küçük, konik biçimli ve normal dişlerden farklı bir görünüme sahiptir. Üst çene ön bölgede iki ön kesici diş arasında yer alan ve mesiodens olarak adlandırılan bu yapı, en sık rastlanan fazla diş tipidir. Bunun yanında azı bölgesinde, küçük azı çevresinde veya çene kemerinin damak tarafında da farklı biçimlerde fazla dişler görülebilir. Süt dişlerine benzer küçük dişler, çift kök yapısı ya da olağandışı şekiller bu tabloya eşlik edebilir.

  • Kalıcı dişlerin gecikmeli sürmesi ya da hiç sürmemesi
  • Ön dişler arasında belirgin aralık oluşması
  • Dişlerin eğri, dönük veya çapraz konumda çıkması
  • Ağız içinde küçük, konik biçimli fazladan diş görülmesi
  • Damak veya dudak bölgesinde ağrısız sertlik hissedilmesi

Bazı vakalarda fazla diş, kist oluşumuna zemin hazırlayarak çene kemiğinde şişlik, ağrı ya da hassasiyet gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Burun tabanına yakın yerleşen dişler nadiren burun tıkanıklığı, geniz akıntısı veya tekrarlayan üst solunum yolu şikayetleriyle ilişkilendirilir. Bu nedenle açıklanamayan inatçı şikayetler, ileri görüntüleme ile değerlendirilmelidir.

Nedenleri Nelerdir?

Fazla diş oluşumunun altında yatan kesin mekanizma tam olarak aydınlatılamamış olsa da güncel araştırmalar birden fazla etkenin birlikte rol oynadığını ortaya koymaktadır. Genetik yatkınlık, embriyolojik gelişim sırasındaki sapmalar ve çevresel etkenler bu sürecin temel belirleyicileri arasında yer alır. Bu nedenle tabloyu tek bir nedene bağlamak doğru bir yaklaşım olmaz.

En yaygın kabul gören görüşlerden biri, diş tomurcuğunun gelişimi sırasında diş lamina adı verilen dokunun aşırı çoğalmasıdır. Anne karnındaki gelişim döneminde ortaya çıkan bu fazla aktivite, ek diş tomurcuklarının oluşmasına ve sonrasında normal dişlere ek olarak yeni dişlerin meydana gelmesine zemin hazırlar. Bu mekanizma, özellikle ön bölgede görülen mesiodens olgularını açıklamada öne çıkar.

Bir diğer görüş ise bölünme teorisidir. Buna göre, gelişmekte olan bir diş tomurcuğunun çeşitli nedenlerle ikiye bölünmesi sonucunda iki ayrı diş oluşur. Bu durum, hem normal görünümlü bir fazla diş hem de tek bir kökten çıkan birleşik diş tablolarını ortaya çıkarabilir. Atavizm olarak bilinen bir başka yaklaşım ise insan evrimi sırasında kaybolduğu düşünülen ek dişlerin nadiren yeniden ortaya çıktığını öne sürer.

Genetik etkenlerin yanı sıra annenin gebelik dönemindeki bazı durumlar, çocukluk döneminde geçirilen enfeksiyonlar ve travmalar da diş gelişimini etkileyen ikincil faktörler arasında sayılır. Ancak bu faktörlerin tek başına fazla diş oluşumuna yol açtığı kesin biçimde gösterilememiştir. Sendromik tablolarda ise altta yatan genetik bozukluk doğrudan diş gelişimini etkileyerek hiperdonti riskini belirgin biçimde artırır.

Tanı Nasıl Konulur?

Fazla diş tanısı, ayrıntılı bir klinik muayene ve uygun radyolojik incelemelerin birlikte değerlendirilmesiyle konulur. Diş hekimi öncelikle ağız içi muayenede dişlerin sayısını, dizilimini, sürme zamanlarını ve olağan dışı bulguların varlığını gözden geçirir. Çocuklarda yaşa uygun diş sayısının korunup korunmadığı, yetişkinlerde ise diş ark düzeninin uyumlu olup olmadığı dikkatle incelenir.

Klinik muayene tek başına yeterli bilgi sağlamadığı için tanının kesinleştirilmesinde radyolojik görüntüleme temel araçtır. Panoramik diş filmi, çenelerin genel görünümünü ortaya koyarak gömülü kalmış fazla dişlerin yerinin saptanmasına olanak tanır. Periapikal ve okluzal filmler ise daha sınırlı bir bölgenin ayrıntılı incelenmesinde yararlıdır. Bu yöntemler, basit ve ulaşılabilir olmaları nedeniyle ilk başvurulan inceleme araçları arasında yer alır.

Üç boyutlu görüntüleme yöntemleri, özellikle karmaşık vakalarda kesin tanı sağlar. Konik ışınlı bilgisayarlı tomografi, fazla dişin konumunu, komşu dişlerle ilişkisini, sinir kanallarına ve diğer anatomik yapılara yakınlığını ayrıntılı biçimde gösterir. Bu sayede hem tedavi planlaması daha güvenli yapılır hem de olası komplikasyonların önüne geçilir. Cerrahi gerektiren durumlarda bu görüntüleme yöntemi hekim için yol gösterici bir kaynak olur.

  • Ayrıntılı ağız içi klinik muayene
  • Panoramik diş filmi ile genel değerlendirme
  • Periapikal ve okluzal filmlerle bölgesel inceleme
  • Konik ışınlı bilgisayarlı tomografi ile üç boyutlu görüntüleme
  • Gerekli durumlarda ortodontik ve cerrahi konsültasyon

Tanı sürecinde aile öyküsü, geçmiş diş tedavileri ve eşlik eden sistemik durumlar da göz önünde bulundurulur. Sendromik bir tablo şüphesi varsa çocuk hekimi, genetik uzmanı ve gerektiğinde diğer branşlarla iş birliği yapılarak bütüncül bir değerlendirme planlanır. Bu yaklaşım, fazla dişin yalnızca lokal bir bulgu mu yoksa daha geniş bir tablonun parçası mı olduğunu anlamada belirleyici bir unsurdur.

Komplikasyonlar Nelerdir?

Fazla diş, fark edilmediğinde ya da uygun biçimde yönetilmediğinde çeşitli sorunlara zemin hazırlayabilir. Bu sorunların bir bölümü estetik kaygılarla sınırlı kalırken bir kısmı kalıcı diş yapısını, çene gelişimini ve genel ağız sağlığını etkileyen daha ciddi tabloları kapsar. Bu nedenle erken dönemde tanınması ve uygun bir izlem planı oluşturulması önemlidir.

En sık görülen komplikasyonlardan biri, kalıcı dişlerin sürme süreçlerinin engellenmesidir. Çene kemiği içinde yerleşen fazla diş, sürmeye çalışan kalıcı dişin önünde fiziksel bir engel oluşturur. Bu durum dişin gecikmeli sürmesine, yanlış yönde çıkmasına veya kemik içinde gömülü kalmasına neden olabilir. Süreç uzadıkça ortodontik düzensizlikler de belirginleşir ve ileride daha kapsamlı bir tedavi gerekebilir.

Komşu dişlerde meydana gelen kök erimeleri de dikkat edilmesi gereken bir tablodur. Fazla dişin bası etkisi nedeniyle yakındaki dişlerin köklerinde zamanla erime gelişebilir. Bu durum dişlerde sallanma, ağrı ve ileride diş kaybına kadar uzanabilen sorunlara neden olabilir. Ayrıca ön bölgede yer alan fazla dişler, iki ön kesici diş arasında kalıcı aralıklara yol açarak konuşma ve gülümseme sırasında estetik kaygılara neden olur.

Gömülü kalan fazla dişlerin etrafında dentijeröz kist olarak adlandırılan içi sıvı dolu yapıların gelişmesi de söz konusu olabilir. Bu kistler büyüdükçe çene kemiğinde incelmeye, şişliğe ve nadiren çene kemiğinde kırılganlığa yol açabilir. Üst çene ön bölgede yer alan vakalarda burun tabanına ya da sinüs boşluklarına doğru ilerleme gözlenebilir. Bu nedenle gömülü dişler düzenli aralıklarla radyolojik olarak izlenmeli ve gerektiğinde uygun adımlar planlanmalıdır.

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Çocuğunuzun ağız ve diş gelişimini düzenli olarak takip etmek, fazla diş gibi tabloların erken dönemde fark edilmesini kolaylaştırır. Akranlarında ön kesici dişler beklenen yaşta çıkmaya başladığı halde sizin çocuğunuzda gecikme yaşanıyorsa ya da süt dişlerinin düşmesinin üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen yerine kalıcı diş gelmiyorsa diş hekimine başvurmanız uygun olur.

Ön dişlerin arasında giderek artan bir aralık fark ettiğinizde, dişlerin olağan dışı bir açıyla çıktığını gözlemlediğinizde veya ağız içinde küçük ve farklı görünümlü fazladan bir diş dikkatinizi çektiğinde değerlendirme almanız gerekir. Yetişkin yaşlarda damak bölgesinde sert bir şişlik hissetmek, açıklanamayan diş hassasiyeti yaşamak ya da diş hekiminizin filmlerinizde rastlantısal olarak fazla diş saptaması da hekiminizle ayrıntılı görüşmenizi gerektiren durumlardır.

Ailesinde fazla diş öyküsü bulunan çocuklarda, sendromik tablolarla takip edilen bireylerde ve dişlenme döneminin sancılı geçtiği vakalarda düzenli kontroller ihmal edilmemelidir. Şikayetler yalnızca estetik düzeyde gibi görünse de altta yatan tablonun ileride çene gelişimini ve genel ağız sağlığını etkileyebileceği unutulmamalıdır. Erken başvuru, hem tedavi seçeneklerinin geniş tutulmasını hem de sürecin daha rahat ilerlemesini sağlar.

Son Değerlendirme

Fazla diş, kemik içinde gömülü kalabilen ya da ağız boşluğuna süren ek dişlerle karakterize, görece sık karşılaşılan bir gelişimsel tablodur. Genetik yatkınlığın belirleyici rol oynadığı bu durum, erken dönemde fark edildiğinde komşu dişlerin korunması, çene gelişiminin desteklenmesi ve ortodontik sorunların önüne geçilmesi açısından önemli kazanımlar sağlar. Uygun klinik muayene, doğru radyolojik değerlendirme ve gerektiğinde uzmanların ortak çalışmasıyla şekillenen bir yaklaşım, bu tabloda en güvenilir yol haritasıdır.

Koru Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı bölümünde uzman hekimlerimiz, fazla diş gibi tabloların yönetiminde ileri görüntüleme yöntemlerini, güncel yaklaşımları ve bütüncül bir bakış açısını birlikte kullanır. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa deneyimli ekibimizden değerlendirme alarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Uzman Hekimlerimizle Tanışın

Sağlığınız için hemen randevu alın veya bizi arayın.

Sıkça Sorulan Sorular

Ağzımda fazladan bir diş var, bu ne anlama geliyor?
Tıpta süpernümerer diş denilen bu durum, ağzınızda normal diş sayısından daha fazla diş çıkmasıdır. Genellikle çene kemiği içinde gömülü kalır veya diş etinin arasından kendini gösterir.
Bende fazla diş var mı, bunu nasıl anlarım?
Dişlerinizde çarpıklık, normalden fazla diş görünümü veya bazı dişlerin hiç çıkmaması gibi durumlar varsa fazla dişiniz olabilir. Kesin sonucu anlamak için bir diş hekiminin çekeceği röntgen en güvenilir yoldur.
Fazla diş çıkması neden olur, genetik mi?
Bu durum genellikle genetik yatkınlıktan kaynaklanır, yani ailenizde birilerinde varsa sizde de görülme ihtimali daha yüksektir. Ancak bazen hiçbir sebep yokken gelişimsel bir farklılık olarak da ortaya çıkabilir.
Fazla diş bulaşıcı bir şey mi?
Hayır, fazla diş bulaşıcı değildir. Birinden diğerine geçmez, herhangi bir mikrop veya virüs kaynaklı bir durum değildir.
Fazla dişler ciddi bir sağlık sorunu mu, ölümcül mü?
Fazla dişler kesinlikle ölümcül değildir. Ancak diğer dişlerin dizilimini bozabilir veya diş eti sorunlarına yol açabilir, bu yüzden takip edilmesi gerekir.
Fazla dişim olduğu için normal bir hayat sürebilir miyim?
Evet, çoğu insan fazla dişi olduğunu fark etmeden bile normal bir yaşam sürer. Eğer dişleriniz ağrı veya çene yapısında bozulma yapmıyorsa günlük hayatınızı etkilemez.
Fazla diş olunca ne yememeli, dikkat etmem gereken bir şey var mı?
Özel bir diyet uygulamanıza gerek yoktur. Sadece dişlerinizde çarpıklık veya aralıklar çoksa, diş aralarına yemek artıklarının kaçmamasına ve ağız hijyenine daha fazla dikkat etmeniz yeterlidir.
Fazla diş kendi kendine geçer mi, tedavisi var mı?
Fazla dişler kendiliğinden kaybolmaz. Tedavi olarak genellikle diş hekimi tarafından çekilmeleri gerekir, ancak bazı durumlarda diş hekimi sadece düzenli takip edilmesine karar verebilir.
Çocuğumda fazla diş var, bu durum yetişkinlikte sorun olur mu?
Çocukluk döneminde fark edilen fazla dişler, kalıcı dişlerin çıkışını engelleyebileceği için önemlidir. Erken dönemde müdahale edilirse kalıcı dişlerin doğru sıralanması sağlanmış olur.
Hamilelikte fazla diş fark ettim, ne yapmalıyım?
Hamilelik döneminde diş çekimi gibi müdahaleler genellikle doğum sonrasına ertelenir. Ancak şiddetli ağrı veya enfeksiyon varsa kadın doğum uzmanınızla görüşerek diş hekiminden destek alabilirsiniz.
Yaşlılarda fazla diş çıkması mümkün mü?
Yaşlılarda yeni diş çıkması genellikle beklenen bir durum değildir. Eğer böyle bir durumla karşılaşırsanız, bunun fazla diş mi yoksa başka bir doku büyümesi mi olduğunun anlaşılması için muayene olmanız önerilir.
Fazla diş stresle veya vitamin eksikliğiyle ilgili mi?
Hayır, fazla diş stresi veya vitamin eksikliğine bağlı gelişen bir durum değildir. Bu tamamen diş gelişimi sırasındaki genetik veya yapısal bir süreçle ilgilidir.
Fazla diş spor yapmama veya iş hayatıma engel mi?
Fazla dişler fiziksel performansınızı veya iş hayatınızı etkilemez. Sadece estetik kaygınız varsa veya dişlerinizde ağrı yapıyorsa bu durumları etkileyebilir.
Fazla dişten doğal yöntemlerle korunabilir miyim?
Fazla dişin oluşumunu engellemenin doğal veya bitkisel bir yolu yoktur çünkü bu durum dişlerin oluşum aşamasında belirlenir. Korunmak mümkün değildir.
Hangi durumlarda fazla diş için acile gitmeli?
Dişinizde şiddetli ağrı, çenenizde şişlik, ateş veya ağzınızı açmakta zorlanma gibi durumlar yaşıyorsanız, bu bir enfeksiyon belirtisi olabilir ve acilen bir diş hekimine başvurmalısınız.
Fazla diş diş etinde iltihap yapar mı?
Evet, fazla dişler bazen diş etinin tam çıkamadığı veya diş eti arasına yemek artıklarının dolduğu bölgelerde bakteri birikimine ve dolayısıyla iltihaplanmaya neden olabilir.
WhatsApp Online Randevu