Ağız ve Diş Sağlığı

Distraksiyon Osteogenezi (Çene) Ne Zaman Gerekir?

Distraksiyon Osteogenezi (Çene) Ne Zaman Gerekir hakkında her şey: nedenler, risk faktörleri, belirtiler ve güncel tedavi seçenekleri tek sayfada.

Distraksiyon osteogenezi, kemik dokusunun kontrollü bir şekilde kesilip ardından yavaş ve kademeli olarak birbirinden uzaklaştırılması yoluyla yeni kemik oluşumunun sağlandığı cerrahi bir tekniktir. Çene cerrahisinde uygulanan bu yöntem, özellikle mandibula ve maksilla bölgelerindeki kemik yetersizliklerinin tedavisinde devrim niteliğinde bir yaklaşım olarak kabul edilmektedir. İlk kez ortopedi alanında uzun kemiklerin uzatılması amacıyla kullanılan bu teknik, 1990'lı yıllardan itibaren kraniyofasiyal ve maksillofasiyal cerrahide yaygın biçimde uygulanmaya başlanmıştır. Günümüzde çene kemiklerinin yeniden şekillendirilmesi, çene boyutlarının artırılması ve çeşitli konjenital ya da edinsel deformitelerin düzeltilmesi amacıyla sıklıkla tercih edilmektedir.

Distraksiyon osteogenezi, kemik greftleme gibi konvansiyonel yöntemlere kıyasla önemli avantajlar sunmaktadır. Yeni kemik oluşumu sırasında çevre yumuşak dokuların da eş zamanlı olarak genişlemesi, bu tekniğin en belirgin üstünlüklerinden biridir. Bu sayede büyük miktarda kemik kazanımı, yumuşak doku yetersizliği sorunu yaşanmadan gerçekleştirilebilmektedir. Dünya genelinde yapılan epidemiyolojik çalışmalar, çene kemik yetersizliklerinin toplumun yaklaşık yüzde 3-5 kadarını etkilediğini ve bu hastaların önemli bir bölümünün distraksiyon osteogenezi adayı olduğunu göstermektedir.

Distraksiyon Osteogenezi Endikasyonları ve Uygulama Alanları

Çene bölgesinde distraksiyon osteogenezi, geniş bir endikasyon yelpazesinde uygulanmaktadır. Bu endikasyonlar konjenital, gelişimsel ve edinsel nedenlerden kaynaklanan çene deformitelerini kapsamaktadır. Mandibular hipoplazi, hemifasiyal mikrozomi, Pierre Robin sekansı, Treacher Collins sendromu ve Nager sendromu gibi kraniyofasiyal sendromlar, distraksiyon osteogenezisinin en sık uygulandığı konjenital durumlar arasında yer almaktadır.

Mandibular distraksiyon osteogenezi, özellikle ciddi mandibular retrognati vakalarında tercih edilmektedir. Mandibula gövdesi veya ramusunda uygulanan osteotomi sonrası yerleştirilen distraktör cihazı ile günde 0.5-1.0 mm arasında kemik uzatması yapılmaktadır. Bu süreçte alveoler kemik yüksekliğinin artırılması da mümkün olmaktadır. Maksiller distraksiyon ise Le Fort I seviyesinde yapılan osteotomi ile midface hipoplazisi olan hastalarda orta yüz ilerletmesi amacıyla uygulanmaktadır.

Alveolar distraksiyon osteogenezi, implant cerrahisi öncesinde yeterli kemik yüksekliğinin sağlanması amacıyla kullanılan önemli bir tekniktir. Özellikle vertikal kemik kaybının belirgin olduğu posterior mandibula ve anterior maksilla bölgelerinde, implant yerleştirmek için gerekli kemik hacmini oluşturmak amacıyla tercih edilmektedir. Bu uygulama ile 10-15 mm kadar vertikal kemik kazanımı sağlanabilmektedir. Travma sonrası oluşan segmental kemik defektlerinde ve tümör rezeksiyonu sonrası rekonstrüksiyonda da alveolar distraksiyon önemli bir tedavi seçeneği olarak değerlendirilmektedir.

Distraksiyon Osteogenezi Biyolojisi ve Mekanizması

Distraksiyon osteogenezi sürecinde kemik oluşumu, intramembranöz ossifikasyon yoluyla gerçekleşmektedir. Bu süreç üç ana fazdan oluşmaktadır: latent faz, distraksiyon fazı ve konsolidasyon fazı. Her bir fazın süresi ve yönetimi, tedavi başarısını doğrudan etkileyen kritik parametrelerdir.

Latent faz: Osteotomi sonrası kemik iyileşmesinin başladığı dönemdir. Genellikle 5-7 gün süren bu dönemde osteotomi hattında kallus dokusu oluşmaya başlar. Bu süre çocuklarda daha kısa tutulabilirken yaşlı hastalarda 7-10 güne uzatılabilmektedir. Latent fazın çok kısa tutulması yetersiz kallus oluşumuna, çok uzun tutulması ise erken konsolidasyona neden olabilmektedir.

Distraksiyon fazı: Kemik segmentlerinin kontrollü biçimde birbirinden uzaklaştırıldığı dönemdir. Günlük distraksiyon hızı genellikle 0.5-1.0 mm olarak belirlenmektedir. Bu hız günde 2-4 kez yapılan aktivasyon işlemiyle sağlanmaktadır. Çok hızlı distraksiyon fibröz birleşmeye, çok yavaş distraksiyon ise erken konsolidasyona yol açabilmektedir. İdeal distraksiyon hızı günde 1 mm olarak kabul edilmektedir.

Konsolidasyon fazı: İstenen kemik uzunluğuna ulaşıldıktan sonra yeni oluşan kemiğin olgunlaşma dönemidir. Bu faz genellikle 6-12 hafta sürmektedir. Konsolidasyon süresince distraktör cihazı yerinde bırakılarak yeni kemik dokusunun mineralizasyonunun tamamlanması beklenmektedir. Radyografik olarak kortikal kemik oluşumunun gözlenmesi konsolidasyonun tamamlandığının göstergesidir.

Distraksiyon Osteogenezisinde Kullanılan Cihazlar

Distraksiyon osteogenezisinde kullanılan cihazlar temel olarak internal ve eksternal distraktörler olmak üzere iki ana gruba ayrılmaktadır. Her iki cihaz tipinin kendine özgü avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır.

Internal distraktörler: Cerrahi olarak kemik üzerine yerleştirilen ve cilt altında kalan cihazlardır. Aktivasyon mekanizması intraoral veya transkutanöz yolla çalıştırılmaktadır. Estetik açıdan üstün olmaları, hasta konforunu artırmaları ve enfeksiyon riskini azaltmaları en önemli avantajlarıdır. Ancak tek yönlü distraksiyon sağlamaları ve ikinci bir cerrahi ile çıkarılmaları gerekliliği dezavantajları arasında sayılmaktadır. Titanyum alaşımından üretilen internal distraktörler mandibula ve maksilla cerrahisinde yaygın olarak kullanılmaktadır.

Eksternal distraktörler: Cilt üzerinden perkütan pinlerle kemiğe sabitlenen ve dışarıda kalan cihazlardır. Çok yönlü distraksiyon imkanı sağlamaları, distraksiyon vektörünün intraoperatif olarak ayarlanabilmesi ve ikinci cerrahi gerektirmeden çıkarılabilmeleri en önemli avantajlarıdır. Pin yolu enfeksiyonu riski, estetik kaygılar ve hasta konforunu olumsuz etkilemesi dezavantajları arasında yer almaktadır.

Yarı gömülü distraktörler: Internal ve eksternal cihazların avantajlarını birleştiren hibrit tasarımlardır. Kemik üzerine sabitlenen gövde kısmı internal, aktivasyon mekanizması ise eksternal konumda yer almaktadır. Özellikle alveolar distraksiyon uygulamalarında tercih edilmektedir.

Cerrahi Teknik ve Uygulama Protokolü

Distraksiyon osteogenezi cerrahisi detaylı preoperatif planlama ile başlamaktadır. Üç boyutlu bilgisayarlı tomografi görüntüleri üzerinden yapılan sanal planlama, osteotomi hatlarının belirlenmesi ve distraktör cihazının konumlandırılması açısından kritik öneme sahiptir. Stereolitografik modeller ve cerrahi kılavuzlar preoperatif planlamanın cerrahiye doğru biçimde aktarılmasını sağlamaktadır.

Cerrahi işlem genel anestezi altında gerçekleştirilmektedir. İntraoral veya ekstraoral yaklaşım tercih edilebilmektedir. Mandibular distraksiyon için genellikle submandibular veya intraoral insizyon kullanılmaktadır. Osteotomi hattı resiprok testere veya piezoelektrik cerrahi cihazı ile oluşturulmaktadır. Piezoelektrik cerrahi yumuşak dokuları koruyarak daha güvenli osteotomi yapılmasına olanak tanımaktadır.

Osteotomi tamamlandıktan sonra distraktör cihazı kemik segmentlerine vidalanarak sabitlenmektedir. Cihazın doğru konumlandırılması istenen distraksiyon vektörünün sağlanması açısından büyük önem taşımaktadır. Cerrahi sırasında distraktörün çalışma mekanizması test edilerek kemik segmentlerinin hareket yönü kontrol edilmektedir. İntraoperatif aktivasyon yapılarak osteotominin tam olduğu doğrulanmakta ardından segmentler kapatılarak latent faz başlatılmaktadır.

Postoperatif dönemde hasta ve hasta yakınlarına distraktör aktivasyon protokolü detaylı biçimde anlatılmaktadır. Günlük aktivasyon sayısı, her aktivasyonda kazanılacak milimetre miktarı ve toplam distraksiyon süresi net olarak belirlenmektedir. Haftalık klinik ve radyografik kontroller ile distraksiyon sürecinin seyri izlenmektedir.

Distraksiyon Osteogenezisinin Avantajları

Distraksiyon osteogenezi konvansiyonel kemik greftleme ve ortognatik cerrahi yöntemlerine göre birçok önemli avantaj sunmaktadır. Bu avantajlar hem cerrahi süreç hem de tedavi sonuçları açısından değerlendirilmektedir.

  • Eş zamanlı yumuşak doku genişlemesi: Kemik distraksiyonu ile birlikte çevre kaslar, mukoza, sinirler ve damarlar da kademeli olarak gerilmekte ve uzamaktadır. Bu durum büyük ilerletmelerde yumuşak doku yetersizliği sorununu ortadan kaldırmaktadır.
  • Donor saha morbiditesi olmaması: Kemik grefti alınması gerekmediğinden donor saha ile ilişkili ağrı, fonksiyon kaybı ve komplikasyon riskleri bulunmamaktadır.
  • Büyük miktarda kemik kazanımı: Konvansiyonel greftleme ile sınırlı miktarda kemik artışı sağlanabilirken distraksiyon osteogenezi ile 20-25 mm kadar kemik uzatması mümkün olmaktadır.
  • Daha az relaps riski: Yeni oluşan kemik doğal iyileşme süreciyle şekillendiğinden greft rezorbsiyonu sorunu yaşanmamakta ve uzun dönem stabilite daha iyi olmaktadır.
  • Pediatrik hastalarda erken müdahale imkanı: Büyüme çağındaki çocuklarda kemik greftleme yerine distraksiyon uygulanarak büyüme potansiyelinin korunması sağlanabilmektedir.
  • Obstrüktif uyku apnesi tedavisi: Mandibular hipoplaziye bağlı hava yolu obstrüksiyonu olan hastalarda mandibular distraksiyon ile hava yolu genişletmesi sağlanabilmektedir.

Olası Komplikasyonlar ve Yönetimi

Distraksiyon osteogenezi güvenli bir cerrahi teknik olmakla birlikte çeşitli komplikasyonlarla karşılaşılabilmektedir. Komplikasyonlar minor ve major olmak üzere iki grupta değerlendirilmektedir. Literatürde genel komplikasyon oranı yüzde 15-35 arasında bildirilmektedir.

Minor komplikasyonlar: Pin yolu enfeksiyonu eksternal distraktörlerde en sık karşılaşılan komplikasyondur ve yüzde 10-20 oranında görülmektedir. Lokal antiseptik bakım ve oral antibiyotik tedavisi ile genellikle kontrol altına alınabilmektedir. Cihaz tolerans sorunları, hafif parestezi, mukozal irritasyon ve diş kökü hasarı diğer minor komplikasyonlar arasında sayılmaktadır.

Major komplikasyonlar: İstenmeyen distraksiyon vektörü sonucu oluşan maloklüzyon en sık karşılaşılan major komplikasyondur. Erken konsolidasyon distraksiyon fazında aktivasyonun yetersiz kalması durumunda gelişebilmektedir. Fibröz birleşme ise çok hızlı distraksiyonda veya yetersiz kan dolaşımı durumunda ortaya çıkabilmektedir. Mandibular sinir hasarı yüzde 5-10 oranında geçici parestezi şeklinde görülebilmektedir. Cihaz kırılması veya gevşemesi nadir ancak ciddi bir komplikasyondur ve cerrahi revizyon gerektirebilmektedir.

Komplikasyon yönetimi: Vektör sapması durumunda elastik traksiyonlar veya ortodontik apareyler ile düzeltme yapılabilmektedir. Erken konsolidasyon geliştiğinde tekrar osteotomi uygulanabilmektedir. Fibröz birleşme durumunda konsolidasyon süresinin uzatılması veya kemik greftleme gerekebilmektedir. Enfeksiyon geliştiğinde kültür-antibiyogram sonucuna göre uygun antibiyotik tedavisi başlanmaktadır.

Distraksiyon Osteogenezi Sonrası İyileşme Süreci

İyileşme süreci distraksiyon fazı ve konsolidasyon fazı olmak üzere iki önemli dönemden oluşmaktadır. Distraksiyon fazı süresince hasta günlük aktivasyon protokolüne uymalı ve düzenli kontrollere gelmelidir. Konsolidasyon fazında ise yeni oluşan kemiğin olgunlaşması için sabırlı bir bekleme süreci gerekmektedir.

Distraksiyon süresince hastalar yumuşak diyet uygulamalıdır. Sert ve çiğneme gerektiren gıdalardan kaçınılmalıdır. Ağız hijyeni dikkatle sürdürülmeli, cerrahi bölge antiseptik gargaralar ile temiz tutulmalıdır. Ağrı yönetimi için nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar ve gerektiğinde hafif opioid analjezikler kullanılabilmektedir.

Konsolidasyon fazının tamamlanmasının ardından distraktör cihazı cerrahi olarak çıkarılmaktadır. Internal distraktörlerin çıkarılması genellikle lokal anestezi altında yapılabilmektedir. Cihaz çıkarılmasından sonra ortodontik tedavi ile oklüzyon düzeltmesi yapılması sıklıkla gerekmektedir. Toplam tedavi süresi genellikle 4-8 ay arasında değişmektedir.

Uzun dönem takipte radyografik kontroller ile yeni oluşan kemiğin stabilitesi değerlendirilmektedir. Cefalometrik analizler ile tedavi sonuçlarının değerlendirilmesi ve olası relapsın erken dönemde tespit edilmesi sağlanmaktadır. Hastaların büyük çoğunluğunda uzun dönem sonuçlar tatmin edici olmaktadır.

Distraksiyon Osteogenezi ile Diğer Yöntemlerin Karşılaştırması

Çene kemiklerindeki boyut yetersizliklerinin tedavisinde distraksiyon osteogenezi dışında kemik greftleme, ortognatik cerrahi ve guided bone rejenerasyonu gibi alternatif yöntemler de bulunmaktadır. Her yöntemin kendine özgü endikasyon alanları ve sınırlılıkları mevcuttur.

Kemik greftleme ile karşılaştırma: Otojen kemik greftleri altın standart olarak kabul edilmekle birlikte donor saha morbiditesi, sınırlı kemik miktarı ve greft rezorbsiyonu önemli dezavantajlarıdır. Distraksiyon osteogenezi ile donor saha gereksinimi olmaksızın daha büyük miktarlarda kemik kazanımı sağlanabilmektedir. Ancak distraksiyon süreci daha uzun bir tedavi dönemini gerektirmektedir.

Ortognatik cerrahi ile karşılaştırma: Ortognatik cerrahi kemik segmentlerinin tek seansta yeniden konumlandırılmasını sağlamaktadır. Ancak on milimetreden fazla ilerletme gereken vakalarda yumuşak doku adaptasyonu sorun oluşturabilmektedir. Bu tür vakalarda distraksiyon osteogenezi daha güvenli sonuçlar vermektedir. Ayrıca ciddi mandibular hipoplazi vakalarında ortognatik cerrahi yeterli düzeltme sağlayamamaktadır.

Guided bone rejenerasyonu ile karşılaştırma: GBR tekniği sınırlı miktarda kemik defektlerinin tedavisinde etkili olmaktadır. Ancak vertikal kemik kazanımında sınırlılıkları bulunmaktadır. Beş milimetreden fazla vertikal kemik augmentasyonu gerektiğinde distraksiyon osteogenezi daha öngörülebilir sonuçlar vermektedir.

Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır?

Çene kemiklerinde boyut yetersizliği, asimetri veya gelişimsel anomali bulunan bireyler distraksiyon osteogenezi açısından değerlendirilmek üzere bir ağız, diş ve çene cerrahisi uzmanına başvurmalıdır. Aşağıdaki durumlardan herhangi birinin varlığında profesyonel değerlendirme önerilmektedir:

  • Belirgin çene küçüklüğü yani retrognati veya mikrognati varlığında
  • Yüz asimetrisi veya hemifasiyal mikrozomi tanısı almış hastalarda
  • Pierre Robin sekansı veya diğer kraniyofasiyal sendromlarda
  • İmplant cerrahisi için yeterli kemik yüksekliğinin bulunmadığı durumlarda
  • Ortognatik cerrahi ile yeterli düzeltme sağlanamayan ciddi çene deformitelerinde
  • Obstrüktif uyku apnesi ile birlikte mandibular hipoplazi varlığında
  • Travma veya tümör rezeksiyonu sonrası oluşan kemik defektlerinde
  • Çiğneme, yutma ve konuşma fonksiyonlarında belirgin bozukluk yaşandığında

Distraksiyon osteogenezi sonrası tedavi sürecinde aşağıdaki durumlarda acil tıbbi değerlendirme gereklidir:

  • Distraktör cihazının gevşemesi veya kırılması
  • Cerrahi bölgede artan şişlik, kızarıklık ve ateş gibi enfeksiyon bulguları
  • Yüz bölgesinde ilerleyici uyuşukluk veya parestezi
  • Distraksiyon sürecinde belirgin ağrı artışı
  • Aktivasyon mekanizmasının çalışmaması

Koru Hastanesi Distraksiyon Osteogenezi Tedavisi

Distraksiyon osteogenezi çene kemiklerindeki boyut yetersizlikleri ve deformitelerin tedavisinde güvenilir ve etkili bir cerrahi yöntemdir. Konjenital anomaliler, gelişimsel bozukluklar ve edinsel kemik defektlerinde uygulanabilen bu teknik eş zamanlı yumuşak doku genişlemesi sağlaması ve donor saha morbiditesi oluşturmaması gibi önemli avantajlara sahiptir. Detaylı preoperatif planlama, doğru cihaz seçimi ve uygun distraksiyon protokolünün uygulanması tedavi başarısının temel belirleyicileridir. Tedavi sonrası ortodontik düzeltme ile birlikte fonksiyonel ve estetik açıdan tatmin edici sonuçlar elde edilmektedir. Koru Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı bölümünde uzman hekimlerimiz, distraksiyon osteogenezi tedavisinde en güncel cerrahi teknikler ve dijital planlama yöntemlerini kullanarak hastalarımıza kapsamlı ve bireyselleştirilmiş tedavi hizmeti sunmaktadır.

Uzman Hekimlerimizle Tanışın

Sağlığınız için hemen randevu alın veya bizi arayın.

WhatsApp Online Randevu