Fasyal boşluk enfeksiyonları, baş ve boyun bölgesindeki anatomik fasyal planlar arasında bulunan potansiyel boşluklarda gelişen ciddi bakteriyel enfeksiyonlardır. Bu enfeksiyonlar, çoğunlukla odontojenik (diş kaynaklı) nedenlerle ortaya çıkar ve tedavi edilmediğinde hayatı tehdit eden komplikasyonlara yol açabilir. Epidemiyolojik verilere göre, fasyal boşluk enfeksiyonlarının yaklaşık %70-80'i dental patolojilerden kaynaklanmaktadır. Yıllık insidansı her 100.000 kişide 4-12 arasında değişmekle birlikte, immünosüpresif hastaların artmasıyla bu oran yükseliş eğilimindedir. Özellikle diyabetik bireylerde prevalans genel popülasyona kıyasla 3-4 kat daha fazladır. Erkeklerde kadınlara oranla 1,5-2 kat daha sık görülür ve en yüksek insidans 20-40 yaş grubunda izlenmektedir. Gelişmekte olan ülkelerde, dental bakıma erişim güçlüğü nedeniyle bu enfeksiyonlar daha sık karşılaşılan bir klinik tablo olarak öne çıkmaktadır.
Fasyal Boşlukların Anatomisi ve Patofizyolojisi
Baş ve boyun bölgesinde çok sayıda fasyal boşluk bulunmaktadır ve bu boşluklar birbirleriyle anatomik bağlantılar aracılığıyla iletişim halindedir. Bu durum, enfeksiyonun bir boşluktan diğerine hızla yayılmasına olanak tanır. Başlıca fasyal boşluklar şunlardır:
- Submandibuler boşluk: Mandibula alt kenarı, hyoid kemik ve digastrik kas arasında yer alır. Alt molar dişlerin periapical enfeksiyonları sıklıkla bu boşluğa yayılır.
- Submental boşluk: Çene ucunun altında, iki anterior digastrik kas arasında konumlanan bu boşluk, alt ön dişlerin enfeksiyonlarından etkilenir.
- Sublingual boşluk: Ağız tabanında, mylohyoid kas üzerinde yer alan bu boşluk, alt premolar ve molar dişlerin enfeksiyonlarıyla ilişkilidir.
- Pterigomandibuler boşluk: Mandibula ramusu ile medial pterigoid kas arasında bulunan bu alan, özellikle üçüncü molar diş enfeksiyonlarında tutulur.
- Masseterik boşluk: Masseter kası ile mandibula ramusu arasındaki bu bölge, posterior molar diş kaynaklı enfeksiyonlarda etkilenebilir.
- Temporal boşluk: Yüzeyel ve derin olarak ikiye ayrılır, infratemporal fossa ile bağlantılıdır.
- Lateral faringeal (parafaringeal) boşluk: Farinks lateral duvarı ile medial pterigoid kas arasında yer alır ve mediastene açılan kritik bir yolak içerir.
- Retrofaringeal boşluk: Farinks posterior duvarı ile prevertebral fasya arasındaki bu boşluk, mediastinite giden "tehlike boşluğu" olarak bilinir.
Patofizyolojik süreç genellikle şu şekilde ilerler: Dental enfeksiyon, periodontal hastalık veya perikoronit gibi bir başlangıç odağından kaynaklanan bakteriler, alveolar kemik korteksini penetre eder. Enfeksiyonun yayılım yönü, ilgili dişin kök uçlarının fasyal planlarla olan anatomik ilişkisine bağlıdır. Kas yapışma noktaları (buccinator, mylohyoid gibi) enfeksiyonun hangi boşluğa drene olacağını belirleyen kritik anatomik landmarklardır. Örneğin, alt ikinci ve üçüncü molar dişlerin kök apeksleri mylohyoid çizgisinin altında konumlandığından, bu dişlerden kaynaklanan enfeksiyonlar submandibuler boşluğa yayılır. Enfeksiyon, gevşek areolar bağ dokusu içinde en az direnç yolunu izleyerek komşu boşluklara ilerler ve çoklu boşluk tutulumuna neden olabilir.
Fasyal Boşluk Enfeksiyonlarının Nedenleri
Fasyal boşluk enfeksiyonlarının etiyolojisinde çok sayıda faktör rol oynamaktadır. Nedenlerin doğru belirlenmesi, hem tedavi planlaması hem de nüks önleme açısından büyük önem taşır.
Odontojenik Nedenler
Tüm fasyal boşluk enfeksiyonlarının %70-80'ini odontojenik kaynaklar oluşturur. Bunlar arasında en sık karşılaşılanlar şunlardır:
- Periapical apseler: Tedavi edilmemiş derin çürükler sonucu gelişen pulpa nekrozu ve periapical patoloji, enfeksiyonun kemik dışına yayılmasının en yaygın nedenidir.
- Periodontal apseler: İleri periodontal hastalık zemininde derin periodontal ceplerde gelişen apseler, komşu fasyal boşluklara açılabilir.
- Perikoronit: Özellikle yarı gömülü üçüncü molar dişlerin çevresindeki yumuşak doku enfeksiyonu, pterigomandibuler ve submandibuler boşluklara hızla yayılabilir.
- Enfekte kök artıkları: Kırılmış veya rezorbe olmuş diş köklerinin çevresindeki kronik enfeksiyon odakları tetikleyici olabilir.
- Post-operatif enfeksiyonlar: Diş çekimi, implant cerrahisi veya apikal rezeksiyon sonrası gelişen enfeksiyonlar bu kategoride değerlendirilir.
Non-odontojenik Nedenler
- Tonsiller ve peritonsillar apseler: Üst solunum yolu enfeksiyonlarını takiben gelişen peritonsillar apseler, lateral faringeal boşluğa yayılabilir.
- Tükürük bezi enfeksiyonları: Submandibular veya parotid bez enfeksiyonları komşu fasyal boşluklara ilerleyebilir.
- Lenfadenit: Servikal lenf nodlarının süpürasyonu çevre dokulara yayılabilir.
- Travma: Mandibula veya maksilla kırıkları, penetran yaralanmalar enfeksiyon giriş kapısı oluşturabilir.
- İntravenöz ilaç kullanımı: Boyun bölgesine yapılan enjeksiyonlar enfeksiyon kaynağı olabilir.
Predispozan Faktörler
Bazı sistemik durumlar fasyal boşluk enfeksiyonlarının gelişim riskini önemli ölçüde artırır:
- Diabetes mellitus: Kontrolsüz diyabet, nötrofil fonksiyonlarını bozarak enfeksiyona yatkınlığı 3-4 kat artırır. HbA1c değeri %8 üzerindeki hastalarda enfeksiyon riski belirgin şekilde yüksektir.
- İmmünosüpresyon: HIV/AIDS, organ nakli sonrası immünosüpresif tedavi, kemoterapi alan hastalar yüksek risk grubundadır.
- Kronik böbrek yetmezliği: Üremik ortam, immün yanıtı baskılayarak enfeksiyonlara zemin hazırlar.
- Malnutrisyon: Yetersiz beslenme, özellikle protein-enerji malnütrisyonu, immün yanıtı zayıflatır.
- Alkol ve madde bağımlılığı: Kronik alkol kullanımı karaciğer fonksiyonlarını ve immün sistemi olumsuz etkiler.
Fasyal Boşluk Enfeksiyonlarının Belirtileri
Klinik prezentasyon, tutulan boşluğa, enfeksiyonun şiddetine ve hastanın immün durumuna göre değişkenlik gösterir. Belirtiler lokalize bulgulerden sistemik sepsis tablosuna kadar geniş bir spektrumda seyredebilir.
Lokal Belirtiler
- Şişlik: Tutulan boşluğa bağlı olarak yüz, çene altı, boyun veya ağız içinde belirgin ödem ve şişlik görülür. Submandibuler boşluk tutulumunda çene altında sert, ağrılı bir kitle palpe edilir.
- Ağrı: Genellikle şiddetli, zonklayıcı karakterdedir. Ağız açma, yutkunma ve çiğneme ile belirgin şekilde artar. Ağrı, komşu anatomik yapılara yayılabilir.
- Trismus: Pterigomandibuler, masseterik veya temporal boşluk tutulumunda çiğneme kaslarının inflamasyonuna bağlı olarak ağız açıklığı kısıtlanır. Ağız açıklığının 20 mm'nin altında olması ciddi trismus olarak değerlendirilir.
- Disfaji ve odinofaji: Lateral faringeal, retrofaringeal veya sublingual boşluk tutulumunda yutma güçlüğü ve ağrılı yutma gelişir.
- Eritem ve ısı artışı: Enfekte bölge üzerindeki ciltte kızarıklık ve palpasyonla ısı artışı saptanır.
- Fluktuasyon: Apse formasyonu geliştiğinde palpasyonla fluktuasyon alınması, cerrahi drenaj gerekliliğini işaret eder.
- Ağız tabanı elevasyonu: Sublingual boşluk tutulumunda dil yukarı ve arkaya itilir, konuşma güçleşir.
Sistemik Belirtiler
- Ateş: Genellikle 38-40°C arasında seyreder. Yüksek ateş (>39°C) çoklu boşluk tutulumunu veya sepsis gelişimini düşündürür.
- Halsizlik ve genel durum bozukluğu: İştahsızlık, yorgunluk ve kilo kaybı eşlik edebilir.
- Taşikardi: Kalp hızının 100/dakika üzerinde olması sistemik inflamatuar yanıtın göstergesidir.
- Dehidratasyon: Yutma güçlüğüne bağlı oral alım azalmasıyla dehidratasyon gelişebilir.
- Lenfadenopati: Bölgesel lenf nodlarında ağrılı büyüme sıklıkla eşlik eder.
Boşluğa Özgü Klinik Tablolar
Ludwig anjini bilateral submandibuler, sublingual ve submental boşlukların eş zamanlı tutulumunu ifade eden acil bir klinik tablodur. Ağız tabanında yaygın sertlik, dilin elevasyonu ve hava yolu obstrüksiyonu riski karakteristiktir. Mortalite oranı uygun tedavi ile %4-10, tedavisiz %50'nin üzerine çıkabilir.
Kavernöz sinüs trombozu orbital veya infraorbital boşluk enfeksiyonlarının valvsiz oftalmik venler aracılığıyla kavernöz sinüse ulaşmasıyla gelişen, yüksek mortaliteli bir komplikasyondur. Periorbital ödem, proptozis, kemozis ve kranial sinir felçleri ile karakterizedir.
Tanı Yöntemleri
Fasyal boşluk enfeksiyonlarının tanısı, klinik değerlendirme ve görüntüleme yöntemlerinin birlikte kullanılmasıyla konulur. Erken ve doğru tanı, komplikasyonların önlenmesinde kritik rol oynar.
Klinik Değerlendirme
Detaylı anamnez ve fizik muayene tanının temel taşıdır. Dental öykü, mevcut belirtilerin başlangıç zamanı, seyri ve eşlik eden sistemik hastalıklar sorgulanmalıdır. Fizik muayenede yüz ve boyun bölgesinin inspeksiyonu, palpasyonu, ağız içi muayene, trismus değerlendirmesi ve hava yolu değerlendirmesi yapılır.
Laboratuvar Testleri
- Tam kan sayımı: Lökosit sayısı genellikle 12.000-25.000/mm³ arasında yükselir. Sola kayma (bant nötrofil oranının %10 üzerine çıkması) aktif bakteriyel enfeksiyonu destekler. Lökopeni (<4.000/mm³) immünosüpresyon veya ağır sepsis bulgusudur.
- C-reaktif protein (CRP): Akut faz reaktanı olarak genellikle 50-200 mg/L arasında yükselir. Normal değeri <5 mg/L'dir. CRP düzeyi tedavi yanıtının izlenmesinde de faydalıdır.
- Prokalsitonin: Bakteriyel enfeksiyonda yükselir. 0,5 ng/mL üzerindeki değerler bakteriyel enfeksiyonu, 2 ng/mL üzerindeki değerler sepsis riskini düşündürür.
- Biyokimya paneli: Böbrek ve karaciğer fonksiyon testleri, elektrolit düzeyleri ve açlık kan şekeri değerlendirilmelidir. HbA1c düzeyi diyabetik hastalarda mutlaka kontrol edilmelidir.
- Kan kültürü: Ateşli ve septik hastalarda en az iki set kan kültürü alınmalıdır. Pozitiflik oranı %10-30 arasında bildirilmektedir.
- Apse kültürü: Cerrahi drenaj sırasında aerob ve anaerob kültür alınması, antibiyotik duyarlılık testinin yapılabilmesi için önemlidir. En sık izole edilen patojenler Streptococcus viridans grubu, Prevotella, Peptostreptococcus ve Fusobacterium türleridir.
Görüntüleme Yöntemleri
- Panoramik radyografi: İlk basamak görüntüleme yöntemi olarak dental patolojinin değerlendirilmesinde kullanılır. Periapical patoloji, kırık diş kökleri, kemik rezorpsiyonu ve odontojenik kist/tümör ayırımında faydalıdır.
- Bilgisayarlı tomografi (BT): Kontrastlı BT, fasyal boşluk enfeksiyonlarının değerlendirilmesinde altın standart görüntüleme yöntemidir. Enfeksiyonun yayılım paterni, apse formasyonu varlığı, hava yolu darlığı ve vasküler yapılarla ilişkisi net olarak ortaya konabilir. BT'de rim-enhancing koleksiyon görünümü apse formasyonunu düşündürür.
- Manyetik rezonans görüntüleme (MRG): Yumuşak doku kontrastının daha iyi olması nedeniyle özellikle retrofaringeal ve parafaringeal boşluk enfeksiyonlarında, mediastinal yayılım şüphesinde tercih edilir.
- Ultrasonografi: Yüzeyel boşluklardaki koleksiyonların değerlendirilmesinde, apse ile selülit ayırımında ve BT'ye erişimin kısıtlı olduğu durumlarda kullanılabilir. Fluktuasyon alınmayan vakalarda iğne aspirasyonu için kılavuzluk sağlayabilir.
Ayırıcı Tanı
Fasyal boşluk enfeksiyonlarının ayırıcı tanısında birçok patolojik durum göz önünde bulundurulmalıdır. Doğru tanının konulması, uygun tedavi yaklaşımının belirlenmesi açısından hayati önem taşır.
- Tükürük bezi tümörleri: Özellikle submandibuler veya parotid bölgede kitle oluşturan tümörler, enfeksiyöz şişlikle karıştırılabilir. Ancak tümörlerde ağrı genellikle daha hafiftir, ateş ve enfeksiyon bulguları eşlik etmez. MRG ile ayrım sağlanabilir.
- Lenfoma: Servikal lenfadenopati ile prezente olan lenfoma, özellikle ağrısız ve progresif büyüme gösteren vakalarda ayırıcı tanıda düşünülmelidir. Biyopsi ile kesin tanı konulur.
- Dermoid ve epidermoid kistler: Ağız tabanında sublingual bölgede konumlanan dermoid kistler, sublingual boşluk enfeksiyonlarını taklit edebilir. Klinik seyrin yavaş olması ve enfeksiyon bulgularının yokluğu ayırımda yardımcıdır.
- Ranula: Sublingual tükürük bezinin retansiyon kisti olan ranula, ağız tabanında şişlik oluşturarak sublingual boşluk enfeksiyonuyla karıştırılabilir. Translüsan mavi rengi karakteristiktir.
- Vasküler malformasyonlar: Hemanjiom ve lenfanjiom gibi vasküler lezyonlar yüz ve boyun bölgesinde şişlik oluşturabilir. Karakteristik klinik özellikleri ve görüntüleme bulguları ayırımda yardımcıdır.
- Angioödem: Alerjik reaksiyonlara bağlı gelişen angioödem, özellikle yüz ve dudak bölgesinde hızlı şişlik oluşturabilir. Enfeksiyon bulgularının yokluğu ve alerjik anamnez ayırıcı tanıda önemlidir.
- Aktinomikoz: Kronik granülomatöz enfeksiyon olan aktinomikoz, servikal ve mandibular bölgede drene sinüs traktları ile kendini gösterebilir. "Kükürt granülleri" tanısal değer taşır.
- Tüberküloz lenfadenit: Scrofula olarak da bilinen servikal tüberküloz lenfadeniti, kronik, ağrısız lenfadenopati ile prezente olabilir. PPD testi, IGRA ve biyopsi ile ayrım yapılır.
Tedavi Yaklaşımları
Fasyal boşluk enfeksiyonlarının tedavisinde multidisipliner bir yaklaşım gereklidir. Tedavinin üç temel bileşeni bulunur: antibiyoterapi, cerrahi drenaj ve destek tedavisi.
Antibiyoterapi
Ampirik antibiyotik tedavisi, kültür sonuçları beklenmeden hemen başlanmalıdır. Fasyal boşluk enfeksiyonları genellikle polimikrobiyaldir ve hem aerob hem anaerob patojenleri kapsamalıdır.
- Hafif-orta şiddette enfeksiyonlar (ayaktan tedavi):
- Amoksisilin-klavulanat 875/125 mg oral, günde 2 kez, 7-10 gün
- Penisilin alerjisi varsa: Klindamisin 300 mg oral, günde 4 kez veya Moksifloksasin 400 mg oral, günde 1 kez
- Orta-ağır şiddette enfeksiyonlar (hospitalizasyon):
- Ampisilin-sulbaktam 1,5-3 g IV, 6 saatte bir
- Alternatif: Seftriakson 2 g IV günde 1 kez + Metronidazol 500 mg IV 8 saatte bir
- Ağır sepsis/anaerob baskın: Piperasilin-tazobaktam 4,5 g IV, 6-8 saatte bir
- MRSA şüphesi olan vakalarda: Vankomisin 15-20 mg/kg IV, 8-12 saatte bir (trough düzeyi 15-20 mcg/mL hedeflenir) veya Linezolid 600 mg IV/oral, 12 saatte bir eklenir.
Antibiyotik tedavisi süresi klinik yanıta göre ayarlanır; genellikle cerrahi drenaj sonrası en az 5-7 gün IV tedavi, ardından oral tedaviye geçiş ile toplam 10-14 gün tamamlanır.
Cerrahi Drenaj
Apse formasyonu gelişmiş olgularda cerrahi drenaj endikasyonu mevcuttur ve tedavinin en kritik basamağını oluşturur. Sadece antibiyotik tedavisi ile apse rezolüsyonu beklenmemelidir. Cerrahi drenajın temel prensipleri şunlardır:
- Drenaj insizyonu yerçekimine bağlı drenajı sağlayacak şekilde bağımlı bölgede planlanmalıdır.
- Tüm lokülasyonlar künt disseksiyonla açılmalı ve apse kavitesi serum fizyolojik ile yıkanmalıdır.
- Penrose veya kapalı sistem dren yerleştirilmeli, drenaj miktarı günlük izlenmelidir.
- Çoklu boşluk tutulumunda birden fazla insizyon gerekebilir.
- Genel anestezi altında drenaj tercih edilir; ancak hava yolu güvenliği için fiber optik entübasyon veya uyanık trakeotomi gerekebilir.
Destek Tedavisi
- İntravenöz sıvı replasmanı ile dehidratasyon düzeltilmelidir.
- Yeterli analjezi sağlanmalıdır (parasetamol 1 g IV 6 saatte bir ve/veya tramadol 50-100 mg IV 8 saatte bir).
- Diyabetik hastalarda sıkı glisemik kontrol sağlanmalıdır (hedef kan şekeri 140-180 mg/dL).
- Beslenme desteği, oral alım yetersiz ise nazogastrik veya parenteral yolla sağlanmalıdır.
- Enfeksiyon kaynağı olan diş, akut enfeksiyon kontrol altına alındıktan sonra çekilmeli veya tedavi edilmelidir.
Komplikasyonlar
Fasyal boşluk enfeksiyonları, zamanında ve uygun tedavi edilmediğinde ciddi, hatta hayatı tehdit eden komplikasyonlara yol açabilir. Komplikasyonların erken tanınması ve agresif müdahale hayat kurtarıcıdır.
- Hava yolu obstrüksiyonu: Ludwig anjini ve sublingual/submandibuler boşluk enfeksiyonlarında en acil ve en tehlikeli komplikasyondur. Dil kökünün posterior deplasmanı ile üst hava yolu daralır. Acil entübasyon veya trakeotomi gerektirebilir. Mortalite oranı %4-10 arasında bildirilmektedir.
- Mediastinit: Enfeksiyonun retrofaringeal veya lateral faringeal boşluktan prevertebral fasya boyunca mediastene inmesiyle gelişen, mortalitesi %40-50'ye ulaşabilen ağır bir komplikasyondur. Göğüs ağrısı, dispne ve göğüs BT'de mediastinal genişleme saptanır.
- Nekrotizan fasiit: Subkutan dokuların hızlı nekrozu ile karakterize fulminan bir enfeksiyondur. Krepitasyon, ciltte renk değişikliği ve orantısız ağrı tipik bulgularıdır. Acil agresif debridman gerektirir, mortalite %20-40'tır.
- Kavernöz sinüs trombozu: Yüz bölgesinin venöz drenajının valvsiz yapısı nedeniyle enfeksiyon intrakraniyal alana yayılabilir. Proptozis, kemozis, oftalmopleji ve kranial sinir felçleri ile karakterizedir.
- Juguler ven trombozu (Lemierre sendromu): Internal juguler venin tromboflebiti ve septik embolizasyon ile karakterize nadir fakat ciddi bir komplikasyondur. Pulmoner septik emboliler gelişebilir.
- Sepsis ve septik şok: Enfeksiyonun sistemik yayılımıyla gelişen sepsis, çoklu organ yetmezliğine ilerleyebilir. qSOFA skoru ≥2 olan hastalar yüksek risklidir.
- Karotid arter erozyonu: Parafaringeal boşluk enfeksiyonlarında internal karotid arterin erozyonu, masif kanama ve inme ile sonuçlanabilir.
- Beyin apsesi: Enfeksiyonun hematojen veya per continuitatem intrakraniyal yayılımıyla gelişebilir.
Korunma Yolları
Fasyal boşluk enfeksiyonlarından korunmanın en etkili yolu, altta yatan nedenlerin önlenmesi ve erken tedavisidir. Koruyucu önlemler şu şekilde sıralanabilir:
- Düzenli dental kontrol: Yılda en az iki kez diş hekimi kontrolü yaptırılmalı, dental patolojiler erken evrede tespit ve tedavi edilmelidir.
- Ağız hijyeni: Günde en az iki kez diş fırçalama, diş ipi kullanımı ve antiseptik gargaralar ile ağız florasının kontrolü sağlanmalıdır.
- Çürük tedavisi: Derin çürükler pulpa nekrozu ve periapical apse gelişmeden tedavi edilmelidir.
- Periodontal tedavi: Diş eti hastalıkları profesyonel temizlik ve gerektiğinde cerrahi yaklaşımlarla tedavi edilmelidir.
- Gömülü diş takibi: Yarı gömülü üçüncü molar dişler düzenli radyografik kontrol ile izlenmeli, endike olduğunda çekilmelidir.
- Sistemik hastalık kontrolü: Diyabet başta olmak üzere immün sistemi etkileyen hastalıkların optimal kontrolü sağlanmalıdır.
- Sigara bırakma: Sigara, periodontal hastalık riskini artırarak dolaylı olarak enfeksiyon gelişimine zemin hazırlar.
- Beslenme: Dengeli beslenme, yeterli vitamin ve mineral alımı immün sistemin sağlıklı işleyişi için gereklidir.
Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır?
Aşağıdaki durumlarda zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır:
- Yüz veya boyun bölgesinde hızla büyüyen, ağrılı şişlik gelişmesi
- Ağız açmada belirgin kısıtlılık (trismus)
- Yutkunma güçlüğü veya ağrılı yutma
- 38,5°C üzerinde ateş ve genel durum bozukluğu
- Nefes almada zorluk veya sesde değişiklik
- Diş ağrısı sonrası gelişen ve yayılan şişlik
- Göz çevresinde şişlik, kızarıklık veya görme bozukluğu
- Diyabet veya immün sistemi baskılayan bir hastalığınız varken ağız bölgesinde enfeksiyon belirtileri
Özellikle nefes darlığı, yutamama ve hızla ilerleyen şişlik durumunda acil servise başvuru hayat kurtarıcı olabilir. Ludwig anjini gibi tablolarda saatler içinde hava yolu obstrüksiyonu gelişebileceğinden, gecikmeden müdahale edilmesi şarttır.
Fasyal boşluk enfeksiyonları, dental kaynaklı patolojilerden hayatı tehdit eden komplikasyonlara kadar uzanan geniş bir klinik yelpazeye sahip ciddi enfeksiyonlardır. Erken tanı, uygun antibiyoterapi ve zamanında cerrahi drenaj tedavinin temel unsurlarını oluşturur. Düzenli dental kontroller ve ağız hijyenine özen gösterilmesi, bu enfeksiyonların büyük çoğunluğunun önlenebilmesini sağlar. Koru Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı bölümünde uzman hekimlerimiz, fasyal boşluk enfeksiyonlarının tanı ve tedavisinde ileri teknoloji ve güncel protokollerle hizmet vermekte olup, hastaların en kısa sürede sağlıklarına kavuşması için multidisipliner bir yaklaşımla çalışmaktadır.






