Diyabetik ketoasidoz (DKA), insülin eksikliği ve karşı-düzenleyici hormonların aşırı salgılanması sonucu ortaya çıkan, hiperglisemi, metabolik asidoz ve ketonemi triadı ile karakterize akut ve yaşamı tehdit eden bir metabolik acildir. DKA, Tip 1 diyabetin en sık akut komplikasyonu olmakla birlikte, ileri evre Tip 2 diyabette de görülebilmektedir. Gelişmiş ülkelerde DKA insidansı yılda 100.000'de 4-8 olarak bildirilmekte olup, hastane yatışlarının yaklaşık %4-9'unu oluşturmaktadır. DKA mortalite oranı uygun tedavi ile %1-5 arasında olmakla birlikte, serebral ödem gelişen çocuklarda ve eşlik eden ciddi komorbiditeleri olan yaşlı hastalarda bu oran %20-30'a yükselebilmektedir. Türkiye'de Tip 1 diyabetin ilk tanı anında DKA ile başvuru oranının %30-40 civarında olduğu bildirilmektedir.
Diyabetik Ketoasidoz Nedir?
Diyabetik ketoasidoz, mutlak veya göreceli insülin eksikliği durumunda vücudun enerji kaynağı olarak yağ asitlerini kullanmaya başlaması ve bu süreçte aşırı miktarda keton cisimlerinin üretilmesi sonucu gelişen bir metabolik kriz durumudur. Üç temel biyokimyasal kriter ile tanımlanır:
- Hiperglisemi: Kan şekeri >250 mg/dL (ancak öglisemik DKA da mümkündür)
- Metabolik asidoz: Arter kan pH <7.30 ve/veya serum bikarbonat <18 mEq/L
- Ketonemi/ketonüri: Serum keton düzeyinde artış (beta-hidroksibutirat >3 mmol/L)
DKA şiddetine göre üç kategoride sınıflandırılır:
- Hafif: pH 7.25-7.30, bikarbonat 15-18 mEq/L, hasta uyanık
- Orta: pH 7.00-7.24, bikarbonat 10-14.9 mEq/L, uyku hali
- Ağır: pH <7.00, bikarbonat <10 mEq/L, stupor veya koma
Diyabetik Ketoasidozun Nedenleri
DKA gelişiminde çeşitli tetikleyici faktörler rol oynamaktadır:
En Sık Nedenler
- Enfeksiyonlar (%30-40): Pnömoni, üriner sistem enfeksiyonu, gastroenterit, sepsis; en sık tetikleyici faktördür
- İnsülin tedavisinin kesilmesi veya atlanması (%20-25): Tedavi uyumsuzluğu, insülin pompası arızası, yanlış doz
- Yeni tanı Tip 1 diyabet (%15-20): İlk klinik başvuru DKA ile olabilir
Diğer Tetikleyiciler
- Miyokard infarktüsü ve serebrovasküler olaylar
- Akut pankreatit
- Travma ve cerrahi
- İlaçlar: glukokortikoidler, atipik antipsikotikler, SGLT2 inhibitörleri (öglisemik DKA)
- Alkol ve madde kullanımı
- Gebelik
- Psikolojik stres ve emosyonel kriz
- İnsülin pompası disfonksiyonu
Diyabetik Ketoasidozun Belirtileri
DKA belirtileri genellikle saatler içinde gelişir ve hızla ilerler. Erken tanı ve müdahale hayat kurtarıcıdır.
Erken Belirtiler
- Aşırı susama (polidipsi) ve sık idrara çıkma (poliüri)
- Bulantı ve iştahsızlık
- Halsizlik ve yorgunluk
- Bulanık görme
İlerleyici Belirtiler
- Şiddetli karın ağrısı (özellikle çocuklarda akut karın tablosunu taklit edebilir)
- Kusma (dehidratasyonu hızlandırır)
- Nefeste aseton (meyve) kokusu
- Kussmaul solunumu (derin, hızlı ve düzenli solunum - metabolik asidozun kompansasyonu)
- Dehidratasyon bulguları: kuru cilt ve mukozalar, azalmış deri turgoru, taşikardi, hipotansiyon
- Konfüzyon, oryantasyon bozukluğu
- Letarji, stupor ve koma (ağır vakalarda)
Diyabetik Ketoasidozun Tanısı
Laboratuvar Bulguları
- Kan şekeri: Genellikle >250 mg/dL (SGLT2 inhibitörlerine bağlı öglisemik DKA'da <250 mg/dL olabilir)
- Arter kan gazı: pH <7.30, pCO2 düşük (solunumsal kompansasyon)
- Serum bikarbonat: <18 mEq/L
- Anyon açığı: Artmış (>12 mEq/L); anyon açığı yüksek metabolik asidoz
- Serum ketonları: Beta-hidroksibutirat >3 mmol/L (tercih edilen ölçüm)
- Serum elektrolitleri: Potasyum başlangıçta yüksek veya normal olabilir (total vücut potasyumu azalmıştır), sodyum genellikle düşük (ozmotik dilüsyon)
- Serum ozmolalitesi: Hafif-orta düzeyde artmış
- Tam kan sayımı: Stres lökositozu (enfeksiyon olmaksızın WBC artışı)
- BUN/kreatinin: Prerenal azotemiye bağlı yükselme
Ek Değerlendirmeler
- İdrar analizi (ketonüri, glukozüri)
- EKG (potasyum anomalileri ve miyokard iskemisi açısından)
- Akciğer grafisi (enfeksiyon odağı araştırması)
- Kan ve idrar kültürleri (enfeksiyöz tetikleyici araştırması)
- HbA1c (kronik glisemik kontrolün değerlendirilmesi)
Ayırıcı Tanı
DKA'nın ayırıcı tanısında çeşitli metabolik ve klinik durumlar değerlendirilmelidir:
- Hiperozmolar hiperglisemik durum (HHD): Ağır hiperglisemi (>600 mg/dL) ve hiperozmolalite ön plandadır; ketoz minimal veya yoktur
- Açlık ketozu: Uzamış açlıkta hafif ketonemi; kan şekeri normal veya düşüktür
- Alkolik ketoasidoz: Kronik alkol kullanımı sonrası; kan şekeri normal veya düşük, keton artmış
- Laktik asidoz: Doku hipoperfüzyonuna bağlı; laktat yüksekliği ile karakterize
- Üremik asidoz: İleri böbrek yetmezliğine bağlı metabolik asidoz
- Salisilat zehirlenmesi: Mikst metabolik asidoz ve solunumsal alkaloz
- Akut karın tablosu: DKA'daki karın ağrısı apandisit, pankreatit veya bağırsak obstrüksiyonunu taklit edebilir
Diyabetik Ketoasidozun Tedavisi
DKA tedavisi yoğun bakım veya acil servis koşullarında, yakın monitörizasyon altında uygulanmalıdır. Tedavinin dört temel bileşeni vardır:
Sıvı Replasmanı
- İlk saat: %0.9 NaCl 1-1.5 L/saat IV infüzyon
- Sonraki saatler: Serum sodyumuna göre %0.9 veya %0.45 NaCl; 250-500 mL/saat
- Kan şekeri 200-250 mg/dL'ye düştüğünde %5 dekstroz eklenir
- Toplam sıvı açığı genellikle 5-7 litredir
İnsülin Tedavisi
- IV regüler insülin infüzyonu: 0.1 Ü/kg bolus ardından 0.1 Ü/kg/saat sürekli infüzyon
- Alternatif: Bolus yapılmadan 0.14 Ü/kg/saat infüzyon
- Hedef: Kan şekerinde saatte 50-70 mg/dL düşüş
- Kan şekeri 200-250 mg/dL'ye ulaştığında infüzyon hızı yarıya indirilir
- DKA düzeldikten sonra subkutan insüline geçiş (IV infüzyon subkutan dozla 1-2 saat örtüştürülür)
Potasyum Replasmanı
- Serum K+ <3.3 mEq/L: İnsülin başlanmadan önce potasyum replasmanı (20-40 mEq/saat)
- Serum K+ 3.3-5.3 mEq/L: Her litre sıvıya 20-30 mEq KCl eklenir
- Serum K+ >5.3 mEq/L: Potasyum verilmez, 2 saatte bir kontrol
- Hedef: Serum K+ 4-5 mEq/L arasında tutmak
Bikarbonat Tedavisi
Rutin olarak önerilmez. Yalnızca pH <6.9 olan ağır asidozda düşünülür (100 mmol NaHCO3, 400 mL'de, 200 mL/saat).
Komplikasyonlar
- Serebral ödem: En korkulan komplikasyon; özellikle çocuklarda (%0.5-1). Hızlı ozmolalite düzeltilmesi risk artırır. Mortalite %20-40.
- Hipoglisemi: Aşırı insülin infüzyonu sonucu; düzenli izlemle önlenebilir
- Hipokalemi: İnsülin tedavisi potasyumu hücre içine çeker; kardiyak aritmilere neden olabilir
- Hiperkoremik non-anyon açıklı metabolik asidoz: Tedavi sırasında gelişen geçici durum
- Pulmoner ödem: Aşırı sıvı replasmanına bağlı; özellikle kalp ve böbrek yetmezliği olanlarda
- Venöz tromboembolizm: Dehidratasyon ve hiperviskoziteye bağlı; profilaksi düşünülmelidir
- Akut böbrek hasarı: Ağır dehidratasyon ve hipoperfüzyona bağlı
- Rabdomiyoliz: Nadir ancak ciddi; ağır dehidratasyonda görülebilir
Diyabetik Ketoasidozdan Korunma
- İnsülin tedavisinin asla kesilmemesi: Hasta olunsa bile insülin dozunun ayarlanması ancak tamamen kesilmemesi
- Hasta günü kurallarının öğretilmesi: Akut hastalıkta daha sık kan şekeri ve keton ölçümü, sıvı alımının artırılması
- Keton ölçüm cihazı bulundurma: Kan şekeri >250 mg/dL olduğunda keton kontrolü
- İnsülin pompası kullanıcılarında: Pompa arızası belirtilerinin tanınması, yedek insülin kalemi bulundurma
- SGLT2 inhibitörü kullanıcılarında: Cerrahi, uzamış açlık ve akut hastalık dönemlerinde ilacın geçici kesilmesi
- Düzenli endokrinoloji kontrolleri: Tedavi uyumunun değerlendirilmesi ve hasta eğitiminin güçlendirilmesi
- Psikolojik destek: İnsülin atlama davranışının (diabulimia) erken tespiti ve müdahalesi
Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?
DKA acil tıbbi müdahale gerektiren bir durumdur. Aşağıdaki belirtilerde derhal acil servise başvurulmalıdır:
- Kan şekerinin sürekli >300 mg/dL seyretmesi ve insüline yanıt vermemesi
- İdrar veya kan ketonlarının pozitif olması
- Şiddetli bulantı, kusma ve oral alım yapamama
- Karın ağrısı
- Nefeste meyve kokusu
- Derin ve hızlı solunum
- Bilinç bulanıklığı, uyku hali veya konfüzyon
- Ağır dehidratasyon belirtileri
- İnsülin pompası arızası sonrası yüksek kan şekeri
- Akut hastalık döneminde kan şekeri kontrolünün sağlanamaması
Diyabetik ketoasidoz, hızlı tanı ve uygun tedavi protokolleri ile başarılı bir şekilde yönetilebilen ancak gecikme durumunda yaşamı tehdit eden ciddi bir metabolik acildir. DKA'nın önlenmesinde hasta eğitimi, düzenli izlem ve erken müdahale hayati önem taşımaktadır. Koru Hastanesi Endokrinoloji ve Acil Tıp Bölümleri olarak DKA yönetiminde multidisipliner bir yaklaşımla güncel protokollere uygun tedavi hizmeti sunmaktayız.





